Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşilay

Kapsül Haber Ajansı - Yeşilay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşilay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı’na Katıldı Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı’na Katıldı

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu ev sahipliğinde düzenlenen 11. Avrupa Tütün Kontrolü Konferansı, üçüncü gününde de bilim insanlarını, sağlık profesyonellerini, politika yapıcıları ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. “Çocukları Nikotin Bağımlılığından Korumak” temasıyla gerçekleştirilen konferansta, tütün ve nikotin bağımlılığıyla mücadelede güncel yaklaşımlar, yeni nesil nikotin ürünlerinin oluşturduğu riskler ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. CEVDET YILMAZ: “ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞINI HER TÜRLÜ TİCARİ ÇIKARIN ÖNÜNDE TUTACAĞIZ” Konferansın üçüncü gününde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılığın insan sağlığını ve iradesini zayıflatan, aile hayatından eğitime, çalışma yaşamından toplumsal huzura kadar geniş bir alanda ciddi sonuçlar doğuran bir tehdit olduğunu belirtti. Tütün, alkol ve madde bağımlılığının yanı sıra teknoloji, dijital oyun, çevrim içi bahis ve kumar gibi bağımlılık türlerinin de çocukları ve gençleri tehdit ettiğine işaret eden Yılmaz, bağımlılık türleri arasındaki ilişkilerin dikkate alınması ve riskler ortaya çıkmadan önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Tütün kullanımının dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne neden olduğunu belirten Yılmaz, tütün kullananların yarısından fazlasının 18 yaşında veya daha erken yaşlarda kullanıma başladığını ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumunun Türkiye Sağlık Araştırması verilerine göre 15-24 yaş grubunda tütün kullanımının 2012-2025 yılları arasında yüzde 44 arttığını aktaran Yılmaz, şöyle konuştu: “Tütün endüstrisi, değişen ürünleri ve pazarlama yöntemleriyle gençleri hedef almaya devam ediyor. Gençlere cazip gelecek şekilde tasarlanan aromalar, renkler ve dijital platformlar aracılığıyla nikotin kullanımını yaygınlaştırmaya çalışan stratejilere karşı uyanık olmalıyız. Sürekli biçim değiştiren bağımlılık tehdidine karşı sorun ortaya çıktıktan sonra atılan adımlarla istediğimiz sonuçlara ulaşamayız. Riskleri ortaya çıkmadan tespit eden ve önleyen proaktif bir strateji geliştirmeliyiz. Tütün ve nikotin bağımlılığının hiçbir ülkenin tek başına çözemeyeceği bir sorun olduğunu ve çocuklarımızın sağlığının her türlü ticari çıkarın önünde tutulması gerektiğini bir kez daha ilan ediyoruz.” Önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri de açıklayan Yılmaz, “Uzun vadeli hedefimiz, tütün kullanımının azaldığı, sigara bırakma desteğinin ülke genelinde erişilebilir olduğu ve temiz hava hakkının korunduğu dumansız bir Türkiye’ye ulaşmaktır. Önümüzdeki dönemde bir milyon vatandaşımızın daha ücretsiz sigara bırakma tedavisine erişmesini sağlayacağız. Ergenlere yönelik sigara bırakma polikliniği hizmetlerini tüm illerimizde sunacak, hamilelere yönelik özel destekleri yaygınlaştıracağız” şeklinde konuştu. “OKUL ÇEVRELERİ VE ÇOCUK PARKLARI İÇİN YENİ DUMANSIZ ALAN DÜZENLEMELERİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ” Okul çevreleri, çocuk parkları ve spor alanlarının dumansız hâle getirilmesine yönelik düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirten Yılmaz, kamu kurumları, üniversiteler ve sağlık kuruluşlarında sigara kullanımının belirlenmiş alanlarla sınırlandırılmasının da gündemde olduğunu söyledi. Yeni nesil nikotin ürünlerinin mevzuat kapsamına alınması, satış noktalarındaki görünürlüklerinin düzenlenmesi, yaş doğrulama uygulamalarının güçlendirilmesi ve dijital platformlarda bu ürünlerin tanıtımının önlenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, “Bu düzenlemelerin etkin biçimde uygulanması ve denetlenmesi, çocuklarımızın sağlığını her türlü ticari çıkarın önünde tutma kararlılığımız açısından büyük önem taşıyor.” dedi. Yeşilay’ın bağımlılıkları önleme çalışmalarıyla bu mücadeleye güçlü bir toplumsal zemin kazandırdığını ifade eden Yılmaz, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç’e, Yeşilay ailesine ve gönüllülerine teşekkür etti. MEHMET DİNÇ: “NESİLLERİMİZE BAĞIMLILIK DEĞİL, ÖZGÜR BİR GELECEK BIRAKALIM” Konferansta konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, tütün endüstrisinin yıllardır çocukları hedef alan stratejiler geliştirdiğini belirterek 1994 yılında ABD Kongresi önünde ifade veren yedi tütün şirketi yöneticisinin nikotinin bağımlılık yapmadığına dair yemin ettiğini hatırlattı. Dinç, “Gerçeği yıllardır biliyorlardı. Buna rağmen yalan söylediler. Çünkü bağımlılık onlar için bir risk değildi, iş planlarıydı ve bu plan hiç değişmedi.” dedi. Tütün endüstrisinin farklı ürün ve pazarlama yöntemleriyle çocukları hedef almaya devam ettiğini vurgulayan Dinç, “Önce şüphe tohumları ektiler. Sonra bilime saldırdılar. Ardından ‘light’ sigaralar, şeker aromaları, parlak ambalajlar ve yeni cihazlar geldi. Hedef hep aynıydı: Çocuklarımız. Çünkü endüstri biliyor ki bir müşteri kırk yaşında değil, on dört yaşında kazanılıyor.” ifadelerini kullandı. Çocukların nikotin bağımlılığından korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Dinç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Şimdi bu üç günlük tartışmaları eyleme dönüştürme zamanı. Her nesil kendisinden sonrakilere bir miras bırakır. Biz çocuklarımıza bağımlılığı miras bırakmayalım. Onlara temiz havanın, sağlıklı nefeslerin ve özgür seçimlerin olduğu bir gelecek bırakalım.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay’da, Bağımlılık ve Sömürgecilik Arasındaki Tarihsel İlişki Masaya Yatırıldı Haber

Yeşilay’da, Bağımlılık ve Sömürgecilik Arasındaki Tarihsel İlişki Masaya Yatırıldı

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Yeşilay Yayınları tarafından yayımlanan, Dr. Osman Atasoy'un kaleme aldığı Bağımlılık ve Sömürgecilik kitabından hareketle “Bağımlılık ve Sömürgecilik Paneli” düzenledi. 30 Ekim 2026 Cuma günü Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen programa TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve eski Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, AK Parti Milletvekili, gazeteci ve yazar Ayşe Böhürler, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu üyeleri, akademisyenler, araştırmacılar, yayın dünyasının temsilcileri ve davetliler katıldı. Yeşilay'ın sömürgeciliğe karşı mücadelesini anlatan video gösterimiyle başlayan programda, bağımlılıkların tarihsel kökenleri, sömürgeci politikalarla ilişkisi ve günümüzde değişen sömürü yöntemleri üç ayrı oturumda değerlendirildi. HULUSİ AKAR: “BAĞIMLILIKLAR MİLLÎ GÜVENLİK AÇISINDAN CİDDİ BİR TEHDİT” TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, bağımlılıklarla mücadelenin toplumun geleceği ve millî güvenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bağımlılıkların toplumları zayıflatmak amacıyla kullanılabildiğini belirten Akar, “Bu mesele sadece uyuşturucu meselesi değil. Fikrî, zihnî ve kültürel bağımlılıklar da toplumlar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle bağımlılıkla mücadeleyi her yönüyle ele almamız gerekiyor.” dedi. Yeşilay'ın yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladığını ifade eden Akar, özellikle çocukların ve gençlerin bağımlılıklardan korunmasında erken yaşta eğitimin ve ailenin önemini vurguladı. Kayseri'deki Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi'nin çalışmalarına da değinen Akar, bağımlılık tedavisinin ardından bireylerin sosyal hayata yeniden kazandırılmasının önemine dikkat çekerek “Tedaviyle mesele bitmiyor. İnsanların sağlıklı bir hayata kavuşmalarını, iş ve aile yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak gerekiyor. Bu noktada aileye, devlete ve toplumun bütün kesimlerine önemli sorumluluklar düşüyor.” ifadelerini kullandı. Günümüzde ülkelerin silahlı tehditlerin yanı sıra farklı yöntemlerle de hedef alındığını belirten Akar, bağımlılıkların toplumları içeriden zayıflatabilecek bir araç olarak kullanılmasına karşı uyarıda bulundu. Millî savunmanın sınırların korunmasıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Akar, “Bağımlılık konusunun her neviyle, her çeşidiyle, her şekliyle, her boyutuyla ele alınması lazım. Sınırlarımızın Mehmetçik tarafından korunmasına eş bir şekilde bizim de savunmayı, korunmayı mutlaka hissettirmemiz lazım.” ifadelerini kullandı. Toplumun bütün kesimlerini bağımlılıklarla mücadelede sorumluluk almaya davet eden Akar, konuşmasını “Bu memleket bizim, bu millet bizim, bu tarih bizim, bu bayrak bizim ve bunu yükseltmek de hepimizin boynunun borcu.” sözleriyle tamamladı. MEHMET DİNÇ: “NESLİNİ KURTARAN TOPLUMLAR KAZANACAK” Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ise, sömürgeciliğin tarih boyunca farklı yöntemlerle varlığını sürdürdüğüne dikkat çekerek günümüzde bağımlılıkların yeni bir sömürü aracına dönüştüğünü ifade etti. Dünyanın yeni bir döneme girdiğini belirten Dinç, “Artık klasik anlamda sömürgecilik, bir toprağı askerlerle işgal etmekten ibaret değil. Bugün bağımlılık endüstrileri üzerinden insanların bedenleri, zihinleri ve kalpleri işgal edilerek sömürü devam ettiriliyor. Dünyada kartlar yeniden dağıtılırken, yeni bir sistem şekillenirken, neslini kurtaran toplumlar kazanacak.” dedi. Bağımlılıkların bireylerin yanı sıra aileleri ve toplumların geleceğini de tehdit ettiğini vurgulayan Dinç, Yeşilay'ın 106 yıllık mücadelesine değinerek şunları söyledi: “Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldır insanımızın ve insanlığın bağımsızlığı için mücadele ediyoruz. Verdiğimiz mücadele, sadece bir kişinin bağımlı olup olmaması meselesi değildir. Çünkü bağımlılık, bireyden başlayarak ailesine, çevresine, topluma ve nihayetinde bütün insanlığa zarar veren çok boyutlu bir tehdittir. Bugün işgalin sadece toprak işgali olmadığını, zihinlerin ve bedenlerin de işgal edilebildiğini biliyoruz. Bu nedenle millî savunmayı insanımızın bedenini, zihnini ve duygularını korumak olarak da görüyoruz.” Bağımlılıklarla mücadelede kültürün önemine de değinen Dinç, “Bağımlılığa karşı en büyük gücümüz kültürümüz. Bilimle, irfanla ve en önemlisi kültürümüzle bu işgale karşı duracağız. Millet olarak bütün bağımlılıklara karşı memleketimizi savunacağız.” ifadelerini kullandı. SÖMÜRGECİLİĞİN GEÇMİŞİ VE GÜNÜMÜZDEKİ ETKİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Panelin “Sömürgeciliğin Dünü ve Bugünü” başlıklı ilk oturumu, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şentürk'ün moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Dekanı ve Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Kavas, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Selçuk Aydın ve Bağımlılık ve Sömürgecilik kitabının yazarı Dr. Osman Atasoy'un konuşmacı olarak yer aldığı oturumda, sömürgeciliğin tarihsel gelişimi ve bağımlılık yapıcı maddelerin sömürge politikalarındaki rolü ele alındı. “Modern Dünyanın Yeni Sömürgecilik Alanları” başlıklı ikinci oturum, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertuğrul İsmail Ökten'in moderatörlüğünde düzenlendi. AK Parti Milletvekili, gazeteci ve yazar Ayşe Böhürler, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Hayri Nuroğlu ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akif Pamuk'un katıldığı oturumda, modern dünyada sömürgeciliğin değişen biçimleri ve toplumlar üzerindeki etkileri değerlendirildi. BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELEDE ÖNLEYİCİ YAKLAŞIMIN ÖNEMİ VURGULANDI Panelin son oturumu, “Bağımlılıklarla Mücadelede Önleyici Yaklaşım ve Yeşilay'ın Çalışmaları” başlığıyla gerçekleştirildi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşe Sena Sezgin'in moderatörlüğündeki oturumda psikiyatrist ve yazar Prof. Dr. Erol Göka, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Şeyma Halaç konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, bağımlılıkların ortaya çıkmadan önlenmesine yönelik yaklaşımlar, çocukların ve gençlerin risklerden korunması, toplumsal farkındalığın artırılması ve Yeşilay'ın koruyucu ve önleyici çalışmaları ele alındı. Program, kitap takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. BAĞIMLILIK VE SÖMÜRGECİLİK KİTABI TARİHSEL SÜRECE IŞIK TUTUYOR Yeşilay Yayınları tarafından okurlarla buluşturulan, Dr. Osman Atasoy'un kaleme aldığı Bağımlılık ve Sömürgecilik kitabı, bağımlılık yapıcı maddelerin tarih boyunca sömürgecilik faaliyetleriyle kurduğu ilişkiyi farklı boyutlarıyla inceliyor. Tütün ve afyon ticaretinin tarihsel gelişiminden hareketle bağımlılıkların ekonomik ve siyasi çıkarlar doğrultusunda nasıl araçsallaştırıldığını ele alan eser, bağımlılık meselesinin tarihsel ve toplumsal boyutlarının anlaşılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay, Bağımlılıkların Çevre ve Ekosistem Üzerindeki Etkilerini Araştırdı Haber

Yeşilay, Bağımlılıkların Çevre ve Ekosistem Üzerindeki Etkilerini Araştırdı

26 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilen lansmana Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, Bahçeşehir Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seval Palteki ve Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel katıldı. Raporda, tütün, alkol, uyuşturucu ve uyarıcı madde, kumar ve dijital bağımlılıklarla ilişkili faaliyetlerin çevre üzerindeki etkileri değerlendirildi. Raporda ayrıca iklim değişikliğinin bireylerin ruh sağlığı ve bağımlılık riskleri üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilerek bağımlılıklar ile çevresel sorunlar arasındaki çift yönlü ilişki ele alındı. Araştırma, bazı psikoaktif maddelerin arıtma süreçlerinin ardından da sularda varlığını sürdürebildiğini ortaya koydu. “BAĞIMLILIKLAR SADECE İNSANA DEĞİL, ÇEVREYE VE TABİATA DA ZARAR VERİYOR” Programda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın bireysel etkilerinin ötesinde toplumsal etkileri de olduğuna dikkat çekerek sözlerine başladı. Dinç, “Bağımlılık, yalnızca bir kişinin kendine zarar vermesi değildir. Bir kişinin ötesinde, toplumun da ciddi şekilde zarar gördüğü bir gerçekle karşı karşıyayız. Araştırmamızda bu konuda çok güçlü argümanlar var. Şunu görüyoruz ki bağımlılık aynı zamanda uçan kuşu, yüzen balığı, ormandaki ağacı, kırdaki çiçeği de ilgilendiriyor. Yani bağımlılıklar sadece insana değil, topluma, çevreye ve tabiata da zarar veriyor. Dolayısıyla bağımlılıklar sadece bireyin, toplumun ya da sosyolojinin meselesi değil, ekolojinin de meselesidir. Bu nedenle dünyaya karşı sorumlu insanlar olarak bağımlılıkların küresel ısınmaya etkisi, çevre kirliliği, diğer canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında da sorumluluk taşıyoruz. Diğer yandan su tüketimiyle ilgili çok büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Özellikle atıkların çevreye yayılması, toprağa, suya ve bitkilere bulaşması bakımından ciddi bir sorun söz konusu” dedi. Bağımlılık endüstrilerinin karbon ayak izi, su tüketimi ve atık üretimine ilişkin düzenli raporlama yapması gerektiğini ifade eden Dinç, “Bağımlılıklarla mücadelenin kapsamına çevrenin korunması ve iklim değişikliği perspektifinin de eklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılıkların önlenmesinin çevre ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına entegre edilmesi, eğitimlerde çevre sağlığı ve iklim değişikliğine de vurgu yapılarak bunların bağımlılık riskleri üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. TÜTÜN ENDÜSTRİSİ YILDA YAKLAŞIK 80 MİLYON TON KARBON EMİSYONUNA NEDEN OLUYOR Raporda yer verilen Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tütün üretimi ve tüketimi her yıl yaklaşık 80 milyon ton karbondioksit emisyonuna yol açıyor. Bu miktarın, yaklaşık 17 milyon benzinli aracın yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu belirtiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 3,2 milyon hektar tarım arazisi tütün yetiştiriciliği için kullanılırken tütün üretiminde yılda 22 milyar ton su tüketiliyor. Küresel ormansızlaşmanın yüzde 5'i de tütün üretimiyle ilişkilendiriliyor. Türkiye'de yılda 150,4 milyar adet sigara tüketilmesi, sigara izmaritlerinden kaynaklanan çevre kirliliğinin boyutlarına da işaret ediyor. Raporda, alkol üretiminin su ve enerji tüketimi üzerindeki etkileri de ele alınıyor. Bir litre alkollü içecek üretimi için 9 ila 22 litre su kullanıldığı belirtilirken uyuşturucu ve uyarıcı madde üretiminin ormansızlaşma, doğal yaşam alanlarının kaybı ve kimyasal atık oluşumuyla ilişkisine dikkat çekiliyor. Avrupa'da gerçekleştirilen araştırmalara göre, bir kilogram sentetik uyuşturucu üretiminde yaklaşık 25 ila 43 kilogram kimyasal atık ortaya çıkıyor. BAZI PSİKOAKTİF MADDELER ARITMA SONRASINDA DA SULARDA KALABİLİYOR Raporun dikkat çeken bölümlerinden birini, Türkiye Yeşilay Cemiyeti öncülüğünde gerçekleştirilen “Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması” oluşturdu. Araştırma kapsamında İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Hatay, Samsun ve Trabzon'da bulunan yedi farklı atık su arıtma tesisinden toplam 98 numune analiz edildi. Çalışmada dokuz farklı psikoaktif maddenin insan vücudunda işlenmesiyle oluşan kalıntıları incelendi ve yapılan analizlerle arıtma süreçlerinin etkinliği değerlendirildi. Araştırma sonuçları, biyolojik arıtmanın psikoaktif maddelerin atık sulardan uzaklaştırılmasında önemli bir rol oynadığını gösterdi. Biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila yüzde 100'ü sudan uzaklaştırılırken biyolojik arıtma bulunmayan tesiste bu oranların belirgin şekilde daha düşük olduğu belirlendi. Araştırmada, MDMA maddesinin arıtılması en güç maddelerden biri olduğu ortaya kondu. Biyolojik arıtma uygulanmasına rağmen bazı tesislerde MDMA'nın sudaki miktarının yalnızca yüzde 9 azaldığı tespit edildi. Metamfetamin ve MDMA'nın arıtma sonrasında da sularda bulunması, bu maddelerin suda yaşayan canlılar açısından çeşitli riskler oluşturabileceğini gösterdi. DİJİTAL BAĞIMLILIKLARIN DA ÇEVRESEL BİR MALİYETİ VAR Raporda dijital teknolojilerin yoğun ve kontrolsüz kullanımının çevresel etkilerine de yer verildi. Çevrim içi kumarın da içinde bulunduğu dijital sektörlere hizmet veren veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1 ila 2'sini oluşturduğu, bu tüketimin 2030 yılına kadar iki katına çıkmasının öngörüldüğü belirtildi. Ayrıca yapay zekâ sunucularının büyümesine bağlı olarak enerji tüketiminin, su ayak izinin ve karbon emisyonlarının artabileceğine dikkat çekildi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAĞIMLILIK RİSKLERİNİ DE ETKİLEYEBİLİYOR Raporda, çevresel sorunların insan sağlığı üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Dünya genelinde hava, su ve kurşun kirliliği ile mesleki zararlı madde maruziyetlerinin yılda yaklaşık 9 milyon erken ölümle ilişkili olduğu belirtildi. On ülkeden 10 bin gencin katıldığı bir araştırmaya göre, 16-25 yaş grubundaki gençlerin yüzde 45'inden fazlası iklim değişikliğine ilişkin duygularının günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. İklim değişikliğinin yol açtığı stres, belirsizlik ve yaşam koşullarındaki değişimlerin bağımlılık riskleriyle ilişkisine dikkat çekilen raporda, çevre sağlığı ile bağımlılıkların önlenmesine yönelik çalışmaların birlikte ele alınmasının önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

7. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, Yeşilay’ın Ev Sahipliğinde Başladı Haber

7. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, Yeşilay’ın Ev Sahipliğinde Başladı

Bağımlılıkların önlenmesi ve halk sağlığının korunmasına yönelik küresel stratejilerin geliştirilmesini, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını hedefleyen İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, bu yıl 8-9 Ekim tarihlerinde yedinci kez gerçekleştiriliyor. Zirve kapsamında 14 ülkeden, 16 sivil toplum kuruluşundan 21 temsilci, Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda bir araya geldi. Zirvenin açılışında konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılıkların sınırları aşan küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek uluslararası dayanışmanın ve ortak hareket etmenin önemini vurguladı. Dinç, “Bazen bir ülkede geliştirilen bir fikir, başka bir ülkedeki bir çocuğu koruyabilir. Bir toplumda başarıyla uygulanan bir program, binlerce kilometre uzaktaki başka bir topluma ilham verebilir. Bu masa etrafında paylaşılan bir deneyim, başka bir kuruluşun yıllarını deneme ve yanılmayla geçirmesinin önüne geçebilir.” dedi. Zirvenin ortak çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Dinç, “Bu zirvenin daha güçlü iş birlikleri kurmamıza, yeni fikirler geliştirmemize ve ortak deneyimlerimizi eyleme dönüştürmemize katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Bağımlılıklarla Mücadelede Küresel Gelişmeler Ele Alındı Zirvenin ilk gününde, İstanbul İnisiyatifi’nin kuruluşundan bugüne uzanan süreç ele alınarak önceki zirvelerde öne çıkan ortak temalar ve verilen taahhütler değerlendirildi. Ayrıca İstanbul İnisiyatifi’nin gelecekteki rolü ve çalışmalarının sürdürülebilirliği üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Günün devamında, bağımlılık yapıcı maddelere ilişkin küresel gelişmeler ele alınarak madde üretimi, kaçakçılığı, ele geçirilmesi ve kullanımına yönelik güncel eğilimler değerlendirildi. 7. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, 9 Ekim’de politika, koordinasyon ve geleceğe yönelik stratejilerin ele alınacağı oturumlarla devam edecek. Zirvenin ikinci gününde küresel uyuşturucu politikalarının geleceği, ceza adaleti, spor temelli önleme ve iyileşme modelleri ile uluslararası koordinasyon konuları görüşülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri Başlıyor Haber

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri Başlıyor

Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri”ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. KORUYUCU SAĞLIK VE EŞİT ERİŞİM VURGUSU Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz” dedi. ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMALARI Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. HEM ÇOCUKLARA HEM YETİŞKİNLERE YÖNELİK ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLER 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde “Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme” ile “Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıkları ele alınacak. FARKINDALIK VE DAYANIŞMA STANTLARI Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay Yarı Maratonu, İstanbul’un Tarihi Rotalarında Gerçekleştirildi Haber

Yeşilay Yarı Maratonu, İstanbul’un Tarihi Rotalarında Gerçekleştirildi

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’ndan başlayan organizasyonda sporcular; 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu ve 10 kilometrelik paten yarışı olmak üzere üç farklı kategoride mücadele etti. İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını sporun birleştirici gücüyle buluşturan organizasyon, Yeşilay’ın sağlıklı yaşamı bağımlılıkları önleyici yaklaşımının önemli bir parçası olarak ele alan çalışmalarına yeni bir alan kazandırdı. Maraton öncesinde açıklamalarda bulunan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşilay Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hasan Siret Albayrak, Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlıklı Yaşam Kültürü için Yeşilay Yarı Maratonu’nun ilk kez düzenlenmesinin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek organizasyon ve parkur güzergâhı hakkında bilgi verdi. Yeşilay’ın sporu yalnızca fiziksel sağlık açısından değerlendirmediğini belirten Albayrak, şu ifadeleri kullandı: “Bizler Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak sporu yalnızca fiziksel bir aktivite olarak görmüyoruz. Aynı zamanda psikolojik bir dönüşüm aracı ve bağımlılıklarla mücadelede en etkili önleyici unsurlardan biri olarak görüyoruz. İlk kez gerçekleştirdiğimiz Yeşilay Yarı Maratonu ile İstanbul’un tarihi dokusunu sporun enerjisiyle buluştururken, her yaştan insanı daha aktif ve sağlıklı bir yaşam konusunda düşünmeye ve harekete geçmeye davet ediyoruz.” Yarışların Başlangıç ve Bitiş Noktası Sepetçiler Kasrı Oldu Tüm yarışların başlangıç noktası olan Sepetçiler Kasrı’ndan hareket eden sporcular, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasıyla iç içe uzanan parkurlarda yarıştı. 21 kilometrelik yarı maraton parkuru; Galata Köprüsü, Tophane, Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş, Balat, Eminönü ve Cankurtaran gibi İstanbul’un simge noktalarından geçti. Tarihi Yarımada’dan Boğaz kıyılarına uzanan güzergâhta sporcular, İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde mücadele etti. Parkuru tamamlayan sporcular yeniden Sepetçiler Kasrı’na ulaşarak finiş çizgisini geçti. Böylece Yeşilay Yarı Maratonu, ilk yılında spor ile İstanbul’un tarihi mirasını aynı rotada buluşturan özgün bir organizasyon olarak gerçekleştirildi. Sağlıklı Yaşam Mesajı İstanbul’un Tarihi Rotalarından Verildi Yeşilay Yarı Maratonu ile bağımlılıklardan uzak ve sağlıklı bir yaşamın yalnızca bireysel tercihlerden değil, günlük hayatın içerisinde oluşturulan güçlü ve sürdürülebilir alışkanlıklardan geçtiğine dikkat çekildi. Yeşilay, bağımlılıklarla mücadelede koruyucu ve önleyici çalışmalarının yanı sıra spor ve hareketli yaşamı destekleyen faaliyetlerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Dereceye Giren Sporcular Ödüllendirildi Yarışların tamamlanmasının ardından Sepetçiler Kasrı’nda ödül töreni gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında düzenlenen 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu ve 10 kilometrelik paten yarışında dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi. İstanbul’un tarihi rotalarında ilk kez gerçekleştirilen Yeşilay Yarı Maratonu, sporun birleştirici gücüyle sağlıklı ve bağımlılıklardan uzak bir yaşam mesajını geniş kitlelere ulaştırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Innovation Campus'un Yapay Zekâ Sınıfı Başvuruları İçin Yarın Son Gün! Haber

Innovation Campus'un Yapay Zekâ Sınıfı Başvuruları İçin Yarın Son Gün!

Samsung Electronics'in dünya genelinde yürüttüğü Innovation Campus programı, gençlerin yapay zekâ teknolojilerinde yeni beceriler ve yetkinlikler kazanmasını amaçlıyor. Türkiye'de 2019 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliğiyle yürütülen program, yeni dönemde yine teknik becerilerin yanında toplumsal faydayı öne çıkaran konularla kapsamını genişletmeye devam ediyor. 2026 yılının Türkiye'de "Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller" vizyonuyla "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda güncellenen program kapsamında katılımcılar, Samsung'un küresel yapay zekâ müfredatıyla eğitim alırken dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik yapay zekâ projeleri geliştirecek. Programa bu yıl Yeşilay da mentörlük desteğiyle katkı sunacak. Gençler dijital bağımlılıkla mücadele için çözüm üretecek Innovation Campus'un yeni döneminde Yeşilay bilim kuruludan uzmanlar, gençlere proje geliştirme süreçlerinde rehberlik edecek. Eğitim sonunda geliştirilen başarılı ve uygulanabilir projeler ise Yeşilay tarafından değerlendirilerek hayata geçirilme potansiyeli açısından ele alınacak. Innovation Campus, gençlerin yapay zekâ yetkinliklerini toplumsal faydaya dönüştürmelerine katkı sunarken, Türkiye'nin ‘Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller’ vizyonunu teknoloji odaklı projelerle desteklemeyi amaçlıyor. Dünyadaki yapay zekâ uygulamalarından ilham alacaklar Program kapsamında katılımcılar yalnızca teknik eğitim almakla kalmayacak, dünyanın farklı ülkelerinde yapay zekâ kullanılarak geliştirilen örnek sosyal fayda projelerini de yakından inceleme fırsatı bulacak. UNDP Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı literatür çalışması sayesinde, uluslararası iyi uygulama örnekleri eğitim programına entegre edildi. Böylece gençlerin küresel ölçekte geliştirilen yenilikçi yapay zekâ çözümlerinden ilham alarak toplumsal etkisi yüksek projeler geliştirmeleri desteklenecek. Teknik bilgi kadar iletişim, sunum ve proje geliştirme becerileri de desteklenecek Innovation Campus, katılımcıları profesyonel yaşamın ihtiyaç duyduğu yetkinlikler açısından da desteklemeyi sürdürüyor. Program kapsamında gençlere sunum teknikleri, etkili iletişim, takım çalışması ve proje geliştirme gibi alanlarda eğitimler verilecek. Böylece katılımcılar geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini etkili biçimde anlatmalarına, farklı paydaşlarla iş birliği kurmalarına ve projelerini hayata geçirmelerine destek olacak yetkinliklerini de geliştirecek. 18-29 yaş arasındaki gençler, programa 16.08.2026 tarihine kadar Innovation Campus internet sitesi üzerinden başvuruda bulunabilecek. Ön değerlendirme ve çevrimiçi mülakat sürecini başarıyla tamamlayan adaylar, Samsung'un dünya genelinde uygulanan ve sürekli güncellenen küresel yapay zekâ müfredatı kapsamında yaklaşık 350 saatlik kapsamlı bir eğitim alma fırsatı yakalayacak. Eğitim süresince katılımcılar; yapay zekâ teknolojilerinin temellerinden ileri düzey uygulamalara, veri analizi ve makine öğrenmesinden üretken yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede teknik bilgi ve uygulama deneyimi kazanacak. Samsung Türkiye ve UNDP Türkiye ekipleri de eğitim süreci boyunca katılımcılara mentörlük desteği sağlamaya devam edecek. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar uluslararası geçerliliğe sahip Samsung Innovation Campus sertifikasının sahibi olacak. Programa ilişkin detaylı bilgiye ulaşmak ve başvuru yapmak isteyen adaylar Innovation Campus | Samsung Türkiye adresini ziyaret edebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Innovation Campus'un Yeni Yapay Zekâ Sınıfı için Başvurularda Geri Sayım Başladı Haber

Innovation Campus'un Yeni Yapay Zekâ Sınıfı için Başvurularda Geri Sayım Başladı

18-29 yaş arasındaki gençler, programa 16 Ağustos 2026 tarihine kadar Innovation Campus internet sitesi üzerinden başvuruda bulunabiliyor. Programa bu dönem Yeşilay da mentörlük desteğiyle katkı sunacak. Samsung Electronics'in dünya genelinde yürüttüğü Innovation Campus programı, gençlerin yapay zekâ teknolojilerinde yeni beceriler ve yetkinlikler kazanmasını amaçlıyor. Türkiye'de 2019 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliğiyle yürütülen program, yeni dönemde yine teknik becerilerin yanında toplumsal faydayı öne çıkaran konularla kapsamını genişletmeye devam ediyor. 2026 yılının Türkiye'de "Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller" vizyonuyla "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda güncellenen program kapsamında katılımcılar, Samsung'un küresel yapay zekâ müfredatıyla eğitim alırken dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik yapay zekâ projeleri geliştirecek. Programa bu yıl Yeşilay da mentörlük desteğiyle katkı sunacak. Gençler dijital bağımlılıkla mücadele için çözüm üretecek Innovation Campus'un yeni döneminde Yeşilay bilim kuruludan uzmanlar, gençlere proje geliştirme süreçlerinde rehberlik edecek. Eğitim sonunda geliştirilen başarılı ve uygulanabilir projeler ise Yeşilay tarafından değerlendirilerek hayata geçirilme potansiyeli açısından ele alınacak. Innovation Campus, gençlerin yapay zekâ yetkinliklerini toplumsal faydaya dönüştürmelerine katkı sunarken, Türkiye'nin ‘Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller’ vizyonunu teknoloji odaklı projelerle desteklemeyi amaçlıyor. Dünyadaki yapay zekâ uygulamalarından ilham alacaklar Program kapsamında katılımcılar yalnızca teknik eğitim almakla kalmayacak, dünyanın farklı ülkelerinde yapay zekâ kullanılarak geliştirilen örnek sosyal fayda projelerini de yakından inceleme fırsatı bulacak. UNDP Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı literatür çalışması sayesinde, uluslararası iyi uygulama örnekleri eğitim programına entegre edildi. Böylece gençlerin küresel ölçekte geliştirilen yenilikçi yapay zekâ çözümlerinden ilham alarak toplumsal etkisi yüksek projeler geliştirmeleri desteklenecek. Teknik bilgi kadar iletişim, sunum ve proje geliştirme becerileri de desteklenecek Innovation Campus, katılımcıları profesyonel yaşamın ihtiyaç duyduğu yetkinlikler açısından da desteklemeyi sürdürüyor. Program kapsamında gençlere sunum teknikleri, etkili iletişim, takım çalışması ve proje geliştirme gibi alanlarda eğitimler verilecek. Böylece katılımcılar geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini etkili biçimde anlatmalarına, farklı paydaşlarla iş birliği kurmalarına ve projelerini hayata geçirmelerine destek olacak yetkinliklerini de geliştirecek. 18-29 yaş arasındaki gençler, programa 16.08.2026 tarihine kadar Innovation Campus internet sitesi üzerinden başvuruda bulunabilecek. Ön değerlendirme ve çevrimiçi mülakat sürecini başarıyla tamamlayan adaylar, Samsung'un dünya genelinde uygulanan ve sürekli güncellenen küresel yapay zekâ müfredatı kapsamında yaklaşık 350 saatlik kapsamlı bir eğitim alma fırsatı yakalayacak. Eğitim süresince katılımcılar; yapay zekâ teknolojilerinin temellerinden ileri düzey uygulamalara, veri analizi ve makine öğrenmesinden üretken yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede teknik bilgi ve uygulama deneyimi kazanacak. Samsung Türkiye ve UNDP Türkiye ekipleri de eğitim süreci boyunca katılımcılara mentörlük desteği sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ağustos Ayında Türk Bisikleti Dünya Arenasında Pedal Çevirecek Haber

Ağustos Ayında Türk Bisikleti Dünya Arenasında Pedal Çevirecek

Ağustos ayı boyunca milli sporcular, Dünya Şampiyonaları, Akdeniz Oyunları ve Avrupa'nın önemli UCI organizasyonlarında ay-yıldızlı formayla mücadele ederken, Türkiye de uluslararası yol yarışlarına ev sahipliği yapmaya devam edecek. Temmuz ayında Türkiye'nin farklı illerinde düzenlenen ulusal organizasyonlar ile Avrupa'da gerçekleştirilen şampiyonalarda yoğun bir yarış takvimini geride bırakan Türkiye Bisiklet Federasyonu, ağustos ayında Dünya Şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, Türkiye Şampiyonaları, UCI takvimindeki uluslararası yol yarışları ve Türkiye Kupası organizasyonlarıyla sezonun en prestijli mücadelelerine hazırlanıyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu'nun Ağustos 2026 faaliyet takviminde; yol, dağ bisikleti, pist ve para bisikleti olmak üzere 4 farklı disiplinde, Türkiye'de 8 il ve yurt dışında 6 ülkede gerçekleştirilecek toplam 23 yarış yer alıyor. Ağustos ayında Ankara, Burdur, Bursa, Isparta, Kahramanmaraş, Malatya, Ordu, Sakarya ve Samsun'da düzenlenecek yarışlar ve şampiyonalarla bisiklet heyecanı Türkiye'nin farklı noktalarına taşınacak. Aynı dönemde milli sporcular; Avusturya, Belçika, Brezilya, Bulgaristan, Çekya, İspanya, İtalya, Macaristan, Polonya ve Slovakya'da gerçekleştirilecek uluslararası organizasyonlarda ay-yıldızlı formayla Türkiye'yi temsil edecek. Faaliyet takviminde Yeşilay Türkiye Yol Şampiyonası, Maraton Türkiye Şampiyonası, Türkiye Kupası Yol Yarışları, Dünya Pist Bisikleti Şampiyonası, Dağ Bisikleti Dünya Şampiyonası, Akdeniz Oyunları ile UCI takviminde yer alan uluslararası yol ve pist yarışları öne çıkıyor. Yurt içinde düzenlenecek organizasyonlar sporculara önemli rekabet fırsatları sunarken, milli takım da dünya şampiyonaları ve uluslararası organizasyonlarda başarılı sonuçlar elde etmek için pedal çevirecek. Geleceğin yıldızları İspanya'da pedal çevirecek 20-23 Ağustos tarihleri arasında İspanya'da düzenlenecek Vuelta Junior a la Ribera del Duero, genç yol bisikletçilerini uluslararası arenada buluşturacak önemli organizasyonlardan biri olacak. Avrupa'nın prestijli gençler yarışları arasında gösterilen organizasyon, sporcuların uluslararası deneyim kazanmaları, farklı parkurlarda kendilerini geliştirmeleri ve üst düzey rekabet ortamında performanslarını sergilemeleri açısından büyük önem taşıyor. Milli Takımlar dünya arenasında Ağustos ayı boyunca milli sporcular, Belçika'da düzenlenecek Dünya Pist Bisikleti Şampiyonası, İtalya'da gerçekleştirilecek Dağ Bisikleti Dünya Şampiyonası ve Akdeniz Oyunları ile Brezilya'daki Dağ Bisikleti Eliminatör Dünya Kupası başta olmak üzere uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi temsil edecek. Milli sporcular ayrıca Bulgaristan'da düzenlenecek Downhill Avrupa Şampiyonası, Avusturya'daki Alpe Adria Tour, Slovakya'daki GP Prešov ve İspanya'daki Vuelta Junior a la Ribera del Duero yarışlarında ay-yıldızlı formayla mücadele edecek. Yıldız sporculardan elit kategorilere uzanan milli takım kadrosu, uluslararası tecrübesini artırmanın yanı sıra madalya ve kürsü hedefiyle pedal çevirecek. Burdur'da Türkiye Şampiyonluğu mücadelesi yaşanacak 18-20 Ağustos tarihleri arasında Burdur'da düzenlenecek Yeşilay Türkiye Yol Şampiyonası, sezonun en prestijli ulusal organizasyonlarından biri olacak. U11'den U17'ye kadar altyapı kategorileri ile Masters sporcularını aynı organizasyonda buluşturacak şampiyona, Türkiye şampiyonlarının belirleneceği kritik mücadelelere sahne olacak. Organizasyon, genç sporcuların sezon performanslarını ortaya koymaları ve ulusal sıralamadaki yerlerini güçlendirmeleri açısından da büyük önem taşıyor. Bursa’da maraton heyecanı yaşanacak 15-16 Ağustos tarihlerinde Bursa'da gerçekleştirilecek Maraton Türkiye Şampiyonası, sezonun en önemli dağ bisikleti organizasyonlarından biri olacak. Farklı yaş ve kategori gruplarından sporcuları bir araya getirecek şampiyona, dayanıklılık, teknik beceri ve stratejinin ön plana çıktığı zorlu parkurlarda büyük mücadelelere sahne olacak. Organizasyon, sporcuların ulusal sıralamadaki konumlarını güçlendirmeleri ve uluslararası yarışlar öncesinde önemli bir sınav vermeleri açısından da büyük önem taşıyor. Ankara'da Maximum Gran Fondo Başkent heyecanı yaşanacak Ağustos ayında Ankara'da düzenlenecek Visa Maximum Gran Fondo Başkent, amatör ve lisanslı bisikletçileri aynı start çizgisinde buluşturacak. Başkentin doğal ve tarihi güzellikleri eşliğinde gerçekleştirilecek organizasyonda sporcular, farklı parkur seçeneklerinde dayanıklılık ve performanslarını sergileyecek. Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından katılımın beklendiği organizasyon, bisiklet tutkunlarına unutulmaz bir yarış deneyimi sunacak. Sporun, sağlıklı yaşamın ve sürdürülebilir ulaşımın teşvik edilmesine katkı sağlayacak etkinlik, Ankara'nın ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan önemli şehirlerden biri olma konumunu da güçlendirecek. Ayrıca organizasyon, başkentte bisiklet kültürünün yaygınlaşmasına ve şehrin spor turizmi potansiyelinin tanıtılmasına önemli katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.