Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Yeşil Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Şirket, FAVÖK’ünü yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL’ye taşırken; Mersin’deki Armada-3 fabrika yatırımı ve Kazakistan’da faaliyete geçirdiği yeni şirketleriyle uluslararası büyümesini hızlandırdı. Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

The Marmara’dan Sürdürülebilirlikte Yeşil Enerji Hamlesi Haber

The Marmara’dan Sürdürülebilirlikte Yeşil Enerji Hamlesi

Sürdürülebilir turizm anlayışını enerji yönetimine taşıyan The Marmara Hospitality Group, enerjide çevre dostu adımlar atmaya devam ediyor. The Marmara Hospitality Group, daha önce olduğu gibi yine CK Enerji Boğaziçi Elektrik aracılığıyla Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alarak, bir yıllık elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarından karşılayacağını belgelendirdi. 1 Temmuz 2026 - 1 Temmuz 2027 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan sertifika ile The Marmara Hospitality Group’un toplam 14 milyon 276 bin kWh elektrik tüketimi, hidroelektrik ve jeotermal enerji santrallerinden oluşan hibrit üretim kaynaklarından sağlayacak. Böylece The Marmara Hospitality Group bünyesindeki The Marmara Taksim, The Marmara Pera, The Marmara Çamlıca, The Marmara Suadiye, Esma Sultan Yalısı ve Zeyrek Çinili Hamamı'nın yıllık elektrik tüketiminde yeşil enerji kaynakları kullanılacak. “SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM YAKLAŞIMINA KATKI SAĞLAYAN BİR ÖRNEK” İşletmelerin yenilenebilir enerji kullanımını belgelendirmesinin düşük karbonlu ekonomiye geçişte önemli bir rol üstlendiğini belirten CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, "Sürdürülebilirlik artık kurumlar için bir tercih değil, iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası. Enerji tüketiminin yenilenebilir kaynaklarla belgelendirilmesi, şirketlerin çevresel sorumluluklarını somut şekilde ortaya koyarken aynı zamanda uluslararası sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunuyor. CK Enerji olarak müşterilerimizin bu dönüşüm yolculuğunda yanlarında yer alıyor, yenilenebilir enerji sertifikası süreçlerini güvenilir ve şeffaf bir şekilde yönetiyoruz. The Marmara Hospitality Group'un İstanbul genelindeki tesislerini kapsayan bu sertifika, sürdürülebilir turizm yaklaşımının yaygınlaşmasına da katkı sağlayacak önemli bir örnek niteliği taşıyor” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ UZUN VADELİ VİZYONUNUN BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYOR The Marmara Hospitality Group, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, misafirlerine sunduğu deneyimin ve uzun vadeli kurumsal vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği ve doğal kaynakların bilinçli yönetimine yönelik uygulamalarıyla çevresel etkisini azaltmayı hedefleyen grup, I-REC sertifikasıyla bu yaklaşımını uluslararası standartlarda belgelendirerek sürdürülebilir turizme katkı sağlamaya devam ediyor. HER 1 MWH ELEKTRİK İÇİN BİR SERTİFİKA OLUŞTURULUYOR I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası), RECs International tarafından geliştirilen elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgeleyen uluslararası sertifikasyon sistemi. Uluslararası bağımsız bir kuruluş olan IREC Foundation tarafından verilen ve denetlenen bu sistemde, yenilenebilir enerji tesislerinde (güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle) üretilen her 1 MWh elektrik karşılığında bir sertifika oluşturuluyor. Yetkili enerji şirketleri de bu sertifikayı talep eden müşterilerinin elektrik enerjilerini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamasına destek veriyor. Üretilen her birim elektriğin, kaynağından başlayarak takip edilmesi ve nihai tüketiciye kadar izlenebilmesini sağlayan bu sistem sayesinde tüketiciler bilinçli ve güvenilir bir seçim yapabiliyor. Aynı zamanda yeşil enerji kullanımının karbon salınımının azaltılmasına yönelik olumlu bir adım olması nedeniyle tüketici davranışını yeşil enerji kullanan tesisler için pozitif yönde etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerdeki firmalar, satın aldıkları ürünleri üreten tesislerin yenilenebilir enerji sertifikası almasını şart koşarken buna karşılık çeşitli avantajlar da sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba Yenilenebilir Enerji, 2030 Yılına Kadar 1.000 MW Üzerinde Kurulu Güce Ulaşmayı Hedefliyor  Haber

Fiba Yenilenebilir Enerji, 2030 Yılına Kadar 1.000 MW Üzerinde Kurulu Güce Ulaşmayı Hedefliyor 

Yüzde 100 yenilenebilir enerji üretimi ile iklim değişikliğiyle mücadele ve karbonsuzlaşma sürecinde öncü rol oynadıklarını vurgulayan Fiba Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Koray Kıymaz, temiz enerji üretimine yönelik faaliyetlerini hem yurt içinde hem de yurt dışında artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Sürdürülebilir enerji yatırımlarımız ile çevresel etkilerimizi en aza indirmeye ve enerji dönüşümüne somut katkı sağlamaya devam ediyoruz. 2025 yılında başarıyla tamamladığımız hibrit santral yatırımlarımız kapsamında mevcut rüzgâr enerjisi santrallerimize entegre ettiğimiz 149 MW yardımcı kaynak güneş kapasitesi ile toplam kurulu gücümüzü 730 MW seviyesine ulaştırdık. Küresel yeşil enerji dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm faaliyetlerimizin merkezinde konumlandırıyor, çevresel ve sosyal etkilerimizi güçlendirerek geleceği yenilemeye devam ediyoruz.” Fiba Yenilenebilir Enerji, iklim kriziyle mücadelede küresel başarısını bir kez daha ortaya koydu Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı hedefleri doğrultusunda emisyon azaltım çalışmalarını etkin bir şekilde yürüttüklerini dile getiren Kıymaz; “SBTi onaylı hedeflerimize yönelik olarak operasyonel süreçlerimizde yürüttüğümüz iyileştirme çalışmaları ile emisyon yönetiminde önemli ilerlemeler kaydettik. 2025 yılında toplam karbon azaltım oranımızı yaklaşık yüzde 80 seviyesine yükselterek karbonsuzlaşma yolculuğumuzda güçlü ilerlememizi sürdürdük. Uluslararası platformlarda da bu performansımızın karşılığını almanın gururunu yaşıyoruz. CDP İklim Değişikliği Programı kapsamında 2025 yılında üst üste ikinci kez en yüksek seviye olan 'A’ notunu alarak küresel lider şirketler arasında yer almaya devam ettik. Bu başarıya ulaşmamızda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz” dedi. Sorumlu yatırım, güçlü iş birlikleri ve güvene dayalı paydaş ilişkileri sayesinde daha dirençli ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedeflediklerinin altını çizen Kıymaz, sözlerine şöyle devam etti: “Yurt içi ve yurt dışındaki yatırım fırsatlarını yakından takip etmeyi sürdürüyoruz. Mevcutta faaliyet gösteren rüzgâr enerjisi santrallerimizde 96 MWm rüzgâr enerjisi kapasite artış projeleri ve Romanya’da 200,5 MWp kapasiteli güneş enerjisi santrali ile 106,2 MW enerji depolama projesi geliştirme çalışmaları yürüterek temiz enerji üretimine yönelik faaliyetlerimizi artırmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Tüneli'nde Döngüsel Tasarım Örneği Haber

Avrasya Tüneli'nde Döngüsel Tasarım Örneği

Dünya, baştan sona bir dönüşüm hikayesidir. Doğada hiçbir şey olduğu gibi kalmaz; taş aşınır toprak olur, ağaç yaşlanır toprağa karışır, su buhara dönüşür, mevsimler birbirinin içinden geçerek yeni başlangıçlara kapı aralar. İnsan eliyle üretilen nesneler de bu döngünün dışında değildir. Kimi zaman kırılır, yırtılır, eskir ya da işlevini yitirir. Oysa her son, yeni bir başlangıcın ihtimalini içinde taşır. Çünkü gerçek dönüşüm, bir nesnenin yalnızca biçimini değil, ona yüklenen anlamı da yeniden yaratabilmektir. Bu hikayenin başlangıcı da doğanın küçük ama beklenmedik bir dokunuşuyla oldu. Bir karganın düşürdüğü taş nedeniyle zarar gören ve enerji üretme işlevini kaybeden güneş paneli, Avrasya Tüneli tarafından atığa dönüştürülmek yerine yeniden değerlendirilmek üzere sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk’la buluşturuldu. Sürecin merkezinde yalnızca panelin dönüşümü değil, çalışanların da bu dönüşümün bir parçası olması yer aldı. Işıl Eğrikavuk’un çalışanlarla gerçekleştirdiği atölyede, eserin taşıyacağı ortak niyetler ve yerleştirmede kullanılacak bitkiler birlikte belirlendi. Böylece panel, bu kez güneşten aldığı ışığı enerjiye dönüştürmek için değil; sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve döngüsel yaşam fikrine ilham vermek için bir sanatçının elinde yeniden hayat buldu. Eğrikavuk: Bu yerleştirme birlikte düşünmenin yaşayan bir daveti Esere, “Birlikte: Diyalog Çemberi” adını veren Işıl Eğrikavuk, eseri şöyle anlatıyor: “Eser, Avrasya Tüneli çalışanlarıyla birlikte gerçekleştirilen bir sürecin sonucunda ortaya çıkan, yaşayan bir katılımcı sanat yerleştirmesidir. Proje, kullanım ömrünü tamamlamış bir güneş panelini yeniden işlevlendirerek sohbeti, karşılaşmayı ve birlikte düşünmeyi teşvik eden ortak bir buluşma alanına dönüştürür. Yerleştirmede bulunan bitkiler ve toprakta yer alan kelimeler, çalışanlarla gerçekleştirilen atölyede birlikte üretilen değerleri ve ortak niyetleri temsil ediyor. Bu eser zamanla değişir, büyür ve onu kullanan insanların hikayeleriyle yaşamaya devam eder. Bu yerleştirme, birlikte düşünmenin ve bakım vermenin yaşayan bir davetidir.” Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener: Kullanım ömrünü tamamlayan malzemeye yeni bir değer kazandırdık Eserin, 28 Temmuz 2026, Salı gerçekleştirilen açılışında Avrasya Tüneli çalışanları birlikte eserin etrafına tohum ekti. Böylece ‘Birlikte: Diyalog Çemberi’ zamanla büyüyen, değişen ve Avrasya Tüneli çalışanlarının katkısıyla yaşamaya devam eden bir bahçe ve diyalog alanına dönüşecek. Avrasya Tüneli’nin sürdürülebilirlik çalışmalarını ve bu çalışmaların güneş panelinin dönüşüm hikayesine nasıl ilham verdiğini anlatan Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, süreçle ilgili şunları söylüyor: "Avrasya Tüneli, tasarımdan inşaata ve işletme sürecine kadar her aşaması sürdürülebilirlik yaklaşımıyla ele alınan bir proje. Bu anlayış, yatırımcılarımız Yapı Merkezi ve SK ecoplant'ın kurumsal kültürünü ve uzun vadeli vizyonunu da yansıtıyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim ilkelerini odağına alan bu yaklaşım, bugün gerçekleştirdiğimiz her uygulamaya yön veriyor. İşletme binamız LEED Gold Sertifikası alacak şekilde tasarlandı ve inşa edildi. Elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası (I-REC) ile belgelendirildik. Ayrıca 2021 yılından bu yana sera gazı emisyonlarımızı ISO 14064 standardına göre hesaplayıp uygun karbon kredileriyle dengeleyerek karbon nötr proje statümüzü koruyoruz. Bu yıl aldığımız ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası ile su yönetiminde de uluslararası standartlara uyumumuzu güçlendirdik. Ancak sürdürülebilirlik bizim için yalnızca enerji verimliliği, karbon yönetimi ya da çevresel performans göstergelerinden ibaret değil. Aynı zamanda kaynakların yaşam döngüsünü yeniden düşünmek, kullanım ömrünü tamamlayan malzemeleri farklı bir değerle yeniden hayata kazandırmak ve bu süreçte insanı merkeze alan çözümler üretmek anlamına da geliyor. Bu yaklaşımla, zarar gören güneş panelini bir atık olarak değil, yeni bir hikayenin başlangıcı olarak gördük. Bir zamanlar temiz enerji üretimine katkı sağlayan bir panelin bugün çalışanları bir araya getiren, birlikte düşünmeyi teşvik eden yaşayan bir bahçe ve diyalog alanına dönüşmesi, sürdürülebilirliğin yalnızca teknik çözümlerden değil, aynı zamanda yaratıcılık, iş birliği ve ilham veren fikirlerden beslendiğini gösteriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Masfen Enerji’nin halka arz başvurusu onaylandı Haber

Masfen Enerji’nin halka arz başvurusu onaylandı

Yenilenebilir enerji alanında kalite odaklı ve yenilikçi bakış açısıyla geliştirdiği projelerle Türkiye ve Avrupa’da sürdürülebilir ve yeşil enerji üretimine katkıda bulunan Masfen Enerji’nin halka arz başvurusu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı. Halka arzda 55 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artışı, 30 milyon TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak üzere toplam 85 milyon TL nominal değerli paylar satışa sunulacak. Satış, Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. liderliğinde oluşturulacak konsorsiyum tarafından “Sabit Fiyat ile Talep Toplama” ve “En İyi Gayret Aracılığı” yöntemiyle gerçekleştirilecek. Halka arz sonrası şirketin sermayesi 500 milyon TL’den 555 milyon TL’ye çıkarılmış olacak. Halka arzda birim pay fiyatı 45,68 TL olarak belirlenirken, Şirket paylarının Borsa İstanbul (BİST) Yıldız Pazar’da işlem görmesi planlanıyor. Halka açıklık oranının yüzde 15,32 olarak gerçekleşmesi öngörülürken, halka arz büyüklüğünün ise yaklaşık 3 milyar 883 milyon TL olması hedefleniyor. 2014 yılında kurulan Masfen Enerji; Güneş Enerji Sistemleri (GES), Rüzgar Enerji Sistemleri (RES) ve Müstakil Depolama Tesisleri (BESS) ile ilgili taahhüt, mühendislik, müteahhitlik, bakım onarım faaliyetlerini sürdürürken, aynı zamanda yurt içi ve yurt dışındaki GES yatırımları aracılığıyla elektrik üretimi ve satışı gerçekleştiriyor. Bu faaliyetler kapsamında Şirket; GES, RES ve BESS inşaatı, kurulumu, bakımı ve onarımı hizmetleri ve bunların yanı sıra, projelerin geliştirilmesi ve işletmeye alınması sürecinde uçtan uca danışmanlık hizmetleri sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Tüneli 2024 – 2025 Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı Haber

Avrasya Tüneli 2024 – 2025 Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı

İstanbul'un iki yakasını deniz tabanının altından karayolu tüneli ile birbirine bağlayan Avrasya Tüneli, yayımladığı 2024–2025 Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, ekonomik, sosyal ve yönetişim alanlarında sağladığı somut katkıları kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’den Yapı Merkezi ve Güney Kore’den SK Ecoplant tarafından Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) modeli ile hayata geçirilen tünel, dokuz yıllık işletme döneminde 180 milyonun üzerinde yolculuk için güvenli ve kesintisiz hizmet sağladı. Tünel, bu dönemde zaman tasarrufu, yakıt tüketiminin azaltılması, emisyonların ve kaza maliyetlerinin düşürülmesiyle şehir içi mobilitenin iyileştirilmesi sayesinde Türkiye ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar ABD doları katkı sağladı. Rapora göre, Avrasya Tüneli'nden 2025 yılında günlük ortalama 77 bin araç geçti. Bu rakam garanti edilen trafik miktarının yüzde 8 üzerinde gerçekleşirken, garanti üzerindeki her geçiş için kamu ile yüzde 30 gelir paylaşımı yapıldı. Öte yandan, Avrasya Tüneli, açıldığı günden bu yana toplam 180 milyon araç geçişine de güvenle ev sahipliği yaptı. Tünel, dokuz yıllık işletme sürecinde kullanıcılarına her bir geçiş için 77 dakika olmak üzere toplam 250 milyon saat zaman kazandırdı. Mesafeyi kısalttığı için 304 bin ton yakıt tasarrufu sağladı, 139 bin ton emisyon azaltıldı ve toplam 687 milyon araç kilometre azalımı ile kaza maliyetleri düşürüldü. Bütün bu kazanımlar birlikte değerlendirildiğinde, Avrasya Tüneli'nin ulaşımı kolaylaştıran bir proje olmanın yanı sıra, ülke ekonomisine ve şehir yaşamına değer üreten stratejik bir altyapı yatırımı olduğu görülüyor. Karbon nötr işletme anlayışı sürüyor Avrasya Tüneli, çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyor. Elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası (I-REC) alan Avrasya Tüneli, sera gazı emisyonlarını ISO 14064 standardına göre hesaplayıp uygun karbon kredileri ile dengeleyerek karbon nötr proje statüsünü 2024 – 2025 döneminde de devam ettirdi. Dokuz yılda gerçekleştirdiği sistem iyileştirmeleri sayesinde yıllık elektrik tüketimini yüzde 80 azaltarak 6,5 milyon kWh seviyesine düşüren tünel, çatı güneş enerjisi santrali ile de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağladı. Tünel, bu yıl aldığı ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası ile su yönetiminde de uluslararası standartlara uyumunu güçlendirdi. Patentli hareketli aydınlatma sistemi ani hız değişimlerini yüzde 69 azalttı Sürdürülebilir şehir mobilitesini destekleyen yenilikçi uygulamalardan biri olan ve kurum içinde geliştirilen Türk patentli Pacemaker (Hız Düzenleyici Hareketli Aydınlatma Sistemi), tünel içerisindeki ani hız düşüşü kaynaklı trafik sıkışıklıklarını yüzde 69, egzoz salımlarını ise yüzde 12'ye kadar azalttı. Trafik verimliliğini yüzde 8,5 artıran bu yenilikçi çalışma, geçtiğimiz yıl UNECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu) tarafından Özel Övgü ödülüne layık görüldü. İstanbul'un sürdürülebilir geleceğine katkı İnşaat ve işletme dönemleri boyunca tüm faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkeleri doğrultusunda yürüten Avrasya Tüneli, bu yaklaşımı sonucunda kaliteli ve sürdürülebilir altyapı yatırımlarını teşvik eden Blue Dot Network (Mavi Nokta Ağı) Sertifikasını almaya hak kazanan dünyanın ilk projesi oldu. Avrasya Tüneli Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, tünelin iki kıtayı birbirine bağlayan bir altyapı yatırımı olmanın ötesinde; düşük karbonlu ulaşımı destekleyen, şehir içi erişilebilirliği artıran, afetlere karşı dirençli altyapısıyla İstanbul’un sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayan stratejik bir şehircilik yatırımı olduğunu ifade etti. Gücüyener, şöyle devam etti: “INRIX Küresel Trafik Raporu’na göre İstanbul, dünyada trafikte en fazla zaman kaybeden şehirlerden biri. Avrasya Tüneli ise, her gün 80 binden fazla yolculuğa ev sahipliği yapıyor. Tünel, milyonlarca kullanıcı için öngörülebilir, hızlı ve güvenli bir kıtalar arası bağlantı demek. Trafik akışını, sistem performansını ve kullanıcı davranışlarını sürekli izliyoruz. Bu verilerle operasyonlarımızı gerçek zamanlı olarak uyarlıyor ve iyileştirmeler yapıyoruz. Böylece Avrasya Tüneli kullanıcılarına günlük 77 dakikalık zaman tasarrufu sağlıyoruz. Özetle, Avrasya Tüneli 16 milyonluk bir metropol için oyunun kurallarını değiştiren bir mobilite çözümü oldu. Dokuz yıldır olduğu gibi bundan sonra da sorumluluk ve güvenle kıtaları geleceğe bağlamaya devam edeceğiz.” İnsan odaklı kurum kültürü dünyaya örnek Avrasya Tüneli’nde finansal sürdürülebilirliği, çevresel, sosyal ve yönetişim unsurlarıyla birlikte yönettiklerine işaret eden Avrasya Tüneli Finans Genel Müdür Yardımcısı Sidem Yavrucu ise, 1,2 milyar ABD doları yatırım maliyetiyle hayata geçirilen tünelin dokuz yıllık işletme sürecinde ülke ekonomine 2,6 milyar ABD doları seviyesinde katkı sağladığını vurguladı. Yavrucu, “2023 yılı son çeyreğinde başlayan; 2024 ve 2025 yıllarında da devam eden gelir paylaşımı aşamasına geçmemiz, kamunun doğrudan fayda elde ettiği sürdürülebilir iş modeline dönüştüğümüzü gösteriyor” dedi. Sürdürülebilir başarının temelinde güçlü kurum kültürünün bulunduğuna da işaret eden Yavrucu, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurumsal yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak benimsediklerini ifade etti. Yavrucu, bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalarla 2025 yılında Great Place to Work® Sertifikası’nı almaya hak kazandıklarını hatırlattı. Üst yönetimde yüzde 33, yönetici seviyesinde ise yüzde 50 kadın temsil oranıyla sadece ulusal değil uluslararası alanda da örnek kurum olarak gösterildiklerine değinen Yavrucu, “Tünelin faaliyet döneminde hiçbir etik ihlalin yaşanmamış olması da şirketin şeffaflık ve yönetişim yaklaşımını net olarak ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-Skuterler Dünya’nın Çevresinde 260 Tur Attı Haber

E-Skuterler Dünya’nın Çevresinde 260 Tur Attı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT dağıtım hizmetlerinde kullanılan elektrikli skuterlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Elektrikli skuterlerin (e-Skuter) PTT bünyesinde ilk olarak 2021 yılı itibarıyla kullanılmaya başlandığını anımsatan Uraloğlu, özellikle gençler arasında da yoğun bir şekilde kullanılan mikro hareketlilik araçlarının gönderi dağıtım hizmetlerinde de kullanılmasıyla fosil yakıt kullanımının önüne geçildiğinin altını çizdi. 2021’de 100 adet elektrikli skuter ile başlayan uygulamanın 2026 Haziran sonu itibariyle 1.050 adet e-Skuter ile devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Ulaşım konusundaki yeni eğilimler ve ihtiyaçlar doğrultusunda Bakanlık olarak doğa dostu uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz. PTT dağıtım görevlileri fosil yakıt kullanan araçlar yerine yeşil enerji kullanan e-Skuterler ile gönderi teslimi yapıyor, bu sayede karbon emisyonunu azaltıyor. Ayrıca trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yüksek hareket kabiliyeti ile zamandan tasarruf edilmesini de sağlıyor.” diye konuştu. 89,6 milyon Gönderi Sahiplerine Ulaştırıldı PTT’nin elektrikli skuterları kullanmaya başlamasından bu yana kargo hariç yaklaşık 89,6 milyon gönderinin sahiplerine ulaştırıldığının altını çizen Uraloğlu, “Gönderi dağıtımında kullanılan e-skuterler 10,4 milyon kilometre yol yaptı, Dünya’nın çevresini yaklaşık 260 kez dolaşacak mesafeye ulaştı. PTT, e-skuterler ile 312 bin litre fosil yakıt kullanımının önüne geçti. Daha etkin ve hızlı bir şekilde dağıtım yapılarak dar ve araç hareketliliğinin zor olduğu alanlarda hızlı ve çevreci bir ulaşım yöntemiyle gönderilerin teslimi gerçekleştiriliyor. Ayrıca yaya olarak dağıtım yapılmasına kıyasla yüzde 20 zamandan tasarruf ediliyor.” açıklamasında bulundu. Doğa dostu çevreci ulaşım aracı elektrikli skuterlerin hızının saatte 25 kilometreye çıkabildiğini ve tek şarj ile 40 kilometre mesafe gidebildiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Kullanılmaya başladığı günden itibaren Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa olmak üzere dört büyük ilde toplam 62,5 milyon gönderi dağıtıldı. Söz konusu illerdeki elektrikli skuter ile dağıtılan gönderi adedi toplam gönderi adedinin yüzde 69’una karşılık geliyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.