Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zaman Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Zaman Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zaman Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Düğün Öncesi Beslenmede Yapılan Hatalara Dikkat Haber

Düğün Öncesi Beslenmede Yapılan Hatalara Dikkat

Düğün hazırlıklarının yoğun temposunda beslenmeyi ikinci plana atan çiftler için pratik bir çözüm sunan Rafinera, farklı ihtiyaçlara yönelik paketleriyle gelin ve damat adaylarının büyük güne daha hafif, enerjik ve iyi hissederek hazırlanmasına destek oluyor. Evlilik hazırlıkları, hayatın en heyecanlı ama bir o kadar da tatlı bir koşturmacayla geçen dönemlerinden biri. Gelinlik ve damatlık provaları, davetiyeler, ev dekorasyonu derken bu yoğun tempoda çiftlerin en sık ihmal ettiği konuların başında beslenme geliyor. Özellikle bu dönemde yaşanan yoğun stres, düzensiz öğünler ve uykusuzluk; hem enerji düşüklüğüne hem de ödem, şişkinlik ve kilo dalgalanmalarına zemin hazırlayabiliyor. Oysa düğün öncesi dönemde amaç yalnızca kilo vermek değil; vücudu dengede tutmak, kendini iyi hissetmek ve o özel güne en iyi haliyle hazırlanmak. Türkiye'de kapıya teslim sağlıklı yemek servisinin öncülerinden Rafinera, bu yoğun süreçte hem gelin hem de damat adaylarına farklı ihtiyaçlara yönelik beslenme paketleriyle pratik, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Düğün Öncesi Beslenmede Yapılan Hatalara Dikkat Yeni bir hayata adım atma sürecinde yaşanan stres, uyku düzenindeki değişimler ve yoğun tempo, iştahı dalgalandırırken besin seçimlerini de doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle öğünlerin atlanmasının ya da hızlı ve dengesiz beslenmenin, vücudun su tutmasına ve şişkinlik hissinin artmasına neden olabileceğini vurgulayan Rafinera Diyetisyeni Beyzanur Kul,düzenli, dengeli ve yeterli protein içeren bir beslenme planının bu süreçte kritik rol oynadığını ifade ediyor ve şu bilgileri paylaşıyor: “Düğün hazırlıklarının getirdiği yoğun tempo, çiftlerde hızla sonuç alma arzusunu artırabiliyor. Ancak bu süreçte başvurulan kontrolsüz kalori kısıtlamaları ve tek tip beslenme programları, bazal metabolizma hızının düşmesine ve kas kütlesi kaybına yol açarak uzun vadede metabolik adaptasyonu olumsuz etkilemektedir. Bu kritik dönemde yapılması gereken en doğru hamle, vücudu kısıtlayıcı listelerle fizyolojik ve psikolojik strese sokmak yerine, makro ve mikro besin ögeleri açısından dengeli ve planlı bir beslenme stratejisi izlemektir. Bu doğrultuda, kalori kısıtlaması planlanırken, kas kütlesinin korunması ve tokluk hormonlarının sağlıklı şekilde desteklenmesi için yeterli protein ve lif alımı ile porsiyon kontrolü büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda, sirkadiyen ritme uygun olarak düzenli öğün saatlerinin planlanması, stres hormonu olan kortizolün tetiklediği su tutulumu, ödem ve şişkinlik problemlerini en aza indirmek açısından büyük önem taşımaktadır.” Son Dakika Diyetleri Yerine Dengeli Bir Plan Bu yoğun dönemde çiftler için en büyük ihtiyaçlardan biri de zaman yönetimi. Düğün hazırlıkları sırasında birçok kişi kısa sürede kilo vermeye odaklansa da, her çiftin ihtiyacı aynı olmayabiliyor. Kimileri gelinlik ya da damatlığın içinde biraz daha hafif hissetmek isterken, kimileri mevcut formunu korumayı, kimileri ise sağlıklı şekilde kilo almayı hedefleyebiliyor. Önemli olan ise bu süreci aç kalarak ya da tek tip beslenerek değil, sürdürülebilir bir planla yönetebilmek. Rafinera; Classic, Protein Plus ve Aralıklı Oruç (IF) gibi farklı yaşam tarzlarına ve hedeflere yönelik geliştirdiği zengin paket seçenekleriyle çiftlerin düğün hazırlıkları sırasında düzenli ve dengeli beslenmelerine destek oluyor. Formunu korumak veya kontrollü şekilde kilo vermek isteyenler için Classic paket öne çıkarken, yüksek protein dengesiyle hazırlanan Protein Plus paketi daha aktif bir yaşamı benimseyen ya da kas kütlesini korumak ya da artırmak isteyen çiftler için harika bir alternatif oluyor. Belirli saat aralıklarında beslenmeyi tercih edenler içinse Aralıklı Oruç (IF) paketi, bu süreçte beslenme düzenini daha planlı şekilde sürdürmek isteyenlere alternatif sunuyor. Zamandan Tasarruf Sağlarken Stresi Azaltıyor Rafinera, düğün öncesindeki yoğun programda yemek planlama, alışveriş ve hazırlık yükünü üstlenerek çiftlerin zaman yönetimini kolaylaştırıyor. Her gün kapıya teslim edilen dengeli öğünler sayesinde enerjilerini düğün hazırlıklarına yönlendirebilen çiftler, son düzlüğü beslenme kaygısından uzak ve iyi hissetmeye odaklanarak geçirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor Haber

Gemi Turlarına İlgi Her Yıl Artıyor

Konforlu seyahat imkânı ve farklı destinasyonları tek tatilde keşfetme fırsatı sunan kruvaziyer turları, son yıllarda tatilcilerin en çok tercih ettiği turizm seçeneklerinden biri haline geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13,2 artarak 2 milyon 138 bin 136’ya ulaştı. Aynı dönemde Türkiye limanlarına yanaşan kruvaziyer gemi sayısı da yüzde 15,1 artış göstererek 1375’e çıktı. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı’ya göre, “uçuşsuz seyahat” isteğinin artması ve “yavaş seyahat” yaklaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte, gemi turlarına geçtiğimiz yıl belirgin şekilde artan talebin bu yıl daha da güçlenmesi bekleniyor. Daha geniş kitleye hitap ediyor Gemi turları uzun yıllar belirli bir kitleye hitap ederken, son dönemde gençler ve yoğun tempoda çalışan profesyoneller tarafından da yoğun ilgi görüyor. Farklı destinasyonları tek plan içerisinde deneyimleme imkânı, zaman yönetimi açısından avantaj sağlarken, gemi üzerindeki sosyal alanlar ve etkinlikler bu tatili aynı zamanda bir sosyalleşme deneyimine dönüştürüyor. Daha konforlu ve stressiz bir seyahat deneyimi arayan misafirler, gemi turlarına yöneliyor. Yavaş seyahat yaklaşımı ise yolculuğun kendisini de deneyimin bir parçası haline getiriyor. Gemi turları, destinasyonlar arasında acele etmeden, planlı ve keyifli bir seyahat sunarak bu beklentiyi karşılıyor. Türkiye çıkışlı rotalar ve Yunan Adaları önde Türkiye çıkışlı gemi turları, pratiklik ve erişilebilirlik açısından öne çıkıyor. İstanbul ve Kuşadası kalkışlı programlar, misafirlere kolay ulaşım avantajı sağlıyor. Yunan Adaları, gemi turlarında en çok tercih edilen rotalar arasında yer alıyor. Kapıda vize veya vizeli seçeneklerle sunulan Mikonos, Santorini, Rodos ve Kos gibi destinasyonlar, özellikle kısa süreli tatillerde yoğun talep görüyor. Akdeniz ve Adriyatik rotalarında İtalya, Fransa ve İspanya kıyılarını kapsayan daha kapsamlı programlar da dikkatleri çekiyor. Kişiye özel kampanyalar sunuluyor Avrupa, Asya, Amerika dâhil dünyada limanı olan tüm ülkelerde misafirlerine çok sayıda Cruise Tur alternatifleri sunan Coral Travel, kampanyalarla da bu ilgiyi destekliyor. Yeşil pasaport sahibi misafirlere özel indirim fırsatları, belirli dönemlerde sunulan avantajlı fiyatlar ve farklı ödeme seçenekleri, tatil planlarını daha erişilebilir hale getiriyor. Coral Travel Türkiye, gemi turları dahil tüm ürünlerinde misafirlerine bütünleşik bir deneyim sunuyor. Yetkili acenteler, çağrı merkezi ve dijital kanallar üzerinden sunulan rezervasyon imkanları da gemi turlarına erişimi kolaylaştırıyor. Konfor ve deneyim odaklı tatil Mehmet Kamçı gemi turlarına ilginin son yıllarda giderek artışını şöyle değerlendirdi: “Gemi turlarına olan ilginin son yıllarda belirgin şekilde arttığını görüyoruz. Özellikle gençler ve yoğun iş temposunda çalışan profesyoneller, ulaşım stresi yaşamadan farklı destinasyonları deneyimleyebilecekleri tatil alternatiflerine yöneliyor. Uçuşsuz seyahat tercihleri ve yavaş seyahat yaklaşımı da bu ilgiyi destekliyor. Türkiye çıkışlı programlarımız ve Yunan Adaları başta olmak üzere sunduğumuz farklı rotalarla misafirlerimize konforlu ve deneyim odaklı bir tatil sunuyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı Haber

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı

Açılışa Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy katılım sağladı. Gençlere kültür, sanat, teknoloji, akademik gelişim ve gönüllülük alanlarında çok yönlü imkanlar sunacak olan Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi, bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmaların sahadaki güçlü adreslerinden biri olacak. Merkezde bağımlılık farkındalık eğitimlerinden kişisel gelişim programlarına, akademik destek çalışmalarından dijital beceri eğitimlerine, sanat atölyelerinden medya ve içerik üretim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülecek. “BURADAN BİR ÇAY İÇEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE DESTEK VERMİŞ OLACAK” Açılışta konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, gençlik merkezlerinin bağımlılıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Yeşilay'ımız için çok mutlu, çok gururlu bir gün. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden bir tanesinde, Esenyurt'ta çok nezih bir mekanı hizmete açıyoruz. İnşallah bu mekan; gençlerimizin güzel vakit geçireceği, nitelikli paylaşımlarda bulunacağı bir mekan olacak. Burada hem Yeşilay'ımızın ürünleri, Yeşilay'ımızın mesajları yer alıyor. Hem de buradaki Cafe 1920 gelirleri yine bağımlılıkla mücadele çalışmalarında, gençlik çalışmalarında burs olarak, etkinlik olarak değerlendiriliyor. O yüzden buraya gelen, buradan bir çay, bir kahve içen herkes aslında bağımlılıkla mücadeleye de çok ciddi bir destek vermiş oluyor. İnşallah Esenyurt için, İstanbul için hayırlı, uğurlu olur diyorum.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE TÜM KURUMLARIMIZ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen de açılışta gerçekleştirdiği konuşmada bağımlılıklarla mücadeleye değindi: “Bağımlılık toplumsal bir mücadele ama öncelikle bağımlılığa giden yoldaki sebeplerin de ortadan kaldırılması için bütün kurumlarımız iş birliği içerisinde çözümler üretmek için gayret sarf ediyor. Bu kapsamda Yeşilay Gençlik Merkezimiz de inşallah güzelliklere vesile olur.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YEŞİLAY İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ” Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise konuşmasında gençlere yönelik koruyucu ve destekleyici hizmetlerin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yeşilay'la sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bağımlılıklarla mücadele toplumsal bir mesele. Sadece emniyet güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin yürüteceği bir mücadele değil; aynı zamanda STK'ların, toplumun ileri gelenlerinin de destek vermesi gereken bir mücadele. Yeşilay bu mücadelede 100 yıldır önderlik yapıyor. Bu tesisin buraya açılması da son derece önemli bir adımdır.” ESENYURT BELEDİYESİ’NDEN YEŞİLAY’A TAM DESTEK Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy da Esenyurt’ta gençlere kazandırılan merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şunları kaydetti: “Esenyurt Belediyesi, Yeşilay ve topluma faydası olan tüm STK’ların hizmetindedir. Hepimizin çocukları için bağımlılıklarla mücadeleye desteğimiz sürecektir.” GENÇLİK MERKEZLERİ EĞİTİM HAYATINA DA DESTEK SUNACAK Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nde alkol, tütün, madde, internet ve kumar bağımlılıklarına yönelik farkındalık eğitimlerinin yanı sıra iletişim, liderlik ve zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimleri de verilecek. Merkezde üniversite sınavına hazırlık dersleri, yabancı dil eğitimleri ve dijital beceri programlarıyla gençlerin akademik ve mesleki gelişimleri desteklenecek. YILLIK 30 BİNİ AŞKIN GENCE VE YETİŞKİNE ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nden günlük ortalama 130 ila 210 kişinin faydalanması öngörülüyor. Yoğun dönemlerde bu sayının artması beklenirken merkezin haftalık ortalama 550 ila 800 kişiye ulaşması, yıllık bazda ise 30.000’in üzerinde gence ve yetişkine hizmet sunması hedefleniyor. İSTANBUL’DAKİ İKİNCİ, TÜRKİYE’DEKİ BEŞİNCİ YEŞİLAY GENÇLİK MERKEZİ Fatih Cerrahpaşa Prof. Dr. Hakan Ertin Gençlik Merkezi’nin ardından Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılmasıyla birlikte İstanbul’daki Yeşilay Gençlik Merkezi sayısı 2’ye yükseldi. Türkiye genelinde ise İstanbul’da 2, Sakarya’da 1, İzmir’de 1 ve Rize’de 1 olmak üzere toplam 5 Yeşilay Gençlik Merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı sonuna kadar 11 Gençlik Merkezi’nin faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği

İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, üçüncü sınıf öğrencilerine yönelik ID 302 endüstriyel tasarım stüdyosu dersi kapsamında Arçelik ile bir eğitim iş birliğini hayata geçirdi. Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, Rana İmam Esirger, Umut Pulat ve Özgür Mutlu Öz yürütücülüğünde gerçekleştirilen stüdyo çalışması, öğrencilere küçük ev aletleri tasarımının kuramsal ve pratik temellerini deneyimleme olanağı sundu. Ders kapsamında ele alınan “Ev Temizliği” teması doğrultusunda öğrenciler, Arçelik markası için yeni nesil temizlik çözümleri geliştirdi. Tasarımlarda fiziksel ürünlerin yanı sıra akıllı dijital kullanıcı deneyimine de odaklanıldı. Proje süreci, Arçelik’in tasarım ve mühendislik ekiplerinde görev yapan uzmanların mentorluğuyla yürütüldü. Sektör profesyonelleri dönem boyunca öğrencilere endüstriyel standartlar, sürdürülebilirlik ve pazar beklentileri konularında bütüncül bir bakış açısı kazandırdı. Malzeme seçiminden ileri üretim tekniklerine, kullanıcı deneyiminden çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine kadar endüstriyel tasarımın tüm bileşenlerini kapsayan çalışmalar santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen sergide ziyaretçilerle buluştu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Lisans eğitiminde kurduğumuz sektörel iş birlikleri, öğrencilerimizin iş dünyasının beklentilerini ve güncel pratikleri erkenden öğrenmesini sağlıyor. Öğrencilerimiz, üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde portfolyolarını güçlendirme; networking, zaman yönetimi ve takım çalışması yetkinliklerini geliştirme imkânı buluyor. 2025-2026 Güz döneminde Arçelik ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, öğrencilerimizin üniversiteden iş hayatına daha donanımlı ve özgüvenli bir şekilde geçiş yapmalarına katkı sağladığına inanıyoruz.” Arçelik Beyaz Eşya Tasarımı Direktörü Özgür Mutlu Öz ise şunları dile getirdi: “Arçelik Tasarım Ekibi olarak bu iş birliğinden büyük heyecan duyduk. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen tasarım eğitimi kapsamında, genç meslektaşlarımızın gelişimine katkı sağlarken onların farklı bakış açılarını birlikte tartışma ve değerlendirme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizi, profesyonel hayatta karşılaşacakları tasarım problemleriyle tanıştırma imkânı yakaladık. Hem süreç hem de ortaya çıkan çalışmalar açısından oldukça verimli bir dönem geçirdiğimize inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor Haber

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor

Özellikle izin süreçlerini tamamlamış ve uzun süredir hazırlığı yapılan rüzgâr projelerinin 2026 yılı itibarıyla sahada karşılık bulması öngörülürken; yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama disiplininin sektör açısından belirleyici hale geldiği görülüyor. 2025 yılı ile 2026’nın ilk çeyreği, izin süreçlerindeki iyileştirmeler açısından bugüne kadarki en yapıcı dönemler arasında yer alıyor. Geride kalan iki kritik düzenleme ve uygulamada yapılması öngörülen sadeleştirmelerle, bugün ortalama 5,4 yıl olan yatırıma geçiş sürelerinin orta vadede 15–18 ay bandına çekilmesi mümkün hale gelebilecektir. Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kıbrıs’ta Öğrenciler İçin Ücretsiz İlan Ve Yapay Zeka Dönemi Başlıyor Haber

Kıbrıs’ta Öğrenciler İçin Ücretsiz İlan Ve Yapay Zeka Dönemi Başlıyor

Kıbrıs’taki üniversite öğrencilerinin yaşam maliyetleri ve barınma sorunlarına dijital bir çözüm iddiasıyla çıkan ogrenciadasi.com erişime açıldı. Platform, yüksek enflasyon ve ada şartlarında zorlanan öğrenciler için emlak, iş ilanları ve ikinci el eşya pazarını tamamen ücretsiz bir modelle tek çatı altında topluyor. Sistem, sadece bir ilan sitesi olmanın ötesinde, bölgeye yeni gelenlerin adaptasyon sürecini hızlandırmayı hedefliyor. "Ada" isimli yapay zeka asistanı, resmi işlemlerden ulaşım hatlarına kadar adadaki günlük yaşama dair soruları yanıtlıyor. Kullanıcılar, "Ada Panosu" üzerinden anlık duyurular paylaşabilirken; yerel işletmeler de öğrenci odaklı hizmetlerini doğrudan bu kitleye ulaştırabiliyor. Platformun tamamen ücretsiz olması, aracılık maliyetlerini ortadan kaldırarak öğrenci bütçesine doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor. Özellikle ev arkadaşı arama ve eşya devri gibi süreçlerin dijitalleşmesi, öğrencilerin güvenlik ve zaman yönetimi konusundaki risklerini azaltabilir. Platform yetkilileri, ilan güvenliği ve veri koruma süreçlerinin aşamalı olarak geliştirileceğini ve sistemin kullanıcı geri bildirimleriyle sürekli güncelleneceğini belirtiyor. İlanların güncelliği ve sahte içeriklerin nasıl engelleneceği, platformun uzun vadeli başarısında belirleyici rol oynayacak. Bölgedeki emlak ve hizmet sektörünün bu dijital hamleye nasıl tepki vereceği ise merak konusu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak Haber

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak

Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor Haber

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan odaklı yaklaşımı ve güçlü kurum kültürüyle küresel çapta en iyi işverenler arasında yer alıyor. Great Place to Work® tarafından hazırlanan “Dünyanın En İyi İşverenleri 2025” listesinde ilk 10’da yer alan TP, 69 ülkede sahip olduğu Great Place to Work® sertifikalarıyla, globaldeki 500 bini aşkın çalışanının %97’sine kapsayıcı, güvenli ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı sunuyor. TP Türkiye & Azerbaycan İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Jülide Marangoz, çalışan gelişimine yönelik vizyonlarını şu sözlerle aktarıyor: “TP olarak insana yapılan yatırımın, geleceğin en güçlü iş stratejisi olduğuna inanıyoruz. Eğitim ve gelişim yatırımlarımızla ekiplerimizi yarının liderleri olarak yetiştiriyoruz. Araştırmalar, iş dünyasının %73'ünün beceri geliştirme konusunda daha fazla destek beklediğini ve uzun vadeli yetenek stratejilerinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Biz de bu doğrultuda, çalışanlarımızın gelişimini destekleyen, potansiyellerini açığa çıkaran ve kariyer yolculuklarını uzun vadede güçlendiren bir kurum kültürü inşa ediyoruz. Bu sürecin merkezine dijital becerileri yerleştiriyoruz. McKinsey verileri gösteriyor ki dijital yetkinlikleri güçlü şirketler, performansta 4 kata kadar fark yaratıyor. Biz de bu bilinçle kişiselleştirilmiş, sürekli güncellenen eğitim programlarımızla dijital becerileri çalışanlarımızın yetkinlik setine entegre ediyoruz. İnsana ve gelişime odaklanan yaklaşımımızla uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” TP, Çalışan Gelişimini Stratejik Eğitim Programlarıyla Destekliyor TP, çalışan gelişimini desteklemek amacıyla kapsamlı eğitim programları yürütüyor. Yeni katılan çalışanlar için tasarlanan Preboarding & Onboarding Programı, hoş geldin aramaları, buddy desteği, İSG ve soft skill eğitimleriyle çok yönlü bir adaptasyon süreci sunuyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen Foundation eğitimleri teknik bilgi, liderlik ve zaman yönetimi gibi konularda yetkinlik kazandırırken, hazırlık seviyeleri Readiness Score ile ölçülüyor. Yüksek performans gösteren çalışanlara yönelik Jump! Programı ise teknik ve davranışsal eğitimler, mentorluk ve yetenek havuzunda kariyer fırsatlarıyla geleceğin liderlerini yetiştiriyor. Bu çok katmanlı yaklaşım, TP’nin çalışanlarına bugünün ötesinde güçlü bir kariyer yolculuğu sunmasını sağlıyor. Dijital Geleceği Çalışanlarının Yetkinlikleriyle Şekillendiren Vizyon TP, dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, yetkinlik gelişimini merkeze alan bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Global eğitim sistemi üzerinden sunulan e-learning içerikleriyle sürekli öğrenme desteklenirken, Citizen Developer Programı teknolojiye yatkın ekiplerin dijital becerilerini güçlendiriyor. İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Micro MBA programı ise yöneticilere dijital çağda liderlik, stratejik düşünme ve dönüşüm yönetimi alanlarında gelişim imkânı sunuyor. TP’de öğrenme ve gelişim, güçlü bir paylaşım kültürüyle de destekleniyor. TP Talks etkinlikleriyle ekipler düzenli olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşırken, Friday Post aracılığıyla sunulan içerikler liderlikten zaman yönetimine kadar pek çok alanda gelişimi teşvik ediyor. Bu yaklaşım, TP’nin sürekli öğrenmeyi temel alan kurum kültürünü güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı “IndoMate”i Başlattı! Haber

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı “IndoMate”i Başlattı!

Gençlerle güçlü bir bağ kurmayı uzun yıllardır marka stratejisinin merkezine alan Indomie, bu programla üniversite kampüslerindeki genç enerjiyi ve öğrencilerin yaratıcı fikirlerini süreçlerinin merkezine almayı hedefliyor. Indomie’nin üniversite öğrencileriyle yıllardır kurduğu güçlü bağı daha stratejik bir yapıya dönüştüren kampüs elçiliği programı IndoMate, 2026 Bahar dönemi itibarıyla ilk etapta İstanbul’daki üniversitelerde hayata geçirilecek. Belirli kriterler doğrultusunda seçilecek öğrencilerden oluşacak program, marka temsili görevlerinin yanında etkinlik planlama, saha pazarlaması ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda sorumluluk üstlenecek. IndoMate marka elçileri, kampüslerinde Indomie adına yürütülen faaliyetlerin sahadaki uygulayıcıları olurken gerçek marka projeleri üzerinden sorumluluk alarak pazarlama dünyasının dinamiklerini birebir deneyimleme imkanı bulacak. Program, öğrencilere üniversite hayatları devam ederken profesyonel iş yapış biçimlerini öğrenme ve kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunuyor. “Gençlerle Bağ Kurmanın En Etkili Yolunun Sahada Olduğuna İnanıyoruz” Kampüs elçiliği programı IndoMate için değerlendirmelerde bulunan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, “Indomie olarak gençlerle bağ kurmanın en etkili yolunun onları sahaya dahil etmek olduğuna inanıyoruz. Bu bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz IndoMate, klasik bir marka elçiliği programının ötesinde öğrencilerin etkinlik planlama, saha pazarlaması, yaratıcı içerik üretimi, sektör trendlerini takip etme, hızlı çözüm üretme kabiliyeti, operasyonel koordinasyon, takım çalışması ve zaman yönetimi gibi iş hayatının temel dinamiklerini gerçek projeler üzerinden deneyimledikleri bütüncül bir yapı sunuyor. Gençlerin yaratıcılığını ve enerjisini markamızın iletişim süreçlerine dahil ederken, aynı zamanda onlara profesyonel hayata dair somut kazanımlar sağlamayı amaçlıyoruz. Sahada edindikleri deneyimlerin, öğrencilerin kariyer yolculuklarında önemli bir referans noktası oluşturacağına inanıyoruz. Genç yeteneklerle birlikte üretmek ve öğrenmek, onları keşfetmek, gelişimlerini desteklemek ve kariyerlerinin ilk adımlarında yanlarında olmak Indomie Türkiye olarak bizim için büyük bir değer taşıyor.” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.