Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zeytin

Kapsül Haber Ajansı - Zeytin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor Haber

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentlerin çok yönlü sorunlarına çözüm üretilmesi için İzmir’de başlatılan konsey ve kurullar dönemi kentte ortak aklı harekete geçiriyor. İzmir’in binlerce yıllık zeytin kültürünün ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği değere ulaşması, markalaşması ve ekonomik katma değerinin artırılması amacıyla oluşturulan Zeytin Danışma Kurulu da Zeytin Çalıştayı ile sektörün yol haritasını belirliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen çalıştaya çok sayıda özel sektör temsilcisi, üretici ve sektör uzmanı katıldı. Üngür: Bu büyük topluluğun İzmir’de zeytin için toplanması çok kıymetli Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, zeytinin Akdeniz’in ve insanlık tarihinin en önemli, en değerli kültür varlıklarından biri olduğunu belirterek “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık üç ay önce Zeytin Danışma Kurulu ile yola çıktık. Zeytine ve zeytinciliğe ait pek çok kurumla bugün buradayız. Bu kadar büyük bir topluluğun, İzmir’de zeytin için bir araya gelmesi çok kıymetli. Bugün çalışma masalarında hep birlikte üreteceğimiz ortak kararlar, geliştireceğimiz vizyoner stratejiler ve somut çözüm önerileri; zeytin sektörümüzün yarınlarına yön verecek tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Buradan çıkacak sektörel mutabakat; üreticimizin emeğine bereket katacak, zeytinyağımızın küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak ve tarladan sofraya uzanan tüm süreçlerin kalitesini en üst seviyeye taşıyacaktır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kurucu: Zeytin mutlaka hak ettiği değeri bulmalı Çalıştay programı hakkında bilgi veren ve zeytinin önemi üzerinde duran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, zeytinin stratejik değere sahip olan bir yağ bitkisi olduğunu söyleyerek “İzmir’in kimliğinde zeytin ve zeytinyağı önemlidir. İzmir için birkaç önemli üründen bir tanesidir. Zeytinin mutlaka ulusal ve uluslararası değerini bulması lazım. Kalitesiyle, tadıyla, sürdürülebilir olmasıyla bunu başarmamız lazım” ifadelerini kullandı. Zeytine yön verecek yedi ayrı masa Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar zeytine yön verecek yedi ayrı masada toplantılara başladı. Zeytin Çalıştayı’ndaki her masa üç temel sorun, üç öncelikli çözüm ve bir pilot proje önerisi hazırlayacak. Masalarda; “Zeytinliklerde Kültürel Uygulamalar ve Beşeri Sermayenin Güçlendirilmesi”, “Doğru Çeşit, Sertifikalı Fidan ve Zeytin Envanteri”, “Kalite, Analiz, Sertifikasyon ve Tağşişle Mücadele”, “Kooperatifçilik ve Yeni Nesil İş Birliği Modelleri”, “Markalaşma, Pazarlama, İç Tüketim ve İhracat”, “Zeytin Kültürü, Gastronomi, Agroturizm ve Zeytin Rotaları” ve “İklim Krizi, Akıllı Tarım (AgTech) Uygulamaları, Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi” olmak üzere yedi ayrı başlık değerlendirilecek. Bütün paydaşlar tek çatı altında Çalıştaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakleri, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (UTAEM), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ekolojik Tarım Organizasyonu (ETO) Derneği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ,Tarım Ekonomisi Derneği, Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB), Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, S.S. Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile çok sayıda özel sektör temsilcileri, üreticiler ve sektör uzmanları katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİM Yönetim Kadrolarına Üç Egeli Girdi Haber

TİM Yönetim Kadrolarına Üç Egeli Girdi

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe güven tazelerken, Ege İhracatçı Birlikleri’nden 3 isim TİM Yönetim kadrolarına seçildi. Hayrettin Uçak bir günde çifte mutluluk yaşadı Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak TİM Genel Kurulu’nda, çifte mutluluk yaşadı. İlk olarak, TİM İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde Yaş Meyve Sebze Sektöründe 10. Kez Türkiye İhracat Şampiyonluğu ödülünü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe ikilisinin elinden alan Hayrettin Uçak, sonrasında Türkiye İhracatçılar Meclisi Denetim Kurulu Üyeliğine seçilme mutluluğu yaşadı. Zeytin ve zeytinyağı sektörü Emre Uygun liderliğinde 1 milyar dolar ihracat hedefine ilerleyecek Türkiye’deki zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının çatı kuruluşu Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Emre Uygun, önümüzdeki 4 yıl zeytin ve zeytinyağı sektörünü Türkiye İhracatçılar Meclisi Sektörler Konseyi’nde de temsil edecek. Sofralık zeytin üretiminde dünya liderliğine yükselen, zeytinyağı üretiminde de dünya ikinciliğine oturan Türk zeytincilik sektörü her yıl artan zeytin rekoltesini katma değere dönüştürmek ve ihracatta 1 milyar dolar barajını aşmak için mesai verirken EZZİB Başkanı Emre Uygun, sektöre rota çizecek. Ömer Celal Umur güven tazeledi Türkiye İhracatçılar Meclisi Sektörler Konseyi’nde Türk Tütün Sektörünü Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Celal Umur temsil edecek. Ömer Celal Umur, 2018 yılından bu yana TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini sürdürüyor. Türk tütün sektörü, 8 yıl aranın ardından 2025 yılında 1 milyar dolar barajını aşma mutluluğu yaşamıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytin Ve Zeytinyağı İhracatçıları Finansmana Erişimde Kolaylık İstiyor Haber

Zeytin Ve Zeytinyağı İhracatçıları Finansmana Erişimde Kolaylık İstiyor

“Sahadan ve üretim bölgelerinden aldığımız ilk veriler, önümüzdeki sezonda tarihin en güçlü ve en yüksek rekoltelerinden birine şahitlik edeceğimizi net bir şekilde ortaya koyuyor” diyen Uygun; “Ağaçlarımızdaki verimlilik ve doğa, bizlere muazzam bir ürün bolluğunun müjdesini veriyor. Ancak bu ürün bolluğu, doğru politikalarla yönetilmediği takdirde üretici için bir fiyat krizine, ihracatçı için ise stok yüküne dönüşebilir. Bu devasa rekolteyi katma değere dönüştürebilmemiz için dökme, varilli veya ambalajlı ayrımı yapılmaksızın tüm ihracat kanallarının açık kalması sektörümüzün geleceği için çok önemli. İhracatçının önünü görebilmesi ve uluslararası alıcılarla uzun vadeli büyük tonajlı kontratlar imzalayabilmesi için bu güvence hayati önemde. Bolluk döneminde iç piyasada üretici fiyatlarının maliyetlerin altına düşmesini engelleyecek, aynı zamanda dış pazarlarda rekabetçi fiyatlarla agresif bir pazarlama yapmamızı sağlayacak esnek mekanizmalar devreye alınmalıdır. Bununla birlikte, tarlada zorlu şartlar altında üretim yapan çiftçimizin korunması adına zeytin ve zeytinyağına yönelik üretici desteklerinin acilen artırılması da bu sürecin en kritik parçasını oluşturmaktadır” dedi. Enerji, işçilik, sulama, hasat, ambalaj, lojistik ve finansman giderlerindeki yükselişin durdurulamadığının altını çizen EZZİB Başkanı Uygun şöyle devam etti: “Bu tablo üreticilerimiz, sanayicilerimiz ve ihracatçılarımız üzerinde ağır bir maliyet baskısı oluşturmaktadır. Bu maliyet artışlarının döviz kuru gelişmeleriyle dengelenemediği dönemlerde, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat sunabilmesi imkânsız hale gelmektedir. Özellikle önümüzdeki büyük rekolteyi dünyaya pazarlarken rakiplerimizle fiyat savaşına girebilmemiz için öngörülebilir bir kur politikası şarttır. İhracatçının mevcut pazarlarını koruyabilmesi ve yeni rekolteye pazar bulabilmesi için maliyet-kur dengesinin sektörün ihtiyaçları gözetilerek acilen yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını bekliyoruz.” Üretimdeki başarı ihracat politikalarında sağlanamadı Zeytin ve zeytinyağı sektörünü; sıfır ithal girdi bağımlılığıyla net döviz kazandıran, ekonomimizin en stratejik can damarlarından birisi olarak tanımlayan Uygun, “Yakın geçmişte hayata geçirilen doğru tarım uygulamaları ve üreticilerimizin yoğun emeği sayesinde Türkiye’nin zeytinlik sahaları genişlemiş; ülkemiz sofralık zeytinde birinci, zeytinyağında ise ikinci sıraya yükselerek küresel ölçekte devasa bir güce ulaştı. Ancak bu büyük üretim gücüne rağmen, ihracat politikalarımızda ve uluslararası pazarlarda karşılaştığımız tablo; maliyet baskıları, kur politikaları ve idari kararlar açısından dikkatle, öngörüyle ve özeleştiriyle değerlendirmemiz gereken yapısal bir süreçten geçmekte” diye konuştu. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte “Basın Buluşması”nda konuşan EZZİB Başkanı Emre Uygun, zeytin ve zeytinyağı İhracat rakamları hakkında da bilgi verdi. Uygun şöyle konuştu; “31 Mayıs 2026 sonu itibarıyla netleşen sezon verilerimize göre toplam sektör ihracatımız 260 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Geçtiğimiz sezonun aynı dönemiyle kıyasladığımızda, küresel fiyatlardaki gerileme ve iç piyasaya yönelik idari tedbirlerin birikimli etkisiyle toplam ihracat gelirlerimizde yaklaşık yüzde 34 oranında bir düşüş yaşandığını görüyoruz. Bu süreçte sofralık zeytin ihracatımız 172,5 milyon dolarla güçlü seyrini korurken, zeytinyağı ihracatımız değer bazında yüzde 62’lik bir düşüşle 69 milyon dolara gerileyerek hem miktar hem de değer bazında ciddi bir daralma ile karşı karşıya kaldı. Katma değerli ve ambalajlı ihracat elbette her zaman nihai hedefimizdir; ancak küresel rakiplerimizle rekabet edebilmemiz için dökme ve ambalajlı ürün dengesini yasaklarla değil, serbest piyasa koşullarının işlediği öngörülebilir politikalarla yönetmek zorunda olduğumuz bu rakamlarla bir kez daha açıkça ortaya çıktı.” Finansmana erişim kolaylaştırılmalı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyelerinden kendilerine ulaşan en acil talebin, finansmana erişimin kolaylaştırılması yönünde olduğunu vurgulayan EZZİB Başkanı Uygun, “Üretim ve ihracat süreçlerinde yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalan firmalarımızın finansman yükünü hafifletecek, rekabet güçlerini korumalarını sağlayacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve döviz dönüşüm desteği gibi can suyu olan uygulamaların artarak devam etmesi en temel beklentimizdir. İhracatçımıza nefes aldıracak bu enstrümanların esnetilmesi ve sektörel ihtiyaçlara göre optimize edilmesi hem üretim gücümüzün korunmasına hem de ülkemizin döviz arzına çok güçlü bir katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Tarımda tahminlerle değil, verilerle yönetilen bir döneme geçmek zorundayız 2025/26 sezonuna girerken Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından açıklanan 310 bin ton zeytinyağı rekoltesinin sektörde karşılık bulmadığı imasında bulunan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, rekoltenin doğru tespit edilmesinin önemine dikkati çekti. Sektörün önünü görebilmesi için saha sayımlarının ve rekolte tahminlerinin hata payını en aza indirecek bilimsel yöntemlerle güncellenmesi gerektiğinin altını çizen Uygun, “25 Mart’ta düzenlediğimiz Sektör Çalıştayımızda, dünyanın en büyük üreticisi olan İspanya’dan Tarım Bakanlığı uzmanlarını ağırlamış ve ülkelerindeki bilimsel rekolte tahmin yöntemleri ile zeytinyağı takip sistemlerini yakından incelemiştik. Hedefimiz, orada gördüğümüz veriye dayalı vizyonu ülkemize kazandırmak ve yaklaşan bu büyük üretim dalgasını geleneksel tahminler yerine teknolojinin ışığında, kesin verilerle yönetebilmektir. Bu amaçla, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek ilk önemli adımı attık. Enstitümüz ile gerçekleştirdiğimiz çok verimli istişare sürecinde, tıpkı İspanya’daki örnekte olduğu gibi tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalaja kadar uzanan tüm süreci şeffaf bir şekilde izleyebileceğimiz entegre bir Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi'nin kurgulanması üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitümüzün köklü kurumsal birikimi ile bu küresel vizyonu doğru bir zeminde buluşturmayı çok önemsiyoruz. En yakın zamanda hazırladığımız taslağı Tarım Bakanlığı’na sunacağız. Bu dijital altyapı ve teknoloji odaklı rekolte tahmin çalışmaları hayata geçirilebildiği takdirde; kayıt dışılığın önüne geçilecek, gerçek stok miktarları anlık izlenebilecek ve böylece ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı değil, veri odaklı ve öngörülebilir koruyucu politikalar geliştirilebilecektir” diyerek sözlerini noktaladı. Uzak ülkeler stratejisiyle uyumlu çalışıyoruz Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş, Ticaret Bakanlığı’nın 'Uzak Ülkeler Stratejisi' kapsamında; ABD, Kanada, Japonya, Brezilya ve Avustralya gibi yüksek potansiyelli stratejik pazarları odaklarına aldıklarını sektörel ticaret heyetleri gerçekleştirdiklerini ve yeni dönemde de bu organizasyonlarımıza hız kesmeden devam edeceklerini dile getirdi. “Küresel pazarlardaki varlığımızı sadece ticaret heyetleriyle sınırlı tutmuyor, dünyanın en prestijli fuarlarında yer alıyoruz” diyen Gündeş; “ABD’de, biri New York’ta diğeri Kaliforniya’da düzenlenen Kuzey Amerika'nın en önemli iki gıda fuarında, Japonya’da Foodex Japan’da ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda ülkemizi ve Türk zeytin-zeytinyağı sektörünü en profesyonel şekilde temsil ediyoruz. Uluslararası alandaki bu pazarlama ağımızı, küresel rekabetçiliğimizi artırmak adına yeni UR-GE projemizle de desteklemeyi planlıyoruz. Firmalarımızın ihracat kapasitesini ve kurumsal altyapısını güçlendirmeyi amaçladığımız bu proje, yeni pazarlara açılma stratejimizin önemli adımlarından biri olacaktır. Bu küresel organizasyonlar ve projeler, bizim için yalnızca birer ürün sergileme alanı değil; önümüzdeki yüksek rekolte döneminin pazar altyapısını şimdiden kurduğumuz stratejik zeminlerdir. Amacımız, ihracatçımızın geleceğini küresel ölçekte garanti altına almaktır” diye konuştu. İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın turizm ve zeytinyağını birlikte öne çıkararak başarılı olduklarına da temas eden Gündeş, Türkiye’nin turizm ve zeytinyağı sektörlerini öne çıkaran tanıtım kampanyaları yapması halinde her iki sektörün de güç kazanacağını sözlerine ekledi. Küresel pazarda kalıcı olabilmek için gıda güvenliği standartlarına uyum şart Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün küresel pazarda kalıcı olabilmesi için, sadece miktarsal üretim gücümüzle değil, uluslararası gıda güvenliği standartlarına uyum sağlamasının zorunluluğuna vurgu yapan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı, Avrupa Birliği ülkelerinde Mosh Moah olarak tanımlanan mineral yağ kalıntıları üzerine yeni standartlar/metotlar geliştirildiğini bu bulaşanlara karşı bitkisel yağlarda ve zeytinyağında toleransın neredeyse sıfıra indirildiğini, bu durumun zeytinyağı ihracatı üzerinde ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu Haber

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu

Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, “Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz” dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, “Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti” diye konuştu. “Verimli geçti” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek “Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti” ifadelerini kullandı. “Fuardan memnun ayrılıyoruz” Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, “Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. “Sektörün lokomotif fuarlarından” Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, “Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu” dedi. “Müşteri portföyümüz gelişti” Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, “Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik” diye konuştu. “Bu fuarı çok seviyoruz” Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, “Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı Haber

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Marka kavramı ne ifade ediyor? Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor” Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi. İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride” Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu. “Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı” Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. 110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi. Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu. Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. “Kalite daha dalında başlar” Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu. İleri teknoloji Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi. Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor Haber

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan - 2 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı etkinlik programıyla da öne çıkacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları yaratmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 85 katılımcının yer alacağı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunacak. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. Aynı gün saat 12.15’te CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin” başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirecek. “Karşılayan – Kapsayan – Birleştiren” temasıyla kurgulanan ilk gün programında saat 13.15’te düzenlenecek söyleşide, “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlığı ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30’da gerçekleştirilecek “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, duyusal analiz ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45’te düzenlenecek “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” panelinde moderatörlüğü The7 Kurucusu Çise Ulus üstlenirken Von Urla Kurucusu Gökçe Erkuşöz, üretici Umut Ayberk ve Sütçü markasının kurucusu Yasemin Sezgin, üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Programı kapsamındaki Iter Vitis ağı üyeliğiyle hayata geçirilen İzmir Bağ Yolu; Urla, Seferihisar, Menderes, Selçuk, Kemalpaşa, Çeşme, Torbalı ve Karabağlar’daki bağ ve şarap üreticilerini kapsayan tematik bir rota olarak öne çıkıyor. Yerel üreticiler ile gastronomi değerlerini buluşturan proje, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Şarap Rotası ağıyla entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, “Üretim – Emek – Değer Zinciri” temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek “Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek” başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Saat 14.00’te düzenlenecek “Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler” başlıklı panelde ise moderatörlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli yaparken Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Ufuk Yücel, Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı, USCA Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu Serpil Erdurak ile danışman önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek “Dr. Zeytin” oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. 1 Mayıs’ta DoubleTree by Hilton’dan Executive Chef İlhami Dinç, Ege otlarını yorumladığı “Çağla bademli ballı Ege otları harmanı”nı hazırlayacak. 2 Mayıs’ta da Mövenpick Otel’den Executive Chef Murat Yıldız “Levrekli şevketi bostan”, Kaya Otel’den Su Şefi Yahya Yıldırım ise “İzmir kumru ekmeği üzerine enginarlı köfte” sunumlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler, mutfak atölyeleri ile lezzet dolu bir deneyim yaşayacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı “Olivbar” alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan “Köstem Zeytinyağı Müzesi” özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründe İhracat Şampiyonları Ödüllerine Kavuştu Haber

Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründe İhracat Şampiyonları Ödüllerine Kavuştu

Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Japonya’ya 1 Milyar Dolarlık Gıda Ürünleri İhracatı Hedefliyor Haber

Türkiye, Japonya’ya 1 Milyar Dolarlık Gıda Ürünleri İhracatı Hedefliyor

Işık: “Japonya’ya gıda ihracatında hedefimiz 1 milyar dolar” Türkiye’nin 2025 yılında küresel iklim krizinin olumsuz etkilerine rağmen Japonya’ya 337 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, hedeflerinin orta vadede Japonya’ya gıda ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkarmak olduğunu bu hedefe ulaşmak için Foodex Fuarı’nda büyük bir adım attıklarını dile getirdi. Japonya’nın yıllık 70 milyar doların üzerinde gıda ürünleri ithal eden büyük bir ülke olduğuna dikkati çeken Işık, “Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yüzde 30’unu Ege Bölgesi’nden yapıyoruz. Fuar kapsamında gerçekleştirdiğimiz tanıtım ve pazarlama faaliyetleri büyük ilgi gördü. Firmalarımız 400 adet ikili iş görüşmesi (B2B) gerçekleştirdi. Japon alıcılarla önceden eşleştirme çalışmaları yapıldı. Türkiye standı, dikkat çekici tasarımı ve konumuyla yoğun ziyaretçi çekti. Türkiye’nin görünürlüğünü artırmak amacıyla fuar alanında reklamlar, dijital tanıtımlar ve influencer iş birlikleri de gerçekleştirildi. İki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi ve devam eden Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin hızlandırılması, Türk ürünlerinin rekabet gücünü artıracak kritik unsurlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu. Öztürk: “Japonya Stratejik Öneme Sahip Bir Pazar” FOODEX Japan Fuarı’nın yalnızca Japonya’ya değil; Güney Kore, ABD, Kanada ve Avrupa’dan gelen alıcılarıyla bölgesel bir ticaret merkezi niteliği taşıdığının altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, FOODEX Japan Fuarı’nın Türk firmaları için hem yeni iş bağlantıları kurma hem de Uzak Doğu pazarını yakından tanıma fırsatı sağladığının ifade etti. Türk firmalarının Japon tüketicisinin kalite ve sağlıklı ürünlere verdiği önem doğrultusunda, pazara uygun ürün ve stratejiler geliştirdiğine vurgu yapan Öztürk şöyle konuştu; “Zeytinyağından makarnaya, dondurulmuş ürünlerden çikolataya kadar geniş bir ürün yelpazesi Japon ve uluslararası alıcılara sunuldu. Bu temasların sonuçlarını önümüzdeki dönemde alacağımıza inanıyoruz.” Girit: “Türk Mutfağı Japonya’da İlgi Odağı Oldu” FOODEX Japan Fuarı süresince düzenlenen tadım etkinliklerinin ziyaretçilerden büyük beğeni topladığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Michelin yıldızlı Şef Osman Serdaroğlu’nun katkılarıyla Türk ürünleri Japon damak tadına uygun şekilde sunulduğunu kaydetti. Öne çıkan etkinlikler hakkında bilgi veren Girit, “Türk somonu ve orkinosuyla hazırlanan suşi ve saşimi sunumları, Türk şarapları ve Türk kahvesi tadımları, Türk zeytinyağı seminerleri, Türk çayı semineri Türk ürünlerinin kalite ve çeşitliliğini doğrudan deneyimleme fırsatı sundu. 2025 yılında Japonya’ya 337 milyon dolarlık gıda ihracatımızın yüzde 33’üne tekabül eden 113 milyon dolarlık kısmını su ürünleri oluşturdu” ifadelerini kullandı. Uygun: “Kurumsal Temaslar ve İş Birliği Görüşmeleri Yaptık” Japonya’da Foodex Fuarı kapsamında yalnızca stand faaliyetleriyle sınırlı kalmadıklarını, Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulunduklarını anlatan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, EİB heyeti olarak Japonya’nın önde gelen kurum ve kuruluşları arasında yer alan Japonya Ulusal Deniz Suyu Balık Yetiştiriciliği Birliği, Japonya Kuruyemiş Birliği, Otsuma Kadın Üniversitesi, Japonya Bitkisel Yağ Derneği ve Japonya Yönetim Birliği görüşmeler yaptıklarını vurguladı. Japonya’nın Türk zeytinyağı sektörünün ihracat yaptığı ülkeler arasında ABD’den sonra ikinci sıraya oturduğu bilgisini veren Uygun, “Japonya, 2024/25 sezonunda Türkiye’nin 251 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatından yüzde 9 pay aldı. Japonya’ya ihracatımızın kısa vadede 100 milyon dolara ulaşacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Türkiye'nin Japonya'ya gerçekleştirdiği ihracatta öne çıkan ürünler; Taze veya soğutulmuş balıklar, makarnalar ve kuskus, zeytinyağı kurutulmuş üzümler, meyve ve sebze suları, balık filetoları ve diğer balık etleri, hazırlanmış veya konserve edilmiş domatesler, taze veya kurutulmuş hurma, incir, fındık, taze veya kurutulmuş turunçgiller, dondurulmuş balıklar oldu. 2026 yılında yaklaşık 3.238 firmanın katıldığı fuarda, Türkiye’den milli katılım kapsamında 45, bireysel olarak 4 firma olmak üzere toplam 49 Türk firması yer aldı. 4 gün süren fuarı 73.842 ziyaretçi gezdi. Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul ile Ticaret Başmüşavirleri Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, Türk firmalarının yer aldığı stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Japon pazarı hakkında değerlendirmelerde bulunulurken, firmaların talepleri ve karşılaştıkları hususlar da ele alındı. Ege İhracatçı Birlikleri heyetinde, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rıza Seyyar yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Dayanışma Paylaşarak Artıyor Haber

Nilüfer’de Dayanışma Paylaşarak Artıyor

Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, bu Ramazan ayında da ihtiyaç sahibi vatandaşları yalnız bırakmıyor. Nilüfer Belediyesi, gerek verdiği iftarlarla gerekse de erzak kolisi destekleriyle Ramazan ayında da dayanışmayı büyütüyor. Nilüfer Belediyesi, Ramazan ayı destekleri kapsamında bu ay da ihtiyaç sahibi ailelere erzak kolisi desteği sağlıyor. Belediyeye başvuran veya muhtarlıklar aracılığıyla tespit edilen ailelere yönelik erzak kolisi dağıtımı başladı. Erzak kolilerinde temel gıda ihtiyaçlarının yanı sıra Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) aracılığıyla yerel üreticiden alınan ürünler de yer alıyor. Hazırlanan paketlerde toz şeker, çay, zeytin, ayçiçeği yağı, domates salçası, tarhana, erişte, tuz, buğday unu, fasulye, kırmızı mercimek, bulgur, osmancık pirinci, yeşil mercimek ve nohut bulunuyor. İFTAR YEMEĞİ DAĞITILACAK Nilüfer Belediyesi, erzak dağıtımının yanı sıra iftar yemeği de dağıtacak. Hacı Remziye Bakgör Aşevi’nde hazırlanan günlük 400 kişilik iftar yemeği, ihtiyaç sahibi ailelere sunulacak. Koza Kütüphane Nilbel Kafe’de de Tophane Rotary Kulübü iş birliğiyle her gün 500 öğrenciye iftar yemeği ikramı gerçekleştirilecek. NİLÜFER’DE KİMSE KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMİYOR Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Ramazan ayının aynı zamanda paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı bir dönem olduğunu söyledi. Nilüfer’de kimsenin kendisini yalnız hissetmemesi için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Paylaştıkça çoğalan bereketin huzurunu birlikte yaşıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.