Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yetenek Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Yetenek Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yetenek Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sodexo, Küresel Başarı Hikayesinin 60. Yılını Kutluyor Haber

Sodexo, Küresel Başarı Hikayesinin 60. Yılını Kutluyor

Şirket, bugün 43 ülkede yaklaşık 430 bin çalışanıyla kurumlara entegre hizmet çözümleri sunmaya devam ediyor. Sodexo, şirketler, sağlık kuruluşları, eğitim kurumları ve kamu kuruluşları başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren organizasyonlara gıda hizmetlerinden tesis yönetimine kadar geniş bir hizmet portföyü sağlıyor. Grup, iş yerleri ve yaşam alanlarında verimliliği artıran operasyonel çözümler ve sürdürülebilir hizmet modelleriyle öne çıkıyor. Sodexo CEO’su Thierry Delaporte, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “60 yıldır kurucumuz Pierre Bellon’un mirası doğrultusunda hizmet verdiğimiz insanların gerçek ihtiyaçlarına ve karşılaştıkları zorluklara çözüm üretmeye odaklanıyoruz. Hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz dünyasında bu yaklaşım, bizi daha sorumlu ve değer yaratan yollar geliştirmeye yönlendiriyor. Sodexo olarak güçlü hizmet anlayışımız ve pragmatik yaklaşımımızla müşterilerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.” 43 ülkede 430 bin çalışanla küresel operasyon Bugün dünyanın 43 ülkesinde 430 bin çalışanıyla faaliyet gösteren Sodexo, büyüme stratejisini müşterileri için uzun vadeli ve güvenilir bir iş ortağı olma hedefiyle geliştiriyor. Türkiye’de Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi olarak varlık gösteren şirket, küresel deneyimini yerel ihtiyaçlarla birleştirerek kurumlara yetenek yönetimi, çalışan deneyimi ve sürdürülebilirlik odaklı çözümler sunuyor. Konuyla ilgili Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi’nin yeni CEO’su Bora Koçak şunları söyledi: “Sodexo’nun 60 yıllık köklü geçmişi ve küresel tecrübesi, 30 yılı aşkın süredir Türkiye’de sürdürdüğümüz faaliyetlerimizin en büyük dayanağını oluşturuyor. Yeni dönemde amacımız, bu küresel mirası yerel dinamiklerimizle harmanlayarak paydaşlarımız için yarattığımız değeri daha da yukarı taşımak. Operasyonel mükemmeliyet ve dijital dönüşüm odaklı stratejilerimizle, önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin en seçkin kurumlarının stratejik çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuza kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BigChefs’ten Kadınların Güçlendiği Bir Gastronomi Dünyası İçin Yeni Taahhütler Haber

BigChefs’ten Kadınların Güçlendiği Bir Gastronomi Dünyası İçin Yeni Taahhütler

Kadınların iş hayatındaki temsiline verdiği önemi kurumsal yapısına da yansıtan BigChefs, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen küresel girişimlerden United Nations Global Compact (UNGC) üyesi şirketler arasında yer alıyor. Şirket, UNGC kapsamında yürütülen Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı çerçevesinde aksiyon planını iki temel prensip doğrultusunda oluşturdu: High-level Corporate Leadership (Üst Düzey Kurumsal Liderlik)Employee Health, Well-being and Safety (Çalışan Sağlığı, Refahı ve Güvenliği) Bu kapsamda CEO Altan Kosova tarafından imzalanan Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) destek beyanı, WEPs platformunda yayımlanarak kurumun toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kurumsal taahhüdünü resmileştirdi. Kadın çalışan oranında hedef %45 BigChefs’te bugün, franchise’lar dahil toplam çalışanların %35’ini kadınlar oluştururken, üst düzey yöneticilerin de %33’ü kadın liderlerden oluşuyor. Mutfak operasyonları ise %50 kadın çalışan oranıyla şirket içinde en yüksek kadın temsiline sahip alan olarak öne çıkıyor. BigChefs, bu oranları daha ileri taşımak amacıyla 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını %45’e yükseltmeyi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda kadın istihdamı ve kadın lider sayısını artırmaya yönelik yeni işe alım ve kariyer gelişimi politikaları hayata geçiriliyor. Sahada uygulamaya alınan BigTalentDNA yetenek yönetimi projesi adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir insan kaynakları yaklaşımının temel yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. Şirket, çalışanlarının fiziksel ve duygusal iyi oluşunu destekleyen yeni uygulamaları da hayata geçiriyor. MultiSport programı ile çalışanlara spor ve sağlıklı yaşam imkânları sunulurken, genişletilen sağlık hizmetleriyle daha destekleyici bir iş yeri kültürü oluşturulması hedefleniyor. Bunun yanı sıra, çalışanların ihtiyaç duydukları anlarda alanında uzman kişilerden destek alabilecekleri Meditopia Çalışan Destek Platformu’nun hayata geçirileceği de duyuruldu. Platform kapsamında çalışanlar; klinik psikolog, diyetisyen, veteriner, aile danışmanlığı, fizyoterapi ile çocuk ve ergen terapisi gibi farklı alanlarda uzmanlardan destek alabilecek. Kadın çalışanların hayatlarının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyabilecekleri bebek uyku sağlığı danışmanlığı ve emzirme danışmanlığı gibi destekleyici hizmetler de bu kapsamda sunulacak. Hayata geçirilen bu uygulamalarla çalışanların günlük yaşamını kolaylaştıran, iyi oluşlarını bütünsel bir yaklaşımla destekleyen ve hayatlarının her anında yanlarında olunduğunu hissettiren bir çalışan deneyimi sunulması amaçlanıyor. Eğitim ve fırsat eşitliği için yeni adım BigChefs’in toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımı yalnızca kurum içi politikalarla sınırlı kalmıyor. Şirket aynı zamanda sektörde kadınların gelecekte daha güçlü temsil edilmesini destekleyen sosyal sorumluluk projelerine de yatırım yapıyor. Bu kapsamda BigChefs, gastronomi sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlamak amacıyla “Geleceğin Kadın Şefleri” projesini başlattı. Projenin ilk adımı olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Türk Eğitim Vakfı (TEV) bünyesinde oluşturulan proje fonuna bağış yapıldı. Bu destekle gastronomi alanında eğitim gören genç kadınların hayallerini gerçekleştirmelerine ve sektörde daha güçlü şekilde yer almalarına katkı sunulması hedefleniyor. BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli, kadınların iş hayatındaki rolüne ilişkin şunları söyledi: “Kadınların iş hayatındaki varlığı yalnızca bir temsil meselesi değil; aynı zamanda kurumların kültürünü, üretim biçimini ve geleceğini şekillendiren bir güç. BigChefs’i kurarken de bugün büyütürken de kadınların emeğinin ve bakış açısının işimizin merkezinde olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hem kurum içinde kadın istihdamını artırmaya yönelik somut hedefler koyuyor hem de genç kadınların eğitimine destek vererek geleceğin kadın şeflerinin ve liderlerinin yetişmesine katkı sunmayı önemsiyoruz.” BigChefs Hakkında 2007'de Ankara'da kurulan BigChefs, misafir memnuniyetine odaklanarak kısa sürede sektör liderlerinden biri hâline geldi. Bugün Büyük Şefler Grubu’nun BigChefs, NumNum, NumNum StreetFood, Academy BigChefs, Kont ve Buselik markalarıyla Türkiye'de 30 şehirde 125, yurt dışında ise 10 ülkede 13 şubesi bulunuyor. Menüsünde yerel ürünleri ve kadın üreticileri ön plana çıkaran BigChefs, 2010’lu yıllarda attığı uluslararası adımlarla küresel büyüme yolculuğunu başlattı. 2023 yılında halka arz olan şirket, büyüme hedeflerini hız kesmeden sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu Haber

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu

Hastaların ciddi hastalıklarla mücadelesine destek olacak yenilikçi ilaçları keşfetme, geliştirme ve sunma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye, kadınların güçlenmesini hedefleyen en önemli küresel özel sektör girişimlerinden biri olan ve UN Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) tarafından yürütülen Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (Women’s Empowerment Principles-WEPs) imzacısı oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alarak kadınların iş gücüne katılımını artırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım atan BMS Türkiye, kadınların güçlenmesini temel hedef olarak belirleyen WEPs’i imzalayarak toplumsal eşitlik taahhüdünü küresel ölçekte de ortaya koydu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum kültürünün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandıran BMS Türkiye, WEPs imzacısı şirketler arasında yer alarak kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha vurguladı. “Kadınların iş gücüne katılımı sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biridir” BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kadınların iş gücüne katılımının sadece bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü ekonomilerin temel unsurlarından biri olduğuna inandıklarını vurguladı. Kadınların iş hayatında ve sosyal yaşamda her zaman destekçisi olduklarını ifade eden Kaşıkcı, kadın istihdamı ve kadın liderliğinin BMS Türkiye’de sadece kurumsal politikalarla sınırlı kalmayan, şirket kültürünün temel yapı taşlarından biri olduğunu kaydetti. BMS Türkiye’de kadın çalışan oranının yüzde 55, kadın yönetici oranının yüzde 52 ve Yönetim Kurulu’ndaki kadın oranının da yüzde 67 olduğuna dikkati çeken Kaşıkcı, Türkiye ve dünya ortalamasının oldukça üstünde olan bu oranların, eşitlik ilkesine verdikleri önemin somut göstergeleri arasında yer aldığını belirtti. Kaşıkcı, şu değerlendirmelerde bulundu: “BMS’in faaliyet gösterdiği 42 ülke içerisinde kadın çalışan ve yönetici oranları açısından Türkiye organizasyonumuz örnek ülke konumunda bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz projeler aracılığıyla kurum içinden başlayarak topluma yayılan sürdürülebilir bir değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri, Bristol Myers Squibb Kadın Ağı (B-NOW) platformumuzdur. B-NOW; şirketimizdeki tüm kadınların global ölçekte gelişimini, ilerlemesini ve eşit fırsatlara erişimini destekleyerek hem bireysel kariyer gelişimini hem de iş performansını artırmayı amaçlayan kapsayıcı bir oluşumdur. Kadın liderliğini güçlendiren yetenek yönetimi ve kariyer gelişim uygulamalarımızın önemli bir parçası olan bu platform, farklı ülkelerdeki kadın çalışanlarımız arasında güçlü bir bağ kurulmasına da katkı sağlıyor. BMS olarak, kadın liderliğini ve eşitliği odağına alan çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre yönelik hazırlanan ve kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası prensiplerinden oluşuyor. Yedi temel prensip bulunan WEPs, eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de kadın istihdamının artırılmasını ve iş yerlerinde eşitliğin güçlendirilmesini destekliyor. BMS’in WEPs imzacısı olması, hem küresel değerler hem de yerel vizyon açısından dikkat çekici bir taahhüt anlamı taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu Haber

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanının önde gelen buluşmalarından biri olarak konumlanan Yapay Zekâ- AGI kısa adıyla BZagi’de geleceği şekillendiren teknolojilerden stratejik yaklaşımlara kadar geniş bir çerçevede sektörün gündemine yön veren başlıklar, kapsamlı biçimde masaya yatırıldı. “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” temasıyla düzenlenen etkinlikte, Yapay Genel Zekâ’nın kurumları nasıl dönüştürdüğü, hangi alanlarda rekabet avantajı yarattığı ve beraberinde getirdiği riskler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 300’ün üzerinde üst düzey yönetici ve karar verici; insan–makine iş birliğinin yeni modellerinden sorumlu zekâ yaklaşımına, iş süreçlerinden toplumsal etkilere kadar uzanan çok boyutlu başlıkları stratejik perspektifle ele aldı. Yeni Dönemin Dinamikleri Zirvede Şekillendi Tamamı kürasyonla belirlenen katılımcı profiliyle kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip bir platform sunan zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderlerini aynı çatı altında buluşturdu. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik ilişkisi, değişen regülasyonlar, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, model güvenilirliği ve bulut tabanlı performans başlıkları derinlemesine ele alındı. Açılış, Konuşmalar ve Panellerden Öne Çıkanlar Zirvenin açılışı konuşmasını gerçekleştiren BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun “Bugün “AGI Eşiğinde”yiz. Yapay zekâ artık yalnızca otomasyon, analiz ve tahmin değil. Yapay zekâ artık karar süreçlerine dokunan, yönetişimi etkileyen, kurumsal stratejinin bir parçası haline gelen bir güç. Ve biz de bugün şu soruyu soruyoruz: AGI eşiğinde kurumlar nasıl konumlanmalı? AGI, insan zekâsını taklit eden bir teknoloji olmanın ötesinde, kurumların öğrenme biçimini, risk yönetimini, hatta liderlik anlayışını değiştirecek bir potansiyel taşıyor. Bu yeni zekâ çağında; veriye sahip olmak ve veriyi anlamlandırmak yetmeyecek. Asıl mesele, bu zekâyı sorumlulukla, etikle ve stratejik akılla yönetebilmek olacak” dedi. “İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde? Başlıklı sunumunda yapay zekâ sistemlerinin geniş bir perspektife sahip olması nedeniyle konuşmasında odağını karar destek sistemleri üzerine yönelttiğini belirten etkinliğin baş konuşmacısı Trendyol Group, Sr. Staff Engineer Alican Kiraz; “Özellikle kurumlarda ve yazılım ekiplerinde şu sorular sıkça soruluyor: ‘Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?’ Bu noktada şunu vurgulamak önemli: Yapay zekâ tek başına bir tehdit değildir. Bir sistemin gerçek anlamda etkili olabilmesi için yalnızca düşünmesi değil, eyleme geçebilmesini sağlayan agentic yapılara sahip olması gerekir. Günümüzde kullanılan sistemlerin büyük bölümü matematiksel ve istatistiksel karar mekanizmalarına dayanırken, yapay zekâ da benzer şekilde veriyi analiz ederek anlamlı çıktılar üretmektedir. Bu noktada klasik otomasyon ile agentic sistemler arasındaki fark önem kazanmaktadır. Birden fazla yapay zekâ bileşeninin koordineli biçimde çalıştığı bu yapılar, süreçleri yönetebilen yeni bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır. Endüstri 4.0 ile gündeme gelen “karanlık fabrikalar” vizyonuna rağmen, gelişmiş karar destek sistemleri kurumların tamamen insansız yapılara dönüşmesini zorunlu kılmamaktadır. İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” dedi. “Kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ikinci bir pazarın oluşması” Kurumsal yapay zekâ vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşan zirvenin ana sponsoru da olan Treomind’ın CEO’su ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız; “Yapay zekâ hayatın ve iş dünyasının ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Rekabette geri kalmamak için yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye’de pazar bugün yaklaşık 1.2 milyar dolar seviyesinde ve önümüzdeki beş yıl içinde 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte asıl kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ve yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni bir ekonomik hacim yaratma potansiyeline sahip ikinci bir pazarın oluşması. Bu dönüşümün; aynı kapasiteyle daha fazla üretim yapmayı, daha fazla müşteriye ulaşmayı ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir büyümeyi mümkün kılacak” dedi. Generatif yapay zekânın son dönemde hızla hayatımıza girdiğini ve yapay zekâ ajanlarının karar süreçlerinde giderek daha etkin rol üstlendiğini söyleyen Yıldız, buna rağmen stratejik kararların her zaman insan tarafından verileceğinin altını çizerek; “Bu işin sonunda kararların sistemler tarafından verildiği düşünülebilir; ancak gerçekte nihai karar her zaman insana aittir. Önemli olan, insanın doğru rolde konumlanmasıdır” ifadelerini kullandı. İşNet sponsorluğunda gerçekleşen “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panelde; yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşüm çok boyutlu biçimde tartışıldı. Panel açılış konuşmasını yapan BThaber Başkanı Murat Göçe; “Geçmişte rekabetin en temel gücünün teknoloji olduğunu, teknolojiye sahip olan şirketlerin öne geçtiğini ifade ediyorduk. Ancak bugün gelinen noktada bunun tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Yapay zekâya, güçlü donanımlara ve gelişmiş teknolojilere sahip olmak artık rekabette fark yaratmak için tek başına yeterli değil. Gerçek farkı yaratan unsur; doğru yeteneklerin doğru karar mekanizmalarıyla, doğru algoritmalarla birlikte çalışabilmesidir. Şirketler ancak bu uyumu sağlayabildiklerinde rekabette öne çıkabilmektedir. Odağı “Yapay zekâ ile neler yapılabilir?” sorusundan daha ileriye taşımak gerekiyor. Günümüzde yapay zekânın teknik kapasitesi büyük ölçüde biliniyor. Asıl kritik soru ise ‘İnsan, organizasyon ve algoritma birlikte nasıl çalışmalı?’ Kurumsal başarı; yapay zekâyla uyumlu, iş birliğine dayalı ve değer üreten bir çalışma modelinin kurulmasına bağlıdır” dedi. “AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi” İşNet CEO’su Mehmet Fahri Can ise; “AGI’ye giden yolda kurumların en çok zorlandığı başlıklar arasında altyapı, veri ve organizasyonel hazırlık da yer alır; saha da en büyük kırılma ise bu unsurların tamamında birlikte yaşanmaktadır. AGI, yapay zekânın en genel hâlini ifade eder; yani insanı taklit edebilen bir yapay zekâdan söz ediyoruz. Bugün pek çok kişi ve kurum tartışmayı tam da bu noktaya taşıyor: Gerçekten yapay zekâ insanı taklit edebilir mi, insan gibi davranabilir mi? Peki bunun sınırları nedir ve ne zaman gerçekleşecektir? Bu soruları hâlâ soruyor olmamız, AGI’nin henüz yeterince olgunlaşmadığını da gösteriyor. İnsan zekâsının yerini aldığı bir noktada olmadığımızı görüyoruz ve bunun ne zaman gerçekleşeceğini de bilmiyoruz. Dolayısıyla AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi. Buna rağmen önümüze bakmamız gerekiyor; çünkü bu süreci, ortak bir kurgu ve anlayışla birlikte inşa etmeye çalışıyoruz” diyerek görüşlerini belirtti. “Doğru yetenek; yapay zekâyla etkin çalışabilen, insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi” Panelistler arasında yer alan diğer bir isim LHH, Türkiye Ülke Başkanı Neslihan Delikanlı ise “Artık ‘doğru yetenek’ yalnızca teknik açıdan güçlü ya da aynı kurumda uzun yıllar çalışmış deneyimli kişi anlamına gelmiyor. Günümüzde doğru yetenek; yapay zekâyla birlikte düşünebilen, hızlı ve çevik bir zihne sahip olan, kendini sürekli güncelleyebilen birey demek. Araştırmalar, hâlâ dünkü yetkinliklere göre işe alım yapan şirketlerin rekabette geri kalacağını gösteriyor. Buna karşılık, geleceğe hazır olmayı hem yetkinlik setlerini hem de doğru zihniyeti geliştirmeyi öncelik hâline getiren firmaların iş gücündeki dönüşüme liderlik edeceği ifade ediliyor. Bugün rekabet avantajı; hangi diplomaya sahip olunduğundan çok, değişime ne kadar hızlı uyum sağlandığı ve çevik düşünce yapısının organizasyona ne ölçüde kazandırılabildiğiyle ölçülüyor. Bu bağlamda teknoloji şirketleri için ‘doğru yetenek’; yapay zekâyla etkin çalışabilen, hızlı öğrenen, kurum stratejisine katkı sağlayan ve insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi anlamına geliyor. Artık ‘bu role en uygun kişi kim?’ sorusundan ziyade, roller değiştiğinde bizimle kimlerin dönüşebileceğini sormamız gerekiyor. Şirketlerin kendilerine yöneltmesi gereken asıl soru da bu. Çünkü gerçek dönüşüm noktasında doğru yetenek; yalnızca bir pozisyona uyan kişi değil, şirketlerin geleceğini birlikte inşa edecekleri kişi olarak tanımlanmalı” dedi. “Belirleyici unsur ise veri” Üretken yapay zekâ önemli bir alan olarak öne çıksa da asıl değerin hâlâ geleneksel yapay zekâ tarafında bulunduğuna dikkat çeken Zorlu Holding, Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Önder Kaplancık; “Yapılan değerlendirmelere göre yıl sonunda üretken yapay zekâdan elde edilecek kazanımdan daha fazlası geleneksel yapay zekâdan sağlanıyor. Bu noktada belirleyici unsur ise veri. Veri katmanının sağlam kurulması, dış kaynaklı verilerin doğru biçimde entegre edilmesi ve güçlü bir altyapıyla desteklenmesi; servis maliyetlerinin azalmasını, üretim süreçlerinin iyileşmesini ve operasyonel verimliliğin artmasını sağlıyor. Bu kazanımların ekonomik karşılığı da çoğu zaman üretken yapay zekâ uygulamalarının sunduğu değerin üzerine çıkabiliyor. Elbette üretken yapay zekânın kurumlara hız ve esneklik kazandıran önemli katkıları bulunuyor. Ancak tek başına kullanımı beklenen ölçekte bir değer yaratmayabiliyor. Bu nedenle veri temelli yaklaşım ve geleneksel yapay zekâ yetkinlikleri kritik önemini koruyor. Sonuç olarak gerçek ekonomik değerin veri ve geleneksel yapay zekâ ekseninde şekillendiği, bu yüzden kurumların veriyi sağlamlaştırmaya ve bulut tabanlı altyapılara taşımaya odaklandığı görülüyor.” dedi. “Yapay zekâ çıktıları, karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemiyor” BTS&Partners Kurucu Yasin Beceni; “Günümüzde kurumların belirli bir hiyerarşi ve yönetişim yapısına sahip olduğu görülürken, yapay zekâ özellikle süreç optimizasyonunda en yaygın kullanılan teknolojilerden biri hâline geliyor. Ancak projelerin büyük bölümünün ölçeklenememesi, yapay zekâ çıktılarının karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemediğini gösteriyor. Bunun temelinde, mevcut karar süreçlerinin yapay zekâ ile nasıl dönüştürüleceğine dair net bir modelin bulunmaması ve organizasyon genelinde bu dönüşümü destekleyen bir kültürün henüz oluşmaması yer alıyor. Oysa güven ve şeffaflık temelinde, insanın sistemle entegre çalıştığı yapılar kurmak ve her departmanın süreçlerini yapay zekâ perspektifiyle yeniden tasarlamak, kurumlar için bütüncül dönüşümün anahtarı olarak öne çıkıyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” Teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve Treomind Yapay Zekâ Birimi Başkanı Alper Sınav ile gerçekleşen söyleşide sektörlerde yapay zekâ orkestrasyonu kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekâ orkestrasyonunun yalnızca araçların bir araya gelmesinden ibaret olmadığı; asıl değerin, bu araçları birbirine bağlayan doğru bağlantı noktalarının kurulmasıyla ortaya çıktığı vurgulandı. Başarılı bir yapay zekâ projesinin; ihtiyacın doğru anlaşılması, kullanım senaryolarının belirlenip önceliklendirilmesi ve sağlam bir iş planı ile ölçeklenebilir teknoloji altyapısının kurulması olmak üzere üç temel aşamaya dayandığı ifade edildi. Söyleşide ayrıca kültürel dönüşümün belirleyici rolüne dikkat çekilerek, “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” mesajları paylaşıldı. Yapay Zekâ Zirvesi’nde Transition Teknoloji PSC Bölge Direktörü Dr. Bilgehan Baykal “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zekâ Dönüşümü”, Inspark CEO’su Serdar Susuz “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Mina YZ Çözümleri CEO’su – Yapay Zekâ Bilim İnsanı Emre Yazıcı “Bütünleşik Yapay Zekâ” sunumu ile zirvede yer alırken, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanış sunumunu Knowledge Club Yapay Zekâ Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan tarafından yapıldı. Treomind ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvede; İşNet ana panel sponsorluğunu üstlenirken, Transition premium sponsor, Inspark ise exclusive sponsor olarak zirvenin destekçileri arasında yer aldı. Knowledge Club, Mina Yapay Zekâ ve Inspark sunum sponsorları arasında konumlanırken; BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard, Workiom, Emploid. Ai, Fortinet tanıtım sponsorluğu üstlendi. Yapay Zekâ Arf Ödülleri Sahiplerini Buldu Zirvenin finalinde gerçekleştirilen Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreninde, jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen projeler ödüllendirildi. 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB Yılın Yapay Zekâ Arf Ödülü’nün sahibi oldu. Verimlilik Artıran Projeler kategorisinin birincisi AHTABOT projesi ile ETCBASE YAZILIM olurken, Yenilikçi Projeler kategorisinin birincisi MobilDeniz VisionPro projesi ile INTERTECH oldu. Ekosisteme Fayda Projeler kategorisinin birincisi AssistCam AI: Hasar Yönetiminde Otonom Denetim ve Güvenlik Ekosistemi projesi ile ASSİSTCAM, Gelişmeye ve Geliştirilmeye Açık Projeler kategorisinin birincisi RabbitQA-Otonom Yapay Zekâ Destekli Deep Testing ve Güven Platformu projesi ile VİRGOSOL oldu. Sosyal Sorumluluk Projeler kategorisinin birincisi ve aynı zamanda Yılın Yapay Zekâ Arf ödülünün sahibi 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB oldu. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan çalışmaların onurlandırıldığı tören, etkinliğin en heyecan verici anlarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksim Holding’e Üç Uluslararası Ödül Haber

Eksim Holding’e Üç Uluslararası Ödül

İngiltere ve Amerika’daki dünyaca ünlü kuruluşlardan alınan üç ödül sayesinde şirketin insan kaynakları alanındaki yetkinlikleri bir kez daha tescillenmiş oldu. Holding, HR Brilliance Awards’ta iki ödül, ATD BEST Awards’ta ise bir ödül kazanmayı başardı. İnsan odaklı yönetim anlayışını teknoloji ve veri temelli uygulamalarla destekleyen Eksim Holding, insan kaynakları alanındaki çalışmalarını uluslararası arenada üç prestijli ödülle taçlandırdı. İngiltere merkezli HR Brilliance Awards ve ABD merkezli Association for Talent Development (ATD) tarafından verilen ödüller, holdingin yetenek yönetimi, performans sistemi ve İK teknolojilerindeki bütüncül yaklaşımının başarısını ortaya koydu. ‘Yılın Yenilikçi İK Ekibi’ ödülü Eksim Holding’in Eksim Holding, insan kaynakları alanında dünyanın saygın organizasyonlarından biri olarak kabul edilen HR Brilliance Awards 2026’da iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Şirket, “Yılın Yenilikçi İK Ekibi” kategorisinde en büyük ödül olan “Brilliance Award”ı, Mavi Yaka Performans Prim Sistemi projesiyle elde etti. Ödül, özellikle mavi yaka çalışanlara yönelik geliştirilen adil, şeffaf ve ölçülebilir performans ve prim sistemiyle iş gücü performansında sağlanan dönüşümü esas aldı. Veri temelli tasarlanan sistemin hem çalışan deneyimini hem de operasyonel çıktıları iyileştirmesi, jüri değerlendirmesinde belirleyici oldu. Proje, insan ve iş sonuçlarını birlikte gözeten, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model olarak öne çıktı. ‘Feedbeksim’e teknoloji ödülü Holding yine HR Brilliance Awards 2026 kapsamında kurum içi geri bildirim süreçlerini dijitalleştiren ‘Feedbeksim’ projesiyle “İK’da Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı” kategorisinde ‘Silver Award’ kazandı. ERP sistemine entegre şekilde çalışan platform, geri bildirimi yıllık bir değerlendirme sürecinden çıkararak sürekli bir iletişim ve tanıma kültürüne dönüştürüyor. Gerçek zamanlı geri bildirim, davranışsal içgörü ve ölçülebilir performans göstergeleri sunan sistem, kurum kültürünü destekleyen bir dijital altyapı olarak değerlendirildi. ATD BEST Awards ile küresel listede Eksim Holding’in uluslararası alandaki bir diğer başarısı ise çalışan eğitimleri ve yetenek gelişimi alanında dünyanın önde gelen kurumlarından ABD merkezli Association for Talent Development (ATD) BEST Awards’ta ‘BEST’ ödülüne layık görülmesi oldu. Ödül kapsamında şirketlerin, organizasyon genelindeki öğrenme ve gelişim stratejileri bütüncül şekilde değerlendirildi. Bu kapsamda Eksim Akademi, kurum genelindeki öğrenme ve gelişim sistemi değerlendirmesi ile büyük ödüle layık görüldü. “İnsan odaklı stratejimizin uluslararası tescili” Kazandıkları ödüllerin, insanı ve sürekli gelişimi esas alan yenilikçi İK yaklaşımlarının bir sonucu olduğunu belirten Eksim Holding İnsan Kaynakları Direktörü Mehmet Fatih Korkut, şunları söyledi: “2026 yılına insan kaynakları alanında uluslararası öneme sahip ödüllerle başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ödüller Holding bünyesinde hayata geçirdiğimiz insan kaynakları uygulamalarımızın başarısını da dünya çapında tescilliyor. Çalışan deneyimini güçlendiren, şeffaf, dijital ve ölçülebilir uygulamalarımızla çalışanlarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz.” Eksim Holding, insan kaynağını stratejik bir değer olarak konumlandıran yaklaşımını sürdürürken, insan ve organizasyon gelişimini odağına alan çalışmalarına devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Yolculuğu İçin Geri Sayım Başladı Haber

Yapay Zeka Yolculuğu İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanında öne çıkan buluşmalardan biri olarak konumlanan Yapay Zekâ Zirvesi - AGI kısa adıyla BZagi; yalnızca bugünü değil, geleceği şekillendiren teknolojileri, stratejik yaklaşımları ve etik kararları aynı platformda ele almaya hazırlanıyor. Yapay zekâ ekosisteminin önde gelen isimlerini bir araya getirecek etkinliğe sayılı günler kaldı. Zirvede, “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” başlığı altında; Yapay Genel Zekâ’nın (AGI) kurumları nasıl dönüştüreceği, hangi alanlarda rekabet avantajı yaratacağı ve beraberinde getirdiği riskler masaya yatırılacak. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 200 üst düzey yönetici ve karar verici, bu kritik başlıkları stratejik bir perspektifle değerlendirecek. Verimliliğin ötesine geçen bu yolculukta; yapay zekânın iş süreçlerinden sanata, insan kaynağından toplumsal yapıya kadar uzanan etkileri ele alınacak. İnsan–makine iş birliğinin yeni modelleri, duygularla uyumlu karar alma mekanizmaları ve çağın yönünü belirleyen “sorumlu zekâ” yaklaşımı zirvenin temel tartışma alanları arasında yer alacak. Yapay Zekâ Zirvesi, Yeni Dönemin Dinamikleriyle Şekilleniyor BZagi, yalnızca bilgi paylaşımının yapıldığı bir etkinlik olmanın ötesinde; tamamen kürasyonla belirlenmiş katılımcı profiliyle, Türkiye’nin yapay zekâ vizyonunun şekillendiği kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip stratejik bir platform olarak geleceğe rehberlik edecek. Zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderleri ile geleceğin teknoloji mimarisini şekillendiren üst düzey karar vericileri bir araya getirecek. Alanında Yetkin Konuşmacılar Geleceğe Işık Tutacak Zirvenin 2026 yılı teması, yapay zekânın kurumların temel yapı taşlarına entegre olduğu yeni döneme odaklanıyor. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik arasındaki ilişki, değişen regülasyonlar, Yapay Genel Zekâ’ya (AGI) geçiş süreci, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, modellerin güvenilirliği ve bulut tabanlı yapay zekâ performansı bu yılın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Zirvenin açılış konuşmasını, “AGI Eşiğinde: Kurumlar için Yeni Bir Zekâ Çağı” başlığıyla BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirecek. Ardından zirvenin keynote konuşmacısı Trendyol Group Sr. Staff Engineer Alican Kiraz, “Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde?” başlıklı sunumuyla yapay zekâ çağında karar alma mekanizmalarının nasıl yeniden şekillendiğini ele alacak. Programın devamında, ana sponsoru olan Treomind şirketinden CEO ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız yer alacak. “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panel ise İşNet sponsorluğunda gerçekleşecek. Önder Kaplancık (Zorlu Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü), Neslihan Delikanlı (LHH Türkiye Ülke Başkanı), Yasin Beceni (BTS&Partners Kurucusu), yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşümü çok boyutlu bir perspektifle değerlendirecek. Ana Paneli BThaber Başkanı Murat Göçe yönetecek. “Sektörlerde Yapay Zekâ Orkestrasyonu” başlıklı söyleşi bölümünde teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve etkinliğin ana sponsoru olan Treomind, Yapay Zeka Birimi Başkanı Alper Sınav yer alacak. “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zeka Dönüşümü” başlıklı içeriği ile Transition Teknoloji PSC, Ülke Direktörü Dr. Bilgehan Baykal deneyimlerini paylaşacak. “İnsan- Yapay Zeka Simbiyotik İlişkisi” başlıklı oturumda ise Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı Neşe Merdinler tarafından ele alınacak. “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlığı ile Inspark CEO’su Serdar Susuz tarafından değerlendirilecek. Galatasaray Üniversitesi, GSU Innove Direktörü Doç. Dr. Murat Levent Gönülcan ise “AI@Core Çağında Yönetim Paradigması Kodları” konuşmasını yapacak. “İnsan + Yapay Zekâ: Yeni Nesil Liderlik Modeli” başlıklı oturumda Gürol Sungun (CarrefourSA IT Direktörü), liderlik anlayışının yapay zekâ ile nasıl yeniden şekillendiğini değerlendirecek. Zirvenin son bölümünde, “Bütünleşik Yapay Zekâ” başlıklı sunumuyla Emre Yazıcı (Mina YZ Çözümleri CEO / Yapay Zekâ Bilim İnsanı) sahne alacak. Program, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanışta Knowledge Club Yapay Zeka Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan ’in katkılarıyla tamamlanacak. Etkinliğin ana sponsoru Treomind olurken, ana panel sponsoru İşNet, premium sponsoru Transition, exclusive sponsoru Inspark, sunum sponsorları olarak ise Knowledge Club ve Mina Yapay Zekâ ve Inspark katkı sunuyor. Tanıtım sponsorları arasında BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard ve Workiom yer alırken; hizmet sponsoru Doublemind ve Sirius Interactive yer alıyor. Etkinliğin finalinde Yapay Zekâ Arf Ödülleri sahiplerini bulacak Zirvenin kapanışında, gün boyunca konuşulan vizyonun ve projelerin taçlanacağı Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreni gerçekleştirilecek. Yapay zekâ alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar arasından yapılan jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen kazananlar, etkinlik sonunda açıklanacak. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan projelerin ödüllendirileceği tören, zirvenin en heyecanla beklenen anlarından biri olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor Haber

İnsan ve Kültür Liderliği Sahneye Çıkıyor

İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Great Place To Work® Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırma Raporu Açıklandı Haber

Great Place To Work® Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırma Raporu Açıklandı

Türkiye'nin farklı sektörlerinden 200'e yakın İnsan ve Kültür liderinin katılımıyla yürütülen araştırma, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin bugün geldiği noktayı ve geleceğe doğru nasıl dönüştüğünü net biçimde ortaya koyuyor: İnsan ve Kültür fonksiyonu artık yalnızca operasyonel bir destek alanı değil; organizasyonel güvenin, sürdürülebilir performansın ve uzun vadeli başarının temel yapı taşlarından biri. İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.