Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yüksek Gerilim

Kapsül Haber Ajansı - Yüksek Gerilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Gerilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor Haber

ŞARA Teknoloji, Moldova'nın Enerji Geleceğini İnşa Ediyor

İmza törenine; Moldova Cumhuriyeti Enerji Bakanı Dorin Junghietu, S.E. "Moldelectrica" Genel Müdürü Sergiu Carmanschi, ŞARA Teknoloji Genel Müdürü Kerem Onar ve EBRD Moldova Bankacılık Birimi Başkanı Giuseppe Grimaldi katıldı. Moldelectrica (Moldova Elektrik İletim Sistemi Operatörü) ile imzalanan 17.567.731,78 Euro (yaklaşık 945.870.000 TL) tutarındaki sözleşme çerçevesinde yürütülecek proje, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda kritik bir rol oynayacak. Sözleşme büyüklüğü, ŞA-RA Enerji'nin 2025 yılı hasılatının yaklaşık %13'ü seviyesindedir. Projenin 2028 yılında tamamlanması planlanıyor. ŞARA Teknoloji, Moldova'nın enerji altyapısını modernize etme hedeflerine önemli bir katkı sağlamaya hazırlanıyor. Proje, Avrupa Bankası için Yeniden İnşa ve Kalkınma (EBRD), Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ve Avrupa Birliği Komşuluk Yatırım Platformu tarafından finansman desteği almaktadır. ŞA-RA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mertay Türk, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, yalnızca Moldova'nın enerji altyapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgenin enerji arz güvenliğine stratejik bir katkı sunacaktır. Türkiye'deki başarılı projelerimizin tecrübesini uluslararası standartlarla birleştirerek, Doğu Avrupa'nın enerji geleceğine yönelik önemli bir adım atıyoruz. ŞARA Teknoloji olarak, bu tür stratejik projelerde sadece bugünün değil, yarının enerji ihtiyaçlarına yanıt vermek için çalışıyoruz. Balti-Suceava Hattı, Moldova'nın Avrupa enerji pazarına entegrasyonunda ve bölgesel istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayacaktır." Moldova'nın “Dayanıklılık Hattı” Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova Enerji Bakanlığı tarafından "Linia Rezilienței" (Dayanıklılık Hattı) olarak adlandırılmıştır. Bu isim, projenin Moldova'nın enerji güvenliğini ve dayanıklılığını artırmadaki stratejik önemini yansıtmaktadır. Proje, Moldelectrica'nın işveren olarak görev aldığı ve ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığının uluslararası ihale sonucunda yüklenici olarak seçildiği bir EPC (Tasarım, Tedarik, İnşaat, Test ve Devreye Alma) projesidir. Yaklaşık 48 kilometrelik hat uzunluğu ile Moldova'nın kuzey bölgesini Romanya'nın elektrik sistemine bağlayacak olan bu proje, 17.567.731,78 Euro sözleşme bedeli ile 2028 yılında tamamlanması hedeflenmiştir. Balti-Suceava hattı, Glodeni, Fălești, Bălți ve Râșcani ilçelerinin 12 kırsal yerleşim alanından geçerek, Moldova'nın enerji haritasını kalıcı olarak değiştirecek olan üç stratejik enerji iletim hattından biridir. Kapsamlı Altyapı Kurulumu ŞARA Teknoloji - ŞA-RA Enerji iş ortaklığı tarafından yürütülecek proje, kapsamlı bir enerji iletim altyapısı kurulumunu içermektedir. Yaklaşık 48 kilometrelik 400 kV enerji iletim hattının tasarımı ve inşası, direk temelleri, çelik yapılar ve montaj işlerini kapsayan iletim hattı inşası çalışmaları gerçekleştirilecektir. Projeye dahil edilen malzemelerin tedariki kapsamında, iletkenler, izolatörler ve koruma sistemlerinin tedariki ve montajı yapılacak; topraklama ve koruma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Yeni altyapının Moldelectrica'nın operasyonel mimarisi ile entegrasyonu, teknik, çevresel ve güvenlik standartlarına uygunluk sağlama çalışmaları ve test ile devreye alma işlemleri de proje kapsamında yer almaktadır. Proje kapsamında, Bălți trafo merkezinin modernizasyonu da gerçekleştirilecek olup, toplam proje değeri yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiştir. Enerji Güvenliğinin Güçlendirilmesi Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı, Moldova'nın enerji güvenliğini birden fazla yönden güçlendirecektir. Proje, Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile bağlantı kurarak sınır ötesi enerji alışverişi kapasitesini artıracak; tek bir enerji kaynağına bağımlılığın azaltılması yoluyla sistem dayanıklılığını önemli ölçüde iyileştirecektir. Elektrik iletim ağının yönetiminde daha fazla seçenek sunacak olan operasyonel esneklik sağlanırken, kriz durumlarında sistem tepkisinin iyileştirilmesi ile acil durum müdahale kapasitesi geliştirilecektir. Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu'nun vurguladığı üzere, bu proje yalnızca altyapı değil; daha fazla güvenlik, daha fazla pazar rekabeti ve vatandaşlar ile ekonomi için daha fazla seçenek anlamına gelmektedir. Uluslararası Finansman Desteği Proje, Avrupa Birliği'nin Growth Plan kapsamında desteklenmektedir ve çok katmanlı bir finansman yapısına sahiptir. Avrupa Birliği tarafından 15,4 milyon euro hibe sağlanırken, EBRD ve EIB destekleyici finansman sağlamaktadır. Toplam proje maliyeti yaklaşık 77 milyon euro olarak belirlenmiş olup, AB hibesi projenin yaklaşık yüzde 20'sini karşılamaktadır. Avrupa Birliği Büyükelçisi Iwona Piórko, AB'nin desteğinin önemini vurgulamış ve "Avrupa Birliği, bu ulusal öneme sahip projeyi desteklemekten gurur duyuyor. 15,4 milyon euro hibe ile EBRD ve EIB'nin yanı sıra, insanların günlük yaşamında gerçek faydalar yaratıyoruz" ifadelerini kullanmıştır. Bu finansman yapısı, projenin uluslararası düzeyde desteklenen ve stratejik öneme sahip bir yatırım olduğunun açık göstergesidir. ŞARA Teknoloji’den Avrupa'da Stratejik Konumlanma ŞARA Teknoloji, Balti-Suceava projesiyle, Avrupa enerji pazarında stratejik bir konuma yerleşiyor. Şirket, Türkiye'deki başarılı enerji altyapı projelerinin tecrübesini, uluslararası standartlarla birleştirerek, Moldova gibi stratejik ülkelerde enerji güvenliğine katkı sağlamaktadır. Bu proje, ŞARA Teknoloji'nin uluslararası rekabet gücünü Avrupa enerji pazarında güvenilir bir ortak olarak konumlandırırken; yüksek gerilim enerji iletim hatları tasarımı ve inşasında öncü rol oynamasını pekiştirmektedir. Doğu Avrupa enerji güvenliğine stratejik katkı sağlayan bu proje, aynı zamanda Avrupa enerji pazarına entegrasyon yoluyla bölgesel istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi yönünde de önemli bir adımdır. Moldova'nın Enerji Geleceğine Yatırım Balti-Suceava 400 kV Enerji İletim Hattı Projesi, Moldova'nın enerji bağımsızlığı ve Avrupa entegrasyonu yolunda stratejik bir adımdır. ŞARA Teknoloji'nin liderliğinde yürütülecek bu proje, sadece bir altyapı yatırımı değil, bölgesel enerji güvenliğini ve ekonomik kalkınmayı destekleyen bir stratejik hamle olacaktır. Proje tamamlandığında, Moldova Romanya ve Avrupa enerji pazarı ile doğrudan bağlantı kurabilecek; enerji arz güvenliğini önemli ölçüde artıracak ve bölgesel enerji ticaretinde aktif rol oynayabilecektir. ŞARA Teknoloji, bu stratejik projede, Türkiye'nin enerji sektöründeki başarısını uluslararası arenaya taşıyor ve Moldova'nın enerji geleceğini güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Enerji Altyapısını Yeniden Kuruyor Haber

Dünya Enerji Altyapısını Yeniden Kuruyor

Küresel enerji sektöründe son yılların en büyük dönüşümlerinden biri yaşanıyor. Yapay zekâ yatırımlarıyla büyüyen veri merkezleri, elektrikli araç dönüşümü, batarya sistemleri ve sanayide hızlanan elektrifikasyon süreci; dünya genelinde elektrik talebini yeniden şekillendiriyor. Enerji dönüşümünde artık yalnızca üretim yatırımları değil, iletim ve dağıtım altyapısının kapasitesi de belirleyici hale geldi. Özellikle güç trafoları, yüksek gerilim ekipmanları ve enerji depolama sistemlerine yönelik talep son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Talebin arzı aşmasıyla birlikte güç transformatörlerinde küresel teslim süreleri 2-4 yıla, büyük güç transformatörlerinde ise 5 yıla kadar uzadı; üreticilerin sipariş defterleri yıllar öncesinden doluyor. Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji sektöründe tarihi bir dönüşüm yaşandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Dünya yeni bir elektrikleşme çağının içine giriyor. Veri merkezleri, elektrikli ulaşım ve dijitalleşme kaynaklı enerji ihtiyacı; son 30 yılın en hızlı talep artışını ortaya çıkardı. Bu dönüşüm yalnızca enerji üretimini değil, tüm şebeke altyapısını yeniden şekillendiriyor. Elektrik artık dijital ekonominin ham maddesi; trafo ve yüksek gerilim ekipmanı ise bu çağın en stratejik ürünü haline geldi.” Özellikle yapay zekâ yatırımlarının enerji sektöründe yeni bir dönemi başlattığını ifade eden Harmanlı, veri merkezlerinin oluşturduğu elektrik talebinin giderek büyüdüğünü söyledi. “Bugün dünyanın birçok bölgesinde veri merkezleri tek başına dev sanayi tesisleri kadar elektrik tüketiyor. Yapay zekâ yatırımları büyüdükçe bu talep daha da artacak. Bu nedenle önümüzdeki dönemde enerji altyapısı yatırımları küresel ekonominin en stratejik alanlarından biri olacak.” Küresel pazarda güç trafoları başta olmak üzere kritik şebeke ekipmanlarında teslim sürelerinin yıllarla ifade edildiği bu dönemde Girişim Elektrik'in konumunu değerlendiren Harmanlı, şunları söyledi: “Dünya trafo bekliyor; biz üretiyoruz. Entegre üretim gücümüz, hazır kapasitemiz ve mühendislik derinliğimiz sayesinde küresel ortalamanın çok altında terminlerle teslimat yapıyoruz. 5 kıtada 80'e yakın ülkeye ulaşan ihracat ağımızla bu tarihi talep dalgasını Türkiye için bir üretim ve ihracat zaferine dönüştürüyoruz.” “Enerji dönüşümü artık bütüncül bir altyapı yaklaşımı gerektiriyor” Sektör temsilcilerine göre enerji dönüşümünde yeni dönemin merkezinde artık depolama sistemleri ve şebeke yatırımları yer alıyor. Güneş ve rüzgâr yatırımlarının artmasıyla birlikte enerji depolama sistemlerinin önemi de giderek yükseliyor. Harmanlı, enerji dönüşümünün artık bütüncül bir altyapı yaklaşımı gerektirdiğini belirterek şunları söyledi: “Yeni dönemde yalnızca elektrik üretmek yeterli olmayacak. Üretilen enerjinin depolanması, taşınması ve yönetilmesi de en az üretim kadar kritik hale geliyor. Enerji sektöründe rekabet artık mühendislik, depolama ve şebeke yönetimi tarafında şekilleniyor. Biz bu rekabete kapasitesi hazır, laboratuvarı akredite, sipariş defteri dolu bir grup olarak giriyoruz.” İletim altyapısında teknolojik dönüşümün hız kazandığına dikkat çeken Harmanlı, yüksek gerilim doğru akım (HVDC) iletim hatlarının geleceğin şebekelerinde kilit rol oynayacağını vurguladı: “Artık dünya yalnızca klasik alternatif akım (AC) iletim hatlarıyla yetinemeyecek. Gelişen teknoloji, hızla artan talep ve enerjinin binlerce kilometre öteye, üretildiği noktadan tüketildiği merkezlere düşük kayıpla taşınması ihtiyacı; HVDC iletim hatlarını enerji çağının yeni omurgası haline getiriyor. Kıtaları birbirine bağlayacak, denizaşırı bağlantıları mümkün kılacak ve yenilenebilir enerjinin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak bu teknoloji, önümüzdeki dönemin en büyük altyapı yatırımlarına sahne olacak. Biz de bu geleceği bugünden okuyarak, AC şebekelerdeki gücümüzü HVDC çağına taşımaya hazırlanıyoruz.” Önümüzdeki yıllarda güç trafoları, enerji depolama sistemleri, yüksek gerilim ekipmanları ve şebeke modernizasyon yatırımları, küresel ölçekte en hızlı büyüyen alanlar olmaya aday. Bu tablo, entegre üretim gücü ve hızlı teslimat kabiliyetiyle Girişim Elektrik'i küresel elektrikleşme çağının en avantajlı oyuncularından biri olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN'ın Elektrikli Kamyon Hamlesi: İlk Yılda 1.300 Araç Üretildi Haber

MAN'ın Elektrikli Kamyon Hamlesi: İlk Yılda 1.300 Araç Üretildi

Elektrikli kamyonların seri üretiminin başlamasının üzerinden bir yıl geçen MAN Truck & Bus, bu süreçte yaklaşık 1.300 ağır sınıf elektrikli kamyonun seri üretimini gerçekleştirdi. Münih tesisindeki üretimle birlikte elektrikli kamyonlar, MAN’ın seri üretim faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Elektrikli kamyonlar, aynı zamanda MAN'ın yerel emisyonsuz yük taşımacılığına yönelik dönüşümünün de temel yapı taşlarından biri hâline geldi. Karma üretimde bir yıllık deneyim Bir yıl önce tamamen yeni bir üretim yaklaşımıyla başlayan süreç, kısa sürede sağlam bir endüstriyel konsept olarak kendini kanıtladı. Münih'teki merkez fabrikada MAN TGS ve TGX kamyon modellerinin elektrikli ve dizel versiyonları, tek bir hat üzerinde tamamen entegre karma üretim sistemiyle üretiliyor. Bu esnek yapı sayesinde araçlar, tahrik sisteminden bağımsız olarak müşteri siparişlerine ve pazar ihtiyaçlarına göre üretilebiliyor. MAN'ın Münih tesisinde günlük üretim kapasitesi, tahrik sistemi fark etmeksizin yaklaşık 100 kamyon seviyesinde bulunuyor. MAN Truck & Bus Üretimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Michael Kobriger, ilk yılın değerlendirmesinde şunları söyledi: "Elektrikli ve dizel kamyonların tek bir hat üzerinde üretilmesi, seri üretimin ilk yılında başarısını kanıtladı. Bu yapı, MAN'a talep yönetimi, model çeşitliliği ve teslimat performansı açısından yüksek esneklik sağlıyor. İddialı kalite standartlarımız doğrultusunda müşterilerimizi geleceğe giden yolda desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz." Üretim sürecinde dizel kamyonlara ilk aşamada akslar, yakıt depoları ve egzoz sistemleri takılırken, elektrikli modellere ise batarya paketleri ve elektrikli güç aktarma bileşenleri monte ediliyor. Bu dönüşüm kapsamında 5.000'den fazla çalışan yüksek gerilim teknolojisi alanında özel olarak eğitildi. Münih Fabrika Müdürü Axel Karnasch ise şunları kaydetti: "Elektrikli kamyonlar ile geleneksel tahrik sistemine sahip araçların aynı hatta üretimi, Münih fabrikasının olağanüstü yetkinliklerini bir kez daha ortaya koyuyor. Hassasiyet, tutku ve mükemmeliyetçilik burada günlük çalışmalarımızın ayrılmaz temelini oluşturuyor. Her zaman kaliteyi ve bunun müşterilerimize sağladığı faydayı ön planda tutuyoruz." MAN’ın elektrikli ürün gamı genişliyor MAN, ürün portföyünün elektrifikasyonunu sürdürürken, aynı zamanda yılın ilerleyen dönemlerinde Polonya’nın Kraków kentindeki tesisinde hafif ve orta sınıf elektrikli kamyonların seri üretimine başlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda, üretim ekibi ilk eTGL ve eTGM modellerinin seri üretimi için hazırlıklarına devam ediyor. 12 tonluk MAN eTGL'nin seri üretiminin kısa süre içinde başlaması planlanırken, MAN’ın tanıtımını yaptığı yeni 16 tonluk elektrikli modeli eTGM de Kraków'da üretilecek. Böylece MAN’ın elektrikli kamyon ürün gamı, 12 ila 50 ton aralığını kapsayacak şekilde tamamlanacak. Öte yandan Nürnberg tesisi de önemli bir dönüşüm geçirdi. MAN'ın burada kendi bünyesinde batarya üretimine başlamasıyla birlikte tesis, yalnızca motor üretim merkezi olmaktan çıkarak, hem en son teknoloji dizel motorlar hem de alternatif tahrik sistemi çözümleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştü. MAN’ın elektrikli dönüşümünde ayrıca, otobüs üretim tesisleri de öncü bir rol üstleniyor. Polonya'daki Starachowice tesisi, 2020 yılında MAN Lion's City E şehir otobüsünün üretimiyle birlikte elektrikli araç üretimine geçen ilk MAN tesisi oldu. MAN Lion's Explorer E modeli ise iki yıldır Güney Afrika’daki Olifantsfontein kentinde üretiliyor. Ayrıca elektrikli şehir otobüslerinin seri üretimi yakın zamanda Ankara tesisine de taşındı. Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen ilk tamamen elektrikli şehirlerarası otobüs olan MAN Lion's Coach E’nin de gelecekte Ankara’da üretilmesi planlanıyor. İlk araçların ise bu yılın sonunda teslim edilmesi hedefleniyor. Elektrikli ‘Aslan’ yollarda Üretim hacmindeki artışa paralel olarak pazar talebi de olumlu yönde büyümeye devam ediyor. MAN elektrikli kamyonları bugün dağıtım taşımacılığından otomotiv lojistiğine, inşaat sahalarından uzun yol operasyonlarına kadar birçok farklı alanda başarıyla kullanılıyor. Bununla birlikte MAN elektrikli kamyonları, belediye hizmetleri veya itfaiye aracı olarak da yapılandırılabiliyor. Kullanım amacına bağlı olarak farklı şekillerde yapılandırılabilen MAN kamyonları, yedi batarya ve 623 kWh brüt kapasiteyle ara şarj gerektirmeden 830 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Bu başarılı performansın arkasında ise MAN'ın Nürnberg tesisinde geliştirip ürettiği batarya paketleri bulunuyor. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen bu paketler, MAN’ın elektrikli araç teknolojilerindeki uzmanlığını ortaya koyuyor. MAN'ın karbonsuzlaşmasının anahtarı: Elektrifikasyon MAN'ın toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 95'i, satılan araçların kullanım aşamasında ortaya çıkıyor. Bu nedenle MAN araç portföyünün elektrifikasyonu, şirketin iklim hedeflerine ulaşması açısından kritik önem taşıyor. Münih tesisinde tamamen elektrikli eTGX ve eTGS kamyonlarının seri üretiminin başlamasıyla birlikte MAN, test aşamalarını geride bırakarak endüstriyel ölçekte üretime geçişini tamamladı. Seri üretimin ilk yılının sonunda elektrikli kamyonlar artık bir pilot proje olmaktan çıkıp, müşteriler ve pazarlar açısından giderek daha fazla önem kazanan, emisyon azaltımına doğrudan katkı sağlayan bir seri üretim ürünü haline geldi. MAN'ın sıfır emisyon stratejisinin bir diğer ayağını ise kendi taşımacılık süreçlerinin karbonsuzlaştırılması oluşturuyor. Şirket, gelen lojistik süreçlerinde elektrikli kamyon kullanımını artırmaya devam ederken, 2025 yılında lojistik ağında yılda 165 milyon kilometreye kadar hizmet verecek tamamen elektrikli kamyonların devreye alınması için gerekli ihaleleri tamamladı. Bu araçlar, yılın başından bu yana düzenli operasyonlarda kullanılmaya başlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosna-Hersek’te Türk İmzası: EBRD Finansmanlı Dev Enerji Projesini Europower Üstlendi Haber

Bosna-Hersek’te Türk İmzası: EBRD Finansmanlı Dev Enerji Projesini Europower Üstlendi

Europower Enerji, Bosna-Hersek’te Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansmanıyla hayata geçirilecek büyük ölçekli yenilenebilir enerji projelerinden birinde en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendi. Proje kapsamında güneş enerjisi santralleri, trafo merkezi ve enerji iletim hattı anahtar teslim olarak inşa edilecek. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Bosna-Hersek devlet elektrik kurumu EPBiH tarafından açılan Gračanica Güneş Enerjisi Santrali, Trafo Merkezi ve İletim Hattı Projesi ihalesinde Europower Enerji en avantajlı teklif sahibi oldu. Toplam 26,87 milyon Euro bedelle hayata geçirilecek proje kapsamında toplam 50 MWp DC kurulu güce sahip iki ayrı güneş enerjisi santrali, 110/20 kV trafo merkezi ve 110 kV enerji iletim hattı kurulacak. EBRD finansmanıyla gerçekleştirilecek yatırımın, Bosna-Hersek’in enerji dönüşüm sürecinde öne çıkan projelerden biri olması bekleniyor. Projenin yıllık yaklaşık 67,75 GWh temiz enerji üretmesi, yaklaşık 22 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması ve yılda 40 bin tonun üzerinde karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, Avrupa’da enerji altyapısı ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandığı bir dönemde Türk mühendislik şirketlerinin daha fazla uluslararası projede yer almaya başladığını belirtti. Harmanlı, “Enerji dönüşümü artık yalnızca üretim tarafında değil; iletim altyapısı, şebeke modernizasyonu ve entegre mühendislik çözümleriyle birlikte değerlendiriliyor. Bosna-Hersek’te üstlenilen bu proje, Europower Enerji’nin EPC, yüksek gerilim ve enerji altyapısı alanındaki teknik yetkinliğini uluslararası ölçekte ortaya koyan önemli adımlardan biri niteliğinde” ifadelerini kullandı. Son yıllarda Avrupa’da özellikle yenilenebilir enerji santralleriyle birlikte trafo merkezi ve iletim hattı yatırımlarının da hız kazandığına dikkat çekilirken, sektör temsilcileri enerji dönüşümünün artık yalnızca elektrik üretiminden değil, güçlü şebeke altyapısından geçtiğini vurguluyor. Europower Enerji’nin Bosna-Hersek projesi de bu dönüşüm sürecinde Türk enerji sanayisinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artıran önemli projeler arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Girişim Elektrik’ten Azerbaycan’da 28,3 Milyon Dolarlık Güneş Enerjisi Projesi Haber

Girişim Elektrik’ten Azerbaycan’da 28,3 Milyon Dolarlık Güneş Enerjisi Projesi

Karabağ Bölgesi’nin yeniden imar ve enerji dönüşüm sürecinde dikkat çeken yatırımlardan biri için Türk mühendisliği devreye giriyor. Girişim Elektrik Şirketler Grubu, Azerbaycan’da faaliyet gösteren Clean Energy Jabrayil LLC ile Cebrayil Güneş Enerjisi Santrali Projesi’nin anahtar teslim kurulumu kapsamında anlaşmaya vardığını açıkladı. Toplam bedeli 28,29 milyon dolar olan proje kapsamında güneş enerjisi santralinin mühendislik, tedarik ve kurulum süreçleri Girişim Elektrik tarafından yürütülecek. Projede kullanılacak şalt ekipmanları ise grup şirketlerinden Europower Enerji tarafından üretilecek. Söz konusu yatırım, yalnızca enerji üretim kapasitesi açısından değil; Karabağ Bölgesi’nin yeniden yapılanma sürecinde yenilenebilir enerji altyapısının güçlendirilmesi açısından da stratejik projeler arasında gösteriliyor. “Enerji dönüşümünde artık sadece üretim değil, altyapı kabiliyeti de belirleyici” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji dönüşümünün artık yalnızca santral yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün enerji sektöründe rekabet yalnızca elektrik üretmekle değil; mühendislik, şebeke altyapısı, yüksek gerilim sistemleri ve saha yönetimini aynı yapı içinde yönetebilme kabiliyetiyle şekilleniyor. Karabağ’da üstlendiğimiz bu proje, grubumuzun uluslararası EPC gücünü ve üretim altyapısını birlikte sahaya taşıyan önemli örneklerden biri.” Karabağ Bölgesi’nde enerji altyapısının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Harmanlı, yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmanın en önemli başlıklarından biri haline geldiğini söyledi. “Yenilenebilir enerji yatırımları artık yalnızca çevresel dönüşüm değil; aynı zamanda ekonomik kalkınma ve enerji güvenliği perspektifiyle değerlendiriliyor. Biz de mühendislik birikimimizi ve üretim gücümüzü farklı coğrafyalardaki stratejik projelere taşımayı sürdürüyoruz.” Son dönemde Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’nde enerji altyapı yatırımlarının hız kazandığına dikkat çeken sektör temsilcileri, özellikle yüksek gerilim altyapısı, şalt sistemleri ve güneş enerjisi projelerinde entegre çözüm sunabilen şirketlerin öne çıktığını belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beta Enerji’nin Halka Arzına SPK’dan Onay Haber

Beta Enerji’nin Halka Arzına SPK’dan Onay

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğini, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğini üstlendiği Beta Enerji’nin halka arzında pay başına satış fiyatı 40 TL olarak belirlendi. Halka arzda 55 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı, 5 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar ortak satışı şeklinde olmak üzere toplam 60 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar, sabit fiyatla talep toplama ve en iyi gayret aracılığı yöntemiyle satışa sunulacak. Halka arz büyüklüğünün yaklaşık 2,4 milyar TL’ye ulaşması hedeflenirken, halka açıklık oranının ise yüzde 15 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Kurulduğu günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi Beta Enerji, Adana’da farklı tip güç ve gerilimlerde yağlı ve kuru tip dağıtım transformatörü, güç transformatörü ve köşk üretimine devam ediyor. Adana'daki tesislerinin yanı sıra Almanya, Ukrayna ve Amerika bölgelerindeki dağıtım ağıyla dünyanın dört bir yanına ürünlerini ulaştıran şirket, kurulduğu günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz girdisi sağlıyor. Beta Enerji, katma değerli ürünler üretme hedefiyle, alanında uzman 730’un üzerinde çalışanıyla faaliyetlerine devam ediyor. Yaklaşık 130 milyon dolarlık yatırım Beta Enerji sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda önemli yatırımlara imza atıyor. Şirketin, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü, tam kapasite faaliyete girdiğinde Avrupa’nın en büyük teknoloji kampüslerinden biri olacak. Toplamda yaklaşık 130 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen kampüs, yaklaşık 115 bin 155 metrekare alana sahip. LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifikasına uyumlu bir yapıda hayata geçirilen tesis, transformatörlerden yüksek gerilim anahtarlama ürünleri ve beton köşk ürünlerine kadar uçtan uca üretim yetkinliğine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Dönüşümünün Kazananı Türkiye Olabilir Mi? Haber

Enerji Dönüşümünün Kazananı Türkiye Olabilir Mi?

Dünya enerji sektöründe uzun yıllardır üretim kapasitesi konuşuluyordu. Ancak bugün tablo değişiyor. Yapay zekâ yatırımlarının hızlandırdığı veri merkezi projeleri, elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji santrallerindeki büyüme ve mevcut şebekelerin yenilenme ihtiyacı; enerji sektöründe üretim kadar iletim, dağıtım ve depolama yatırımlarını da gündemin merkezine taşıyor. Enerji sektöründe yaşanan bu dönüşümün yalnızca enerji şirketlerini değil, sanayi üreticilerini de yakından ilgilendirdiğini belirten Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Behiç Harmanlı, dünyanın yeni bir yatırım döngüsüne girdiğini söyledi. “Bugün dünyanın birçok ülkesinde enerji yatırımlarının önündeki temel sorun finansman değil, ekipman ve mühendislik kapasitesine erişim. Güç trafolarından şalt sistemlerine, enerji depolama çözümlerinden yüksek gerilim ekipmanlarına kadar çok geniş bir alanda ciddi bir talep oluşmuş durumda. Üstelik bu ekipmanlar artık akıllı sistemlerle donatılıyor; uzaktan izleme ve kontrol imkânı sunan bu çözümleri biz de projelerimizde aktif biçimde kullanıyoruz. Bu da talebi yalnızca donanımla sınırlı kalmaktan çıkarıp teknolojiyle birlikte şekillenen bir boyuta taşıyor. Bu durum, güçlü üretim altyapısına sahip ülkeler için önemli fırsatlar yaratıyor” dedi. “TÜRKİYE İÇİN TARİHİ BİR SANAYİ PENCERESİ AÇILDI” Türkiye’nin son yıllarda enerji ekipmanları üretiminde önemli bir birikim oluşturduğunu ifade eden Harmanlı, enerji dönüşümünün yalnızca elektrik üretiminden ibaret olmadığını söyledi. “Bugün dünyada güneş santrali kurmak kadar o enerjiyi taşıyacak trafoyu, yönetecek şalt sistemini ve depolayacak batarya altyapısını üretmek de stratejik hale geldi. Enerji dönüşümünün görünmeyen tarafı aslında burada yaşanıyor. Türkiye’nin önünde de tam bu noktada önemli bir fırsat bulunuyor.” Küresel ölçekte enerji altyapısına yönelik yatırımların hızlanmasının, yüksek katma değerli sanayi üretimi açısından yeni bir dönem başlattığını vurgulayan Harmanlı, Türk şirketlerinin artık yalnızca bölgesel değil küresel projelerde de daha fazla rol üstlenmeye başladığını ifade etti. “ARTIK SADECE ENERJİ ÜRETMEK YETMİYOR” Özellikle enerji depolama sistemlerinin önümüzdeki dönemin en kritik yatırım alanlarından biri olacağını belirten Harmanlı, şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji yatırımları büyüdükçe depolama teknolojilerinin önemi de artıyor. Artık sadece enerji üretmek yeterli değil; onu doğru zamanda kullanabilmek ve şebekeyi dengede tutabilmek gerekiyor. Bu nedenle batarya sistemleri, enerji yönetim yazılımları ve depolama çözümleri enerji sektörünün yeni büyüme alanları arasında yer alıyor.” Bu kapsamda grup bünyesinde son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların önemli bölümünün enerji altyapısı ve depolama teknolojilerine odaklandığını belirten Harmanlı, güneş paneli üretiminden batarya sistemlerine, güç trafolarından yüksek gerilim ekipmanlarına kadar uzanan entegre üretim yapısının geleceğin ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini söyledi. REKABET ARTIK FİYATTA DEĞİL, KAPASİTEDE Küresel enerji dönüşümünün yeni bir tedarikçi haritası oluşturduğunu vurgulayan Harmanlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde enerji sektöründe rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümeyecek. Üretim kapasitesi, mühendislik gücü, teslim kabiliyeti ve teknoloji geliştirme yeteneği belirleyici olacak. Türkiye’nin bu alandaki sanayi altyapısının çok daha görünür hale geleceğine inanıyoruz. Biz de yaptığımız yatırımlarla bu yeni döneme hazırlanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Girişim Elektrik’ten Panel ve Batarya Atağı Haber

Girişim Elektrik’ten Panel ve Batarya Atağı

Halka arz sonrası dönemde üretim ve teknoloji yatırımlarını hızlandıran Girişim Elektrik Grubu, enerji ekipmanları sanayisinde dikey entegrasyonu güçlendiren yeni yatırımları devreye aldı. Güç trafosundan yüksek gerilim ekipmanlarına, güneş panelinden batarya teknolojilerine kadar uzanan yatırımların, şirketin küresel pazarlardaki büyüme stratejisinin önemli ayaklarından birini oluşturduğu belirtildi. Şirketin son dönemde öne çıkan yatırımlarının başında, 120 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle devreye alınan güç trafosu fabrikası geliyor. 550 kV seviyesinde 400 MVA monofaze ve 1000 MVA trifaze güç trafosu üretim kapasitesine sahip tesisin, tam kapasiteye ulaşmadan ABD, Avrupa ve Afrika’dan 100’ü aşkın sipariş aldığı ifade edildi. Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji dönüşümünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, mühendislik gücü ve tedarik güvenliğiyle şekillendiğini belirterek, “Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz yatırımları kısa vadeli kapasite artışı olarak değil, Türkiye’nin enerji ekipmanları sanayisinde daha yüksek katma değerli bir üretim altyapısı oluşturma hedefinin parçası olarak görüyoruz. Güç trafosundan yenilenebilir enerji ekipmanlarına kadar uzanan bu yapı, grubumuzun küresel rekabet gücünü de artırıyor” dedi. Peak PV’de yeni faz: Panel, batarya ve konstrüksiyon aynı çatı altında Grubun yenilenebilir enerji tarafındaki büyümesinde ise Peak PV yatırımı öne çıkıyor. Kapasitesi artırılan tesis yaklaşık 30 bin metrekare kapalı alana ulaştırılırken, yıllık 2,5 GW güneş paneli üretim kapasitesine yönelik devlet teşviki alındı. İlk etapta 1 GW’lık üretim kapasitesinin tam performansla devreye alındığı belirtildi. Şirket, Peak PV tesisini yalnızca panel üretim merkezi değil; aynı zamanda batarya ve konstrüksiyon üretimini de kapsayan entegre bir enerji ekipmanları üssüne dönüştürmeyi hedefliyor. Buna göre tesiste ilk etapta 2,5 GW seviyesinde planlanan batarya üretim kapasitesinin, 2028 itibarıyla 5 GW seviyesine çıkarılması öngörülüyor. Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, Peak PV yatırımının grubun yenilenebilir enerji tarafındaki uzun vadeli sanayi vizyonunun önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Peak PV’de gerçekleştirdiğimiz kapasite artışıyla birlikte tesisimizi yalnızca güneş paneli üretimi yapan bir yapı olmaktan çıkarıp; batarya, konstrüksiyon ve enerji depolama teknolojilerini aynı çatı altında buluşturan entegre bir üretim üssüne dönüştürüyoruz. İlk etapta 2,5 GW seviyesinde başlayacak batarya üretim kapasitesini 2028 itibarıyla 5 GW seviyesine taşımayı hedefliyoruz. 1C, 0,5C, 0,25C ve 1/8C uygulamalara yönelik geniş ürün gamında; hücreden modüle, modülden komple batarya sistemine kadar tüm üretim süreçlerini aynı tesis bünyesinde gerçekleştirebilecek bir altyapı kuruyoruz. PCS ve EMS üretimini de bu yapıya dahil ederek grup şirketlerimizin ihtiyaçlarını entegre bir üretim modeliyle karşılamayı amaçlıyoruz.” Yüksek gerilim ve üretim altyapısında kapasite artışı Grup bünyesindeki üretim yatırımları yalnızca güç trafosu ve yenilenebilir enerji ekipmanlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Harmanlı,“Europower Enerji bünyesinde kuru tip akım ve gerilim transformatörü tesisleri, 420 kV seviyesine kadar pantograf ayırıcı dahil her türlü ayırıcı üretim altyapısı, OG tek ve çift baralı gaz izoleli yüksek akımlı primer hücre üretim tesisleri, CNC ve boya hatları ile modern bakır işleme tesislerinde de önemli kapasite artışları gerçekleştirildi.Yapılan yatırımlarla birlikte grubun toplam kapalı üretim alanı 80 bin metrekareden 200 bin metrekare seviyesine yükseldi” bilgisini verdi. Harmanlı, bunun yanı sıra Europower Enerji’nin yüzde altmış ortaklığı ile kurulan Euromek Elektrik A.Ş. ile 550 kV a kadar yağlı akım gerilim transformatörleri ve bushing üretimi yapan modern bir fabrikaya sahip olduklarını belirtti. Depolamalı GES ve BESS yatırımları sürüyor Yapılan açıklamaya göre; 500 MWp büyüklüğünde güneş enerjisi ve hibrit ESCO projeleri için süreç başlatılırken, 600 MW kapasiteli bağımsız batarya enerji depolama sistemi (BESS) yatırımı için lisans süreci tamamlandı. Toplam 260 MW kapasiteli depolamalı güneş enerjisi santrali projelerinin inşa süreci devam ediyor. Öte yandan akredite laboratuvar yatırımlarıyla birlikte iklimlendirme testleri dahil ileri test süreçlerinin şirket bünyesinde gerçekleştirilebilir hale geldiği belirtildi. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Euromek şirketiyle yüksek gerilim akım trafoları, gerilim trafoları ve bushing üretimine yönelik yatırımların da sürdüğü aktarıldı. Halka arz öncesinde yaklaşık 775 olan çalışan sayısının bugün şantiye ve taşeron ekipleriyle birlikte 2 bin 400’ün üzerine çıktığını belirten Harmanlı, “Türkiye’de yüksek mühendislik gerektiren enerji ekipmanlarında üretim derinliğini artırmak, önümüzdeki dönemde en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Test Gücü Hamlesi Haber

Türkiye’den Test Gücü Hamlesi

Girişim Elektrik Grubu, altı akredite test laboratuvarını devreye alarak bu alanda Avrupa’daki sayılı entegre yapılardan biri haline geldi. Grup bünyesindeki beş laboratuvar, TÜRKAK tarafından verilen AB-0517-T akreditasyonu kapsamında entegre şekilde faaliyet gösterirken, altıncı laboratuvar grup iştiraki Euromek Elektrik tarafından bağımsız akreditasyonla işletiliyor. Bu yapı; yüksek gerilim ekipmanlarından dağıtım trafolarına kadar geniş bir ürün yelpazesinde test, doğrulama ve sertifikasyon süreçlerinin tek merkezden yürütülmesini sağlıyor. Aynı zamanda IEC ve IEEE standartlarına uyumlu altyapı sayesinde Avrupa ve ABD pazarlarına yönelik üretim süreçleri tek merkezden desteklenebiliyor. Mobil test araçlarıyla sahada da hizmet veren sistem, enerji santrallerinden trafo merkezlerine kadar geniş bir alanda devreye alma süreçlerini hızlandırıyor. “Rekabet test altyapısıyla belirleniyor” Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Behiç Harmanlı, enerji sektöründe rekabet dinamiklerinin değiştiğine dikkat çekti: “Artık sadece üretmek yeterli değil. Ürettiğiniz ekipmanı uluslararası standartlarda test edebiliyor, bunu hızlı şekilde sahaya yansıtabiliyorsanız rekabetçi oluyorsunuz. Test ve doğrulama altyapısı, enerji sektöründe belirleyici bir unsur haline geldi.” Harmanlı, bu yapının AR-GE süreçlerine de doğrudan katkı sağladığını belirterek şunları söyledi: “Tasarım, test ve doğrulama süreçlerini aynı çatı altında toplamak, ürün geliştirme süresini ciddi şekilde kısaltıyor. Bu sayede dışa bağımlılığı azaltan ve kendi teknolojisini geliştiren bir yapı ortaya çıkıyor.” Türkiye için stratejik avantaj Enerji ekipmanlarında küresel talebin arttığı bir dönemde, test ve doğrulama kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Harmanlı’ya göre Türkiye bu alanda önemli bir potansiyele sahip: “Türkiye, üretim gücünü güçlü bir test altyapısıyla desteklediğinde bölgesel bir merkez haline gelebilir. Bu yatırımın sadece şirketimiz için değil, sektörün geneli için de önemli bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.” Girişim Elektrik Grubu’nun devreye aldığı bu altyapı, Türkiye’nin enerji teknolojilerinde daha yüksek katma değerli üretim yapabilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.