Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yusuf Evmez

Kapsül Haber Ajansı - Yusuf Evmez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Evmez haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de 2025 Yılında Siber Saldırılar  %80 Azaldı! Haber

Türkiye’de 2025 Yılında Siber Saldırılar %80 Azaldı!

Günde 169 adet ağ saldırısı yaşandı ve bu saldırıların birçoğu bilinmeyen türde gerçekleşti. Günde 655 adet yaşanan kötü amaçlı yazılım saldırıları ise geçen yıla oranla %1,37 artarak 238.436’ya yükseldi. i. Bu tabloya paralel olarak, 2024 yılında yaklaşık 1,5 milyona yaklaşan ağ ve kötü amaçlı yazılım saldırılarının toplam sayısı, 2025’te 300.035’e düşerek Türkiye’de siber saldırıların genel olarak %80 oranında azaldığını ortaya koydu. Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard, 2025 yılında Türkiye’de meydana gelen siber saldırılara dair önemli verileri paylaştı. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı’nın raporuna göre, 2025 yılında ağ tabanlı saldırılar bir önceki yıla kıyasla %94 azalarak 61.599’a gerilerken, kötü amaçlı yazılım saldırıları %1,37’lik sınırlı bir artışla 238.436 seviyesine yükseldi. Bu veriler, bir önceki yıl yaklaşık 1,5 milyona yaklaşan toplam saldırı hacminin 2025’te 300 bin seviyelerine inerek Türkiye’de siber tehditlerin genel ölçekte önemli ölçüde azaldığına işaret ediyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez ise ağ saldırılarındaki sert düşüşün, güvenlik yatırımlarının ve farkındalığın etkisini gösterdiğini ancak kötü amaçlı yazılım tarafındaki sınırlı artışın, tehdit aktörlerinin yöntem değiştirdiğine işaret ettiğini belirterek, kurumların bu tabloyu bir rahatlama değil, savunma stratejilerini sürekli güncel tutmaları gereken bir uyarı olarak okumaları gerektiğinin altını çiziyor. Günde 169 Adet Ağ Saldırısı Gerçekleşiyor! WatchGuard Tehdit Merkezi’ne UTM cihazı Firebox’lardan gelen verilerle hazırlanan rapora göre, 2025 yılında Türkiye’de her gün 169 ve her saat 7 adet ağ saldırısı gerçekleşti. Saldırıların büyük bir çoğunluğunun bilinmeyen ve daha önce karşılaşılmamış olduğunu, en çok karşılaşılan ikinci ağ saldırısının ise WEB Dizin Gezintisi -2 olduğunu aktaran Yusuf Evmez’e göre, ağ saldırıları geçtiğimiz yıla kıyasla %94 oranında bir düşüş gösterse de saldırıların önemli bir bölümünün bilinmeyen türlerden oluşması, kurumların güvenlik stratejilerini sürekli güncel tutmasını zorunlu kılıyor. 2025’in Ekim Ayında Siber Saldırılar Rekor Kırdı 2025 yılının Ekim ayında rekor sayıyla 39.465 adet kötü amaçlı yazılım saldırısı kaydedilirken, bu saldırıların %3’ünü sıfırıncı gün (zero-day) saldırıları oluşturdu. Geleneksel güvenlik önlemlerinin gelişmiş tehditler karşısında sınırlı kaldığını belirten Yusuf Evmez, kurumların daha bütüncül ve güncel güvenlik çözümlerine yönelmesini tavsiye ediyor. 238.436 Kötü Amaçlı Yazılım Saldırısı Gerçekleşti! Dijitalleşmeyle birlikte verilerin ağlara taşınması, siber saldırganların da bu alanları hedef alarak daha güçlü ve organize saldırılar gerçekleştirmesine zemin hazırlıyor. WatchGuard Tehdit Merkezi’ne UTM cihazı Firebox’lardan gelen verilerle hazırlanan rapora göre, 2025 yılında Türkiye’de her gün 655 ve her saat 27 kötü amaçlı yazılım saldırısı yaşandı. Yıl genelinde toplam 238.436’ya ulaşan bu saldırıların %7’sini sıfırıncı gün tehditleri oluştururken, en sık karşılaşılan saldırı türü Gen:Heur.Mint.Zard.24 ve Generic.Application.Cashback.B.0835E4A4 oldu. Bir önceki yıla kıyasla %1,37’lik sınırlı bir artış yaşandığına dikkat çeken Yusuf Evmez, kurumların gelişen tehdit ortamına karşı güvenlik yaklaşımlarını sürekli güncel tutmasının önemini vurguladı. “Modern Tehdit Ortamında Sürdürülebilir Güvenlik Bütüncül Yaklaşım ile Mümkün Olabilir” Saldırı yöntemlerindeki dönüşümün, tehdit ortamının ne kadar hızlı evrildiğinin net biçimde ortaya koyduğunu vurgulayan WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Kıdemli Satış Mühendisi Alper Onarangil, ‘’Siber saldırganlar artık geleneksel kötü amaçlı yazılımlar yerine, ele geçirilmiş kullanıcı kimlik bilgilerini ve sistemlerde halihazırda bulunan araçları kullanarak ağlara sızmayı tercih ediyor. Living off the land ve dosyasız saldırı teknikleri sayesinde PowerShell, WMI ya da Task Scheduler gibi işletim sistemi araçları kötüye kullanılarak, disk üzerinde iz bırakmadan ve aylarca tespit edilmeden hareket edilebiliyor. Bu tablo, güvenlik yaklaşımlarının da kaçınılmaz olarak dönüşmesini gerektiriyor. Kimlik bilgilerinin saldırıların merkezine yerleştiği günümüzde, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) artık bir seçenek değil, kritik bir gereklilik haline gelmiş durumda. Aynı şekilde, yalnızca imza tabanlı çalışan geleneksel antivirüs çözümleri, dosyasız ve gelişmiş saldırılar karşısında yetersiz kalıyor. Bu noktada EDR ve NDR gibi davranış analizi temelli, gelişmiş tehdit algılama çözümleri öne çıkıyor. Tüm bunların ötesinde, kurumların Zero Trust güvenlik modelini benimsemesi ve ‘hiçbir kullanıcıya ya da cihaza varsayılan olarak güvenme’ prensibiyle hareket etmesi artık kaçınılmaz. Modern tehdit ortamına karşı sürdürülebilir güvenlik ancak bu bütüncül yaklaşım sayesinde mümkün olabilir.” açıklamalarında bulundu. *WatchGuard’ın Türkiye özelinde 2025 yılı için gerçekleştirdiği araştırma raporundaki bulgular, WatchGuard Threat Lab’ın araştırma çabalarını desteklemek için verileri paylaşmayı seçen aktif WatchGuard cihazlarından alınan anonim Firebox Feed verilerine dayanmaktadır.

WatchGuard Uç Nokta Güvenliğinde Yapay Zeka Vizyonunu Paylaştı Haber

WatchGuard Uç Nokta Güvenliğinde Yapay Zeka Vizyonunu Paylaştı

Yapay zeka kullanımı, güvenlik ekipleri için iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Pazarlama söylemlerinde yapay zeka her yerde olsa da gerçek başarı daha fazlasını tespit etmekte değil, kararları daha hızlı ve hassas alabilmektedir. Uç nokta güvenliğinde verimlilik, gürültüyü kaynağında kesebilme yeteneğine dayanır. WatchGuard Advanced EPDR, yapay zekayı en büyük etkiyi yarattığı noktada konumlandırarak, bulut zekası ile cihaz üzerindeki davranışsal yapay zekayı birleştiriyor. Bulut, devasa veri kümeleri üzerinde modelleri sürekli eğitirken, bu modellerin damıtılmış hafif sürümleri uç noktalara gönderilerek cihazların çevrimdışı olduklarında bile anlık kararlar almasını sağlıyor. Bu sayede analistler binlerce düşük öncelikli alarmla uğraşmak yerine, yapay zeka bağlamıyla zenginleştirilmiş nitelikli olaylara odaklanabiliyor. “Korumayı Gürültülü Değil, Akıllı Hale Getiriyoruz” Yapay zekanın asıl gücünün tespit sayısını artırmakta değil, insan kaynağının zamanını verimli kullanmasını sağlamakta yattığını belirten WatchGuard Türkiye, Yunanistan ve MEA Bölge Müdürü Yusuf Evmez, “Siber güvenlikte gerçek yapay zeka, sadece daha fazlasını tespit etmekle ilgili değildir; insanların zamanlarını gerçekten önemli olan konulara harcayabilmeleri için kararları daha hızlı ve hassas bir şekilde almakla ilgilidir. WatchGuard olarak vizyonumuz korumayı daha gürültülü değil, daha akıllı hale getirmek. Gürültüyü kaynağında filtreleyerek ve sürekli öğrenerek, uç nokta güvenliği verimliliğini bir teoriden günlük bir gerçekliğe dönüştürüyoruz. Böylece analistlerimiz binlerce alarm yerine, sonuç odaklı ve net olaylarla çalışabiliyor.” dedi. WatchGuard'ın Yapay Zeka Yaklaşımı, Uç Nokta Güvenliğinde 3 Temel Avantaj Sağlıyor: 1. Çalışmayan Tehdit Gürültü Yaratmaz (Önleyici Kontrol): Bir yürütülebilir dosya veya komut dosyası belirdiğinde, uç nokta yapay zekası bunu en son istihbaratla anında değerlendirir. Sıfır Güven Uygulama Hizmeti (Zero-Trust Application Service) tarafından uygulanan bu ön kontrol, güvenilmeyen yazılımları daha çalışmadan engeller. Tehditler çalışmadığı için alarm da üretmezler, böylece gürültü kaynağında kesilir. 2. Kendi Kendini Geliştiren Kolektif Zeka: Bulut yapay zekası, her cihazdan dönen telemetri ve kararlardan öğrenmeye devam eder. Modelleri sürekli olarak birleştirir, ilişkilendirir ve yeniden eğitir. Bu döngüde her uç nokta bir sensöre dönüşür ve alınan her karar kolektif zekayı besler. Zamanla doğruluk artar, yanlış pozitifler (false positives) azalır ve operasyonel verimlilik yükselir. 3. MSP'ler için Karmaşıklık Olmadan Ölçeklenebilirlik: Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları (MSP'ler) için bu yaklaşım, karmaşıklık yaratmadan ölçeklenebilirlik sunar. Tek bir uç noktayı koruyan yapay zeka kararları, yüzlerce müşteriyi de aynı anda korur ve tüm süreç tek bir bütünleşik konsoldan (Unified Console) yönetilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.