Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yolcu Deneyimi

Kapsül Haber Ajansı - Yolcu Deneyimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yolcu Deneyimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Almanya Arasında Havacılıkta Stratejik İş Birliği Haber

Türkiye ve Almanya Arasında Havacılıkta Stratejik İş Birliği

Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı’nın Türkiye tarafında T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Meydan Otoritesi Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) ile terminal işletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) yer alırken, Almanya tarafında ise Köln Bonn Havalimanı'nın işletmecisi Flughafen Köln/Bonn GmbH bulunuyor. İki ülkenin dostluğunu simgeleyen iş birliği ile taraflar; bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, uluslararası uygulamaları karşılıklı olarak değerlendirmeyi, operasyonel verimliliği artırmayı ve geleceğin havalimanı teknolojilerine yönelik ortak çalışmalar yürüterek, küresel havacılığa yön vermeyi amaçlıyor. HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır: “İki havalimanının güçlü yönlerini ortak bir gelecekte buluşturuyoruz” HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Mutabakat Zaptı’nın Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın uluslararası iş birlikleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, bugün ulaştığı yolcu ve uçuş trafiğiyle yalnızca ülkemizin değil, Avrupa’nın da önde gelen havalimanları arasında yer alıyor. Meydan Otoritesi HEAŞ olarak, yüksek operasyonel kapasitemizi emniyet, etkinlik ve sürdürülebilirlik esasları doğrultusunda yönetirken edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi uluslararası iş birlikleriyle daha ileri bir seviyeye taşımayı önemsiyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı, Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün’ün ortaya koyduğu vizyon ve stratejik rehberlik doğrultusunda, havalimanımızın geleceğine değer katma kararlılığıyla sürdürüyoruz. Köln Bonn Havalimanı ile imzaladığımız ‘Kardeş Havalimanları’ Mutabakat Zaptının; apron ve pist operasyonlarından ARFF hizmetlerine, meydan emniyetinden dijitalleşmeye ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Farklı alanlarda güçlü yetkinliklere sahip iki havalimanının kurumsal ve operasyonel birikimini bir araya getirerek, havacılığın geleceğine yönelik ortak çalışmalar geliştirmeyi ve kalıcı değer üretmeyi hedefliyoruz. Bu Mutabakat Zaptı’nı aynı zamanda Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ve çok yönlü ilişkilerin havacılık alanındaki önemli bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Özellikle İstanbul ile Köln arasında uzun yıllara dayanan güçlü bağların, havalimanlarımız arasında tesis edilen bu iş birliğiyle kurumsal ve operasyonel düzeyde daha da ileri taşınmasından memnuniyet duyuyoruz. Kardeş Havalimanları anlaşmamızın, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlamasını, her iki havalimanı ve havacılık sektörümüz açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum.” İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad: “İki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz” İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı’nı şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’nin en yoğun ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanlarından biri olarak, HEAŞ’ın katkılarıyla, Köln Bonn Havalimanı (CGN) ile önemli bir iş birliğine imza atıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın küresel başarısını tescilleyen ‘Kardeş Havalimanları’ anlaşması, her iki havalimanının güçlü ve uzman olduğu alanlarda birbirini besleyeceği son derece stratejik ve karşılıklı fayda odaklı bir adımdır. Anlaşmamızla birlikte iki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz. Türk diasporasının en yoğun olarak yaşadığı ülke olan Almanya'da, Köln şehri 90.000’in üzerinde Türk kökenli topluluğa ev sahipliği yapıyor. Bu nüfus; arkadaş ve akraba ziyareti turizmini destekleyerek Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yoğun ve istikrarlı bir yolcu trafiği oluşturuyor. Dolayısıyla Almanya, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın en büyük uluslararası yolcu pazarını oluşturuyor. 2026 yılının ilk altı ayında yurt dışından gelen yolcuların milliyet dağılımına bakıldığında; Türk vatandaşları hariç tutulduğunda Almanlar, yabancı uyruklu yolcular arasında ilk sırada yer alıyor. Bu veriler, Almanya ile Türkiye arasındaki köklü ve güçlü hava ulaşımı bağını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu vesileyle iş birliğimiz, iki ülke arasındaki güçlü yolcu trafiğini ve bağlantı ağını genişletme ve Almanya’nın bölgesel taşıyıcılarını Sabiha Gökçen Havalimanı’na çekme adına büyük önem taşıyor. Pazara dair bilgi ve yolcu trafiği trendlerinin karşılıklı paylaşımına olanak tanıyacak bu kıymetli iş birliği, her iki havalimanına da yaratacağı fırsatlar ile ticari ilişkileri artırmak için stratejik köprü imkânı sunuyor. İki ülke arasındaki dostluğun simgesi olan iş birliğimizin, HEAŞ, ISG ve CGN olmak üzere tüm paydaşlar, yolcularımız ve havacılık sektörü için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyoruz.” Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk: “Ülkeler ve kültürler arasında yeni bir köprü kuruyoruz” Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk ise Mutabakat Zaptı’nın iki havalimanı arasındaki iş birliğinin ötesinde, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkileri havacılık alanında daha da güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “İş birliğinden ziyade bir dönüm noktasını temsil eden bu Mutabakat Zaptı, Almanya ile Türkiye, Köln ile kardeş şehri İstanbul arasında yeni bir köprü oluştururken, uluslararası ve kültürlerarası etkileşim için de önemli fırsatlar sunuyor. Bu iş birliğini karşılıklı öğrenme ve gelişim için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. HEAŞ ve ISG’deki iş ortaklarımızla birlikte, ülkeler ve kültürler arasındaki sınırların ötesinde bilgi ve birikimimizi paylaşmak, farklı çalışma yöntemlerini ve yaklaşımları yakından tanımak istiyoruz. Düzenli bilgi ve deneyim alışverişinin, günlük operasyonlarımız için yeni ve somut katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Üç kuruluşun farklı sorumluluk alanlarına ve çalışma biçimlerine sahip olması, kardeşlik anlaşmamızı bizim için daha da değerli kılıyor. Çünkü çeşitliliğe inanıyoruz ve İstanbul Sabiha Gökçen ile kurduğumuz bu ortaklığın da ilişkileri güçlendiren kalıcı bir yapıya dönüşmesini hedefliyoruz.” Bilgi ve deneyim paylaşımından somut iş birliğine Mutabakat Zaptı ile taraflar arasında düzenli bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, en iyi uygulamaların karşılıklı aktarılması ve yeni yaklaşımların birlikte geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda personel değişimi ve işbaşı deneyim programlarıyla çalışanların farklı operasyonel süreçleri yerinde gözlemlemelerine de imkân sağlanıyor. İş birliği; yolcu deneyimi, terminal ve uçuş operasyonları, dijitalleşme, yeni teknolojiler, emniyet, sürdürülebilirlik, ticari faaliyetler, yeni uçuş bağlantıları ve altyapı başlıklarını kapsıyor. Taraflar, Mutabakat Zaptı ile somut projeler ve ortak faaliyetlerle geliştirilecek sürdürülebilir bir kurumsal iş birliğinin temelini atıyor. Avrupa havacılık ekosisteminin devleri bir arada Kardeş Havalimanları iş birliği, iki havalimanının farklı alanlardaki güçlü yönlerini ortak bir zeminde buluşturması açısından da önem taşıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya, 275 bini aşkın uçuşa hizmet vererek yüksek yolcu hacmi ve yoğun operasyon yönetimiyle öne çıkarken; Köln Bonn Havalimanı aynı dönemde 10 milyonun üzerinde yolcu, yaklaşık 840 bin ton hava kargosu ve 15 bin çalışanıyla Almanya'nın önemli yolcu, kargo ve istihdam merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterdi. Bu yapı; Sabiha Gökçen'in yüksek hacimli yolcu ve meydan operasyonlarındaki deneyimi ile Köln Bonn'un kargo, lojistik ve Avrupa havacılık ekosistemindeki tecrübesinin karşılıklı paylaşılmasına güçlü bir zemin oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın kuruluşunun 25. yılı kapsamında hayata geçirdiği “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisi, kadın profesyonellerin hikayelerini ekranlara taşımaya devam ediyor. Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” İsmihan Baysal Anderson kimdir? 28 yıllık deneyime sahip olan İsmihan Baysal Anderson, kariyerinin yaklaşık 20 yılında danışmanlık sektöründe görev almıştır. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında farklı sektörlerden uluslararası şirketlerle çalışma deneyimi edinen tecrübeli isim, son 8 yıldır İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev almaktadır. Anderson; havalimanının 7/24 çalışan kritik bilgi teknolojileri altyapısının sürekliliğinden, yolcu ve operasyon süreçlerinin dijitalleştirilmesinden ve yeni nesil teknolojilerin havalimanı deneyimine entegre edilmesinden sorumludur. E-Pasaport uygulamalarından yapay zeka destekli görüntü işleme çözümlerine ve üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy’ye kadar pek çok teknolojik dönüşüm projesinin hayata geçirilmesine liderlik eden Anderson, farklı sektörlerde edindiği deneyimi havacılığın ihtiyaçlarıyla buluşturarak yolcu deneyimi ve operasyonel verimliliğin geliştirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akdeniz’in En Büyük Kruvaziyer Etkinliğine  Global Ports Holding Ev Sahipliği Yaptı Haber

Akdeniz’in En Büyük Kruvaziyer Etkinliğine Global Ports Holding Ev Sahipliği Yaptı

Global Yatırım Holding’in iştiraki ve dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Ports Holding (GPH), Akdeniz’in en büyük kruvaziyer buluşması olan Seatrade Cruise Med’e ev sahipliği yaptı. Dünyanın en büyük ikinci kruvaziyer destinasyonu olan Akdeniz’in kruvaziyer endüstrisini bir araya getiren etkinlik, 16-17 Eylül tarihlerinde İspanya’nın Las Palmas de Gran Canaria kentinde bulunan ve Global Ports Holding tarafından işletilen Las Palmas Kruvaziyer Limanı’nın yeni terminalinde düzenlendi. 30 yıllık tarihinde ilk kez bir liman sahasında düzenlenen Seatrade Cruise Med, kruvaziyer sektörünün önde gelen kruvaziyer şirketlerini, liman otoritelerini, turizm destinasyonlarını ve küresel hizmet sağlayıcılarını bir araya getirdi. 80’den fazla ülkeden 2 bini aşkın katılımcının yer aldığı etkinlikte, dünyanın önde gelen kruvaziyer şirketlerinin 220’den fazla üst düzey yöneticisi bir araya gelirken, 224 şirket de etkinlik kapsamında yer aldı. ‘Bizim için özel bir an oldu’ Global Ports Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Kutman, Seatrade Cruise Med’in yeni Las Palmas Cruise Port terminalinde düzenlenmesinin kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, “Seatrade Cruise Med’e yeni Las Palmas Cruise Port terminalinde ev sahipliği yapmak bizim için çok özel bir an oldu. Terminal, etkinliğe kendine özgü bir enerji kattı ve modern bir kruvaziyer altyapısının neler sunabileceğini ortaya koydu. Yolcular için daha iyi bir deneyim, daha yüksek büyüme kapasitesi ve destinasyon için uzun vadeli değer bunlardan bazıları” dedi. Yeni terminal global kruvaziyer sektörünün buluşma noktası oldu Global Ports Holding, 14 bin metrekarelik yeni Las Palmas Kruvaziyer Limanı yatırımını Mart 2026’da tamamlayarak hizmete açmıştı. Aynı anda dört kruvaziyer gemisine hizmet verebilecek kapasiteye sahip terminal, modern altyapısı ve geliştirilmiş yolcu deneyimiyle Las Palmas’ın bölgedeki kruvaziyer konumunu güçlendiren önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor. Seatrade Cruise Med’in yeni terminalde gerçekleştirilmesi, bu yatırımın uluslararası kruvaziyer sektörüne kapsamlı şekilde tanıtılması açısından da önemli bir fırsat yarattı. GPH, Seatrade ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında global kruvaziyer sektörünü kendi işlettiği yeni terminalde bir araya getirirken, sektör profesyonellerine tesisi yalnızca bir etkinlik alanı olarak değil, gerçek ve aktif bir kruvaziyer limanı ortamında doğrudan deneyimleme fırsatı sundu. Seatrade haftası öncesinde GPH ve Las Palmas Kruvaziyer Limanı, yeni terminalin açılışını sektörle birlikte “A Night at the Terminal” etkinliğiyle kutladı. Terminalin terasında düzenlenen ve Gran Canaria’nın karnaval kültüründen ilham alan geceye 1.000’den fazla kruvaziyer sektörü temsilcisi, kruvaziyer şirketi yöneticisi, iş ortağı, yerel otorite ve paydaş katıldı. Dans ve perküsyon gösterileri, canlı müzik, akrobasi performansları ve drone gösterisinin yer aldığı etkinlikle yeni terminal, uluslararası kruvaziyer topluluğuna güçlü bir sektör lansmanıyla tanıtıldı. Projenin hayata geçirilmesinde Las Palmas Liman Otoritesi ve diğer yerel otoritelerle GPH arasındaki yakın iş birliği de önemli rol oynadı. GPH’nin yaklaşımında yerel yönetimler ve destinasyon paydaşlarıyla kurulan uzun vadeli ortaklıklar, liman yatırımlarının yanı sıra destinasyonların gelişiminin de temel unsurlarından birini oluşturuyor. GPH, sektörün geleceğine ilişkin tartışmalarda yer aldı Global Ports Holding, Seatrade Cruise Med boyunca yalnızca ev sahibi ve katılımcı olarak değil, sektörün geleceğine ilişkin tartışmaların da aktif bir parçası oldu. GPH yöneticileri; sürdürülebilirlik ve karbonsuzlaşma, yeni nesil liman altyapısı, destinasyon deneyimi, Atlantik’in kruvaziyer potansiyeli ve sektörün geleceği gibi farklı başlıklarda panel ve oturumlarda konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte geleceğin gemi tasarımları, uluslararası kruvaziyer güzergâhlarının dönüşümü ve sürdürülebilirlik de sektörün öne çıkan gündemleri arasında yer aldı. Sürdürülebilirliğin kruvaziyer sektörünün gelecekteki büyümesinin temel koşullarından biri olduğu vurgulanırken, sektörün gelişiminin inovasyon ve destinasyonlarla daha güçlü entegrasyonla birlikte ilerlemesi gerektiğine dikkat çekildi. GPH yöneticilerinin etkinlik programındaki güçlü temsili, şirketin liman işletmeciliğinin yanı sıra destinasyon gelişimi, sürdürülebilirlik, altyapı yatırımları ve yolcu deneyimi alanlarındaki bilgi ve deneyimini sektörle paylaşmasına imkân sağladı. 35 limandan oluşan portföy de tanıtıldı GPH, etkinlik kapsamında 35 limanının temsil edildiği standında çok sayıda kruvaziyer şirketiyle görüşme gerçekleştirdi. Şirket, portföyündeki limanları ve destinasyonları tanıtırken mevcut iş birliklerini değerlendirdi; kruvaziyer şirketlerinin gelecek yıl ve ileri dönem güzergâh ve operasyon planlarına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. Seatrade Cruise Med, GPH’nin yeni yatırımlarını da sektörle buluşturduğu önemli bir platform oldu. GPH ve Ferrol-San Cibrao Liman Otoritesi, GPH tarafından 30 yıllık imtiyaz kapsamında geliştirilecek ve işletilecek yeni Ferrol Kruvaziyer Limanı terminali projesini etkinlik kapsamında birlikte tanıttı. 2027 ilkbaharında faaliyete geçmesi planlanan Ferrol Kruvaziyer Limanı terminali, GPH’nin İspanya ve Atlantik bölgesindeki büyümesinde önemli bir adım oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Havacılığın Liderleri, İGA İstanbul Havalimanı Ev Sahipliğinde Buluştu Haber

Küresel Havacılığın Liderleri, İGA İstanbul Havalimanı Ev Sahipliğinde Buluştu

Küresel bağlantı gücünde dünya lideri İGA İstanbul Havalimanı, sektörün en büyük çatı kuruluşu Uluslararası Havalimanları Konseyi (Airports Council International World - ACI World) iş birliğiyle düzenlediği “Dünya Havalimanları Deneyim Zirvesi 2026”da (Airport Experience Summit) küresel havacılığın liderleri ve yöneticilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Havalimanı deneyiminin geleceğine yön veren organizasyon; küresel havacılığın önde gelen temsilcilerinden oluşan, 80 ülkeden 800’ün üzerinde üst düzey profesyonelin katılımıyla İstanbul’da düzenleniyor. Zirve, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra ACI World Genel Direktörü Justin Erbacci, ACI World Yönetim Kurulu Başkanı Jost Lammers ve İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen’in yer aldığı resmî açılış programıyla başladı. CEO Bilgen: “Odağımızda insan, duygular ve bağlantılar var” Konuşmasında havacılığın varlık sebebinin “bağlantı kurmak” olduğunu vurgulayan İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, “Bölgemizi de etkileyen jeopolitik gerilimler ve küresel çatışmalar; güvenliğe, emniyete her zaman öncelik veren havalimanları ve hava yolları için önemli operasyonel zorluklar yarattı. Ancak sektörümüz; uyum sağlama, iş birliği yapma ve hayati olan küresel bağlantıyı sürdürme yeteneğini bir kez daha gösterdi” diye konuştu. Zirvenin ana teması olan yolcu deneyimi konusunda da görüşlerini aktaran Selahattin Bilgen, yolcu beklentilerinin benzeri görülmemiş bir hızla geliştiğinin altını ve şu değerlendirmelerde bulundu: “Müşteri hizmetlerinin ötesine geçen ‘havalimanı deneyimi’, artık teknoloji, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çalışan bağlılığı ve kurumsal kültürü de kapsıyor. İGA İstanbul Havalimanı olarak, operasyonel mükemmellik ve müşteri deneyiminin birbirinden ayrılamayacağına inanıyoruz. Teknoloji kolaylaştırmalı, altyapı ise erişilebilirliği desteklemeli. Her karar yolcular, çalışanlar ve paydaşlar için yarattığı değere göre sorgulanmalı.” Geleceğin havalimanı deneyimine yön veren yatırımlar Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda, İGA İstanbul Havalimanı’nın 2019 yılındaki açılışından bu yana kat ettiği mesafeye ve stratejik yatırımlara dikkat çekildi. Kendi güneş enerjisi santraliyle elektriğinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaktan karşılayabilecek kapasiteye kavuşan İGA İstanbul Havalimanı, özel seyahat segmentinde İGA-JETEX Premium Yolcu Terminali’ni hizmete sundu. Geçen yıl Avrupa’nın ilk üçlü paralel pist operasyonunu hayata geçirerek kapasitesini ve verimliliğini bir üst seviyeye taşıyan İGA, 2026 yılı içinde 4. ana pistini de hizmete almaya hazırlanıyor. Gelişmiş yolcu deneyiminde zirve: İGA’nın ‘üst seviye’ akreditasyonu yenilendi İGA İstanbul Havalimanı, ‘yolcu deneyimi yönetimi’ndeki küresel liderliğini bir kez daha tescilledi. ACI World tarafından verilen ve en yüksek kademe olan “Seviye 5” (Level 5) “Yolcu Deneyimi Akreditasyonu”, İGA İstanbul Havalimanı için yenilendi. 2025 yılında bu seviyeye ulaşarak önemli bir ilke imza atan İGA İstanbul Havalimanı, sürdürülebilir gelişim kültürü, çalışan ve yolcu deneyimi uyumu, yolcu odaklı liderlik anlayışıyla zirvedeki yerini bu sene de perçinledi. İGA Akademi’ye küresel liderlik ödülü ve AMPAP mezuniyet gururu Sektörün geleceğine yön verecek liderler yetiştiren İGA Akademi, küresel havacılığın profesyonel gelişimine sağladığı katma değer doğrultusunda “2026 Global Training Leadership Award” ödülünün de sahibi oldu. 2025 yılının ardından bir kez daha bu prestijli ödüle layık görülen İGA Akademi, ev sahipliği yaptığı ACI eğitimleriyle 100’ün üzerinde uluslararası kurumdan katılımcıya ulaştı. Uluslararası eğitim standartlarını gerçek havalimanı operasyonlarıyla buluşturan İGA Akademi, teorik bilgiyi saha uygulamalarıyla destekleyen bütünsel öğrenme yaklaşımı ve uluslararası akreditasyon programlarına sunduğu güçlü destekle öne çıktı. Ayrıca, ACI World ve ICAO ortaklığıyla yürütülen küresel akreditasyon programı Airport Management Professional Accreditation Program (AMPAP) kapsamında İGA çalışanları büyük bir başarıya imza attı. 2024 yılında 6 mezun vererek Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 2’nci havacılık kurumu olan İGA İstanbul Havalimanı, 2026 yılında da 4 çalışanını bu zorlu programdan mezun ederek küresel yönetici yetiştirme vizyonunu sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı Haber

Karsan Otonom e-ATAK, Efteling’de Yolcu Taşımaya Başladı

Avrupa’da elektrikli ve otonom toplu ulaşım dönüşümünün öncü markalarından Karsan, gerçek yol koşullarında çalışan ileri teknoloji çözümlerine bir yenisini daha ekliyor. Hollanda’nın en önemli turizm destinasyonlarından Efteling’de hizmete başlayacak olan Otonom e-ATAK, toplamda yaklaşık 6 kilometrelik bir güzergâhta faaliyet gösterecek. Araç, güzergâh üzerinde Efteling Hoofdingang ile Wonderhotel durakları arasında, karma trafik içerisinde SAE Seviye-4 otonom sürüş teknolojisiyle yolcu taşıyacak. Engelli erişimine uygun olarak tasarlanan ve ücretsiz hizmet verecek olan araç, Efteling’in ana toplu ulaşım durağı ile bölgedeki oteller, konaklama alanları ve ziyaretçi tesisleri arasındaki ulaşımı sağlayacak. Böylece proje, otonom teknolojinin yanı sıra erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir mobilite yaklaşımını da destekleyecek. Otonom mobilitenin geleceği için Efteling’de Güç Birliği! Projenin resmi açılışı 10 Ağustos 2026 tarihinde Efteling’de gerçekleştirildi. Açılış törenine Karsan’ın yanı sıra Efteling, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, Hollanda Araç Otoritesi RDW, Dutch Automated Mobility, AON ve ADASTEC temsilcileri katıldı. Hollanda ulusal basını ile sektörel medya kuruluşlarının da takip ettiği açılış, kamu otoritelerini, teknoloji şirketlerini ve toplu ulaşım işletmecilerini bir araya getiren önemli bir buluşmaya sahne oldu. Karsan, Arriva, North Brabant Eyaleti, Loon op Zand Belediyesi, SmartwayZ.NL, Dutch Automated Mobility, Applied Autonomy ve ADASTEC iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Avrupa’da kamu ve özel sektörün otonom mobilitenin geleceği için oluşturduğu güçlü iş birliğinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Otonom e-ATAK’tan Hollanda’da Yeni Bir Kilometre Taşı! Karsan’ın otonom mobilite alanında yalnızca çözüm geliştiren değil, bu teknolojiyi gerçek yol ve yolcu operasyonlarında başarıyla uygulayan öncü bir marka olduğunu söyleyen Karsan CEO’su Utku Ayyarkın, şu değerlendirmede bulundu: “Mobilitenin geleceğinin elektrikli ve otonom teknolojiler üzerinde şekillendiğine inanıyoruz. Karsan olarak geliştirdiğimiz ve gerçek yol koşullarında hizmete sunduğumuz çözümlerle bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Otonom e-ATAK ile Amerika Birleşik Devletleri’nden Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada çok önemli kilometre taşlarına imza attık. Efteling projesi de otonom toplu ulaşımın günlük yaşamın doğal bir parçası hâline geldiğini gösteren çok kıymetli bir uygulama olacak. Bu projeyle Hollanda’daki otonom mobilite deneyimimizi daha ileri taşırken, geleceğin toplu ulaşım çözümlerini bugünden gerçek hayatın bir parçası haline getirmeye devam ediyoruz” Karsan’ın uluslararası büyüme stratejisinde ileri teknoloji çözümlerinin belirleyici bir role sahip olduğunu vurgulayan Utku Ayyarkın sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada Karsan artık yalnızca yenilikçi araçlar üreten bir otomotiv markası değil; şehirlerin, bölgelerin ve ulaşım işletmecilerinin dönüşümüne yön veren teknoloji odaklı bir mobilite çözüm ortağı. Efteling gibi yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan, dünya çapında bilinen bir destinasyonda Otonom e-ATAK’ın tercih edilmesi, teknolojimizin ulaştığı olgunluğun ve iş ortaklarımızın Karsan’a duyduğu güvenin önemli bir göstergesi. Avrupa başta olmak üzere küresel ölçekte otonom toplu ulaşımın yaygınlaşmasına öncülük etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Karsan’ın Otonom e-ATAK teknoloji partneri, ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Rotterdam The Hague Havalimanı’nda Hollanda’nın ilk otonom otobüs operasyonunu hayata geçirmemizin ardından, Efteling projesiyle Kuzey Brabant’ta da bir ilke imza atıyoruz. Kamuya açık yolların yanı sıra özel alanlarda; bisikletliler, yayalar ve otel trafiğiyle birlikte hizmet verecek bu proje, kendini kanıtlamış SAE Seviye-4 otonom toplu taşıma teknolojisini dinamik ve gerçek yaşam koşullarıyla buluşturuyor. Karsan ve proje ortaklarımızla birlikte, Hollanda’da otonom toplu taşımanın daha geniş ölçekte yaygınlaşması yolunda önemli bir adım daha atmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” Hollanda’da ikinci Karsan otonom projesi! Efteling projesi, Karsan’ın Rotterdam The Hague Airport operasyonunun ardından Hollanda’da hayata geçirdiği ikinci otonom otobüs uygulaması olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 ay sürmesi planlanan pilot uygulama boyunca yolcu deneyimi, operasyonel performans ve saha verileri ayrıntılı biçimde analiz edilecek. Elde edilecek sonuçların, Hollanda’da ve Avrupa’nın diğer bölgelerinde hayata geçirilmesi planlanan gelecekteki otonom toplu ulaşım projelerine katkı sağlaması hedefleniyor. 12 ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı! Karsan Otonom e-ATAK, bugüne kadar farklı coğrafyalarda hayata geçirilen projelerle otonom toplu ulaşım alanında dünyanın en deneyimli araçlarından biri konumuna ulaştı. İlk kez 2021 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, ardından 2022 yılında Avrupa’da kamuya açık yollarda karma trafik koşullarında çalışan ilk tam boy otonom otobüs olarak önemli kilometre taşlarına imza atan araç, bugüne kadar 12 farklı ülkede 100 binden fazla yolcu taşıdı. Gerçek trafik koşullarında edindiği operasyonel deneyim, yüksek teknolojisi ve güvenilirliğiyle öne çıkan Otonom e-ATAK, kampüslerden havalimanlarına, şehir içi güzergâhlardan turizm destinasyonlarına kadar farklı kullanım alanlarında hizmet verebiliyor. Karsan, Efteling projesiyle birlikte elektrikli ve otonom mobilite alanındaki uluslararası deneyimini daha da ileri taşırken, şehirlerin ve bölgelerin daha güvenli, erişilebilir, çevreci ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçişine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya Havalimanı BFA İle Yiyecek-İçecekte Avrupa’nın En İyisi Seçildi Haber

Antalya Havalimanı BFA İle Yiyecek-İçecekte Avrupa’nın En İyisi Seçildi

FTA Exclusive Premium Lounge, “Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu” ödülünü alırken, Taste of Anatolia “Yılın Havalimanı Yiyecek-İçecek Konsepti”, Ömür Akkor “Yılın Havalimanı Şefi” seçildi. Antalya Havalimanı, BFA’nın son iki yılda oluşturduğu konseptler ve gastronomi alanındaki başarısıyla dünyanın ilk beş havalimanı arasına girdi ve Avrupa’da ilk sırada yer aldı. Fraport TAV Antalya Havalimanı, Hindistan’ın Bangalore kentinde gerçekleştirilen ve havacılık ile seyahat perakendeciliği sektörünün en saygın etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Airport Food & Beverage (FAB) Conference & Awards organizasyonundan önemli başarılarla döndü. Antalya Havalimanı, yolcu deneyimi, gastronomi ve premium hizmet alanlarında hayata geçirdiği dev yatırımların uluslararası düzeyde takdir edilmesiyle çok sayıda ödülün sahibi oldu. Antalya Havalimanı genişleme projesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımların öne çıktığı ödül töreninde, FTA Exclusive Premium Lounge, “Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu (Airport Lounge of the Year)” ödülüne layık görüldü. Antalya Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek operasyonlarını yürüten BFA ise farklı kategorilerde elde ettiği başarılarla toplam dokuz ödül kazanarak gecenin en dikkat çekici markaları arasında yer aldı. Antalya Havalimanı’nın yerel kültürü ve Anadolu’nun zengin gastronomi mirasını uluslararası yolcularla buluşturan konsepti Taste of Anatolia, dünyada ve ayrıca Avrupa bölgesinde “Yılın Havalimanı Yiyecek-İçecek Konsepti” ödülünü kazanırken, mekân tasarımı ve yerel kimliği en iyi yansıtan konsept kategorilerinde de ödüllendirildi. Taste of Anatolia konseptinin yaratıcısı şef Ömür Akkor, “Yılın Havalimanı Şefi” seçildi. Ayrıca Sherefe Restaurant inovasyon ve havalimanı bar konsepti kategorilerinde de ödül alırken, Needstop hızlı servis kategorisinde Avrupa bölgesinin en başarılı konseptiyle ödüllendirildi. FAB 2027 İlk Kez Türkiye’de Düzenlenecek Konferans kapsamında gerçekleştirilen resmi duyuruda, Airport Food & Beverage (FAB) Conference & Awards 2027'nin ilk kez Türkiye’de ve Fraport TAV Antalya Havalimanı ev sahipliğinde gerçekleştirileceği açıklandı. Yaklaşık 40 ülkeden 400’e yakın havalimanı yöneticisi, marka temsilcisi ve sektör profesyonelini Antalya’da bir araya getirecek organizasyon, Antalya Havalimanı’nın ulaştığı hizmet standartlarını ve yolcu deneyimi alanındaki vizyonunu uluslararası arenada sergilemesine olanak sağlayacak. “Bu Başarı Yatırımlarımızın ve Hizmet Kalitemizin Bir Sonucudur” Fraport TAV Antalya Havalimanı Yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “FTA Exclusive Premium Lounge ile ‘Yılın Havalimanı Özel Yolcu Salonu’ ödülünü kazanmış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu ödül, yolcu deneyimini sürekli geliştirmeye yönelik yaklaşımımızın ve ekiplerimizin özverili çalışmalarının uluslararası platformlarda takdir edildiğinin önemli bir göstergesidir. Ayrıca yiyecek, içecek üniteleri için yapılan kapsamlı yatırımlar ve elde edilen ödüllerden dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil hizmetler ve misafir memnuniyetini odağımıza alan yaklaşımımızın karşılığını görmek bizim için son derece değerli. FAB 2027’nin Antalya Havalimanı’nda düzenlenecek olması da havalimanımızın uluslararası havacılık ve misafirperverlik ekosistemindeki güçlü konumunu ortaya koymaktadır. Dünya çapındaki sektör temsilcilerini Antalya’da ağırlamayı, havalimanımızı, şehrimizi ve yolcu deneyiminin geleceğine yönelik vizyonumuzu paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” “Anadolu mutfağını dünyaya açıyoruz” Fraport ortaklığında Antalya Havalimanı’ndaki yiyecek ve içecek operasyonlarını yürüten BTA’nın İcra Kurulu Başkanı Baha Bülbül şunları söyledi: “Sekiz ülkede 15 havalimanında yolcularımıza lezzetli bir seyahat deneyimi sunmak üzere çalışıyoruz. BFA ortaklığımızla Antalya Havalimanı’nda son iki yılda yaptığımız yatırımlarla yolcularımızın farklılaşan beklentilerini karşılayan konseptlerimizi hayata geçirdik. Ülkemizin kültür elçisi olarak hareket ederken yerel mutfağımızın en iyi örneklerini dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize sunuyoruz. 2027’de bu konferansın Antalya’da düzenlenecek olması da bu konudaki başarımızın bir göstergesi. Anadolu’nun mutfak kültürünü ve Antalya’yı en iyi şekilde temsil edeceğiz” dedi. “FAB 2027 En Unutulmaz Organizasyonlardan Biri Olacak” The Moodie Davitt Report Başkanı Dermott Davitt ise Antalya Havalimanı’nın sektördeki yükselen konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Konferansı ilk kez Türkiye’ye taşıyacak olmaktan ve konuklarımızı Avrupa’nın en canlı ve heyecan verici havalimanlarından biri olan Antalya Havalimanı’nda ağırlayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Antalya Havalimanı, güçlü yiyecek-içecek seçenekleri ve Türk misafirperverliğini en iyi şekilde yansıtan hizmet anlayışıyla örnek bir havalimanı konumunda. FAB 2027’nin bugüne kadarki en unutulmaz organizasyonlardan biri olacağına inanıyoruz.” Fraport TAV Antalya Havalimanı, son yıllarda gerçekleştirdiği kapsamlı terminal yatırımları, premium yolcu deneyimi uygulamaları ve yenilikçi gastronomi konseptleriyle uluslararası havacılık sektöründe dikkat çekmeye devam ederken, FAB 2027’ye ev sahipliği yaparak Antalya’yı küresel havalimanı misafirperverliği ve gastronomi ekosisteminin buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA, Kıraç Turizm’e 16 Yeni Otobüs Teslim Etti Haber

TEMSA, Kıraç Turizm’e 16 Yeni Otobüs Teslim Etti

Turizm sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin araç filolarını genişletmeye devam eden TEMSA, yaz sezonunun gelmesiyle teslimatlarını hızlandırdı. Bu kapsamda TEMSA, Antalya merkezli Kıraç Turizm’e 10 adet Prestij, 2 adet Safir, 2 adet Maraton ve 2 adet MD9 teslim etti. “Sektörün değişen ihtiyaçlarına yanıt verebilecek geniş ürün gamına sahibiz” Turizm sektöründe TEMSA araçlarının konfor, güvenlik, yakıt verimliliği ve operasyonel avantajlarla öne çıktığını belirten TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ şunları söyledi: “Turizm taşımacılığı artık yolcu deneyimi, operasyonel verimlilik ve hizmet kalitesini birlikte kapsayan çok boyutlu bir yapı haline geldi. Antalya gibi turizm hareketliliğinin yıl boyunca yoğun olduğu bölgelerde, seyahatlerin yüksek standartlarda olması bizim için kritik önem taşıyor. Bu noktada TEMSA olarak biz de sektörün değişen ihtiyaçlarına kolayca yanıt verebilecek geniş, yenilikçi ve yüksek teknolojili bir ürün gamına sahibiz. Kıraç Turizm’e gerçekleştirdiğimiz yeni teslimatla birlikte şirketin filosundaki TEMSA markalı araç sayısı 80’i aştı. Safir, Maraton, MD9 ve Prestij modellerimizin bir arada tercih edilmesi de farklı yolcu kapasitesi ve kullanım alanlarına yönelik geliştirdiğimiz çözümlerimizin operasyonel esnekliğini güçlü şekilde ortaya koyuyor.” “TEMSA’nın kaliteli ürünleri ve güçlü satış sonrası hizmetleri yatırımlarımızda tercih nedeni” Kıraç Turizm Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Havva Kıraç ise; “Turizm sektöründe kaliteyi sürdürülebilir kılmanın en önemli unsurları güçlü ve güvenilir bir araç filosuna sahip olmak. Uzun yıllardır süren iş birliğimiz kapsamında, TEMSA’nın kaliteli ürünleri ve güçlü satış sonrası çözümleri yatırımlarımızda önemli tercih nedeni olmaya devam ediyor. Filomuza kazandırdığımız yeni Prestij, Safir, Maraton ve MD9 araçlarla hem hizmet kapasitemizi artıracak hem de yolcularımıza daha yüksek standartlarda seyahat deneyimi sunacağız. Ülkemizin turizm potansiyeline yakışır bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürürken, TEMSA ile iş ortaklığımızı büyüterek devam ettirmekten memnuniyet duyuyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Sabiha Gökçen’de “Sessiz Havalimanı” Uygulaması Başlıyor Haber

İstanbul Sabiha Gökçen’de “Sessiz Havalimanı” Uygulaması Başlıyor

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, HALİNKOK (Hava Ulaşımını Kolaylaştırma Komitesi) ve Airport Operations Committee (AOC) toplantılarında terminal içindeki konforu artırmak amacıyla alınan kararlar doğrultusunda yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. 10 Mayıs Pazar günü itibarıyla "sessiz havalimanı" uygulaması devreye alınıyor. Bu uygulama kapsamında terminal genelinde yapılan anons sayısı önemli ölçüde azaltılacak. Acil durumlar, güvenlikle ilgili kritik bilgilendirmeler ve operasyonel zorunluluklar (istisnai durumlar) dışında anons yapılmayacak. Yolcu deneyimini destekleyen bütüncül yaklaşım Yeni uygulama kapsamında yolcular uçuş bilgilerini terminal genelinde bulunan uçuş bilgi ekranlarından (FIDS), tercih ettikleri hava yolu iletişim kanallarından (uygulama ve SMS/e-posta bildirimleri), İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı mobil uygulaması üzerinden ve SAVVy Dijital Asistanı kullanarak takip edebilecek. Artan yolcu hacmi, çeşitlenen seyahat ihtiyaçları ve yoğun operasyonel yapı doğrultusunda terminal genelinde yalnızca gerekli görülen anonslar yapılacak. Operasyonel açıdan zorunlu olmayan ve tekrar eden anonslar minimum seviyeye indirilecek. Dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında yaygın şekilde kullanılan sessiz havalimanı yaklaşımıyla havalimanlarında anons sayısı ve kirliliğinin azaltılması hedefleniyor. Acil durumlar, güvenlik ile ilgili kritik bilgilendirmeler ve istisnai durumların yol açtığı operasyonel zorunluluklar haricinde anons yapılmayacağı için yolcuların uçuş takibini biniş (boarding) kapılarından kontrol etmesi ve kapı kapanış saatlerine dikkat etmesi önem kazanıyor. Sabiha Gökçen Terminali’nde "sessizlik" dönemi Sessiz Havalimanı uygulaması, yalnızca anons süreçlerine yönelik bir düzenleme olmanın ötesinde, terminal deneyimini bütüncül şekilde ele alan bir yaklaşımın parçası olarak hayata geçiriliyor. “Sessiz havalimanı” uygulaması ile birlikte, yolcuların terminal içerisinde geçirdiği süre boyunca ihtiyaç duyduğu bilgiye farklı kanallar aracılığıyla erişebilmesi; seyahat sürecinin daha planlı yönetilmesini desteklerken, yön bulma, kapı takibi ve uçuş süreçlerinin daha kolay takip edilmesine de imkan tanıyor. Dijital kanallar, mobil uygulama ve SAVVy ile kesintisiz bilgi akışı Uygulama kapsamında, yolcu bilgilendirmelerinde dijital ve görsel kanalların etkinliği artırılarak çok kanallı bir iletişim yapısı oluşturuldu. Terminal genelinde konumlandırılmış uçuş bilgi ekranları (FIDS) ve kapı (gate) ekranları üzerinden sunulan anlık bilgilere ek olarak, İstanbul Sabiha Gökçen mobil uygulaması aracılığıyla da yolcular uçuşlarına ilişkin güncel gelişmeleri takip edebiliyor. Mobil uygulama üzerinden sağlanan uçuş takibi ve anlık bildirimler sayesinde yolcuların seyahat süreçlerine ilişkin bilgilere hızlı şekilde erişimi destekleniyor. Özellikle yoğun seyahat dönemlerinde uçuş süreçlerinin daha etkin şekilde yönetilmesine katkı sağlanıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın üretken yapay zeka destekli dijital asistanı SAVVy de uygulamanın destekleyici unsurları arasında yer alıyor. Web sitesi, mobil uygulama ve kısa süre önce devreye alınan WhatsApp entegrasyonu üzerinden hizmet veren SAVVy; uçuş bilgileri, terminal hizmetleri, kapı bilgileri, terminal yönlendirmeleri ve havalimanı deneyimine ilişkin sorulara anlık yanıt sunuyor. WhatsApp entegrasyonu sayesinde yolcular SAVVy üzerinden uçuş durumlarına ilişkin güncel bilgilere erişebiliyor, terminal süreçlerine ilişkin destek alabiliyor ve seyahat süreçlerini tek bir kanal üzerinden kolaylıkla yönetebiliyor. Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde 7/24 hizmet veren SAVVy, yolcuların bilgiye erişim süreçlerini hızlandırırken dijital yolcu deneyiminin daha erişilebilir, kullanıcı odaklı ve kesintisiz şekilde sürdürülmesine katkı sağlıyor. Küresel uygulamalarla uyumlu hizmet anlayışı Sessiz Havalimanı yaklaşımı, dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında uygulanan çağdaş yolcu deneyimi uygulamaları arasında yer alıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı hayata geçirdiği bu uygulama ile birlikte yolcu memnuniyetine yönelik çalışmalarını sürdürürken, aynı zamanda küresel havacılık standartlarıyla uyumlu hizmet yaklaşımını güçlendirmeye devam ediyor. Teknoloji odaklı, kullanıcı deneyimini merkeze alan hizmet süreçlerini sürekli geliştirmeyi hedefleyen ISG, terminal deneyiminin farklı aşamalarında erişilebilir, hızlı ve sürdürülebilir çözümler sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.