Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yönetim Kurulu

Kapsül Haber Ajansı - Yönetim Kurulu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetim Kurulu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalyon PV’de Görev Değişiklikleri: Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu Oldu Haber

Kalyon PV’de Görev Değişiklikleri: Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu Oldu

Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini dört yıldır başarıyla yürüten Kübra Kalyoncu, bu görevi Murathan Kalyoncu’ya devretti. Kübra Kalyoncu sürdürdüğü Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyeliğine devam edecek. Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı olarak ulusal ve uluslararası ölçekte önemli projelere liderlik eden Murathan Kalyoncu, bu görevlerinin yanı sıra yeni göreviyle birlikte Kalyon PV’nin gelecek dönem vizyonuna ve büyüme hedeflerine öncülük edecek. “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye Vizyonuna Katkı Sunmaya Devam Edeceğiz” Murathan Kalyoncu, yeni göreviyle ilgili şunları söyledi: “Türkiye ekonomisine ve kalkınmasına önemli katkılar sunan ve uluslararası arenada ülkemizi başarıyla temsil eden Kalyon Holding’in bir mensubu olarak, devraldığım bu görevin sorumluluğunun bilinciyle, şirketimizi daha ileriye taşımak için kararlılıkla çalışacağız. Önümüzdeki dönemde Kalyon PV olarak ülkemizin yerli ve milli enerji vizyonuna hizmet etmeyi sürdüreceğiz. “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye” hedefi doğrultusunda; Avrupa’da ilk, dünyada ise sayılı tam entegre güneş paneli üretim merkezlerinden biri olan Kalyon PV’de milli teknolojiyi geliştirmeye, yüksek katma değerli üretimi ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin güçlü, bağımsız ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesi için azimle çalışacağız.” Murathan Kalyoncu Hakkında Kalyon Holding’in genç kuşak yöneticilerinden Murathan Kalyoncu, üniversite eğitimini 2020 yılında Londra’daki Regent’s University’nin İşletme Bölümünde tamamladı. Lisans eğitimi süresince katıldığı çeşitli programlar ve stajlarla uluslararası satın alma ve finans yönetimi alanlarında deneyim kazandı. Kariyerine dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından Dome Capital’de başlayan Kalyoncu, daha sonra Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyeliğine atandı. Bu görevinin yanı sıra, 2024 yılından bu yana Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Murathan Kalyoncu, Romanya Karadeniz Kıyısı–Podişor Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’ne liderlik ederek projenin 2025 yılında başarıyla tamamlanmasını sağladı. Suriye’deki stratejik enerji ve ulaştırma yatırımlarının yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilk yüksek hızlı demiryolu projesi ve Romanya GES Projesi gibi uluslararası yatırımlara liderlik ediyor. Türkiye’de ise uluslararası standartlardaki ilk lüks designer outlet projesi Florentia Village, Bandırma–Bursa–Yenişehir–Osmaneli Yüksek Hızlı Tren Projesi ve Zengezur Koridoru ulaştırma projeleri başta olmak üzere geleceğe miras önemli yatırımlara imza atıyor. Kurumsal görevlerinin yanı sıra DEİK Türkiye–Birleşik Krallık İş Konseyi Başkanlığı ve TESYEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de yürüten Murathan Kalyoncu, iş dünyası ve sivil toplum alanındaki çalışmalarını sürdürüyor. Yönetim Yapısındaki Diğer Atamalar Kalyon PV’de alınan bir diğer Yönetim Kurulu kararı kapsamında, şirketin Genel Müdürü İhsan Kulalı Yönetim Kurulu Üyeliğine getirildi. Genel Müdürlük görevine ise Kalyon PV Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Görkem Suner atandı. Kalyon PV, sürdürülebilir enerji yatırımlarıyla yüksek katma değerli yerli üretimi ülkemizde gerçekleştirmeye; Türkiye ekonomisine, istihdamına, ihracatına ve cari açığın azaltılmasına güçlü katkılar sağlamaya kararlılıkla devam edecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines’ta Üst Düzey Atama: Atılay Batu Sorumlu Müdür Olarak Atandı Haber

Corendon Airlines’ta Üst Düzey Atama: Atılay Batu Sorumlu Müdür Olarak Atandı

Corendon Airlines, organizasyonel yapısında gerçekleştirdiği yeni düzenlemeyle operasyonel yönetim ve grup düzeyindeki stratejik yönetim arasındaki görev ve sorumlulukları yeniden yapılandırdı. Gerçekleştirilen organizasyonel düzenleme kapsamında, Corendon Airlines Chief Operating Officer (COO) görevini yürüten Atılay Batu, Corendon Airlines Sorumlu Müdürü (Accountable Manager) olarak atandı. Atılay Batu, yeni görevi kapsamında Corendon Airlines’ın operasyonel faaliyetlerinin emniyetli, etkin ve verimli şekilde yürütülmesinden ve şirketin ilgili mevzuat ve operasyonel gerekliliklere uyumunun sağlanmasından nihai olarak sorumlu olacak. Yeni organizasyon yapısında Eğitim, Yer İşletme, Uçuş İşletme ve Teknik departmanları Atılay Batu’ya bağlı olarak faaliyet gösterecek. Emniyet Yönetim Sistemi, Havacılık Güvenliği, Kalite ve SOME departmanları ise bağımsız izleme, denetim ve gözetim fonksiyonlarını sürdürecek. Yeni yapılanmayla birlikte Sorumlu Müdürlük görevini Atılay Batu’ya devreden Yıldıray Karaer, Corendon Airlines Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine devam edecek. Karaer, yeni dönemde grup bünyesindeki hava yollarının stratejik yönetimine, hava yolları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine ve grubun sürdürülebilir gelişimine daha fazla odaklanacak. Gerçekleştirilen görev değişikliğiyle Corendon Airlines, operasyonel yönetim ile grup düzeyindeki stratejik yönetim arasındaki görev ve sorumlulukların daha etkin şekilde yapılandırılmasını ve karar alma süreçlerinin daha verimli bir organizasyon yapısı içerisinde yürütülmesini hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası Grubu Üst Yönetiminde Görev Değişimi Haber

İş Bankası Grubu Üst Yönetiminde Görev Değişimi

Türkiye İş Bankası Grubu üst yönetiminde, ikinci yüzyıl vizyonu ve stratejisi doğrultusunda alınan Yönetim Kurulu kararı uyarınca; Grubun bankacılık, finans ve sanayi alanındaki rekabet gücünün ve verimliliğinin artırılması ile yapay zekâ çağının fırsatlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi amacıyla görev değişikliklerine gidildi. Yapılan değişiklik kapsamında; 2021 yılından bu yana İş Bankası Genel Müdürü olarak görev yapan ve bu dönem içerisinde yeni nesil iştiraklerden girişimcilik ekosistemine, organizasyon ve hizmet modelinden şube yapısına, platform bankacılığından yapay zekâ ve teknoloji altyapısına kadar birçok alandaki dönüşüm ve yatırımlarla Bankanın ikinci yüzyılına giriş sürecine liderlik eden Hakan Aran, dünyanın en büyük beş cam ve kimyasallar üreticisi arasında yer alan Şişecam’ın Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Hakan Aran yeni görevlendirmeyle birlikte; 90 yılı aşkın köklü bir geçmişi bulunan, günümüzde dört kıtada ve 13 ülkedeki üretimiyle küresel bir oyuncu haline gelen, ürünlerini 150’den fazla ülkede müşterilerle buluşturan Şişecam’ın bundan sonraki büyüme stratejisine liderlik yapacak. 2021 yılından bu yana Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olan Adnan Bali, bu görevini sürdürmeye devam edecek. Türkiye İş Bankası Genel Müdürlüğüne ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna gerekli bildirimlerin yapılması ve izinlerin alınmasını takiben 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla, Banka bünyesinde uzun yıllardan bu yana önemli sorumluluklar üstlenen Genel Müdür Yardımcısı H. Cahit Çınar’ın atanmasına karar verildi. Çınar, 25 yılını yönetici olarak sürdürdüğü 35 yıllık bankacılık deneyimi içerisinde Türkiye’de ve uluslararası alanda bankacılık, sermaye piyasaları, proje finansmanı/ kurumsal/ticari/perakende krediler tahsis, kredi stratejisi, krediler izleme ve takip, iştirak yönetimi, hukuk, vergi, inşaat ve gayrimenkul yönetimi konularında Bankaya önemli katkılarda bulundu. 2016 yılında atandığı İşbank AG Genel Müdürlüğü görevinde Bankanın dönüşümünde önemli bir rol üstlenen Çınar, Grubun daha stratejik ve odaklı büyüme hedefinin desteklenmesi amacıyla Trakya Yatırım Holding’in Genel Müdürü olarak da görev yaptı. H. Cahit Çınar’ın özgeçmişi: 1967 yılında Ankara’da doğan H. Cahit Çınar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 1989-1990 yılları arasında Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’ne devam eden Çınar, 1991 yılında Türkiye İş Bankası A.Ş. İktisadi Araştırmalar Bölümü’nde Uzman Yardımcısı olarak işe başladı ve 1992 yılında Teftiş Kurulu’nda Müfettiş Yardımcısı oldu. H. Cahit Çınar, 2001 yılında Müdür Yardımcısı olarak atandığı Ticari Krediler Tahsis Bölümü’nde sırasıyla Bölge Müdürü ve Bölüm Müdürü olarak görev yaptı. 2013 yılında Güneşli Kurumsal Şubesi Müdürü olan H. Cahit Çınar, 2016 yılında Almanya merkezli ve Avrupa’da faaliyet gösteren İşbank AG’de Genel Müdürlük görevini üstlendikten sonra 2018’de İş Bankası’nda Genel Müdür Yardımcılığına atandı. 2024-2025 yılları arasında Grup şirketlerinden Trakya Yatırım Holding A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak görev yaptıktan sonra, 1 Mayıs 2025 tarihinde yeniden İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı oldu. H. Cahit Çınar; Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcılığı döneminde iştirakler, proje finansmanı/kurumsal/ticari/perakende krediler tahsis, kredi stratejisi, krediler izleme ve takip, hukuk, vergi, inşaat ve gayrimenkul yönetimi gibi alanların sorumluluğunu üstlendi. Çınar; İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., İş Enerji Yatırımları A.Ş., Is Energy Investments B.V. ve Maxi Digital GmbH’de Yönetim Kurulu Başkanlığı,Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş., Trakya Yatırım Holding A.Ş. ve Polat Enerji Yatırımları A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği,Mimas SolarPark KFT ve Moka United Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal liderlik haberleri neden izlenmeli? Haber

Kurumsal liderlik haberleri neden izlenmeli?

Bir CEO değişimi bazen yalnızca bir atama haberi değildir. Yeni bir yönetim kurulu başkanı, dönüşüm odaklı bir genel müdür ya da bölgesel bir liderlik yapılanması; şirketin yatırım iştahından insan kaynakları önceliklerine, teknoloji harcamalarından yeni pazar açılımlarına kadar çok daha geniş bir tabloyu işaret eder. Bu yüzden kurumsal liderlik haberleri neden takip edilmeli sorusu, yalnızca medya gündemiyle ilgili değil; iş dünyasında yön tayiniyle ilgilidir. Kurumsal haber akışında liderlik başlıkları çoğu zaman yüzeysel okunur. Oysa doğru okunduğunda bu haberler, bir kurumun nerede büyümek istediğini, hangi riskleri yönetmeye çalıştığını ve hangi alanlarda yeniden pozisyon aldığını gösterir. Özellikle ekonomi, sanayi, teknoloji, enerji, lojistik, savunma ve yapay zeka gibi yüksek etkili alanlarda lider değişimleri çoğu zaman operasyonel bir karar değil, stratejik bir sinyaldir. Kurumsal liderlik haberleri neden stratejik veri sayılır? Bir şirketin üst yönetim tercihleri, kamuya açık en güçlü işaretlerden biridir. Finansal tablolar geçmiş performansı anlatır; liderlik haberleri ise çoğu zaman yakın geleceğin yönünü sezdirir. Yeni atanan bir yöneticinin geçmiş deneyimi, şirketin hangi yetkinliği içeride güçlendirmek istediğini açık eder. Örneğin üretim kökenli bir yöneticinin göreve gelmesi operasyonel verimlilik dönemine, teknoloji geçmişi güçlü bir ismin öne çıkması dijital dönüşüm hızlanmasına, kamu ilişkileri kuvvetli bir liderin atanması ise regülasyon ve paydaş yönetimi odaklı bir faza işaret edebilir. Elbette her atama tek başına kesin hüküm verdirmez. Ancak düzenli takip edildiğinde liderlik haberleri, şirketlerin stratejik önceliklerini anlamada güçlü bir çerçeve sunar. Bu noktada kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri uzmanları, sektör editörleri ve tedarik zinciri tarafında çalışan profesyoneller için bu haberler yalnızca bilgi değil, karar destek malzemesidir. Kimin göreve geldiği kadar, neden şimdi geldiği de önem taşır. Yalnızca isim değişikliği değil, kurumsal yön değişimi Kurumsal yapılarda liderlik değişimi çoğu zaman birkaç paralel gelişmeyle birlikte görülür. Satın alma hazırlıkları, yeni yatırım turu, ihracat hedeflerinin büyümesi, sürdürülebilirlik raporlamasının öne çıkması ya da organizasyonel yeniden yapılanma bunların başında gelir. Haber metninde tek satırlık görünen bir atama, arka planda geniş bir dönüşüm planının parçası olabilir. Bu nedenle profesyonel okur, liderlik haberine yalnızca biyografi gözüyle bakmaz. Haber dili içinde kullanılan kavramlar da önemlidir. “Büyüme”, “küresel ölçeklenme”, “operasyonel mükemmeliyet”, “inovasyon”, “veri odaklı yönetim”, “sürdürülebilir dönüşüm” ya da “müşteri deneyimi” gibi ifadeler, şirketin söylem düzeyinde hangi eksene yatırım yaptığını gösterir. Burada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da şudur: Her güçlü atama, otomatik olarak güçlü sonuç anlamına gelmez. Sektör dinamikleri, şirketin bilanço yapısı, kurum içi kültür ve uygulama kapasitesi belirleyici olmaya devam eder. Yani haber bir sinyal üretir, fakat sonucun teyidi için sonraki gelişmeleri izlemek gerekir. İtibar yönetiminde liderlik haberlerinin etkisi Kurumsal liderlik haberleri, kurum itibarının inşasında doğrudan rol oynar. Bir şirketin kamuoyunda nasıl algılandığını yalnızca ürünleri ya da finansal sonuçları belirlemez. Kimlerin söz sahibi olduğu, bu isimlerin hangi değerleri temsil ettiği ve hangi alanlarda görünür kılındığı da en az o kadar etkilidir. Kadın liderlerin üst düzey görevlere gelmesi, genç yönetici profillerinin yükselmesi, teknik uzmanlığı yüksek isimlerin karar mekanizmalarında daha fazla yer alması ya da uluslararası deneyimli yöneticilerin kurumda pozisyon alması; şirketin hem piyasa hem de yetenek havuzu nezdindeki algısını dönüştürebilir. Bu tür haberler yalnızca bir atama duyurusu değildir. Aynı zamanda kurumun kendini nasıl konumlandırmak istediğine dair kamusal bir beyandır. Özellikle rekabetin sert olduğu sektörlerde liderlik görünürlüğü, markanın güven inşasına katkı verir. Ancak burada da ince bir çizgi vardır. Aşırı kişiselleştirilmiş iletişim, kurumsal kapasitenin önüne geçerse risk oluşabilir. Güçlü lider anlatısı ile güçlü kurum anlatısı arasında denge kurulması gerekir. Yatırımcı, tedarikçi ve medya için farklı anlamlar taşır Aynı liderlik haberi, farklı paydaşlar tarafından farklı şekilde okunur. Yatırımcı için bu haber gelecekteki büyüme beklentisi, yönetişim kalitesi ve kriz yönetimi kapasitesiyle ilgilidir. Tedarikçi için karar alma yapısının değişip değişmediğini, ödeme ve satın alma süreçlerinde yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağını düşündürür. Medya tarafında ise liderlik haberleri hem güncel gelişme değeri taşır hem de sektör dosyalarının kapısını açar. Yeni atanan bir üst düzey yöneticinin geçmişi, şirketin bulunduğu sektörün dönüşüm başlıklarıyla birleştiğinde daha derin haber üretimi mümkün hale gelir. Bu yüzden telifsiz ve yeniden kullanıma uygun kurumsal haber akışı, dijital yayıncılar için yalnızca hacim değil, editoryal verimlilik de sağlar. Kurumsal iletişim ekipleri açısından bakıldığında ise liderlik haberinin zamanlaması kritik önemdedir. Atama duyurusu, yatırım açıklaması, yeni fabrika açılışı, ihracat başarısı ya da sürdürülebilirlik taahhüdü ile birlikte verildiğinde etkisi artar. Tek başına verilirse görünürlük sağlar; doğru bağlamla verildiğinde anlatı kurar. Kurumsal liderlik haberleri neden sektör analizi için de önemlidir? Bir sektörde peş peşe benzer liderlik atamaları görülüyorsa, bu tesadüf olmayabilir. Örneğin veri, dijitalleşme, yapay zeka ya da sürdürülebilirlik deneyimi olan yöneticilerin aynı dönemde farklı şirketlerde öne çıkması, sektörün hangi baskılar altında şekillendiğini gösterir. Bu durum yalnızca şirket bazlı değil, alan bazlı okuma gerektirir. Savunma sanayinde kamu koordinasyonu ve proje yönetimi ağırlıklı profillerin güç kazanmasıyla, perakendede müşteri verisi ve çok kanallı deneyim odaklı liderlerin yükselmesi aynı şey değildir. Enerjide regülasyon bilgisi yüksek yöneticilerin öne çıkması ile lojistikte operasyonel çeviklik vurgusunun artması da farklı işaretler verir. Bu nedenle liderlik haberleri, sektör ritmini anlamak isteyen profesyoneller için değerli bir takip alanıdır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı haber akışları tam da bu nedenle önem kazanır. Çünkü liderlik başlıklarını ekonomi, üretim, teknoloji, sürdürülebilirlik ve kurumsal dönüşüm eksenleriyle birlikte sunmak, haberi tek boyutlu olmaktan çıkarır. Haberi doğru okumak için hangi detaylara bakılmalı? Kurumsal liderlik haberlerinin değeri, başlıktaki ismin bilinirliğiyle sınırlı değildir. Asıl kritik alan, haberin içindeki işaretlerin nasıl çözüldüğüdür. Önce yöneticinin geçmiş rollerine bakılmalı. Satış, finans, operasyon, teknoloji, insan kaynakları ya da kamu ilişkileri ağırlıklı bir kariyer hattı, şirketin hangi ihtiyaca cevap aradığını gösterir. Sonra organizasyon yapısındaki değişim incelenmeli. Yeni bir pozisyon mu oluşturuldu, mevcut rol mü el değiştirdi, yoksa bölgesel ya da global bir sorumluluk mu genişletildi? Bu ayrım önemlidir çünkü bazı atamalar büyüme dönemini, bazıları ise dengeleme ve yeniden yapılandırma dönemini işaret eder. Bir diğer nokta da kurumun kullandığı dilin sürekliliğidir. Şirket daha önce maliyet disiplini vurgularken şimdi inovasyon ve yatırım söylemine geçiyorsa, liderlik haberi bu değişimin taşıyıcısı olabilir. Tersi durumda ise piyasadaki belirsizliklere karşı daha kontrollü bir faza girildiği düşünülebilir. Haber değeri ile kurumsal reklam arasındaki fark Kurumsal liderlik haberlerinin etkili olması için editoryal değeri korunmalıdır. Sadece övgü cümleleriyle örülmüş, şirketin gerçek bağlamını vermeyen metinler kısa süreli görünürlük sağlasa da profesyonel okur üzerinde sınırlı etki bırakır. İş dünyası kitlesi, haber ile tanıtım arasındaki farkı hızla ayırt eder. Bu yüzden iyi bir liderlik haberi; görevin kapsamını, atamanın gerekçesini, yöneticinin deneyim alanını ve şirketin o dönemki önceliklerini net biçimde göstermelidir. Abartıdan uzak, bilgi yoğun ve yeniden yayınlanabilir bir yapı hem medya kuruluşları hem de kurumsal taraf için daha verimlidir. Özellikle dijital yayıncılıkta hız önemli olsa da, liderlik haberlerinde bağlam eksikliği ciddi bir zayıflık yaratır. Çünkü bu haberlerin ömrü günlük değildir. Arşiv değeri taşır, sonraki stratejik gelişmelerle birlikte tekrar okunur ve kurumun dönüşüm hikayesine referans olur. Neden şimdi daha fazla önem taşıyor? İş dünyası daha oynak, daha denetlenebilir ve daha görünür hale geldi. Regülasyon baskısı arttı, yatırım kararları daha hassaslaştı, yetenek rekabeti sertleşti. Böyle dönemlerde liderlik, sadece içeride organizasyonu yönetmekle sınırlı kalmıyor; dışarıda güven vermek, belirsizlikte yön göstermek ve kurumun niyetini anlatmak zorunda kalıyor. Bu nedenle kurumsal liderlik haberleri artık yan sayfa haberi değil. Şirketlerin nerede konumlandığını, hangi dönüşümlere hazırlandığını ve hangi paydaşlara hangi mesajı verdiğini gösteren temel göstergelerden biri. Karar vericiler için bu başlıkları izlemek, yalnızca bilgi sahibi olmak değil; zamanında doğru sinyali yakalamaktır. İyi okunan bir liderlik haberi, bazen uzun bir strateji sunumundan daha fazla şey söyler. Asıl mesele, satır aralarında kurumun bir sonraki hamlesini görebilmektir.

Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi’nden Çarpıcı Sonuç: Risk Yönetimi Güçlenmeli Haber

Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi’nden Çarpıcı Sonuç: Risk Yönetimi Güçlenmeli

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY ile Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) iş birliğiyle hazırlanan, çoğunlukla halka açık ve aile şirketlerinde görev alan yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler ve bağımsız yönetim kurulu profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi, şirketlerin kurumsal risk yönetimine yaklaşımını ve yönetim kurullarının stratejik önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları; şirketlerde kurumsal risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu, ancak bu alana ayrılan sürenin ve fonksiyonel derinliğin sınırlı kaldığını gösteriyor. Kurumsal risk yönetimi ağırlıklı olarak yönetim kurulu komiteleri aracılığıyla ele alınıyor Araştırmaya göre, katılımcıların %45’i kurumsal risk yönetiminin şirketlerindeki Risk Komitesi’nin sorumluluğunda olduğunu belirtirken, %32’si bu görevin Denetim ve Risk Komitesi tarafından yürütüldüğünü ifade ediyor. Bu kapsamda bir komitede görev alan katılımcıların %32’si bu alana fiilen aylık 1 ila 5 saat, %23’ü 5 ila 10 saat, katılımcıların yalnızca %10’u 10 ila 15 saat ayırabildiğini belirtiyor. Katılımcıların %31’i ise kurumsal risk yönetimiyle ilgili herhangi bir komitede görev almadığını ifade ediyor. Bu tablo, yönetim kurulu düzeyinde bu alana daha geniş yer verilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ekonomik riskler, %42 oranıyla yönetim kurullarının gündeminde ilk sırada yer alıyor Katılımcıların %63’ü icra seviyesinden gelen risk raporlamalarının karar alma süreçleri için gerekli içgörüyü sağladığını düşünüyor. Ancak yönetim kurulu seviyesinde risk yönetişimine ayrılan zamanın sınırlı olması, üretilen içgörülerin karar alma süreçlerine yeterince yansıtılamama riskini oluşturuyor. Araştırma sonuçları, 2025 yılında şirketlerin risk gündeminde makroekonomik ve jeopolitik gelişmelerin öne çıktığını ortaya koyuyor. Katılımcılara göre şirketler açısından en önemli risk alanı %42 oranıyla ekonomik riskler olurken, bunu %15 ile jeopolitik riskler ve %10 ile politik riskler takip ediyor. Küresel ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin şirketlerin risk gündeminde önemli bir yer tuttuğu görülürken, katılımcıların yarısından fazlası şirketlerinin jeopolitik risklere yönelik stratejilerini yeterli buluyor. Katılımcılar şirketlerinin kurumsal risk yönetimi yaklaşımına genel olarak güven duyuyor Makroekonomik gelişmeler ve finansal piyasalardaki dalgalanmalar, şirketlerin kurumsal risk yönetimi stratejilerinde öncelikli değerlendirme alanları arasında yer almaya devam ediyor. Katılımcıların yaklaşık %75’i, bu alanda şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejileri uyguladığını düşünüyor. Araştırmada ele alınan diğer başlıklar ise şöyle sıralanıyor: Organizasyonların sürdürülebilir büyümesi ve rekabet gücünün korunması açısından kritik öneme sahip insan kaynağı ve yetenek yönetimi alanında, şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığından emin olanların oranı %56 seviyesinde seyrediyor.Sürdürülebilirlik ve çevresel riskler konusunda ise katılımcıların yaklaşık yarısı şirketlerinin yeterli risk stratejilerine sahip olduğunu belirtirken, iklim değişikliği ve doğa kaynaklı riskler özelinde bu oran %44 olarak ölçülüyor.Teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme alanında katılımcıların %60’ı, siber güvenlik risklerinin yönetiminde ise %67’si şirketlerinin doğru ve yeterli risk stratejisi uyguladığını düşünüyor. Ancak, siber güvenlik risklerinin giderek artan etkisi dikkate alındığında, mevcut yapıların güçlendirilmesi ve uygulamaların sürdürülebilirliğinin sağlanması önemli bir gelişim alanı olarak öne çıkıyor.Katılımcıların yarısından fazlası tedarik zinciri risklerini yönetmeye yönelik etkin stratejilere sahip olduklarını ifade ediyor. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sami konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “YÜD olarak temel amacımız, Türkiye’deki yönetim kurullarının etkinlik ve derinliğini artırarak şirketlerimizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaktır. EY iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu barometre çalışması, yönetim kurullarının risk yönetimi konusundaki farkındalığını ve fiilen ayırdıkları zamanı net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları gösteriyor ki; şirketlerimizde komite yapıları kurulmuş olsa da, yönetim kurullarının risk yönetişimine daha fazla stratejik zaman ayırması ve bu içgörüleri karar alma mekanizmalarına daha güçlü entegre etmesi gerekiyor. YÜD olarak, yönetim kurulu üyelerimizin bu alandaki yetkinliklerini desteklemeye ve iyi yönetişim ilkelerini yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.” EY Türkiye Şirket Ortağı ve Risk Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Emre Beşli şu değerlendirmelerde bulundu: “EY olarak YÜD ile gerçekleştirdiğimiz araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular, kurumlarda risk yönetimine yönelik organizasyonel yapıların büyük ölçüde oluşturulduğunu, ancak yönetim kurulu seviyesinde bu alana ayrılan zamanın sınırlı kaldığını ve dolayısıyla risk yönetimi fonksiyonunun etkinliğini artıracak gelişim alanlarının bulunduğunu gösteriyor. Jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler ve politik riskler şirketlerin gündeminde öncelikli konumunu korurken, teknolojik dönüşüm ve siber güvenlik riskleri de kurumlar açısından giderek daha stratejik bir önem kazanıyor. Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, geleneksel risk yönetimi yaklaşımlarının artık tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Birden fazla risk senaryosunun aynı anda gerçekleşebildiği günümüzde şirketleri; proaktif aksiyon alma kabiliyetinin güçlendirildiği bir gelecek bekliyor. Bu doğrultuda, kurumların risk ve strateji arasındaki dengeyi doğru kurmaları, risk kültürünü organizasyonun geneline yaymaları, raporlama döngülerini hızlandırarak gerçek zamanlı içgörü üretebilmeleri ve yapay zekâ, makine öğrenimi ile diğer teknolojik çözümleri risk yönetimi süreçlerine entegre etmeleri kritik önem taşıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Türkiye Gelecek Dönem Hedeflerini Masaya Yatırdı Haber

SOCAR Türkiye Gelecek Dönem Hedeflerini Masaya Yatırdı

SOCAR Türkiye’nin İstanbul’daki genel merkezinde düzenlenen SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu toplantısına, SOCAR Başkanı ve SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Rovshan Najaf, Yönetim Kurulu üyeleri ve SOCAR Türkiye İcra Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda, SOCAR Türkiye ve grup şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin güncel gelişmeler ele alınırken, şirketin entegre iş modeli doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, finansal performans, operasyonel verimlilik, sürdürülebilir büyüme hedefleri ve uzun vadeli stratejik yol haritası hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Stratejik projeler, yatırım süreçleri ve önümüzdeki döneme ilişkin öncelikli odak alanları değerlendirildi. Enerji sektöründe yaşanan küresel ve bölgesel gelişmelerin sektöre ve şirket faaliyetlerine etkilerinin de masaya yatırıldığı toplantıda, değişen enerji dinamiklerine uyum sağlayacak stratejik adımlar ile rekabet gücünü destekleyecek öncelikli alanlar paylaşıldı. Ayrıca, dijital dönüşüm, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında yürütülen çalışmaların şirketin gelecekteki büyüme vizyonuna sağlayacağı katkılar da paylaşıldı. SOCAR Türkiye’nin güçlü kurumsal yapısı, uzun vadeli yatırım yaklaşımı ve entegre faaliyet modeliyle Türkiye enerji sektörüne değer katmayı sürdüreceği; operasyonel mükemmeliyet, sürdürülebilir büyüme ve yenilikçi uygulamalar doğrultusunda stratejik hedeflerine kararlılıkla ilerlediği belirtildi. SOCAR Başkanı ve SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Rovshan Najaf, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji sektöründeki kritik rolüne dikkat çekerek, SOCAR Türkiye’nin bu alandaki stratejik yatırımlarının önemini vurguladı. SOCAR Türkiye’nin, geleceğe dönük hedefleri doğrultusunda, inovasyon ve dijital dönüşüm odaklı büyüme stratejisiyle sürdürülebilirlik alanındaki öncü ve enerji sektöründeki lider konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceği ifade edildi. Aynı gün gerçekleştirilen TANAP Yönetim Kurulu toplantısında ise TANAP’ın faaliyetlerine ilişkin gelişmeler, Türkiye ve Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkıları, operasyonel başarıları ve stratejik önemi ile bölgesel enerji piyasalarındaki gelişmeler, doğal gaz arz güvenliğine yönelik katkılar ve önümüzdeki döneme ilişkin öncelikli çalışma alanları ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ebebek Yönetimi Değişti: İngiltere’de Yeni Yapılanma Haber

ebebek Yönetimi Değişti: İngiltere’de Yeni Yapılanma

ebebek, mağaza ağını genişletme ve Birleşik Krallık operasyonlarında verimliliği artırma hedefi doğrultusunda organizasyon yapısını değiştirdi. Şirket, Mağaza Geliştirme ve İş Geliştirme direktörlüklerini oluştururken İngiltere’deki bütün operasyonların yönetimini tek ülke direktörü altında birleştirdi. Borsa İstanbul’da EBEBK koduyla işlem gören ebebek Mağazacılık A.Ş., büyüme stratejisine paralel olarak üst yönetim ve organizasyon yapısında kapsamlı değişikliğe gitti. Şirketin 29 Temmuz 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamaya göre değişiklikler; Türkiye’deki mağaza ağının geliştirilmesi, yeni iş fırsatlarının değerlendirilmesi ve Birleşik Krallık operasyonlarının daha merkezi bir yönetim modeliyle yürütülmesine odaklanıyor. Yönetim kurulu tarafından alınan kararlar, toplantıya katılan üyelerin oy çokluğuyla kabul edildi. ebebek’in KAP açıklaması Mağaza geliştirme birimi direktörlük oldu ebebek bünyesinde müdürlük seviyesinde faaliyet gösteren Mağaza Geliştirme Birimi, şirketin mağaza sayısı ve büyüme hedefleri doğrultusunda Mağaza Geliştirme Direktörlüğü olarak yeniden yapılandırıldı. Şirkette 15 Şubat 2012 tarihinden bu yana Kiralama Müdürü olarak görev yapan Ceyhun Vatansever, Mağaza Geliştirme Direktörü olarak görevlendirildi. Bu değişiklik, yeni mağaza yatırımları ile uygun lokasyonların belirlenmesi ve kiralama süreçlerinin şirketin yönetim yapısında daha üst seviyeden takip edileceğini gösteriyor. Vatansever’in 14 yılı aşan şirket deneyiminin, ebebek’in fiziksel mağazacılık alanındaki genişleme hedeflerinde değerlendirilmesi bekleniyor. İş Geliştirme Direktörlüğü kuruldu Yönetim kurulunun aldığı ikinci kararla, doğrudan yönetim kuruluna bağlı olarak çalışacak İş Geliştirme Direktörlüğü oluşturuldu. Yeni birimin kurulmasıyla birlikte mevcut CEO Ofis Direktörlüğü kapatıldı. Şirkette 21 Aralık 2020’den beri CEO Ofis Direktörü olarak görev yapan Abidder Emin Şimşek, İş Geliştirme Direktörü olarak atandı. İş Geliştirme Direktörlüğünün doğrudan yönetim kuruluna bağlanması; şirketin yeni pazarlar, büyüme projeleri, stratejik iş birlikleri ve farklı satış kanallarındaki fırsatlara daha merkezi biçimde odaklanacağına işaret ediyor. KAP açıklamasında yeni birimin ayrıntılı görev alanlarına yer verilmedi. Bu nedenle direktörlüğün sorumluluklarının şirketin ilerleyen dönemlerde yapacağı açıklamalarla daha net hâle gelmesi bekleniyor. İngiltere operasyonları tek direktöre bağlandı Yeniden yapılanmanın en dikkat çekici bölümü, ebebek’in Birleşik Krallık operasyonlarında gerçekleştirildi. Şirketin İngiltere Ülke Direktörlüğü daha önce iki ayrı yönetici tarafından idare ediliyordu. Direktörlerden biri ticari operasyonlardan, diğeri ise tedarik zinciri ve destek hizmetlerinden sorumluydu. Yeni organizasyon modelinde bu ikili yapı sona erdirildi. Birleşik Krallık’ta yürütülen ve gelecekte hayata geçirilecek tüm faaliyetler, yönetim kuruluna bağlı tek bir İngiltere Ülke Direktörünün yetki ve sorumluluğu altında birleştirildi. ebebek, değişikliğin Birleşik Krallık’taki mağaza sayısı, büyüme stratejisi ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini bildirdi. Faruk Giray İngiltere Ülke Direktörü oldu Şirkette 1 Ekim 2025 tarihinden bu yana ticari operasyonlardan sorumlu İngiltere Ülke Direktörü olarak görev yapan Faruk Giray, yeni yapılanmada bütün İngiltere operasyonlarından sorumlu ülke direktörlüğüne getirildi. Giray, ebebek’in Birleşik Krallık’taki mevcut faaliyetlerinin yanı sıra gelecekte yürütülecek operasyonların tamamından yetkili ve sorumlu olacak. İngiltere operasyonlarının tek yönetici altında toplanmasıyla ticari faaliyetler, mağaza operasyonları, tedarik zinciri ve destek hizmetleri arasındaki karar süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Güray Eren Gören direktör yardımcılığına atandı Yeni organizasyon şemasına İngiltere Ülke Direktörlüğüne bağlı olarak çalışacak İngiltere Ülke Direktör Yardımcılığı pozisyonu da eklendi. 25 Kasım 2024 tarihinden beri tedarik zinciri ve destek hizmetlerinden sorumlu İngiltere Ülke Direktörü olarak görev yapan Güray Eren Gören, İngiltere Ülke Direktör Yardımcısı olarak atandı. Böylece daha önce ayrı direktörlükler tarafından yönetilen ticari operasyonlar ile tedarik zinciri ve destek hizmetleri, ülke direktörü ve yardımcısından oluşan tek yönetim çatısı altında bir araya getirildi. ebebek’te yeni görev dağılımı Yönetici Önceki görevi Yeni görevi Ceyhun Vatansever Kiralama Müdürü Mağaza Geliştirme Direktörü Abidder Emin Şimşek CEO Ofis Direktörü İş Geliştirme Direktörü Faruk Giray İngiltere Ülke Direktörü-Ticari Operasyonlar İngiltere Ülke Direktörü Güray Eren Gören İngiltere Ülke Direktörü-Tedarik Zinciri ve Destek Hizmetleri İngiltere Ülke Direktör Yardımcısı KAP açıklaması hangi büyüme sinyallerini veriyor? ebebek’in açıklaması yeni mağaza sayısı, yatırım bütçesi veya açılış takvimi içermiyor. Buna karşın organizasyon değişikliğinin gerekçesinde mağaza sayısı ve büyüme hedeflerinin açıkça vurgulanması, şirketin fiziksel mağazacılık yatırımlarını yönetim seviyesinde güçlendirdiğini gösteriyor. İş Geliştirme Direktörlüğünün yönetim kuruluna bağlanması da yeni büyüme alanlarının şirketin karar mekanizmasında daha doğrudan takip edileceğine işaret ediyor. Birleşik Krallık’taki iki direktörlü yapının tek yetkili direktör modeline dönüştürülmesi ise ebebek’in bu pazardan çekildiği anlamına gelmiyor. Şirket, kararın gerekçesini Birleşik Krallık’taki mağaza sayısı, büyüme stratejisi ve iş verimliliği hedefleriyle açıkladı. Yeni yapılanmanın finansal sonuçlara, mağaza açılış hızına ve İngiltere operasyonlarının performansına etkisi, ebebek’in ilerleyen dönemlerde paylaşacağı faaliyet raporları ve KAP bildirimleriyle daha net görülebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor Haber

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor

Günümüzde şirket yöneticilerinin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin farkındalığı artsa da bu fırsatlar; finansal modellere, yatırım değerlendirmelerine ve stratejik planlama süreçlerine henüz tutarlı ve güvenilir biçimde yansıtılamıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin iş kararları üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasına neden oluyor. KPMG'nin hazırladığı “Sürdürülebilirlikte Değerleme Açığını Kapatmak” raporu sürdürülebilirlik ile değerleme arasındaki açığı ortaya koyarken bu açığın nasıl kapatılabileceğine ilişkin KPMG uzmanlarının değerlendirmelerine ve şirketler için öne çıkan uygulama alanlarına yer veriyor. Küresel çapta 2 binden fazla üst düzey yönetici ve karar alıcının katılımıyla yapılan anketin sonuçlarına dayanan rapora göre yöneticilerin yüzde 72'si sürdürülebilirlik stratejisi, göstergeleri ve performansları hakkında kapsamlı bilgiye sahip veya temel unsurlara aşina. Yüzde 60'ı finansal planlama süreçlerinde sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları dikkate aldığını, yüzde 50'si ise sürdürülebilirliğin kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor. Buna karşın, katılımcıların yalnızca yüzde 19'u sürdürülebilirliğin finansal performans, operasyonel kazanımlar ve inovasyon üzerindeki etkisini ölçülebilir hale getirmek için gelişmiş analitik yaklaşımlar kullandığını belirtiyor. Bu sonuç, birçok şirketin sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek potansiyel kayıpları ölçülebilir hale getirmek için hâlâ yeterince gelişmiş analitik yaklaşımlara sahip olmadığını ortaya koyuyor. Düzenlemelerin rolü ve bölgesel farklılıklar KPMG'nin anketine göre sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemeler, yöneticilerin bu konudaki farkındalığını artırmada kilit bir rol oynuyor. Özellikle Avrupa'daki düzenlemelerin etkisi açıkça görülüyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat stratejisi kapsamındaki düzenlemeler, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. TCFD, ISSB ve CSRD gibi çerçeveler ise şirketlerin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları stratejik ve finansal planlama süreçleri ile yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik ediyor. Aynı zamanda bu çerçeveler, şirketlere ve yatırımcılara sürdürülebilirlik faktörlerinin finansal performans ve şirket değeri üzerindeki etkilerini daha sistematik şekilde değerlendirebilecekleri bir yapı sunuyor. Bölgesel olarak bakıldığında İtalya'da, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sürdürülebilirliğin şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yönetim kurulu toplantıları ile yıllık raporlarda yer aldığını belirtiyor. İspanya'da ve Fransa'da da yöneticiler büyük oranda (yüzde 61) aynı görüşü paylaşıyor. Yol haritası: Sürdürülebilir kaynaklı değer yaratımının ölçülmesi Raporda kurumların sürdürülebilirlik ile şirket değeri arasındaki bağı kurabilmesi için sistematik bir yaklaşım benimseyerek şu adımları atması tavsiyesinde bulunuluyor: Değer yaratım alanlarının belirlenmesi: Sektör dinamikleri, düzenleyici eğilimler, benzer şirket uygulamaları ve şirketin mevcut performansı analiz edilerek sürdürülebilirlikle bağlantılı değer yaratma potansiyeli taşıyan alanlar belirlenir.Sürdürülebilirlik unsurlarının finansal performans ve değer yaratımıyla ilişkilendirilmesi: Belirlenen sürdürülebilirlik unsurları; büyüme, rekabet avantajı, operasyonel verimlilik, pazar konumu ve risk profili gibi şirket değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen unsurlarla ilişkilendirilir.Finansal etkilerin modellenmesi: Sürdürülebilirlikle bağlantılı girişimlerin kârlılık, gelir yaratma kapasitesi ve şirket değeri üzerindeki potansiyel etkileri aşağıdaki başlıklar altında analiz edilir. “Sistemik riskler söz konusu olduğunda, asıl risk eylemsizlik” Raporun sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Şirket Ortağı Sertuğ Özkan, “Günümüzde sürdürülebilirlik, yönetim kurullarının gündeminde giderek daha merkezi bir yer edinirken, bu gündemin finansal planlama ve yatırım kararlarıyla aynı hızda entegre edilemediğini görüyoruz. Sürdürülebilirliğin ‘finansal dile' çevrilememesi stratejik bir kırılma noktasını da oluşturuyor. Hedef belirleme mekanizmalarının büyük ölçüde yerleşmiş olduğu mevcut ortamda asıl ihtiyaç; sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilebildiği bir finansal çerçevenin oluşturulmasıdır. Sistemik riskler söz konusu olduğunda, belirsizliği gerekçe göstererek aksiyon almamak giderek daha yüksek bir maliyet doğuruyor. Raporumuzun da vurguladığı gibi, asıl risk eylemsizliktir. KPMG olarak geliştirdiğimiz metodolojiler ve iş birlikleriyle kurumların sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının finansal etkilerini ölçülebilir hale getirmelerine ve bu etkileri finansal planlama ile yatırım kararlarına yansıtmalarına destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış durumda” KPMG Türkiye Değerleme ve Modelleme, Şirket Ortağı Burak Şahin ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Değerleme perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların FAVÖK, nakit akışları, iskonto oranları, devam eden değer ve değerleme çarpanları üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilememesi, şirket değerinin doğru şekilde belirlenmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yatırım kararları, kaynak kullanım öncelikleri ve stratejik karar alma süreçlerinde ek belirsizlikler yaratırken, kaynakların etkin kullanımını ve uzun vadeli değer yaratımını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış; finansal planlama, değerleme, yatırım değerlendirmesi ve kaynakların önceliklendirilmesine ilişkin kararların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. KPMG olarak, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların şirket değeri üzerindeki etkilerinin ölçülmesini, şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri açısından oldukça önemli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.