Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zanaat

Kapsül Haber Ajansı - Zanaat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zanaat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Geride Kaldı Haber

Manisa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Geride Kaldı

Yaşayan Miras sergileri, geleneksel sanat atölyesi ve FotoMaraton etkinlikleri yoğun ilgi görürken, her yaştan ziyaretçi festival coşkusunu gün boyu hissetti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatı Türkiye’nin dört bir yanına taşıyarak şehirlerin özgün kimliğini ve kültürel zenginliğini görünür kılmaya devam ediyor. Tarihi dokusu, kültürel birikimi ve festival boyunca ev sahipliği yaptığı etkinliklerle öne çıkan Manisa ziyaretçilerine sanatla iç içe güçlü bir festival başlangıç sundu. MANİSA’DA SERGİLER ÖNE ÇIKIYOR Festival kapsamında Manisa’da kapılarını açan sergiler, geleneksel mirastan kutsal emanetlere uzanan geniş içeriğiyle sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Farklı temalarda hazırlanan sergiler, ziyaretçilere hem kültürel hafızayı yakından tanıma hem de zengin sanat birikimini deneyimleme fırsatı sundu. Manisa Müzesi Etkinlik Salonu’nda sanatseverlerle buluşan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi, Osmanlı padişahlarının kutsal topraklara duyduğu bağlılığı ve Haremeyn’e uzanan tarihsel mirası gözler önüne serdi. Hüsn-i hat levhaları, surre alaylarıyla gönderilen keseler, Kâbe’nin iç ve dış örtülerine ait parçalar, Kâbe kuşağı detayları ve seçkin Kur’an-ı Kerim nüshalarıyla şekillenen sergi; ziyaretçileri adeta manevi bir yolculuğa çıkardı. Saray geleneklerinden süzülen bu özel seçki, Osmanlı’nın mukaddes emanetlere verdiği değeri etkileyici bir anlatımla sanatseverlerle buluşturdu. Fatih Sergi Salonu’nda kapılarını açan “Yaşayan Miras: Manisa Sergisi” ise kentin somut olmayan kültürel miras unsurlarını görünür kılarak ziyaretçileri geleneksel sanatlarla buluşturdu. Tezhip, minyatür, katı’, çini, filografi, seramik, porselen, ebru, deri işleri, iğne oyası, dokuma işleri,taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsurunu bir araya getiren sergi; ustaların el emeğini, bilgi birikimini ve estetik anlayışını yansıttı. FOTOĞRAF TUTKUNLARI FESTİVALDE BULUŞTU Festival kapsamında gerçekleştirilen “FotoMaraton Manisa” ve “FotoMaraton Çocuk”, fotoğraf tutkunlarını şehri farklı bir gözle keşfetmeye davet etti. Profesyonel ve amatör katılımcılar belirlenen temalar doğrultusunda Manisa’nın tarihi dokusunu, gündelik yaşamını ve kültürel zenginliğini kadrajlarına taşırken; çocuklar da aileleriyle birlikte fotoğrafın yaratıcı dünyasıyla buluştu. Gün boyunca renkli anlara sahne olan etkinlik, festivalin en hareketli ve ilgi gören buluşmalarından biri olarak öne çıktı. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİLERLE GELECEĞE TAŞINDI Festival kapsamında gerçekleştirilen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Zeytincilik”, bölgenin önemli üretim geleneklerinden biri olan zeytinciliği odağına aldı. Programda zeytinciliğin tarihsel geçmişi, üretim biçimleri ve toplumsal yaşam içerisindeki yeri ele alınırken, katılımcılar bu köklü mirasa dair kapsamlı bilgiler edinme fırsatı buldu.Zeytincilik geleneğinin kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi birikimine dikkat çekilen söyleşi, festivalin yaşayan miras temalı etkinlikleri arasında yer aldı. GELENEKSEL SANAT YENİ KUŞAKLA BULUŞTU Festival kapsamında düzenlenen Çinicilik Atölyesi, geleneksel el sanatlarını yeni kuşaklarla buluşturdu. Çinicilik Atölyesi’nde Türk çini sanatının geleneksel üretim teknikleri ve estetik dili katılımcılarla buluştu. İznik ve Kütahya’da gelişen bu köklü sanat; zengin renkleri, çiçek ve geometrik motifleriyle dikkat çekerken sır altı, sır üstü, mozaik ve renkli sır gibi tekniklerle Osmanlı estetiğinin önemli bir taşıyıcısı olarak öne çıktı. Katılımcılar, ustalar eşliğinde çini sanatının inceliklerini deneyimleme imkânı buldu. MİNİK ZİYARETÇİLER FESTİVALİN NEŞESİ OLDU Festival kapsamında kurulan “Çocuk Köyü”, minik ziyaretçileri eğlence ve keşif dolu etkinliklerle buluşturdu. Şişme oyun parkları, dijital oyun alanları, panayır çadırları, yaratıcı atölyeler, geleneksel yarışmalar ve Karagöz atölyesiyle çocuklar gün boyu keyifli vakit geçirirken; VR Balon Turu gibi interaktif deneyimler etkinlik alanına renk kattı. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği Çocuk Köyü, festivalin en neşeli buluşma noktalarından biri oldu. “Aselsan Çocuk Şenliği” ise Tekno Macera Tırı ile çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Teknoloji sergileri, artırılmış gerçeklik deneyim alanları, interaktif dijital kitap uygulamaları, bilim şovları ve Mucitler Müzesi Sergi Alanı ile çocuklara yeni nesil bir öğrenme ve keşif ortamı sunuldu. Etkinlik, çocukların bilime ve teknolojiye olan ilgisini artıran en dikkat çekici festival duraklarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'Bursa Bıçağı' Dünya Sahnesinde Haber

'Bursa Bıçağı' Dünya Sahnesinde

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanında, ordunun kılıç ve kama gibi silah ihtiyaçlarının karşılanması bakımından demir işlemeciliğinin de başkenti olan Bursa’nın 700 yıllık geçmişe sahip bıçakları, Büyükşehir Belediyesi tarafından 1-2-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 3. Uluslararası Bursa Bıçak Festivali ile tekrar vitrine taşınıyor. BIÇAĞIN USTALARI BURSA’DA Teknolojiyle dönüşen bıçakçılık sektörünün geniş bir çerçevede ele alındığı festivalde, Rusya ve Almanya’dan gelen zanaatkârların yanı sıra Bursa başta olmak üzere Denizli, Eskişehir, Trabzon, Ankara, İstanbul, Sakarya, Kocaeli, İzmir, Bilecik ve Balıkesir’den katılan ustalarla birlikte toplam 100 profesyonel stant yer alıyor. Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Bıçakçılık ve El Aletleri Teknolojisi Bölümü, Denizli Belediyesi, Trabzon Sürmene Belediyesi ve Off The Grid Türkiye ekibi de fuara katılıyor. Programda çocuklar ve ailelere yönelik eğitici atölyeler ile rengârenk etkinlikler de düzenleniyor. “DAHA GENİŞ KİTLELERLE BULUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ” Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa bıçakçılığının, yüzyılların emeğini ve ustalığını taşıyan özel bir zanaat olduğunun altını çizdi. Bursa’nın geleneksel zanaat mirasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedeflediklerini anlatan Başkan Vekili Biba, “İlki 2012 yılında düzenlenen bıçak yarışmasını bu yıl da gerçekleştiriyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yaşayan zanaatları ve üretim kültürünü, şehir mirasımızın önemli bir parçası olarak kabul ediyoruz” dedi. “2027 YILINDA DÜNYA BIÇAK SEKTÖRÜNÜN KALBİ BURSA’DA ATACAK” İlk olarak 2017 yılında dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe döneminde bıçakçılığı gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Bursa Bıçak Müzesi’nin açıldığını anlatan Başkan Vekili Biba, “Bıçak Müzesi, bugün tarihi bir yapı olan Balibey Han’ın teras katında ziyaretçilerini ağırlıyor. Dünya Bıçak Başkentleri Birliği’nin 2027 yılı buluşmasının Bursa’da yapılacak olması ise hepimiz için ayrı bir gurur. 2027 yılında dünya bıçak sektörünün kalbi Bursa’da atacak. Bu yılki festival de bu büyük buluşmanın önemli bir hazırlığı niteliğini taşıyor. Festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Tüm Bursalıları Bıçak Festivali’ni ziyaret etmeye davet ediyorum” diye konuştu. AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, organizasyonu 20 yıl önce başlattıklarını hatırlattı. Bursa’nın başkent kimliği taşıdığını hatırlatan Altepe, “Bursa aynı zamanda bir zanaatkârlar şehridir. Türkiye’deki bir sanatın başkenti Bursa’dır. Bursa, yıllarca bıçakçılıkla anıldı. Bir sanatkâr çocuğu olarak bu tür değerlerin gelişmesini istedik. Gerçek anlamda katma değer üretilsin istedik. Bıçakçılık sanatının öne çıkmasını arzuladık. Etkinliğin devam ettirilmesinden dolayı büyük mutluluk duydum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu da bıçağın, ustanın alın teri ve sabrının birleşmesiyle ortaya çıkan bir ürün olduğunu ifade etti. Sürmene’nin de bu kültürün merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Azizoğlu, bu tür organizasyonları çok kıymetli bulduklarını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Erol Büker de, üniversite bünyesindeki ‘Bıçakçılık ve El Aletleri Üretim Teknolojisi Programı’nın Türkiye’de ilk ve tek olduğunu hatırlattı. Ustaların el emeği, göz nuruyla yaptığı bıçaklara kendilerinin akademik gözle baktığını anlatan Büker, bıçakçılığa katkı sağlamaya devam edeceklerini söyledi. Pirge Ticari Direktörü Sedat Yamansucu, binlerce yıllık zanaat kültürüne ve demirin ateşle imtihanının sanata dönüştüğü bir sürece hep birlikte tanıklık ettiklerini belirtti. Bursa Bıçağı denince akla keskinlik ve kalite geldiğini anlatan Yamansucu, Pirge olarak bu kültüre sahip çıkmaya devam edeceklerini söyleyerek, festival kapsamında yapılan yarışmaya sponsor olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Bursa Bıçakçılar Derneği Başkanı Fatih Adliğ de, köklü bir tarihi geçmişi olan Bursa Bıçağı’nın her geçen sene daha da zenginleşen festivalle daha fazla tanındığını dile getirdi. Festivalin, 2027 Uluslararası Bıçakçılar Birliği’ne ev sahipliği yapacak olmasının gururunu hep beraber yaşayacaklarını belirten Adliğ, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından Tahtakıran Kılıç Kalkan ekibi tarafından sahnelenen gösteri, izleyenlerden büyük alkış aldı. Bu yıl ‘Sürdürülebilirlik’ temasıyla hazırlanan festival kapsamında düzenlenen ‘Geri Dönüşümden Şef Bıçağı Yarışması’, zanaat ile çevre bilincini bir araya getirdi. Türkiye ve dünya bıçakçılık kültürünün değerli isimlerinden oluşan jüri üyeleri, atık malzemelerden hazırlanan estetik ve işlevsel bıçakları tek tek inceledi. Yapılan değerlendirme sonucunda birinci olan Enes Şener 50.000 lira para ödülünün ve 2027 Fransa Coutellia katılım desteğinin sahibi oldu. Yarışmada ikinci olan Mehmet Türkaydın 30.000 lira, üçüncü olan Furkan Nurullah Hekim ise 20.000 lira kazandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajans

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı Haber

Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali’nde İlk Gün Heyecanı

TARİHİN VE SANATIN IŞIĞINDA BULUŞAN SERGİLER Şanlıurfa, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, birbirinden özel sergilere ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı noktalarına yayılan sergiler, tarih, sanat ve kültürel mirası bir araya getirerek her yaştan sanatseveri ağırlıyor. 2025 yılının “Aile Yılı” temasından ilhamla hazırlanan “Hâne” sergisi; aile, yuva ve nesiller arası bağları geleneksel İslam sanatlarının estetik diliyle ele alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan sergide; 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip, 6 tarihi hat eseri, dijital eserler, geometrik desenlerden oluşan kandiller ve mermer işleme celî sülüs eser yer alıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan bir diğer sergi de Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası ziyaretçilerle buluşturan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi oldu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen Hüsn-i hat levhaları, Kâbe örtüleri, surre alaylarına ait eserler ve Kur’an-ı Kerim nüshalarından oluşan 57 eser yer alıyor. “Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi”nde ise, Hüsn-i hat, kaligrafi, tezhip, minyatür, katı, çini, cilt, seramik, porselen, ebru, ahşap işleri, sedef işleri, metal işleri, dokuma işleri, işlemeler, halı, kilim, tesbih, taş baskı, lüle taşı, taş işleri, bez bebek ve enstrüman yapımı gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru bir araya getirilerek Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerle buluştu. FESTİVAL ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLERLE RENKLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi İç Avlu’da başlayan “FotoMaraton” etkinliğinde her yaştan onlarca fotoğrafçı, festivalin en güzel karelerini yakalamak için yarıştı. “Yaşayan Miras Söyleşisi: Mırra” programında katılımcılar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir araya gelerek kentin önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan mırra geleneği üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Etkinlikte; söyleşi ve atölye programlarıyla zenginleşen festival içeriğinin sunduğu çok yönlü deneyim ile geleneksel sanat atölyelerinin uygulamalı öğrenme imkanı sağlaması çerçevesinde verimli bir paylaşım ortamı oluşturuldu. DOĞA VE TARİHİN İZİNDE KEŞİF YÜRÜYÜŞLERİ “Neolitik İnsanın İzinde 12.000 Yıllık Hikâye: Taş Tepeler Yürüyüşü” kapsamında ise katılımcılar, Çakmaktepe, Sayburç ve Ayanlar hattında düzenlenen yürüyüşlerde bir araya gelerek tarihin izlerini sürme fırsatı elde etti. Bozova/Çatak’ta düzenlenen “Kano” etkinliği ile katılımcılar, bölgenin doğal su güzergahı üzerinde gerçekleştirilen parkurda bir araya gelerek hem sportif bir deneyim yaşama hem de doğa ile iç içe vakit geçirme imkanı buldu. Etkinlik kapsamında katılımcılara, su sporlarının temel dinamikleri eşliğinde farklı bir keşif ortamı sunularak doğa ve kent yaşamını bir arada deneyimleme fırsatı sağlandı. “Takoran Vadisi Doğa Yürüyüşü” etkinliğinde katılımcılar, Fırat Nehri’nin doğal atmosferiyle şekillenen ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğa sahip Takoran Vadisi’nde bir araya gelerek bölgenin eşsiz doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanı buldu. FESTİVAL ÇOCUKLAR İLE ŞENLENDİ Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Arkeopark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” minik misafirlerini ağırlamaya başladı. “Küçük Kalbimde Neler Oluyor: Pırpır Sakinleşiyor” etkinliğinde Çağrı Odabaşı, aynı adlı kitabı üzerinden çocuklarla Şanlıurfa Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde bir araya gelerek minik katılımcılara hikayenin dünyasını yakından tanıma imkanı sundu. Etkinlikte; “Çocuk Köyü” kapsamında dokuz gün boyunca gerçekleştirilen renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar ve oyun alanlarıyla çocuklara çok yönlü bir deneyim alanı oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı Haber

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı

Kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı kapsamında, bu yıl hibe desteği almaya hak kazanan kadın girişimciler ödülleriyle buluştu. Girişim Öncüleri Programı hibe etabında, iş ve STK dünyası profesyonellerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonrasında mikrobiyal gübre, alg tabanlı atık teknolojileri, dijital arıcılık, yeni nesil tarım, aromatik kozmetik, fonksiyonel gıda, çağdaş zanaat, gıda atıklarından biyoplastik üretimi, yerel ürünler, patili dostlar için bilimsel gıda, giyilebilir biyomedikal cihaz, çocuk gelişimi, ekoturizm, tarım makinaları ve sürdürülebilir mobilya gibi farklı alanlarda çözümler üreten 25 yenilikçi girişim öne çıktı. 20 girişimin hibe desteği Alarko Holding tarafından sağlanırken, yenilikçi tarım alanında fark yaratan 5 iş modeli, Alarko Tarım Grubu tarafından desteklendi. Üç yıldır Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına çok boyutlu katkı sağlayan Girişim Öncüleri Programı ödül töreni Alarko Holding Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Alarko Holding Yönetim Kurulu üyeleri, üst düzey yöneticileri ve proje paydaşlarının 25 kadın girişimciyi yakından tanıma fırsatı bulduğu törene önceki yıllarda hibe alan girişimciler de katılarak deneyimlerini paylaştılar. Ümit N. Yıldız: “Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, Girişim Öncüleri Programı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Kadınların karar alma mekanizmalarında ve liderlik rollerinde daha görünür olduğu ülkelerde kalkınma performansının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Kadınların eğitime, iş gücüne ve girişimciliğe eşit katılımı, ekonomileri daha sürdürülebilir ve risklere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Girişimci kadınlar ise inovasyonu besliyor, toplumların dönüşümünü hızlandırıyor, sosyal adalet ve kapsayıcı büyümeyi mümkün kılıyor. Biz de Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” dedi. 72 yıl önce iki genç girişimcinin hayaliyle kurulan Alarko’nun o günden bu yana hep yarınlara iz bırakmak amacıyla çalıştığını belirten Yıldız, toplumsal cinsiyet eşitliğinin Alarko’nun etki stratejisinin temel sütunlarından biri olduğunu kaydetti: “Değerli iş ortağımız Habitat Derneği yürütücülüğünde, bugüne kadar 4.000’den fazla kadına eğitimlerimizle ve 40 girişime de hibe desteğimizle katkı sağladık. Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınlara finansal katkının ötesinde, mentorluk, görünürlük ve nitelikli iş birlikleriyle beslenen bütüncül bir destek modeli sunuyor. Bu ekosistemde birlikte öğrenme, iş birliği ve görünürlük imkânlarıyla girişimci kadınların markalaşma ve büyüme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Bu yıl hibe programımıza Alarko Tarım Grubumuz da “Tarımda Kadın Gücü” projesi çerçevesinde katılım sağladı. Tarım Grubumuzla başlattığımız bu sinerjiyi önümüzdeki yıllarda Topluluğumuzun diğer şirketleriyle büyütmeye devam edeceğiz.” Bora Caldu: “Girişim Öncüleri, kadınların teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda güçlü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, törende yaptığı konuşmada, “Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınların dijital dünyada güçlenmesini, görünür olmasını ve kendi ekonomik hikâyelerini yazmasını hedefleyen bütüncül bir dönüşüm yolculuğu. Kadınların iş gücüne katılımı ve girişimcilik ekosistemindeki temsili; doğru eğitim, doğru finansman ve güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir hâle geliyor. Alarko ile yürüttüğümüz Girişim Öncüleri Programı, kadınların yalnızca geleneksel üretimde değil, teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda da güçlü ve dönüştürücü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi. Yatırımın 3,5 kat sosyal değere dönüştüğü proje Yüksek katılımcı memnuniyeti, ölçülebilir yetkinlik kazanımları ve girişim başlatma oranlarının yüksekliğiyle dikkat çeken program, son 3 yılda 81 farklı şehirden 4000 katılımcıya eğitimlerle, 40 girişime de hibe desteği ile katkı sağladı. İş dünyasındaki trendlerle paralel ilerleyen eğitimlerde bu yıl Yapay Zekâ Destekli Dijital Pazarlama, Tasarım Odaklı Düşünme, Marka Kimliği Oluşturma, E-İhracat ve Finansal Yönetim başlıkları öne çıktı. Katılımcıların gelir artışı, istihdam yaratma kapasitesi, dijital yetkinlik kazanımı ve girişimcilik ekosistemindeki konumlanmaları gibi çok boyutlu kriterler üzerinden yapılan değerlendirmeler, projeye yapılan her bir birimlik yatırımın 3,53 birimlik sosyal değer ürettiğini ortaya koydu. Program çerçevesinde hibe almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Alarko ve Habitat Derneğinin sunduğu geniş bir değer ekosistemine dahil olma fırsatı yakalıyor. Girişimcilere Alarko Holding’in sosyal medya hesapları, kurumsal dergisi ve yayın sponsoru olduğu mecralarda görünürlük desteği sunularak, markalaşma desteği sağlanıyor. Farklı şehirlerde düzenlenen “Hayalden Başarıya” oturumlarıyla birbirinden öğrenme ve iş birliği kurma yönünde fırsatlar yaratılıyor. Girişimci kadınlar, Alarko Şirketler Topluluğu’nun geniş tedarikçi ağına da katılım imkânı buluyor. 2025 yılında “Işıldayanlar Ödülü”, 2026 yılında “Kadın Dostu Markalar Ödülü” ve NB Ekonomi Gazetesi tarafından verilen “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirket Ödülü” ile onurlandırılan Girişim Öncüleri Programı, önümüzdeki dönemde girişimci kadın ekosistemini ve sosyal etkisini daha da büyütmeyi hedefliyor. Girişim Öncüleri Programının üçüncü yılında hibe desteği kazanan girişimci kadınlar ve girişimleri: Selen Şenal / Girişim: AlgBio Alg tabanlı teknolojiler geliştirerek endüstriyel atık suların arıtılmasına ve karbon yakalama süreçlerine yönelik çözümler sunuyor. Mikroalglerin gücünden yararlanarak çevresel ayak izini azaltmayı ve sürdürülebilir üretim modellerini desteklemeyi hedefliyor. İlayda Gül Vardar / Girişim: Rhodark Modern tasarım anlayışını sürdürülebilir üretim ilkeleriyle birleştirerek, IoT destekli yeni nesil tarım sistemleri geliştiriyor. Doğayla uyumlu çözümlerle şehir içinde sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretimini mümkün kılıyor. Cansu Yegin / Girişim: Koolseed %100 kabak çekirdeği proteininden doğal ve katkısız bitkisel protein tozları üretiyor. Temiz içerikli formülleriyle sağlıklı beslenmeyi pratik ve sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüştürmeyi amaçlıyor. Alev Ertem / Girişim: Studio Potato Zanaatı çağdaş tasarımla buluşturarak yerel üreticilerle birlikte etik ve sürdürülebilir ev tekstili ürünleri ve aksesuarları üretiyor. El emeği odaklı tasarımlarla yaşam alanlarına özgün ve hikâyesi olan dokunuşlar katıyor. Duygu Yılmaz / Girişim: Biolive Zeytin çekirdeği atıklarını yüksek teknolojili biyoplastik ham maddelere dönüştürerek çevre dostu bir üretim modeli sunuyor. Petrol türevli plastik kullanımını azaltarak sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlıyor. Şükrüye Özbilen / Girişim: Egglin Gıda Yumurtayı ileri teknolojiyle işleyerek gıda sektörü için fonksiyonel, sağlıklı ve yüksek besin değerli içerikler geliştiriyor. Doğal gıda bileşenleriyle mutfaklara pratik ve yenilikçi çözümler yaratıyor. Fatmanur Poyraz Ekinci / Girişim: Beetech Arı sağlığına yönelik doğal içerikli ürünler kullanılarak arı kolonilerinin yaşam kalitesini artıran yenilikçi çözümler sunuyor. Bal arılarını zararlılardan koruyarak kolonilerin verimliliğini artıran çözümler ile sürdürülebilir arıcılığa katkı sağlıyor. Iraz Aktay / Girişim: Cherry Mic Tarımda sürdürülebilirliği artırmaya yönelik mikrobiyal gübreler geliştiriyor. Organik tarımsal atıklardan elde edilen bu ürünler, toprağın verimini artırırken kimyasal gübre ihtiyacını azaltarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sağlıyor. Sabiha Ezgi Davulcu / Girişim: Mundi Herbal Tıbbi ve aromatik bitkilerden doğal kozmetik ve bakım ürünleri üretiyor. Kimyasal içermeyen, bitkisel içerikli formüller geliştirerek doğadan beslenen güvenli ve nitelikli bakım çözümleri sunuyor. Ayşegül Bolat / Girişim: Karpaz Lavender Gardens Yetiştirdiği lavantalarla hem ekoturizmi destekliyor hem de saf lavanta yağlarından doğal bakım ürünleri üretiyor. Büşra Özer / Girişim: Microhobist Toprağın verimini artıran ve kimyasal gübre kullanımını azaltmaya yönelik doğal tarım çözümleri geliştiriyor. Bitki köklerindeki yararlı mikroorganizmaların metabolitlerinden elde edilen bitki gelişim düzenleyicileri sayesinde sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Merve Canpolat / Girişim: Mapla Biotech Kayısı çekirdeğinden elde edilen hammaddelerle çevre dostu biyoplastik üretiyor. Tarımsal atıkları katma değerli ve kompostlanabilir plastik alternatiflerine dönüştürerek plastik sektörüne sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Beyza Aydın / Girişim: Natural Kapıdağ Kapıdağ Yarımadası’nın yerel lezzetlerini ve doğal ürünlerini geleneksel yöntemlerle işleyerek sofralara ulaştırıyor. Yerel üretimi destekleyerek doğal tarım bilincini güçlendiriyor. Dilek Kelleci / Girişim: Patilabs Evcil hayvanlar için bilimsel formüllerle geliştirilmiş vitamin ve bakım ürünleri sunuyor. İnovatif çözümlerle patili dostların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Şeyma Yılmaz Yıldız / Girişim: Interrupt Biyomedikal Parkinson hastalarının yaşam kalitesini ciddi ölçüde kısıtlayan yürüme donması sorununa yönelik ileri teknolojiye sahip biyomedikal bir giyilebilir cihaz geliştiriyor. Bu çözümle hastaların hareket kabiliyetini destekleyerek günlük yaşamlarını daha bağımsız ve güvenli bir şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor. İmran Gündüz / Girişim: Podkids Çocukların kendi podcast yayınlarını üretebildiği bir medya ağı sunuyor. Çocukların medya okuryazarlığı becerileri kazanarak, araştırma ve ifade yeteneklerini geliştirerek pasif birer tüketici yerine aktif içerik üreticileri olmalarına katkı sağlıyor. Asuman Tunca / Girişim: Eceköy Biga’nın köylerindeki kadın emeğini ve geleneksel süt işleme kültürünü mobil mandıra modeliyle sofralara taşıyarak doğal ve nitelikli peynirler üretiyor. Yerel üretimi destekleyerek kırsal kalkınmaya ve kadın istihdamına sürdürülebilir katkı sağlıyor. Elif Cabri / Girişim: Kampbu Türkiye genelindeki kamp, glamping ve karavan alanlarını tek bir platformda buluşturarak doğaseverlerin güvenle keşif yapıp rezervasyon gerçekleştirmesini sağlıyor. Kamp kültürünü teknolojiyle birleştirerek doğada konaklama deneyimini daha erişilebilir ve pratik hale getiriyor. Hazal Ünsal Coruk / Girişim: Gaia Cappadocia Kapadokya’nın ruhunu ve “Toprak Ana”nın bereketini el yapımı stoneware seramik tasarımlarına yansıtıyor. Sofralara ve yaşam alanlarına eşlik eden, estetik ile dayanıklılığı buluşturan özgün tasarım objeleri üretiyor. Bervan Eskici / Girişim: Müstesna Dükkân Geleneksel bakır işçiliğini modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. El emeğiyle üretilen fonksiyonel ve sanatsal objelerle sürdürülebilir tasarımı destekliyor. Canan Tiryaki / Girişim: VeggFoods Sürdürülebilir gıda teknolojileri odağında, bitki bazlı sağlıklı gıda çözümleri geliştiriyor. Sıfır atık prensibiyle, doğaya ve hayvana saygılı bitkisel çözümlerle geleceğin beslenme alışkanlıklarına bugünden katkı sunuyor. Seral Tan / Girişim: Sodd Design Yaşam alanlarına renk, enerji ve neşe katan oyunbaz tasarımlarıyla modern mobilya ve aydınlatma dünyasına yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Özgün formlara sahip dekoratif ürünlerle her mekânda dinamik ve kişiselleştirilmiş bir atmosfer oluşturulmasına katkı sağlıyor. Sebla Kut / Girişim: Komet Kültür ve Sanat Kültürel mirası ve sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan projeler geliştiriyor. Eğitici müze kitleri ve deneyim alanlarıyla kültürel farkındalığı artırıyor. Alev Akarsu / Girişim: Tufetto Doğal ahşabı vidasız ve aletsiz kurulabilen modüler tasarımlara dönüştürerek sürdürülebilir ve pratik mobilyalar tasarlıyor. Ekolojik dengeyi gözeten, taşınması ve kurulumu kolay geçme sistemli ürünleriyle yaşam alanlarını daha işlevsel hale getiriyor. Mediha Karaoğlu İşgören / Girişim: İnovmak Makine Tarımda verimliliği artırmaya yönelik yenilikçi bitki bakım makineleri geliştiriyor. “KaraKız” markasıyla yerli üretimin gücünü modern teknolojiyle buluşturarak çiftçilerin üretim süreçlerini daha kolay ve ekonomik hale getiren çözümler üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tosyalı’dan Sanatı, Toplumsal Hafızayı ve Kurumsal Değerlerini Buluşturan Sergi Haber

Tosyalı’dan Sanatı, Toplumsal Hafızayı ve Kurumsal Değerlerini Buluşturan Sergi

Tosyalı Holding, İskenderun’daki merkezini sanat ve kültürle yaşayan bir buluşma noktasına dönüştürüyor. Sanatı yalnızca desteklenen bir alan olarak değil; kurumsal kültürünün, toplumsal sorumluluk anlayışının ve kalıcı değer üretme vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak gören Tosyalı, “Tanıklığın İzleri” sergisiyle sanatı, toplumsal hafızayı ve kurumsal değerlerini ortak bir anlatı zemininde buluşturarak İskenderun’da yeni bir kültürel alan açtı. Mimar Nevzat Sayın imzasını taşıyan İskenderun’daki yeni holding merkezinde düzenlenen serginin açılışı, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. “Tanıklığın İzleri” sergisi, Tosyalı Holding’in İskenderun’daki merkezini bir çalışma mekânı olmanın ötesine taşıyarak; sanat ve kültürle bütünleşen, ilham veren bir buluşma noktası olarak konumlandırıyor. Sergi, sanat aracılığıyla toplumsal hafızaya alan açarken, Tosyalı’nın kurumsal duruşunu da güçlü bir şekilde görünür kılıyor. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: Depremin ardından yaralarını sarmaya çalışan bölgede, bu binanın içinde sanatla bir araya gelmek, yeniden ayağa kalkışın, umudun ve dayanışmanın somut bir göstergesi. Serginin açılışında konuşan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Sanatla mühendislik ayrı dünyalar gibi görünür, bence ikisi de ‘işi doğru kurma’ meselesidir. Ölçü, denge, karar ve ustalık… Tam ortasında da zanaat vardır. Bizim üretimimizin kalbinde olan bu zanaat kültürünü, sanat yoluyla toplumsal hafızaya dokunan bir dille buluşturmak istedik. Çok sevdiğim bir söz vardır: ‘Niyeti halis olanın, akıbeti de hayırlı olur.’ İskenderun’daki yeni holding merkezimizi de bu anlayışla; yalnızca bir ‘adres’ değil, kalıcı bir ‘iz’ bırakmak niyetiyle tasarladık ve inşa ettik. Depremin ardından yaralarını sarmaya çalışan bölgede, bu binanın içinde sanatla bir araya gelmek, yeniden ayağa kalkışın, umudun ve dayanışmanın somut bir göstergesi... Bu tabloyu görmek, benim için de ayrı bir duygusal anlam taşıyor. Her işimizde olduğu gibi, buradaki niyetimiz ve gayretimizin de layıkıyla amacına ulaşacağına olan inancımla tüm paydaşlarımızı İskenderun holding merkezimizde gerçekleşen ilk sergimizi ziyaret etmeye davet ediyorum” dedi. Sergi, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Üyesi E. Hakan Eminsoy’un kişisel koleksiyonundan seçilen eserlerden oluşuyor. Üç ay boyunca Tosyalı Holding İskenderun Merkezi’nde ziyarete açık olacak sergi; bireysel hafızayla kolektif hafıza, zanaatla sanat, geçmişle gelecek arasında çok katmanlı bir diyalog kurmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.