Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yetenek

Kapsül Haber Ajansı - Yetenek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yetenek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor Haber

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor

Mastercard, Türkiye’de 30 yıldır ödeme teknolojilerinin dönüşümüne katkı veriyor. Türkiye’de faaliyete başladığı günden bu yana dijital ödemeler alanındaki gelişimini destekleyen şirket, 30. yılını kutlarken geleceği şekillendirecek teknoloji, fikir ve yeteneklere odaklanıyor. Türkiye’deki iş ortakları ile birlikte birçok ilki hayata geçiren Mastercard, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde güçlü bir ülke olması için önümüzdeki dönemde de teknoloji ve inovasyon odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yılının ülkedeki dijital ödemelerin gelişim hikayesiyle çok paralel olduğunu belirten Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir, “Mastercard’ın Türkiye’deki yolculuğuna başladığı dönemde ülkemiz ödeme sistemlerinde büyük bir dönüşümün eşiğindeydi ve Mastercard bu potansiyelin tam kalbinde yer alıyordu. Bizim için bu 30 yıl, sektörümüzde pek çok alanda inovasyonla değer yaratmanın hikayesi. Bugün, 12 ülkenin yer aldığı Doğu Avrupa Bölgesi’nin yönetim merkeziyiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetleri bölgeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon mirasımızı geleceğe taşıyacak heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz” dedi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise şöyle konuştu: “30 yıldır ülkemizin dijital ekonomi vizyonunu destekliyor, finansal ekosisteme değer katıyor ve tüketicilerin yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısı ve yenilikçi bakış açısı sayesinde, bugün sadece ülkemize değil, bölgeye de yayılan projeler üreten bir inovasyon merkezi haline geldik. Her yıl 100’ün üzerinde iş ortağımızla 150’den fazla proje yürütüyor, bankalardan finteklere, kamu kurumlarından merkez bankalarına uzanan geniş bir paydaş ağı ile finansal kapsayıcılık ve dijital dönüşüm alanlarında birlikte çalışıyoruz. 30 yıldır Türkiye’nin ritmini paylaştığımız bu yolculukta yanımızda olan tüm paydaşlarımıza, tüketicilerimize ve Mastercard ailesine teşekkür ediyorum.” Geleceği yapay zeka, yetenek ve sanat şekillendirecek. Mastercard, geleceğin şekillenmesinde üç temel unsurun belirleyici olacağına inanıyor: yapay zeka, sanat ve yetenek. Yapay zekayı operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine uzanan tüm süreçleri güçlendiren bir teknoloji altyapısı; yeteneği kurumların dönüşüm kapasitesini artıran stratejik insan kaynağı; sanatı ise inovasyonu besleyen yaratıcı düşüncenin dinamosu olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mastercard, yıl boyunca sürecek kapsamlı bir yapay zeka inisiyatifi başlatarak sektörü ve kamuoyunu yapay zeka odaklı gelişmelerle buluşturacak. Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle, sektörde yapay zeka alanında donanımlı kadın iş gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi de kuracak. Ayrıca, tüketiciler için Paha Biçilemez platformu üzerinden ilham verici sanat deneyimleri sunmaya devam edecek. 30. yıla özel dijital sanat eseri Mastercard Türkiye’nin 30. yılı anısına genç tasarımcı Ecem Dilan Köse tarafından özel olarak üretilen Mycorrhiza isimli dijital sanat eseri, doğadaki ortak yaşam birliğinden ilham alıyor. Bu eser, Mastercard’ın iş ortaklarıyla kurduğu güven, iş birliği ve iletişim değerlerini sembolize ediyor; tıpkı doğada birbirine bağlı köklerin oluşturduğu yaşam ağı gibi, Mastercard ve paydaşları da birlikte, tek başlarına yaratamayacakları güçlü bir ekosistem inşa ediyorlar. Marka değerleri etrafında şekillenen bu yenilikçi çalışma, Mastercard’ın sanatla kurduğu bağın güçlü bir ifadesi niteliğinde. Özel bir geceyle kutladı Mastercard Türkiye, 30. yıl dönümünü iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Gecenin teması olan “30 Years Inside the Circles”, Mastercard’ın logo tasarımındaki halkalara atıfta bulunarak markanın bakış açısını yansıtıyor. Halkaların içinden açılan pencerelerde, herkes için sınırsız ve paha biçilemez olasılıkların olduğu bir dünya keşfediliyor; bu değerler, yarınlara umut ve ilham bırakıyor.

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı Haber

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı

Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tutan araştırma, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyor Araştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builder öne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti Haber

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti

126 kurumun katılımıyla hazırlanan rapora göre, yapay zekayı aktif olarak kullanan şirketlerin oranı yüzde 15,2’ye, beş ve üzeri proje yürüten kurumların oranı yüzde 32,8’e ulaştı. Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Zekanın Ötesi” temasıyla düzenlediği Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde, Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması sonuçlarını açıkladı. 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tuttu. Bulgular, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Kurumların üçte biri yapay zeka stratejisini tanımladı Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyorAraştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builderöne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.