Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yıl

Kapsül Haber Ajansı - Yıl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor

. Yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcıyı buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Daha fazla iş birliği, daha fazla ortak akıl ve daha fazla cesaret” çağrısıyla geleceğe güçlü bir mesaj verdi. Dünya doğal taş sektörünün öncü buluşması Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen 31. Marble İzmir, sektörün profesyonellerini bir araya getirdi. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, il ve ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, büyükelçiler, oda ve birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda sektör profesyoneli katıldı. Açılış töreni, 31 yıldır dünya fuarcılığında marka haline gelen Marble İzmir’in tarihini, gücünü ve doğal taş sektörünü anlatan etkileyici bir performansla başladı. Sinematografik anlatı, sanatçıların büyüleyici müzik ve dans gösterileriyle zenginleşti. “Bir hayaldi, dünya markası haline geldi” Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir’in hikayesinin 37 yıl önce, büyük bütçeler ve imkanlar olmadan başladığını belirterek, “Elinde numuneyle fuar gezen, uzaktan stantlara bakıp ‘biz de yaparız’ diyen insanların inancıyla ilk adım atıldı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan bu adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş buluşmalarından birine dönüştü. O günlerde bir hayaldi; bugün ise bir dünya markası haline geldi. Geçtiğimiz yıl Marble İzmir’i, 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçiyle tamamladık. Bu yıl ise Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla, 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Marble İzmir’in hikayesi bir avuç insanın emeğiyle başladı, bugün ise dünyanın sayılı organizasyonlarından biri haline geldi. Yarın ne olacağı ise bizim bugün ne yaptığımıza bağlı” diye konuştu. “Herkes aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyel açığa çıkmaz” Marble İzmir’in hem kent hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Başkan Tugay, “Türkiye’nin doğal taş ihracatını çok daha yukarıya taşıyabiliriz. Bunun için daha fazla iş birliği, daha güçlü bir ortak akıl ve daha fazla cesaret gerekiyor. Kamu, özel sektör, odalar ve dernekler aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymamız mümkün değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız. İZFAŞ ile birlikte bu platformu büyütmeye ve uluslararası etkisini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Sektörün duayen isimlerinin adı yaşatılacak” Sektörün duayen isimlerinin adlarının ölümsüzleştirileceğini belirten Başkan Tugay, “İzmir, vefalı bir şehirdir. Kıymetini bilenin kıymetini her zaman bilmiştir. Bu anlayışla, fuarımıza değer katan isimleri onurlandırarak ilerlemeye devam ediyoruz. Daha önce sektörün duayen isimlerinden merhum Raif Türk’ün adını Fuar İzmir’deki meydanımıza vererek bir vefa örneği sergilemiştik. Bugün de aynı vefa duygusuyla merhum Erdoğan Akbulak, Kemal Arslan ve Mehmet Turgut Bekişoğlu’nun isimlerini Fuar İzmir’deki konferans salonlarına vererek kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü bu başarı hikayesi, yıllar boyunca emek veren insanların eseridir” dedi. Başkan Tugay, bu yıl doğaya katkı sağlamak amacıyla katılımcılar adına fidan dikildiğini de belirtti. Bakan Bolat: “Dünya sarsılıyor ama işte Marble İzmir yapılıyor” Açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin doğal taş ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer aldığını belirterek Marble İzmir’in bu başarıya önemli katkı sunduğunu ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Küresel doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir’deyiz. İZFAŞ’ın başarılı organizasyonuyla gerçekleşen bu fuar, dünya çapında ilk üç arasında yer alan, iftihar ettiğimiz organizasyonlardan biridir. Simgeleşmiş bir fuar haline gelen Marble İzmir, doğal taş sektöründe üretici ve alıcıları buluşturan önemli bir merkezdir. Bu yıl yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcı firma yer alıyor, 70 bin ziyaretçi bekleniyor. Savaşların yaşandığı, dünyanın ekonomik olarak sarsıldığı bir dönemdeyiz. Ama işte Marble İzmir yapılıyor” dedi. Bolat ayrıca, İzmir’in tarih boyunca ihracatın merkezi olduğunu belirterek, “Osmanlı döneminde de dünyaya açılan bir pencere olan İzmir, Cumhuriyet döneminde de bu rolünü sürdürdü. 2025 yılında 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat gerçekleştiren kent, dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden biridir. Bu güzide şehir, savaşa rağmen bu yılın ilk üç ayında da 5,3 milyar dolarlık ihracatla ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti” ifadelerini kullandı. Vali Elban: İhracat yeni maden sahalarıyla değil inovatif tasarımlarla artacak İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Uluslararası fuarcılığın başladığı bir şehirdeyiz. Mermer ve doğal taş sektörü, ‘ekmeğini taştan çıkaran’ bir anlayışla yola çıktı, ancak bugün çok daha özel ve katma değerli bir alana evrildi. Doğal taş ve makine ihracatını birlikte değerlendirdiğimizde 3 milyar dolar seviyesine ulaştık. Hedefimizin 10 milyar dolar olduğuna inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için yeni maden sahalarına değil, daha katma değerli ve inovatif tasarımlara ihtiyaç var. Geçmişte makinede dışa bağımlıyken bugün sektörün kullandığı makinelerin tamamı yerli üretim haline geldi” şeklinde konuştu. Bakan Yardımcısı Tancan: Anadolu mirasını dünya vitrinine çıkarıyoruz Türkiye’nin maden zenginliğine dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, “Bugün burada yalnızca ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bulunuyoruz. Marble İzmir, sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini buluşturan önemli bir organizasyon haline geldi. Türk mermerleri, dünyada pek çok alanda kullanılan ve tanınan ürünler arasında yer alıyor. Ülkemiz, dünya doğal taş ihracatında ilk üç ülke arasında bulunuyor ve sektördeki gücünü her geçen gün artırıyor. Bu fuarın, sektörün gelişimine katkı sağlayacağına ve önemli ticari iş birliklerine zemin hazırlayacağına gönülden inanıyorum” dedi. Şimşek: Sevgi Yolu’nda 7 firmalı fuardan bugüne geldik Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek, Sevgi Yolu’nda 7 firmayla bu fuarın temellerinin atıldığını belirterek, fuarla birlikte sektörün de büyüdüğünü vurguladı. Şimşek, 30 yıl önce makine ithal ederken bugün mermer ihraç eden bir konuma geldiklerine işaret etti. Sektörün profesyonelleri İzmir’de buluştu Fuar İzmir’de 150 bin metrekareyi aşan açık ve kapalı alanda gerçekleşen Marble İzmir, üretimden tasarıma, teknolojiden ticarete kadar doğal taş sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Marble İzmir 14 – 17 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen firmaların yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcıları, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Meksika, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere farklı coğrafyalardan nitelikli alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak. D-ESIGN Arena ile tasarım ve deneyim odağı D Holü, bu yıl “D-ESIGN Arena” konseptiyle yeniden düzenlenerek fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu alanda; mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks söyleşileri, iş görüşmeleri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Doğal taşın sanatsal yönünü öne çıkaran Heykel Çalıştayı’nda ortaya çıkan eserler fuar süresince sergilenirken, fuar sonrası İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kentin kültürel yaşamına katkı sunması hedefleniyor. Marble İzmir kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması ise sektörün katma değerli dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Bu yıl 8 ülkeden 67 üniversiteden öğrencilerin katılımıyla seçilen 724 proje arasından finale kalan 19 tasarım da D Holü’nde sergileniyor. Uluslararası iş birlikleri güçleniyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği, makine ve teknoloji alanında Avrupa ile yeni ticari ve teknik açılımlar sağlarken, fuarın uluslararası konumunu güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle bilgi ve teknoloji paylaşımının artırılması ve Türk doğal taş sektörünün küresel rekabet gücünün geliştirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye’nin Karbon Emisyonu 5 Yılda %94,77 Azaldı Haber

Vodafone Türkiye’nin Karbon Emisyonu 5 Yılda %94,77 Azaldı

Dijital altyapısı ve akıllı teknolojileriyle toplumu geleceğe bağlarken çevresel ayakizini de azaltmayı hedefleyen Vodafone Türkiye, 1 Nisan 2024 – 31 Mart 2025 mali yılına ait Çevre, Sosyal ve Yönetişim performansının ele alındığı “Vodafone Türkiye 2025 ÇSY Raporu”nu yayımladı. Rapora göre, şirketin Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları baz yıl olan 2020’ye göre %94,77 oranında azalırken, Kapsam 3 emisyonlarının toplamı 436.415 ton karbondioksit eşdeğeri olarak ölçüldü. Nisan 2021’den bu yana IREC sertifikalı %100 yenilenebilir enerji kullanan Vodafone, kendi tesislerinde ürettiği 1,36 GWh yenilenebilir elektrikle bir önceki yıla göre üretim kapasitesini %14,28 artırırken, yenilenebilir enerji kaynaklarından 702,53 GWh elektrik sağlayarak Kapsam 2 emisyonlarını sıfırladı. Şebeke kaynaklı e-atıklarının %100’ünü yeniden kullanım veya geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandıran Vodafone, müşterilerine sunduğu IoT çözümleriyle bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %77’lik artışla müşterilerinin 933.371 ton karbon emisyon salımına engel olmalarına destek oldu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Vodafone olarak, sürdürülebilirliği iş stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Türkiye’de faaliyete başladığımız ilk günden bu yana dijital teknolojilerin gücünü kullanarak dünya ve içinde yaşadığımız toplum için daha iyi bir gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerimizi sürdürüyor, etkimizi paydaşlarımızla şeffaflıkla paylaşıyoruz. Ekosistemimize karşı taşıdığımız sorumluluğun farkında olarak, 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik raporlaması alanında elde ettiğimiz deneyimle raporlarımızı hazırlıyor; faaliyetlerimizin çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarını değerlendirerek, performansımızı şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda uluslararası standartlarda raporluyoruz. Son raporumuzda da paydaşlarımıza çevre, sosyal ve yönetişim alanlarındaki faaliyetlerimizin bir özetini sunuyoruz. Yarattığımız etkiyi Vodafone Grubu’nun Amaç Odaklı Yaklaşımı rehberliğindeki değer alanları çerçevesinde ele alıyoruz. Sürdürülebilir bir geleceğin yanında durmaya devam edeceğiz. Enerji yönetim sistemleriyle tasarruf Vodafone, operasyonel süreçlerindeki enerji ihtiyacını yüksek enerji verimliliği sağlayan enerji yönetim sistemleriyle yönetiyor. Teknoloji merkezlerinin iklimlendirme altyapısını yönetmek için Yapay Zekâ Destekli Dijital Termal Yönetim Uygulaması’nı kullanan şirket, bu sayede Güç Kullanım Verimliliği parametresinde %10 iyileşme sağlarken, iklimlendirme altyapısında %30’a varan enerji tasarrufu elde etti. Diğer yandan, 4 veri merkezinde hayata geçirdiği Değişken Frekanslı Sürücü uygulamasıyla, yıllık yaklaşık 1.100 MWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 525 ton karbon emisyonunu engelledi ve 23 bin ağaç dikimine eşdeğer bir çevresel katkı sağladı. Ayrıca, yapay zekâ destekli optimizasyonlar sayesinde yıllık 9,6 GWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 3 bin kişinin yıllık elektrik tüketimine ve 30 bin ağaçla sağlanabilecek 4.700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladı. Şebeke kaynaklı e-atıkların %100’ü ekonomiye geri kazandırıldı Vodafone, döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda, geri dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir ürünlerin geliştirilmesine önem veriyor. Şirket, raporlama döneminde, şebeke kaynaklı 2.137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4.508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladı. Şebeke kaynaklı atıkların yanı sıra 28,57 ton operasyonel atığın ise tümünün geri dönüşümü sağlandı. Telefonların yanı sıra arızalı ve hasarlı şebeke ekipmanlarını da ikinci el olarak değerlendiren Vodafone, 18.839 mobil cihazı yeniden kullanıma uygun hale getirdi. Türkiye’de lansmanı 2023 yılında yapılan ve tüm dünyada toplam bir milyon telefon toplanmasının hedeflendiği Gezegen İçin Bir Milyon Telefon projesi kapsamında bugüne kadar 500 bini aşkın telefon toplandı. Kadın çalışanları desteklemeye devam etti Vodafone, bünyesindeki Vodafone Vakfı ile toplumsal gelişim ve sürdürülebilir değişimi destekleyen projeler yürütüyor. Raporlama döneminde, Vakıf projelerinden “Yapay Zekâ Yıldızları” ile 55 bini aşkın çocuk ve gence, “Dijital Benim İşim” projesiyle ise 7 bini aşkın kadına ulaşıldı. Bu projelerde 289 Vodafone çalışanı gönüllü olarak görev aldı. Kırmızı Işık uygulaması 382.000’den fazla kez indirilirken, aylık 1.000 aktif kullanıcısıyla önemli bir etki yarattı. Vodafone, kadın yönetici oranını 2030’a kadar %40’a çıkarma hedefi kapsamında, 2024-25 mali yılında %44 kadın yönetici oranına ulaştı. Tüm çalışanların %43’ünü kadınlar oluştururken, işe yeni alınan çalışanlar arasında kadın çalışan oranı %47 olarak gerçekleşti. Şirketin genç istihdam programı Discover Genç Yetenek Programı’na 10 bini aşkın başvuru yapılırken, 21 farklı üniversiteden 52 genç yetenek Vodafone ailesine katıldı. Ekonomiye katkısını sürdürdü Vodafone, raporlama döneminde, altyapıyı güçlendirmeye, yenilikçi çözümler geliştirmeye ve dijitalleşmenin hızlanmasına katkı sağlamaya da devam etti. 2024-25 mali yılı içinde 19,1 milyar TL yatırım gerçekleştiren Vodafone’un servis gelirleri %83,4 büyüme oranı ile 101,8 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin dönem sonu itibariyle mobil abone sayısı 25,2 milyona ulaştı. Doğrudan 3.021 kişiye istihdam sağlayan Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanındaki operasyonlarıyla yerel ekonomilerin canlanmasına destek veriyor. Raporlanan Kapsam 3 emsiyonlarının içeriği genişletildi Vodafone, sürdürülebilirlik raporlarını her yıl bir yenilik içerecek şekilde hazırlıyor. Son raporda, Kapsam 3 emisyon verileri Vodafone Grubu’nun açıkladığı yeni metodoloji çerçevesinde, 15 alt kategoriden 11 alt kategoriyi kapsayacak şekilde 2020’den günümüze yeniden hesaplandı. Son mali yılda da Grubun iç ve dış denetiminden başarıyla geçen Vodafone Türkiye, ÇSY Komitesi’ni ve çalışma gruplarını yeniden yapılandırdı. Vodafone, ilk kez geçen yıl yayınladığı TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) uyum tablosuna ÇSY Raporu’nda bu yıl da yer verdi. Bu tablo, şirketin Türkiye pazarındaki faaliyetlerinin şeffaflığını artırarak, yerel düzenlemelere uyum sağlama konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Vodafone, ÇSY Raporu’nun web tabanlı bir versiyonunu da hazırlayarak interaktif veri ve içeriklerle daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefledi. Küresel raporlama standartlarıyla uyumlu Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative - GRI) tarafından yayımlanan GRI Standartları’na uyumlu hazırlanan “Vodafone Türkiye 2025 ÇSY Raporu”, şirketin imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (United Nations Global Compact - UNGC) İlerleme Bildirimi olma özelliği taşırken, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles - WEPs) ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA) katkısını da içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW Group'tan 2025’te Güçlü Finansal Performans ve Elektrifikasyon Atağı Haber

BMW Group'tan 2025’te Güçlü Finansal Performans ve Elektrifikasyon Atağı

7,4 milyar euro net kâr elde eden BMW Group, 2025 yılında global pazarda 2,46 milyon araç teslimatı gerçekleştirirken, elektrikli araç satışlarını artırarak premium segmentteki liderliğini güçlendirdi. Yeni BMW iX3 ile NEUE KLASSE dönemini başlatan şirket, 2027 yılına kadar 40’tan fazla yeni modeli pazara sunmayı hedefliyor. BMW Group, zorlu küresel ekonomik koşullar ve artan gümrük tarifelerine rağmen güçlü ürün portföyü, dengeli küresel operasyonları ve disiplinli maliyet yönetimi sayesinde 2025 yılında istikrarlı performansını sürdürdü. 2025 yılında BMW Group’un vergi öncesi kârı 10,2 milyar euro olarak gerçekleşirken, şirketin vergi öncesi kâr marjı yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Grup net kârı ise 7,45 milyar euro ile bir önceki yılın üzerinde gerçekleşen güçlü performansını korudu. BMW AG Yönetim Kurulu Başkanı Oliver Zipse, sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şirketin uzun vadeli stratejik yaklaşımının önemine dikkat çekerek, “Teknolojiye açık yaklaşımımız, küresel ölçekte güçlü operasyonel yapımız ve ilham veren markalarımız sayesinde geleceğe yönelik doğru stratejik konumlanmayı yıllar önce oluşturduk. Bugün zorlu bir ortamda dahi yön değiştirmek zorunda kalmadan stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edebiliyoruz. Güçlü finansal performansımız, geniş ürün portföyümüz ve teknolojiye açık yaklaşımımız sayesinde 2025’te premium segmentteki liderliğimizi daha da güçlendirdik. NEUE KLASSE ile başlattığımız yeni dönem, şirketimizin gelecekteki büyümesi için önemli bir ivme yaratıyor” dedi. Elektrifikasyon Büyümenin İtici Gücü Olmaya Devam Ediyor BMW Group’un elektrifikasyon stratejisi 2025 yılında da büyümenin önemli itici güçlerinden biri olmayı sürdürdü. Şirket, yıl boyunca dünya genelinde 442 binin üzerinde tamamen elektrikli araç teslimatı gerçekleştirdi. Böylece satılan her altı BMW Group aracından biri tamamen elektrikli oldu. Plug-in hibrit modellerle birlikte değerlendirildiğinde ise toplam elektrikli araç teslimatı 642 bin adedi aşarak toplam satışların yaklaşık yüzde 25’ini oluşturdu BMW Group, elektrikli mobilite yolculuğunda önemli kilometre taşlarına da ulaştı. 2013 yılında BMW i3 ve BMW i8 modelleriyle başlayan elektrikli mobilite sürecinde Haziran 2025’te 1,5 milyonuncu tamamen elektrikli araç teslim edildi. Şirket, 2026 yılı içinde iki milyonuncu tamamen elektrikli aracını teslim etmeyi hedefliyor. Dünya Genelinde 2,4 Milyon Teslimat BMW Group, 2025 yılında dünya genelinde toplam 2,46 milyon premium araç teslimatı gerçekleştirerek satışlarını bir önceki yıl seviyesinde korudu. BMW markasında en güçlü büyüme gösteren modeller arasında BMW 5 Serisi ve kompakt sınıfta yer alan BMW X2 öne çıktı. Performans odaklı BMW M markası ise üst üste on dördüncü kez satış rekoru kırarak 213 binin üzerinde araç teslimatı gerçekleştirdi ve marka tarihindeki en yüksek satış seviyesine ulaştı. Tarihte ilk kez, teslim edilen her 10 BMW’den biri BMW M modeli oldu. MINI, yeni model ailesinin etkisiyle satışlarını yüzde 17,7 artırarak 288 bin adedin üzerine çıkarırken, satışların yüzde 36’dan fazlasını tamamen elektrikli modeller oluşturdu. Böylece dünya genelinde satılan her üç MINI’den biri elektrikli oldu. BMW Motorrad ise global motosiklet pazarındaki daralmaya rağmen üst üste dördüncü yıl 200 bin adedin üzerinde satış gerçekleştirdi. Özellikle R 1300 GS ve F 900 GS modelleri markanın büyümesinde önemli rol oynadı. 2027 Yılına Kadar 40 Yeni Model BMW Group’un geleceğe yönelik stratejisinin merkezinde yer alan NEUE KLASSE, şirketin elektrikli mobilite dönüşümünde yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Platformun ilk modeli olan tamamen elektrikli Yeni BMW iX3, 2025 yılında gerçekleştirilen dünya prömiyerinin ardından özellikle Avrupa pazarında güçlü talep gördü. Avrupa’daki tamamen elektrikli BMW siparişlerinin yaklaşık üçte biri BMW iX3 modeline yönelik gerçekleşti. Yüksek talep nedeniyle Macaristan’ın Debrecen kentindeki üretim tesisinde üretim iki vardiya halinde gerçekleştirilmeye başlandı. NEUE KLASSE ailesinin ikinci modeli olan tamamen elektrikli BMW i3’ün tasarım tanıtımının ise 18 Mart’ta Münih’te gerçekleştirilmesi planlanıyor. BMW Group, 2027 yılına kadar 40’tan fazla yeni veya yenilenmiş modeli pazara sunarak ürün gamını genişletmeyi hedefliyor. Bu modeller arasında BMW 3 Serisi ve BMW X5’in yeni nesilleri de yer alacak ve tüm sürüş teknolojilerini kapsayan seçeneklerle sunulacak. 2026’da İstikrarlı Büyüme BMW Group, 2026 yılında küresel otomotiv pazarının genel olarak istikrarlı bir seyir izlemesini bekliyor. Avrupa ve Amerika pazarlarında büyüme potansiyelinin devam etmesi öngörülürken Çin’de satışların önceki yıl seviyesine yakın gerçekleşmesi bekleniyor. Şirket, 2026 yılında küresel teslimatların 2025 yılı seviyesine yakın gerçekleşmesini ve tamamen elektrikli araçların toplam satışlar içindeki payını korumasını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek Haber

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek

Geride bıraktığımız yıl, yapay zekânın sadece görevleri otomatikleştiren bir araç olmaktan çıkıp, insan yeteneklerini artıran, karar alma süreçlerine aktif olarak katılan ve kurumsal stratejileri şekillendiren bir unsur haline geldiğine tanıklık ettik. Araştırmalar, 2025'te küresel yapay zekâ harcamalarının 1,5 trilyon dolara ulaştığını ve şirketlerin %88'inin en az bir iş fonksiyonunda yapay zekâ kullandığını gösteriyor. 2025’in Üç Ana Trendi Bu dönemde öne çıkan üç ana trend şunlar oldu: 1. Otonom Ajanların Yükselişi: Fiyat optimizasyonundan müşteri ilişkileri yönetimine kadar birçok kritik görevi üstlenen otonom ajanlar, verimlilikte %3 ila %5 arasında bir artış sağladı ve iş dünyasında %10'a varan bir büyüme potansiyeli yarattı. Gartner'a göre, 2028 yılına kadar günlük iş kararlarının %15'inin ve kurumsal yazılım uygulamalarının %33'ünün otonom ajanlar tarafından yönetilmesi bekleniyor. 2. Operasyonel Entegrasyon: Yapay zekâ pazarlama ve satıştan tedarik zincirine kadar ana iş operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Özellikle müşteri hizmetleri, kişiselleştirilmiş pazarlama ve BT yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ kullanımı yaygınlaştı. Agentic AI sayesinde müşteri hizmetleri işlem sürelerinde %80'e varan düşüşler sağlanırken, Fortune 250 şirketleri kampanya geliştirme ve yürütme hızlarını 15 kata kadar artırdı. 3. Sorumlu ve Etik Kullanım: Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri yönetişimi, şeffaflık ve hesap verebilirlik konuları öncelik kazandı. Sektör, insan odaklı ve güvenilir sistemler inşa etme yönünde güçlü bir irade ortaya koydu. 2026 Beklentileri: Ölçeklenme, Süper Bilgi İşlem ve Stratejik İş Birliği Cerebrum Tech'in analizlerine göre 2026, yapay zekânın daha da ölçeklenerek iş dünyasının temel bir altyapısı haline geleceği bir yıl olacak. Bu yıl öne çıkması beklenen başlıca trendler şunlardır: Süper Bilgi İşlem Platformları: CPU, GPU ve özel yapay zekâ çiplerini birleştiren hibrit işlem mimarileri, büyük veri analizi ve kompleks yapay zekâ modelleri için yeni performans standartları belirleyecek. Yapay Zekâ Odaklı Yazılım Geliştirme: Yazılımlar, temelden itibaren yapay zekâ yetenekleriyle donatılacak. Bu sayede daha küçük ve çevik ekipler, çok daha karmaşık uygulamaları rekor sürelerde geliştirebilecek. Dijital Ekip Arkadaşları Olarak Yapay Zekâ Ajanları: Otonom ajanlar, çok adımlı süreçleri kendi başlarına yürüterek çalışanları rutin görevlerden kurtaracak ve onları daha stratejik alanlara yönlendirecek. Stratejik İnsan-Yapay Zekâ İş Birliği: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanın rolü kritik olmaya devam edecek. İnsan gözetimi, yönetişim ve bağlamsal muhakeme, yapay zekânın başarısı için kilit faktörler olmayı sürdürecek. Yapay Zekâ Okuryazarlığı: 2025'te yapay zekâ araçlarını kullanma becerisi aranan iş ilanlarında yedi kat artış görüldü. 2026'da bu yetkinlik, tüm çalışanlar için temel bir gereklilik haline gelecek. “Teknolojiyi İnsan İçin, İnsanla Birlikte Geliştiriyoruz” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cerebrum Tech CEO’su Mustafa Furkan Örs, yapay zekânın geleceğinde insan faktörünün altını çizdi: "2025, yapay zekânın kurumlar için deneysel bir teknoloji olmaktan çıkıp, operasyonel ve ölçülebilir çıktılar üreten bir teknolojiye dönüştüğü bir yıl oldu. Cerebrum Tech olarak geliştirdiğimiz Cere Insight ve Cere LLM gibi ürünlerle, müşterilerimizin karmaşık iş akışlarını otomatize ederken insanı daima sürecin merkezinde tutmalarını sağlıyoruz. 2026’da odağımız; gerçek iş süreçlerine entegre edilebilen, kurumsal ölçekte güvenle kullanılabilen ve insanların verimliliğini artırabilecek yapay zekâ ürünleri geliştirmek olacak. Önümüzdeki dönemde zekâ ile empatiyi bir araya getiren çözümlerimizle yeni fikirlere ve daha derin iş birliklerine imza atacağımız için heyecanlıyız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüferliler 2026’yı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı Haber

Nilüferliler 2026’yı Cumhuriyet Meydanı’nda Karşıladı

Nilüfer Belediyesi tarafından 19 – 31 Aralık tarihleri arasında Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Nilüfer Yeni Yıl Festivali, 31 Aralık gecesi Nilüferlileri bir araya getirdi. Konserler, sahne gösterileri ve eğlenceli etkinliklerle dolu gecede vatandaşlar 2026 yılına coşku içinde girdi. Geceye katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de yeni yıl coşkusuna ortak oldu. Alışveriş ve yemek stantları, buz pateni pisti ve atlı karınca gibi alanlarla gün boyu hareketli meydan, akşam saatlerinde yerini yeni yıl coşkusuna bıraktı. Gecenin açılışını Gökhan ve Enis ikilisi yaptı. İkili, seslendirdikleri eğlenceli parçalarla kalabalığı ısıttı. Ardından sahne alan Betül Ayaz, sahne ve keman performansıyla izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. Artık yeni şeylere bakmak lazım. Her şey gönlünüzce olsun. Nilüfer, barış içinde, kardeşçe olmaya devam edecek” diyerek vatandaşların yeni yılını kutladı. UFUK BEYDEMİR RÜZGARI Gecenin en çok beklenen ismi ise ünlü sanatçı Ufuk Beydemir oldu. Beydemir; sevilen şarkıları “Ay Tenli Kadın”, “Vazgeç Artık Rüyalarımdan” ve “Yüreğimdesin” gibi sevilen şarkılarının yanı sıra, Türk müziğinin unutulmaz eserleri “Bana Sor”, “Her Şeyi Yak” ve “Yıldızların Altında” gibi şarkıları Nilüferliler için söyledi. Meydanı dolduran vatandaşlar, Beydemir’in şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti. Ufuk Beydemir’in ardından sahneye çıkan DJ Elize ise hareketli parçalarıyla, soğuk havaya rağmen meydanı dolduran Nilüferlilere keyifli dakikalar yaşattı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir ile 2025’in son dakikalarında sahnede vatandaşlarla birlikte geri sayım yaparak yeni yılı karşıladı. Saatler 00:00’ı gösterdiğinde Cumhuriyet Meydanı’ndaki coşku zirveye ulaştı. Nilüferliler, 2026 yılına hep birlikte coşku ve umutla “Merhaba” dedi. Kutlamalar, yeni yılın ilk dakikalarında DJ Elize’nin performansı ve Ensar konseri ile devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu' Haber

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu'

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç marka olarak teknoloji yatırımları, mobil uygulama stratejisi ve AI destekli insan kaynağı modelleriyle 2025’te sektörün dönüşümüne liderlik ettiklerini vurgularken; Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise yalnızca bu yıl içinde 57 dijital projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü. Sedat Kılıç: “Tatilsepeti yalnızca bir pazaryeri değil, deneyim sunan bir platforma dönüşüyor” Hilton İstanbul’da gerçekleştirilen seyahat zirvesi Uzakrota’da düzenlenen “Zor Geçen Yılın Ardından İç ve Dış Turizm” oturumunda konuşan Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, 2025’in turizm açısından güçlü bir başlangıç yaptığını ancak doğal ve çevresel gelişmelerin sektörü dönemsel olarak etkilediğini söyledi. Tatilsepeti’nin yalnızca bir pazaryeri değil, aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan bir yapıya dönüştüğüne de dikkat çeken Sedat Kılıç, tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdiklerini, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerik ürettiklerini, “satış değil bilgi veren” bir strateji izlediklerini ifade etti. Güvenli, önceden planlanmış tur içeriklerine yönelimin ve rehber eşliğinde, planlı seyahatin öneminin arttığını kaydeden Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, yeni jenerasyonun dijital uygulamalarla deneyim odaklı küçük otelleri tercih ettiğini, yapay zeka kaynaklı trafiğin ilk kez anlamlı şekilde satışa dönüşmeye başladığını söyledi. 2025’te turizm sektöründe yapay zeka ile uyumlu dijitalleşmenin hızlandığını ve ilk kez dikkat çekici sonuçlar aldıklarını belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Turizm eskiden yavaş hareket eden bir sektördü. Ben turizm kökenli değilim, teknoloji kökenliyim; bu yıl gözlemledim ve turizmin dijitalleşmeye daha hızlı adapte olmaya başladığını gördüm, çünkü tüketici çok hızlı şekilde gelişiyor’’ dedi. Mobil uygulama turizmin geleceği olacak Dünya genelinde mobil uygulama üzerinden yapılan satışların yüzde 30 seviyelerine çıktığını belirten Kılıç, Türkiye’de bu oranların henüz istenen noktada olmadığını aktardı. Tatilsepeti’nde mobil satışlarda hedeflerinin yüzde 30 ve üzerine çıkmak olduğunu; özellikle resort otellerde gelecekte yüzde 50–60 seviyelerinin mümkün olduğunu öngördüğünü kaydetti. Kılıç; “Mobil uygulama kullanıcıyı markaya bağlıyor; pazarlama maliyetlerini düşürüyor ve çapraz satış fırsatlarını artırıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde uygulamamızda büyük yenilikler olacak” dedi. Murat Vardar: “Yapay zekâ ile 400 kişilik ekibimize 400 dijital çalışma arkadaşı ekliyoruz” Uzakrota Seyahat Zirvesi’nde “İnsan x Teknoloji: Turizmde İşgücü Dönüşümü ve Dijitalleşmenin 2025 Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise 2025’in en büyük etkisinin insan kaynağı tarafında yaşandığını vurguladı. Türkiye’nin 2004 yılında kurulan ilk dijital tatil platformu olan Tatilsepeti’nin, yalnızca bu yıl 57 dijital projeyi hayata geçirdiğini belirten Vardar, yapay zekâ uyumunun tüm organizasyon yapısını dönüştürdüğünü söyledi: “2025, insan kaynağı yetkinliklerinin yeniden tanımlandığı bir yıl oldu. 400 kişilik ekibimize ek olarak 400 yapay zekâ çalışma arkadaşı konumlandırıyoruz. Bu da toplam kapasitemizi iki katına çıkarıyor, 800 kişiye dönüşüyoruz.” Vardar, özellikle İK biriminde başlayan yapay zekâ destekli çalışma modellerinin pilot uygulamalarla test edildiğini belirtti. Tatilsepeti’nde 14 kişilik İK ekibi 4 yapay zekâ agent ile birlikte çalıştıklarını; bu modelin işe alımdan bordroya, eğitim süreçlerinden veri yönetimine kadar tüm operasyonlarda verimliliği artıracağını kaydederek “Kısa vadede en kritik yetkinlik, ‘AI ile birlikte çalışabilme’ olacak. İnsan karar verecek, yapay zekâ uygulayacak. Bu da bize büyük verimlilik sağlayacak” dedi. Canan Demir’e Uzakrota’dan ‘’Women in Travel’’ ödülü Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Turizmde yükselen kadın liderliğine dikkat çekmek amacıyla; 50 üst yönetici kadına ödül verildi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü.

Borusan Otomotiv’den BMW Modellerinde Yıl Sonu Fırsatları Haber

Borusan Otomotiv’den BMW Modellerinde Yıl Sonu Fırsatları

Takas desteği, özel finansman koşulları ve ÖTV avantajlı fiyatlarla sınırlı sayıda otomobil Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yeni sahiplerini bekliyor. BMW 420i Gran Coupé: Sportif Şıklığın En Zarif Hali Estetik tasarımı, dinamik sürüş karakteri ve coupé formunun getirdiği sportif çizgileriyle BMW 420i Gran Coupé, hem günlük kullanıma uygun pratikliği hem de saf sürüş keyfini bir araya getiriyor. Geniş iç hacmi, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve BMW’ye özgü premium malzeme kalitesiyle segmentinin en iddialı modellerinden biri olan BMW 420i Gran Coupé, yıl sonuna özel 900.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 4.500.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla satışa sunuluyor. BMW 520i Sedan: Lüks ve Teknolojinin Yeni Yorumu Business Sedan segmentinin öncüsü BMW 520i Sedan, markanın modern tasarım dilini yansıtan zarif hatları, yüksek konfor seviyesi ve son nesil teknolojik donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yenilenen mild hybrid motoru sayesinde verimlilik ve performansı bir arada sunan model, sessiz ve dengeli sürüş karakteriyle öne çıkıyor. BMW 520i Sedan, yıl sonuna özel 1.200.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 6.000.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda yeni sahiplerini bekliyor. BMW i5 eDrive40: Elektrikli Mobilitede Yeni Standart BMW 5 Serisi’nin tamamen elektrikli versiyonu olan BMW i5 eDrive40, premium elektrikli mobilite anlayışını yeniden tanımlıyor. Business Sedan konsepti, tamamen elektrikli sürüş ve yüksek menzil kapasitesiyle konforu yeniden tanımlayan model, sürdürülebilirliği BMW’ye özgü sürüş keyfiyle birleştiriyor. BMW i5 eDrive40, yıl sonuna özel 900.000 TL takas desteği veya 12 ay vadeli, 5.000.000 TL tutarında %1,69 faiz oranlı kredi fırsatıyla satışta. BMW X3 20 ve BMW X3 20d xDrive: SUV Sınıfında Güç ve Konforun Buluşması Güçlü duruşu, geniş yaşam alanı ve son nesil sürüş destek sistemleriyle BMW X3, her yol koşulunda konforu ve güvenliği ön planda tutan bir SUV deneyimi sunuyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen mild hybrid motor teknolojisiyle performans ve verimliliği mükemmel bir dengede sunan BMW X3 20 ve BMW X3 20d xDrive modelleri, Kasım sonu itibarıyla ithal edilecek otomobillerde geçerli olmaya başlayacak %25 ek gümrük vergisinden etkilenmeyen sınırlı sayıda otomobilde fiyat avantajı sunuyor. BMW Plug-in Hybrid (PHEV) Modellerinde ÖTV Değişikliği Öncesi Son Fırsatlar BMW X1 xDrive25e ve BMW 230e xDrive Active Tourer modellerinin Kasım üretim ayı itibarıyla emisyon ölçümlerinde yapılacak değişiklik sonrası ÖTV dilimi %75’ten %100’e yükselecek. PHEV modellerinde de özel fırsatlar sunan Borusan Otomotiv, sınırlı sayıdaki BMW X1 xDrive25e ve BMW 230e xDrive Active Tourer modellerini %75 ÖTV diliminde satışa sunuyor. Kompakt SUV segmentinde çevreci teknolojiyi BMW X karakteriyle birleştiren BMW X1 xDrive25e ile şehir içi konforu, yüksek verimlilik ve geniş iç mekânla buluşturan BMW 230e xDrive Active Tourer, yıl sonuna kadar avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Kampanya kapsamında BMW X1 xDrive25e nakit indirimiyle 4.244.300TL’den, BMW 230e xDrive Active Tourer nakit indirimiyle 3.847.000’den başlayan fiyatlarla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcıları’nda satış sunuluyor.

‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde Çevreci Adım Haber

‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde Çevreci Adım

Dünyanın önde gelen porselen üreticilerinden Kütahya Porselen, çevreye ve sürdürülebilirliğe olan duyarlılığını bu yıl da “11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü” kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikle sürdürdü. Şirket, Kütahya’daki fabrikasının bahçesine 100 yeni ağaç dikerek doğaya nefes oldu. Etkinliğe Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Dr. Tanzer Polat Yılmaz ile şirket çalışanları katıldı. Katılımcılar, ağaçları hep birlikte toprakla buluşturarak çevreye olan duyarlılıklarını bir kez daha gösterdi. Kütahya Porselen, 2021 yılında hayata geçirdiği “Geleceğe Bir Tohum Bırak” projesiyle bugüne kadar 100 bin tohum topu ve 8 bin fidanı doğayla buluşturdu. Bu yıl eklenen 100 yeni ağaçla birlikte şirket, ağaçlandırma çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Doğaya karşı sorumluluk duygusuyla hareket eden Kütahya Porselen, Türkiye genelinde yürütülen Milli Ağaçlandırma Seferberliği’ni desteklerken, geçmiş yıllarda yaşanan orman yangınlarının ardından oluşturulan hatıra ormanlarıyla da iyileşme süreçlerine katkı sağlıyor. Hammadde temininden üretime kadar tüm aşamalarda çevre dostu yaklaşımı benimseyen şirket; yenilenebilir enerji kullanımı, atık geri dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modeliyle çevre etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Kütahya Porselen, yaşamı yeşillendirme vizyonuyla gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Siber Güvenliğin En Saygın Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı Haber

Siber Güvenliğin En Saygın Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’nin en köklü siber güvenlik organizasyonlardan biri olan e-Safe’in Siber Güvenlik Ödülleri için geri sayım başladı. Bu yıl ikincisi verilecek sektörün en prestijli ödülleri için aday gösterme süreci 05-21 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yıl da Türkiye’nin siber güvenlik ekosistemini desteklemeyi amaçlayan ödül programı; alanında katkılarıyla öne çıkan ürün/hizmet ve farkındalık yaratan çalışmaları ödüllendirecek. 2025 e-Safe Siber Güvenlik Ödül Töreni, önceki yıl olduğu gibi sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, görünürlük ve prestij sağlayan güçlü bir platform sunacak. Ödüller için başvuru süreci 5-21 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu süreçte kurumlar, kendi geliştirdikleri ürün veya hizmetleri aday gösterebilir; aynı zamanda sektörde öne çıkan başka projeleri de önererek ekosistemin görünürlüğüne katkı sunabilecek. 3 ANA BAŞLIKTA ÖDÜL VERİLECEK Bu yıl ödüller; teknik hizmet sağlayıcılar, ürün ve çözüm kategorileri ile sektörel etki alanlarını kapsayan özel ödüller olmak üzere üç ana başlık altında verilecek. • Hizmet Sağlayıcılar: Olay müdahale merkezleri, yönetilen tehdit algılama servisleri, sızma testleri, kırmızı ekip uygulamaları ve adli bilişim hizmetleri. • Ürün ve Çözümler: Uç nokta koruma sistemleri, ağ güvenliği çözümleri, veri koruma teknolojileri, kimlik yönetimi araçları, izleme ve raporlama sistemleri, güvenlik politikası yönetimi, zafiyet tarama yazılımları, dosya güvenliği çözümleri, zararlı yazılım analiz sistemleri, SIEM/SOAR platformları ve tehdit istihbaratı hizmetleri. • e-Safe Özel Ödülleri: Sektörde yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkan kişi ve projelere verilecek. ÖDÜLLER OCAK AYINDA SAHİBİNİ BULACAK Ödül töreni herkese açık oylama, e-Safe Değerlendirme Grubu ve e-Safe Jürisi çalışmalarıyla şekillenerek şeffaf bir süreç sonunda gerçekleşecek ve Türkiye’nin dijital güvenlik vizyonuna katkı sunan aktörler ödüllendirilecek. Bu aşamalar sonrasında 14 Ocak 2025 tarihinde düzenlenecek törenle ödüller sahiplerini bulacak. Başvuru koşulları ve detaylı bilgiye e-Safe’in resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.