Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zararlı Yazılım

Kapsül Haber Ajansı - Zararlı Yazılım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zararlı Yazılım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye, Android Tehditlerinin En Yoğun Görüldüğü Ülkeler Arasında Haber

Türkiye, Android Tehditlerinin En Yoğun Görüldüğü Ülkeler Arasında

Group-IB’nin tespit ettiği RemControl adlı Android truva atı, bir IPTV uygulaması olan TVTap’ın güncellemesi gibi görünen sahte bir APK üzerinden yayılıyor. Group-IB’nin 23 Eylül’de yayımladığı RemControl analizi, mağaza dışından kurulan bir uygulama güncellemesinin banka bilgilerini hedefleyen bir saldırıya nasıl dönüşebileceğini ortaya koyuyor. Kullanıcı güncelleme yaptığını düşünürken telefona RemControl adlı Android truva atı yerleşiyor. Zararlı yazılım, Erişilebilirlik hizmetini kötüye kullanarak banka uygulamalarının üzerine sahte giriş ekranları getiriyor ve PIN kodu, mobil bankacılık parolası ve kartın son kullanma tarihini ele geçirmeye çalışıyor. RemControl’ün bugünkü hedef listesinde Türk bankaları bulunmuyor; kampanya şu an İtalya, Fransa, İspanya, Polonya, Portekiz, Kanada ve Körfez ülkelerindeki bankaları hedefliyor. Ancak hedef listesi ve sahte ekranlar saldırganın sunucusundan geldiği için yeni bir ülkeyi eklemek, telefonlara yeni bir yazılım kurdurmayı değil, sunucudaki bir ayarı değiştirmeyi gerektiriyor. Türkiye Android tehditlerinde öne çıkıyor ESET Tehdit Raporu H1 2026’ya göre Türkiye, Aralık 2025 ile Mayıs 2026 arasında Android tehditlerinin en yoğun görüldüğü ülkeler arasında Ukrayna ile birlikte en üst dilimde yer aldı. Aynı dönemde en sık görülen Android tehdidi yüzde 14,7 payla Android/TrojanDropper.Agent oldu. Başka bir zararlıyı telefona kurmak üzere kullanılan bu tür yükleyicilerin ardından banka bilgilerini çalan Android/Spy.Banker ailesi yüzde 4,3 payla altıncı sırada. IPTV APK dosyaları Türkiye’de ilgi görüyor: Google Trends verilerine göre “iptv apk”, yıl boyunca yoğun aranan bir terim. Bu tablo, mağaza dışından uygulama indirme alışkanlığının taşıdığı riskin Türkiye açısından da önem taşıdığını gösteriyor. Sahte güncelleme, TV uygulamasının adını kullanıyor RemControl kampanyasında saldırganlar gerçek TVTap uygulamasını zararlı hâle getirmiyor. Bunun yerine uygulamanın güncellemesi gibi görünen bir APK hazırlıyor. Kullanıcıların alışık olduğu bir uygulamanın güncellemesiyle karşı karşıya olduklarını düşünmeleri, zararlı yazılımın telefona kurulmasını kolaylaştırıyor. Saldırganlar Google Play sayfasının kopyası olan sahte internet sayfaları hazırlıyor ve bu sayfalara Meta’nın reklam altyapısı üzerinden ziyaretçi çekiyor. TVTap Google Play’de bulunmadığı için bu uygulamayı sunan Google Play görünümlü sayfa, tek başına sahte olduğunu gösteriyor. Kurulum sırasında telefonun kendi güvenlik taraması Google Play Protect devre dışı bırakılıyor, ardından zararlı yazılım Erişilebilirlik hizmeti için izin istiyor. Erişilebilirlik izni banka ekranını sahte sayfayla kaplıyor Android’in Erişilebilirlik hizmeti, görme veya hareket kısıtı olan kullanıcıların cihazları kullanabilmesi için tasarlanmış bir özellik. Bu izni alan bir uygulama ekrandaki her öğeyi okuyabiliyor ve kullanıcı adına dokunabiliyor. RemControl bu izni aldıktan sonra telefonda hangi uygulamanın açık olduğunu izliyor. Hedef listesindeki bir banka uygulaması açıldığında bankanın gerçek ekranının üzerine sahte bir giriş sayfası getiriyor. Kullanıcıdan PIN kodu, mobil bankacılık parolası ve kartın son kullanma tarihi gibi bilgiler isteniyor. Bilgiler saldırgana gönderildikten sonra sahte ekran kapanıyor ve gerçek banka uygulaması yeniden görülüyor. ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, yaptığı açıklamada “Bir uygulamanın tehlikeli olup olmadığı, nereden indirildiğinden çok kurulduktan sonra ne istediğinden anlaşılıyor. Meşru bir yayın uygulamasının ekranınızı okumasına ya da sizin yerinize dokunmasına ihtiyacı yok. Bir TV uygulaması Erişilebilirlik izni istiyorsa kurulumu orada durdurmak bankadaki paranızı korumanın en kısa yolu” dedi. En güvenli yol, yayın hizmetlerinin resmî uygulama mağazalarındaki uygulamalarını kullanmak; mağaza dışından kurulan uygulamalar hem güvenlik hem de yasal açıdan risk taşıyor. Mağaza dışından IPTV uygulaması veya güncellemesi indirirken şu dört noktaya dikkat: Sahte indirme sayfaları: Google Play görünümündeki bir internet sayfası, gerçek bir uygulama mağazası olduğu anlamına gelmiyor. TVTap gibi Google Play’de bulunmayan bir uygulamayı sunan Google Play görünümlü sayfa, tek başına sahte olduğunu gösteriyor. Adres çubuğundaki alan adı kontrol edilmeli. Bilinmeyen kaynaklardan uygulama yükleme: Bir TV uygulamasının güncellemesi başka bir uygulamanın kurulması için izin istiyorsa işlem durdurulmalı. VPN bağlantısı isteği: Yayın izlemek için kullanılan bir uygulamanın VPN bağlantısı kurmak istemesi dikkat edilmesi gereken bir durum. Erişilebilirlik izni: Meşru bir IPTV oynatıcısının ekranı okuması veya kullanıcı adına dokunması için bir nedeni bulunmuyor. Bu izin isteniyorsa uygulama kurulumu tamamlanmamalı. İzin zaten verildiyse cihaz bankacılık işlemleri için kullanılmamalı ve banka başka bir telefondan aranmalı. RemControl’ün bazı ayar ekranlarını kapatabilmesi nedeniyle zararlı uygulamanın kaldırılması güvenli modda gerçekleştirilmeli. Güvenli modda yalnızca telefonla birlikte gelen uygulamalar çalıştığı için zararlı yazılımın ekrana müdahale etmesi engellenebiliyor. Bunun için telefon kapatılıp yeniden açılırken üretici logosu göründüğünde ses kısma tuşu, ekranın alt köşesinde “Güvenli mod” yazısı görünene kadar basılı tutulabilir. Ardından tanınmayan uygulama kaldırılmalı ve telefon normal şekilde yeniden başlatılmalı. Kaldırma mümkün değilse son çare olarak fabrika ayarlarına dönülmeli. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WatchGuard 2026 İlk Yarı Küresel Tehdit Raporunu Açıkladı Haber

WatchGuard 2026 İlk Yarı Küresel Tehdit Raporunu Açıkladı

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies, ağ ve uç nokta güvenliği ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş tehdit istihbaratına dayanan ve yılda iki kez yayımlanan raporunun son sonuçlarını açıkladı. Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, incelenen dönemde uç nokta tehditlerinin yaklaşık yüzde 96'sının yalnızca tek bir cihazda görülmesi oldu. WatchGuard, birbirinden ayrışan bu sinyallerin saldırganların hizmet olarak zararlı yazılım modellerini, otomasyonu ve yapay zekayı kullanarak daha fazla ağda daha fazla güvenlik açığını test ettiğine, belirli kurbanlara özel yükleri ölçekli biçimde ürettiğine ve geleneksel kontrolleri aştığına işaret ettiğini belirtiyor Sessizleşen Ağlar Daha Geniş Bir Alanda Taranıyor Rapora göre ortalama ağ saldırı sayısı düşerken benzersiz IPS imzalarının sayısı arttı ve en yaygın on saldırının toplam faaliyet içindeki payı geriledi. Genel bir web shell imzası dünyanın en yaygın ağ saldırısı haline gelirken Belçika'da cihazların yüzde 75'ine, İtalya ve ABD'de ise yaklaşık yüzde 60'ına ulaştı. Saldırganlar eski güvenlik açıklarından da kazanç sağlamayı sürdürüyor. En sık görülen 50 ağ saldırısı imzasının referans verdiği güvenlik açıklarının ortanca açıklanma yılı 2014 olurken, CVE referanslı 44 imzanın 31'i en az on yıllık açıkları hedef alıyor. SQL enjeksiyonu tek başına ağ saldırısı tespitlerinin yüzde 17'sinden fazlasını oluşturuyor. Başlangıç erişim tekniklerinde de belirgin bir değişim yaşanıyor. PowerShell tespitleri keskin bir düşüş gösterirken saldırganların güvenilen hesapları ve sistemin kendi araçlarını kullanarak güvenlik katmanlarını aşmaya yöneldiği görülüyor. Yılın ilk yarısında kimlik bilgisi erişimi, kalıcılık, uzaktan erişim ve savunmadan kaçınma tehdit avcılığının en öne çıkan başlıkları oldu. Şifreli Trafik Zararlı Yazılımların Ana Dağıtım Yolu Olmayı Sürdürüyor Zararlı yazılımların yüzde 95'i TLS üzerinden ulaşırken kurulu cihazların yalnızca yüzde 20'si şifreli trafiği inceliyor. Atlatmaya yönelik zararlı yazılımlar genel tespitlerin yaklaşık üçte birini, gelişmiş zararlı yazılım savunması kullanan cihazlarda TLS incelemesiyle yakalanan tespitlerin ise yüzde 36'sını oluşturuyor. Fidye yazılımı ekosistemi ise hem konsolide oluyor hem de yeni oyuncuları çekmeye devam ediyor. Kamuya açık şantaj faaliyetleri rekor seviyeye ulaşırken uç noktalardaki fidye yazılımı tespitleri yıllık bazda yüzde 68'in üzerinde azaldı. WatchGuard ilk yarıda 41 yeni fidye yazılımı grubunu takip etti ve en büyük sekiz grup yaklaşık 5 bin kamuya açık şantaj iddiasının yarısından fazlasını üstlendi. WatchGuard, bulguların saldırı önleme, gelişmiş uç nokta koruması, kimlik güvenliği ve sürekli izlemeyi birleştiren katmanlı savunmalara duyulan ihtiyacı güçlendirdiğini vurguluyor. Şirket, güvenlik ekiplerinin ve MSP'lerin eski güvenlik açıklarını ve desteği sona ermiş uç cihazları önceliklendirmesini, çok faktörlü kimlik doğrulama ve Zero Trust erişim kontrollerini uygulamasını ve uyarı hacminin yanı sıra saldırıların erişimini ve çeşitliliğini de ölçmesini öneriyor. "Saldırganlar Daha Seçici ve Daha Hassas Hale Geliyor Uyarı sayılarındaki düşüşün saldırganların daha az tehlikeli hale geldiği anlamına gelmediğini belirten WatchGuard Bilgi Güvenliği Direktörü (CISO) Corey Nachreiner, "Saldırganlar daha seçici ve daha hassas hareket edebilmek için ellerindeki her aracı kullanıyor. Son bulgular, tekrar kullanılabilen yüklerden ve yüksek hacimli taramalardan tek tek sistemlere özel zararlı yazılımlara, geniş çaplı ve sinsi taramalara ve çevre savunmalarını aşabilen kimlik bilgisi tabanlı erişime doğru bir geçişi gösteriyor. MSP'ler için bütünleşik görünürlük, TLS incelemesi, yapay zeka destekli tespit, güçlü kimlik kontrolleri ve sürekli müdahale, müşterileri ölçekli biçimde korumanın vazgeçilmez unsurları haline geliyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Siber Saldırıları Artırıyor: Uzman İhtiyacı Büyüyor Haber

Yapay Zekâ Siber Saldırıları Artırıyor: Uzman İhtiyacı Büyüyor

Dünyada siber saldırıların sayısını ortaya koyan tek bir resmi veri olmasa da 2025 yılında, dünyada günde 500 bin zararlı dosya tespit edildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kemalettin Torun, “Yapay zeka geliştikçe siber güvenlik uzmanına ihtiyaç artıyor. Uluslararası Bilgi Sistemleri Güvenliği Sertifikasyon Konseyi’nin sektör içerisinde çalışan 16 binden fazla personelle yaptığı araştırma bu durumu ortaya çok net bir şekilde koyuyor. Kurumlar kadrolarını doldurabiliyor ancak yapay zeka destekli saldırılara karşı savunma ya da bulut güvenliği gibi alanlarda gereken üst düzey uzmanlığı bulmakta zorlanıyorlar” dedi. Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Bilgi Güvenliği Teknolojisi Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kemalettin Torun, yapay zekânın siber saldırılarda kullanımındaki artışı ve siber güvenliğe etkilerini değerlendirdi. ABD Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) İnternet Suçları Şikâyet Merkezi (IC3) verilerine göre 2025'te ABD'de 1 milyonun üzerinde internet suçu şikâyeti yapıldığını belirten Torun, “FBI, 2025 yılında 1 milyon 8 bin 597 şikâyet ve yaklaşık 20,9 milyar dolarlık kayıp açıkladı. Türkiye'de ise kamuya açıklanmış yıllık toplam bir siber saldırı sayısı bulunmuyor. Ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesindeki Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) koordinasyonunda 2025 yılında 101 bin 500'ü aşkın zararlı bağlantı tespit --+ ‘Yapay Zekâ Dolandırıcılıkları Daha İnandırıcı Hale Getiriyor’ Yapay zekânın gelişmesiyle siber saldırı ve dolandırıcılık yöntemlerinin de arttığını ve değiştiğini söyleyen Torun, özellikle sosyal mühendislik ve oltalama saldırılarında yapay zekânın kullanımının arttığına dikkat çekti. Torun, “Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı'nın (ENISA) raporuna göre, 2025’in başı itibarıyla dünya genelinde gözlemlenen sosyal mühendislik faaliyetlerinin yüzde 80’inden fazlasında yapay zekâ destekli oltalama kampanyalarının kullanıldığı bildiriliyor. Eskiden bozuk Türkçeyle yazılmış sahte e-postalarla karşılaşırken bugün çok daha düzgün, ikna edici ve kişiye özel hazırlanmış mesajlarla karşılaşabiliyoruz. Bir yöneticinin sesini taklit eden telefonlar gibi gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan yapay zeka üretimi vakalar karşımıza çıkıyor. FBI’ın raporuna göre 2025 yılında yapay zekâyla bağlantılı bilgi içeren 22 bin 364 şikâyet alındı ve bu şikâyetlerde bildirilen düzeltilmiş kayıp 893 milyon doların üzerine çıktı” diye konuştu. ‘Saldırıların Çoğu Bir Tıkla Başlayabiliyor’ “Siber saldırılara karşı en önemli kalkanımız hâlâ insan” diyen Mehmet K. Torun, “Yine ENISA'nın verilerine göre saldırıların yüzde 60'ını oltalama yöntemiyle başlıyor. Bir mesajdaki bağlantıya tıklanması, saldırının başlaması için yeterli olabiliyor. Güvenlik açıklarının istismarı ise yüzde 21,3 ile ikinci sırada yer alıyor. Yani birçok saldırı karmaşık bir teknolojiyle değil, bir tıklamayla başlayabiliyor” dedi. ‘Hemen Ödeme Yapın’ Mesajlarına Tıklamayın Kullanıcıların alabileceği önlemleri de sıralayan Torun, “Her hesapta iki faktörlü doğrulamayı kullanmak, her hesap için farklı ve güçlü parola belirlemek, güncellemeleri ertelememek ve aciliyet hissi oluşturan mesajlara karşı dikkatli olmak gerekiyor. ‘Hemen tıklayın’, ‘hemen ödeme yapın’ gibi ifadeler içeren mesajlar özellikle şüpheyle karşılanmalı” diye konuştu. ‘Sistemi Korumak İçin Nasıl Saldırılabileceğini Bilmek Gerekiyor’ “Siber güvenlik uzmanlarının işini üç aşamada anlatabiliriz” diyen Torun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırıyı önlemek, gerçekleşirse hızlı şekilde tespit edip müdahale etmek ve aynı açığın tekrar kullanılmaması için gerekli önlemleri almak. Bir sistemi korumak için önce ona nasıl saldırılabileceğini bilmek gerekir. Biz de öğrencilerimize zayıf noktaları saldırgandan önce bulmayı ve bu açıkları kapatmayı öğretiyoruz. Yapay zeka destekli siber saldırılar önlenirken kurumların kullandığı yapay zeka sistemlerinin de korunması gerekir. Kurumlar özellikle yapay zekâ destekli saldırılara karşı savunma ve bulut güvenliği gibi alanlarda uzman bulmakta zorlanıyor. Yapay zekâ bir araç. Onu kuracak, denetleyecek ve yapay zekânın kendisini de koruyacak insana her zamankinden çok ihtiyaç var.” Siber güvenlik alanındaki insan kaynağı ihtiyacının farklı uzmanlık alanlarını kapsadığını belirten Torun, “Bugün yalnızca ağ güvenliği ya da sızma testleri değil; adli bilişim, siber tehdit istihbaratı, zararlı yazılım analizi, siber olaylara müdahale ve yapay zekâ gibi alanlarda da uzmanlara ihtiyaç var. Siber güvenlik ezberle değil, merakla yapılan bir meslek. Problem çözmeyi seviyorsanız, sürekli öğrenmekten keyif alıyorsanız ve etik değerlere önem veriyorsanız geniş iş imkanları olan bu alanda size yer var” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fidye Yazılımı Saldırısına Uğrayan İşletmeler   İçin 6 Önemli Adım Haber

Fidye Yazılımı Saldırısına Uğrayan İşletmeler İçin 6 Önemli Adım

Çoğu saldırının tek bir oltalama e-postası, çalınmış bir şifre veya güncellenmemiş bir cihazla başladığını belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, işletmelerin fidye notu ile karşılaştığında atması gereken 6 kritik adımı paylaşıyor. Fidye yazılımı saldırılarının büyük bölümü, bir oltalama e-postasına tıklanmasıyla, çalınan bir parolayla veya güncellenmemiş bir cihaz üzerinden başlıyor. Saldırının ardından dakikalar içinde önemli dosyalar şifrelenirken çalışanlar sistemlere erişimini kaybediyor ve ekranda ödeme talep eden bir fidye notu beliriyor. Hiçbir işletme sahibinin karşılaşmak istemeyeceği bu durumda ilk adımların doğru atılması, saldırının yayılmasını durdurmak ve kalan verileri korumak açısından belirleyici oluyor. Bu noktada Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, işletmelerin panikle hareket etmemesi ve kaybı sınırlamak için doğru sırayla adım atması gerektiğini vurguluyor. "Fidyeyi Ödemek Dosyalarınızı Geri Alacağınızın Garantisi Değildir" Fidye yazılımı saldırısında en kritik hatanın panikle verilen kararlar olduğunu belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Ekranda beliren bir geri sayım sayacı veya yüksek bir ödeme talebi işletme sahiplerini korkutabiliyor. Oysa fidyeyi ödemek, dosyaların geri geleceği anlamına gelmiyor. Bazı işletmeler çalışan bir şifre çözme anahtarına hiçbir zaman ulaşamıyor. Bazıları ise ödeme yaptıktan sonra daha yüksek taleplerle karşılaşıyor. Dosyalar geri gelse dahi, saldırganların şifreleme öncesinde hassas verileri kopyalamadığından emin olunamıyor. Bu nedenle ilk adım her zaman sakin kalmak olmalı. Ardından enfekte cihaz ağdan izole edilerek saldırının yayılması durdurulmalı. Doğru sıralamayla ve bir uzman desteğiyle hareket etmek, kaybı sınırlamanın en etkili yoludur." dedi. Alev Akkoyunlu, fidye yazılımı notu alan işletmelerin atması gereken 6 adımı paylaşıyor: 1. Panik yapmayın ve fidyeyi hemen ödemeyin. Saldırganların yarattığı zaman baskısına kapılmayın. Ödeme yapmak dosyalarınızın geri geleceğini garanti etmediği gibi, sizi tekrar hedef haline getirebilir. Seçeneklerinizi anlamadan hiçbir ödeme kararı vermeyin. 2. Enfekte cihazı derhal ağdan ayırın. Bir bilgisayarın virüs bulaştığından şüpheleniyorsanız, onu mümkün olan en kısa sürede internetten ve yerel ağdan koparın. Ethernet kablosunu çekin veya Wi-Fi'yi kapatın, harici diskleri ayırın ve o cihazdan paylaşılan ağ klasörlerini kullanmayı bırakın. Bu, fidye yazılımının diğer bilgisayarlara ve sunuculara yayılmasını önlemeye yardımcı olur. 3. Dosyaları silmeyin ve tüm kanıtları saklayın. Her şeyi silip baştan başlamak cazip gelse de bunu yapmayın. Fidye notu, şifrelenmiş dosyalar ve hata mesajları, hangi fidye yazılımı ailesiyle karşı karşıya olduğunuzu belirlemede uzmanlara değerli ipuçları sunar. Fidye notunun ekran görüntüsünü alın, saldırıyı ilk fark ettiğiniz zamanı kaydedin ve enfeksiyonu başlatmış olabilecek şüpheli e-postaları muhafaza edin. 4. Vakit kaybetmeden profesyonel destek alın. İşletmenizde profesyonel IT ekibi veya sorumlusu yoksa bu tip durumlar için Bitdefender MDR servisinden yararlanarak profesyonel yardım alabilirsiniz. 7/24 teknoloji alt yapılarınızın güvenliğini gözlemleyen ve olası bir saldırı anında müdahale ile sorunu çözen bir hizmetten yararlanmak her zaman işinizi kolaylaştırır. 5. Saldırıyı yetkili mercilere bildirin. Durum kontrol altına alındığında saldırıyı ülkenizdeki yetkili birimlere raporlayın. Türkiye'de siber olaylar için USOM ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimlerine başvurabilirsiniz. Siber sigortanız varsa, poliçeniz hızlı bildirim gerektirebileceğinden sigortacınızı da en kısa sürede bilgilendirin. 6. İşletmenizi yalnızca temiz yedeklerle geri yükleyin. Temiz ve etkilenmemiş yedekleriniz varsa, bunlar en hızlı kurtarma yolu olabilir. Ancak dosyalarınızı geri yüklemeden önce fidye yazılımının sistemlerinizden tamamen temizlendiğinden emin olun. Zararlı yazılım hâlâ aktifken veri geri yüklemek, dosyalarınızın yeniden şifrelenmesine yol açabilir. Bitdefender Ultimate Small Business Security gibi çözümler, oltalama e-postaları ve zararlı web siteleri dahil fidye yazılımına yol açan pek çok saldırıya karşı işletmenizi koruyarak tüm cihazları tek bir panelden yönetmenize olanak tanır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araç İçi Multimedya Sistemlerini Hedef Alan Yeni Bir Zararlı Yazılım Kampanyası Tespit Edildi Haber

Araç İçi Multimedya Sistemlerini Hedef Alan Yeni Bir Zararlı Yazılım Kampanyası Tespit Edildi

Saldırının amacı reklam sahtekarlığı (ad fraud) ve diğer kötü niyetli faaliyetleri yürütmeyi sağlayan çok aşamalı zararlı yazılımları sisteme yerleştirmek. Kaspersky araştırmacıları, bu faaliyetin kötü şöhretli BadBox botnetiyle yakın bağlantılı bir tehdit aktörü olan MoYu Group ile ilişkili olabileceğini değerlendiriyor. Hedefte Araç İçi Multimedya Sistemleri Var Araç multimedya sistemleri fabrikasyon olarak monte edilebildiği gibi, sonradan eski model araçlara da entegre edilebiliyor. Üreticilerin arayüzleri kolayca özelleştirmek ve temel sistem bileşenlerini eklemek için sıklıkla Android işletim sistemini tercih etmesi, standart Android uygulamalarının ve dolayısıyla Android zararlı yazılımlarının büyük bölümünün bu cihazlarda da çalışabilmesine yol açıyor. Bu sistemler nadiren hassas kişisel veriler barındırsa da genellikle SIM kart yuvasına ve navigasyon ile yazılım güncellemeleri için kesintisiz internet bağlantısına sahip olmaları, onları siber saldırganlar için cazip bir hedef haline getiriyor. Bulaşma Vektörü: Kötüye Kullanılan Güncelleme Mekanizmaları Söz konusu zararlı yazılım, DoFun tarafından desteklenen Android tabanlı çeşitli multimedya ünitesi modellerinin ürün yazılımına (firmware) entegre güncelleme mekanizmaları üzerinden dağıtıldı. Kaspersky, yazılım dağıtım sürecindeki bu kötüye kullanım konusunda üreticiyi bilgilendirdi; DoFun yetkilileri ise sorunun giderildiğini bildirdi. Bulaşma zinciri, normal şartlarda analiz verilerini toplamak ve multimedya ünitesinin yazılımını güncellemekle görevli "TWCore" adlı meşru bir sistem uygulaması üzerinden başlıyor. TWCore, üreticinin sunucusundan hangi uygulamaların yüklenmesi veya güncellenmesi gerektiğine dair talimatlar alıyor. Saldırganlar bu iletişim kanalını kötüye kullanarak "JarService" adlı bir yükleyici (dropper) aracılığıyla daha önce bilinmeyen zararlı yazılımları doğrudan araç ünitelerine iletti. Tespitten kaçınmak üzere karmaşık ve çok aşamalı olarak kurgulanan bu süreçte zararlı yazılım, sisteme standart bir kullanıcı uygulaması gibi yüklendi; ancak herhangi bir kullanıcı arayüzü barındırmadığı için arka planda fark edilmeksizin çalışmayı sürdürdü. Kaspersky analistleri, saldırganların istenmeyen reklamlar görüntüleme, reklam sahtekarlığı gerçekleştirme ve ilave zararlı modüller indirme yeteneğine sahip dokuz farklı komut tanımladığını saptadı. Saldırganların ayrıca ekran çözünürlüğü, cihaz modeli, bağlı Wi-Fi ağının kimliği ve cihazın MAC adresi gibi cihaz ve ağ bilgilerini de ele geçirdiği belirlendi. MoYu Group Bağlantısı Kaspersky, bu kampanyayı daha önce TV alıcılarına (set-top box) yönelik gerçekleştirilen saldırılarla karşılaştırarak kampanya ile BadBox botnetiyle ilişkili MoYu Group arasındaki bağlantıları ortaya çıkardı. Ayrıca botnetin yönetim panelinde tespit edilen, web sayfası kodlarına gömülü URL'ler gibi teknik izlerin, PXYEDGE ve ProxyForU gibi konut tipi proxy (residential proxy) hizmetleri sunan web sitelerindeki unsurlarla örtüştüğü görüldü. BadBox botneti; Android TV kutuları, akıllı telefonlar ve tabletler gibi daha fabrikadan çıkmadan zararlı yazılımla enfekte edilmiş ele geçirilmiş cihazlardan oluşan geniş ölçekli bir ağ olarak biliniyor. Saldırganlar bu gizli arka kapıları kullanarak reklam sahtekarlığı yapıyor, veri sızdırıyor ve ev ağlarını yasa dışı proxy trafiği aktarıcılarına dönüştürüyor. Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Kalinin, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Siber güvenlik uzmanlarının ve kolluk kuvvetlerinin BadBox botnet ağını çökertmeye yönelik tüm girişimlerine rağmen, bu yapıyla ilişkili aktörler dünya genelinde yeni cihazlara sızarak kötü niyetli faaliyetlerini sürdürüyor. Bu tür zararlı yazılımların yayılma yöntemleri, fabrikasyon arka kapılardan güvenliği ihlal edilmiş IPTV uygulamalarına kadar giderek çeşitleniyor. İncelediğimiz bu son vakada, meşru bir sistem uygulamasının yazılım güncelleme işlevini istismar eden çok daha gelişmiş bir dağıtım yöntemine tanık olduk. Tehdit aktörleri etki alanlarını kararlılıkla yeni platformlara genişletiyor. Bu tehdit, doğrudan araç sistemlerine göre kurgulanmış bir bulaşma zinciri üzerinden otomotiv multimedya ünitelerini hedef alan ilk zararlı yazılım olma özelliği taşıyor. Yaşananlar, modern otomotiv platformlarının zararlı yazılımlara karşı kapsamlı ve güçlü bir korumaya acilen ihtiyaç duyduğunu net bir biçimde gösteren ciddi bir uyarıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mac Kullanıcıları da Artık ClickFix Saldırılarının Hedefinde Haber

Mac Kullanıcıları da Artık ClickFix Saldırılarının Hedefinde

Mac kullanıcıları son dönemde, tıpkı Windows bilgisayarlarda olduğu gibi, kendilerinden Terminal uygulamasını açıp bir komut yapıştırmalarını isteyen sahte CAPTCHA doğrulamaları, indirme uyarıları ve sorun giderme sayfalarıyla karşılaşıyor. "Doğrulama" gibi sunulan bu adım, gerçekte cihaza bilgi çalan bir zararlı yazılım yükleyebiliyor. ClickFix, kullanıcıyı geleneksel yöntemlerle zararlı bir uygulama indirmeye ikna etmek yerine, doğrudan zararlı yazılımı çalıştıran kişi haline getiren bir sosyal mühendislik saldırısı. macOS'un Gatekeeper ve kod imzalama gibi güvenlik katmanları pek çok zararlı uygulamaya karşı koruma sağlasa da kullanıcı komutu kendi eliyle çalıştırdığında bu korumalar devre dışı kalabiliyor. Bu noktada Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, saldırganların artık teknik bir engeli aşmak yerine doğrudan kullanıcıyı hedef aldığını vurguluyor. "Gerçek Bir CAPTCHA Doğrulaması Sizden Asla Terminal Açmanızı İstemez" Bu saldırıların en tehlikeli yönünün kullanıcının kandırılmasına dayanması olduğunu belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "ClickFix saldırılarında zararlı yazılımı sisteme sokan adımı, çoğu zaman kullanıcının kendisi farkında olmadan atıyor. Saldırganlar sahte bir hata mesajı, doğrulama ekranı veya kurulum adımı göstererek kullanıcıdan bir komutu kopyalayıp Terminal'e yapıştırmasını istiyor. Bu komut çalıştırıldığında tarayıcı verileri, kayıtlı şifreler, iCloud bilgileri ve kripto para cüzdanları gibi kritik veriler ele geçirilebiliyor. Burada akılda tutulması gereken tek bir kural var: Gerçek bir CAPTCHA doğrulaması sizden asla Terminal açmanızı, bir komut yapıştırmanızı veya güvenlik ayarlarını devre dışı bırakmanızı istemez. Bu kullanım alışkanlığı, saldırıyı daha başlamadan durdurur." dedi. Alev Akkoyunlu, ClickFix saldırılarına karşı alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. Terminal açmanızı isteyen hiçbir web sayfasına güvenmeyin. Bir web sitesinin sizi insan olduğunuzu kanıtlamak için Terminal açmaya yönlendirmesi mümkün değildir. Sizden Spotlight üzerinden Terminal açmanızı, bir "doğrulama kodu" veya komut yapıştırmanızı isteyen her sayfayı derhal kapatın. 2. Kaynağını bilmediğiniz komutları çalıştırmayın. İçeriğini tam olarak anlamadığınız ve kaynağına güvenmediğiniz hiçbir metni Terminal'e yapıştırmayın. Özellikle curl, bash, zsh, osascript, python veya base64 gibi ifadelerle başlayan ya da uzun ve okunması güç karakter dizileri içeren komutlar, ciddi bir uyarı işaretidir. 3. Güvenlik uyarılarını atlatmaya yönelik yönergelere karşı dikkatli olun. Bir indirme veya kurulumu tamamlamak için sizden macOS güvenlik uyarılarını görmezden gelmenizi, güvenlik ayarlarını kapatmanızı veya yönetici şifresi girmenizi isteyen sayfalar tehlikelidir. Bu tür yönergeler, cihazınızın kendi korumalarını devre dışı bırakmayı amaçlar. 4. Komutu çalıştırdıysanız hızlı hareket edin. Bir ClickFix komutunu çalıştırdığınızdan şüpheleniyorsanız, önce cihazın internet bağlantısını (Wi-Fi veya Ethernet) kesin. Ardından temiz ve güvendiğiniz başka bir cihaz üzerinden e-posta, Apple hesabı, şifre yöneticisi ve finansal hesaplarınızın şifrelerini değiştirin, açık oturumları sonlandırın. Cihazınızda kripto para cüzdanı varsa cüzdan bilgilerini açığa çıkmış kabul edin. 5. Cihazınızı güncel bir güvenlik çözümüyle koruyun. İşletim sisteminin kendi korumaları her zaman yeterli olmayabilir. Bitdefender Total Security gibi güncel bir güvenlik çözümü, saldırı zincirinin farklı aşamalarında devreye girerek zararlı yazılımların tespit edilmesine yardımcı olur ve Mac dahil tüm cihazlarınızda ek bir koruma katmanı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Destekli CEO Dolandırıcılığı Şirketleri Beklenmedik Krizlere Sürüklüyor Haber

Yapay Zeka Destekli CEO Dolandırıcılığı Şirketleri Beklenmedik Krizlere Sürüklüyor

İş dünyasında yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte oltalama saldırıları boyut değiştirerek çok daha inandırıcı ve tehlikeli bir yapıya bürünüyor. Geleneksel yazılı e-postaların ötesine geçen siber saldırganlar, artık şirket CEO'larının veya üst düzey yöneticilerin seslerini saniyeler içinde kopyalayarak acil para transferi talep eden sahte sesli mesajlar veya video aramaları düzenliyor. Çalışanların üzerindeki otorite baskısını ve aciliyet duygusunu kullanan bu taktikler, milyonlarca liralık kayıplara yol açabiliyor. Çalışanların inisiyatifine bırakılan güvenlik süreçleri bu sofistike saldırılar karşısında yetersiz kalırken, Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu şirketlerin karşı karşıya kaldığı bu görünmez tehlikeye dikkat çekerek atılması gereken 4 adımı paylaşıyor. "Yapay Zeka Destekli Taklitler Kurumsal Güvenliği Kökünden Sarsıyor" Ses ve görüntü kopyalama teknolojilerinin siber suçluların elinde kusursuz bir silaha dönüştüğünü belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Çalışanlar, karşılarında bizzat şirket yöneticisinin sesini duyduklarında veya görüntüsünü gördüklerinde siber güvenlik protokollerini kolayca göz ardı edebiliyor. Otorite figürlerinin bu derece inandırıcı bir şekilde taklit edilmesi, finans departmanlarını savunmasız bırakarak saniyeler içinde geri dönüşü olmayan fon kayıplarına neden oluyor. Kurumların bu yeni nesil tehditlerle başa çıkabilmesi, salt teknolojik önlemlerle sınırlı kalmayıp aynı zamanda çalışan farkındalığını en üst seviyeye çıkaran kapsamlı güvenlik kültürünün inşa edilmesine bağlıdır." dedi. Alev Akkoyunlu, şirketlerin deepfake destekli patron dolandırıcılıklarına karşı alması gereken 4 önlemi paylaşıyor: 1. Finansal işlemler için katı ve çoklu onay protokolleri geliştirin. Büyük miktarlı para transferleri veya hassas veri paylaşımları için asla tek bir iletişime güvenmeyin. E-posta, sesli arama veya video konferans yoluyla gelen acil ödeme taleplerini gerçekleştirmeden önce, işlemi farklı ve bağımsız iletişim kanalları üzerinden şirket içi onay mekanizmalarıyla mutlaka doğrulayın. 2. Şirket içi "güvenlik kelimeleri" veya gizli şifreler belirleyin. Yöneticiler ve kritik departman çalışanları arasında, acil durumlarda kimlik doğrulaması yapmak üzere önceden belirlenmiş ortak parolalar kullanın. Beklenmedik bir transfer talebi geldiğinde bu şifrelerin sorulması, karşınızdaki kişinin yapay zeka destekli bir kopyadan ibaret olup olmadığını anlamanın en pratik yollarından biridir. 3. Çalışanlarınızı yeni nesil yapay zeka tehditlerine karşı eğitin. Kurumsal siber güvenlik eğitimlerini, geleneksel oltalama (phishing) taktiklerinin ötesine taşıyın. Başta finans ve insan kaynakları olmak üzere tüm ekiplerinize deepfake teknolojisinin nasıl çalıştığını, sesli taklit saldırılarının belirtilerini ve şüpheli durumlar karşısında izlemeleri gereken adımları uygulamalı olarak gösterin. 4. Ağınızı ve cihazlarınızı kapsamlı bir çözümle koruma altına alın. Dolandırıcıların e-posta hesaplarınıza sızmasını veya deepfake araçlarını devreye sokmadan önce sisteminize zararlı yazılım yerleştirmesini engellemek için cihazlarınızı Bitdefender Total Security gibi kapsamlı çözümlerle koruyarak kurumunuzda tam güvenlik sağlayın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.