Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yol Haritası

Kapsül Haber Ajansı - Yol Haritası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yol Haritası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi Haber

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi

Hyundai, yeni Boulder Concept modelini 2026 New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir dünya prömiyeriyle tanıttı. SUV formundaki bu konsept model, markanın ilk gövde şasi platformuna sahip olacak ve 2030 yılına kadar sunulması planlanan orta boy pick-up modelinin habercisi niteliğini taşıyor. Boulder Concept, dayanıklılık, yüksek çekiş gücü ve arazi kabiliyeti arayan kullanıcıların beklentilerine yanıt vermek üzere geliştirilen yeni bir platformun ilk göstergesi olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin Kuzey Amerika tasarım ekibi tarafından geliştirilen konsept, özellikle off-road tutkunlarını hedeflerken markaya yeni müşteri kitleleri kazandırmayı amaçlıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, “Boulder Concept ile Amerikan müşterilerin beklentilerine daha güçlü bir yanıt veriyoruz. Gövde-şasi araçlar, ABD’de hem iş hem de macera dünyasının temelini oluşturuyor. Bu segmentte güçlü bir şekilde yer almayı hedefliyoruz” dedi. Hyundai ve Genesis Global Tasarım Merkezi Başkanı SangYup Lee ise konsepti “off-road yaşam tarzına bir saygı duruşu” olarak tanımlayarak, bu tip araçların macera arayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif oluşturacağını belirtti. Güçlü ve Fonksiyonel Tasarım Boulder Concept, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda şekillendirildi. Çeliğin dayanıklılığı ve esnekliğini estetikle buluşturan bu yaklaşım, araca hem güçlü hem de zamansız bir karakter kazandırıyor. Dik ve iki kutulu (two-box) silüeti, geniş görüş açısı ve güçlü duruş sunarken; safari tipi üst camlar ve çift kanatlı kapılar hem ferahlığı hem de kullanım kolaylığını artırıyor. Araçta ayrıca düşük profilli tavan taşıyıcı, çift yönlü açılabilen arka kapak ve uzun yükler için açılabilen arka cam gibi fonksiyonel detaylar dikkat çekiyor. Aracın 37 inçlik büyük arazi lastikleri, yüksek yerden yükseklik ve gelişmiş yaklaşma/uzaklaşma açıları sayesinde zorlu arazi koşullarında üstün performans hedefleniyor. Ayrıca yazılım destekli gerçek zamanlı off-road yönlendirme sistemi, sürücüye dijital bir rehber gibi destek sunuyor. Maceraya Uygun İç Mekan İç mekanda dayanıklı ve yoğun kullanıma uygun malzemeler tercih edilirken, fiziksel düğme ve kontrol elemanları zorlu koşullarda kolay kullanım sağlıyor. Modüler yapıdaki kabin, katlanabilir masa gibi pratik çözümlerle hem günlük kullanım hem de açık hava aktiviteleri için esneklik sunuyor. Geleceğe Yön Veren Yeni Platform Hyundai, geliştirmekte olduğu gövde-şasi platformlu otomobiller için net bir yol haritası belirledi. Buna göre üretim modelleri Amerika’da tasarlanacak, geliştirilecek, üretilecek ve Hyundai’nin ABD’de ürettiği çelik kullanılacak. Hyundai Kuzey Amerika Başkanı Randy Parker, orta boy pick-up segmentinin marka için önemli bir büyüme fırsatı sunduğunu vurgulayarak, Boulder Concept’in bu alandaki stratejik yaklaşımın ilk adımı olduğunu ifade etti. Henüz bir tasarım çalışması olan Boulder Concept, güçlü oranları, fonksiyonel yaklaşımı ve hedef kitlesiyle Hyundai’nin gelecekteki pick-up modeli için önemli bir yol haritası sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rusya ve Özbekistan Nükleer ve İlgili Alanlarda İş Birliği İçin Yol Haritası İmzaladı Haber

Rusya ve Özbekistan Nükleer ve İlgili Alanlarda İş Birliği İçin Yol Haritası İmzaladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom ile Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'na bağlı Atom Enerjisi Ajansı (Uzatom Ajansı) arasında nükleer ve ilgili alanlarda iş birliği için yol haritası Özbekistan’ın başkenti Taşkent'te imzalandı. Nükleer güç santral inşaatı sözleşmesine ek bir anlaşma daha yapıldı. Belgeleri, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev ve Uzatom Ajansı Direktörü Azim Akhmedkhadzhaev imzaladı. Yol haritası, personel eğitimi, modern nükleer teknolojiler hakkında kamuoyunun bilinçlendirmesi ve santralin yanında kurulacak geleceğin nükleer kentinin geliştirilmesi dahil nükleer güç santrali inşası projesi kapsamındaki tüm temel iş birliği alanlarını kapsıyor. Yol haritasının belirlenmesi, Rusya ve Özbekistan arasındaki nükleer sektördeki ortaklığın kapsamlı olduğunu gösterirken, nükleer endüstri de yaşamın birçok alanının gelişmesine ivme kazandırıyor. Aynı zamanda, Cizzak Bölgesi'nin Fariş ilçesindeki nükleer güç santrali inşaat sahasında, RITM-200N reaktörlü küçük ölçekli bir nükleer enerji ünitesinin inşası kapsamında betonlama çalışmaları başladı. Betonlama çalışmalarının başladığını, Rosatom’un mühendislik bölümüne bağlı Atomstroyexport A.Ş. Özbekistan Cumhuriyeti Nükleer Güç Santrali İnşaat Projesi Başkan Yardımcısı ve Proje Direktörü Pavel Bezrukov ile Özbekistan Cumhuriyeti Nükleer Güç Santrali İnşaat Müdürlüğü Direktörü Abdizhamil Kalmuratov açıkladı. Nisan 2026'da tamamlanması planlanan reaktör binasının beton temelinin hazırlanması çalışmaları kapsamında yaklaşık 900 metreküp beton dökülecek. Bu aşamanın tamamlanmasının ardından, reaktör binasının temel tabanı düzleştirilecek ve su yalıtımı ile topraklama sistemleri kurulacak. İnşaat sahasındaki bir sonraki önemli aşama, reaktör binasının temel döşemesi için ilk betonun dökülmesi olacak. Betonlama çalışmalarına başlamadan önce, her biri RITM-200N reaktör ünitesiyle donatılmış iki güç ünitesinin yerleştirilmesi için saha kullanım izni alındı. Bu önemli karar, seçilen sahanın resmileştirilmesini ve onaylanmış birleşik nükleer güç santrali konfigürasyonuna göre küçük modüler nükleer güç santralinin tam ölçekli inşaatına başlanmasını mümkün kılıyor. İzin, ulusal düzenlemelere ve uluslararası güvenlik standartlarının gerekliliklerine uygun olarak verildi. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev konuyla ilgili açıklamasında, “Entegre nükleer güç santrali inşaatına ilişkin yol haritası ve anlaşmanın imzalanması ile hemen ardından sahada ilk betonlama çalışmalarının başlaması, Özbekistan'ın küresel nükleer enerji endüstrisinde ön saflara girişini işaret ediyor. Özbekistan, sosyo-ekonomik büyümeye katkıda bulunacak ve önümüzdeki on yıllar boyunca teknolojik egemenliğini güçlendirecek benzersiz bir projeye imza atıyor. Rosatom için Özbekistan'daki proje, küresel nükleer enerjinin geliştirilmesinde ve stratejik ortaklarımızla dostane ilişkilerin güçlendirilmesinde önemli bir adımı daha teşkil ediyor” dedi. Yol haritasıyla birlikte imzalanan sözleşmeye ek anlaşma, nükleer güç santralinin yeni bir entegre konfigürasyonunu öngörüyor. Proje, 3+ nesil VVER-1000 reaktörlerine dayalı iki büyük kapasiteli güç ünitesi ve her biri 55 MW kapasiteli RITM-200N reaktörlerine sahip iki güç ünitesi içerecek. Nükleer güç santrali tam kapasiteye ulaştığında, yılda yaklaşık 17,2 milyar kWh elektrik üretecek ve Özbekistan'ın toplam elektrik tüketiminin %14'ünü karşılayacak. Projenin hayata geçirilmesi, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini derinleştirmede önemli bir adım olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha Haber

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Akıllı Şehir alanındaki çalışmaları ulusal düzeyde takdir görmeye devam ediyor. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlenen 16’ncı eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi iki önemli projesiyle başarı sertifikası almaya hak kazandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” PROJESİ VE “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI 2030” ÇALIŞMASI BAŞARI BELGESİ ALDI Türkiye genelinde kamu kurumlarının dijital dönüşüm alanındaki projelerinin değerlendirildiği organizasyonda, farklı kategorilerde birçok sayıda başvuru arasından öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi; “Erişilebilir Konya” projesi ve “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası 2030” çalışması ile önemli bir başarı elde etti. Bu yıl 4 ana ve 3 özel olmak üzere toplam 7 kategoride düzenlenen eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi, “En İyi Strateji” ve “Vatandaş Memnuniyeti Etkisi” olmak üzere iki ayrı kategoride başarı sertifikası aldı. “AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINDA ÖNCÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ OLMA HEDEFİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’yı her alanda daha yaşanabilir ve herkes için erişilebilir bir şehir haline getirmek için yoğun gayret gösterdiklerini ifade ederek, “Akıllı Şehircilik konusunda 5 yıldır Türkiye'de zirvede olan belediyemiz 200’den fazla Akıllı Şehir uygulamasını hayata geçirdi. Alanında en prestijli ödül olan, eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri kapsamında bu yıl da iki önemli projemizin ödül almasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” “Erişilebilir Konya” projesi, engelli bireyler başta olmak üzere dezavantajlı vatandaşların kentsel hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan dijital çözümleriyle öne çıkıyor. Şehir genelindeki erişilebilirlik verilerinin dijital ortamda sunulması, yönlendirme ve bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi projenin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Şehir genelinde Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen başta toplu ulaşım hizmetleri olmak üzere hayata geçirilen tüm hizmetlerin tüm kesimler için erişilebilir hâle getirilmesi amacıyla birçok proje hayata geçirildi. “Erişilebilir Konya” adıyla ortaya koyulan konsept proje kapsamında ATUS, Refakatçi KONYAKART, KONYAKART Kiosklar, Engelsiz Duraklar, Bisiklet Yolları ve Sistemleri, Toplu Ulaşım Anons Sistemi, Engelli Araç Şarj İstasyonları, Durak QR Kod Uygulaması, Skuter ve Engelsiz KİOSK projeleri hayata geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen TRKART ve yakın zamanda tamamlanması planlanan TROTA projelerinde de pilot şehir olarak seçilen Konya’da erişilebilirlik adına çok önemli adımlar atıldı. “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI-2030” ÇALIŞMASI Konya’nın dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koyan önemli bir çalışma olarak dikkat çeken “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030” çalışması ise veri temelli yönetim anlayışı, akıllı şehir uygulamalarının yaygınlaştırılması, çevresel sürdürülebilirlik ve vatandaş odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir yol haritası sunuyor. Konya’ya özgü akıllı şehir çözümlerinin planlanması, Konya özelinde akıllı şehircilik alanında vizyonun, stratejinin, stratejik hedeflerin ve gerçekleştirilmesi, önerilen eylemlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışmalara rehberlik edecek 2022-2030 Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası hazırlandı. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’na uyumlu, yerli ve milli kaynakların kullanıldığı ilk Yerel Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ASELSAN iş birliğinde ortaya çıkarılmıştır. Bu bağlamda öncü ve örnek olan bu belge, Konya’da yaşayan herkes için 2030 yılına kadar Akıllı Şehircilik alanında yapılması planlanan uzun vadeli, kapsayıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir eylemler içeriyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme alanındaki başarılı projelerinin değerlendirildiği organizasyonda elde edilen bu başarı, Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mondi, Özel Tasarlanmış Oluklu Mukavva Ambalajların Gıda İsrafını Nasıl Azaltabileceğini Ortaya Koyuyor Haber

Mondi, Özel Tasarlanmış Oluklu Mukavva Ambalajların Gıda İsrafını Nasıl Azaltabileceğini Ortaya Koyuyor

Sürdürülebilir ambalaj ve kağıt alanında dünya lideri olan Mondi, amaca uygun ambalaj çözümlerinin gıda israfını azaltma ve tedarik zinciri verimliliğini artırma potansiyelini ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. "Gıda Tedarik Zincirinde Ambalajı Rekabet Avantajına Dönüştürmek" başlıklı rapor, günümüzün karmaşık tedarik zincirlerinde artan baskıların ve ambalaj performansına ilişkin sorunların; ürün kaybına, operasyonel aksaklıklara ve marka itibarının zarar görmesine yol açabileceğini ortaya koyuyor. Gıda üreticileri ve perakendeciler, ürün kalitesini korumak, marj baskılarıyla başa çıkmak ve tüketici beklentilerini karşılamak için sürekli dikkat ve dayanıklılık gerektiren, giderek karmaşıklaşan tedarik zinciri koşullarında faaliyet gösteriyor. Araştırmalar, tüketicilerin %70’inin gözle görülür şekilde hasar görmüş ürünleri satın almadığını gösteriyor; bu da üretici ve perakendeciler üzerindeki raflarda kusursuz bir sunum sağlama baskısını artırıyor. Bu teknik rapor, gıda üreticileri, perakendeciler ve lojistik ortaklarına, oluklu mukavva ambalajın israfı azaltan ve operasyonel verimliliği artıran stratejik bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Küresel gıda üretiminin üçte birinin her yıl israf edildiği göz önüne alındığında, küçük iyileştirmeler bile gıda işletmelerinin daralan marjlar, artan beklentiler ve süregelen operasyonel baskılarla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Rapor, iyi tasarlanmış oluklu mukavva çözümlerinin dayanıklılığı nasıl artırdığını, istifleme basıncına nasıl karşı koyduğunu, paketleme süreçlerini nasıl hızlandırdığını ve uzun ile karmaşık dağıtım rotaları boyunca ürün bütünlüğünü nasıl koruduğunu ortaya koyuyor. Mondi Oluklu Mukavva Çözümleri COO'su Paulus Goëss şöyle diyor: “Ambalaj, gıda israfının önlenmesinde kritik bir rol oynar. Stratejik olarak tasarlandığında; ürün değerinin korunmasına, operasyonların güvenilirliğinin artırılmasına ve zorlu tedarik zinciri koşullarında sıklıkla ortaya çıkan gizli maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlar.” Bulgular, gıda işletmelerine tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirme, kategoriye özgü zorlukları yönetme ve atık kaynaklı kayıpları azaltma konusunda pratik bir yol haritası sunuyor. Raporda özetlenen yaklaşımlar; taze ürünler, atıştırmalıklar ve şekerlemelerden soğutulmuş ürünlere kadar geniş bir yelpazede uygulanabiliyor ve şirketlerin büyük ölçekte tutarlı ürün kalitesi sunmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt (yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitiminin rolü yeniden tanımlanıyor” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS Uluslararası Yönetim Yüksek Lisans Programı Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy, araştırmanın bulgularını yorumladı: “Yapay zeka iş dünyasını hızla dönüştürürken, liderlik becerilerini de yeniden tanımlıyor. Bu dönemde en kritik ihtiyaç, teknolojiyi sorgulayan, yönlendiren ve etik bir çerçevede kullanan bir bakış açısı geliştirmek. CEMS raporu, yapay zekanın insan muhakemesinin yerini alamayacağını; doğru kullanıldığında eleştirel düşünme ve karar alma becerilerini güçlendirebileceğini ortaya koyuyor. Koç Üniversitesi olarak amacımız, öğrencilerimizi yalnızca teknolojiyi kullanan değil, onu eleştirel ve sorumlu biçimde değerlendirebilen liderler olarak yetiştirmek” dedi. CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Güvenlik Sektöründe Bir İlk Haber

Siber Güvenlik Sektöründe Bir İlk

Siber güvenlik sektörünün öncelikli ihtiyaçlarının ve ortak vizyonunun netleştirildiği, bu vizyonu hayata geçirecek somut adımlar üzerinde birlikte karar alındığı toplantıda; yetkin insan kaynağı, yerli ürün geliştirme, siber güvenlik pazarının büyütülmesi, kârlılık ve sektörde sürdürülebilir değer yaratımı ile uluslararası açılım başlıkları ele alındı. Partner Summit 2026 kapsamında, siber güvenliğin yalnızca teknolojik bir uzmanlık alanı olmadığı; aynı zamanda ulusal güvenlik, ekonomik sürdürülebilirlik ve dijital egemenlik açısından stratejik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Etkinlikte Barikat, stratejik önceliklerini ve pazara bakışını net biçimde ortaya koyarken; çözüm ortakları bu stratejinin sahadaki karşılığını birlikte değerlendirdi. Pazarın nasıl büyütüleceğine ilişkin açılımlar ortak akıl çerçevesinde ele alındı ve belirlenen yön, ekosistemle birlikte teyit edildi. Barikat’ın liderliğinde şekillenen bu çerçeve, çözüm ortaklarıyla birlikte operasyonel karşılığı olan bir yol haritasına dönüştürüldü. TERA Holding’in siber güvenliği stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırdığı, Barikat Siber Güvenlik’in ise holding bünyesinde inşa edilmesi planlanan sürdürülebilir ve ölçeklenebilir siber güvenlik ekosisteminin merkezi olduğu ifade edildi. Sektörün önde gelen global ve yerli firmaların bir araya geldiği etkinlik, Türkiye siber güvenlik pazarının mevcut durumu ve geleceği üzerine ortak akıl çerçevesinde değerlendirmelerin yapıldığı önemli bir platform oldu. PaloAltoNetworks, F5, Cloudflare, Tenable, Imperva, Vectra, Delinea, Splunk, IBM, CyberArk, Trend Micro, Chainalysis gibi global oyuncular ile Bilge SGT, Solus, Binalyze, Brandefense, Picus, Forestall, DECE ve FileOrbis gibi yerli firmaların katılımıyla gerçekleşen buluşmada, siber güvenliğin yalnızca sektörel bir alan değil; ulusal güvenlik ve dijital egemenlik açısından kritik bir öncelik olduğu yönünde güçlü bir ortak duruş ortaya koydu. Siber Güvenliği, Ulusal Güvenlik Perspektifiyle Ele Alıyoruz TERA Holding Genel Müdürü Cebrail Taşkın, etkinlikte yaptığı değerlendirmede holdingin siber güvenlik sektörüne bakış açısını şu sözlerle aktardı: “Siber güvenliği yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olarak ele alıyoruz. Bu çerçevede Barikat Siber Güvenlik’i uzun vadeli, stratejik ve yüksek potansiyele sahip bir yatırım olarak güçlü biçimde sahipleniyor, tüm finansal gücümüzle arkasında duruyoruz. Barikat, TERA çatısı altında kurmayı hedeflediğimiz siber güvenlik ekosisteminin merkezinde konumlanıyor. Stratejik iş birlikleri ve şirket satın almalarıyla bu ekosistemi kararlılıkla büyüteceğiz” dedi. Yeni Dönemin Odağında MSOC, Kritik Altyapı ve Bulut Güvenliği Barikat Siber Güvenlik CEO’su Ramazan Çelik ise şirketin 2026 ve sonrasına ilişkin teknoloji ve ürün vizyonunu katılımcılarla paylaştı. MSOC hizmetlerinin siber güvenlik operasyonlarının merkezinde konumlandırdıklarını, yıllardır yatırım yaptıkları ve sayesinde bu alanda Türkiye’nin önde gelen MSSP şirketi olduklarını kaydeden Çelik, önümüzdeki dönemde odaklanılacak yeni alanlara da dikkat çekti. Çelik: “2026 itibarıyla bulut güvenliği, kritik altyapıların korunması ve kripto varlık saklama kuruluşlarının güvenliği ve en çok odaklanacağımız yeni dikeyler arasında yer alacak” dedi. Pazarı Dönüştürmeyi Hedefleyen Ortak Yol Haritası Etkinlikte, Barikat Siber Güvenlik’in güçlü çözüm ortağı ekosisteminin, yüksek teknik yetkinlikleri ve sektörel deneyimi sayesinde son üç yılda %60’ın üzerinde büyüme kaydettiği paylaşıldı. 2026 yılının ise stratejik yatırımlar ve yeni iş birlikleriyle bu ivmenin daha da artacağı bir atılım yılı olmasının hedeflendiği belirtildi. Barikat’ın, pazarı yalnızca büyütmekle yetinmeyen; dönüştürmeyi hedefleyen vizyoner yaklaşımı doğrultusunda, çözüm ortaklarıyla birlikte pazar potansiyelinin daha etkin biçimde hayata geçirilmesine yönelik ortak bir yol haritası üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu. Güvenliğin Merkezinde İnsan ve Farkındalık Partner Summit 2026 etkinliğinde öne çıkan başlıklardan biri de müşterilerin uçtan uca siber güvenlik ihtiyaçlarına yönelik farkındalığın artırılması oldu. Türkiye pazarının büyüme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekilen buluşmada, mevcut ihtiyacın henüz tam anlamıyla karşılanamadığı vurgulanarak; olası güvenlik zafiyetlerinin yaratabileceği risklere karşı müşteri farkındalığının artırılması bu doğrultuda iletişim ve bilgilendirme çalışmalarının çözüm ortaklarıyla iş birliği içinde yürütülmesinin kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Etkinlikte diğer öne çıkan konu ise siber güvenlikte sürdürülebilir başarının temelinde nitelikli insan kaynağının yer aldığına dikkat çekildi. Bu soruna çözüm olarak Barikat’ın Sakarya Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen ve sektöre örnek olması arz edilen kariyer odaklı eğitim projesi, sektör liderlerinden tam not aldı. Yerli ve Milli Çözümler, Yeni Ürünler Öne Çıktı Partner Summit 2026 kapsamında, ortak akıl odağında yerli ve millî siber güvenlik çözümlerinin artırılması ve güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler ön plana çıkarken ayrıca Barikat’ın DDoS test platformu LODDOS’un 2025 yılı performans sunumu ve ürün tanıtımı gerçekleştirildi. Çözüm ortakları, LODDOS’un ilgili siber güvenlik hizmetlerinde tamamlayıcı ve güçlendirici bir bileşen olacağı yönünde görüş bildirerek ürüne yönelik olumlu geri bildirimlerini paylaştı.

Unico Sigorta,  2026-2028 Stratejik Yol Haritasını Belirledi Haber

Unico Sigorta, 2026-2028 Stratejik Yol Haritasını Belirledi

30 Ekim- 2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen dört günlük Strateji Çalıştayı’nın ilk gününde, satış ekiplerinin ve genel müdürlük yöneticilerinin katılımıyla satış kanalları yönetimi stratejisi üzerine çalışmalar yapıldı ve gelecek 3 yıllık döneme ait yeni yol haritası belirlendi. Çalıştayın devam eden günlerinde, küresel ve ulusal gelişmeler ile geleceğe yönelik öngörüler değerlendirilerek bu doğrultuda Unico Sigorta’nın gelecekteki odak alanları netleştirildi. Bu kapsamda 2026-2028 dönemine ait proje ve geliştirme talepleri, fayda-maliyet analizleri ve stratejik uyum kriterleri dikkate alınarak önceliklendirildi. Şirket, üst düzey yöneticiler ve farklı departmanlardan gelen ekiplerle senaryo bazlı çalışmalar yaparak geleceğe dönük somut aksiyon önerileri de geliştirdi. Bu çalışmalar sayesinde Unico Sigorta, önümüzdeki üç yıla yön verecek güçlü ve sürdürülebilir bir stratejik çerçeve oluşturdu. 40’ıncı yaşını kutlayacağı 2028 yılına giden yolda konumlanmasını güçlendiren şirket, böylece sadece bugünü değil, önümüzdeki dönemi güvenle inşa etme kararlılığını da somut bir şekilde gösterdi. Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, çalıştayın ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Unico olarak, değişen dünya dinamiklerini ve sektörün dönüşüm hızını yakından takip ediyoruz. Bu çalıştay, yalnızca bir planlama süreci değil, aynı zamanda ortak aklın, katılımcılığın ve kurumsal dayanışmanın somut bir yansıması oldu. Kurum kültürümüzü güçlendiren, çalışanlar ve departmanlar arası iletişimi derinleştiren, stratejik farkındalığımızı artıran önemli bir adım gerçekleştirdik. Şirketimizi önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir ve karlı büyüme hedefine ulaştıracak odak alanlarımızı; Müşteri Deneyimi, İnsan kaynaklarına yatırım, Satış Kanalları, Finansal Disiplin ve Teknoloji olarak belirledik. Aynı zamanda veri analizleri ve modellerinin tüm iş süreçlerine entegre edilmesiyle, veriye dayalı karar alınmasını bir kültür haline getirmek, iş hedeflerimize ulaşmamızda önemli rol oynayacaktır. Gerçekleştirdiğimiz strateji çalıştayı ile ortak hedeflere odaklanarak geleceğe emin adımlarla ilerleyeceğimiz bir stratejik çerçeve oluşturduk. Güçlü insan kaynağımız, sağlam finansal yapımız ve yenilikçi bakış açımızla Unico Sigorta’yı ileriye güvenle taşıyacağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.