Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yüksek Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Samsung Electronics Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Samsung Electronics Türkiye’de Üst Düzey Atama

Samsung Electronics Türkiye, başkanlık görevine Billy Kim’in atandığını duyurdu. Billy Kim, başkanlık bayrağını bu yıl Jeff Jo’dan devralırken, Samsung Electronics Türkiye çatısı altında 2011-2014 yılları arasında mobil ürün grubundan sorumlu olarak görev almıştı. Bu dönemde başta Galaxy S3 lansmanı gibi başarılı projeleri olmak üzere Türkiye’de akıllı telefon pazarında Samsung’un liderliğini elde etti. Görevinin ardından geçen süre zarfında şirketin İngiltere, Güney Kore ve ABD ülke ofislerinde İnsan Kaynakları ve Mobil İş Birimi Stratejik Direktörlüğü görevlerini üstlenen Kim, son olarak Samsung Electronics ABD bünyesinde Kurumsal Başkan Yardımcısı görevini yürütüyordu. Eğitimini ABD New York’ta bulunan Syracuse Üniversitesi’nde Pazarlama ve Muhasebe alanlarında MBA derecesiyle tamamlayan Billy Kim, yüksek teknoloji sektörlerinde 20 yılı aşkın deneyimiyle çok kanallı satışları ve çeşitli küresel pazarlarda ürün pazarlamasını yönlendirme konusunda uzman kimliğiyle Samsung Electronics Türkiye’ye katkı sağlayacak. Farklı ülkelerde edindiği tecrübeyle dinamik pazar ihtiyaçlarına uyum sağlamaya odaklanan Kim, Samsung Electronics Türkiye’nin globalde etkinliğini artırma ve satış ve pazarlama alanındaki üstün performansını geliştirme çalışmalarına da liderlik edecek. 2011-2014 yılları arasında görev aldığı Türkiye’ye yeni bir görevle tekrar dönmekten dolayı son derece mutlu olduğunu söyleyen Billy Kim, Samsung’un inovasyonlarıyla tüm dünyada başlattığı yapay zekâ ve 5G dönüşümüne Türkiye’de öncülük etmekten dolayı heyecanlı olduğunu ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli'nde Tramvayların 5'i Bir Yerde, Ulaşım Hızlı ve Güvende Haber

Kocaeli'nde Tramvayların 5'i Bir Yerde, Ulaşım Hızlı ve Güvende

TÜM TRAMVAYLAR RAYLARA İNDİRİLDİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çevreci, sürdürülebilir ve modern ulaşım hedefleri doğrultusunda raylı sistem yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Artan yolcu talebine yanıt vermek ve şehir içi ulaşımda konfor, hız ve erişilebilirliği daha da artırmak amacıyla yeni tramvaylar filoya kazandırılıyor. Bu kapsamda ihalesi tamamlanan ve Aralık 2025’ten itibaren kademeli olarak teslim edilen 5 tramvayın sonuncusu raylara indirildi. YERLİ ÜRETİM GÜCÜ İLE YÜKSEK TEKNOLOJİ Güncel teknolojinin en ileri donanımlarıyla üretilen ve kentin kültürel dokusunu yansıtan özgün tasarımıyla dikkat çeken tramvaylar, yüzde 70 yerlilik oranıyla öne çıkıyor. 33 metre uzunluğu, 12 kapılı yapısı ve 296 yolcu kapasitesiyle tasarlanan araçlar, yolcu akışını hızlı ve verimli bir şekilde sağlayacak. Özellikle yoğun saatlerde dahi yüksek konfor sunacak olan yeni tramvaylar, kesintisiz ulaşım imkânıyla Kocaeli’nin toplu taşımadaki kalite standartlarını daha da yukarı taşıyacak. KAPASİTEYİ İKİYE KATLAYAN ENTEGRE SİSTEM Otomatik kuplör sistemi sayesinde çiftli setler halinde işletilebilen araçlar, istasyonlarda devam eden genişletme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte entegre bir şekilde hizmet verecek. Böylece Kocaeli’nin artan yolcu talebine yönelik kapasite önemli ölçüde artırılarak, tramvay hattının taşıma gücü iki katına çıkarılacak. Büyükşehir tarafından planlı şekilde hayata geçirilen projeler sayesinde şehirde toplu taşıma altyapısı her geçen gün daha da güçlenirken, ulaşım planı da daha hızlı, konforlu ve çevreci bir yapıya kavuşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle Haber

MİA Teknolojiden Savunma Teknolojilerinde Stratejik Hamle

Şirket, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanında faaliyet gösterecek Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye iştirak ederek savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve araştırma kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Savunma ve enerji teknolojileri alanındaki Ar-Ge odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda MİA Teknoloji, 9 Mart 2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.’ye kuruluş aşamasında yüzde 20 oranında iştirak etme kararı aldı. 1 milyon TL sermaye ile kurulan Koral Labs’ın başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanıyor. Savunma alanında stratejik dönüşüm MİA Teknoloji, son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında yürüttüğü stratejik dönüşüm kapsamında savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Şirket, yapay zekâ destekli sistemler, ileri mühendislik çözümleri ve yüksek teknoloji odaklı araştırma projeleriyle bu alandaki yetkinliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket aynı zamanda enerji verimliliğine yönelik teknolojik projeler alanında da Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor. Yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosistemi hedefleniyor Koral Labs’a yapılan bu yatırımın, MİA Teknoloji’nin savunma teknolojileri alanındaki mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini güçlendirmesi, otonom sistemler ve robotik teknolojiler alanındaki uzmanlığını genişletmesi ve yüksek teknoloji odaklı bir Ar-Ge ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor. Şirket, savunma teknolojileri alanında geliştirdiği ileri mühendislik çözümleri, yapay zekâ destekli sistemler ve Ar-Ge odaklı projelerle Türkiye’den doğan küresel bir teknoloji ekosistemi oluşturma vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. MİA Teknoloji’nin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Şirketimizin savunma ve enerji teknolojileri alanındaki stratejik dönüşüm ve Ar-Ge odaklı büyüme hedefleri kapsamında, 09.03.2026 tarihinde kuruluşu tamamlanan Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'ye kuruluş aşamasında iştirak edilmesine karar verilmiştir. MİA Teknoloji A.Ş. son dönemde özellikle savunma ve güvenlik teknolojileri alanında stratejik bir dönüşüm süreci yürütmekte olup; bu kapsamda savunma sanayine yönelik Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri, yüksek teknolojili Ar-Ge çalışmaları, enerji verimliliğine yönelik projelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Koral Labs Köktürk Otonom Robotik ve Araştırma Laboratuvarları A.Ş.'nin başta otonom sistemler, robotik teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında faaliyet göstermesi planlanmakta olup, söz konusu iştirak şirketimizin savunma teknolojileri dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu şirket tarafından geliştirilecek ürün ve teknolojilerin yurt içi ve yurt dışı pazarlarda ticarileştirilmesi ve satış faaliyetlerinin MİA Teknoloji A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN 50. Yılını Rekorlarla Tamamladı Haber

ASELSAN 50. Yılını Rekorlarla Tamamladı

Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ASELSAN'ın 2025 yılı hasılatı 2024 yılına göre reel olarak %15 artarak 180,4 milyar TL’ye ulaştı. İhracat odaklı büyüme stratejisini kararlılıkla sürdüren ASELSAN, doğrudan ve dolaylı olarak gerçekleştirdiği yurt dışı teslimatlarını %89 artış ile 958 milyon ABD dolarına taşıdı. 16 ürünün ilk defa yurt dışına ihracatı yapıldı. Kilogram başına ihracat ise 2.200 ABD dolara yükseldi. ASELSAN 2025 yılında %104 artışla 2 milyar ABD dolarını aşan yeni ihracat sözleşmesi imzaladı. Yıl içerisinde alınan yeni siparişlerdeki artış %46 seviyesinde gerçekleşerek 9,6 milyar ABD dolarına ulaştı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de geçen yılın aynı dönemine göre %46 artışla 20,4 milyar ABD dolarına yükseldi. Bütün bu alanlarda tarihsel zirveler görüldü. ASELSAN’ın seri üretim kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik yatırımları 2025 yılında %106 artarak 372 milyon ABD dolarına ulaştı. AR-GE harcamaları da %40 yükselerek ile 1,36 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. 2025 yılında 14 bin çalışana ulaşan ASELSAN, nitelikli istihdama yönelik yatırımlarına da hız verdi. ASELSAN’ın tüm bu yatırımları, yüksek katma değerli teknolojilerde rekabet üstünlüğünü pekiştiren stratejik adımlar olarak öne çıktı. Öne Çıkan Finansal ve Operasyonel Göstergeler – 2025 Yılı - İmzalanan Yeni Sözleşmeler: 9,6 milyar ABD doları (%46 artış) -İhracat Sözleşmeleri: 2,1 milyar ABD doları (%104 artış) - Bakiye Siparişler: 20,4 milyar ABD doları (%46 artış) - Hasılat: 180,4 milyar TL (%15 artış) - Alınan İş/Satışlar: 2,2 (2024 yılı, 2) - FAVÖK Marjı: %26,2 (2024 yılı, %25,2) - Net Borç/FAVÖK: 0,30 (2024 yılı, 0,53) - AR-GE Harcamaları: 1,36 milyar ABD doları (%40 artış) - Seri Üretime Yönelik Yatırımlar: 372 milyon ABD doları (%106 artış) ASELSAN GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİYLE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını toplamaya 2025 yılında da devam etti. 2025 yılı hasılatı geçen yıla göre reel olarak %15 büyüyerek 180,4 milyar TL’ye ulaştı. 2025 yılında elde edilen hasılatta ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Akıllı Mühimmat, Güdümlü Mühimmat, Deniz ve Sualtı, Askeri Haberleşme ve Kent Güvenliği Sistemleri belirleyici rol oynadı. 2025 yılını “Operasyonel Verimlilik Yılı" ilan eden ve kurumsal dönüşüm faaliyetlerini odağında tutan ASELSAN’ın ilgili dönemdeki FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı dönemine göre 100 baz puan artarak %26,2 seviyesinde gerçekleşti. Verimlilik artışı sağlayan birçok yeni uygulamaların devreye alınmasıyla Genel yönetim giderleri 2024 yılına göre %10 azaldı. ASELSAN’ın kişi başı hasılatında ABD doları bazında %8’lik artış görüldü. ASELSAN, faaliyet gösterdiği ekosisteme değer katmaya 2025 yılında da devam etti. Tedarikçileri ile beraber yıl içerisinde 103 ürün millileştirildi. İlaveten ASELSAN; 2025’te yurt içi tedarikçilerine verdiği toplam sipariş tutarını bir önceki yıla göre %82 artırdı. Tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin nitelikli istihdamına da katkı sağlayan ASELSAN’ın çalışan sayısı %18 arttı. Büyümeye ve sürdürülebilirliğe yönelik başlıca göstergelerden olan Alınan İş/Satışlar oranını iki yıl üst üste 2 seviyesinde tutmayı başaran ASELSAN, yakaladığı ivmeyi bu yıl daha da geliştirdi. 2025’te bu oranı 2,2 seviyesine taşıyarak sektör ortalaması üzerindeki seyrini korudu. ASELSAN’ın bu dönemde hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik imzaladığı toplam 2,76 milyar Avro tutarındaki sözleşmeler, 2025 yılında alınan en büyük yeni siparişler olarak kaydedildi. NATO üyesi bir ülke ile imzalanan 410 milyon ABD doları tutarındaki yeni sözleşme ise önemli bir ihracat başarısı olarak dikkat çekti. AR-GE VE SERİ ÜRETİM YATIRIMLARIYLA TEKNOLOJİK DERİNLEŞME Mühendis istihdamı ve AR-GE Projesi sayısında Türkiye lideri olan ASELSAN’ın AR-GE harcamaları 2025 yılında %40 artarak 1,36 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Bu bağlamda, AR-GE yatırımları ASELSAN’ın yüksek teknoloji alanlarında rekabet gücünü destekleyen unsurların başında geldi. 2025 yılında ASELSAN’ın seri üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirdiği sabit yatırım harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre %106 artarak 372 milyon ABD doları seviyesine ulaştı. Yıl içerisinde 14 yeni üretim tesisini devreye alan ASELSAN, yaptığı yatırımlar ile artan talebe cevap verebilecek kapasitenin oluşmasını sağladı. Söz konusu AR-GE harcamaları ve seri üretime yönelik yatırımlar ASELSAN’ın yüksek teknoloji geliştirme ve üretim yetkinliklerini güçlendirerek büyümesini sağladı. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü ile ÇELİKKUBBE bileşenlerinin üretiminde ilave kapasite artışı sağlanarak ASELSAN’ın savunma sanayindeki küresel rolü daha da güçlenecektir. Bu yatırımın ilk fazı da 2026 yılının ikinci çeyreğinde devreye girecektir. GÜÇLÜ NAKİT AKIŞI VE DİSİPLİNLİ FİNANS YÖNETİMİ ASELSAN, finansal sürdürülebilirlik stratejisini 2025 yılında etkin bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu dönemde yaratılan güçlü operasyonel nakit akışı hem yatırımların hem de borçluluğun sağlıklı bir şekilde yönetilmesine imkân sağladı. AR-GE ve seri üretime yönelik yatırım harcamalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiği dönemde nakit akışında kuvvetli iyileşmeler yaşandı. 2024 yılında 28 Milyar TL olan operasyonel nakit akışı (OCF) 2025 yılında 49 Milyar TL, 91 Milyon TL olan serbest nakit akışı da (FCF) 10 Milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %13,4’ten %10’a geriledi. Bu iyileşme, şirketin varlık yapısını daha sağlam hale getirdi. ASELSAN’ın finansal yönetimine yönelik yeni stratejilerin devreye alındığı 2025 yılında net borç seviyesinde %33 azalma görüldü. Böylelikle, ASELSAN’ın 2024 yılında 0,53 olan Net Borç/FAVÖK oranı bu dönem 0,30 seviyesinde gerçekleşti. Bu bağlamda Şirket, borçluluk göstergelerinde sektör ortalamalarının altında kalmayı sürdürerek finansal görünümünü daha da güçlendirdi. Aynı dönemde ASELSAN’ın net finansman maliyetinde %63 azalma yaşandı. Söz konusu gelişmeler işletme sermayesi yönetiminde gözetilen disiplinin önemli bir göstergesi oldu. AR-GE ve seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırım harcamalarının devam ettiği bir dönemde borçluluk göstergelerinde sağlanan iyileşmeler, şirketin güçlü nakit üretme kabiliyetini ortaya koydu. Finansal sürdürülebilirlik stratejisi ASELSAN’ın önümüzdeki dönemlerde ölçek büyümesi, ihracat artışı ve yüksek teknoloji yatırımlarını devreye almasında önemli bir güvence konumunda yer alıyor. Hasılatını, bakiye siparişlerini, imzaladığı ihracat sözleşmelerini, operasyonel marjlarını, bilanço büyüklüğünü ve diğer birçok finansal göstergesini geliştiren ASELSAN, 50. yılını kuvvetli sonuçlarla geride bıraktı. Şirketin ihracat odaklı sipariş yapısındaki artış, etkin finans yönetimi, güçlü nakit akışı ve artan yatırım harcamaları ASELSAN’ın uzun vadeli sürdürüebilir büyümesini desteklemektedir. ASELSAN GENEL MÜDÜRÜ AHMET AKYOL 2025 YILI FİNANSAL SONUÇLARINI DEĞERLENDİRDİ: “50. Yılımızı Rekorlarla Geride Bırakıyoruz” “2025 yılını, ASELSAN’ın 50 yıllık tarihini taçlandıran birbirinden önemli rekorlarla, zirvelerle tamamlamış olduğumuz için mutluyuz. 2025’te tarihimizin en yüksek hasılat rakamını yakaladık. En yüksek yurt dışı teslimatını gerçekleştirdik. Aldığımız siparişler ve yeni ihracat sözleşmelerinde de tarihimizin en yüksek rakamlarını yakaladık. Böylece bakiye siparişlerimiz de 20,4 milyar ABD dolarıyla tarihi zirveyi görmüş oldu. 2025 yılı içinde Borsa İstanbul’un en değerli şirketi haline geldik. Piyasa değerimiz 30 milyar ABD dolarını aştı ve bunu başaran ilk Türk şirketi olduk. Yine Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksinde ilk sıraya çıktık. 2025 yılı, ÇELİKKUBBE’nin ilk büyük seri teslimatlarını yaptığımız ve ayrıca Cumhuriyet tarihimizin en büyük savunma sanayi yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssünün temelini attığımız bir yıl olarak da kayıtlara geçmiş oldu. “Güçlü Büyümeye Devam Ettik” 2025 yılında hasılatımızı reel olarak %15 artırarak 180,4 milyar TL’ye taşıdık. ABD doları bazında ise yüzde 27 gibi çok kuvvetli bir büyümeye imza attık. Bakiye siparişlerimizi %46 büyüttük ve operasyonel marjlarımızı yukarı taşıdık. Bu performansı; üretim kapasitesine, AR-GE’ye ve verimliliğe odaklanan bilinçli bir dönüşümle sağladık. “Global Emsallerimizden Pozitif Ayrışıyoruz” Operasyonel verimlilik çalışmalarımız sayesinde FAVÖK marjımızı %26,2’ye yükselttik. Yüksek büyümenin olduğu bir dönemde net genel yönetim giderimizi yüzde 10 oranında düşürdük. Net borçluluğumuzu %33 azaltarak finansal yapımızı güçlendirdik ve yatırımlarımızı güçlü nakit akışımızla finanse ettik. Etkin iştirak yönetimiyle bağlı şirketlerimizin bilançomuza daha yüksek oranda pozitif katkı sağladığı bir dönemi geride bıraktık. Global emsallerimizle karşılaştırıldığında; büyüme, sürdürülebilirlik ve diğer birçok göstergede güçlü bir performans sergileyerek pozitif ayrışıyoruz. Bir yıl içinde yerli tedarikçilerimizle birlikte 103 ürünü millileştirdik. Böylece kritik teknolojileri ülkemize kazandırdık, tedarik ekosistemimizde arz güvenliğini artırdık ve üretim girdilerinde maliyetlerimizin düşmesini sağladık. Bununla birlikte, yurt içi tedarikçilerimize verdiğimiz siparişleri %82 artırarak savunma sanayii ekosistemimizi büyüttük. 30’dan fazla yeni ürünü envantere kazandırdık. İhracat sözleşmelerimizi %104 artırdık; 16 ürünü ilk kez yurt dışına satarak Türk mühendisliğini yeni pazarlara taşıdık. Böylece yalnızca şirketimizi değil, ülkemizin yüksek teknoloji üretim kapasitesini büyüttük ve ekonomimize daha fazla katkı sağladık. “Artan Yatırımlarla Seri Üretim Kabiliyetlerimizi Güçlendiriyoruz” Seri üretime yönelik yatırımlarımızı 372 milyon ABD dolarına çıkardık ve 14 yeni üretim tesisini devreye aldık. 10’dan fazla robotik otomasyon hattını da devreye aldık. AR-GE ve inovasyon yatırımlarımızı da artırmayı sürdürdük. 2025 yılında AR-GE harcamalarımız 1,36 milyar ABD dolarını buldu. Kendi öz kaynaklarımızdan gerçekleştirdiğimiz AR-GE harcaması ise 250 milyon ABD dolarına ulaştı. “Yapay Zekayı Süreçlerimizde ve Ürünlerimizde Kullanıyoruz” Yapay Zekayı daha etkin kullanmaya başladık. Şirket içinde Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden birini oluşturduk. Yapay Zekayı mali yönetim, tedarik, İK gibi süreçlerimize entegre ederek yıllık 39 milyon ABD doları tasarruf sağladık. Ürünlerimizde de Yapay Zeka’yı yoğun bir şekilde kullanmaya başladık. Yürüttüğümüz faaliyet alanlarına özel geliştirdiğimiz modelleri ürünlerimizde kullanıyoruz. “Devletimize, Milletimize ve Çalışanlarımıza Şükran Duyuyoruz” Çalışan sayımızı %18 artırarak 2 binden fazla yeni istihdam oluşturduk. Bizi en çok gururlandıran gelişmelerden biri de yılı ilk defa net pozitif beyin göçü ile tamamlamış olmamızdır. Bir yıl içinde 137 arkadaşımız ASELSAN’da işe başlayarak yurt dışından Türkiye’ye dönmüş oldu. Üretimden ihracata, ileri teknolojiden insan kaynağına kadar ortaya koyduğumuz bu tablo; devletimizin kararlı duruşunun, milletimizin bize olan güveninin ve aselsaneXt vizyonumuzun bir sonucudur. Milletimize gurur veren bu başarılarımız, gece gündüz demeden görev yapan 14 bini aşkın fedakâr çalışanımızın eseridir. “Küresel Marka Olma Yolunda Emin Adımlarla İlerliyoruz” 2026 yılında, küresel marka olma stratejimiz doğrultusunda adımlar atacağız, büyümede ihracata öncelik vermeyi sürdüreceğiz. ÇELİKKUBBE kapsamında teslimatlarımızı artırmaya, ÇELİKKUBBE’ye yeni yetenekler kazandırmaya devam edeceğiz. Üretim kapasitemizi daha da artırarak 2026 yılında yine çift haneli büyüme başarısına imza atacağız.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler ASELSAN, 2025 yılında küresel pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirdi. Yıl içerisinde özellikle ÇELİKKUBBE projesine yönelik imzalanan sözleşmeler alınan işler içerisinde önemli bir pay oluşturdu. ASELSAN’ın 2025 yılında imzaladığı yeni sözleşmeler %46 artışla 9,6 milyar ABD dolarına ulaştı. Yeni siparişlerin 2,1 milyar ABD dolarlık kısmının ihracat kaynaklı olması ve ihracat sözleşmelerindeki yıllık artışın %106 seviyesinde gerçekleşmesi, ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik küresel talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. ASELSAN’ın Bakiye Siparişleri 2025 yılında %46 artışla 20,4 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Bütün bu alanlarda tarihsel zirveler görüldü. İmzalanan Önemli Sözleşmeler • 2025 Yılının 1. Çeyreği ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan askeri haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan deniz platformlarına yönelik; radar, silah, hava savunma ve veri bağı sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan Hava Elektro-Optik faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası müşterilerinin kullanımına yönelik olarak imzalanan elektronik harp, haberleşme, radar, elektro-optik ve uzaktan komutalı silah sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yeni nesil Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) ile imzalanan Demiryolu Sinyalizasyon Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Yurt içi bir müşteri ile kara araçları faydalı yüklerinin tedarikine yönelik sözleşme. • 2025 Yılının 2. Çeyreği ◦Uluslararası bir müşteri ile deniz platformlarına yönelik imzalanan radar, silah, hava savunma ve veri bağı sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan askeri haberleşme sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan güdüm kitleri ve haberleşme sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) ile imzalanan hızlı trenlerde kullanılacak alt sistemlerin tedarikine yönelik sözleşme, ◦BMC Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile imzalanan kara araçları faydalı yüklerinin tedarikine yönelik sözleşme. • 2025 Yılının 3. Çeyreği ◦Uluslararası bir müşteri ile hava savunma sistemlerinin doğrudan satışına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile radar ve güdümlü mühimmat sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile radar ve komuta kontrol sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Elektronik Harp, İHA Önleme ve Yeni Nesil Havan Tevcih Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Yeni Nesil Ağ Tabanlı Askeri Haberleşme Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. • 2025 Yılının 4. Çeyreği ◦NATO üyesi bir müşteri ile imzalanan Elektronik Harp Sistemlerinin doğrudan satışına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin doğrudan satışına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri, Haberleşme, Radar, Elektro-Optik ve Elektronik Harp Sistemlerinden oluşan faydalı yüklerin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. (ASFAT) ile imzalanan deniz platformları savaş sistemlerine yönelik sözleşme, ◦Yurt içinde kullanıma yönelik Medikal Görüntüleme Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTERSPORT’tan Stratejik Hamle: İsveç’te Yeni Nesil Merkez Depo Faaliyete Geçiyor Haber

INTERSPORT’tan Stratejik Hamle: İsveç’te Yeni Nesil Merkez Depo Faaliyete Geçiyor

Spor perakendeciliğinin önde gelen markalarından INTERSPORT, lojistik operasyonlarında önemli bir dönüşüme imza atıyor. Şirket, Logistea ortaklığıyla İsveç’in Forserum (Nässjö) bölgesinde inşa edilen yeni ve ileri teknoloji merkez deposunun taşınma sürecini başlattı. Toplamda 31.100 metrekareden fazla alana sahip tesis, daha akıllı lojistik akışlar, yüksek verimlilik ve sürdürülebilir işletme modeliyle öne çıkıyor. INTERSPORT CEO’su Pontus Petersson, yeni merkezin şirket için stratejik önem taşıdığını belirterek, “Yeni merkez depomuzun hayata geçmesini görmek bizim için son derece heyecan verici. Bu yatırım, lojistik gücümüzü artırırken sürdürülebilirlik çalışmalarımızı da ileriye taşıyor ve müşterilerimizin beklentilerine daha hızlı yanıt vermemizi sağlıyor,” dedi. Yüksek Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Bir Arada INTERSPORT’un yeni merkez deposu, en yüksek çevresel sertifikasyon standartlarına göre inşa edildi. Tesiste güneş panelleri, modern sosyal alanlar, çalışanlar için spor ve antrenman alanları, bir spor salonu ve ilerleyen dönemde açılması planlanan bir Outlet mağazası da yer alacak. Ayrıca INTERSPORT, lojistik süreçlerini optimize etmek ve geleceğin hızlı tedarik zinciri ihtiyaçlarına cevap verebilmek için ileri düzey otomasyon sistemlerine yatırım yaptı. Bu sistemlerin, operasyonel verimliliği artırırken kaynak kullanımını da azaltması hedefleniyor. Logistea Gayrimenkul Direktörü Jonas Kennerhed ise projeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Zaman ve bütçe hedeflerini korurken aynı zamanda BREEAM ‘Outstanding’ seviyesinde bir tesis inşa etmek, hem teknik yeterliliğimizin hem de sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızın bir göstergesi,” ifadelerini kullandı. Karbon Ayak İzi Azalacak INTERSPORT, yeni merkez depo yatırımını aynı zamanda iklim etkisini azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Şirket yetkililerine göre modern otomasyon, daha verimli sevkiyat planlaması ve sürdürülebilir enerji kullanımı sayesinde, yalnızca şirket içi operasyonlarda değil, tüm tedarik zinciri boyunca emisyonların düşürülmesi hedefleniyor. INTERSPORT Tedarik Zinciri Direktörü Johan Cedergren, “Bu tesis, çalışanlarımız için daha iyi koşullar sunarken, değer zincirimiz genelinde daha düşük karbon salımı sağlıyor. Logistea ile yüksek sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz iş birliğinden memnuniyet duyuyoruz,” değerlendirmesinde bulundu. Yeni merkez depo ile birlikte INTERSPORT’un, hem müşteri deneyimini iyileştirmesi hem de uzun vadeli büyüme stratejisini daha güçlü bir lojistik altyapı ile desteklemesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücre Teknolojilerinde Uzun Ömür ve Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor Haber

CW Enerji TOPCon High Efficiency Hücre Teknolojilerinde Uzun Ömür ve Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor

Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, ileri mühendislik altyapısı, güçlü AR-GE kapasitesi ve entegre üretim modeliyle güneş enerjisi teknolojilerinde küresel ölçekte dikkat çeken başarılara imza atmaya devam ediyor. Teknoloji odaklı büyüme yolculuğunda güçlü AR-GE altyapısı, ileri mühendislik yetkinliği ve entegre üretim modeliyle öne çıkan firma, hücreden panele uzanan katma değerli üretim zinciri sayesinde küresel pazarlarda rekabetçi, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir konum elde etmeyi hedefliyor. Güneş enerjisi teknolojilerinde yüksek katma değerli ve yerli üretim gücüyle sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladıklarını belirten CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, CW Enerji iştiraki olan CW SolarCell’in yeni nesil TOPCon High Efficiency Teknolojili Rectangle G12R (Golden Size) güneş hücrelerinin üretimine başladığını ve G12R Rectangle güneş hücreleri ile uluslararası pazarlarda öncü konumlarını güçlendirdiklerini söyledi. Sarvan, yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısı ve güçlü AR-GE yetkinliğiyle geliştirilen G12R Rectangle TOPCon High Efficiency hücrelerin, panelde alan kullanımını en üst seviyeye çıkararak birim alanda daha yüksek enerji üretimini mümkün kıldığını ifade ederek, “Fraunhofer ISE testlerine göre %25 üzerine ulaşan verimlilik değerleriyle öne çıkan hücrelerimiz hem Türkiye’de hem de küresel pazarlarda yüksek performans, uzun ömür ve rekabet avantajı sunan yeni nesil bir çözüm olarak konumlanıyor. Hücreden panele kadar uzanan entegre üretim yapısıyla dikkat çeken firmamız, ingot dilimlemeden nihai ürüne kadar tüm süreçleri yüksek teknolojiye dayalı üretim altyapısı ve uzman mühendislik gücüyle tek çatı altında gerçekleştirerek; kalite, izlenebilirlik ve verimlilikte küresel standartlarda bir üretim modeli sunuyor. Teknoloji odaklı üretim modelimiz, sürdürülebilirlik yaklaşımımız ve uluslararası kalite standartlarımızla güneş enerjisi teknolojilerinde küresel tedarik zincirinde güçlü, güvenilir ve rekabetçi bir üretici olarak yerimizi alıyoruz” dedi. TOPCon High Efficiency Hücreleri IEC 63209 Sertifikasıyla Tescillendi CW Enerji’nin geliştirdiği TOPCon High Efficiency güneş hücrelerinin, uzun ömür ve saha performansını esas alan IEC 63209 sertifikasını alarak, ürün dayanıklılığını uluslararası standartlarda tescillediğini dile getiren Sarvan, güneş hücrelerinin yüksek sıcaklık, nem, mekanik yük, termal döngü ve UV gibi zorlu çevresel koşullarda gerçekleştirilen kapsamlı testleri başarıyla tamamladığını ve gerçek saha şartlarında uzun vadeli, güvenilir ve istikrarlı performans sunabildiğini ortaya koyduğunu kaydetti. Sarvan, “Bu sertifikasyonla birlikte ürünlerimizin yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda uzun dönem dayanıklılık ve operasyonel güvenilirlik açısından da küresel standartları karşıladığı belgelendi. Daha önce IEC 61215 sertifikasına sahip olan ürünlerimiz, IEC 63209 ile birlikte yeni nesil hücre teknolojilerinde güvenilirlik ve performans açısından daha ileri bir seviyeye taşındı” diye konuştu. Uluslararası Sertifikasyonlarla Küresel Pazarlara Erişim Öte yandan Intertek tarafından gerçekleştirilen test ve denetim süreçlerini başarıyla tamamlayan panelleri UL 61730 ve CSA C22.2 No. 61730 sertifikalarını ETL onaylı olarak almaya hak kazandığını belirten Sarvan, bu sertifikaların panellerin elektriksel güvenlik, yangın dayanımı, mekanik sağlamlık ve yapısal bütünlük gibi kritik kriterleri karşıladığını belgeleyerek, ürünlerin ABD ve Kanada pazarlarında satışa sunulmasının önünü açtığına dikkat çekti. Sarvan, böylece CW Enerji’nin Kuzey Amerika pazarlarında satış, sigorta ve finansman süreçlerine entegrasyon açısından önemli bir eşiği aşmış olduğunu ifade ederek, “Kısacası ileri mühendislik altyapısı, yerli ve milli üretim anlayışı, yüksek verimli hücre teknolojileri, entegre üretim gücü ve uluslararası sertifikasyonlarla desteklenen ürün portföyümüzle, güneş enerjisi teknolojilerinde güvenilirlik, performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunan küresel bir teknoloji üreticisi olarak çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Hücreden panele uzanan katma değerli üretim yaklaşımımızla hem bugünün enerji ihtiyaçlarına hem de geleceğin sürdürülebilirlik hedeflerine yanıt vererek, yüksek teknoloji odaklı büyüme stratejisiyle küresel pazarlarda uzun vadeli, güçlü ve istikrarlı bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması Haber

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), Türkiye sanayisinin stratejik geleceğine ışık tutan kapsamlı bir program kapsamında Ankara’da iki gün süren yoğun bir dizi temas gerçekleştirdi. Savunma sanayi, yüksek teknoloji, sanayi politikaları ve ticaret başlıklarının odağında şekillenen programda; savunma sanayinin öncü kuruluşları TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile sanayi ve ticaret dünyasının çatı kurumları TOBB, ASO ve ATO ziyaret edildi. Program boyunca yerli ve milli üretim anlayışı, güçlü tedarik zincirleri, Ar-Ge odaklı büyüme ve sürdürülebilir sanayi politikaları öne çıktı. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz başkanlığında gerçekleştirilen Ankara programı, federasyonun sanayinin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül yaklaşımını ve yüksek temsil kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanındaki dönüşümünün merkezinde yer alan kurumlarla yapılan görüşmelerde; sektörler arası iş birliği imkanları, sanayinin geleceği ve üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında savunma sanayinin küresel ölçekte başarılarıyla öne çıkan üç öncü kurumu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN’a gerçekleştirilen ziyaretler, PLASFED’in yüksek katma değerli üretim ve stratejik sektörlerle kurduğu güçlü bağın somut bir göstergesi oldu. Ziyaretlerin ardından ev sahibi kurumların yönetimlerine PLASFED tarafından günün anısına plaket takdim edildi. “Savunma sanayimiz göz bebeğimiz” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savunma sanayinin Türkiye’nin sanayi ve teknoloji yolculuğundaki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Savunma sanayimiz, bugün yalnızca teknolojik kapasitesiyle değil, yerli ve milli üretim anlayışıyla da Türkiye’nin göz bebeğidir. TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN; ülkemizin mühendislik gücünü, Ar-Ge yetkinliğini ve sanayi vizyonunu dünyaya gösteren öncü kuruluşlardır. PLASFED olarak, bu güçlü ekosistemin bir parçası olmaktan ve sanayimizin tüm bileşenleriyle birlikte üretim gücünü büyütmekten büyük gurur duyuyoruz.” Karadeniz, sanayi kuruluşları, odalar ve çatı kurumlarla kurulan temasların, sektörler arası iş birliğini güçlendirdiğini ve üretim ekosisteminin sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı. Anıtkabir ile başlayan anlamlı program PLASFED heyeti, Ankara programına Anıtkabir ziyareti ile başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen ziyarette, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu. Saygı duruşunun ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karadeniz, Cumhuriyetin çağdaşlaşma ve kalkınma hedefleri doğrultusunda üretimi ve sanayiyi merkeze alan bir anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. PLASFED heyetinde; BAPSİD Başkanı Mehmet Hakan Atalay, KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, DEPSİAD Başkanı Ömer Özkul ile çok sayıda PLASFED Yönetim Kurulu üyesi ve delegesi yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek Haber

Yazılım Testinin Stratejik Önemi Artmaya Devam Edecek

Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Yazılım testinin geleceği ise daha stratejik, daha bütünsel ve çok daha insana dokunan bir noktaya evriliyor. TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Çünkü kalite, önce bir bakış açısıdır; teknoloji ise o bakışın yansıması” diyor. Bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde, hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. “Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil” Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil; aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Yazılım testi artık geçmişteki gibi ürün tamamlandı, şimdi hataları bulalım noktasında devreye giren bir aşamada değil. Bugün kalite, sürecin en başından itibaren inşa ediliyor; planlamadan geliştirmeye, testten müşteri deneyimine kadar her aşamada bir kültür haline geliyor. Gelecekte bu anlayış çok daha derinleşecek. Test uzmanları yalnızca hataları tespit eden kişiler değil, ürünün değerini artıran, sürece yön veren ve yazılımın bütün yaşam döngüsünde kaliteyi tasarlayan profesyoneller olacak.” diyor. “Kalitenin kültürünü inşa eden uzmanlara ihtiyaç var” Kaliteyi test etmek yerine, kaliteyi üretmenin önemine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Quality Engineering yaklaşımı tam da bunu ifade ediyor. Artık bir testçinin işi sadece doğrulamak değil, kullanıcıyı anlamak, riskleri öngörmek, teknolojiyi en doğru şekilde yönlendirmek ve yazılımın geleceğini tasarlamak. Bu, teknik bilginin ötesinde; stratejik düşünme, analitik bakış, iletişim ve empati becerisi gerektiren bir alan. Artık yazılım ekiplerinin içinde ürün vizyonunu, müşteri beklentilerini ve teknolojik altyapıyı birlikte düşünebilen, kalitenin kültürünü inşa eden çok yönlü uzmanlara ihtiyaç var.” dedi. “Öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor” Gençlerle iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten Barış Sarıalioğlu, “Kısa süre önce katıldığım DevFest25'te, Quantum Debugging: Kod Kalitesine ve Yazılım Hatalarına Kuantum Gözlüğüyle Bakmak başlığıyla sahnedeydim. Etkinliğe, Fırat Üniversitesi'nin pek çok farklı bölümünden katılan öğrencilerin ilgisi, merakı ve hedefleri beni çok mutlu etti. Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’nde Öğrenme Tasarımları tarafından düzenlenen Gameathon Diyarbakır’da, Dijital Dünyanın Koruyucuları: Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi’nde gençlerle bir araya geldik ve yaratıcılık, oyun, üretim dolu bir gün geçirdik. Soru soran, tartışan, öğrenmeye açık gençlerle aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil; kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Global akreditasyonlara sahip eğitim programlarımızla hem yazılım testinin temellerini öğretiyor hem de yapay zekâ destekli test yaklaşımlarında yeni bir bakış açısı kazandırıyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz. Amacımız, geleceğin sadece test uzmanlarını değil, kaliteyi uçtan uca inşa eden Quality Engineer neslini yetiştirmek.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor” Haber

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor”

Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti. Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı. ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu. -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında, "Yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz." dedi. Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi. ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde. Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor." - "İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi. Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.