Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Enerji

Kapsül Haber Ajansı - Yeşil Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri Maktek Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluştu Haber

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri Maktek Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluştu

Dünyanın önde gelen takım tezgahı ihracatçılarından biri olan Tayvan; güçlü bilişim altyapısı, Sanayi 4.0 uzmanlığı ve akıllı üretim çözümleriyle MAKTEK Avrasya 2026 Fuarı’na damga vurmaya hazırlanıyor. Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) organizasyonuyla, "Beyond Precision, Driving Intelligence: Taiwan's Next-Gen Manufacturing" (Hassasiyetin Ötesinde, Akla Yön Veren: Tayvan'ın Yeni Nesil Üretimi) teması altında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Salon 11A, Stant No: 04 adresinde kurulan "Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı", 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında havacılık, otomotiv ve elektronik sektörlerine yönelik çığır açan teknolojileri sergileyecek. Düzenlenen basın toplantısında Tayvan’ın en yenilikçi 20 firmasından 33 çığır açan ürün ve yüksek katma değerli akıllı üretim çözümleri basın mensuplarına ve sektör profesyonellerine tanıtıldı. Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Değer Katmayı Hedefliyoruz Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason Hsu, günümüz küresel imalat sanayinin elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijital dönüşümün etkisiyle köklü bir değişimden geçtiğini belirtti. Sürdürülebilir başarı için yalnızca yüksek hassasiyetli üretimin yetmediğini, akıllı, esnek ve otomasyon odaklı çözümleri süreçlere dahil etmek gerektiğini vurgulayan Hsu, Tayvan olarak güçlü bilişim altyapıları, uçtan uca tedarik zinciri tecrübeleri ve Sanayi 4.0 uzmanlıklarıyla küresel üretime yön verdiklerini ifade etti. MAKTEK Avrasya 2026’da sergileyecekleri yenilikçi teknolojilerle Türk imalat sanayisinin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna değer katmayı ve iki ülke arasındaki stratejik ticari ortaklıkları daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini dile getirdi. Tayvan’ın Öncü Markaları Çığır Açan Çözümler Sunuyor Toplantı ve fuar lansmanı kapsamında Tayvan'ın önde gelen beş makine markasının sunduğu çözümler dikkat çekti. Accutex, Sanayi 4.0 akıllı üretim sistemleriyle entegre çalışan CNC Tel Erozyon (Wire Cut EDM) çözümlerini sunarken, Chin Fong yüksek teknolojili mekanik pres ve akıllı presleme sistemlerini tanıtıyor. Joen Lih havacılık, otomotiv, medikal ve yarı iletken sektörlerine yönelik hassas yüzey ve profil taşlama tezgahlarını öne çıkarırken, WELE markası 0.5 metreden 20 metreye kadar X ekseni hareket mesafesine sahip geniş kapsamlı işleme çözümlerini sergiliyor. YCM (Yeong Chin Machinery) ise 70 yılı aşkın köklü geçmişi, dik, yatay ve 5 eksenli işleme merkezleri ve ESG / yeşil imalat vizyonuna uygun sürdürülebilir üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Canlı Ürün Gösterimleri ve Distribütör Etkinlikleri Fuar süresince Tayvan teknolojileri, Türkiye'deki yetkili distribütörlerin stantlarında düzenlenecek canlı lansmanlar ile sergilenmeye devam edecek. EDM Teknik Makine, Salon 5, Stant 512 adresinde Accutex ve Ocean markaları için 29 Eylül saat 11:00’de canlı ürün gösterimleri gerçekleştirecek. SES 3000 CNC, Salon 8, Stant 803 adresinde 29 Eylül saat 14:00’te YCM ve DEX lansmanını düzenlerken, Bimaksan CNC ise Salon 8, Stant 804 alanında 30 Eylül saat 14:00’te HONOR ve TTGroup için canlı sunumlar ve lansmanlar gerçekleştirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu Haber

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu

Sabancı Holding, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) Elektrifikasyon Partneri oldu. Sabancı Holding, bu stratejik iş birliğiyle iklim hedeflerine ulaşılmasında elektrifikasyonun rolüne dikkat çekerken; elektrifikasyonun enerji güvenliği, ekonomik rekabetçilik, sanayi dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı önemin küresel ölçekte gündeme taşınmasına katkı sağlayacak. ELEKTRİĞİN MERKEZDE OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ COP31 Başkanlığı Eylem Gündemi kapsamında, bugün yüzde 20’nin biraz üzerinde olan elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor. COP31 Başkanlığı tarafından ortaya konulan “35by35” küresel hedefi, ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere bugün büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanan alanlarda enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda elektriğe geçişi hızlandırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda ülkelerin yanı sıra şirketler, finans kuruluşları ve diğer paydaşların da bu dönüşümün hızlandırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Elektrifikasyonun önümüzdeki dönemin en önemli küresel dönüşümlerinden biri olacağını belirten Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin lider elektrifikasyon oyuncusu Sabancı Holding olarak, COP31 Elektrifikasyon Partneri olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünya enerjide yeni bir döneme giriyor. Elektriğin hayatımızdaki rolü her geçen gün büyüyor. Artık elektriği yalnızca evlerimizi aydınlatmak veya fabrikalarımızdaki makineleri çalıştırmak için kullanmıyoruz. Otomobillerimiz elektrikli hale geliyor; ısınmadan ulaşıma, sanayiden günlük yaşama kadar daha fazla alanda elektrik kullanıyoruz. Yapay zekâ, veri merkezleri, robotlar ve geleceğin teknolojileri de elektriğe ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle elektrifikasyon yalnızca bir enerji veya iklim konusu değil. Ekonominin, sanayinin ve teknolojinin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir dönüşümden söz ediyoruz. Doğru şekilde yönetilecek bir elektrifikasyon dönüşümü, Türkiye için uzun vadeli bir kalkınma, sanayileşme ve teknolojik gelişim ve dönüşüm fırsatı yaratabilir.” “TÜRKİYE’NİN YENİ BAŞARI HİKÂYESİ ELEKTRİFİKASYON OLABİLİR” Enerji dünyasının uzun yıllardır çözmeye çalıştığı temel konunun enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirliğe aynı anda ulaşmak olduğunu belirten Zaimler, elektrifikasyonun bu denklemi değiştirebilecek en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Zaimler sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bu dönüşüm açısından çok güçlü bir potansiyele sahip. Güneş ve rüzgâr kaynaklarımızın yanı sıra güçlü bir sanayimiz, gelişmiş bir enerji altyapımız, yatırım yapabilen dinamik bir özel sektörümüz, güçlü finans kuruluşlarımız ve yetişmiş insan kaynağımız var. Jeopolitik konumumuz da önemli bir avantaj sağlıyor. Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde petrol ve doğal gaz boru hatları öne çıkıyordu. Gelecekte ise temiz elektriğin ülkeler arasında taşınmasını sağlayan yeşil enerji koridorları daha önemli hale gelecek.” “ELEKTRİFİKASYON VE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ ÇALIŞMA GRUBU’NUN EŞ BAŞKANLIĞINI ÜSTLENİYORUZ” COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, ülkenin bu küresel dönüşümde deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaşması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Zaimler, TOBB liderliğinde oluşturulan COP31 Business Forum’un kamu, özel sektör, finans dünyası ve uluslararası kuruluşları bir araya getirmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Zaimler şöyle konuştu: “Sabancı Holding olarak biz de bu yapı kapsamında Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu’nun eş başkanlığını üstleniyoruz. Böylece kamu ve özel sektör arasındaki diyaloğu güçlendirirken, uygulanabilir ve ölçeklenebilir modelleri uluslararası paydaşlarla paylaşacağız.” Sabancı Holding’in COP31’de üstlendiği Elektrifikasyon Partneri rolünün, Topluluğun uzun vadeli stratejisiyle doğrudan örtüştüğünü belirten Zaimler, Sabancı’nın bu alandaki çalışmalarının uzun yıllara dayandığını vurguladı: “Sabancı olarak bizim farkımız, elektrifikasyonu yalnızca desteklememiz değil; bu dönüşümü doğrudan sahada hayata geçiriyor olmamız. Bu, uzun yıllardır yatırım yaptığımız ve bugün Topluluğumuzun farklı yetkinliklerini aynı hedef etrafında buluşturan stratejik bir büyüme ve dönüşüm alanı. Türkiye’nin en büyük enerji portföyüyle enerji üretimi, dağıtımı ve şebeke altyapısında güçlü bir konuma sahibiz. Enerjisa Üretim ile temiz elektrik üretiyoruz, Enerjisa Enerji ile enerji dağıtım ve şebeke altyapısında rol alıyoruz, Eşarj ve Temsa ile mobilitenin elektrifikasyonuna katkı sağlıyoruz. Çimsa, Brisa ve Kordsa gibi şirketlerimizle sanayinin dönüşümünü destekliyoruz. Akbank ile dönüşümü finanse ederken, Aksigorta ile yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, şarj altyapısı ve yeni teknolojilere yönelik sigorta çözümleri sunuyoruz. SabancıDx ile teknoloji geliştiriyoruz, Sabancı Climate Technologies ile iklim teknolojilerini ölçeklendiriyoruz. Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ile de geleceğin enerji sistemleri üzerine bilgi üretiyoruz. Kısacası, elektrifikasyonun üretimden dağıtıma, mobiliteden sanayiye, teknolojiden finansmana kadar farklı alanlarında lider olarak faaliyet gösteriyoruz. Bu yetkinliklerimizi bir araya getirerek Türkiye’nin elektrifikasyon dönüşümüne her işimizde katkı sağlıyoruz. Başlayan bu yeni elektrik çağında, hedefimiz, ülkemizi dünyadaki merkez ülkelerden biri olma yolculuğunda tüm gücümüzle desteklemek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DAPEK'te Altyapı Yatırımları Hız Kesmeden Devam Ediyor Haber

DAPEK'te Altyapı Yatırımları Hız Kesmeden Devam Ediyor

DAPEK'i Türkiye'nin yüksek katma değerli sanayi ve petrokimya üretiminde önde gelen merkezlerinden biri olarak kurma vizyonu kapsamında, bölgedeki yatırımcılara hizmet verecek kritik altyapının ilk aşaması hayata geçirildi. DAPEK'teki projelerin toplam yatırım değeri 3 milyar ABD dolarına ulaştı. Enerji altyapısında, Siemens'in Gaz Yalıtımlı Şalt Cihazı (GIS) teknolojisi, 2027 yılının ilk yarısında devreye alınması planlanan trafo merkezinde kullanılacaktır. Enerji arz güvenliğini artırmak için, altyapı ilk aşamada toplam 2x125 MW kapasiteli yedekli bir güç trafo sistemi ile güçlendirilecektir. İkinci aşama için daha yüksek kapasiteli trafolar için siparişlerin 2027 yılında verilmesi planlanmaktadır. Su altyapısı tarafında ise, saniyede 300 litre kapasiteli bir su temin sisteminin ilk aşamasını oluşturan ön filtreleme tesisleri ve iletim hattının inşaatına başlanmıştır. Uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda, arıtılmış deniz suyunun kullanımını mümkün kılacak tuzdan arındırma yatırımlarının yanı sıra yenilenebilir ve yeşil enerji üretim projelerinin de sonraki aşamalarda hayata geçirilmesi planlanmaktadır. DAPEK'teki yatırımcıların ihtiyaç duyduğu sağlam altyapı geliştirilirken, aynı zamanda bölgenin sanayi ve petrokimya sektörlerindeki uzun vadeli büyümesine de katkılar sağlanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri MAKTEK  Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluşuyor Haber

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri MAKTEK Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluşuyor

Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) organizasyonuyla kurulan "Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı" (Salon 11A, Stant No: 04), 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında havacılık, otomotiv ve elektronik sektörlerine yönelik çığır açan teknolojileri sergileyecek. Elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijitalleşmenin küresel imalat sanayisini yeniden şekillendirdiği günümüzde, rekabet avantajı sağlamak artık sadece yüksek hassasiyetli üretimden değil; akıllı, esnek ve otomasyon odaklı sistemlerin entegrasyonundan geçiyor. Üstün mekanik mühendisliğini akıllı yazılım ve otomasyon çözümleriyle birleştiren Tayvanlı üreticiler, MAKTEK Avrasya 2026 kapsamında Türk sanayisinin dijital dönüşümüne güç katacak. Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı, Tayvan’ın en yenilikçi 20 firmasından 33 çığır açan ürünü ve yüksek katma değerli akıllı üretim çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. "Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Değer Katmayı Hedefliyoruz" MAKTEK Fuarı’na Tayvan olarak katılımın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason Hsu, şunları söyledi: "Günümüz küresel imalat sanayi, elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijital dönüşümün etkisiyle köklü bir değişimden geçiyor. Artık sürdürülebilir başarı için yalnızca yüksek hassasiyetli üretim yetmemekte; akıllı, esnek ve otomasyon odaklı çözümleri süreçlere dahil etmek gerekmektedir. Tayvan olarak, güçlü bilişim altyapımız, uçtan uca tedarik zinciri tecrübemiz ve Sanayi 4.0 alanındaki uzmanlığımızla küresel üretime yön veriyoruz. MAKTEK Avrasya 2026’da sergileyeceğimiz yenilikçi teknolojilerle, Türk imalat sanayisinin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna değer katmayı ve iki ülke arasındaki stratejik ticari ortaklıkları daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz." Lansman kapsamında global pazarın öncülerinden beş dev marka en son teknolojilerini katılımcılarla paylaşacak. Accutex, Sanayi 4.0 akıllı üretim sistemleriyle entegre CNC Tel Erozyon (Wire Cut EDM) çözümlerini sergilerken; Chin Fong, Türkiye’nin akıllı pres geleceğine yön veren yüksek teknolojili mekanik pres ve dövme sistemlerini öne çıkaracak. Joen Lih, havacılık, medikal ve yarı iletken sektörleri için 30 yılı aşkın tecrübesiyle geliştirdiği hassas yüzey ve profil taşlama tezgahlarını tanıtırken; WELE, YUNTES Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Derebağ’ın sunumuyla 0.5 metreden 20 metreye kadar X ekseni hareket mesafesine sahip geniş kapsamlı işleme çözümlerini sunacak. YCM (Yeong Chin Machinery) ise 70 yılı aşkın köklü geçmişi, 5 eksenli dik işleme merkezleri ve ESG ile yeşil imalat vizyonu doğrultusunda geliştirdiği sürdürülebilir üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Tayvan’ın yenilikçi teknolojileri, fuar süresince yetkili distribütörlerin stantlarında düzenlenecek canlı ürün sunumları ve lansmanlarla da katılımcılarla buluşacak. Bu kapsamda Accutex markasının Türkiye distribütörü EDM Teknik Makine Accutex & Ocean lansmanı ve canlı ürün gösterimi gerçekleştirirken, YCM markasının Türkiye distribütörü SES 3000 CNC ise YCM & DEX lansmanı ile en yeni çözümlerini sergileyecek. Bimaksan CNC de HONOR markasının distribütörü olarak HONOR & TTGroup lansmanını ve canlı ürün sunumlarını ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den Sürdürülebilir Şehircilik İçin Yeni Bir Adım Haber

Denizli Büyükşehir’den Sürdürülebilir Şehircilik İçin Yeni Bir Adım

Denizli Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu belediyecilik anlayışını kentin kamusal alanlarına entegre etmeye devam ediyor. Yenileme çalışmalarıyla kentin en gözde rekreasyon ve yürüyüş alanlarından biri haline gelen Yenişehir Mahallesi’ndeki Koşu Yolu, şimdi de yenilenebilir enerji teknolojisinin en şık örneklerinden biri olan ‘Solar Ağaç’ ile buluştu. Doğadan aldığı gücü kent yaşamına kazandıran bu özel tasarım; estetik, teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı çatı altında buluşturuyor. Bu çalışmayla; güneş enerjisi, büyük ölçekli ve endüstriyel enerji yatırımlarının yanı sıra günlük yaşamın içerisinde, parklara ve kamusal alanlara entegre edildi. Güneş enerjisiyle kendi enerjisini üretiyor ve depoluyor Tamamen çelik konstrüksiyondan, kentin mimari dokusuna ve modern kimliğine uyum sağlayacak şekilde özel olarak tasarlanan Solar Ağaç, sadece dekoratif bir kent mobilyası olmanın ötesinde yüksek işlevselliğe sahip bir enerji üretim sistemi olarak dikkat çekiyor. Ağacın yaprak formunu ve estetiğini tamamlayan 5 adet yüksek verimli güneş paneli sayesinde, günlük ortalama 8 kWh elektrik enerjisi üretilebiliyor. Gün boyunca güneşten elde edilerek depolanan elektrik enerjisi, hava karardığında Koşu Yolu’nun aydınlatma sistemlerinin beslenmesinde etkin olarak kullanılıyor. Vatandaşlar için hem dinlenme hem yeşil enerji noktası Ayrıca sistem üzerinde yer alan ve günümüz mobil teknolojilerine tam uyumlu 8 adet şarj soketi (USB-A ve USB Type-C), vatandaşların hizmetine sunuldu. Tasarımın hemen altında oluşturulan modern oturma alanında dinlenen vatandaşlar, cep telefonlarını, tabletlerini ve uyumlu diğer taşınabilir elektronik cihazlarını tamamen güneş enerjisinden elde edilen yeşil elektrikle güvenle şarj edebiliyor. Bu yönüyle uygulama, vatandaşların yenilenebilir enerji kaynaklarını doğrudan deneyimlemesine ve günlük hayatlarında kullanmasına olanak sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aylık Şarj İşlemi 3,3 Milyonu Aştı, Elektrikli Araç Sayısı 464 Bine Ulaştı Haber

Aylık Şarj İşlemi 3,3 Milyonu Aştı, Elektrikli Araç Sayısı 464 Bine Ulaştı

Türkiye otomotiv pazarında dengeler hızla değişiyor. Elektrikli ve hibrit araç satışlarının benzinli otomobilleri geride bıraktığı 2026 yılında, büyüyen elektrikli araç parkı şarj altyapısındaki işlem hacmini de yeni seviyelere taşıyor. Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye’deki elektrikli araç sayısı 464 bine, aylık şarj işlemi ise 3,3 milyonun üzerine çıktı. Otomotiv ve enerji piyasalarında yayımlanan güncel veriler, Türkiye’de geleneksel yakıtlardan e-mobilite ekosistemine doğru yapısal bir geçiş yaşandığını ortaya koyuyor. Haziran ayından bu yana platform güncellemelerini sürdüren Spark Connect, pazardaki bu dönüşümle eş zamanlı olarak teknolojik altyapısını ölçeklendirerek kullanıcı deneyimini geliştirmeye devam ediyor. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan raporlar da yıl içerisinde tüketici tercihlerindeki değişimi somut biçimde ortaya koyuyor. Otomotivde Dengeler Değişiyor: Elektrikli ve Hibrit Satışları Benzinliyi Geride Bıraktı ODMD verilerine göre, 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde otomobil pazarı %12,14 daralırken, akaryakıtlı araç satışlarında belirgin düşüşler kaydedildi: Benzinli otomobil satışları %19,8 azalarak 208.046 adede, dizel otomobil satışları ise %32 oranında azalarak 30 bin adede geriledi. Buna karşın elektrikli (94 bin adet) ve hibrit (165 bin adet) araçların toplam satışı 259 bin adede ulaşarak 208 bin adet seviyesindeki benzinli otomobil satışlarını geride bıraktı. Hibrit ve elektrikli araçların otomobil pazarındaki toplam payı %51,7 seviyesine ulaştı. Bu tablo, Türkiye’de elektrikli mobilitenin artık yalnızca yükselen bir trend değil, otomotiv pazarının ana dönüşüm alanlarından biri haline geldiğine işaret ediyor. Otomotiv pazarındaki değişim enerji sektöründeki verilerde de takip ediliyor. EPDK raporlarına göre Haziran 2026’da motorin ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %24,30 oranında azalarak 913.254 tona, benzin ihracatı ise %52,55 azalarak 5.916 tona geriledi. 464 Bin Elektrikli Araç, Ayda 3,3 Milyondan Fazla Şarj İşlemi Geleneksel yakıtlardaki gerilemeye karşılık Türkiye’nin elektrikli araç şarj ekosistemi hızla büyümeye devam ediyor. Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye’deki toplam elektrikli araç sayısı 464 bine, şarj soketi sayısı ise 46 bine ulaştı. Şarj istasyonlarındaki aylık elektrik tüketimi 89 bin MWh seviyesine çıkarken, aylık şarj işlemi adedi 3,3 milyonu geride bıraktı. Bu ölçek yalnızca daha fazla şarj istasyonu ihtiyacını değil; istasyonların anlık durumu, uygunluğu ve erişilebilirliğine ilişkin verilerin doğru ve kesintisiz biçimde yönetilmesini de kritik hale getiriyor. Spark Connect, uygulamaya aldığı gerçek zamanlı istasyon senkronizasyonu ile yoğun veri trafiğini test edilmiş teknolojik mimarisi üzerinden yönetiyor. Kullanıcılar, istasyonların anlık uygunluk durumlarını sistem üzerinden görüntüleyerek şarj planlarını ve rotalarını daha güvenli şekilde oluşturabiliyor. Temmuz ayında Yeşil Şarj İstasyonlarının toplam tüketimdeki payının %65,25’e yükselmesi ise sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelik artan talebi destekleyen göstergeler arasında yer alıyor. Spark Connect, sunduğu yalın onboarding akışı ile kullanıcıların yeşil enerji sertifikalı istasyonları kolayca filtrelemesine ve şarj süreçlerini hızlı biçimde başlatmasına olanak sağlıyor. “Elektrikli Araç Artık Niş Bir Pazar Değil” Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, Türkiye’de hızlanan dönüşüme ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Otomotiv pazarında artık çok net bir tüketici tercihi değişimi görüyoruz. Türkiye’de elektrikli araç sayısının 464 bine ulaşması ve ayda 3,3 milyondan fazla şarj işleminin gerçekleşmesi, elektrikli mobilitenin artık niş bir pazar olmaktan çıktığını gösteriyor. Elektrikli ve hibrit araç satışlarının benzinliyi geride bıraktığı bu yeni dönemde mesele yalnızca daha fazla şarj noktası oluşturmak değil; kullanıcıya doğru istasyonu, doğru zamanda ve doğru veriyle gösterebilmek. Spark Connect olarak gerçek zamanlı istasyon senkronizasyonumuz, düzenli test süreçlerimiz ve şeffaf veri akışımızla elektrikli araç sahiplerinin şarj deneyimini mümkün olduğunca kesintisiz ve güvenilir hale getirmeyi amaçlıyoruz.” Büyüyen Şarj Ekosisteminin Arkasında Ölçeklenebilir Teknoloji Spark Connect, temel mimarisini Gartner Hype Cycle raporlarında da yer alan KOBIL SuperApp Platform altyapısı üzerinde geliştiriyor. Bu altyapı, Spark Connect’in yalnızca şarj istasyonlarını görüntüleyen bir uygulama olmasının ötesine geçerek farklı mobilite hizmetlerinin aynı dijital ekosistem içerisinde sunulabilmesine imkan sağlıyor. Platformun merkezinde ID, Pay, Chat ve Sign olmak üzere dört temel servis bulunuyor. Örneğin sisteme dahil olan bir araç kiralama şirketi; kullanıcı kimliği ve ehliyet doğrulamasından dijital sözleşmenin imzalanmasına kadar farklı süreçleri Spark Connect platformu içerisinde uçtan uca gerçekleştirebiliyor. Bu teknolojik altyapı, elektrikli mobilite pazarında artan kullanıcı ve işlem hacmine karşı yüksek güvenlik, hız ve ölçeklenebilirlik sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Elektrikli araç sayısının ve şarj işlemlerinin hızla arttığı Türkiye pazarında kullanıcı deneyiminin önümüzdeki dönemde yalnızca istasyon sayısıyla değil, verinin doğruluğu, sistemlerin birbiriyle konuşabilmesi ve şarj hizmetlerine erişimin kolaylığıyla şekillenmesi bekleniyor. Spark Connect; test otomasyon süreçleri, teknik dokümantasyon standartları, gerçek zamanlı veri yönetimi ve ürün tasarımındaki analitik yaklaşımıyla büyüyen e-mobilite ekosisteminin ihtiyaçlarına yönelik teknolojik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Xiaomi Türkiye Eski Cihazlar İçin E-Atık Programı’nı Başlattı Haber

Xiaomi Türkiye Eski Cihazlar İçin E-Atık Programı’nı Başlattı

Xiaomi, kullanılmayan elektronik cihazları geri dönüşüme kazandırmak için E-Atık Programı’nı hayata geçirdi. Programa katılan kullanıcılar, Xiaomi Türkiye Online Platformu’nda geçerli indirim kuponları kazanma fırsatı yakalıyor. Xiaomi Türkiye, elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılmasına destek olmak ve kaynakların sürdürülebilir kullanımına katkıda bulunmak amacıyla Xiaomi E-Atık Programı’nı hayata geçirdi. Tüm marka ve modellerde elektrikli ve elektronik cihazları kapsayan program sayesinde kullanılmayan, çalışmayan veya kullanım ömrünü tamamlamış cihazlar, geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor. 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak E-Atık Programı, bu alanda yenilikçi bir platform olan Mol-e ile gerçekleştiriliyor. Programa katılmak isteyen kullanıcıların “xiaomi.mol-e.co” adresi üzerinden kayıt yaptırarak elektronik atıklarının fotoğraflarını yüklemeleri gerekiyor. Kayıt işleminin ardından cihazlar, Mol-e tarafından yönlendirilen yetkilendirilmiş kuruluşlarca adreslerden teslim alınıyor. Eski Cihazını Teslim Edene Xiaomi'den İndirim Kuponu Xiaomi E-Atık Programı'na katılan müşteriler, programa dahil ettikleri her bir cihaz için E-Atık Puanı üzerinden Xiaomi Türkiye’nin resmi internet sitesinde kullanabilecekleri indirim kuponları kazanıyor. Kupon değerleri şu şekilde belirlendi: 15 E-Atık Puanı: 100 TL indirim kuponu 30 E-Atık Puanı: 250 TL indirim kuponu 55 E-Atık Puanı: 500 TL indirim kuponu Kazanılan kuponlar yalnızca Xiaomi Türkiye’nin resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirilecek alışverişlerde kullanılabiliyor. Kuponların oluşturulduktan sonra 30 gün içerisinde kullanılması gerekiyor. Sınırlı sayıdaki kuponlar için birleştirme işlemi yapılamıyor. “Hedefimiz, Kullanılmayan Cihazlara Yeniden Değer Kazandırmak” Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Leo Dou, hedeflerinin yalnızca elektronik atıkların geri dönüşümünü desteklemek olmadığını, kullanılmayan cihazların yeniden değer kazanabileceğine dair farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Leo, “E-Atık Programımızı, tüketicilerimizin ellerindeki eski cihazları kolay ve ücretsiz bir şekilde geri dönüşüme kazandırabilmeleri için hayata geçirdik. Her bir cihazın doğru şekilde değerlendirilmesi, kaynakların korunmasına ve daha sürdürülebilir bir teknoloji ekosisteminin oluşmasına katkı sağlıyor. Xiaomi Türkiye olarak bu dönüşümün bir parçası olmaktan ve tüketicilerimizi de bu sürece dahil etmekten mutluluk duyuyoruz.” dedi. Xiaomi Türkiye, her yıl gerçekleştirdiği e-atık toplama ve geri dönüşüm faaliyetleri sayesinde e-atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasını desteklerken, doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunuyor. Yeşil Enerji Tedariki 40 Milyon kWh’yi Aştı Uluslararası alanda da Xiaomi, azaltma, yeniden kullanım ve geri dönüşümden oluşan ‘3R prensipleri’ doğrultusunda kaynak verimliliği ve çevresel etki yönetimini benimsiyor. 2025’te 40 milyon kWh'den fazla yeşil elektrik tedarik eden Xiaomi’nin bu adımı, bir önceki yıla göre 10 katın üzerinde artışa tekabül ediyor. Geri Dönüşüm ve Karbon Emisyonunu Azaltmada Önemli Adımlar Şirketin hava taşımacılığından deniz ve demir yolu taşımacılığına geçiş stratejisiyle 2025'te yaklaşık 2 bin 471 ton karbon emisyonu azaltıldı. Ayrıca, yıl içinde 2 milyondan fazla kullanılmış akıllı telefon takas programları aracılığıyla geri dönüştürüldü. Geçen yıl 14 yeni pazarda daha hayata geçirilen program, dünya genelinde 24 ülke ve bölgeye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Şirket, FAVÖK’ünü yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL’ye taşırken; Mersin’deki Armada-3 fabrika yatırımı ve Kazakistan’da faaliyete geçirdiği yeni şirketleriyle uluslararası büyümesini hızlandırdı. Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.