Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Finansman

Kapsül Haber Ajansı - Yeşil Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EİB’de Üst Düzey Atama  Haber

EİB’de Üst Düzey Atama 

Yusuf Gabay, EİB bünyesinde Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık’tan sonra Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörlüğü görevini yürütecek ikinci isim olacak. Gabay, sürdürülebilirlik çalışmalarını daha ileri taşımak için çalışacaklarını söyledi. EİB sürdürülebilirlikte öncü kurumlar arasında yer alıyor Sürdürülebilirliğin küresel ticaretin geleceğini belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade eden Yusuf Gabay, Ege İhracatçı Birlikleri'nin bu alanda uzun yıllardır öncü çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Gabay, "Dünya ticaretinin kuralları değişiyor. Artık rekabet karbon ayak izi, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, izlenebilirlik ve sosyal sorumluluk kriterleriyle de şekilleniyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ihracatçılarımız için yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu dönüşüm sürecinde üyelerimizin yanında yer alıyor, sürdürülebilirliği ihracatımızın geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz." dedi. Global Compact'a üye olan ilk ihracatçı birliği EİB'nin sürdürülebilirlik alanında Türkiye'de birçok ilke imza attığını belirten Başkan Gabay, "Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne (UN Global Compact) üye olan ilk ihracatçı birliği olmuştur. 2021 yılında sorumluluk bildirim raporumuzu sunarak bu küresel inisiyatifin bir parçası olduk. Düzenli olarak yayımladığımız İlerleme ve Sorumluluk Bildirim Raporlarımızla sürdürülebilirlik alanındaki performansımızı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyoruz." diye konuştu. 8 bin ihracatçı firmanın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyor EİB bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun 12 ihracatçı birliğinin temsilcilerinden oluştuğunu ifade eden Gabay, sürdürülebilir ihracat, dijital dönüşüm, temiz teknolojiler, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Bugün 8 bini aşkın ihracatçı firmamızın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyoruz." diyen Yusuf Gabay, şöyle devam etti: "Firmalarımıza karbon ayak izi hesaplama ve yönetimi, sürdürülebilir ihracat stratejileri, döngüsel ekonomi uygulamaları, AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Aynı zamanda yeşil finansman kaynaklarına erişim, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası mevzuatlara uyum süreçlerinde de üyelerimize destek oluyoruz. Amacımız ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü korurken yeni ticaret düzenine en hızlı şekilde uyum sağlamalarını desteklemek." 2025 yılında 66 eğitimle 2 bin 500 katılımcıya ulaşıldı Sürdürülebilirliğin bilgi ve farkındalıkla güçleneceğini belirten Gabay, EİB'nin son yıllarda eğitim faaliyetlerine önemli kaynak ayırdığını söyleyerek, "2025 yılı boyunca sürdürülebilirlik temalı 66 eğitim, webinar, panel ve çalıştay düzenledik. Yaklaşık 2 bin 500 katılımcıya ulaştık. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi), tekstilde sürdürülebilir çözümler, karbonsuzlaşma uygulamaları, AB mevzuatları, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim konularında sektörlerimize yönelik çok sayıda program gerçekleştirdik. Bunun yanında kadınlar, gençler, üreticiler ve ihracatçılarımıza yönelik farkındalık projeleriyle sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunu da destekledik." diye konuştu. Devlet desteklerinde en kapsamlı hizmeti EİB sunuyor Başkan Gabay, “Devlet destekleri konusunda EİB olarak ihracatçı firmalarımıza en kapsamlı rehberlik hizmeti sunan kurumların başında geliyoruz. Yurt dışı fuarlar, Turquality, UR-GE, marka, tasarım, e-ihracat, pazara giriş belgeleri ve Responsible destekleri başta olmak üzere birçok alanda firmalara danışmanlık sağlıyoruz. Bu çalışmalar sayesinde firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü markalar haline gelmesini destekliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik ödülleri Sektörlerin sürdürülebilir dönüşümünü destekleyen projelere büyük önem verdiklerini dile getiren Gabay, sürdürülebilirlik kriterlerinin EİB'nin UR-GE projelerinde temel öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Tarım sektörlerinde sürdürülebilir üretim ve izlenebilirlik uygulamaları, sanayi sektörlerinde enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, madencilik sektöründe çevre dostu üretim ve kaynak verimliliği gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Geçen sene ABD, İspanya, Avusturya ve Çin’in de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin aday olduğu yarışmada, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, İspanya’da düzenlenen 42. Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) anlamlı bir ödülle döndü. Birliğimizin gıda güvenliği çalışmaları çerçevesinde geliştirdiği “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Sürdürülebilir Yönetimi Projesi”, Palma de Mallorca’daki kongrede, “Sürdürülebilirlik Ödülü”ne değer görüldü. Türkiye’nin projeyle ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım, INC tarafından “küresel ölçekte model” olarak değerlendirildi. Aynı zamanda geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründe gerçekleştirilen Yaşam Döngüsü Analizi Danışmanlığı faaliyetimizin Ticaret Bakanlığımız tarafından 'İyi Uygulama Örneği' ödülüne layık görülmesi sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın başarısını ortaya koymuştur." EİB'nin yalnızca üyelerine değil, kendi kurumsal yapısında da sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçirdiğini belirten Yusuf Gabay, "ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sıfır Atık Belgesi kapsamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve kağıtsız ofis uygulamalarıyla kaynak kullanımını azaltıyor, sera gazı emisyonlarımızı uluslararası standartlara uygun şekilde ölçüyor ve çevresel performansımızı düzenli olarak raporluyoruz. Kurum olarak örnek olmayı önemsiyoruz.” dedi. Yeni dönemde odak noktası: Karbon yönetimi ve yapay zeka Yeni dönemde ihracatçıların yeşil dönüşüm sürecine daha güçlü destek vermeyi hedeflediklerini söyleyen Gabay, "Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karbon yönetimi ve iklim riskleri konusunda kapasitelerini artırmaya, SKDM ve sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerine uyumlarını hızlandırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve enerji verimliliği projelerini desteklemeye odaklanacağız. Bunun yanında uluslararası fonlardan daha fazla yararlanılması, Avrupa Birliği projelerinde etkinliğin artırılması ve yapay zeka ile dijital teknolojilerin sürdürülebilirlik çalışmalarına entegrasyonu da önceliklerimiz arasında yer alacak. Hedefimiz, sektörlerimizin sürdürülebilirlik yol haritalarını güçlendirerek Türk ihracatının küresel rekabetçiliğine katkı sunmak." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP 31’e Doğru Konferansında Sunar Yatırım’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu Haber

COP 31’e Doğru Konferansında Sunar Yatırım’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu

Küresel iklim gündemi ve COP süreçleriyle birlikte üretim yapan şirketlerin yalnızca ekonomik performansları değil, çevresel etkileri de belirleyici hale geliyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri ekseninde entegre üretim yapısına sahip olan Sunar Yatırım ise bu dönüşümün Türkiye’deki örnek modellerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin tarıma dayalı en köklü sanayi gruplarından biri olan Sunar Yatırım’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu’nun COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılarak, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıkları ele alındığı konferansta Çomu, Sunar Yatırım’ın entegre üretim modeli, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve biyoendüstriye dönüşüm stratejilerini de paylaştı. “Çukurova’dan dünyaya uzanan biyoendüstri yolculuğu” Konuşmasında Sunar Yatırım’ın dönüşüm hikayesini anlatan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şirketin üretim modelini şu sözlerle özetledi: “Sunar Yatırım olarak yapımızı Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak görüyoruz. 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız yalnızca tarımsal hammaddeleri işlemek değil; onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmektir.” Çomu konuşmasında, sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, üretim kararlarının artık yalnızca ekonomik değil, çevresel etkileri de dikkate alacak şekilde şekillendiğini ifade etti. Entegre yapı ile çevresel etkiyi azaltıyor, verimliliği artırıyor Mustafa Nuri Çomu konuşmasında, entegre yapıları sayesinde aynı tarımsal hammaddenin gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda katma değerli ürünlere dönüştürülebildiğini, böylece hem kaynak verimliliğinin artırıldığı hem de döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine entegre edildiğini söyledi. Çomu, sürdürülebilir üretim yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde “Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor; üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz.” dedi. 2027’de tesislerin tüm elektrik ihtiyacını kendi GES santrallerinden karşılayacak Konferansta Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik stratejisine de değinilerek, şirketin yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımını üç ana eksende yürütüldüğü ifade edildi. 41,5 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi yatırımlarının bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olduğu belirtildi. 2025 yılı itibarıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ve 3.529 ton karbon salımının önlendiği paylaşıldı. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesiyle plastik kullanımının azaltılması ve kaynak verimliliğinin artırılması yönünde önemli ilerleme kaydedildiği ifade edildi. İleri biyolojik atıksu arıtma sistemleri ve biyogaz üretimi uygulamalarıyla da suyun yeniden kullanımının sağlandığı ve atıkların enerjiye dönüştürülerek üretim süreçlerine geri kazandırıldığı aktarıldı. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı; karbon salınımını da 2027’ye kadar yüzde 50, 2030’a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedefliyor. “Petrol bazlı plastiklere alternatif olan biyobozunur biyopolimerleri, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz” Konferansta Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, sanayi ölçeğinde uygulanabilirlik ve dönüşüm kapasitesi açısından da değerlendirildi. Bu kapsamda Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki üretim modelleri içindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çomu, biyoplastik dönüşümünü “alternatif bir ürün geliştirme süreci” olarak değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak tanımladı. Bu çerçevede Sunar NP’nin geliştirdiği çözümlerin yalnızca çevresel fayda değil, aynı zamanda mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu çalışabilirlik hedefi taşıdığını vurguladı. Çomu konuyla ilgili açıklamasında “Plastik tartışması bugün dünyada çok kritik bir noktaya geldi. Ancak burada önemli olan, her malzemenin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğidir. Sunar NP olarak biz, petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz.” “Dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür” Biyoplastik üretiminde en kritik unsurun üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini koruyabilmek olduğunu söyleyen Çomu; geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir, proses stabilitesi sağlayan ve ölçeklenebilir yapıda tasarlandığını belirtti. Konuşmada ayrıca Sunar NP’nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve böylece döngüsel ekonomi yaklaşımına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Çomu biyoplastiklerin gelecekteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde “Biz biyoplastikleri yalnızca çevre dostu bir alternatif olarak değil, geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür.” dedi. Konferansta Sunar Yatırım’ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik örnek yaklaşımlar arasında gösterildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Gençlere Sürdürülebilir Finans Eğitimi ve Staj İmkanı Haber

 Gençlere Sürdürülebilir Finans Eğitimi ve Staj İmkanı

İklim riskleri, dönüşen regülasyonlar ve sürdürülebilir finans alanında artan yetkinlik ihtiyacı doğrultusunda tasarlanan program, gençlerin sürdürülebilirlik perspektifini bankacılık uygulamalarıyla birlikte değerlendirmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Program aynı zamanda finans sektörünün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin gelişimini destekliyor. “SEGM & QNB Sürdürülebilir Finans Staj Programı” genç yetenekleri sürdürülebilir finansın geleceğine hazırlıyor. Program, altı haftalık hibrit bir gelişim sürecinden oluşuyor: İlk iki haftada katılımcılar, SEGM Akademi tarafından gerçekleştirilen çevrimiçi eğitimlere dahil olarak sürdürülebilir finansın temel dinamikleriyle tanışıyor. Eğitim içerikleri kapsamında ESG yaklaşımları, yeşil finansman araçları, etki yatırımları, karbon piyasaları, sürdürülebilir bankacılık uygulamaları ve raporlama standartları gibi başlıklar ele alınıyor. Programın uygulamalı aşamasını oluşturan sonraki dört haftada ise öğrenciler: QNB Türkiye bünyesinde bankanın çeşitli bölümlerinde sürdürülebilir finans alanında çalışma fırsatı elde ediyor. Katılımcılar bu süreçte etki ölçümü, müşteri sürdürülebilirlik değerlendirmeleri ve proje destek çalışmaları gibi alanlarda deneyim kazanarak teorik bilgilerini saha pratiğiyle pekiştiriyor. Eğitim ve staj süreci, İktisadi ve İdari Bilimler, Finans ve Bankacılık, Mühendislik, Çevre Bilimleri, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde öğrenim gören 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencilerine açık olarak yürütülüyor. Katılımcılar, program sonunda “Sürdürülebilir Finans- SEGM Sertifikası” almaya hak kazanırken, en başarılı 3 öğrenci için mezuniyet sonrası kariyer fırsatları da sunuluyor. QNB Türkiye, sürdürülebilir finans yaklaşımını yalnızca finansal performans odağında değil; uzun vadeli değer yaratımı, risk yönetimi, çevresel ve sosyal etki perspektifinde ele alıyor. Banka, gençlerin bu dönüşümün aktif bir parçası olmasını stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Program kapsamında verilen eğitimler ile katılımcıların; sürdürülebilir finans araçlarını tanımlayabilmesi, ESG faktörlerinin yatırım ve kredi süreçlerine etkisini analiz edebilmesi, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası çerçeveler konusunda bilgi sahibi olması amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında uluslararası sürdürülebilirlik raporlama standartları, iklim hedefleri, iklim risklerinin finansal etkileri, iş hayatında kadınların güçlendirilmesi gibi pek çok farklı konu başlıkları yer alıyor. Program, gençlerin sürdürülebilir finans alanındaki bakış açılarını sektörle buluşturarak bilgi paylaşımını ve çok paydaşlı iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Sürdürülebilir finans alanında yaşanan dönüşüm, finans sektöründe yeni nesil yetkinliklere olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Gençlerin bu dönüşümün bir parçası olması ve sürdürülebilir bankacılığın geleceğine yön verecek bilgi ve deneyimi kazanması QNB Türkiye için büyük önem taşıyor. SEGM iş birliğiyle hayata geçirilen bu programın, genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Program sonunda katılımcılar, uygulamalı öğrenme deneyimlerini SEGM “Ortak Miras – Ortak Gelecek” Buluşması’nda sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı da bulacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşil Ekonomi İçin 25 Milyon Euro’luk Yeni Finansman Haber

Yeşil Ekonomi İçin 25 Milyon Euro’luk Yeni Finansman

Türkiye Yeşil Ekonomi Finansman Programı III (GEFF III) kapsamında kullandırılan bu ilk finansmanın en az yüzde 30’u, Şubat 2023 depremlerinden etkilenen bölgelerdeki işletmelerin daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir şekilde yeniden yapılanmasını desteklemek amacıyla kullanılacak. Finansman paketi, işletmelerin uzun vadeli yeşil yatırımlara erişimini kolaylaştırmayı hedeflerken, aynı zamanda kapsayıcı finansman anlayışı doğrultusunda kadınların finansmana erişiminin artırılmasını da teşvik ediyor. BNP Paribas Finansal Kiralama, söz konusu finansmanla işletmelerin yeşil teknolojilere erişimini kolaylaştırırken, yeşil finansman alanındaki uygulamalarını daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Sibel Alyar: “Sürdürülebilir ve dayanıklı bir dönüşümü desteklemeye devam edeceğiz” BNP Paribas Finansal Kiralama Genel Müdürü Sibel Alyar, anlaşmanın önemini şu sözlerle vurguladı: “GEFF III kapsamındaki bu ilk işlem, Türkiye’de sürdürülebilir büyümeye katkımızı daha da güçlendiren önemli bir adım niteliğinde. 17 ülkede yıllık 15,5 milyar Euro’luk iş yöneten BNP Paribas Leasing Solutions’ın bir parçası olarak, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve iklim dayanıklılığı odaklı yatırımları destekleyen yeşil finansman çözümlerine erişimi genişletmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik finansman desteğiyle, daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir yeniden yapılanma sürecine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” Oksana Yavorskaya: “Yatırımın en fazla ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmesini sağlıyoruz” EBRD Türkiye Başkan Vekili Oksana Yavorskaya ise iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “BNP Paribas Finansal Kiralama ile Türkiye Yeşil Ekonomi Finansman Programı kapsamındaki iş birliğimizi sürdürmekten memnuniyet duyuyoruz. Yerel finans kuruluşlarıyla birlikte çalışarak yeşil yatırımları ölçeklendirmeyi ve finansmanı en fazla etki yaratabileceği alanlara yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bu proje, ülke genelindeki işletmelerin daha yeşil ve dayanıklı teknolojilere yatırım yapmasını desteklerken, depremden etkilenen bölgelere yönelik hedefli finansman ihtiyacına da yanıt veriyor.” BNP Paribas Leasing Solutions Hakkında: Ekipman finansmanında Avrupa lideri olan BNP Paribas Leasing Solutions, profesyonel ekipmanlara yönelik kiralama ve finansman çözümleri sunarak müşterilerinin ve iş ortaklarının büyümesini desteklemektedir. Kullanım ekonomisini işlerinin merkezinde tutan BNP Paribas Leasing Solutions, işletmelere rekabetçi kalmaları ve sürdürülebilir bir şekilde büyümeleri için ihtiyaç duydukları esnekliği sağlamaktadır. 3 binin üzerinde uzman personeli ile müşterilerine ve iş ortaklarına dijital süreçleriyle destek veren BNP Paribas Leasing Solutions, 2025 yılında 17 ülkede toplam 15,5 milyar Euro değerinde 298.000 adet proje finanse etmiştir. Türkiye’de BNP Paribas Finansal Kiralama A.Ş. olarak hizmet veren şirket, müşterilerine leasing finansal çözümleri sunarak, faaliyetlerini uzun vadeli ve kalıcı olarak geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeren Metal Güçlü Adımlarla Yeşil Dönüşümünü Sürdürüyor Haber

Zeren Metal Güçlü Adımlarla Yeşil Dönüşümünü Sürdürüyor

Zeren Group iştiraklerinden Zeren Metal, Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’nı tanıttı. Avrupa Birliği’nin “Fit for 55” paketi kapsamında 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının en az %55 oranında azaltılması yönünde çalışmalarına dahil olan Zeren Metal, küresel iklim hedefleriyle uyumlu, gerçekçi ve kademeli bir dönüşüm stratejisi benimsiyor. Yapılan analizlerde, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projeleri sonucunda Zeren Metal’in toplam yaklaşık 4,5 milyon kWh enerji tasarrufu ve 1.777 ton CO₂e emisyon azaltımı elde edebileceği ölçümlendi. Ortalama geri ödeme süresi 6 yıl olan bu yatırımlar; ‘soğuk hadde blower uygulaması’ndan ‘enerji izleme sistemi’ne kadar uzanan 10 farklı başlıkta uygulanacak. Zeren Metal, yeşil dönüşümün yalnızca teknolojik yatırımlarla değil, aynı zamanda kurum kültürüyle mümkün olduğunun bilinciyle hareket ediyor. Bu doğrultuda başlatılan farkındalık eğitimleri ile çalışanların sürece aktif katılımı sağlanırken, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk bilincinin kurum genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Özellikle düzenli atölyeler, seminerler ve görsel materyallerle farkındalık düzeyini sürekli destekleyen Zeren Metal, yeşil dönüşümü çalışanlarının katkısıyla da büyütüyor. Zeren Metal Genel Müdürü Murat Akkaş, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hayata geçirdiğimiz ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’ ile yalnızca enerji tüketimimizi ve karbon ayak izimizi azaltmayı değil; aynı zamanda üretim süreçlerimizi daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda enerji maliyetlerinde tasarruf sağlarken, yeşil finansman fırsatlarına erişimimizi artırıyor ve inovasyonu destekleyen yeni iş modelleri geliştiriyoruz. Bununla birlikte çalışanlarımız ve toplumda çevre bilincinin artmasına katkı sunuyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk alıyoruz.” Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik veriliyor Hazırlanan yol haritası kapsamında üretim süreçlerinde enerji tüketimini azaltmaya yönelik projeler geliştiren Zeren Metal, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonunu da hızlandırıyor. Yapılan analizler, uygulanacak projeler sayesinde yıllık milyonlarca kWh enerji tasarrufu sağlanabileceğini ve önemli ölçüde karbon emisyonu azaltımı elde edileceğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda; yüksek verimli ekipman kullanımı, enerji izleme sistemleri, süreç optimizasyonu ve güneş enerjisi yatırımları öne çıkıyor. Özellikle çatı ve arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) projeleri, şirketin karbon emisyonlarını azaltma yolculuğunda kritik rol oynayacak. Topluma ve geleceğe katkı sağlanıyor Zeren Metal’in ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’ yalnızca şirket içi bir dönüşümle sınırlı kalmayıp, daha geniş ölçekte çevresel ve toplumsal faydalar yaratmayı hedefliyor. Bu kapsamda karbon emisyonlarının azaltılmasıyla iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlanırken, doğal kaynakların daha verimli kullanımı destekleniyor. Aynı zamanda atıkların azaltılması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması teşvik edilerek çevre kirliliğinin önlenmesine katkıda bulunuluyor ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik dolaylı faydalar sağlanıyor. Bu tamamlayıcı yaklaşım sayesinde Zeren Metal, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesine de katkı sunmayı amaçlıyor. Sanayide yeşil dönüşümün güçlü oyuncularından biri Zeren Metal, sistematik ve veri odaklı yol haritası ile enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim alanlarında attığı adımlarla sanayide yeşil dönüşümün öncü oyuncularından biri olma yolunda ilerliyor. Şirket, hem ulusal hem de uluslararası sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayarak çevresel sorumluluğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Albaraka Türk  Güçlü Büyüme Ve Kârlılıkla 2025’i Tamamladı Haber

Albaraka Türk Güçlü Büyüme Ve Kârlılıkla 2025’i Tamamladı

Konsolide finansal sonuçlara göre, toplam aktif büyüklük bir önceki yıla göre %51 artarak 471 milyar TL’ye ulaşırken net kâr %191,1’lik artışla 15 milyar TL olarak gerçekleşti. Bankanın ekonomiye sağladığı nakdi kredi desteği 237 milyar TL, gayri nakdi kredi desteği ise 67 milyar TL olmak üzere toplam kredi desteği 300 milyar TL’nin üzerine yükselmiştir. Zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü aktif kalitesini koruyan Albaraka Türk’ün toplanan fonları %36 artışla 278 milyar TL’ye ulaşırken sermaye yeterlilik oranı %21,2, takipteki kredi oranı %1,70 ve öz kaynak kârlılığı ise %65,4 olarak kaydedildi. Albaraka Türk Genel Müdürü Malek K. Temsah: “Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Odaklı Büyüme Devam Edecek” Albaraka Türk Genel Müdürü Malek K. Temsah, 2025’in küresel ve yerel ekonomide belirsizliklerin ve enflasyonla mücadelenin yoğunlaştığı zorlu bir dönem olduğunu vurguladı. Ancak bankanın açıkladığı güçlü finansal sonuçların, katılım bankacılığının temel prensiplerine bağlılığın ve müşteri odaklı yaklaşımın bir göstergesi olduğunu belirtti. Temsah, “Bu başarılı sonuçlar, bir önceki yıla göre %51’lik aktif büyüme ve %191’lik net kâr artışı ile teyit edilmiştir. Ekonomi yönetiminin kararlı adımları sayesinde enflasyonun düşüşe geçmesi, finansal istikrar açısından önemli bir gelişme oldu ve biz de bu süreçte reel sektöre verdiğimiz desteklerle Türkiye ekonomisinin büyümesine katkıda bulunduk” dedi. Dijitalleşmenin, Albaraka Türk’ün öncelikleri arasında yer aldığını belirten Temsah, mobil ve internet bankacılığı platformlarındaki yeniliklerle finansman ve yatırım işlemlerinin büyük bir kısmının dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilebilir hale getirildiğini söyledi. Katılım bankacılığı sektöründe bir ilk olarak katılım finans ilkelerine uygun Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ihracının başarıyla tamamlandığını ve Valenspara Ödeme Kuruluşu ile ödeme ekosisteminde yer alarak Türkiye’de lisanslı ödeme kuruluşu sahibi olan ilk katılım bankası olduklarını kaydetti. Müşteri kazanım süreçlerini sadeleştiren dijital onboarding modeli ve pazarlama stratejileri sayesinde yeni müşterilerin yaklaşık %50’sinin dijital kanallar aracılığıyla edinildiğini belirtti. 2025 yılında sermaye piyasalarına derinlik kazandıran stratejik adımlar atıldı. Uluslararası arenada ise Albaraka Portföy ve SICO BSC iş birliğiyle uluslararası sukuk fonu kuruldu, Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) Küresel Ticaret Finansmanı programına dahil olunarak dış ticaret finansmanında küresel bir ağa entegre olundu ve Uluslararası İslami Ticaret Finans Kurumu (ITFC) ile murabaha anlaşması imzalandı. Temsah, gelecek dönemde dijitalleşmeyi, veri odaklı karar alma süreçlerini ve açık bankacılık iş birliklerini güçlendireceklerini, yeşil finansman alanındaki yatırımları artıracaklarını ve uluslararası pazarlarda daha etkin bir rol oynamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Temsah konuyla ilgili olarak, “2026’da da katılım bankacılığının öncüsü olarak müşterilerimize değer katmaya, Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı Haber

TEB’in Aktifleri 2025 Yılı Sonunda 768 milyar TL’ye Ulaştı

TEB, ülke ekonomisine katkı sağlayarak sürdürülebilir büyümeyi desteklerken, “iyi banka” anlayışıyla toplumda pozitif etki yaratmak için çalışmalarına devam etti. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 768 milyar TL olurken, net kârı 14 milyar 61 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 58’ini oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yıl sonunda 445 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 510 milyar TL oldu. 2025 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 58 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,82 oranında gerçekleşti. Uluslararası kurumlardan sağladığı kaynaklarla reel sektörü destekleyen TEB, yılın son çeyreğinde yenilediği sendikasyon kredisiyle reel sektörün dış ticaret finansmanına 350 milyon ABD doları tutarında destek sağladı. TEB’in sendikasyon kredisine 500 milyon ABD doları talep gelirken, 14 ülkeden beşi yeni katılımcı olmak üzere toplam 23 bankanın katılımıyla gerçekleşen sendikasyon kredisi ilave kaynak artışıyla yüzde 106 oranında yenilendi. TEB, ilk kez hazırladığı Sürdürülebilir Finansman Çerçeve dokümanı ile çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanını hedefleyen “Sürdürülebilirlik Sendikasyon Kredisi” yapısına geçti. Uluslararası piyasalarda yeşil, sosyal ve sürdürülebilir finansman araçları ihraç etme imkanı sağlayan çerçeve doküman kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir projelerin finansmanı ve dış ticaretin finansmanı desteklenirken; iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerjiye geçiş, enerji verimliliği, okyanusların korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, kapsayıcı ekonomik büyüme ve eğitimde eşitlik gibi alanlarda somut katkılar sağlanması hedefleniyor. TEB, sürdürülebilir ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleme hedefi doğrultusunda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iş birliğini güçlendirdi. EBRD tarafından yürütülen Yeşil Ekonomi Finansman Programı’nın (GEFF II) bir parçası olarak, aralık ayında 100 milyon Euro tutarında bir kredi sözleşmesi imzalandı ve 50 milyon Euro tutarındaki ilk dilim finansman sağlandı. TEB ile EBRD arasındaki uzun soluklu iş birliğinde ilk yeşil finansman adımı olan bu kredi; kurumsal firmalar, KOBİ’ler ve bireysel müşterilerin sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansmanında kullanılacak. TEB, yıl boyunca müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler sunmaya devam etti. Mobil bankacılık uygulaması CEPTETEB üzerinden kredi kartı, KMH ve kredi ürünleri yeniden yapılandırılarak kredili ürünlerin yönetimi daha esnek hale getirildi. Geliştirilen dijital platform ödemeleri fonksiyonuyla kullanıcıların anlaşmalı dijital platformlara Visa logolu TEB kartlarına tanımlanmış üyeliklerini görüntüleyerek ödeme talimatlarını kolayca yönetmesine imkân sağlandı. CEPTETEB İŞTE platformunda ticari müşterilere yönelik kredi kartı borç yapılandırma, HGS başvuru, dijital kartlarla üyelik kontrolü, çek karnesi ve ibraz izleme gibi alanlarda yeni geliştirmeler yapıldı. Müşterilerine online İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) sunan ilk bankalardan biri olan TEB, %3 döviz dönüşüm desteği kapsamında teşvikli İBKB hizmetini online kanala taşıdı. Rotatif ve spot kredi kullanım özelliği platforma eklenirken, ticari müşterilere özel kredi ve banka kartı şifre alma özelliği getirildi, teminat mektubu ve çek karnesi başvurusuna erişim sağlandı. TEB, Kadın Bankacılığı ile sürdürülebilir ekonomik büyüme için kadın işletme sahiplerinin ve girişimcilerin iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaya devam etti. Yıl boyunca kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmaya yönelik çalışmalar yapan TEB, kadın KOBİ’lere kullandırılan kredilerde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %70 oranında büyüme elde etti. Kadın girişimcilerin yalnızca finansmana değil aynı zamanda bilgiye, pazara ve iş ağlarına erişimini destekleyen TEB, Kadın Bankacılığı çalışmalarıyla kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine, istihdam yaratmalarına ve ekonomiye daha güçlü katılmalarına katkı sunmayı sürdürdü. TEB, toplumun sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla finansal okuryazarlığa odaklanan çalışmalarına devam etti. TEB Aile Akademisi ile 2025 yılında 30’dan fazla kurumda 10 binden fazla kişiye finansal okuryazarlık eğitimleri verildi. Sürdürülebilir çevre ve iklim farkındalığı oluşturmak amacıyla tasarlanan iklim okuryazarlığı ve çevre hukuku okuryazarlığı eğitimleri 5 binden fazla kişiye yüz yüze ve dijital olarak sunuldu. TEB Aile Akademisi tarafından finansal okuryazarlık eğitimi verilen birey sayısı yıl sonu itibarıyla 21 milyonu aştı. TEB, finansal okuryazarlık çalışmaları kapsamında her yıl toplumun finansal sağlık durumunu değerlendirmek ve bu alanda katedilen mesafeyi ölçmek için düzenli olarak araştırma yapıyor. TEB, bu yıl Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile hazırladığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde 12 ilde yaklaşık 2.500 anketle gerçekleştirilen araştırmada hanelerdeki finansal karar alıcıların finansal durumları, finansal karar alma şekilleri ve finansal okuryazarlık seviyeleri değerlendirildi. KOBİ Bankacılığı çalışmalarıyla TEB, çevresel ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederek KOBİ'lerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını destekledi. Sürdürülebilirlik finansmanı kapsamında; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, elektrikli ulaşım araçları ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yenileme projelerinin finansmanında KOBİ'lere ve belediyelere çözümler sundu. Ayrıca KOBİ’lere yönelik TEB KOBİ Sürdürülebilirlik Finansman Ürünü’nü hayata geçirdi. TEB, Girişim Bankacılığı ile girişimcileri desteklemeyi ve ekosisteme katkı sağlamayı yılın son çeyreğinde de sürdürdü. TİM tarafından düzenlenen Türkiye Innovation Week’in bu yıl da partnerleri arasında yer alan TEB, TİM-TEB Girişim Evi girişimcilerinin stantlarının bulunduğu InnovaZone’da girişimcilerle yatırımcıları bir araya getiren çok sayıda program gerçekleştirdi. Türkiye genelinde faaliyet gösteren TİM-TEB Girişim Evleri’nin Startup to Export programı kapsamında 30 girişimci, uluslararası ağa katılma ve müşteri edinimi konularında desteklendi. İhracatçıları desteklemek amacıyla uygun maliyetli TCMB reeskont kredisi ve Exim kredi kullanımlarının yakından takip edildiği yılın son çeyreğinde TEB’in aracılık ettiği TCMB reeskont kredi kullanımı 11,7 milyar TL’ye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!" Haber

Yeşil Dönüşümde Yapay Zeka Riski: "İştah Yüksek, KVKK Farkındalığı Düşük!"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştayın sonuçları, Türkiye'nin "Toplum 5.0" vizyonuyla uyumlu bir dijital dönüşüm sürecinde olduğunu ancak stratejik hataların veri güvenliğini tehdit ettiğini gösteriyor. Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay, raporun ülkemiz için bir yol haritası niteliğinde olduğunu vurguladı. Yapay Zeka Çıkmazı: Veri Güvenliği Riski Altında mı? Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, sanayicinin teknolojiye olan bakış açısı oldu. Sektörlerin yapay zeka ve dijitalleşme konusunda oldukça istekli olduğu görülse de iki büyük engel öne çıkıyor: KVKK İhmali: Yapay zeka projelerinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) yeterince önemsenmiyor. Doç. Dr. Balbay, "KVKK'nın göz ardı edildiği bir yapay zeka hamlesi, sektörel veri güvenliğini doğrudan riske atmaktadır" uyarısında bulundu. Veri Toplama Zayıflığı: Yapay zekayı besleyecek yeterli verinin toplanamaması ve süreç optimizasyonundaki hatalar, teknolojik dönüşümün verimini düşürüyor. KOBİ'ler İçin "Yeşil Finansman" Şart Türkiye sanayisinin bel kemiği olan KOBİ'ler, yeşil dönüşümde yalnız bırakılmamalı. Rapor, KOBİ'lerin önündeki iki temel bariyeri şu şekilde tanımlıyor: Raporlama Maliyetleri: Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na (TSRS) uyum sağlamak KOBİ'ler için mali bir yük. Bürokratik Engeller: Dönüşüm için gerekli finansmana erişimdeki zorluklar ve destek mekanizmalarının yetersizliği süreci yavaşlatıyor. En Büyük Tehdit: "Yetkin Uzman Eksikliği" Rapor, Türkiye'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında en büyük yapısal sorunun insan kaynağı olduğunu ortaya koydu. Koordinasyon Eksikliği: Kamu, üniversite ve sanayi arasındaki iş birliğinin zayıf kalması, projelerin kağıt üzerinde kalmasına neden oluyor. Stratejik Karar Verici Sorunu: Sürdürülebilirlik alanında stratejik kararlar alabilecek, teknik donanıma sahip uzman eksikliği sektörler için ciddi bir "tehdit" olarak tanımlanıyor. Eğitimde "Toplum 5.0" Modeli Üniversitelerden beklentinin değiştiğini belirten Doç. Dr. Balbay, klasik eğitim modellerinin yerine disiplinler arası ve "insan merkezli teknoloji eğitimi" anlayışının getirilmesi gerektiğini savundu. Sektör, üniversitelerden daha fazla uygulamalı eğitim programı talep ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’na 1,2 Milyar ABD Doları Tutarında Sürdürülebilir Sendikasyon Kredisi Haber

İş Bankası’na 1,2 Milyar ABD Doları Tutarında Sürdürülebilir Sendikasyon Kredisi

İş Bankası'nın Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal alanlarda pozitif etki sağlamaya yönelik faaliyetlerin finansmanında kullandırılacak olan krediye, Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Amerika'daki 23 ülkeden toplam 54 banka katılım gösterdi. Sendikasyona en yüksek tutarla katılan bankalar açısından toplam maliyet ABD Doları diliminde SOFR + %1,50, Euro diliminde ise Euribor + %1,25 seviyesinde gerçekleşti. Kredi anlaşmasında, Emirates NBD Capital Limited, Abu Dhabi Commercial Bank PJSC, Bank of America Europe DAC ve Standard Chartered Bank koordinatör banka olarak görev alırken; SMBC Bank International plc ve ING Bank N.V. sürdürülebilirlik koordinatörü; Emirates NBD Bank (P.J.S.C) ise ajan banka olarak yer aldı. “Hem Bankamıza hem de ülkemiz ekonomisine duyulan güveni teyit ettik" Sağlanan bu finansmanın bankanın sürdürülebilirlik odaklı stratejilerine ve reel sektöre verdiği desteğe önemli katkılar sunacağını belirten İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sunduğumuz desteğin devamı niteliğinde olan, geçtiğimiz yılın aynı döneminde sağladığımız krediyi 1,2 milyar ABD Doları tutarla yenileyerek hem Bankamıza hem de ülkemiz ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu kredi, Bankamızın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çok boyutlu çalışmaları destekler nitelikte. Kaynağın etkin kullanımıyla bir yandan sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklerken, diğer yandan net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz İklim Dönüşüm Planı'nın uygulanmasına da katkı sağlayacağız. Finansmanın dönüştürücü gücünü kullanarak, emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel geçişi hızlandırmak amacıyla müşterilerimize yönelik yeşil finansman çözümlerimizi çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla oluşturduğumuz iklim stratejimiz ve sektörler özelinde belirlediğimiz somut yol haritalarıyla, reel sektörün iklim geçiş sürecine öncülük etmeyi ve müşterilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.