Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yiyecek İçecek

Kapsül Haber Ajansı - Yiyecek İçecek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yiyecek İçecek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya Havalimanı BFA İle Yiyecek-İçecekte Avrupa’nın En İyisi Seçildi Haber

Antalya Havalimanı BFA İle Yiyecek-İçecekte Avrupa’nın En İyisi Seçildi

FTA Exclusive Premium Lounge, “Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu” ödülünü alırken, Taste of Anatolia “Yılın Havalimanı Yiyecek-İçecek Konsepti”, Ömür Akkor “Yılın Havalimanı Şefi” seçildi. Antalya Havalimanı, BFA’nın son iki yılda oluşturduğu konseptler ve gastronomi alanındaki başarısıyla dünyanın ilk beş havalimanı arasına girdi ve Avrupa’da ilk sırada yer aldı. Fraport TAV Antalya Havalimanı, Hindistan’ın Bangalore kentinde gerçekleştirilen ve havacılık ile seyahat perakendeciliği sektörünün en saygın etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Airport Food & Beverage (FAB) Conference & Awards organizasyonundan önemli başarılarla döndü. Antalya Havalimanı, yolcu deneyimi, gastronomi ve premium hizmet alanlarında hayata geçirdiği dev yatırımların uluslararası düzeyde takdir edilmesiyle çok sayıda ödülün sahibi oldu. Antalya Havalimanı genişleme projesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımların öne çıktığı ödül töreninde, FTA Exclusive Premium Lounge, “Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu (Airport Lounge of the Year)” ödülüne layık görüldü. Antalya Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek operasyonlarını yürüten BFA ise farklı kategorilerde elde ettiği başarılarla toplam dokuz ödül kazanarak gecenin en dikkat çekici markaları arasında yer aldı. Antalya Havalimanı’nın yerel kültürü ve Anadolu’nun zengin gastronomi mirasını uluslararası yolcularla buluşturan konsepti Taste of Anatolia, dünyada ve ayrıca Avrupa bölgesinde “Yılın Havalimanı Yiyecek-İçecek Konsepti” ödülünü kazanırken, mekân tasarımı ve yerel kimliği en iyi yansıtan konsept kategorilerinde de ödüllendirildi. Taste of Anatolia konseptinin yaratıcısı şef Ömür Akkor, “Yılın Havalimanı Şefi” seçildi. Ayrıca Sherefe Restaurant inovasyon ve havalimanı bar konsepti kategorilerinde de ödül alırken, Needstop hızlı servis kategorisinde Avrupa bölgesinin en başarılı konseptiyle ödüllendirildi. FAB 2027 İlk Kez Türkiye’de Düzenlenecek Konferans kapsamında gerçekleştirilen resmi duyuruda, Airport Food & Beverage (FAB) Conference & Awards 2027'nin ilk kez Türkiye’de ve Fraport TAV Antalya Havalimanı ev sahipliğinde gerçekleştirileceği açıklandı. Yaklaşık 40 ülkeden 400’e yakın havalimanı yöneticisi, marka temsilcisi ve sektör profesyonelini Antalya’da bir araya getirecek organizasyon, Antalya Havalimanı’nın ulaştığı hizmet standartlarını ve yolcu deneyimi alanındaki vizyonunu uluslararası arenada sergilemesine olanak sağlayacak. “Bu Başarı Yatırımlarımızın ve Hizmet Kalitemizin Bir Sonucudur” Fraport TAV Antalya Havalimanı Yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “FTA Exclusive Premium Lounge ile ‘Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu’ ödülünü kazanmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu ödül, yolcu deneyimini sürekli geliştirmeye yönelik yaklaşımımızın ve ekiplerimizin özverili çalışmalarının uluslararası platformlarda takdir edildiğinin önemli bir göstergesidir. Ayrıca yiyecek, içecek üniteleri için yapılan kapsamlı yatırımlar ve elde edilen ödüllerden dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil hizmetler ve misafir memnuniyetini odağımıza alan yaklaşımımızın karşılığını görmek bizim için son derece değerli. FAB 2027’nin Antalya Havalimanı’nda düzenlenecek olması da havalimanımızın uluslararası havacılık ve misafirperverlik ekosistemindeki güçlü konumunu ortaya koymaktadır. Dünya çapındaki sektör temsilcilerini Antalya’da ağırlamayı, havalimanımızı, şehrimizi ve yolcu deneyiminin geleceğine yönelik vizyonumuzu paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” “Anadolu mutfağını dünyaya açıyoruz” Fraport ortaklığında Antalya Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek operasyonlarını yürüten BTA’nın İcra Kurulu Başkanı Baha Bülbül şunları söyledi: “Sekiz ülkede 15 havalimanında yolcularımıza lezzetli bir seyahat deneyimi sunmak üzere çalışıyoruz. BFA ortaklığımızla Antalya Havalimanı’nda son iki yılda yaptığımız yatırımlarla yolcularımızın farklılaşan beklentilerini karşılayan konseptlerimizi hayata geçirdik. Ülkemizin kültür elçisi olarak hareket ederken yerel mutfağımızın en iyi örneklerini dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize sunuyoruz. 2027’de bu konferansın Antalya’da düzenlenecek olması da bu konudaki başarımızın bir göstergesi. Anadolu’nun mutfak kültürünü ve Antalya’yı en iyi şekilde temsil edeceğiz” dedi. “FAB 2027 En Unutulmaz Organizasyonlardan Biri Olacak” The Moodie Davitt Report Başkanı Dermott Davitt ise Antalya Havalimanı’nın sektördeki yükselen konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Konferansı ilk kez Türkiye’ye taşıyacak olmaktan ve konuklarımızı Avrupa’nın en canlı ve heyecan verici havalimanlarından biri olan Antalya Havalimanı’nda ağırlayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Antalya Havalimanı, güçlü yiyecek-içecek seçenekleri ve Türk misafirperverliğini en iyi şekilde yansıtan hizmet anlayışıyla örnek bir havalimanı konumunda. FAB 2027’nin bugüne kadarki en unutulmaz organizasyonlardan biri olacağına inanıyoruz.” Fraport TAV Antalya Havalimanı, son yıllarda gerçekleştirdiği kapsamlı terminal yatırımları, premium yolcu deneyimi uygulamaları ve yenilikçi gastronomi konseptleriyle uluslararası havacılık sektöründe dikkat çekmeye devam ederken, FAB 2027’ye ev sahipliği yaparak Antalya’yı küresel havalimanı misafirperverliği ve gastronomi ekosisteminin buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates, Orta Doğu’nun En İyi Havayolu Şirketi” Seçildi Haber

Emirates, Orta Doğu’nun En İyi Havayolu Şirketi” Seçildi

Dünyanın en büyük uluslararası havayolu şirketlerinden Emirates, 2026 APEX Best in Airline Awards kapsamında “Orta Doğu’nun En İyi Havayolu Şirketi” seçildi. Doğrulanmış yolcu geri bildirimlerine dayanan değerlendirmelerde Emirates; koltuk konforu, kabin hizmetleri, yiyecek-içecek deneyimi, eğlence sistemi ve bağlantı hizmetleri olmak üzere beş temel kategoride üstün performans sergiledi. İrlanda’nın Dublin kentinde düzenlenen törende açıklanan bu prestijli ödül, Emirates’in dünyanın önde gelen seyahat markalarından biri olarak konumunu daha da güçlendirdi. Emirates, koltuk konforunda yüksek puan aldı Airbus A380, A350 ve Boeing 777 filolarında seyahat eden Emirates yolcuları, havayolunun konfora verdiği önemi düzenli olarak vurguluyor. Geniş kişisel alanlar, ergonomik koltuklar ve özenle tasarlanmış kabinler sayesinde yolcular, dünyanın en uzun uçuşlarında dahi rahatça dinlenebiliyor, çalışabiliyor veya uyuyabiliyor. Emirates’in devam eden filo yenileme programı kapsamında tüm kabinler, yeni nesil koltuklar ve uçak içi özelliklerle geliştirilmeye devam ediyor. Ekim ayından itibaren Ekonomi Sınıfı yolcuları için ayarlanabilir sekiz yönlü baş desteğine sahip yeni hafif yapılı Safran Z400 koltukları da hizmete sunulacak. Ödüllü Premium Ekonomi kabininde krem renkli deri koltuklar, geniş yatış açısı, tam boy ayak destekleri ve uzun yolculuklar için tasarlanmış altı yönlü ayarlanabilir başlıklar bulunuyor. Yolcular ayrıca entegre şarj noktaları, yan kokteyl masaları ve 13,3 inçlik kişisel eğlence ekranlarından yararlanabiliyor. Business Class kabinleri ise halihazırda A350’de bulunan, Safran’ın lüks S Lounge tasarımından ilham alınan koltuklarla yenileniyor. Yatağa dönüşebilen koltuklar; kablosuz şarj, kişiselleştirilebilir ortam aydınlatması, kişisel eşya saklama alanları ve çoklu şarj seçenekleriyle destekleniyor. Emirates First Class ise tamamen kapalı özel süitleriyle lüks hava yolculuğunun standartlarını belirlemeyi sürdürüyor. Yolcular tarafından “gökyüzündeki otel odası” olarak tanımlanan süitlerde elektronik kapılar, kişiselleştirilebilir iklim kontrolü, ortam aydınlatması ve Emirates’in adeta imzası niteliğindeki “sıfır yer çekimi” pozisyonuna dönüşebilen yatak sistemi bulunuyor. Kabin hizmetlerinde fark yaratan deneyim 140’tan fazla milliyete mensup ve 70’in üzerinde dil konuşan Emirates kabin ekibi, şirketin misafirperverlik anlayışını dünya çapında temsil ediyor. Hizmet yaklaşımı; mükemmeliyet, özen, yenilikçilik ve tutku olmak üzere dört temel ilkeye dayanıyor. Dünya standartlarındaki ağırlama uygulamalarından ilham alan kapsamlı eğitim programları sayesinde ekipler, yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda yolcuların ihtiyaçlarını önceden öngörerek kişiselleştirilmiş bir seyahat deneyimi sunma becerisi kazanıyor. Uçuş boyunca yemek servisinden kabin aydınlatmasına kadar tüm hizmet akışı yolcular için kusursuz bir deneyim oluşturacak şekilde planlanıyor. Zengin yiyecek ve içecek seçenekleri Emirates deneyiminin en dikkat çekici unsurlarından biri olan gastronomi hizmetleri, tüm kabin sınıflarında dünya mutfaklarından ilham alınarak hazırlanmış menüler sunuyor. Taze hazırlanan birden fazla seçenekli yemekler; meşrubatlar, meyve suları, çay, kahve ve çeşitli içecek seçenekleriyle tamamlanıyor. Çocuklara özel menülerin yanı sıra bebekler için organik mama ve ek destek ürünleri de ücretsiz olarak sunuluyor. Havayolu, Noel, Ramazan Bayramı, Diwali ve Ay Yeni Yılı gibi özel dönemlere yönelik menüler hazırlarken; vegan, vejetaryen, glütensiz ve düşük sodyumlu seçenekler dahil olmak üzere farklı beslenme ihtiyaçlarına uygun geniş bir yemek yelpazesi de sunuyor. Premium Ekonomi yolcuları yemeklerini Royal Doulton porselenleri üzerinde servis edilen özel sunumlarla deneyimlerken, Business Class’ta bölgesel mutfaklardan ilham alınarak hazırlanmış gurme menüler premium içecek seçenekleriyle eşleştiriliyor. First Class yolcuları ise istedikleri zaman yemek siparişi verebildikleri hizmetin yanı sıra sınırsız havyar ve dünyanın en prestijli içecek markalarından oluşan özel bir koleksiyonun keyfini çıkarabiliyor. Emirates, ice eğlence sistemiyle sektör liderliğini sürdürüyor Emirates’in ödüllü uçak içi eğlence sistemi ice, birçok yolcu için markanın en güçlü simgelerinden biri haline gelmiş durumda. 6.500’den fazla içerik kanalına sahip sistem; film, televizyon, müzik, podcast, canlı spor yayınları ve eğitim içerikleriyle sektörün en kapsamlı eğlence platformlarından biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 3.000 film, 3.000 müzik albümü, 600’den fazla televizyon kanalı ve dizi paketi ile yüzlerce belgesel ve çocuk programını kapsayan içerik kütüphanesi; HBO Max, Disney+, Paramount+, Discovery+, BBC, Bloomberg Originals, Shahid ve Spotify gibi platformlarla yapılan iş birlikleri sayesinde sürekli genişliyor. Yeni nesil bağlantı deneyimi Bağlantı hizmetleri günümüz seyahat deneyiminin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelirken Emirates, Starlink iş birliğiyle bu alanda yeni standartlar belirliyor. Kasım 2025’te duyurulan anlaşma kapsamında Starlink teknolojisinin, hizmet veren tüm Emirates filosuna 2027 yılının ortasına kadar entegre edilmesi planlanıyor. Böylece yolcular, uçuş boyunca yüksek hızlı ve düşük gecikmeli internet erişimi sayesinde video izleyebiliyor, çalışabiliyor, oyun oynayabiliyor ve kesintisiz iletişim kurabiliyor. Bugüne kadar 33 adet Boeing 777-300ER uçağı Starlink ile donatılırken, sistemin yer aldığı ilk üç Airbus A380 de hizmete girmeye başladı. Yüz binlerce yolcu, Starlink destekli uçuşlarda kesintisiz bağlantı deneyiminden yararlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Yapay Zekâ 2030’da CPG Sektörünün Rekabet Gücünü Belirleyecek Haber

Endüstriyel Yapay Zekâ 2030’da CPG Sektörünün Rekabet Gücünü Belirleyecek

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 2026 Küresel CPG Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Anketi’nin yeni bulgularını yayımladı. Anket, ambalajlı tüketim ürünleri (CPG) üreticilerinin 2030 yılına kadar üretimdeki verimsizliklerde ve maliyet baskılarında önemli artışlar beklediğini ortaya koyuyor. Çoğu üretici, dalgalanmaların hızlandığı bu on yılda rekabet gücünü pekiştirmek için endüstriyel zekâya (yapay zekâ, veri ve otomasyonun birleşik gücü) yöneliyor. Yapısal üretim maliyetlerinin 2030'a kadar artması bekleniyor CPG üreticilerinin hızlanan bir kar marjı krizi beklediğini ortaya koyan ankete göre üretim gecikmeleri, duruş süreleri ve ekipman arızaları gibi verimsizlikler, halihazırda nihai ürün maliyetinin tahmini olarak %20,3'ünü oluşturuyor. Katılımcılar, günümüzde gecikmeler, duruş süreleri, yeniden işleme, kalite sapmaları veya varlıkların optimal olmayan kullanımı nedeniyle ortalama üretim gelirlerinin %15,2’sinin kaybedildiğini bildiriyor. Bu önlenebilir kayıpların keskin bir şekilde kötüleşerek gelecek yıl %21,37’ye ulaşması ve 2030 yılına kadar %29,14’e doğru yükselmesi bekleniyor. Birçok CPG üreticisi, önlenebilir üretim kayıplarındaki bu öngörülen artışı azaltmak için endüstriyel yapay zekâya yöneliyor. Yapay zekâ beklentileri artarken hazırlık seviyesi geride kalıyor Bugün her sekiz CPG üreticisinden sadece biri (%13), yapay zekânın temel operasyonlara ve karar alma süreçlerine uçtan uca entegre edildiğini söylüyor. 2030 yılına gelindiğinde ise üreticilerin üçte birinden fazlası (%37) yapay zekânın operasyonlarının merkezinde olmasını bekliyor ki bu, kullanım oranının sadece dört yıl içinde üç katına çıkması anlamına geliyor. Katılımcılar ayrıca yapay zekâ destekli Yatırım Getirisinin (ROI) de keskin bir şekilde artmasını bekliyor: Üçte biri (%32,7), yapay zekâ projelerinden 2030 yılına kadar %50-74 oranında getiri elde etmeyi öngörüyor.Yaklaşık onda biri (%7,9), %100’ün üzerinde getiri tahmin ediyor; bu da yapay zekâ yatırımlarının bir yıldan kısa sürede kendi maliyetini çıkaracağı anlamına geliyor. Bu performans seviyesi günümüzde yalnızca WEF Lighthouse veya otonom fabrikalarında görülmektedir. Buna karşın, katılımcıların yüzde yetmişi mevcut yapay zekâ yatırım getirisinin %20’nin altında olduğunu, yaklaşık üçte biri ise (%28,4) %5 veya daha düşük bir getiri gördüğünü belirtiyor. Bu durum, sektörün henüz erken aşamadaki uygulamalardan sınırlı bir değer elde ettiğini yansıtıyor. Schneider Electric CPG Başkanı Neil Smith, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Üreticiler, 2030 yılına kadar uçtan uca yapay zekâ benimsenmesinde üç katlık bir artışın yanı sıra, görmeyi bekledikleri getirilerde de önemli bir değişim öngörüyor ve günümüzde yalnızca en gelişmiş Lighthouse ve otonom fabrikaların ulaştığı seviyeleri hedefliyorlar. Bu beklenti uçurumu, acilen harekete geçilmesi gerektiğini gösteren en güçlü işarettir. Yapay zekâ, ancak gerçek endüstriyel zekâyı sunduğunda dönüştürücü olabilir: Yani gerçek zamanlı operasyonel verileri, modern otomasyonu ve yapay zekâyı ölçekli olarak verimliliği artıran senkronize kararlara dönüştürme yeteneği. Birçok kuruluş hala yapay zekânın değerini ve benimsenmesini sınırlayan parçalanmış veriler ve eski sistemlerin bulunduğu mevcut tesisleri (brownfield) işletiyor. Bu hazırlık açığını kapatmak, artık CPG sektörü için en önemli rekabet önceliklerinden biridir.” Engel yapay zekâ teknolojisi değil, endüstriyel zekâ için gerekli temel hazırlık seviyesi Yapay zekânın potansiyeline duyulan güçlü güvene rağmen, anket katılımcıları yapay zekâyı ölçeklendirmenin önündeki temel engeller olarak teknolojik değil yapısal zorlukları öne çıkarıyor: Yapay zekâ veya veri bilimi alanındaki beceri açıkları (%43,0),Eski otomasyon sistemleri ve altyapı (%37,5),Bağlamlandırılmış operasyonel veri eksikliği (%36,3),İş gücü direnci (%25,7). Tüm bu unsurlar, siber güvenlik veya uyumluluk endişelerinin (%21,7) de önünde yer alıyor. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon Hizmetleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Cecile Vercellino konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sonuçlar çok net: Endüstriyel yapay zekâ için beklenen o dönüştürücü yatırım getirisini sadece dört yıl içinde elde etmek; iş birliği, şeffaflık ve ortak standartlar konusunda köklü bir değişim gerektiriyor. SE Danışmanlık Hizmetleri (SE Advisory Services) aracılığıyla, kendi ‘Lighthouse’ üretim bilgi birikimimizi halihazırda dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizle paylaşıyor ve onların dijital hedeflerini ölçülebilir etkilere dönüştürmelerine yardımcı oluyoruz. En iyi uygulamaların ve sektöre özel uzmanlığın paylaşılıp hayata geçirilmesinin, endüstriyel dijital dönüşümün bir sonraki dalgasını hızlandıracağına inanıyoruz.” Schneider Electric'in AVEVA iş birliğiyle bugün yayımladığı “Abartının Ötesinde: Rekabetçi Tüketici Ürünleri Üretimi İçin Pratik Yapay Zekâ” (Beyond the Hype: Practical AI for Competitive Consumer Goods Manufacturing) başlıklı yeni rapor; yiyecek-içecek ve yaşam bilimleri sektörlerinde yapay zekânın başarılı bir şekilde uygulanması konusunda rehberlik sunuyor. Rapor; endüstriyel veri, modüler otomasyon, elektrifikasyon ve Endüstriyel Yapay Zekâ uygulama adımları aracılığıyla otonom operasyonlara giden yolu ana hatlarıyla çiziyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.