Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zaman Tasarrufu

Kapsül Haber Ajansı - Zaman Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zaman Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrasya Tüneli, Yeni Yaşını Sürdürülebilir Hediyelerle Kutluyor Haber

Avrasya Tüneli, Yeni Yaşını Sürdürülebilir Hediyelerle Kutluyor

Şehirlerin sürdürülebilir mobilitesini sağlamak için tüm ulaşım alternatiflerinden faydalanmak, özellikle İstanbul gibi metropollerde kritik önem taşıyor. Raylı sistem, deniz ve karayolları, köprüler ve tünellerin birbirini destekleyecek şekilde tasarlanması, şehrin ulaşım altyapısının kesintisiz sürmesini sağlarken, insanlara da daha hızlı, güvenli ve konforlu yolculuk imkanı tanıyor. 2016’nın sonunda İstanbul’un iki yakası arasındaki trafik akışını rahatlatmak amacıyla işletmeye açılan Avrasya Tüneli, bu anlamda şehir mobilitesine çok önemli katkılar sağladı. Bugüne kadar 200 milyona yakın aracın iki kıta arasında hızlı, güvenli ve konforlu geçişine ev sahipliği yapan Tünel, kullanıcılarına sağladığı günlük ortalama 77 dakikalık zaman tasarrufu ile önemli bir ihtiyacı karşıladı. TÜİK verilerine göre, Avrasya Tüneli’nin işletmeye açıldığı Aralık 2016’da İstanbul’da kayıtlı araç sayısı 3,9 milyon iken, bugün bu sayı 6 milyonun üzerine çıktı. Bu da İstanbul’daki araç parkının 10 yılda yüzde 60 civarında büyüdüğünü gösteriyor. 10 yıl önce İstanbul’un iki yakasını birbirine bağlayan yeni bir ulaşım alternatifi olarak ortaya çıkan Tünel, bugün 6 milyonun üzerinde aracın bulunduğu, günlük 30 milyondan fazla yolculuğun gerçekleştiği bir mega kentin ulaşım sisteminin en önemli parçalarından biri haline geldi. Avrasya Tüneli Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı’na göre, 2040'a doğru kentte günlük yolculuğun 38 milyonu aşacağının tahmin edildiğini belirtiyor ve ekliyor: “İstanbul'un kent yaşamı ve bununla birlikte ulaşım ihtiyaçları da değişiyor. Artan hareketlilik ihtiyacının karşılanmasında, mevcut ulaşım alternatiflerinin birbirini tamamladığı, daha verimli ve sürdürülebilir bir mobilite yaklaşımının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Avrasya Tüneli olarak yaklaşık 10 yıldır iki kıtayı birbirine bağlarken, İstanbul’un ulaşım sisteminin önemli bir parçası olmanın sorumluluğuyla hareket ettik. Bu süre zarfında kent içi ulaşım ve insanların hareketliliği ile ilgili çok önemli bilgiler edindik; kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha yakından tanıdık. 10’uncu yaşımızı kutlarken hayata geçirdiğimiz bu kampanyayı da yalnızca bir ödül kampanyası olarak değil, sürdürülebilir mobilite konusunda farkındalık yaratmak için bir fırsat olarak görüyoruz. Ödüllerimizi özellikle elektrikli mobiliteyi ve daha verimli sürüş alışkanlıklarını destekleyecek şekilde seçtik. Böylece kullanıcılarımızı günlük ulaşım tercihlerinin çevresel etkileri konusunda düşünmeye teşvik etmek ve daha sürdürülebilir mobilite alışkanlıklarının yaygınlaşmasına da katkı sunmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde de kullanıcı deneyimini odağına alan, çevresel ve toplumsal faydayı gözeten uygulamalarla daha sürdürülebilir bir şehir yaşamı için çalışacağız.” Çevre dostu ve verimli sürüş alışkanlıklarını destekleyen hediyeler 10’uncu yılını kullanıcılarıyla birlikte kutlayan Avrasya Tüneli, bu kapsamda hayata geçirdiği çekiliş kampanyasını da sürdürülebilirlik yaklaşımının bir yansıması olarak tasarladı. 1 Eylül – 15 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek kampanyanın ödülleri ise, ulaşımdan kaynaklanan emisyonların azaltılmasına destek olan düşük karbonlu, çevre dostu mobiliteyi ve verimli sürüş alışkanlıklarını teşvik edecek şekilde belirlendi. Çekiliş kapsamında 1 adet Volvo EX30, 2 adet Karea Fit, 10 adet Alba Fold elektrikli bisiklet ve 10 adet HED Akademi Ekonomik Sürüş Eğitimi kullanıcılarla buluşacak. Elektrikli mobilite çözümlerinden yakıt ve enerji tüketimini azaltmaya yönelik ekonomik sürüş eğitimlerine uzanan ödül seçkisiyle, bireysel ulaşım tercihlerinin karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Her geçiş yeni bir çekiliş hakkı kazandırıyor Milli Piyango İdaresi’nin 24.08.2026 tarihli ve E-24951361-255.01.02-95636 sayılı izni ile 01.09.2026-15.12.2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek kampanyaya katılmak için kullanıcıların Avrasya Tüneli Uygulaması’nı indirerek ZIP Ödül Programına üye olmaları gerekecek. ZIP Ödül Programı üyeleri, kampanya süresince Avrasya Tüneli’nden gerçekleştirdikleri her geçişle bir çekiliş hakkı kazanacak. Çekiliş, kampanyanın 15 Aralık’ta sona ermesinin ardından gerçekleştirilecek ve kazananlar Aralık ayı içinde açıklanacak. Kampanyaya ilişkin katılım koşulları, çekiliş takvimi ve tüm detaylara Avrasya Tüneli web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden ulaşılabilecek. Tünel ve otoyol sektörünün ilk sadakat programı ZIP ile geçişler avantajlı Türkiye’de tünel ve otoyol sektörünün ilk sadakat programı olan ve Avrasya Tüneli’nin kullanıcı deneyimini geliştirmek amacıyla hayata geçirilen ZIP Ödül Programı, Tünel kullanıcılarına yolculuklarının ötesinde farklı avantajlardan yararlanabilecekleri bir deneyim sunuyor. 150 binden fazla üyesi olan programda yılda 200’den fazla kampanya yapılıyor. ZIP’a üye olan kullanıcılar, yıl boyunca sunulan fırsat ve ayrıcalıklardan yararlanabiliyor. Böylece Avrasya Tüneli, güvenli, hızlı ve konforlu ulaşım deneyimini kullanıcılarına değer sağlayan avantajlarla tamamlıyor. 10. yıla özel çekiliş kampanyası da ZIP ekosisteminin kullanıcılarına sunduğu faydaları genişleten özel uygulamalardan biri olarak hayata geçiriliyor. ZIP üyeleri, Tünel’den yaptıkları geçişleri çekiliş hakkına dönüştürerek 10. yıl ödüllerinden birini kazanma fırsatı elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan İhracatçılara Tahsil Vesaiki İşlemlerinde Hız Kazandıran Dijital Çözüm Haber

Akbank’tan İhracatçılara Tahsil Vesaiki İşlemlerinde Hız Kazandıran Dijital Çözüm

Akbank, ihracatçıların operasyonel süreçlerini kolaylaştıran dijital çözümler geliştirmeye devam ediyor. Akbank Kurumsal İnternet Şube üzerinden kullanıma sunulan İhracat Tahsil Vesaiki Gönderileri özelliği, ihracat evraklarının yurt dışındaki bankalara gönderim sürecine hız kazandırıyor. Yeni özellik sayesinde ihracatçılar, tahsil vesaiki kapsamında yurt dışına gönderilecek evrakların görüntülerini Kurumsal İnternet Şube üzerinden Akbank’a iletebiliyor. Banka kontrollerinin ardından hazırlanan banka römiz mektubu ve DHL gönderi dokümanları da aynı kanal üzerinden müşteriye sunuluyor. İhracatçı, bu dokümanları orijinal evraklarına ekleyerek DHL’i doğrudan kendi adresine çağırabiliyor ve evrakların yurt dışındaki ithalatçı bankasına gönderilmesini sağlayabiliyor. Böylece ihracatçılar şubeye fiziki evrak teslimine gerek kalmaksızın evrakların yurt dışına gönderim sürecini kendi adreslerinden daha kolay yönetebiliyor, böylelikle önemli bir zaman tasarrufu sağlıyor. Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, İhracat Tahsil Vesaiki Gönderileri özelliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “İhracatçıların rekabet gücünü finansmana erişimin yanı sıra operasyonların ne kadar hızlı ve etkin yönetilebildiği de belirliyor. Özellikle fiziki evrak akışı, zaman alan süreçlerden biri. Yeni kazandırdığımız bu özellikle ihracat tahsil vesaik gönderi sürecini dijital ortamda başlatırken, gerekli dokümanları müşterilerimize Kurumsal İnternet Şube üzerinden ulaştırıyoruz. Böylece ihracatçılarımız evraklarını şubeye getirmeden, banka kontrollerinin ardından doğrudan kendi adreslerinden yurt dışındaki bankaya hızlıca gönderebiliyor. Dijital çözümlerimizle müşterilerimizin operasyonel yükünü azaltmaya ve işlerini hızlandırmalarına destek olmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşe Alımda Yapay Zekâ Dönemi Hızlanıyor Haber

İşe Alımda Yapay Zekâ Dönemi Hızlanıyor

Yapay zekâ, şirketlerin işe alım süreçlerinde giderek daha fazla sorumluluk üstlenirken, kullanım alanı CV taramasının çok ötesine geçiyor. İş ilanı ve aday mesajlarının hazırlanmasından aday arama ve eşleştirmeye, ön elemeden mülakat planlamaya kadar pek çok aşamada kullanılan yapay zekâ, insan kaynakları ekiplerinin operasyonel yükünü azaltıyor. İki yılda AI kullanımında dikkat çekici artış İdenfit’in değerlendirmelerine göre küresel ölçekte şirketlerin yapay zekâyı işe alım süreçlerine entegre etme oranı son iki yılda belirgin biçimde yükseldi. LinkedIn verilerine göre yapay zekâyı işe alım süreçlerine aktif olarak entegre eden veya denemeye başlayan şirketlerin oranı 2024’te yüzde 27 iken, 2025’te yüzde 37’ye çıktı. İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği (SHRM) verileri de yapay zekânın insan kaynaklarındaki yükselişini ortaya koyuyor. Genel İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı 2024’te yüzde 26 seviyesindeyken 2025’te yüzde 43’e yükseldi. İşe alım özelinde ise şirketlerin yüzde 51’i 2025 itibarıyla yapay zekâ kullandığını belirtiyor. AI en çok ilan ve aday iletişiminde kullanılıyor Şirketlerin yapay zekâdan en yoğun yararlandığı alanların başında içerik üretimi ve aday iletişimi geliyor. Yapay zekâ kullanım oranı iş ilanı metni hazırlamada yüzde 73’e, aday e-postası ve mesajı hazırlamada yüzde 68,6’ya, adaylara otomatik mesaj göndermede yüzde 49,6’ya ulaşıyor. CV tarama ve ön elemede ise kullanım oranı yüzde 32,1 seviyesinde bulunuyor. Aday arama ve eşleştirme, ön değerlendirme sorularının oluşturulması, mülakat planlama, yetkinlik değerlendirme ve mülakat notlarının özetlenmesi de yükselen kullanım alanları arasında yer alıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekâyı şimdilik daha çok tekrarlayan, yüksek hacimli ve zaman alan operasyonlarda konumlandırdığını gösteriyor. İK ekiplerine haftada bir iş günü kazandırıyor Yapay zekânın işe alım süreçlerindeki en belirgin etkilerinden biri zaman tasarrufu olarak öne çıkıyor. Global araştırmalar, AI araçlarının işe alım ekiplerine haftada ortalama bir iş günü kazandırabildiğine işaret ediyor. Şirket uygulamalarında AI destekli otomasyonla toplam işe alım süresinde yüzde 33’ten yüzde 60’ın üzerine çıkan iyileşmeler ölçülüyor. Bu kazanım özellikle CV tarama, ön değerlendirme, adaylarla iletişim ve mülakat planlama gibi yüksek hacimli operasyonlarda ortaya çıkıyor. SHRM’nin 2025 araştırmasına göre yapay zekâ kullanan İK profesyonellerinin yaklaşık yüzde 90’ı teknolojinin kendilerine zaman kazandırdığını veya verimliliklerini artırdığını belirtiyor. Yapay zekânın asıl rolü insan kaynağını ikame etmek değil İdenfit CEO’su Onur Bayındır, yapay zekânın İK’daki dönüşümünün yalnızca hız üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor: “Yapay zekânın işe alımda asıl değeri, kararı vermesinde değil, doğru kararı verecek insanlara zaman kazandırmasında. CV taramak, adaylara aynı bilgileri tekrar tekrar iletmek, mülakatları planlamak gibi yüksek hacimli işleri teknolojiye devrettiğimizde İK ekipleri aday deneyimine, yetkinlik değerlendirmesine ve işe alım yöneticilerine daha fazla zaman ayırabiliyor. Teknolojinin burada insan kaynağının yerini almak yerine, İK ekiplerinin daha stratejik işlere odaklanmasını sağlayan bir yardımcı olarak konumlanması önemli.” AI kullanan şirketlerde aday seçme yeteneği gelişiyor Yapay zekânın işe alım kalitesine etkisi konusunda da dikkat çekici veriler bulunuyor. Yapay zekâ kullanan şirketlerin yüzde 24’ü en uygun adayları belirleme yeteneklerinin geliştiğini bildiriyor. LinkedIn verileri ise AI destekli işe alım uygulamalarını yoğun kullanan şirketlerde kaliteli işe alım yapma olasılığının yüzde 9’a kadar yükseldiğine işaret ediyor. Ancak şirketlerin yapay zekâyı kullanması tek başına daha kaliteli işe alım anlamına gelmiyor. LinkedIn araştırmasına göre şirketlerin yalnızca yüzde 25’i işe alım kalitesini doğru ölçebildiğinden yüksek düzeyde emin. SHRM verisinde ise şirketlerin yalnızca yüzde 20’si işe alım kalitesini sistematik olarak takip ediyor. Bu nedenle AI destekli işe alım uygulamalarının başarısının yalnızca süreçte sağlanan hızla değil, işe alım sonrasındaki performans ve çalışanı elde tutma gibi sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Büyük şirketler AI kullanımında önde Yapay zekâ kullanımında şirketlerin büyüklüğü ve sektörleri de belirleyici oluyor. SHRM verilerine göre İK süreçlerinde AI kullanımı özel şirketlerde yüzde 45, kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda yüzde 38, yerel yönetimlerde yüzde 35 ve kamu kuruluşlarında yüzde 19 seviyesinde. Bilgi teknolojileri, finans ve sigorta, profesyonel ve teknik hizmetler, üretim, inşaat ve enerji sektörleri ise yapay zekâ kullanımının daha yoğun olduğu alanlar arasında bulunuyor. Büyük şirketlerin yüksek başvuru hacmi, daha gelişmiş veri altyapısı ve teknoloji yatırımlarına ayırabildikleri daha yüksek bütçeler nedeniyle dönüşümde öne çıktığı görülüyor. Aday deneyiminde hız kadar insan dokunuşu da önemli Yapay zekânın işe alım süreçlerinde yaygınlaşması aday deneyimini de yeniden şekillendiriyor. Hızlı geri dönüş, kolay mülakat planlama ve düzenli bilgilendirme adayların süreçte daha iyi bir deneyim yaşamasını sağlayabiliyor. Ancak insan iletişiminin tamamen ortadan kalkması veya adaylara değerlendirme süreci hakkında yeterli açıklama yapılmaması güven kaybına yol açabiliyor. Buna karşılık nihai işe alım kararının tamamen yapay zekâya bırakılması da güven, etik ve mevzuat açısından tartışmaları beraberinde getiriyor. İdenfit, teknolojinin adayın değerlendirilmesini destekleyen bir araç olarak konumlandırılmasının, insan değerlendirmesiyle birlikte kullanıldığında daha sağlıklı sonuçlar sağlayacağına dikkat çekiyor. İdenfit’in platform verileri de yapay zekâ destekli işe alım süreçlerinin performansını ölçmek için farklı göstergeler sunuyor. AI mülakat daveti ve tamamlama oranları, adayların AI mülakatını terk ettiği aşamalar, başvurudan ilk değerlendirmeye ve mülakata geçiş süreleri ile işe alım dönüşümü en yüksek kaynaklar bu göstergeler arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde işe alım teknolojilerinde başarıyı belirleyecek temel kriter yalnızca daha fazla AI kullanmak olmayacak. Asıl farkı, yapay zekânın sağladığı verimlilik kazanımlarını insan değerlendirmesiyle birleştirerek daha iyi aday deneyimi ve daha kaliteli işe alım sonuçlarına dönüştürebilen şirketlerin yaratması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Tüneli 2024 – 2025 Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı Haber

Avrasya Tüneli 2024 – 2025 Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı

İstanbul'un iki yakasını deniz tabanının altından karayolu tüneli ile birbirine bağlayan Avrasya Tüneli, yayımladığı 2024–2025 Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, ekonomik, sosyal ve yönetişim alanlarında sağladığı somut katkıları kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’den Yapı Merkezi ve Güney Kore’den SK Ecoplant tarafından Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) modeli ile hayata geçirilen tünel, dokuz yıllık işletme döneminde 180 milyonun üzerinde yolculuk için güvenli ve kesintisiz hizmet sağladı. Tünel, bu dönemde zaman tasarrufu, yakıt tüketiminin azaltılması, emisyonların ve kaza maliyetlerinin düşürülmesiyle şehir içi mobilitenin iyileştirilmesi sayesinde Türkiye ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar ABD doları katkı sağladı. Rapora göre, Avrasya Tüneli'nden 2025 yılında günlük ortalama 77 bin araç geçti. Bu rakam garanti edilen trafik miktarının yüzde 8 üzerinde gerçekleşirken, garanti üzerindeki her geçiş için kamu ile yüzde 30 gelir paylaşımı yapıldı. Öte yandan, Avrasya Tüneli, açıldığı günden bu yana toplam 180 milyon araç geçişine de güvenle ev sahipliği yaptı. Tünel, dokuz yıllık işletme sürecinde kullanıcılarına her bir geçiş için 77 dakika olmak üzere toplam 250 milyon saat zaman kazandırdı. Mesafeyi kısalttığı için 304 bin ton yakıt tasarrufu sağladı, 139 bin ton emisyon azaltıldı ve toplam 687 milyon araç kilometre azalımı ile kaza maliyetleri düşürüldü. Bütün bu kazanımlar birlikte değerlendirildiğinde, Avrasya Tüneli'nin ulaşımı kolaylaştıran bir proje olmanın yanı sıra, ülke ekonomisine ve şehir yaşamına değer üreten stratejik bir altyapı yatırımı olduğu görülüyor. Karbon nötr işletme anlayışı sürüyor Avrasya Tüneli, çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyor. Elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası (I-REC) alan Avrasya Tüneli, sera gazı emisyonlarını ISO 14064 standardına göre hesaplayıp uygun karbon kredileri ile dengeleyerek karbon nötr proje statüsünü 2024 – 2025 döneminde de devam ettirdi. Dokuz yılda gerçekleştirdiği sistem iyileştirmeleri sayesinde yıllık elektrik tüketimini yüzde 80 azaltarak 6,5 milyon kWh seviyesine düşüren tünel, çatı güneş enerjisi santrali ile de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağladı. Tünel, bu yıl aldığı ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası ile su yönetiminde de uluslararası standartlara uyumunu güçlendirdi. Patentli hareketli aydınlatma sistemi ani hız değişimlerini yüzde 69 azalttı Sürdürülebilir şehir mobilitesini destekleyen yenilikçi uygulamalardan biri olan ve kurum içinde geliştirilen Türk patentli Pacemaker (Hız Düzenleyici Hareketli Aydınlatma Sistemi), tünel içerisindeki ani hız düşüşü kaynaklı trafik sıkışıklıklarını yüzde 69, egzoz salımlarını ise yüzde 12'ye kadar azalttı. Trafik verimliliğini yüzde 8,5 artıran bu yenilikçi çalışma, geçtiğimiz yıl UNECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu) tarafından Özel Övgü ödülüne layık görüldü. İstanbul'un sürdürülebilir geleceğine katkı İnşaat ve işletme dönemleri boyunca tüm faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkeleri doğrultusunda yürüten Avrasya Tüneli, bu yaklaşımı sonucunda kaliteli ve sürdürülebilir altyapı yatırımlarını teşvik eden Blue Dot Network (Mavi Nokta Ağı) Sertifikasını almaya hak kazanan dünyanın ilk projesi oldu. Avrasya Tüneli Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, tünelin iki kıtayı birbirine bağlayan bir altyapı yatırımı olmanın ötesinde; düşük karbonlu ulaşımı destekleyen, şehir içi erişilebilirliği artıran, afetlere karşı dirençli altyapısıyla İstanbul’un sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayan stratejik bir şehircilik yatırımı olduğunu ifade etti. Gücüyener, şöyle devam etti: “INRIX Küresel Trafik Raporu’na göre İstanbul, dünyada trafikte en fazla zaman kaybeden şehirlerden biri. Avrasya Tüneli ise, her gün 80 binden fazla yolculuğa ev sahipliği yapıyor. Tünel, milyonlarca kullanıcı için öngörülebilir, hızlı ve güvenli bir kıtalar arası bağlantı demek. Trafik akışını, sistem performansını ve kullanıcı davranışlarını sürekli izliyoruz. Bu verilerle operasyonlarımızı gerçek zamanlı olarak uyarlıyor ve iyileştirmeler yapıyoruz. Böylece Avrasya Tüneli kullanıcılarına günlük 77 dakikalık zaman tasarrufu sağlıyoruz. Özetle, Avrasya Tüneli 16 milyonluk bir metropol için oyunun kurallarını değiştiren bir mobilite çözümü oldu. Dokuz yıldır olduğu gibi bundan sonra da sorumluluk ve güvenle kıtaları geleceğe bağlamaya devam edeceğiz.” İnsan odaklı kurum kültürü dünyaya örnek Avrasya Tüneli’nde finansal sürdürülebilirliği, çevresel, sosyal ve yönetişim unsurlarıyla birlikte yönettiklerine işaret eden Avrasya Tüneli Finans Genel Müdür Yardımcısı Sidem Yavrucu ise, 1,2 milyar ABD doları yatırım maliyetiyle hayata geçirilen tünelin dokuz yıllık işletme sürecinde ülke ekonomine 2,6 milyar ABD doları seviyesinde katkı sağladığını vurguladı. Yavrucu, “2023 yılı son çeyreğinde başlayan; 2024 ve 2025 yıllarında da devam eden gelir paylaşımı aşamasına geçmemiz, kamunun doğrudan fayda elde ettiği sürdürülebilir iş modeline dönüştüğümüzü gösteriyor” dedi. Sürdürülebilir başarının temelinde güçlü kurum kültürünün bulunduğuna da işaret eden Yavrucu, çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurumsal yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak benimsediklerini ifade etti. Yavrucu, bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalarla 2025 yılında Great Place to Work® Sertifikası’nı almaya hak kazandıklarını hatırlattı. Üst yönetimde yüzde 33, yönetici seviyesinde ise yüzde 50 kadın temsil oranıyla sadece ulusal değil uluslararası alanda da örnek kurum olarak gösterildiklerine değinen Yavrucu, “Tünelin faaliyet döneminde hiçbir etik ihlalin yaşanmamış olması da şirketin şeffaflık ve yönetişim yaklaşımını net olarak ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi Haber

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi

Dassault Systèmes, Türk havacılık ve savunma sanayisi tedarikçisi TASECS'in İklimlendirme Sistemleri (ECS) tasarım ve geliştirme süreçlerini iyileştirmek için 3DEXPERIENCE platformunu kullandığını duyurdu. 2019 yılında kurulan bir TUSAŞ iştiraki olan TASECS, askeri ve sivil hava platformları için milli ve yenilikçi çözümler kullanarak iklimlendirme sistemleri tasarlayıp üretmeye odaklanıyor. Küresel çapta havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine ECS sunma konusunda uzmanlaşan şirket için 3DEXPERIENCE platformunu kullanmak, inovasyon ve sürdürülebilirlik yolculuğunda atılmış büyük bir adımı temsil ediyor. Platform tabanlı tasarıma geçişini hızlandırmak amacıyla Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) yetenekleri ve tek bir veri kaynağı sunan entegre bir çözüm arayan TASECS, bu doğrultuda 3DEXPERIENCE platformunu kullanmaya başlayarak kurum içindeki bilgi akışını standart hale getirdi. Havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine özel olarak tasarlanan platform sayesinde şirket, teklif aşamasından teslimata kadar uzanan süreçte verimliliğini artırmak için Dassault Systèmes’in "Engineered to Fly" (Uçmak İçin Tasarlandı) endüstri çözümünden yararlanıyor. Bu yeni sistem, şirketin önceki çalışma yöntemlerine kıyasla %30 zaman tasarrufu elde etmesini ve operasyonel verimliliğini gözle görülür biçimde artırmasını sağlıyor. TASECS, platformun sunduğu iş birliği ortamından yararlanarak sektörün yasal gereksinimlerine tam uyum sağlarken iklimlendirme sistemlerinin konseptten teslimata kadar olan geliştirme sürecini de kolaylaştırıyor. Kabin içi hava sirkülasyonu, sıcaklık kontrolü ve basınçlandırma gibi işlevleri barındıran bu sistemler, havacılık uygulamalarında hem yolcu konforunu hem de operasyonel güvenliği sağlamak için büyük önem taşıyor. 3DEXPERIENCE platformunun entegre tasarım, simülasyon ve yaşam döngüsü yönetimi yetenekleri TASECS'e operasyonel verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve inovasyonu teşvik etmek için gereken tüm araçları sunuyor. TASECS Ürün Müdürü Gülden Şenaltun konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformuna geçerek tasarım ve geliştirme süreçlerimizi hızlandırıyor, ekipler arası iş birliğini güçlendiriyor ve en yüksek güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlıyoruz. 3DEXPERIENCE platformu, havacılık ve savunma sanayisindeki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılayan yeni nesil İklimlendirme Sistemleri tasarlamamız için bize güç veriyor." Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Hakan Kul ise şunları söyledi: "TASECS’in 3DEXPERIENCE platformunu bu denli başarılı bir şekilde kullanması, Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayisinde giderek büyüyen rolünü de gözler önüne seriyor. Türkiye'deki müşterilerimizi her zaman desteklemeye ve çözümlerimiz aracılığıyla yepyeni inovasyon ve verimlilik seviyelerine ulaşmalarına yardımcı olmaya kararlıyız." TASECS artık 3DEXPERIENCE platformuyla sistem tasarımında yepyeni olasılıkları keşfedebiliyor. Şirket, sunduğu çözümlerin hem en ileri teknolojiye sahip hem de çevre dostu olmasını güvence altına almak için iklimlendirme sistemlerinin geliştirilme biçimini baştan aşağı iyileştiriyor ve performanslarını optimize ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Parsan Bakım-Onarım Süreçlerinde Yapay Zeka Teknolojisi Kullanarak Verimliliği Arttırdı Haber

Parsan Bakım-Onarım Süreçlerinde Yapay Zeka Teknolojisi Kullanarak Verimliliği Arttırdı

Yapay zeka ve doküman yönetim teknolojilerini entegre eden proje, üretim hatlarında zaman kayıplarını azaltarak bakım süreçlerinde %20’ye varan verim artışı sağladı. HatFix Projesi, Parsan çalışanlarının sahada yaşanan arızalarda ihtiyaç duydukları teknik dokümanlara anında erişebilmesini sağlamak üzere tasarlandı. Daha önce dokümanlara ulaşmak için harcanan zaman ve operasyonel kayıplar, dijitalleşme sayesinde minimuma indirildi. Proje kapsamında çalışanlar, herhangi bir noktadan herhangi bir tezgâha ait dokümanlara fiziksel evrak taşımadan ulaşabiliyor. Bu sayede hem zaman kaybı ortadan kalktı hem de arıza çözüm süreçleri hızlandı. Yapay Zeka ile ERP Entegrasyonu Parsan BT ekibinin desteğiyle LimonCloud firması ile birlikte geliştirilen proje, kısa sürede yapay zeka destekli doküman yönetimi ve arıza çözümleme uygulamasına dönüştü. Sistemin en önemli bileşenlerinden biri, SAP ERP Bakım Modülü ile yapay zeka modülünün entegre çalışması oldu. Bu entegrasyon sayesinde, geçmiş arıza kayıtları yapay zeka tarafından analiz edilerek bakım operatörlerine en uygun çözüm adımları öneriliyor. Verimlilik ve Maliyet Avantajı Bir Arada Proje devreye alındıktan sonra yapılan ölçümlerde, bakım süreçlerinde %15 ila %30 oranında zaman tasarrufu sağlandığı görüldü. Aynı zamanda, çalışanların doküman arama ve bilgiye ulaşma süreçlerinde yaşanan kayıplar ortadan kalktı. Eğitim sürelerinin kısalması, yeni çalışanların sahaya adaptasyonunu hızlandırdı. Uzun vadede proje, kestirimci bakım (predictive maintenance) kabiliyetleriyle duruş analizlerinin yapılmasına ve sorunlu tezgâhların önceden tespit edilmesine olanak tanıyacak. “Yapay Zeka ile Bakım Süreçlerinde Yeni Bir Dönem Başlattık” Parsan Bakım-Onarım Departmanı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sürece başlarken amacımız, saha çalışanlarımızın arıza anlarında ihtiyaç duydukları dokümanlara en hızlı şekilde ulaşmalarını sağlamaktı. LimonCloud iş birliğiyle başlattığımız bu süreç, kısa sürede yapay zeka destekli bir doküman yönetim sistemine dönüştü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.