Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yetenek Çekimi

Kapsül Haber Ajansı - Yetenek Çekimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yetenek Çekimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Evcil Hayvan Dostu İş Yerleri Değer Kazanıyor Haber

Evcil Hayvan Dostu İş Yerleri Değer Kazanıyor

“Hayvanlar İçin Daha İyi Bir Dünya” amacıyla faaliyet gösteren ve PEDIGREE®, WHISKAS®, gibi sevilen evcil hayvan mama markalarının üreticisi Mars Incorporated, tüm dünyada kutlanan “Köpeğini İşe Götür Haftası” vesilesiyle Avrupa ülkeleri genelinde 16,000 katılım gösterdiği bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, Avrupa’daki çalışanların yüzde 55’i evcil hayvanını işe getirebileceği bir iş yeri için iş değiştirmeyi düşünebileceğini belirtiyor. Çalışanların yüzde 81’i evcil hayvanların iş yerinde daha rahat bir atmosfer yarattığını ifade ederken, yüzde 36’sı evcil hayvan dostu politikaları geleneksel yan haklara göre daha öncelikli gördüğünü söylüyor. Mars’ın 2026 Evcil Hayvan Dostu İş Yerleri Avantajı araştırması (Pet-Friendly Advantage Workplace Report), evcil hayvan dostu politikaların Avrupa’da çalışan beklentileri açısından giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu beklenti özellikle genç çalışanlar arasında daha da görünür hale geliyor. Araştırmaya göre 18-24 yaş aralığındaki çalışanların yüzde 41’i iş ararken evcil hayvan dostu politikalarının aktif olup olmadığını dikkate alıyor. Aynı yaş grubundaki çalışanların yüzde 42’si ise bu politikaları özel sağlık sigortası veya ebeveyn izni gibi gelişmiş yan hakların önünde konumlandırabiliyor. Bu veriler, evcil hayvan dostu uygulamalarının yalnızca çalışan mutluluğu açısından değil, yetenek çekimi, bağlılık ve işveren markası açısından da giderek daha stratejik bir konuya dönüştüğünü gösteriyor. Araştırma, evcil hayvan dostu politikaların ofise dönüş ve hibrit çalışma düzenleri bağlamında da anlamlı bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Avrupa’daki çalışanların yüzde 50’si, evcil hayvan dostu politikalara sahip şirketlerin çalışanların ofis ortamına geçişini daha iyi desteklediğini düşünürken, yüzde 33’ü iyi yönetilen resmi bir “ofiste evcil hayvan” politikasının, şirketin çalışan iyi olma halini önemsediğini gösterdiğini belirtiyor. Evcil Hayvan Dostu Ofisler İçin Mars Türkiye’den İlham Veren Yaklaşım Mars Orta Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Evcil hayvanların hayatımıza kattığı değerin yalnızca evlerimizle sınırlı olmadığına inanıyoruz. İnsanlarla evcil hayvanlar arasındaki güçlü bağ, doğru koşullar ve sorumlu uygulamalarla çalışma kültürünü olumlu yönde dönüştürüyor. Mars Türkiye olarak, yalnızca bir gün değil; yılın her günü çalışanlarımızın evcil hayvanlarını ofise getirebildikleri bir ortam sunabilmekten dolayı gurur duyuyoruz. Elbette böyle bir ortamı sunabilmek için, işletmelerin ortak sorumluluk, hijyen ve güvenlik standartları, çalışan ihtiyaçlarını gözeten bir ofis tasarımı gibi konularda net kurallar hazırlaması ve bunun iletişimini yapması gerekiyor.” Evcil hayvan dostu uygulamaların sürdürülebilir ve kapsayıcı bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla Mars Türkiye, globalde başarıyla yürütmekte olduğu BETTER CITIES FOR PETS™ programı kapsamında işletme ve ofisler için hazırlanan Hayvan Dostu Ofisler ve İşletmeler Rehberlerine dikkat çekiyor. Kedi veya köpeklere kapılarını açmak isteyen işletmelere pratik ve ilham verici bir yol haritası sunan rehberler; güvenlik ve hijyen standartlarından evcil hayvan kabul kurallarına, hayvanlara özel alanların tasarımından çalışan ve müşteri deneyimini kapsayıcı şekilde yönetmeye kadar birçok başlıkta yol gösteriyor. “Hayvanlar için Daha İyi Bir Dünya” amacı doğrultusunda Mars, evcil hayvanların insanlar, aileler ve topluluklar üzerindeki olumlu etkisini görünür kılmaya devam ediyor. Şirket, evcil hayvan bakımındaki uzmanlığını yalnızca ürünleriyle değil, aynı zamanda sahiplenme bilincinin artırılması, sorumlu evcil hayvan sahipliğinin teşvik edilmesi ve insanların evcil hayvanlarıyla daha sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurmasına katkı sağlayan girişimleriyle de destekliyor. Mars, Incorporated Hakkında Mars, Incorporated olarak, yarınlarda istediğimiz dünyayı bugün yaptığımız işler aracılığıyla inşa ettiğimize inanıyoruz. 65 milyar doların üzerinde bir aile şirketi olarak, önde gelen evcil hayvan beslenme ürünleri ve veterinerlik hizmetlerinden oluşan çeşitli ve büyüyen portföyümüz ile dünyanın her yerindeki evcil hayvanları destekliyor; kaliteli atıştırmalık ve gıda ürünlerimiz ile her gün milyonlarca insana mutluluk katıyoruz. ROYAL CANIN®, PEDIGREE®, WHISKAS®, M&M’s®, SNICKERS®, TWIX® ve ORBIT® gibi dünyanın en sevilen markalarını üretiyoruz. Çalışmalarımızın merkezinde yer alan Beş Prensibimiz - Kalite, Sorumluluk, Karşılıklı Fayda, Verimlilik ve Özgürlük - yaklaşık 170.000 çalışanımıza her gün insanlar, evcil hayvanlar ve gezegenimiz için daha iyi bir dünya yaratma yolunda ilham veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerel Şirketlere Güven Artıyor, Küresel Markalar Geride Kalıyor Haber

Yerel Şirketlere Güven Artıyor, Küresel Markalar Geride Kalıyor

Araştırma, küresel ölçekte güven dinamiklerinin “içe kapanma” eğilimiyle yeniden şekillendiğini ve artan ekonomik, politik ve sosyal belirsizliklerin tüketicileri daha tanıdık, daha yakın ve daha öngörülebilir gördükleri yapılara yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Türkiye araştırmalarında da yerli markalara yönelik güvenin belirgin biçimde öne çıktığı dikkat çekiyor. Türkiye İtibar Akademisi’nin 2026 Türkiye İtibar Endeksi sonuçlarına göre, “En İtibarlı Markalar” listesindeki ilk 10 markanın 9’unun yerli olması, tüketici tercihinde yakınlık ve bağ kurabilme kapasitesinin belirleyici hale geldiğine işaret ediyor. Beyaz yakanın, şirketlere yönelik algısı yeniden şekilleniyor Veriler, güvenin marka bilinirliğinden çok, markanın iletişim ve değerleri üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Edelman verilerine göre küresel ölçekte bireylerin önemli bir kısmı farklı olan yapılara karşı daha temkinli yaklaşırken, güven giderek daha yerel ve daha “tanıdık” çevrelere kayıyor. Bu eğilim, şirketler açısından önemli bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel ölçekli markalar için standartlaşmış iletişim ve tek tip marka dili artık yeterli olmuyor. Yerel bağ kuramayan, bulunduğu pazarda somut bir değer yaratamayan markalar güven üretmekte zorlanıyor. Türkiye verisi bu dönüşümü daha da netleştiriyor. Türkiye İtibar Endeksi sonuçları, farklı sektörlerde itibar sahibi markalar arasında yerli markaların öne çıktığını gösterirken, güvenin giderek daha tanıdık, daha yakın ve daha ilişki temelli bir zeminde kurulduğuna işaret ediyor. Bu eğilim, çalışan tarafında da benzer bir beklenti yaratıyor. Beyaz yaka çalışanlar, yalnızca güçlü markalara değil, yerel dinamiklere uyum sağlayabilen ve çalışan deneyimini bu çerçevede kurgulayan organizasyonlara yöneliyor. Küreselden yerele, çalışma hayatında dönüşüm İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, güvenin küreselden yerele kaydığı bu dönüşümün yalnızca marka algısıyla sınırlı kalmadığını, çalışma hayatının dinamiklerini de yeniden şekillendirdiğini vurguluyor. Çalışanlar, kendilerini daha yakın hissettikleri, bulunduğu pazarı ve kültürel dengeleri anlayan organizasyonlara yöneliyor. Kurumdan beklenen değer önerisi, yalnızca sunduğu fırsatlarla değil, çalışanla kurduğu bağın ne kadar gerçek ve bağlama uygun olduğu ile değerlendiriliyor. Bu nedenle kurumlar, insan yönetiminde yerel gerçekliği merkeze alan modellere yöneliyor. Bu noktada hem yönetim hem de insan kaynakları ekipleri için öncelik, küresel politikaları yerel dinamiklerle uyumlu hale getirmek ve çalışan deneyimini daha kişisel, daha temas eden bir yapıya dönüştürmek oluyor. Bu yaklaşımı kurum kültürüne ve karar alma süreçlerine entegre edebilen organizasyonlar, değişen beklentilere daha hızlı uyum sağlayarak hem yetenek çekimi hem de çalışan bağlılığı açısından daha güçlü bir avantaj elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerel Şirketlere Güven Artıyor, Küresel Markalar Geride Kalıyor Haber

Yerel Şirketlere Güven Artıyor, Küresel Markalar Geride Kalıyor

Araştırma, küresel ölçekte güven dinamiklerinin “içe kapanma” eğilimiyle yeniden şekillendiğini ve artan ekonomik, politik ve sosyal belirsizliklerin tüketicileri daha tanıdık, daha yakın ve daha öngörülebilir gördükleri yapılara yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Türkiye araştırmalarında da yerli markalara yönelik güvenin belirgin biçimde öne çıktığı dikkat çekiyor. Türkiye İtibar Akademisi’nin 2026 Türkiye İtibar Endeksi sonuçlarına göre, “En İtibarlı Markalar” listesindeki ilk 10 markanın 9’unun yerli olması, tüketici tercihinde yakınlık ve bağ kurabilme kapasitesinin belirleyici hale geldiğine işaret ediyor. Beyaz yakanın, şirketlere yönelik algısı yeniden şekilleniyor Veriler, güvenin marka bilinirliğinden çok, markanın iletişim ve değerleri üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Edelman verilerine göre küresel ölçekte bireylerin önemli bir kısmı farklı olan yapılara karşı daha temkinli yaklaşırken, güven giderek daha yerel ve daha “tanıdık” çevrelere kayıyor. Bu eğilim, şirketler açısından önemli bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel ölçekli markalar için standartlaşmış iletişim ve tek tip marka dili artık yeterli olmuyor. Yerel bağ kuramayan, bulunduğu pazarda somut bir değer yaratamayan markalar güven üretmekte zorlanıyor. Türkiye verisi bu dönüşümü daha da netleştiriyor. Türkiye İtibar Endeksi sonuçları, farklı sektörlerde itibar sahibi markalar arasında yerli markaların öne çıktığını gösterirken, güvenin giderek daha tanıdık, daha yakın ve daha ilişki temelli bir zeminde kurulduğuna işaret ediyor. Bu eğilim, çalışan tarafında da benzer bir beklenti yaratıyor. Beyaz yaka çalışanlar, yalnızca güçlü markalara değil, yerel dinamiklere uyum sağlayabilen ve çalışan deneyimini bu çerçevede kurgulayan organizasyonlara yöneliyor. Küreselden yerele, çalışma hayatında dönüşüm İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, güvenin küreselden yerele kaydığı bu dönüşümün yalnızca marka algısıyla sınırlı kalmadığını, çalışma hayatının dinamiklerini de yeniden şekillendirdiğini vurguluyor. Çalışanlar, kendilerini daha yakın hissettikleri, bulunduğu pazarı ve kültürel dengeleri anlayan organizasyonlara yöneliyor. Kurumdan beklenen değer önerisi, yalnızca sunduğu fırsatlarla değil, çalışanla kurduğu bağın ne kadar gerçek ve bağlama uygun olduğu ile değerlendiriliyor. Bu nedenle kurumlar, insan yönetiminde yerel gerçekliği merkeze alan modellere yöneliyor. Bu noktada hem yönetim hem de insan kaynakları ekipleri için öncelik, küresel politikaları yerel dinamiklerle uyumlu hale getirmek ve çalışan deneyimini daha kişisel, daha temas eden bir yapıya dönüştürmek oluyor. Bu yaklaşımı kurum kültürüne ve karar alma süreçlerine entegre edebilen organizasyonlar, değişen beklentilere daha hızlı uyum sağlayarak hem yetenek çekimi hem de çalışan bağlılığı açısından daha güçlü bir avantaj elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.