Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yetenek Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Yetenek Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yetenek Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Limak Çimento'ya İnsan ve Kültür Uygulamalarıyla Uluslararası Ödüller  Haber

Limak Çimento'ya İnsan ve Kültür Uygulamalarıyla Uluslararası Ödüller 

Forbes Türkiye, Great Place To Work, ATD, Brandon Hall Group, Stevie Awards ve EQUAL-SALARY tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde çeşitli başarılar elde eden şirket, Brandon Hall Group’tan 10, Stevie Awards’tan ise 6 ödül kazandı. Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, “Modern kurum işletim sisteminin çekirdeği teknoloji değil; insan, kültür ve öğrenme deneyiminin olgunluğudur. Bu olgunluğu ilan edemezsiniz; onu dışarıdan biri teyit etmeli” dedi. Limak Çimento, insan ve kültür alanında yürüttüğü dönüşüm çalışmaları kapsamında çalışan deneyimi, eğitim, performans yönetimi, kariyer planlama ve dijitalleşme uygulamalarını bir araya getirdi. Şirketin çalışanların karar alma süreçlerine katılımını esas alan modelinde, üretim sahasından yönetime kadar farklı seviyelerdeki çalışanlar İnsan ve Kültür, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve Ar-Ge komitelerinde görev alıyor. Her yıl 400’ün üzerinde çalışan ve yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen İnsan Odaklı Dönüşüm toplantıları ile fabrikalarda yürütülen ‘İK Sahada’ uygulaması kapsamında çalışanların geri bildirimleri kayıt altına alınarak değerlendiriliyor. Şirket tarafından geliştirilen 12 modüllü ÇEVİK İK platformuyla da insan kaynakları süreçleri kağıtsız ortamda yürütülüyor. Kaynak kodu Limak Çimento’ya ait olan platformda yapay zeka, işe alım ve oryantasyon süreçlerinde karar destek amacıyla kullanılıyor. FORBES TÜRKİYE VE GREAT PLACE TO WORK LİSTELERİNDE YER ALDI Limak Çimento, Forbes Türkiye ve Statista iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026’ listesine girdi. 200 binden fazla işverenin değerlendirildiği çalışmada, çalışanların kendi işverenlerine yönelik kişisel tavsiyeleri ile sektörlerindeki diğer işverenlere ilişkin değerlendirmeleri esas alındı. Nihai skorun hesaplanmasında kişisel tavsiye değerlendirmelerine daha yüksek ağırlık verildi. Şirket ayrıca Great Place To Work Türkiye’nin 2026 En İyi İşverenler listesinde yer aldı. ATD BEST AWARDS’TA DÜNYA SEKİZİNCİSİ OLDU Limak Çimento’nun öğrenme ve gelişim faaliyetlerini yürüttüğü Limak Cement Global Academy, performans yönetimi, yetenek değerlendirme, kariyer planlama ve eğitim süreçlerini tek bir sistemde bir araya getiriyor. Mavi yaka çalışanlara yönelik geliştirilen ‘Saha Gücünü Yükselt’ programıyla teknik yetkinliklerin yanı sıra iletişim ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Akademi bünyesinde ÇEVİK İK platformundan elde edilen verilerle çalışanların gelişim ihtiyaçları belirlenirken, şirket uzmanlarının sanal ikizlerine dayanan yapay zekâ asistanı da öğrenme süreçlerinde kullanılıyor. Limak Cement Global Academy, Association for Talent Development (ATD) tarafından düzenlenen ATD BEST Awards 2026’da sekizinci sırada yer aldı. Şirket, ATD Excellence in Practice Awards 2026 kapsamında ise ‘Managing the Learning Function’ kategorisinde ödül kazandı. Ankara Merkez Ofis ile Ergani ve Kurtalan fabrikalarında yürütülen saha incelemelerinde 100’ün üzerinde belge değerlendirildi. Yapılan ücret analizinde, ücretlerdeki farklılıkların yüzde 99,6’sının görev, kıdem ve yetkinlik gibi nesnel kriterlerle açıklandığı belirlendi BRANDON HALL GROUP’TAN 10 ÖDÜL KAZANDI Limak Çimento, 2026 Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında performans yönetimi, kariyer ve yedekleme, kurum kültürü, çalışan bağlılığı, yetenek yönetimi, öğrenme ve gelişim ile teknoloji kullanımı alanlarında 4 Altın, 5 Gümüş ve 1 Bronz olmak üzere toplam 10 ödül kazandı. Şirket, ödül kazanan 1.000’in üzerinde organizasyon arasında dünya genelinde 27’nci sırada ve ilk yüzde 3’lük dilimde yer aldı. Türkiye’de ise ödül kazanan 77 kurum arasında toplam ödül sayısıyla dördüncü sıraya yerleşti. Limak Çimento, ödül kazanan çimento şirketleri arasında en yüksek ödül sayısına ulaşan şirket oldu. STEVIE AWARDS’TAN 6 ÖDÜL ALDI Limak Çimento, 2026 Stevie Awards for Great Employers kapsamında 2 Altın, 2 Gümüş ve 2 Bronz olmak üzere toplam 6 ödül kazandı. Ödüller; öğrenme ve gelişim, liderlik, yetenek yönetimi, çalışan deneyimi ve teknoloji alanlarındaki uygulamalara verildi. Geçen yıl kazanılan 5 ödülle birlikte şirketin son iki yılda aldığı Stevie ödülü sayısı 11’e ulaştı. 38 ülkeden 1.000’i aşkın başvurunun değerlendirildiği programın ödül töreni, 28 Ekim’de Paris’te gerçekleştirilecek. ‘İNSAN VE KÜLTÜR STRATEJİDEN AYRI DEĞİL’ Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, şirketin insan odaklı dönüşüm yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Modern kurum işletim sisteminin çekirdeği teknoloji değil; insan, kültür ve öğrenme deneyiminin olgunluğudur. Bu olgunluğu ilan edemezsiniz; onu dışarıdan biri teyit etmeli. Bağımsız uluslararası kurumlar, her biri kendi yöntemiyle, bizi yalnızca çimento şirketleriyle değil, her sektörden küresel şirketlerle birlikte değerlendirdi. Bizde İnsan & Kültür stratejiden ayrı değil; rekabet gücümüzü ve çevikliğimizi taşıyan organizasyon kapasitesidir. İnsanlar ile yapay zekâ ajanları arasındaki yeni iş bölümüne de hazırız. Global Excellence, ödüllerin toplamı değil; aynı yönetim anlayışının farklı ölçüm sistemlerinde tutarlı sonuç üretmesidir. 2030’a giden yolda kurallar aynı anda değişiyor; bir kısmı henüz yazılmadı. Buna plan yaparak değil, çekirdeği güçlü bir işletim sistemiyle hazırlanırsınız. Dayanıklılık bir yapı değil, bir öğrenme hızıdır. Biz kuralları değişen bir dünyaya, kurallardan daha hızlı öğrenen insanlarla hazırlanıyoruz” dedi. ‘KURUM KÜLTÜRÜNÜN ÖLÇÜLEBİLİR OLMASI EN GÜÇLÜ SONUÇ’ Limak Çimento Grup İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Direktörü Şule Öztürk ise kurum kültürünün çalışanların katılımıyla şekillendiğini belirterek, “Kurumsal dönüşüm, organizasyonun farklı noktalarında bulunan bilgiyi ortak karara ve tutarlı davranışa dönüştürme kapasitesidir. Bu kapasite; çalışanların riskleri ve fikirleri güvenle dile getirebildiği, geri bildirimin aksiyona dönüştüğü ve gelişim yatırımlarının iş sonuçlarıyla ilişkilendirildiği sistemlerde oluşur. İnsan & Kültür’ü, bu koşulları tasarlayan ve etkisini verilerle izleyen bir yönetim alanı olarak konumluyoruz. Bizim için en güçlü sonuç, kurum kültürünün ölçülebilir ve yönetilebilir bir organizasyon kapasitesine dönüşmesidir” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DİMES İnsan Kaynakları Ekibine 6 Uluslararası Mükemmellik Ödülü  Haber

DİMES İnsan Kaynakları Ekibine 6 Uluslararası Mükemmellik Ödülü 

DİMES İnsan Kaynakları ekibi, küresel markaların insan kaynakları alanındaki en başarılı çalışmalarını değerlendiren ve bu alanda en büyük ve en prestijli küresel platform olarak kabul edilen Brandon Hall Group Mükemmellik Ödüllerinde, 6 farklı kategoride 3 Altın, 2 Gümüş, 1 Bronz olmak üzere, toplam 6 ödüle birden adını yazdırdı. En İyi İnsan Kaynakları Lideri (CHRO) CHRO seviyesindeki yöneticiler arasında, şirket stratejilerini ve organizasyonel çevikliğini ileri taşıyacak vizyoner çalışmaların değerlendirilmesi ile belirlenen En İyi İnsan Kaynakları Lideri (Best HR Leader) Altın Ödülünü, DİMES İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Yelda Tavlan kazandı. İki İşveren Markasına da Altın Ödül DİMES, EĞLENDİMES işveren markası ile çalışan bağlılığını artırmak üzere sistemler geliştiren ve uygulamalarını tüm şirkete yaygınlaştıran şirketleri değerlendiren Yetenek Yönetimi / En İyi Çalışan Bağlılığı (Best Employee Engagement) kategorisinde Altın Ödüle adını yazdırdı. DİMES’in bir diğer işveren markası ÖĞRENDİMES de dijital platformuyla Öğrenme ve Gelişim / En İyi Öğrenme Deneyimi Platformu Uygulaması (Best Learning Experience Platform -LXP Implementation) kategorisinde Altın Ödül sahibi oldu. Eğitim ve gelişim faaliyetlerini desteklemek üzere kullanılan başarılı dijital eğitim platformlarının değerlendirildiği bu kategoride ödül, tüm DİMES çalışanlarının zaman ve mekândan bağımsız olarak telefonlarından erişebildiği bütüncül öğrenme platformu ÖĞRENDİMES Online ile geldi. Altın Ödüllere, 2 Gümüş, 1 de Bronz Ödül eklendi DİMES’in, kişiselleştirilmiş ve çalışanın ihtiyacını tam karşılayan bir yan hak tanımlaması sağladığı DİMESFlex sistemi, Geleceğin Çalışma Dünyası / En İyi Yan Haklar Stratejisi ve Yönetimi (Best Benefits Strategy and Administration) alanında Gümüş Ödül kazandı. Çok boyutlu öğrenme, deneyimleme ve gelişim süreci sağlayan DİMES Yetenek Yönetimi Programı da Yetenek Yönetimi / En İyi Yüksek Potansiyelli Çalışan Gelişimi (Best High Potential Development) kategorisinde Gümüş Ödüle adını yazdırdı. DİMES İnsan Kaynakları organizasyonu, şirketin kurumsal gelişim seviyesine katkı sağlayacak farklı kritik süreçleri de bünyesinde barındıran ve bu süreçlere yön veren bir sorumluluk üstleniyor. DİMES’in 3 yıllık Stratejik Planlama çalışmasına bağlı projelerinin ve takip süreçlerinin kurgulanmasına yönelik Stratejik Planlama ve Proje Yönetim Ofisi Çalışmaları da İşin Geleceği / En İyi İş Stratejisi / (Best Business Strategy) alanında Bronz Ödül kazandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı Haber

Allianz Türkiye’nin HackZone Girişimleri Ekosistemden 17 Milyon Doların Üzerinde Yatırım Aldı

Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone by Allianz’ın bu döneminde girişimler; dijital sağlık, finansal danışmanlık, contact center ve agentic yapay zekâ gibi alanlarda yenilikçi çözümler geliştirdi ve projelerini Demo Day etkinliğinde tanıttı. Programa katılan girişimler bugüne kadar ekosistemden 17 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, 2020 yılından bu yana gerçekleştirdiği HackZone’da startup’larla birlikte yenilikçi iş modelleri geliştirerek sektörde inovasyonu teşvik ediyor. Tenity iş birliğiyle 6 yıldır düzenlenen program kapsamında bugüne dek 700’e yakın startup değerlendirilirken, 53 startup ile PoC gerçekleştirildi ve 20 proje canlıya taşındı. Program sayesinde 30 startup sigorta sektörüyle ilk kez çalışma fırsatı bulurken, HackZone’a katılan girişimlerin ekosistemden aldığı toplam yatırım geçen yıla göre 2 milyon doları aşan bir artışla 17 milyon doların üzerine çıktı. Türk sigorta sektörünün ilk açık inovasyon programı olan HackZone’un 6. döneminde finansal danışmanlık, dijital sağlık, contact center ve agentic yapay zekâ kategorilerinde 100’e yakın startup başvuru yaptı. Seçilen 7 startup; Callby AI, Freya, Fintela, Marin App, Opinion, Smart IQ ve SYNAPS oldu. Açık inovasyon kültürü Allianz’ın farklı ekiplerine yayılıyor HackZone kapsamında girişimlere mentorluk desteğinin yanı sıra PoC’ler için 500 bin TL finansal destek, Allianz API’larına erişim, eğitim ve potansiyel yatırımcılarla network imkânı sunuluyor. Bugün Allianz’ın açık API ekosisteminde 5 binden fazla geliştirici bulunuyor. Program kapsamında Allianz Türkiye bünyesindeki farklı iş birimleri, teknoloji ekipleri ve yöneticiler startup’larla birlikte çalışırken, 50’den fazla uzman mentor da girişimcilere birebir destek veriyor. 2026 yılında hayata geçirilen C-Level Startup Mentorluk Programı ile Allianz liderleri de girişimcilerle doğrudan bir araya geldi. Demo Day’de yapay zekâ ve sigortacılığın geleceği konuşuldu HackZone by Allianz 6. Dönem Demo Day kapsamında “AI ile Sigortacılığın Geleceği” başlıklı bir panel de düzenlendi. Panelde, Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ile Gartner Başkanı Yunus Özdemir; yapay zekânın iş yapış biçimlerinden müşteri deneyimine, veri kullanımından sigortacılığın geleceğine kadar yarattığı dönüşümü ele aldı. “HackZone sigortacılığın geleceğini birlikte şekillendirdiğimiz bir platform” Allianz Türkiye Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Kaan Toker, HackZone’un altı yıllık yolculuğunun Allianz’ın açık inovasyon yaklaşımındaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “HackZone bizim için bir startup programından çok daha fazlası. Altı yıl önce çıktığımız bu yolda amacımız, Allianz’ın sektör deneyimi, uzmanlığı ve teknolojik altyapısını girişimlerin çevikliği ve yenilikçi bakış açısıyla buluşturarak sigortacılığın gerçek ihtiyaçlarına dokunan çözümler geliştirmekti. Bugün 700’e yakın startup’ı değerlendirmiş, 53 PoC gerçekleştirmiş ve 20 projemizi canlıya taşımış olmamız, bu yaklaşımın somut karşılığını ortaya koyuyor. Ancak bizim için asıl değer, ortaya çıkan sayıların ötesinde; girişimlerle birlikte yeni fikirleri test etmemizde, birbirimizden öğrenmemizde ve başarılı çözümleri gerçek hayata taşıyabilmemizde. HackZone’un geldiği noktada, yalnızca Allianz’ın değil, Türkiye’nin InsurTech ve teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlayan bir açık inovasyon platformu oluşturduğumuza inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojileri gerçek iş problemleri üzerinde test ederek, ekosistemimizle birlikte sigortacılığın geleceğini şekillendirmeye devam edeceğiz.” Yapay zekânın müşteri beklentilerini de dönüştürdüğüne dikkat çeken Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı ise “Günümüzde müşteriler artık kendisini anlayan, ihtiyacını önceden gören, doğru zamanda doğru öneriyi sunan ve işini kolaylaştıran bir sigorta şirketi görmek istiyor. Biz de yapay zekâyı müşterinin ihtiyacını daha oluşmadan tahmin edebilen bir ‘sezgi katmanı’ olarak konumluyoruz. Geleceğin müşterisi ‘Bir hasar olduğunda ne kadar hızlı ödeme alırım?’ sorusundan önce ‘Allianz benim bu riski yaşamamam için ne yapıyor?’ diye soracak. Bu nedenle artık sigortacılıkta kişiselleştirme, proaktivite ve güvenin belirleyici olacağına inanıyoruz.” dedi. 6. dönemde yapay zekâ odağı öne çıktı HackZone’un 6. döneminde yapay zekâ, programın farklı çalışma alanlarında öne çıkan ortak teknoloji başlığı oldu. Son dönem HackZone projelerinin yaklaşık yüzde 90’ında yapay zekâ bulunurken, bu dönemde özellikle Agentic AI, contact center, dijital sağlık ve finansal danışmanlık alanlarına odaklanıldı. Bu yaklaşım, Allianz Türkiye’nin yapay zekâyı gerçek iş ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik çözümlerde test etme ve geliştirme yaklaşımını da ortaya koyuyor. Programın 6. döneminde yer alan girişimler farklı alanlarda çözümler geliştiriyor: Callby AI, doğal dil işleme, yapay zekâ ses sentezi ve duygu analizi teknolojileriyle çağrı merkezi operasyonlarını otomatikleştirmeye odaklanıyor. Fintela Financial Advisory, yapay zekâ ajanlarıyla finansal verileri gerçek zamanlı takip ederek kişiselleştirilmiş içgörülere dönüştürüyor. Freya, finans ve sigortacılık sektörlerindeki çağrı merkezleri için yapay zekâ müşteri temsilcileri geliştiriyor. Marin App, yapay zekâ tabanlı ve sağlık profesyoneli onaylı algoritmasıyla kişiselleştirilmiş takviye rutinleri sunuyor. Opinion AI, dijital ikizler ve büyük veri analitiğiyle teşhis ve tedavi süreçlerinde sağlık kuruluşları ve sigorta şirketlerine destek sağlıyor. Smart IQ, otomotiv verilerini gerçek zamanlı değerleme, fiyat ve stok optimizasyonu ile risk göstergelerine dönüştürüyor. SYNAPS, yetenek yönetimi süreçlerini tek platformda birleştirerek işe alım süreçlerini hızlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanovel Yönetim Ekibinde Yeni Atama Haber

Sanovel Yönetim Ekibinde Yeni Atama

Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, organizasyonel yapısını ve liderlik kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda 25 yılı aşkın insan kaynakları yönetimi tecrübesine sahip Engin Dirik, Eylül 2026 tarihi itibarıyla Sanovel’de İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak göreve başladı. İnsan kaynakları alanında stratejik yönetim, organizasyonel gelişim, yetenek yönetimi, liderlik gelişimi, performans yönetimi, ücretlendirme, yan haklar, değişim yönetimi, işveren markası ve İK analitiğine kadar geniş bir uzmanlığa sahip olan Engin Dirik; kariyeri boyunca başta ilaç sektörü olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren ulusal ve çok uluslu şirketlerde önemli görevlerde bulundu. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlayan Engin Dirik, kariyerine 2000 yılında Tansaş’ta başladı. Ardından Humanitas ve Garanti Bankası ile Nissan Automotive’de danışmanlık rolleri üstlenen Dirik, ilaç ve hızlı tüketim sektörlerindeki kapsamlı yöneticilik kariyerine geçiş yaptı. 2005-2013 yılları arasında Sanofi’de Kıdemli İK İş Ortağı olarak görev yapan Dirik; işe alım, organizasyonel yapılandırma ve gelişim, performans ve yetenek yönetimi, liderlik gelişimi ve İK sistemleri başta olmak üzere birçok alanda sorumluluklar üstlendi. 2013-2014 yılları arasında HSBC’de Yetenek Yönetimi Müdürü olarak görev yapan Engin Dirik, 2014-2022 yılları arasında Abdi İbrahim’de sırasıyla İnsan Kaynakları Yöneticisi, İnsan Kaynakları Müdürü ve İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev aldı. Son olarak, 2022 yılından bu yana Ali Raif İlaç’ta İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapan Engin Dirik, Sanovel’deki yeni göreviyle birlikte insan kaynakları ve kurumsal iletişim fonksiyonlarının stratejik yönetimine liderlik edecek. Sanovel Hakkında Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, 1983 yılında merhum Eczacı Erol Toksöz tarafından kurulmuştur. 60’tan fazla marka ve 180’i aşkın üründen oluşan güçlü portföyü, akut ve kronik terapötik alanlardaki ürün çeşitliliği ile Sanovel, yılda 200 milyon kutu üretim kapasitesine sahiptir. European GMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikası ve Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (US FDA) onayına sahip Sanovel; güçlü Ar-Ge’si, patent/fikri haklar alanlarındaki yetkinlikleri ve başarılarıyla da ilaç sektörü ve tüm sektörler bazında öne çıkmaktadır. Ürünlerini 5 kıtada 50’yi aşkın ülkeye ulaştıran Sanovel, ihracatıyla uluslararası pazarlardaki gücünü her geçen gün artırmaktadır. Birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket olan Sanovel, Türk ilaç endüstrisine ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve 1.750 çalışanı ile toplumların bir ömür sağlığı için var gücüyle çalışmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’nın Talent Week Diamond Programına Uluslararası Arenadan 2 Ödül Haber

Garanti BBVA’nın Talent Week Diamond Programına Uluslararası Arenadan 2 Ödül

Garanti BBVA’nın genç yeteneklerin profesyonel hayata hazırlanmasına ve kariyerlerinin başlangıç dönemindeki gelişimlerine destek olmak amacıyla hayata geçirdiği Talent Week Diamond, uluslararası arenada peş peşe aldığı ödüllerle başarısını taçlandırdı. Program, Stevie Awards for Great Employers kapsamında “En Yenilikçi Yetenek Kazanımı Programı” (Most Innovative Talent Acquisition Program) kategorisinde Altın Stevie Ödülü kazanırken, dünyanın önde gelen insan ve organizasyon gelişimi değerlendirme platformlarından Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında da Gold ödüle layık görüldü. Genç yetenek yaklaşımına uluslararası takdir Talent Week Diamond’ın Stevie Awards’da “En Yenilikçi Yetenek Kazanımı Programı” kategorisinin en yüksek derecesi olan Altın Ödül’e ulaşması, Garanti BBVA’nın genç yetenek deneyimine getirdiği yeni yaklaşımın uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösterdi. Uluslararası jüri, programı geleneksel yeni mezun işe alım modellerinin ötesine geçen, yaratıcı, geleceği gören ve genç yeteneklerle uzun soluklu bir gelişim ilişkisi kuran yaklaşımıyla öne çıkardı. Programın başarısı Brandon Hall Group HCM Excellence Awards ile devam etti. Talent Week Diamond’ın bu platformda da Gold ödüle layık görülmesiyle program, yeteneklerin potansiyelini geliştirmeye ve profesyonel hayata geçişlerini desteklemeye yönelik modeliyle bir kez daha ödülle karşılık buldu. İşe alım sürecinden uzun soluklu bir gelişim ilişkisine Garanti BBVA’nın genç yetenek işe alım programı Talent Week kapsamında yüksek potansiyel göstererek son aşama olan mülakata kadar ilerleyen gençlerle sürdürülebilir bir gelişim ilişkisi kurmak amacıyla hayata geçirilen Talent Week Diamond, Türkiye’nin ilk ve tek yapılandırılmış “Yeni Mezun Yetenekler için Profesyonel Hayata Hazırlık ve Gelişim Programı” olma özelliğini taşıyor. Programın temelinde, Garanti BBVA’nın genç yeteneklerle kurduğu ilişkiyi işe alım sürecinin ötesine taşıyan yaklaşımı yer alıyor. Talent Week’te potansiyelleriyle öne çıkan gençler, profesyonel hayatlarına Garanti BBVA çatısında başlamasalar dahi kurum ile bağlarını sürdürmeye devam ediyor. Kariyerlerinin başlangıç döneminde öğrenme ve gelişim olanakları, mentorluk ve topluluk deneyimleriyle desteklenen genç yeteneklerin profesyonel hayata daha donanımlı hazırlanmasına katkı sağlanıyor. “Yeteneğe bakışımızı işe alımla sınırlamıyoruz. Garanti BBVA’yı; çalışanımız olsun veya olmasın, topluma ve sektöre değer katacak yeteneklerin öğrenme ve gelişim fırsatlarından yararlanabildiği bir ‘okul’ olarak konumlandırıyoruz.” Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Talent Week Diamond’ın çıkış noktasını ve uluslararası başarısını şöyle değerlendirdi: “Garanti BBVA olarak genç yetenekleri, ülkemizin geleceğini şekillendirecek profesyoneller olarak görüyor, kariyerlerinin başlangıç döneminde gelişimlerine katkı sunmayı önemsiyoruz. Her Talent Week döneminde potansiyelleriyle bizi etkileyen çok sayıda gençle tanışıyoruz. Hepsinin aynı dönemde Garanti BBVA’da kariyerine başlaması mümkün olmayabiliyor. Talent Week Diamond’ı da potansiyeline inandığımız gençlerle kurduğumuz bağı sürdürmek ve profesyonel hayatlarının başlangıcında gelişimlerine eşlik etmek amacıyla hayata geçirdik. Türkiye’nin ilk ve tek yapılandırılmış yeni mezun yetenekler için profesyonel hayata hazırlık ve gelişim programı olan Talent Week Diamond ile yeteneğe bakışımız işe alımla sınırlı kalmıyor, gençlerin potansiyellerine ve gelecekte yaratacakları değere uzun vadeli yatırım yapıyoruz. Programın en yenilikçi yönü de potansiyeline inandığımız gençleri bir aday havuzunda bekletmek yerine, öğrenmeye, gelişmeye ve birbirinden beslenmeye devam eden aktif bir yetenek topluluğunun parçası haline getirmesi. Garanti BBVA’yı; çalışanımız olsun veya olmasın, topluma ve sektöre değer katacak yeteneklerin öğrenme ve gelişim fırsatlarından yararlanabildiği bir ‘okul’ olarak konumlandırıyoruz. Talent Week Diamond’ın daha ilk yılında Stevie Awards ve Brandon Hall Group gibi iki önemli uluslararası platformda Gold ödüle layık görülmesi, genç yetenek deneyimine getirdiğimiz bu yaklaşımın yenilikçi ve uzun soluklu bir model olarak uluslararası ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koyuyor.” Gençleri profesyonel hayata hazırlayan bütünsel gelişim deneyimi Talent Week Diamond kapsamında genç yeteneklere; kişiselleştirilmiş gelişim geri bildirimleri, Garanti BBVA profesyonelleriyle mentorluk, öğrenme modülleri, ilham buluşmaları, networking fırsatları ile sosyal ve kültürel etkinlikleri bir araya getiren bütünsel bir gelişim deneyimi sunuluyor. Programın yenilikçi yaklaşımının merkezinde ise potansiyeliyle öne çıkan gençleri gelişmeye ve birbirinden beslenmeye devam eden aktif bir yetenek topluluğunda buluşturmak yer alıyor. Program içerikleri ise genç yetenekleri değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştiriliyor. Talent Week Diamond’ın uluslararası platformlarda kazandığı ödüller, Garanti BBVA’nın genç yeteneklerin profesyonel hayata geçişine eşlik eden uzun vadeli gelişim yaklaşımının uluslararası ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koyuyor. Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında yetenek yönetimi, liderlik, gelişim ve çalışan deneyimi alanlarında elde edilen ödüller ise Garanti BBVA Yetenek ve Kültür ekiplerinin insan odaklı uygulamalarının uluslararası alandaki başarısını pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye'ye, Uluslararası İş Ödülleri’nde 14 Ödül Birden Haber

QNB Türkiye'ye, Uluslararası İş Ödülleri’nde 14 Ödül Birden

QNB Türkiye, değişen müşteri ihtiyaçlarına yanıt veren ürün ve hizmetlerinin yanı sıra sürdürülebilirlik, çalışan mutluluğu, yetenek yönetimi ve kazanımı, uluslararası ticaret ve sponsorluk alanlarında yürüttüğü çalışmalarla da 2026 Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards) kapsamında ödüllendirildi. Kazananlar, dünya genelinden 300’ü aşkın profesyonelin iki ay süren değerlendirmeleri sonucunda belirlendi. Teknoloji ve müşteri deneyimi alanında dört ödül QNB Türkiye’nin müşteri ihtiyaçlarını doğru zamanda ve etkin çözümlerle karşılamak amacıyla geliştirdiği teknoloji odaklı çalışmalar dört farklı kategoride ödüllendirildi. Mobil kredi süreçlerinin yenilenmesini ve müşteri odaklı özel akışların oluşturulmasını kapsayan “Renewed Mobile Loan Application Journey – Bi’Tıkla Kredi”, “Excellence in User-Centered Product Design” kategorisinde Altın Stevie kazandı. QNB Mobil’de müşterilerin düzenli ödemelerini takip eden, önemli durumlarda onları bilgilendiren ve işlemlerini tek onayla tamamlamalarını sağlayan Q Dijital Zekâ, “QNB – Q Digital Assistant” başlığıyla yarışmaya katıldı. Çözüm, “Best Use of Technology in Customer Service” kategorisinde Gümüş Stevie’nin sahibi oldu. Müşterilere sunulan faydaları uzun vadeli ve güçlü müşteri ilişkilerine dönüştürmeyi hedefleyen QNB’nin sadakat programları, uluslararası arenada iki önemli ödül kazandı. Bireysel müşterilere kart harcamalarında indirim, ücretsiz para transferi ve avantajlı faiz oranları gibi çeşitli faydalar sunan QNB Kazananlar Kulübü, “Achievement in Customer Satisfaction” kategorisinde Gümüş Stevie ödülünün sahibi oldu. Birikim müşterilerinin bankacılık deneyimini finansal avantajlar ve günlük yaşama yönelik ayrıcalıklarla zenginleştiren QNB Plus ise “Achievement in Product Innovation” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Bu ödüller, QNB’nin müşterilerine sunduğu faydaları güçlü ve sürdürülebilir müşteri ilişkilerine dönüştürme yaklaşımının uluslararası ölçekteki başarısını ortaya koyuyor. QNB Global Trade üç kategoride ödüllendirildi Dış ticaret yapan ve uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen firmalar için geliştirilen QNB Global Trade; finansman, danışmanlık, eğitim ve dijital bankacılık çözümlerini tek çatı altında bir araya getiriyor. Program kapsamında firmalara Eximbank kredileri, TCMB reeskont kredisi ve İGE kefaletli finansman seçeneklerinin yanı sıra Dijital Hazine, Self Servis Dış Ticaret Menüsü ve Adım Adım İhracat Programı gibi çeşitli çözümler sunuluyor. Finansmanı bilgi, danışmanlık ve dijital çözümlerle tamamlayan bu bütünsel yapı, üç farklı kategoride ödüle layık görüldü. QNB Global Trade, “Achievement in Banking” kategorisinde Altın, “Achievement in Financial Services” kategorisinde Gümüş ve “Achievement in Financial Products & Services” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Sürdürülebilirlik alanında iki Stevie QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik yaklaşımı hem bu alandaki liderliği hem de uzun vadeli Net Sıfır stratejisiyle iki ayrı kategoride ödüllendirildi. QNB Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmalarına liderlik eden Yeliz Ataay Arıkök, “Sustainability Hero of the Year in the Middle East and Africa” kategorisinde Altın Stevie’nin sahibi oldu. QNB Türkiye’nin 2050 Net Sıfır taahhüdü ise “Net Zero Strategy of the Year” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Bu taahhüdü somutlaştıran Net Sıfır Geçiş Planı, sektör bazlı 2030 ara hedefleri ve 2050 yol haritalarıyla emisyon yoğun sektörlerde ölçülebilir dönüşümü desteklemeyi ve finansmanı düşük karbonlu ekonomiye geçişe yönlendirmeyi hedefliyor. Çalışan mutluluğu, yetenek yönetimi ve kazanımında dört ödül QNB Türkiye, çalışan mutluluğunu iyi olma hâli, çalışan katılımı ve yetenek gelişimiyle birlikte ele alan uygulamalarıyla dört Stevie kazandı. Çalışanları toplumsal fayda etrafında bir araya getiren Charity Bazaar – İyilik Kermesi, “Achievement in Employee Advocacy Program” kategorisinde Altın Stevie kazandı. Çalışanların iyi olma hâlini ve iş deneyimini destekleyen QNB Employee Wellbeing Strategy ise “Achievement in Employee Wellbeing Programs” kategorisinde Gümüş Stevie’ye layık görüldü. Genç yeteneklere QNB Türkiye’nin farklı iş birimlerinde staj ve deneyim imkânı sunan Fin-ally MT Programı, Q-MBA eğitimleri, mentorluk ve kariyer danışmanlığıyla destekleniyor. Program, “Human Capital or Talent Management Solution” kategorisinde Altın, “Achievement in Human Resources” kategorisinde Bronz Stevie kazandı. Padel sponsorluğuna Altın Stevie QNB Türkiye, padelin Türkiye’deki gelişimini desteklemek ve QNB First ile QNB Private Banking müşterilerini padel ile buluşturmak amacıyla yeni bir sponsorluk yolculuğu başlattı. Anlaşmalı kulüplerle başlayan, turnuva ve etkinliklerle genişleyen bu çalışmalar, Türkiye Tenis Federasyonu iş birliğiyle padelin ana sponsorluğuna uzandı. QNB Private Banking’in bu kapsamda gerçekleştirdiği başvuru, “Achievement in Sponsorship” kategorisinde Altın Stevie ödülüne layık görüldü. Ömür Tan: “Dönüşümü tek bir başlıkta ele almıyoruz” QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, ödüllere ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards) kapsamında kazandığımız 14 ödülü, QNB Türkiye olarak benimsediğimiz bütünsel yaklaşımın farklı alanlardaki güçlü bir yansıması olarak görüyoruz. Bizim için dönüşüm yeni ürün ve hizmetler geliştirmenin yanı sıra müşterilerimizi ve çalışanlarımızı hayatın farklı alanlarında destekleyecek projeleri hayata geçirmeyi de kapsıyor. Q Dijital Zekâ ve yenilenen mobil kredi deneyimiyle müşterilerimizin günlük bankacılık işlemlerini kolaylaştırırken, QNB Global Trade ile dış ticaret yapan firmaların finansman, bilgi ve dijital çözüm ihtiyaçlarına birlikte yanıt veriyoruz. Net Sıfır Geçiş Planımızla finansmanı, düşük karbonlu ekonomiye geçişin önemli bir aracı olarak görüyoruz. Çalışan mutluluğunu önceliklendiren uygulamalarımız ve Fin-ally MT gibi genç yetenek programlarımızla ise dönüşümü kurum içinde de güçlendiriyoruz. Padel ana sponsorluğumuz ile sporun Türkiye’deki gelişimine katkı sağlamayı ve müşterilerimize yeni deneyimler sunmayı önemsiyoruz. Bu çalışmaların çeşitli kategorilerde ödüllendirilmesi, QNB Türkiye’de müşteri, çalışan ve toplum için kalıcı değer yaratma yaklaşımımızın somut sonuçlar ürettiğini gösteriyor. Farklı uzmanlıklara sahip ekiplerimizin ortak emeğiyle ortaya çıkan bu çalışmaların uluslararası ölçekte karşılık bulmasından gurur duyuyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi’nden Çarpıcı Sonuç: Risk Yönetimi Güçlenmeli Haber

Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi’nden Çarpıcı Sonuç: Risk Yönetimi Güçlenmeli

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ile Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle hazırlanan, çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi, şirketlerin kurumsal risk yönetimine yaklaşımını ve yönetim kurullarının stratejik önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları; şirketlerde kurumsal risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu, ancak bu alana ayrılan sürenin ve fonksiyonel derinliğin sınırlı kaldığını gösteriyor. Kurumsal risk yönetimi ağırlıklı olarak yönetim kurulu komiteleri aracılığıyla ele alınıyor Araştırmaya göre, katılımcıların %45’i kurumsal risk yönetiminin şirketlerindeki Risk Komitesi’nin sorumluluğunda olduğunu belirtirken, %32’si bu görevin Denetim ve Risk Komitesi tarafından yürütüldüğünü ifade ediyor. Bu kapsamda bir komitede görev alan katılımcıların %32’si bu alana fiilen aylık 1 ila 5 saat, %23’ü 5 ila 10 saat, katılımcıların yalnızca %10’u 10 ila 15 saat ayırabildiğini belirtiyor. Katılımcıların %31’i ise kurumsal risk yönetimiyle ilgili herhangi bir komitede görev almadığını ifade ediyor. Bu tablo, yönetim kurulu düzeyinde bu alana daha geniş yer verilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ekonomik riskler, %42 oranıyla yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor Katılımcıların %63’ü icra seviyesinden gelen risk raporlamalarının karar alma süreçleri için gerekli içgörüyü sağladığını düşünüyor. Ancak yönetim kurulu seviyesinde risk yönetişimine ayrılan zamanın sınırlı olması, üretilen içgörülerin karar alma süreçlerine yeterince yansıtılamama riskini oluşturuyor. Araştırma sonuçları, 2025 yılında şirketlerin risk gündeminde makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin öne çıktığını ortaya koyuyor. Katılımcılara göre şirketler açısından en önemli risk alanı %42 oranıyla ekonomik riskler olurken, bunu %15 ile jeopolitik riskler ve %10 ile politik riskler takip ediyor. Küresel ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin şirketlerin risk gündeminde önemli bir yer tuttuğu görülürken, katılımcıların yarısından fazlası şirketlerinin jeopolitik risklere yönelik stratejilerini yeterli buluyor. Katılımcılar şirketlerinin kurumsal risk yönetimi yaklaşımına genel olarak güven duyuyor Makroekonomik gelişmeler ve finansal piyasalardaki dalgalanmalar, şirketlerin kurumsal risk yönetimi stratejilerinde öncelikli değerlendirme alanları arasında yer almaya devam ediyor. Katılımcıların yaklaşık %75’i, bu alanda şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejileri uyguladığını düşünüyor. Araştırmada ele alınan diğer başlıklar ise şöyle sıralanıyor: Organizasyonların sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün korunması açısından kritik öneme sahip insan kaynağı ve yetenek yönetimi alanında, şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığından emin olanların oranı %56 seviyesinde seyrediyor.Sürdürülebilirlik ve çevresel riskler konusunda ise katılımcıların yaklaşık yarısı şirketlerinin yeterli risk stratejilerine sahip olduğunu belirtirken, iklim değişikliği ve doğa kaynaklı riskler özelinde bu oran %44 olarak ölçülüyor.Teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme alanında katılımcıların %60’ı, siber güvenlik risklerinin yönetiminde ise %67’si şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığını düşünüyor. Ancak, siber güvenlik risklerinin giderek artan etkisi dikkate alındığında, mevcut yapıların güçlendirilmesi ve uygulamaların sürdürülebilirliğinin sağlanması önemli bir gelişim alanı olarak öne çıkıyor.Katılımcıların yarısından fazlası tedarik zinciri risklerini yönetmeye yönelik etkin stratejilere sahip olduklarını ifade ediyor. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sami konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “YÜD olarak temel amacımız, Türkiye’deki yönetim kurullarının etkinlik ve derinliğini artırarak şirketlerimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. EY iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu barometre çalışması, yönetim kurullarının risk yönetimi konusundaki farkındalığını ve fiilen ayırdıkları zamanı net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki; şirketlerimizde komite yapıları kurulmuş olsa da, yönetim kurullarının risk yönetişimine daha fazla stratejik zaman ayırması ve bu içgörüleri karar alma mekanizmalarına daha güçlü entegre etmesi gerekiyor. YÜD olarak, yönetim kurulu üyelerimizin bu alandaki yetkinliklerini desteklemeye ve iyi yönetişim ilkelerini yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak YÜD ile gerçekleştirdiğimiz araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular, kurumlarda risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu, ancak yönetim kurulu seviyesinde bu alana ayrılan zamanın sınırlı kaldığını ve dolayısıyla risk yönetimi fonksiyonunun etkinliğini artıracak gelişim alanlarının bulunduğunu gösteriyor. Jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler ve politik riskler şirketlerin gündeminde öncelikli konumunu korurken, teknolojik dönüşüm ve siber güvenlik riskleri de kurumlar açısından giderek daha stratejik bir önem kazanıyor. Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, geleneksel risk yönetimi yaklaşımlarının artık tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Birden fazla risk senaryosunun aynı anda gerçekleşebildiği günümüzde şirketleri; proaktif aksiyon alma kabiliyetinin güçlendirildiği bir gelecek bekliyor. Bu doğrultuda, kurumların risk ve strateji arasındaki dengeyi doğru kurmaları, risk kültürünü organizasyonun geneline yaymaları, raporlama döngülerini hızlandırarak gerçek zamanlı içgörü üretebilmeleri ve yapay zekâ, makine öğrenimi ile diğer teknolojik çözümleri risk yönetimi süreçlerine entegre etmeleri kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aquila’dan Türkiye’ye İlk Yatırım: Enocta Küresel Ekosisteme Katıldı Haber

Aquila’dan Türkiye’ye İlk Yatırım: Enocta Küresel Ekosisteme Katıldı

Türkiye’nin köklü öğrenme teknolojileri şirketlerinden Enocta, dikey pazar yazılım şirketlerine uzun vadeli yatırım yapan Aquila bünyesine katıldı. Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanında gerçekleştirdiği ilk yatırım olan anlaşma, Enocta’nın uluslararası büyüme hedefleri açısından yeni bir dönemin kapısını açtı. Türkiye’de dijital öğrenme ve kurumsal yetenek yönetimi alanının öncü şirketleri arasında yer alan Enocta, küresel teknoloji yatırımcısı Aquila’ya katıldı. İstanbul merkezli şirket, bu gelişmeyle birlikte uluslararası ölçekte faaliyet gösteren daha geniş bir teknoloji ekosisteminin parçası oldu. Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri sektörüne yaptığı ilk yatırım olma özelliğini taşıyan işlemle birlikte Enocta’nın mevcut uzmanlığını, kurumsal yapısını ve müşteri odaklı çalışma anlayışını koruyarak büyümesini sürdürmesi hedefleniyor. Enocta 3,5 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veriyor 1999 yılında kurulan Enocta, 25 yılı aşan deneyimiyle Türkiye’nin kurumsal öğrenme teknolojileri alanındaki önemli şirketleri arasında bulunuyor. Şirket bugün 550’den fazla kuruma, 70’in üzerinde iş ortağına ve 3,5 milyondan fazla kullanıcıya hizmet sunuyor. Enocta’nın geliştirdiği çözümler, yalnızca dijital eğitim süreçleriyle sınırlı kalmıyor. Şirket, “Yetenek Zekâsı Platformu” vizyonu doğrultusunda öğrenme ve gelişim yönetiminden performans ve yetkinlik yönetimine kadar uzanan farklı insan kaynakları süreçlerini aynı yapı altında birleştiriyor. Enocta’nın çözüm portföyünde ayrıca dijital içerikler, çalışan gelişimi araçları ve yapay zekâ destekli uygulamalar bulunuyor. Böylece kurumların çalışan yetkinliklerini ölçmesine, geliştirmesine ve değişen iş dünyasının ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmesine destek sağlanıyor. Yapay zekâ kurumsal öğrenme pazarını büyütüyor Dijital dönüşümün hızlanması ve yapay zekâ teknolojilerinin iş süreçlerindeki etkisinin artması, kurumların çalışan gelişimine yönelik yaklaşımını da değiştiriyor. Yeni yetkinliklere duyulan ihtiyaç, çalışanların mesleki bilgilerinin düzenli olarak güncellenmesini şirketler açısından stratejik bir zorunluluğa dönüştürüyor. Küresel kurumsal e-öğrenme pazarının 2025 yılında yaklaşık 125,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Yapay zekânın birçok görev ve meslek tanımını yeniden şekillendirmesiyle birlikte yeni beceriler kazanma ve mevcut yetkinlikleri geliştirme çalışmaları sektör ayrımı olmaksızın önem kazanıyor. Genç iş gücü, gelişen girişimcilik ekosistemi ve şirketlerin dijitalleşmeye yönelik yatırımları, Türkiye’yi de öğrenme teknolojileri açısından dikkat çeken pazarlardan biri hâline getiriyor. Kurumsal dijital öğrenme çözümlerinin kullanımının yaygınlaşması, yerli yazılım şirketleri için yeni büyüme fırsatları oluşturuyor. Aquila şirketlerin operasyonel bağımsızlığını koruyor Kurumsal yazılım ve teknoloji şirketlerine uzun vadeli yatırımlar yapan Aquila, dünya genelinde 160’tan fazla ülkede faaliyet gösteren ve Toronto Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören küresel bir grubun parçası olarak çalışmalarını sürdürüyor. Aquila’nın yatırım modeli, bünyesine katılan şirketlerin sahip olduğu uzmanlığın, ekiplerin, kurum kültürünün ve operasyonel bağımsızlığın korunmasına dayanıyor. Grup, yatırım yaptığı şirketleri tek tip bir yapıya dönüştürmek yerine, mevcut güçlü yönlerini destekleyerek sürdürülebilir büyümelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Enocta’nın Aquila’ya katılması, Türk şirketinin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirebilecek stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yatırım aynı zamanda Türkiye’de geliştirilen öğrenme teknolojilerinin küresel yazılım ekosistemindeki görünürlüğü açısından da önem taşıyor. Sercan Çelebi: En güçlü dönemlerimizin önümüzde olduğuna inanıyoruz Enocta CEO’su Sercan Çelebi, şirketin dijital öğrenmenin henüz gelişiminin ilk aşamalarında olduğu bir dönemde çıktığı yolculuğun bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşan güçlü bir ekosisteme dönüştüğünü söyledi. Aquila ile kurulan birlikteliğin Enocta’nın ortaya koyduğu değerin ve vizyonun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdiğini belirten Çelebi, uzun vadeli yatırım yaklaşımının şirketin gelecek hedeflerini desteklemesini beklediklerini ifade etti. Yeni dönemde müşteriler açısından süreklilik ve daha güçlü bir hizmet yapısının öne çıkacağını vurgulayan Çelebi, Enocta’nın ürünlerini, hizmetlerini ve müşteri odaklı yaklaşımını aynı kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti. Şirketin küresel ekosistemin deneyim ve bilgi birikiminden yararlanacağını aktaran Çelebi, Enocta’nın en güçlü dönemlerinin önünde olduğuna inandıklarını dile getirdi. Aquila: Enocta’nın büyümesini destekleyeceğiz Aquila Kıdemli Portföy Yöneticisi Federico Marturano da Enocta’nın öğrenme teknolojileri alanındaki deneyimi, yenilikçi ürün yaklaşımı ve uzun yıllara dayanan müşteri ilişkileriyle öne çıktığını belirtti. Marturano, Enocta’nın bugüne kadar yakaladığı başarıyı devam ettirmesini ve müşterileri için değer üretmeyi sürdürmesini destekleyeceklerini söyledi. Yatırımın Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanındaki ilk adımı olması nedeniyle kendileri için özel bir önem taşıdığını da vurguladı. Enocta’nın Aquila’ya katılması, şirketin küresel pazarlara erişimini güçlendirebilecek bir adım olmasının yanında, Türkiye’de geliştirilen yazılım ve öğrenme teknolojilerinin uluslararası rekabet gücünü göstermesi bakımından da dikkati çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Grubu Liderlik Gelişimini Rotasyonla Güçlendiriyor Haber

Borusan Grubu Liderlik Gelişimini Rotasyonla Güçlendiriyor

Grup içi yetenek hareketliliğini ve liderlik gelişimini destekleyen bu adımlar kapsamında İrem Erdoğan, Özde Hamarat ve Tahir Vayısoğlu yeni görevlerine atandı. Borusan Grubu, liderlik gelişimini destekleyen ve grup şirketleri arasında deneyim paylaşımını güçlendiren rotasyon yaklaşımı kapsamında insan kaynakları organizasyonunda önemli görev değişiklikleri gerçekleştirdi. 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni atamalar ile grup içindeki bilgi birikiminin farklı şirketlere taşınması, liderlik yetkinliklerinin geliştirilmesi ve geleceğin liderlik havuzunun güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda insan kaynakları organizasyonunda üç önemli liderlik görevlendirmesi hayata geçirildi. Borusan Grubu bünyesinde çeşitli insan kaynakları görevlerinde önemli sorumluluklar üstlenen İrem Erdoğan, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Borusan Boru Global İnsan ve Sürdürülebilirlik İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapacak. Erdoğan, yeni görevinde insan ve sürdürülebilirlik gündemlerinin bütünleşik şekilde yönetilmesine liderlik edecek. İrem Erdoğan’ın üstlendiği görev doğrultusunda Borusan Holding İnsan Kaynakları Uzmanlık Merkezi Direktörü olarak görev yapan Özde Hamarat, Borusan Cat İnsan Kaynakları ve Gelişimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Hamarat, yeni görevinde Borusan Cat’in insan kaynakları stratejilerine, organizasyonel gelişim çalışmalarına ve yetenek yönetimi süreçlerine liderlik edecek. Özde Hamarat’ın Borusan Cat’e geçişiyle birlikte Borusan Holding İnsan Kaynakları Uzmanlık Merkezi Direktörlüğü görevini Tahir Vayısoğlu üstlenecek. Vayısoğlu’nun farklı görevlerde edindiği deneyim ve uzmanlığını yeni rolüne taşıyarak İnsan Kaynakları Uzmanlık Merkezi’nin çalışmalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Borusan Grubu, rotasyonu yalnızca bir görev değişikliği olarak değil; çalışanların farklı iş alanlarında deneyim kazanmasını sağlayan, liderlik gelişimini destekleyen ve organizasyonun uzun vadeli başarısına katkı sunan stratejik bir yetenek yönetimi aracı olarak değerlendiriyor. Grup şirketleri arasında gerçekleştirilen bu tür geçişler sayesinde bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, organizasyonel çevikliğin artırılması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.