Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yüksek Performans

Kapsül Haber Ajansı - Yüksek Performans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Performans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Castrol ve Komatsu’dan   Stratejik İş Birliği Haber

Castrol ve Komatsu’dan Stratejik İş Birliği

Castrol, Türkiye distribütörlüğü Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. tarafından yürütülen dünyanın önde gelen iş ve maden makineleri üreticilerinden Komatsu ile madeni yağların geliştirilmesi ve üretimini kapsayan üç yıllık bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Komatsu markalı madeni yağlar, Castrol’ün Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezinin altyapısından yararlanılarak geliştirilecek ve üretilecek. İş birliği, madeni yağların üretim ve dolum süreçlerinin ötesine uzanıyor. Komatsu madeni yağlarının formülasyon, ürün geliştirme ve teknik onay süreçlerinde Castrol’ün mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığından yararlanılırken, ürünlerin geliştirilmesinde Komatsu’nun global kalite ve performans standartları esas alınıyor. Böylece iki markanın bilgi birikimi, zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren müşterilere yönelik çözümlerde bir araya geliyor. Castrol’ün Gemlik’teki teknoloji gücü, Komatsu’nun mühendislik standartları ile buluşuyor Castrol’ün Türkiye’deki önemli yatırımlarından olan Gemlik üretim tesisi ve teknoloji merkezi, iş birliğinde önemli bir rol üstleniyor. Madeni yağların geliştirilmesinden üretimine kadar farklı süreçleri bir araya getiren bu altyapı, Komatsu markalı madeni yağların geliştirilmesi ve üretiminde kullanılacak. Üç yıl boyunca devam edecek iş birliğiyle Castrol, formülasyon, teknik onay, mühendislik ve üretim alanlarındaki bilgi birikimini projeye aktarırken, Komatsu'nun yüksek kalite ve performans beklentilerine uygun çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacak. Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye’deki faaliyetlerini sürdüren Komatsu ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Castrol olarak dünyanın önde gelen markalarıyla geliştirdiğimiz iş birliklerinde yalnızca üretim kapasitemizle değil, mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığımızla da değer yaratıyoruz. Komatsu ve Marubeni Dağıtım ve Servis ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezimizin yetkinliklerini dünyanın önde gelen iş makinesi markalarından biriyle buluşturuyor. Gemlik’teki üretim tesisimiz ve teknoloji merkezimiz, madeni yağların geliştirilmesinden formülasyon ve teknik onay süreçlerine, üretimden doluma kadar geniş bir yetkinliğe sahip. Bu bilgi birikimimizi ve teknolojik altyapımızı Komatsu madeni yağlarının geliştirilmesi ve üretiminde kullanacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer yaratacağına inanıyoruz” dedi. Komatsu’nun operasyonel verimliliğine katkı sağlayacak iş birliği Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., Komatsu ile 1983 yılından bu yana sürdürdüğü güçlü iş ortaklığı kapsamında iş ortaklarına sunduğu ürün ve satış sonrası hizmetleri geliştirmeye devam ediyor. Castrol ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği, Komatsu’nun yüksek kalite ve performans standartlarını madeni yağ teknolojileri alanındaki uzmanlıkla buluşturuyor. Bu iş birliğiyle zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren Komatsu müşterilerinin makine performansı, dayanıklılık ve operasyonel süreklilik beklentilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Castrol ile olan statejik iş birliği ile ilgili olarak Marubeni Dağıtım ve Servis CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar, “Marubeni Dağıtım ve Servis olarak, Komatsu’nun global kalite ve mühendislik standartlarını güçlü satış sonrası hizmetlerimizle desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Castrol ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, iki global markanın teknoloji ve mühendislik alanındaki uzmanlıklarını bir araya getirirken, müşterilerimizin operasyonel verimlilik ve yüksek performans beklentilerine yönelik çözümlerimizi de güçlendirecek. Amacımız yalnızca üstün nitelikli ürünler sunmak değil, iş ortaklarımızın operasyonlarının sürekliliğine ve uzun vadeli başarısına katkı sağlamak. Bu iş birliğinin, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha ileri taşıyacağına inanıyoruz” dedi. İş ve maden makinelerinde yüksek performans ve dayanıklılık sunuluyor Türkiye’nin sektörde en uzun süreli distribütörlük ilişkilerinden birini Komatsu ile sürdüren Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., paletli ekskavatörlerden lastikli yükleyicilere, dozerlerden greyderlere, kaya kamyonlarından kompakt iş makinelerine kadar uzanan geniş ürün gamıyla inşaat, madencilik, enerji ve altyapı sektörlerine hizmet veriyor. Yüksek mühendislik standartları, dayanıklılığı ve ileri teknolojileriyle öne çıkan Komatsu, dijital filo yönetimi çözümleri ve güçlü satış sonrası hizmet altyapısıyla müşterilerinin operasyonel verimlilik hedeflerini destekliyor. Akıllı makine teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri ve verimlilik odaklı mühendislik yaklaşımıyla Komatsu, dünya genelinde iş ve maden makineleri sektörünün öncü markası olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Performanslı Lastiklere Talep Artıyor Haber

Yüksek Performanslı Lastiklere Talep Artıyor

Son dönemde SUV’lerin ve elektrikli araçların yaygınlaşması, 18 inç ve üzeri lastikleri kapsayan Ultra Yüksek Performans (UHP) segmentinin büyümesini destekliyor. Artan talebe yanıt veren Continental, 2027 sonuna kadar Semperit ve Uniroyal 2. markalarıyla birlikte 650’den fazla yeni lastik ebadını portföyüne ekleyeceğini duyurdu. Genişleme hem orijinal ekipman hem de yenileme pazarını kapsayacak. Elektrikli Araçlar ve SUV Trendi UHP Lastik Sektörünü Büyütüyor Elektrikli araçlarda bataryaların getirdiği ekstra ağırlık ve yüksek tork, Ultra Yüksek Performans (UHP) lastiklere olan ihtiyacı artırıyor. 2020-2025 yılları arasında tüm markalar genelinde küresel binek otomobil lastiği satışlarında UHP grubunun payı yüzde 41’den yüzde 55’e yükselirken, sektörün lider şirketlerinden Continental kendi satışlarında bu oranı yüzde 62’ye kadar taşıdı. Yüksek yol tutuşu ve kısa fren mesafesini düşük yuvarlanma direnci, sürüş konforu ve yüksek kilometre performansıyla birleştiren marka, modern araçların artan performans ve verimlilik beklentilerine yanıt veren çözümler geliştiriyor. Gelişen otomotiv teknolojisiyle birlikte araçların daha büyük, daha ağır ve daha güçlü hale geldiğini belirten Continental Lastik Grubu Ar-Ge Başkanı Edwin Goudswaard, "Lastikler artık araçların yolla olan basit bir temas noktası değil; güvenlik, verimlilik ve sürüş dinamiğinin en kritik ön koşuludur. Portföyümüze eklediğimiz yeni ebatlarla modern araçların değişen ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veriyoruz," dedi. Testlerin Şampiyonu: SportContact 7 Continental’in UHP segmentindeki öne çıkan ürünlerinden SportContact 7, piyasaya sunulmasından bu yana gerçekleştirilen 30 uluslararası bağımsız lastik testinin 28’inde birincilik elde etti. 18 ile 24 inç arasında farklı ebatlarda sunulan yaz lastiği; Audi, BMW, BYD, Maserati, Mercedes-Benz, Porsche ve Volkswagen gibi otomobil üreticilerinin belirli modellerinde orijinal ekipman olarak tercih ediliyor. SportContact 7, bağımsız testlerde özellikle kuru ve ıslak zemindeki kısa fren mesafesi ile dengeli ve güven veren yol tutuşuyla öne çıkıyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 76.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, otobüs, iki tekerlekli araçlar ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu, 13,8 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde yaklaşık 55.000 kişiyi istihdam etmekte olup 19 üretim ve 16 geliştirme tesisine sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Tüketicilerin %96’sı Beyaz Eşya Tercihinde Enerji Verimliliğini Önemsiyor Haber

Türkiye’de Tüketicilerin %96’sı Beyaz Eşya Tercihinde Enerji Verimliliğini Önemsiyor

Daha akıllı özelliklere sahip cihazlara yönelik beklenti de Türkiye’de yüksek seyrediyor. Bu oran buzdolabı, dondurucu ve fırında %74, bulaşık makinesinde ise %72 olarak ölçülüyor. Arçelik, tüketicilerin bu beklentilerine yapay zekâ desteği, yüksek performans, enerji verimliliği ve kullanım kolaylığını bir araya getiren çözümleriyle yanıt veriyor. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, “Global ölçekte gerçekleştirdiğimiz Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması, tüketicilerimizin ev teknolojilerinden beklentileri ve tasarruf alışkanlıkları hakkında değerli içgörüler sunuyor. Araştırmamız, Türkiye’de tüketicilerin %96’sının beyaz eşya seçiminde kullanım maliyetleri ve enerji verimliliğini önemsediğini ortaya koyuyor. %62’si enerji ve su tüketim takibini, %42’si ise kullanım alışkanlıklarına göre kendini ayarlayan programları en faydalı akıllı özellikler arasında gösteriyor. Arçelik olarak 35 yılı aşkın köklü ar-ge birikimimiz sayesinde yapay zekâ ve ileri teknolojilerden de yararlanarak tüketicilerimize yüksek performans, dayanıklılık ve enerji tasarrufunu bir araya getiren ürünler sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ destekli teknolojilerle enerji ve su verimliliğini daha da ileri taşıyan, her evde sürdürülebilir yaşamı destekleyen ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Akıllı Yaşam Endeksi (Smart Living Index – SLI) Araştırması’nın mutfak alışkanlıklarına ilişkin sonuçlarını açıkladı. J.L. Partners iş birliğinde 12 ülkede 6 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin akıllı ev teknolojileri ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarına dair bakışını inceliyor. Araştırmanın mutfağa ilişkin sonuçları ise tüketicilerin enerji tasarrufu sağlayan özellikleri kullanımında dikkat çekici bulgular ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’de bulaşık makinesi, buzdolabı ve fırında enerji tasarrufu ayarlarının kullanım oranları 12 ülke ortalamasının üzerinde seyrediyor. Bu üç ürün grubu birlikte değerlendirildiğinde, enerji tasarrufu ayarlarını çoğunlukla veya her zaman kullananların oranı 12 ülke genelinde yaklaşık %50 iken, Türkiye’de bu oran %60’a ulaşıyor. Bulaşık makinesinde bu ayarları kullananların 12 ülke ortalamasında oranı yaklaşık %62 iken Türkiye’de %66’ya çıkıyor. Buzdolabı ve dondurucuda %49 olan ortalama Türkiye’de 65’e, fırında ise %38’den %50’ye yükseliyor. Araştırma, Türkiye’de tüketicilerin mutfak cihazlarının daha akıllı hale gelmesine yönelik beklentilerini de ortaya koyuyor. Katılımcıların %74’ü buzdolabı ve dondurucuların, yine %74’ü fırınların, %72’si ise bulaşık makinelerinin daha akıllı olmasını istediğini ifade ediyor. Öte yandan Türkiye’deki katılımcıların %21’i enerji tasarrufu sağladığını düşünerek bulaşıkları elde yıkadığını, %23’ü ise enerji tasarrufu amacıyla fırını kullanmadan önce ısıtmadığını belirtiyor. Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural: “Türkiye’de tüketicilerin %62’si enerji ve su tüketimi takibini en faydalı akıllı özellikler arasında gösteriyor” Akıllı Yaşam Endeksi Araştırması’nın sonuçlarını değerlendiren Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, “Mutfaklar, tüketicilerimizin gün içinde pek çok işi bir arada yürüttüğü, zamanı ve kaynakları verimli kullanmaya özen gösterdiği alanların başında geliyor. Mutfakta kullanılan teknolojilerin günlük hayatı kolaylaştırması ve tasarrufa katkı sağlaması bu nedenle büyük önem taşıyor. Araştırmamıza göre; Türkiye’de tüketicilerin %96’sı beyaz eşya seçiminde kullanım maliyetlerini ve enerji verimliliğini önemsiyor. Tüketicilerin %62’si enerji ve su tüketim takibini, %42’si ise kullanıma göre kendini ayarlayan programları en faydalı akıllı özellikler arasında gösteriyor. Bu sonuçlar, tüketicilerin hayatı kolaylaştıran ve tasarrufa katkı sağlayan akıllı çözümlere yönelik beklentisinin giderek arttığını gösteriyor. Arçelik olarak 71 yıllık deneyimimizle teknolojiyi evlerde somut fayda sağlayan çözümlere dönüştürüyoruz. 35 yılı aşkın köklü ar-ge birikimimiz sayesinde yapay zekâ ve ileri teknolojilerden de yararlanarak tüketicilerimize yüksek performans, dayanıklılık ve enerji tasarrufunu bir araya getiren ürünler sunuyoruz. Bizim için enerji ve suyun verimli kullanılması, ev bütçesine sağladığı katkının yanı sıra doğal kaynakların korunması açısından da önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ destekli teknolojilerle enerji ve su verimliliğini daha da ileriye taşıyan ve her evde sürdürülebilir yaşamı destekleyen ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Arçelik, tüketicilerin enerji verimliliği ve kullanım kolaylığı beklentilerine, bulaşık yıkamadan soğutma ve pişirmeye kadar mutfağın farklı ihtiyaçlarına yönelik sunduğu yapay zekâ destekli çözümlerle yanıt veriyor. Yapay zekâ destekli yıkamayla enerji ve su tasarrufu Arçelik’in yapay zekâ destekli bulaşık makineleri, bulaşıkların miktarını ve kirlilik düzeyini algılayarak en uygun yıkama koşullarını otomatik olarak belirliyor. Kullanıcıların program seçimini kolaylaştıran bu teknoloji, enerji ve su tüketiminde %50’ye varan tasarruf sağlarken yıkama süresini de %50’ye kadar kısaltıyor.[1] Otomatik kapı açma özelliği ise program sonunda makinenin kapağını otomatik açarak ortamdaki doğal hava akışından yararlanıyor ve ekstra enerji tüketmeden 5 kata kadar daha yüksek kurutma performansı sağlıyor.[2] HomeWhiz uygulamasındaki Enerji Yönetimi ve Takip Paneli ise kullanıcıların enerji ve su tüketimlerini farklı zaman dilimlerinde takip etmesine ve tasarruf önerilerinden yararlanmasına olanak tanıyor. Buzdolabında kullanım alışkanlıklarına göre enerji tasarrufu Arçelik’in OptiCool yapay zekâ teknolojisine sahip buzdolapları kullanım alışkanlıklarını ve çevresel koşulları analiz ederek soğutma sistemini ihtiyaca göre düzenliyor. HomeWhiz uygulaması üzerinden fanların ve kompresörün çalışmasını optimize eden teknoloji, %20’ye varan ek enerji tasarrufu sağlıyor.[3] Kullanıcılar uygulama aracılığıyla enerji tüketimlerini takip edebiliyor. ProSmart Inverter teknolojisi ise soğutma performansını düşük enerji tüketimiyle destekliyor. Böylece gün boyunca çalışan buzdolabı, evdeki günlük rutinlere uyum sağlayarak enerjinin daha verimli kullanılmasına yardımcı oluyor. Gıdaları tanıyan yapay zekâ ile otomatik pişirme Arçelik’in yapay zekâ destekli kameralı ankastre fırını, 45 farklı gıdayı tanıyarak uygun pişirme sıcaklığını ve süresini otomatik olarak belirliyor. İstenen kızarıklık ve pişme seviyesine ulaşıldığında işlemi otomatik olarak sonlandırıyor. HomeWhiz uygulaması üzerinden fırının içini canlı izleme imkânı sunan cihaz, kullanıcıların fırının kapağını açmadan pişirme sürecini takip etmesini sağlayarak ısı kaybını azaltmaya yardımcı oluyor. HomeWhiz Tarif Dünyası ile 1.500’den fazla tarife erişim sunan fırın ile tüketiciler seçilen tarifleri tek dokunuşla fırına aktarılabiliyor ve pişirme sürecinin uzaktan kontrol edebiliyor; böylece yemek hazırlama deneyimi daha kolay, daha akıllı ve daha keyifli hale geliyor. A+ enerji sınıfı ise yüksek pişirme performansını enerji verimliliğiyle buluşturarak daha sürdürülebilir bir kullanım deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HPE ve Oracle, Gigawatt Ölçeğindeki Yapay Zeka Altyapısını Hızlandırmak İçin Ağ Teknolojilerine Yönelik İş Birliğini Derinleştiriyor Haber

HPE ve Oracle, Gigawatt Ölçeğindeki Yapay Zeka Altyapısını Hızlandırmak İçin Ağ Teknolojilerine Yönelik İş Birliğini Derinleştiriyor

HPE (NYSE: HPE), Oracle’ın küresel yapay zeka altyapısını ölçeklendirmesine yardımcı olmak üzere şirketin yapay zeka veri merkezlerinde HPE Juniper Networking çözümlerini devreye alarak Oracle ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İş birliğinin genişlemesi, Oracle ve Juniper Networks arasında on yılı aşkın süredir devam eden mühendislik çalışmalarını temel almanın yanında, ağ destek hizmetlerini ve finansman olanaklarını da kapsıyor. HPE Juniper Networking yönlendirme ve anahtarlama platformları, bugün Oracle Cloud Infrastructure’ın (OCI) veri merkezi ve uç ağlarının temel unsurlarını destekleyerek Oracle’ın küresel bulut operasyonları için gereken ölçek, performans ve erişilebilirliği sağlıyor. OCI, yapay zeka süper kümelerini genişlettikçe bu altyapının önemi de giderek artıyor. Büyük GPU kümeleri bant genişliği, gecikme, trafik sıkışıklığı yönetimi ve hata sonrası toparlanma açısından yüksek gereksinimleri beraberinde getirirken, Oracle’ın bölgesel ve uç ağlarının da dünya genelindeki hizmetlere, müşterilere ve harici ağlara bağlanacak şekilde ölçeklenmesi gerekiyor. HPE Ağ Teknolojileri Başkan Yardımcısı, Başkanı ve Genel Müdürü Rami Rahim, şunları söyledi: “Oracle, olağanüstü ölçekte bir yapay zeka altyapısı oluşturuyor. HPE yapay zeka veri merkezlerine yönelik sektörün en kapsamlı ağ portföylerinden biriyle OCI’ı desteklemek için benzersiz bir konumda yer alıyor. Birlikte, Oracle’ın giderek büyüyen yapay zeka ortamlarının trafik yönetimi, güç, alan ve operasyonel gereksinimlerini karşılamasına yardımcı olacak, yüksek performanslı bir ağ mimarisini geliştiriyoruz.” Genişletilen iş birliği kapsamında, HPE Juniper Networking PTX ve MX yönlendirme platformları ile QFX ve EX anahtarlama platformlarının, Oracle’ın dünya genelindeki veri merkezlerinde uzun dönemli bir plan çerçevesinde devreye alınması ve uzun vadeli ağ destek hizmetleri sunulması öngörülüyor. Bugün OCI genelinde MX ve PTX yönlendiriciler uç ağların belirli bölümlerini desteklerken, QFX anahtarlar bölgesel veri merkezi ağ altyapısının birden fazla katmanında görev yapıyor. Yeni QFX anahtarlar, büyük ölçekli RoCEv2 (RDMA over Converged Ethernet version 2) yapay zeka arka uç ağlarının ihtiyaç duyduğu yüksek yoğunluklu bağlantı, dinamik yük dengeleme ve gelişmiş trafik sıkışıklığı yönetimi özelliklerini sağlayacak. Bu alanlarda ortak bir HPE Juniper Networking altyapısının kullanılması mühendislik ve operasyonel süreçleri sadeleştirirken, her ortamın kendine özgü gereksinimlerine göre optimize edilmesine de olanak tanıyor. Oracle Cloud Infrastructure Başkan Yardımcısı Mahesh Thiagarajan, şunları söyledi: “Oracle ölçeğinde yapay zeka altyapısı oluşturmak, teknoloji yığınının her katmanının birbiriyle uyum içinde çalıştığı entegre bir ekosistem gerektiriyor. HPE Juniper Networking, bulut mimarimizin önemli bir parçası oldu. Bugün yapay zeka kümelerimizde, bölgesel veri merkezlerimizde ve uç ağlarımızda müşterilerimizin beklediği ölçek, performans ve güvenilirliği sağlamada kilit bir rol oynuyor.” OCI’ın yapay zeka altyapısı büyüdükçe yüksek performans ve dayanıklılığı sürdürmesine yardımcı olmak için Oracle ve HPE, cihazların ve ağ altyapısının çalışma biçimine daha ayrıntılı görünürlük sağlayan akıllı telemetri çözümleri üzerinde de iş birliği yapıyor. Kuyruk birikmesi, paket kaybı, trafik dengesizlikleri ve bileşenlerdeki performans düşüşlerinin daha erken tespit edilmesi, OCI’ın sorunları daha hızlı çözmesine ve bunların GPU kullanımı ile ağ erişilebilirliği üzerindeki etkisini en aza indirmesine yardımcı oluyor. HPE Veri Merkezi ve Yapay Zeka Ağ Teknolojileri Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Praveen Jain, “Yapay zeka modelleri ve ajanları için her bir mikrosaniye önem taşıyor. Yüksek performanslı ağ teknolojileri ve ağ yapısında daha derin görünürlük sağlamak üzere Oracle ile yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde, OCI’ın darboğazları daha hızlı tespit etmesine, ağ erişilebilirliğini korumasına ve yapay zeka altyapısının verimliliğini artırmasına yardımcı oluyoruz” dedi. Anlaşmanın bir parçası olarak HPE, Oracle’a HPE hisse senetlerini satın alma hakkı veren varantlar ihraç etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Elektrikli El Aletleri Profesyoneller için Yeni EXPERT Ürün Serisini Tanıttı Haber

Bosch Elektrikli El Aletleri Profesyoneller için Yeni EXPERT Ürün Serisini Tanıttı

Bosch Elektrikli El Aletleri, zorlu işlerde ihtiyaç duyulan güç ve yüksek performansı, kullanım kolaylığını, maksimum kullanıcı güvenliğini, dayanıklılığı ve mevcut Bosch profesyonel 18V akü sistemine tam uyumu bir araya getiren yeni EXPERT ürün serisini Türkiye’deki profesyonel kullanıcılarla buluşturuyor. İlk kez 2021 yılında aksesuar segmentinde pazara sunulan EXPERT Serisi, elektrikli el aletleri ve ölçme teknolojilerinin de dahil olmasıyla Bosch Professional’ın en üst performans sınıfı haline geliyor. Mevcut Professional Serisi’ni tamamlayan bu yeni seri, inşaat profesyonellerinden metal endüstrisi ve üretim tesisi çalışanlarına, marangozlardan elektrik teknisyenlerine kadar farklı meslek gruplarının zorlu uygulamalarına yönelik çözüm sunarken; kullanıcıların ihtiyaçlarına en uygun ürün ve aksesuarı hızla seçmesine yardımcı oluyor. Bosch Elektrikli El Aletleri’nin EXPERT serisinin basın lansmanında ülkedeki faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Bosch Elektrikli El Aletleri Türkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan şunları söyledi: “İnovatif ürünlerimizi profesyonellere sunarken aynı zamanda gelişimlerine de büyük önem veriyoruz. Geçtiğimiz yıl şantiyelerde, atölyelerde ve meslek okullarında toplam 880 eğitim, ziyaret ve demo gerçekleştirdik. Bu etkinliklerde hem ürünlerimizi tanıtma fırsatı bulduk hem de kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğrudan dinledik.” EXPERT serisinin inşaattan metal işleme sektörüne, ahşap uygulamalarından endüstriyel üretim tesislerine kadar en yüksek beklentilere sahip profesyonellere yönelik geliştirildiğinin altını çizen Özcan, “EXPERT serisi, üç temel stratejik değer sunuyor. Bunlardan ilki yüksek performans, ikincisi kullanım kolaylığı ve kullanıcı güvenliği, üçüncüsü ise dayanıklılık ve profesyonel 18V akü serimizle %100 uyumluluk” dedi. Yüksek performansın en iyileri EXPERT çatısında EXPERT serisindeki her ürün, kendi kategorisinde performans standartlarını yeniden tanımlamak üzere geliştirildi. Bosch, EXPERT ürün ailesini önümüzdeki dönemde farklı segmentlere ve meslek gruplarına yönelik yeni çözümlerle genişletmeyi sürdürecek. Özcan, “EXPERT serisi ile profesyonellerin zorlu işlerdeki verimliliğini en üst seviyeye taşırken, küresel ürün yol haritamız doğrultusunda 2028 yılına kadar 45’ten fazla yeni EXPERT ürününü pazara sunmayı hedefliyoruz” dedi. Lansmanda öne çıkan yenilikçi ürünler EXPERT Türkiye lansmanında öne çıkan ürünler arasında dünyanın en güçlü 18V delme/vidalama makinesi1, kendi 2 x 18V kategorisinde tek şarjla dünyanın en çok kesim sayısına ulaşan taşlama makinesi2 ve tek bir şarjla 260’tan fazla kesim yapabilen daire testere3 gibi ürünler bulunuyor. Bosch Professional 18V akü sistemi ve AMPShare ile tam uyum EXPERT Serisi’ndeki ürünler, 2008’den bu yana sunulan Bosch Professional 18V aküleriyle uyumlu olarak çalışırken, aynı serideki EXPERT aküler de hem Bosch Professional 18V sistemindeki makinelerle hem de AMPShare akü ittifakındaki makinelerle tam uyum sağlıyor. Bu sayede profesyoneller mevcut ekipman yatırımlarını koruyarak esnek ve maliyet odaklı bir ekosistem avantajı elde ediyor. Danışmanlık ve deneyim odaklı satış modeli EXPERT serisi elektrikli el aletleri ve ölçme cihazları, profesyonellerin ihtiyaçlarına en uygun kombinasyonu belirleyebilmeleri amacıyla uzman danışmanlık hizmeti veren seçili yetkili bayiler aracılığıyla satışa sunulacak. Eylül ayı itibarıyla başlayacak saha etkinlikleri ve deneyim odaklı iletişim çalışmaları ve bu yıl Türkiye’de üçüncüsü düzenlenecek PRO Tour etkinlikleriyle profesyoneller EXPERT serisinin sunduğu yüksek performansı doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak. EXPERT ürünlerini satın alan kullanıcılar, ürünlerini Bosch’un PRO360 mobil uygulamasına kaydetmeleri halinde 5 yıllık garanti süresinden de faydalanabilecekler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASPİLSAN Enerji'den Afet ve Savunma Alanlarına Mobil Enerji Desteği Haber

ASPİLSAN Enerji'den Afet ve Savunma Alanlarına Mobil Enerji Desteği

Türkiye’nin enerji depolama teknolojilerindeki öncü kuruluşu ASPİLSAN Enerji, kritik görevler ve zorlu saha koşullarına yönelik geliştirdiği 3000W ve 6000W Bavul Tipi Taşınabilir Enerji Depolama Sistemleri ile enerji çözümlerine yeni bir alternatif kazandırıyor. Tamamen yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirilen sistemler; afet ve acil durum yönetimi, savunma sanayi, güvenlik operasyonları, mobil görevler ve şebeke elektriğinin bulunmadığı sahalarda güvenilir enerji ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandı. Kritik Görevler İçin Kesintisiz Enerji Yüksek performans, taşınabilirlik ve dayanıklılığı bir araya getiren sistemler; haberleşme sistemleri, komuta kontrol ekipmanları, tıbbi cihazlar, insansız sistemler, bilgisayarlar ve diğer kritik elektronik ekipmanların güvenli ve kesintisiz şekilde çalışmasını destekliyor. Bavul tipi ergonomik tasarımı sayesinde kolay taşınabilen ürünler, hızlı kurulum özelliğiyle afet bölgelerinde, geçici operasyon merkezlerinde ve mobil görev noktalarında kısa sürede devreye alınabiliyor. Farklı kullanım senaryolarına uygun olarak geliştirilen ürün ailesinde, 3000W model mobil saha görevleri ve orta ölçekli enerji ihtiyaçları için ideal çözüm sunarken, 6000W model daha yüksek güç gerektiren kritik uygulamalarda aynı anda çok sayıda ekipmanın güvenli şekilde çalışmasına imkân sağlıyor. “Enerjiye erişimin kesintiye uğradığı her noktada çözüm üretmeyi hedefliyoruz” ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, geliştirilen sistemlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “ Enerji, günümüzde yalnızca bir ihtiyaç değil; operasyonel başarıyı ve hayatın sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen stratejik bir unsurdur. ASPİLSAN Enerji olarak geliştirdiğimiz 3000W ve 6000W Bavul Tipi Taşınabilir Enerji Depolama Sistemleri ile enerjiye erişimin mümkün olmadığı veya kesintiye uğradığı her noktada güvenilir çözümler sunmayı hedefliyoruz. Afet yönetiminden savunma sanayine, kamu kurumlarından kritik altyapılara kadar geniş bir kullanım alanına sahip bu ürünler, yerli mühendislik kabiliyetimizin ve teknoloji geliştirme yetkinliğimizin önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin enerji depolama alanındaki bağımsızlığını güçlendirecek yenilikçi çözümler geliştirmeye ve ülkemizin stratejik ihtiyaçlarına değer katmaya devam edeceğiz.” Yerli Mühendislik ile Güçlü Çözümler ASPİLSAN Enerji tarafından geliştirilen taşınabilir enerji depolama sistemleri; 3000W ve 6000W güç seçenekleri,Kolay taşınabilir bavul tipi tasarım,Hızlı kurulum ve pratik kullanım,Zorlu çevresel koşullara dayanıklı yapı,Kritik ekipmanlar için güvenli ve kararlı güç çıkışı,Mobil görevlerde operasyonel süreklilik sağlayan yüksek performansı ile öne çıkıyor. Yerli üretim altyapısı ve mühendislik gücüyle geliştirilen 3000W ve 6000W Bavul Tipi Taşınabilir Enerji Depolama Sistemleri, enerji güvenliğinin kritik olduğu tüm sivil ve askeri görevlerde kesintisiz güç sağlayarak Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki yetkinliğine katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan 5G'de Enerji Verimliliğini Yeniden Tanımlayan Teknoloji Haber

Vodafone’dan 5G'de Enerji Verimliliğini Yeniden Tanımlayan Teknoloji

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, şebeke altyapısını yeni teknolojilerle geliştirmeye devam ediyor. Vodafone, yeni nesil anten donanımı ile akıllı ağ yazılımını bir araya getiren enerji verimliliği teknolojisini başarıyla test etti. Vodafone Grubu’nun İstanbul’daki çok tedarikçili canlı test sahası “BESTT”te gerçekleştirilen testlerde, yeni nesil yazılım tabanlı enerji optimizasyonu teknikleriyle %10’a, yeni nesil enerji verimli anten donanımıyla ise ilave %20’ye varan enerji verimliliği sağlandı. Bu sayede yüksek performanslı 5G deneyimi korunurken, şebeke kaynakları çok daha verimli kullanılabiliyor. Akıllı ağ yazılımı enerji verimli yeni nesil anten donanımıyla birlikte ihtiyaç duyulan kapasiteyi doğru zamanda sunarken gereksiz enerji tüketimini azaltıyor. Böylece müşteriler kesintisiz yüksek hız deneyiminden faydalanmaya devam ederken, şebekenin enerji verimliliği de önemli ölçüde artırılıyor. Yeni teknoloji yalnızca eneri tüketimini azaltmakla kalmıyor; elektrik kesintileri gibi durumlarda baz istasyonlarının yedek güç kaynaklarıyla daha uzun süre hizmet verebilmesine katkı sağlayarak şebeke dayanıklılığını da güçlendiriyor. Bu yaklaşım Vodafone’un sürdürülebilir ve geleceğe hazır şebeke vizyonunun önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Yüksek performans ve enerji verimliliği bir arada Vodafone tarafından gerçekleştirilen testlerde, yeni nesil donanım ve akıllı ağ yazılımının birlikte çalışmasıyla şebekenin enerji kullanımının trafik yoğunluğuna göre dinamik olarak optimize edilebildiği doğrulandı. Maksimum enerji verimliliği modunda yeni nesil antenler yalnızca 10 watt güç tüketerek (LED ampül seviyesinde) çalışabiliyor ve yaklaşık 30 saniye içinde tam hizmet kapasitesine ulaşabiliyor. Hızlı tepki modunda ise 50 watt güç seviyesinde çalışarak 5 saniyeden kısa sürede tam performansla devreye alınabiliyor. Bu süre boyunca düşük ve orta bant katmanları üzerinden kesintisiz hizmet sunulmaya devam ediyor. Gerekli olduğunda ise 3.5GHZ Massive MIMO katmanı devreye alınarak tam kapasite sağlanıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: “Mobil şebekeler, artan bağlantı talebini karşılamaya devam ederken, enerji verimliliğini artırmak, şebeke kapasitesini genişletmek kadar önemli hale geldi. BESTT canlı test sahamızda test ettiğimiz bu teknoloji, yeni nesil donanım ile akıllı ağ yazılımının birlikte çalışarak enerji verimliliğini artırırken, müşteri deneyimini nasıl koruyabildiğini gösteriyor. Bu çözüm, Vodafone’un daha akıllı, çevreci ve verimli şebekeler kurma yolunda attığı önemli bir adım. Vodafone olarak geleceğin sürdürülebilir 5G şebekelerini geliştiriyoruz.” Gerçek saha koşullarında doğrulandı Testler, Vodafone Grubu’nun İstanbul’da kurduğu BESTT (Benchmark Environment Site Testing in Türkiye) çok tedarikçili canlı mobil şebeke test sahasında gerçekleştirildi. Gerçek baz istasyonlarından oluşan bu ortam, yeni nesil anten teknolojilerinin, akıllı ağ yazılımlarının ve çok tedarikçili şebeke çözümlerinin canlı saha koşullarında doğrulanmasına imkan tanıyor. Vodafone, BESTT’de geliştirilen çözümlerle gelecekte daha sürdürülebilir, daha akıllı ve daha dayanıklı mobil şebekelerin geliştirilmesine öncülük etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Kupası'nın Ortaya Koyduğu Gerçek: Büyük Başarılar Güçlü Ekiplerle Geliyor Haber

Dünya Kupası'nın Ortaya Koyduğu Gerçek: Büyük Başarılar Güçlü Ekiplerle Geliyor

Dünya Kupası heyecanı sürerken gözler yine yıldız oyunculara çevriliyor. Ancak futbolun en büyük organizasyonu, başarıya giden yolun yalnızca bireysel yeteneklerden geçmediğini de her turnuvada yeniden gösteriyor. Turnuva tarihine bakıldığında, dünyanın en değerli oyuncularına ve güçlü kadrolarına sahip olmasına rağmen beklentilerin altında kalan takımlar kadar; ekip bütünlüğü, doğru liderlik ve net bir oyun sistemiyle öne çıkan başarı hikâyeleri de dikkat çekiyor. Bu büyük organizasyon, sürdürülebilir başarının yalnızca yetenekle değil, yeteneği doğru yapı içinde buluşturabilme becerisiyle şekillendiğini gösteriyor. "En iyi oyunculara sahip olmakla en iyi takımı kurmak aynı şey değil" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRANSEARCH Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk, Dünya Kupası'nın iş dünyası için de önemli liderlik ve yetenek yönetimi dersleri içerdiğini belirtiyor. "Dünya Kupası bize çok net bir gerçeği gösteriyor. En iyi oyunculara sahip olmakla en iyi takımı kurmak aynı şey değil. Futbolda olduğu gibi iş dünyasında da yüksek performans, bireysel yeteneklerin toplamından daha fazlasını ifade ediyor. Başarı; doğru insanların doğru rollerde konumlandırılması, ortak hedef etrafında çalışabilmesi ve bunu destekleyen liderlik yapısının kurulmasıyla ortaya çıkıyor. Bunun çok sayıda örneğini Dünya Kupası tarihinde görmek mümkün. Bir dönem David Beckham, Steven Gerrard, Frank Lampard ve Wayne Rooney gibi dünya yıldızlarını aynı kadroda bulunduran İngiltere Milli Takımı, sahip olduğu bireysel kaliteye rağmen beklenen başarıyı elde edemedi. Buna karşılık 2010 Dünya Kupası'nı kazanan İspanya ve 2014 Dünya Kupası şampiyonu Almanya, yıllar boyunca güçlü oyun sistemleri, net rol paylaşımı ve takım bütünlüğüyle anıldı. 2022 Dünya Kupası'nın favorileri arasında gösterilmeyen Fas, güçlü takım kültürü, net rol paylaşımı, disiplinli oyun anlayışı ve ortak hedef duygusuyla neler başarılabileceğini gösterdi. Aynı turnuvada şampiyonluğa ulaşan Arjantin'de ise Lionel Scaloni'nin ortaya koyduğu liderlik anlayışı dikkat çekti. Scaloni, yalnızca yıldız oyunculara sahip bir takım kurmakla kalmadı; farklı karakterleri ortak hedef etrafında buluşturan ve her oyuncunun rolünü netleştiren bir yapı oluşturdu. Bu örnekler bize, en yetenekli oyunculara sahip olmanın her zaman başarı getirmediğini; asıl farkı yaratanın bu yetenekleri ortak hedef etrafında buluşturabilen liderlik ve ekip yapısı olduğunu gösteriyor." Araştırmalar sahalarındaki başarı formülünün iş dünyasında da geçerli olduğunu kanıtlıyor Spor dünyasında gözlemlenen bu tablo, iş dünyasındaki araştırmalarla da örtüşüyor. Gallup'un küresel araştırmaları ekip performansı ve çalışan bağlılığı üzerinde yöneticilerin etkisinin belirleyici olduğunu ortaya koyarken, McKinsey yüksek performanslı organizasyonların ortak özelliklerinden birinin birbirini tamamlayan liderlik ekipleri olduğunu vurguluyor. Harvard Business Review'da yayımlanan çalışmalar ise sürdürülebilir başarının bireysel yıldızlardan çok, ortak amaç etrafında hareket edebilen ekip kültürüyle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bundan sonra neye odaklanmalı? Öztürk'e göre de bugün şirketlerin karşı karşıya olduğu liderlik gündemi ile Dünya Kupası'nda mücadele eden takımların karşılaştığı zorluklar arasında önemli benzerlikler bulunuyor. Nasıl ki futbol kulüpleri başarıya giden yolda yalnızca en yetenekli oyuncuları değil, birbirini tamamlayan bir takım yapısını oluşturmak zorundaysa; şirketler de yalnızca güçlü bireyleri değil, birlikte çalışabilen liderlik ekiplerini oluşturmak durumunda. Öztürk Dünya Kupası sahalarında görülen başarı hikayelerinin, şirketlerin liderlik ve yetenek yönetimi yaklaşımına da ışık tuttuğunu belirterek; bu noktada öne çıkan dört temel gerçeği açıklıyor: “Dünya Kupası bize çok net bir gerçeği gösteriyor. Birincisi, yetenek elbette. Başarı için kritik ancak tek başına yeterli değil. En değerli oyunculara sahip olmak her zaman kupayı kazanmak anlamına gelmiyor. İkincisi, performansı belirleyen unsur yalnızca kadro kalitesi değil, o kadroyu ortak hedef etrafında bir araya getirebilen liderlik anlayışı. Üçüncüsü, ekip uyumu zaman zaman bireysel yetenek farklarının önüne geçebiliyor. Turnuvalarda birçok kez daha güçlü kadroların, daha uyumlu ve disiplinli ekipler karşısında zorlandığını gördük. Dördüncüsü ise sürdürülebilir başarının güçlü sistemler gerektirmesi. Dünya Kupası kazanan takımların büyük bölümüne baktığımızda, başarının tek bir turnuvanın değil; yıllara yayılan planlamanın, oyuncu gelişiminin ve doğru organizasyon yapısının sonucu olduğunu görüyoruz. İş dünyasında da tablo farklı değil. Şirketler açısından asıl mesele yalnızca doğru lideri ya da doğru yeteneği bulmak değil; bu insanları doğru roller içinde konumlandırabilmek, birbirini tamamlayan ekipler kurabilmek ve uzun vadeli performansı destekleyecek organizasyonel yapıyı oluşturabilmek. Sürdürülebilir başarı da tam olarak burada ortaya çıkıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi’den 499 Adetle Sınırlı Yeni Süper Otomobil Haber

Audi’den 499 Adetle Sınırlı Yeni Süper Otomobil

Audi, yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemine sahip ilk süper otomobili Nuvolari’yi tanıttı. Markanın performans, elektrifikasyon, aerodinami ve yeni tasarım felsefesini aynı otomobilde buluşturan Audi Nuvolari, dört halkalı markanın teknolojik yenilenme sürecinin en iddialı modellerinden biri olarak konumlanıyor. 499 adetle sınırlı olarak üretilecek modelin teslimatlarının 2027 yılının ilk yarısında başlaması planlanıyor. Audi Nuvolari, 1.001 PS sistem gücü ve 350 km/s’nin üzerindeki maksimum hızıyla Audi’nin bugüne kadar geliştirdiği en güçlü ve en hızlı seri üretim otomobil olacak. 0’dan 100 km/s hıza 2,6 saniyede, 0’dan 200 km/s hıza ise 6,8 saniyede ulaşan model; yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemi, quattro predictive ride, aktif aerodinamik yapı ve karbon dış gövdeyle geliştirilen Audi Space Frame mimarisiyle öne çıkıyor. Audi, Nuvolari ile “Vorsprung durch Technik” anlayışını elektrifikasyon çağında yeniden yorumlarken, Formula 1’den gelen teknolojileri seri üretime hızlı ve hassas biçimde aktarma iddiasını da ortaya koyuyor. Yeni tasarım felsefesi ve Formula 1 programının ardından geliştirilen Nuvolari, markanın geleceğine yönelik teknolojik ve duygusal bir ifade niteliği taşıyor. Audi’nin yeni tasarım felsefesinin ilk seri üretim temsilcisi Audi Nuvolari, markanın yeni tasarım felsefesini seri üretim düzeyinde yansıtan ilk model olacak. Yalın ama güçlü yüzeyler, net çizgiler, gövdeye entegre edilen teknolojiler ve aerodinamik verimliliği önceleyen detaylar, modelin tasarım karakterini belirliyor. Orta motor yerleşimi, Nuvolari’ye güçlü oranlar, monolitik bir gövde hacmi ve süper otomobil kimliğini vurgulayan dinamik bir duruş kazandırıyor. Dış tasarımda Audi’nin yeni imza rengi Titanium kullanılıyor. Audi Concept C ve Audi Formula 1 yarış otomobilinde de yer alan bu renk, karbon detaylarla birlikte Nuvolari’nin teknik ve performans odaklı karakterini güçlendiriyor. 1.001 PS’lik yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemi Audi Nuvolari’nin güç-aktarma sistemi, 4.0 litrelik V8 biturbo motoru üç adet axial flux elektrik motoruyla birleştiriyor. Toplamda 736 kW / 1.001 PS sistem gücü sunan bu yapı, yüksek performansı elektrikli tork desteğiyle bir araya getiriyor. 588 kW / 800 hp güç üreten V8 motor, 10.000 d/d’ye kadar çıkabilen karakteriyle motor sporlarından gelen mühendislik yaklaşımını seri üretim otomobil dünyasına taşıyor. Ön aksta yer alan iki elektrik motoru, quattro sisteminin değişken tork dağılımına destek verirken; V8 orta motor ile şanzıman arasındaki üçüncü elektrik motoru hibrit mimariyi tamamlıyor. Bu yapı, Nuvolari’ye yalnızca yüksek hızlanma performansı değil, aynı zamanda kontrollü ve öngörülebilir bir sürüş karakteri kazandırıyor. quattro predictive ride ile yeni nesil yol tutuş Audi’nin en güçlü teknolojik imzalarından biri olan quattro, Nuvolari ile yeni bir aşamaya taşınıyor. quattro predictive ride sistemi; direksiyon açısı, ivmelenme, aracın dikey ekseni etrafındaki dönüş hareketi ve mevcut yol tutuş seviyesi gibi verileri sürekli analiz ederek olası tutunma kayıplarını önceden öngörebiliyor. Sistem, gerektiğinde tork dağılımını, fren müdahalelerini ve aerodinamik ayarları bütünleşik şekilde yöneterek yüksek hızlarda ve değişken zemin koşullarında maksimum denge ve kontrol sağlamayı hedefliyor. Sürücü, farklı sürüş modlarıyla otomobilin karakterini günlük kullanımdan pist odaklı sürüşe kadar farklı senaryolara göre ayarlayabiliyor. Formula 1’den ilham alan aerodinamik ve karbon yapı Audi Nuvolari’de kullanılan aktif aerodinamik sistem, yere basma kuvveti, sürüklenme ve aerodinamik dengeyi sürüş koşullarına göre ayarlıyor. Açılabilir adaptif arka kanat; Closed, Low Downforce ve High Downforce olmak üzere üç farklı konfigürasyonda çalışıyor. Performans odaklı modlarda sistem otomatik olarak devreye girerken, Formula 1’den bilinen Drag Reduction System, yani DRS, direksiyon üzerindeki özel düğmeyle manuel olarak da etkinleştirilebiliyor. Nuvolari’nin araç mimarisi, düşük ağırlık, yüksek gövde dayanımı ve hassas sürüş karakteri hedefleriyle geliştirildi. Audi, Nuvolari’de ilk kez Audi Space Frame teknolojisini karbon dış gövdeyle birleştiriyor. Karbon fiber takviyeli polimerden üretilen dış gövde bileşenleri, hafiflik ve yapısal dayanımı desteklerken; üretim süreçlerinde Formula 1 uzmanlığından yararlanılıyor. Modelde ayrıca Audi’nin seri üretim portföyünde ilk kez dövme merkezi kilitli jantlar kullanılıyor. Dinamik enerji yönetimi ve Audi Ceramic Pro fren sistemi Audi Nuvolari’nin dinamik enerji yönetimi, boost ve enerji geri kazanım stratejilerini tork dağılımıyla birlikte yönetiyor. Sistem, sürüş koşullarına, yol tutuş seviyesine ve sürücünün talebine göre güç aktarımı ile rejenerasyonu sürekli dengeliyor. Ön aksta elektrikli yavaşlama, frenlemenin önemli bir bölümünü üstlenebiliyor. Yüksek performanslı fren sistemi de hidrolik frenleme ile elektrikli yavaşlamayı bütünleşik biçimde yönetmek üzere geliştirildi. Yeni Audi Ceramic Pro fren sistemi, Formula 1’den türetilen uzun fiber karbon yapılı fren diskleri ve özel iç soğutma sistemiyle yoğun pist kullanımında dahi istikrarlı performans sunmayı hedefliyor. Sürüşe odaklanan iç mekân Audi Nuvolari’nin iç mekânı tamamen sürüş deneyimine odaklanıyor. Azaltılmış mimari, temel kontrolleri sürücünün görüş ve erişim alanında toplarken; dijital ekranlar ve fiziksel kumandalar tutarlı bir kullanım mantığıyla konumlandırılıyor. HMI’daki renk vurguları, 1930’ların hız rekorları dönemine damga vuran Auto Union Type C yarış otomobiline gönderme yapıyor. Alüminyum detaylar, sadeleştirilmiş kumanda yapısı ve karbon fiber hafif koltuklar, iç mekanda sürüş odağını ve yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Adını Tazio Nuvolari’den alıyor Audi Nuvolari, adını motor sporları tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Tazio Nuvolari’den alıyor. Cesareti, yaratıcılığı, adanmışlığı ve kazanma iradesiyle tanınan İtalyan yarışçının mirası, Audi’nin yeni süper otomobilinde yüksek performans, teknik ilerleme ve mutlak odak anlayışıyla yeniden yorumlanıyor. Seri üretime çok yakın prototip olarak tanıtılan Audi Nuvolari, markanın Formula 1 ruhunu, yeni tasarım anlayışını ve teknolojik yenilenme sürecini yola aktaran en iddialı modellerinden biri olarak Audi’nin geleceğine yönelik güçlü bir gösterge niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.