Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yüksek Maliyetler

Kapsül Haber Ajansı - Yüksek Maliyetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Maliyetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya Kurumsal Ödeme Araştırması 2026 Yayımladı Haber

Almanya Kurumsal Ödeme Araştırması 2026 Yayımladı

Şirketlerin %82’si son 12 ayda ödeme gecikmesi yaşadı; bu oran 2019’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye işaret ediyor. Şirketler nakit akışlarını korumak amacıyla ödeme vadelerini kısaltırken, uzun süreli ödeme gecikmeleri ve artan iflaslar kredi riskinin yüksek seyrini sürdürdüğünü gösteriyor. Öne çıkan veriler Alman şirketlerinin %82’si 2026’da ödeme gecikmesi yaşadı Ortalama ödeme gecikmesi 30,2 güne geriledi (2025’te 31,8 gün). Ortalama ödeme vadeleri ise 32,5 günden 30,6 güne düşerek 2017’den bu yana en düşük seviyesine indi. Coface, şirket iflaslarının 2026’da %5 daha artmasını ve kredi riskinin 2027’de de yüksek seyrini sürdürmesini bekliyor. Ödeme gecikmeleri 2019’dan bu yana en yüksek seviyede Geç ödemeler giderek daha yaygın hale geliyor. Alman şirketlerinin %82’si son 12 ayda ödeme gecikmesi yaşarken, bu oran 2019’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Buna karşın ortalama ödeme gecikmesi süresi, 2025’teki 31,8 günden 30,2 güne geriledi. Covid pandemisi öncesinde ise bu süre yaklaşık 40 gündü. Otomotiv sektörü 45 günlük ortalama ödeme gecikmesiyle öne çıkarken, kağıt ve ambalaj sektörü 19,5 günle en kısa ortalama gecikme süresini kaydetti. Müşterilerin yaşadığı finansal zorluklar, geç ödemelerin başlıca nedeni olmayı sürdürüyor. Almanya ekonomisinde olası bir domino etkisi de dikkat çekiyor: Şirketlerin %33’ü, müşterilerinin kendi müşterilerinden kaynaklanan geç ödemelere işaret ediyor. Bu durum, ödeme sorunlarının ekonomi genelinde zincirleme biçimde yayıldığını gösteriyor. Uzun süreli gecikmeler ve iflaslar kredi riskinin kalıcı olduğuna işaret ediyor Geç ödemelerin yaygınlığının yanı sıra uzun süredir tahsil edilemeyen alacaklardaki artış da bir başka uyarı sinyali oluşturuyor. Şirketlerin %15’i, 6 ila 24 ay gecikmiş ödemelerin yıllık cirolarının en az %2’sine karşılık geldiğini belirtiyor. Küçük ölçekli şirketler bu eğilime karşı daha kırılgan durumda. Bu tabloya şirket iflaslarındaki artış da eşlik ediyor. Almanya’da iflasların sayısı 2022’den bu yana yükseliş eğiliminde. Coface, 2026’da iflasların %5 daha artmasını, yüksek seviyelerin 2027’de de devam etmesini bekliyor. 2027: Temkinli iyimserlik, ancak riskler yüksek seyrini koruyor Ödeme risklerinin devam etmesine karşın Alman şirketleri önümüzdeki yıla ilişkin bir miktar daha güvenli bir görünüm sergiliyor. 2026’da iş koşullarının kötüleştiğini bildiren şirketlerin sayısı artarken, 2027 beklentileri daha olumlu: Şirketlerin %25’i iş koşullarının iyileşmesini beklerken, kötüleşme öngörenlerin oranı %15’te kalıyor. Katılımcıların %45’i ise koşulların değişmeyeceğini düşünüyor. Bu iyimserliğin odağında iç pazar yer alıyor. Katılımcıların %74’ü, 2027’de en büyük iş fırsatını sunan pazar olarak Almanya’yı gösteriyor. AB ve EFTA ülkeleri de üst sıralarda yer alırken, ABD ve Çin’in cazibesi belirgin biçimde azalmış durumda. Yeni uygulamaya alınan ABD tarifeleri ve Çin’deki güçlü iç rekabet ortamında, ABD’yi başlıca fırsat olarak görenlerin oranı %4, Çin’i işaret edenlerin oranı ise %1 seviyesinde. Başlıca riskler de ağırlıklı olarak iç pazardan kaynaklanıyor. Katılımcıların %28’i yüksek maliyetler ve aşırı bürokrasiyi de kapsayan lokasyon kaynaklı zorlukları başarılarının önündeki en büyük engel olarak görüyor. Bunu zayıf iç talep (%20) ve siyasi belirsizlik (%17) izliyor. GSYH büyümesi 2027’de ödeme davranışlarının iyileşmesini destekleyebilecek olsa da Almanya’nın ekonomik performansı büyük ölçüde mali tedbirlere dayanıyor. Geç ödeme veya hiç ödeme yapılmaması riskinin 2027’de de yüksek seviyede kalması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede Haber

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede

Eurostat verilerine göre, nükleer enerjiyle elektrik üreten AB üyesi 12 ülkenin toplam üretimi 649 bin 524 gigavat-saat olarak kaydedildi. Bu rakam, 2023 yılına kıyasla yüzde 4,8’lik artış anlamına geliyor. Fransa Nükleer Enerjide Açık Ara Lider 2024 yılında nükleer elektriğe en fazla bağımlı ülke Fransa oldu. Ülke, elektrik üretiminin yüzde 67,3’ünü nükleer santrallerden karşıladı. Bu oran, Fransa’yı AB genelinde açık ara ilk sıraya taşıdı. Uzmanlar, Fransa’nın uzun yıllardır sürdürdüğü nükleer enerji politikalarının bu liderlikte belirleyici olduğunu vurguluyor. Bulgaristan ve Orta Avrupa Ülkeleri Aynı Grupta Bulgaristan, 2024 yılında 15 bin 777 gigavat-saat nükleer elektrik üretti. Bu üretim seviyesiyle Bulgaristan; Macaristan, Belçika, Finlandiya ve Çekya ile birlikte, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını nükleer enerjiden karşılayan ülkeler grubunda yer aldı. Enerji Güvenliği ve Karbonsuzlaşma Etkisi AB’de nükleer enerji üretimindeki artışta, enerji arz güvenliği, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve iklim hedefleri önemli rol oynuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji politikalarını yeniden şekillendiren birçok ülke, nükleer enerjiyi düşük karbonlu ve istikrarlı bir kaynak olarak öne çıkarıyor. Nükleer Enerji Tartışmaları Sürüyor Her ne kadar üretim artışı dikkat çekse de, nükleer enerjinin atık yönetimi, santral güvenliği ve yüksek maliyetler gibi başlıklardaki tartışmalar AB gündeminde yer almaya devam ediyor. Buna rağmen, 2024 verileri nükleer enerjinin Avrupa’nın enerji denklemindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Fiyat Baskısı Artacak Haber

Gayrimenkulde Fiyat Baskısı Artacak

Gayrimenkul sektöründe 2026’nın ikinci yarısına ilişkin beklentiler giderek netleşirken, faizlerde beklenen düşüşle birlikte piyasada yeni bir fiyatlama dönemine girilmesi öngörülüyor. Finansmana erişimin kolaylaşmasıyla birlikte uzun süredir beklemede kalan talebin hızla piyasaya yönelmesi beklenirken, aynı dönemde arzın sınırlı kalması ve inşaat maliyetlerinin yüksek seyrini sürdürmesi, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturacak temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre, talep tarafındaki bu hızlanma ile arz tarafındaki kısıtların eş zamanlı ilerlemesi, özellikle doğru lokasyonda ve kullanım potansiyeli net olan gayrimenkullerde değer artışını daha belirgin hale getirecek. Bu tablo, bugünden yapılan doğru yatırım kararlarının, önümüzdeki dönemde ciddi bir değer artışı potansiyeline dönüşebileceğine işaret ediyor. “Ertelenmiş talep hızla devreye girecek” Gayrimenkul piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, 2026’nın ikinci yarısında yatırımcı davranışlarında belirgin bir kırılma yaşanacağını söyledi. Faizlerde beklenen düşüşle birlikte finansmana erişimin daha öngörülebilir hale geleceğini vurgulayan Bilgiç, bu sürecin uzun süredir beklemede olan talebi kısa sürede yeniden piyasaya taşıyacağını ifade etti. Özellikle doğru lokasyonda, teslimi net ve kullanım potansiyeli açık olan ürünlerin bu dönemde çok daha hızlı talep göreceğini belirten Bilgiç, piyasanın yönünü belirleyecek ana dinamiğin zamanlama kadar ürün kalitesi olacağını dile getirdi. Sınırlı arz ve yüksek maliyetler fiyat baskısını güçlendiriyor Piyasada talep tarafında beklenen hareketlenmeye karşın, yeni arzın sınırlı kalması ve inşaat maliyetlerinin yüksek seviyelerini koruması, gayrimenkul piyasasında fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle yeni projelerin geliştirilme süresinin uzaması, finansman maliyetleri ve artan girdi fiyatları, arz tarafının kısa vadede hızlı bir şekilde genişlemesini zorlaştırıyor. Bu durum, talep artışıyla birlikte değerlendirildiğinde, mevcut ve nitelikli gayrimenkullerin değerinin daha hızlı yükselmesine neden olabilecek bir zemin oluşturuyor. Uzmanlara göre, bu denge, önümüzdeki dönemde fiyat hareketlerinin yönünü belirleyen en kritik faktörlerden biri olacak. Yeni Dönemin Kazananları Kimler Olacak? Ortaya çıkan bu tablo, gayrimenkulde yatırım kararlarının yalnızca zamanlamayla değil, ürün seçimiyle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Talebin hızlandığı, arzın sınırlı kaldığı ve maliyet baskısının sürdüğü bir dönemde, doğru lokasyonda, kullanım potansiyeli net ve teslimi belli olan gayrimenkuller ön plana çıkıyor. Uzmanlara göre, bugünden yapılan doğru yatırımlar, 2026’nın ikinci yarısından itibaren değer artışı açısından önemli bir avantaj sağlayacak. Bu nedenle yatırımcılar için önümüzdeki dönemin ana belirleyicisi, piyasayı beklemekten ziyade doğru ürünü doğru zamanda portföye dahil etmek olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.