Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yüksek Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nükleer Sanayide Yeni İş Birlikleri NPPES 2026'da Şekillendi Haber

Nükleer Sanayide Yeni İş Birlikleri NPPES 2026'da Şekillendi

Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın nükleer enerji alanındaki en kapsamlı buluşması olan 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, 30 Haziran - 1 Temmuz 2026 tarihleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen zirve, iki gün boyunca yaklaşık bin 100 sektör temsilcisini bir araya getirdi. Bu yıl 86 firmanın katıldığı NPPES 2026’da; Rusya, Kanada, Çin Halk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çek Cumhuriyeti başta olmak üzere birçok ülkeden kamu temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, sanayi kuruluşları, sektörel örgütler ve akademisyenler yer aldı. “Nükleer hedefin tek yolu güçlü ve yerli sanayi” Türkiye'nin hedefinin nükleer enerji üreten bir ülke olmak olmaması gerektiğini belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Türkiye'nin hedefi; nükleer teknolojiyi anlayan, geliştiren, ihraç eden ve uluslararası nükleer tedarik zincirlerinde söz sahibi olan bir ülke olmaktır. Bu hedefin tek bir yolu vardır: Güçlü, hazırlıklı ve belgelenmiş bir yerli sanayi" diye konuştu. Nükleerde yükselen bir sanayi, diğer sanayi kollarını da yukarı taşır Türkiye'nin Akkuyu'da oluşturduğu bilgi birikimini, yetişen insan kaynağını ve gelişen sanayi altyapısını Sinop'ta daha ileri bir seviyeye taşımanın, nükleer ekosistemini kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacağını ifade eden Başkan Ardıç, "Üstelik nükleer sanayi, en yüksek kalite standardını, en ileri mühendisliği ve en güçlü sertifikasyon kültürünü zorunlu kılar. Nükleer kalite eşiğini aşan bir sanayi, bu yetkinliği savunmadan havacılığa, otomotivden sağlığa kadar bütün yüksek teknoloji alanlarına taşıyacak bir dönüşüm gücü kazanır. Yani nükleerde yükselen bir sanayi, aslında bütün sanayisini yukarı taşır." dedi. Türkiye’’nin nükleer enerji vizyonu için NPPES’te şekilleniyor Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi ise nükleer enerjinin Türkiye’nin enerji yol haritasındaki stratejik rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “NPPES kapsamında bu yıl devreye alınması hedeflenen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ndeki son gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduk. Bunun yanı sıra, Sinop ve Trakya’da hayata geçirilmesi planlanan ikinci ve üçüncü nükleer santral projelerine ilgi gösteren uluslararası teknoloji şirketleri ve sektör temsilcileriyle önemli görüşmeler gerçekleştirdik. NPPES, Türkiye’deki nükleer enerji projelerinin yakından takip edildiği, uluslararası iş birliklerinin geliştirildiği ve yerli sanayimizin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonuna katkı sağlayan önemli bir platform olmayı sürdürüyor.” NPPES’te 199 yeni iş görüşmesi gerçekleşti Zirve kapsamında bu yıl 199 yeni iş görüşmesi gerçekleştirildi. İş geliştirme görüşmelerinin yanı sıra nükleer sanayi ekosisteminin güçlenmesine katkı sağlayacak önemli iş birliği anlaşmalarına da imza atıldı. Ankara Sanayi Odası Nükleer Sanayi Kümelenmesi (ASONÜKSAK) ile Çin Nükleer Derneği (Chinese Nuclear Society - CNS) arasında bir iş birliği anlaşması imzalanırken, Nükleer Sanayi Derneği ile Kazakistan Atomik Endüstri Geliştirme Derneği (Atomic Industry Development Association - AIDA) arasında iyi niyet protokolü hayata geçirildi. FİGES Grup şirketi ThorAtom ile INFINITIX arasında da bir iyi niyet protokolü imzalandı. Yerli ve yabancı uzmanlar sektörün geleceğini değerlendirdi NPPES 2026 kapsamında iki gün boyunca altı panel oturumu ve dokuz özel sunum gerçekleştirildi. Nükleer enerji sektörünün gündemindeki güncel başlıklar yerli ve yabancı uzmanlar tarafından ele alınırken, stand alanlarında da sektörün en yeni teknolojileri ve çözümleri katılımcılarla buluşturuldu. Kanada ile yerli sanayiciler arasında kapsamlı ikili görüşmeler gerçekleşti Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesiyle yakından ilgilenen Kanadalı teknoloji geliştiricilerinin yoğun katılım gösterdiği NPPES'te, Kanada’nın geliştirdiği CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir ‘CANDU Tedarik Zinciri Toplantısı’ düzenlendi. Ayrıca Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği’nin gerçekleştirdiği iş birliği oturumunda, Türkiye ve bölge ülkelerindeki nükleer enerji projelerinde ortaya çıkan yeni fırsatlar ve tedarik zinciri olanakları değerlendirildi. Açılışta üst düzey katılım NPPES’in açılışında; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, Kanada’nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nuclear A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, SNPTC Uluslararası İşler Direktörü Sayın Fei Min, AtkinsRéalis & Nuclear Canada Kıdemli Başkan Yardımcısı ve CANDU International Başkanı Gary Rose ve Romanya Ulusal Nükleer Elektrik Şirketi (SNN) COO’su Emil Macovei konuşma yaptı. NPPES 2026’ya, sektörün önde gelen uluslararası şirketlerinden AtkinsRéalis, IC Nuclear Technology, SPIC, Nukem Technologies, Nuclean, Rosatom, Kinectrics ve Framatome başta olmak üzere çok sayıda firma katılım sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi Haber

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi

Programın açılışında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz ile Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ birer konuşma gerçekleştirdi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Zirve'de yaptığı konuşmada, Ankara'nın uluslararası ticaret, yatırım ve turizmde daha güçlü bir konuma ulaşmasına yönelik iki stratejik öneriyi gündeme getirdi. Başkentte "Serbest Bölge" kurulmasının ihracat ve yatırımları artıracağını belirten Baran, turizm ve hizmet sektörünü canlandıracak uluslararası standartlarda bir "Outlet Köyü" projesinin de Ankara'nın ekonomik gelişimine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Zirve'de "Ticaret", "Sanayi", "Tarım ve Gıda" başlıklarında gerçekleştirilen oturumlarda uzman, akademisyen ve sektör temsilcileri Ankara ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, yaptığı konuşmada Ankara'nın artık yalnızca siyasi başkent değil aynı zamanda ekonomik bir merkez olduğuna dikkat çekti. Baran, "Kentimiz son yıllarda sanayinin, ticaretin, nitelikli tarımın, teknolojinin ve küresel inovasyonun da başkenti konumuna yükseldi" dedi. Ankara'nın savunma sanayi, ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretimde güçlü bir konuma ulaştığını belirten Baran, "Şehrimizin mevcut başarılarını taçlandırmak ve ticaret hacmimizi katlayarak artırmak adına iki önemli önerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan ilki Ankara'da bir Serbest Bölge kurulmasıdır. Savunma sanayi, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri, yazılım ve yüksek katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölge, Ankara'nın ihracatına, istihdamına ve yatırım kapasitesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu adım, ihracatçımızın rekabet gücünü artıracak, yabancı yatırımcıları şehrimize çekecek ve Ankara'yı uluslararası ticaret rotalarının merkezine yerleştirecektir. Ankara'nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri ve sanayi altyapısı dikkate alındığında serbest bölge için Türkiye'deki en doğru adrestir" dedi. -ANKARA'YA OUTLET KÖYÜ İLE TURİZMDE YENİ BİR HİKAYE- Ankara'nın ekonomik gelişiminde turizmin de önemli bir başlık olduğuna işaret eden Baran, "2026 yılında Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara artık turizmde de yeni bir hikâye yazmalıdır. Gordion'dan Aslanhane Camii'ne, Beypazarı'ndan Kızılcahamam'a, Ankara Kalesi'nden Cumhuriyet mirasına kadar çok güçlü değerlere sahibiz. Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan Outlet Köyü'nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz. Uluslararası standartlarda, geniş hacimli bir Outlet Köyü projesini hayata geçirmeliyiz. Bu proje hem markalarımızın katma değerini artıracak hem de kentimizi bir alışveriş ve ticaret destinasyonuna dönüştürerek istihdama büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. TİCARET OTURUMUNDA EĞİTİM, VERGİ VE TARIM EKONOMİSİ MASAYA YATIRILDI Açılış konuşmalarının ardından program, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Ticaret Oturumu" ile devam etti. Oturumda, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ile Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı konuşmacı olarak yer aldı. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, ekonomik kalkınmanın temelinde eğitim, kültür ve nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, Ankara'nın bu alanlardaki güçlü altyapısıyla öne çıktığını söyledi. Ankara'nın yaklaşık 6 milyonluk nüfusuyla Türkiye nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına karşın ülke ekonomisinin yüzde 10,5'ini ürettiğini kaydeden Akça, kentte 21 üniversitede yaklaşık 363 bin öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etti. Ankara'nın savunma sanayi, AR-GE merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgeleriyle bilgi ekonomisinde önemli bir merkez haline geldiğini belirten Akça, yüksek teknoloji ürünlerinin Ankara ihracatındaki payının yüzde 20 seviyesine ulaştığını, bunun Türkiye ortalamasının yaklaşık 7 katı olduğunu söyledi. Akça ayrıca, Ankara Ticaret Odası'nın son dört yılda hayata geçirdiği "Mesleki Eğitimde Ankara Modeli" kapsamında meslek liseleri ile iş dünyasını buluşturan, ahilik kültürünü de temel alan kapsamlı bir iş birliği modeli oluşturduklarını kaydetti. TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ise Türkiye'de tarım-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kırsaldan büyükşehirlere göçün temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu ifade eden Karakuş, kırsalda yaşamın cazip hale getirilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından önem taşıdığını söyledi. Serbest piyasa ekonomisinin kurallarının etkin şekilde işletilmesi gerektiğini vurgulayan Karakuş, kamunun düzenleyici, destekleyici ve denetleyici rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Su kaynaklarının stratejik önem taşıdığını belirten Karakuş, Türkiye'nin tarım politikalarını su kaynaklarını merkeze alarak planlaması gerektiğini ifade etti. Gıda enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karakuş, temel tarımsal ürünlerde üretici fiyat artışlarının enflasyonun altında kaldığını, asıl sorunun üretici ile tüketici arasındaki tedarik zincirinde oluşan maliyetlerden kaynaklandığını söyledi. Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı da, Ankara'nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, yaklaşık 6 milyon nüfusa sahip kentin ülke nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına rağmen Türkiye ekonomisine yüzde 10,5 katkı sağladığını söyledi. Ankara'nın vergi gelirlerinde İstanbul'un ardından yüzde 10 payla ikinci sırada yer aldığını belirten Karyağdı, kentte yaklaşık 1 milyon 987 bin kayıtlı çalışanın bulunduğunu, bunların yüzde 68'inin işçi, yüzde 22,9'unun memur olduğunu kaydetti. Türkiye'de yalnızca 10 ilin kamu harcamalarından daha fazla kamu geliri ürettiğini ifade eden Karyağdı, şehirlerin ekonomik olarak kendi kendine yeter hale gelmesinin önemine vurgu yaptı. Vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karyağdı, kurumlar vergisinde tek oranlı yapıya geçilmesi, geçici vergi uygulamasının iki döneme indirilmesi, stopaj yükünün azaltılması ve vergi mevzuatının dijital ekonomiye uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Programın devamında Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde, Ankara Sanayi Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Doç. Dr. Duhan Kalkan ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Taymaz'ın katılımıyla "Sanayi Paneli" düzenlendi. ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansız, Ankara sanayisinin dönüşüm vizyonu, yüksek teknolojili üretime geçiş, nitelikli insan kaynağı ve Ar-Ge ile savunma sanayii ve sivil sektör etkileşimi konularında değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi Gazetesi Ankara Haber Müdürü Hüseyin Gökçe'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen Tarım ve Gıda Oturumu'nda ise Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şahinöz ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Koç konuşmacı olarak yer aldı. Programda, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hamdi Güleç, Ankara Defterdarı Yüksel Duman, Ankara YMM Odası Eşbaşkanı Yılmaz Sezer, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü ile çok sayıda katılımcı da yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik, Buıldex 2026 Fuarında Yenilikçi Ürünleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti Haber

NG Kütahya Seramik, Buıldex 2026 Fuarında Yenilikçi Ürünleriyle Dikkatleri Üzerine Çekti

NG Stone ve NG Slim koleksiyonları, mimari tasarım ve yapı teknolojilerinde sunduğu yüksek performans ve estetik çözümlerle öne çıktı. Marka, Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken uluslararası iş birlikleri için de önemli temaslar gerçekleştirdi. Şam’da düzenlenen ve Orta Doğu’nun en önemli yapı ve inşaat platformları arasında yer alan BUILDEX Syria International Construction Exhibition, bu yıl da inşaat, yapı malzemeleri ve yeniden inşa odaklı geniş katılımla sektörün buluşma noktası oldu. Türkiye’nin global markalarından NG Kütahya Seramik, fuarda sergilediği yenilikçi ürün grupları ve yüksek teknolojiye sahip koleksiyonlarıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Özellikle mimarlar, müteahhitler ve sektör profesyonelleri tarafından ziyaret edilen stand, fuarın en dikkat çeken alanları arasında yer aldı. Suriye’nin yeniden inşa sürecine paralel olarak büyük ölçekli altyapı ve yapı yatırımlarının öne çıktığı BUILDEX 2026, 700’ün üzerinde firma ve çok sayıda uluslararası katılımcıyı ağırlayarak bölgesel ticaretin en önemli platformlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Küresel Vizyon ve Stratejik Büyüme NG Kütahya Seramik, BUILDEX 2026 kapsamında gerçekleştirdiği temaslarla Orta Doğu pazarındaki varlığını güçlendirirken, uluslararası iş birlikleri ve ihracat potansiyelini artırmaya yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Fuar boyunca sergilenen ürünler, markanın inovasyon, sürdürülebilirlik ve yüksek teknoloji üretim vizyonunu uluslararası ziyaretçilere güçlü bir şekilde aktardı. NG Stone: Hijyen, Dayanıklılık ve Estetiği Birleştiren Yeni Nesil Yüzeyler Fuarda yoğun ilgi gören NG Stone koleksiyonu, mimari yüzeylerde bütünsel bir yaklaşım sunarak mutfak ve yaşam alanlarında yeni bir standart oluşturuyor. 160x320 cm ebatlarındaki büyük yüzeyleriyle dikkat çeken NG Stone, doğal taş, mermer ve modern beton efektli tasarım seçenekleriyle estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Türkiye’nin NSF International gıda temas sertifikasına sahip ilk porselen seramik markası olma özelliğini taşıyan NG Stone, doğrudan gıda ile temas eden yüzeylerde maksimum hijyen güvenliği sağlıyor. Yüksek çizilme ve leke direnciyle birlikte ani ısı değişimlerine karşı dayanıklılığı, ürünü hem konut hem de ticari projeler için güçlü bir çözüm haline getiriyor. NG Slim: Mimari Özgürlüğü Yeniden Tanımlayan 3 mm Teknoloji Fuarın inovasyon odaklı ürünleri arasında öne çıkan NG Slim, 3 mm ultra ince yapısı ile modern mimaride yeni bir dönemi temsil ediyor. Hafif yapısı sayesinde bina yükünü azaltan NG Slim; dış cephe kaplamalarından mobilya yüzeylerine, kapı ve bölme sistemlerinden özel tasarım uygulamalara kadar geniş kullanım alanı sunuyor. Yüksek UV dayanımı, düşük su emme oranı ve kimyasal direnci ile sürdürülebilir mimari projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mühendisliğinde Yeni Dönem: DOF Robotics İnsansı Robot Üretimi İçin Dev Yatırımı Duyurdu Haber

Türk Mühendisliğinde Yeni Dönem: DOF Robotics İnsansı Robot Üretimi İçin Dev Yatırımı Duyurdu

ürkiye'nin teknoloji ve robotik alanındaki yükselişi yeni bir yatırımla daha güç kazanıyor. Robotik sistemler, yapay zeka destekli teknolojiler ve sürükleyici deneyim çözümleri geliştiren DOF Robotics, Türkiye'nin ilk entegre hizmet robotları ve insansı robot üretim tesisini kurmaya hazırlanıyor. Şirket tarafından duyurulan yatırım planı, yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasını değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel teknoloji ekosistemindeki konumunun güçlendirilmesini de hedefliyor. İstanbul Arnavutköy'de bulunan Kuzey Marmara Özel Endüstri Bölgesi'nde hayata geçirilecek DOF TECH fabrikası, robot teknolojileri alanında Türkiye'nin bugüne kadar attığı en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yapay zeka, otomasyon ve robotik sistemler alanındaki bilgi birikiminin üretim gücüyle buluşacağı tesis, yerli mühendislik kabiliyetlerinin uluslararası pazarlara taşınmasında kritik rol üstlenecek. DOF Robotics'ten Türkiye'nin Teknoloji Geleceğine Stratejik Hamle Son yıllarda küresel ölçekte dikkat çeken projelere imza atan DOF Robotics, eğlence teknolojileri ve robotik sistemler alanındaki tecrübesini üretim tarafına taşıyor. Marvel Studios, Angry Birds, Monster Jam, Transformers ve Smurfs gibi dünya çapında tanınan markalarla iş birlikleri gerçekleştiren şirket, şimdi odağını daha büyük bir hedefe yöneltiyor. Kurulacak yeni tesisle birlikte şirketin mevcut üretim alanının dört kat büyütülmesi planlanıyor. Yaklaşık 25 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilecek DOF TECH fabrikası, araştırma ve geliştirmeden son ürün testlerine kadar tüm süreçlerin tek merkezde yürütüldüğü entegre bir teknoloji üssü olarak faaliyet gösterecek. İnsansı Robot Üretimi İçin İlk Adım Atılıyor Teknoloji dünyasında son dönemin en dikkat çeken alanlarından biri olan insansı robot üretimi, DOF Robotics'in gelecek vizyonunun merkezinde yer alıyor. Şirket, uzun yıllardır sürdürdüğü Ar-Ge çalışmalarını yeni fabrikada somut ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, insansı robot projelerinin geliştirme ve prototip aşamalarının yeni tesiste yürütüleceğini açıklarken, ilerleyen dönemlerde seri üretime geçilmesinin de planlandığını belirtti. Bu hedef doğrultusunda geliştirilecek ürünlerin, "Made in Türkiye" imzasıyla dünya pazarlarında yer alması amaçlanıyor. Uzmanlar, Türkiye'de insansı robot geliştirme çalışmalarının üretim aşamasına taşınmasının teknoloji sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekiyor. Yapay Zeka ve Otonom Sistemler Fabrikanın Temelini Oluşturacak DOF Robotics'in son yıllarda yoğunlaştığı alanların başında AGV olarak bilinen otomatik yönlendirmeli araçlar, otonom mobil robotlar ve yapay zeka destekli hizmet robotları geliyor. Şirketin bu alanlarda elde ettiği deneyim, insansı robot teknolojilerine geçiş sürecinin temel yapı taşlarından biri olarak görülüyor. Yeni tesis içerisinde yazılım geliştirme, yapay zeka entegrasyonu, otomasyon sistemleri, elektronik üretim süreçleri ve robotik mühendislik faaliyetleri birlikte yürütülecek. Böylece ürün geliştirme sürecinde dışa bağımlılığın azaltılması ve daha hızlı inovasyon yapılması hedefleniyor. Küresel Robot Pazarı Hızla Büyüyor Dünya genelinde robot teknolojilerine olan ilgi her geçen yıl artıyor. Özellikle hizmet robotları pazarı, yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte büyük bir dönüşüm yaşıyor. Sektör analizlerine göre küresel hizmet robotları pazarının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyüyerek milyarlarca dolarlık hacme ulaşması bekleniyor. Bu büyüme trendi, üretim altyapısına yatırım yapan şirketler için önemli fırsatlar sunuyor. DOF Robotics'in gerçekleştirdiği yatırımın da şirketi küresel rekabette daha güçlü bir konuma taşıması hedefleniyor. Kuzey Marmara Bölgesi Teknoloji Üssüne Dönüşüyor DOF TECH'in kurulacağı Kuzey Marmara Özel Endüstri Bölgesi, sahip olduğu lojistik avantajlarla dikkat çekiyor. İstanbul Havalimanı'na yakınlığı, otoyol bağlantıları ve liman erişimi sayesinde bölge, yüksek teknoloji yatırımları için önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Şirketin bölgedeki sanayi kooperatifine ortak olması ise yalnızca mevcut yatırımın değil, gelecekte planlanan büyüme projelerinin de işareti olarak değerlendiriliyor. Bu stratejik adım, üretim kapasitesinin artırılması ve yeni teknoloji yatırımlarının hayata geçirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Türkiye Robot Teknolojilerinde Yeni Bir Eşiğe Yaklaşıyor Küresel ölçekte yapay zeka ve robot teknolojileri rekabetinin hız kazandığı bir dönemde gerçekleştirilen bu yatırım, Türkiye'nin yüksek teknoloji üretim kapasitesini artırma hedefleriyle de örtüşüyor. Yerli mühendislik gücüyle geliştirilecek hizmet robotları ve insansı robot projeleri, hem teknoloji ihracatına katkı sağlayacak hem de Türkiye'nin inovasyon ekosistemini güçlendirecek. DOF Robotics'in hayata geçireceği yeni tesis, yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda Türkiye'nin robotik ve yapay zeka alanındaki gelecek vizyonunu temsil eden önemli bir teknoloji üssü olarak görülüyor.

Başkan Şadi Özdemir sanayicilerle buluştu Haber

Başkan Şadi Özdemir sanayicilerle buluştu

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanayicilerle bir araya geldi. Programa Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkan Vekili Murat Çağlar, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Başkanı Erol Gülmez, Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi (HOSAB) Başkanı Ömer Faruk Korun, Kayapa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Yalçın Toy, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TOSAB) Başkan Vekili Sami Bilge, Bursa Organize Sanayi Bölgesi (BOSB) Müdür Yardımcısı Onur Onurlu ve bölge temsilcileri ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları katıldı. Bölge temsilcileri Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nin mevcut yapısı ve yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bir sunum yaptı. Programda konuşan Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Çağlar, bölgenin ham deri işleme kapasitesinin günlük 600 ton olduğunu belirterek, dünyada 3. sırada yer aldıklarını söyledi. Çağlar, Nilüfer’de sürdürülebilir bir sanayiyi desteklemek için arıtma tesisini büyüteceklerini sözlerine ekledi. KATILIMCI YÖNETİM VURGUSU Nilüfer’in geleceğine dair vizyonunu paylaşan Başkan Şadi Özdemir, Bursa’nın çok güçlü bir potansiyeli barındırdığını ifade etti. Kentin insan kaynağı birikimi ve sermaye birikimine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Yüksek teknoloji geliştirmeye uygun bir altyapısı var” dedi. Yönetim anlayışlarının merkezinde katılımcılığın olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Amacımız herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer yaratmak. Toplumun her kesiminden insanın kendisini bu kente ait hissetmesini istiyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BRICS Ülkelerinin İlk Kuantum Teknolojileri Forumu Moskova’da Düzenlendi Haber

BRICS Ülkelerinin İlk Kuantum Teknolojileri Forumu Moskova’da Düzenlendi

BRICS ülkelerinin ilk Kuantum Teknolojileri Forumu, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlendi. Üye ülkelerden bilim insanları, uzmanlar ve kamu kurumlarının temsilcileri, geleceğin en önemli teknoloji alanlarından biri olarak kabul edilen kuantum teknolojileri alanındaki iş birliği perspektiflerini ele aldı. Rusya Federasyonu Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı ile Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından ortaklaşa düzenlenen forum, karşılıklı saygı, güven ve eşitlik ilkeleri temelinde sürdürülebilir bir BRICS kuantum topluluğunun oluşturulmasına yönelik ilk adımı oluşturması bakımından önem taşıyor. Forumda ele alınan iş birliği olasılıklarının öncelikli alanları arasında bilim ve teknoloji çalışmalarının geliştirilmesi, kuantum hesaplama teknolojilerinin uygulanması, eğitim faaliyetleri ile kuantum alanında uzman insan kaynağının yetiştirilmesi ve iş gücü piyasasının oluşturulması yer aldı. Foruma katılan Rus temsilciler, iş birliğini her katılımcının kendi kuantum egemenliğini inşa ettiği eşit ortaklığa dayalı bir ilerleme modeli olarak gördüklerini ifade etti. Forum kapsamında ayrıca, BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu katılımcılarının ortak bildirisi de kamuoyuyla paylaşıldı. Bildiride, kuantum hesaplama teknolojilerinin geleceğin enerji sistemlerinin şekillendirilmesinde giderek daha önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekilirken, nükleer enerjinin potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesi amacıyla kuantum hesaplama alanındaki ortak çalışmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu. Bildiride ayrıca, BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu katılımcılarının kuantum teknolojilerine verdiği destek de özellikle vurgulanarak, “Geleceğin nükleer enerjisi açısından giderek artan önemini göz önünde bulundurarak, bu alandaki çalışmalara oy birliğiyle destek verdiğimizi ifade ediyoruz” ifadeleri kullanıldı. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev ise, forum kapsamında teknolojilerin devletlerin egemenliğinin güçlendirilmesindeki temel rolüne dikkat çekti. Rus nükleer endüstrisinin, yurt dışında yüksek teknoloji alanlarının geliştirilmesine yönelik önemli bir deneyime sahip olduğunu belirten Likhachev, nükleer güç santrali inşaat projelerinin ortak ülkelerin teknolojik kapasitesini güçlendirdiğini, yeni sektörlerin oluşumunu teşvik ettiğini, insan kaynağı yetiştirme sistemlerinin gelişimine katkı sunduğunu ve bilimsel araştırmalar için güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Likhachev, bu yaklaşımın kuantum teknolojileri alanında kurulacak iş birlikleri açısından da büyük değer taşıdığını vurguladı. Likhachev, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “BRICS bugün, geniş ve güncel bir gündeme sahip, etkili bir uluslararası oluşum niteliği taşıyor. Kuantum teknolojileri konusunu bu gündemin bir parçası haline getirmek ise bizim ortak görevimizdir. Bugün Rusya’nın kuantum alanında ortaya koyabileceği önemli bir birikimi bulunuyor. Öncelikli platformlarda geliştirilen yedi kuantum bilgisayarımız, onlarca kuantum algoritmamız ve kuantum hesaplama, kuantum sensör teknolojileri ile kuantum iletişim alanlarında yürüttüğümüz çok sayıda projemiz var. Bu bilgi ve deneyim birikimini iş birliği çerçevesinde paylaşmaya hazırız. BRICS üyesi diğer ülkelerin de aynı yaklaşımı benimseyeceğine inanıyorum. Çünkü birlikte daha güçlüyüz. Araştırma kapasitemizi birleştirerek ve sanayi ile ekonominin gerçek ihtiyaçlarına yönelik teknolojik projeleri ortaklaşa hayata geçirerek yalnızca kurumlarımızı ve bilim merkezlerimizi değil, ülkelerimizi de daha güçlü hale getiriyoruz.” BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule ise, kamuoyuna açıklanan ortak bildiriyi değerlendirerek, “Rosatom’un desteğiyle, yakın gelecekte kuantum teknolojileri alanındaki deneyim paylaşımını ve ortak araştırma faaliyetlerini teşvik edecek girişimlerin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bu çalışmaların, ilerlemeye ve insanlığa hizmet etme misyonumuzu destekleyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı Haber

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı

DHL Express, Taipei ve Leipzig'i birbirine bağlayan yeni bir uçuş başlatarak hava ağını güçlendirdi. Boeing 777 kargo uçağıyla sunulan hizmet, haftalık yaklaşık 200 tonluk kapasiteyle önceki hizmetin iki katına çıktı. Asya ile Avrupa arasında artan gönderi talebini karşılamak üzere hem taşıma kapasitesi artırıldı hem de transit süreleri iyileştirildi. DHL Express ve Lufthansa Cargo'nun ortak girişimi AeroLogic tarafından işletilen bu rota, Leipzig ve Taipei arasında haftada iki kez gerçekleştiriliyor. DHL Express Tayvan CEO’su Samuel Lee, "Yeni rotanın hayata geçirilmesi yalnızca Tayvan ile Avrupa arasındaki bağlantıyı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda genel operasyonel verimliliğimizi ve kapasitemizi de artırıyor. Kargo uçaklarına ve özel uçuş rotalarına yaptığımız sürekli yatırımlar, Tayvan'ın büyümesine ve küresel ticaretteki konumuna olan güçlü güvenimizi yansıtıyor. Devam eden ağ optimizasyonlarımız sayesinde, müşterilerimizin uluslararası pazarlara daha büyük bir esneklikle açılmalarına olanak tanıyoruz” dedi. Yeni rota, Güney Tayvan'a yönelik ithalat operasyonlarını da optimize ediyor. Güney Tayvan'dan gelen gönderiler daha verimli bir şekilde işlenip sevk edilebiliyor; bu da toplam transit süresini yaklaşık yarım gün azaltarak hizmet hızını ve güvenilirliğini artırıyor. IATA'nın son istatistikleri, Tayvan'ın geçen yıl hava kargo hacminde küresel olarak dokuzuncu sırada yer aldığını gösteriyor. Yapay zekâ (AI) ve yarı iletkenler gibi temel sektörlerdeki ihracatı dünyaya öncülük ederken, yalnızca Taoyuan Uluslararası Havalimanı 2025 yılında toplam 2,5 milyon ton kargo hacmine ulaştı. 2026 DHL Küresel Bağlantılılık Raporu'na göre, yapay zekâ çipleri, sunucular ve diğer yüksek teknoloji ürünlerine yönelik artan talebin etkisiyle Tayvan'ın küresel ticaretteki konumu önemli ölçüde güçlendi ve sıralaması 36'dan 32'ye yükseldi. Şu anda Avrupa'ya yapılan sevkiyatların %60'ından fazlası yüksek teknoloji sektöründen kaynaklanıyor. Yeni uçuşun bu büyüyen talebi daha da desteklemesi bekleniyor. DHL Express; hızlı, güvenilir ve yüksek kaliteli sınır ötesi teslimat çözümleri sunmak için yatırımlarına devam ediyor. Dünyanın en büyük çift motorlu uçağı olan Boeing 777 kargo uçağı, tüm çift motorlu kargo uçakları arasında en yüksek taşıma kapasitesine ve menzile sahip. Boeing 747 ile karşılaştırıldığında karbon emisyonlarını %18'e kadar azaltarak DHL'in sürdürülebilir, düşük karbonlu lojistik taahhüdünü de destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.