Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aidiyet

Kapsül Haber Ajansı - Aidiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aidiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Okul Şiddeti Önlenebilir mi? Haber

Okul Şiddeti Önlenebilir mi?

Okul şiddetinin tamamen ortadan kaldırılamasa da büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa bu bir alarmdır” diyerek erken farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesi konusunu değerlendirdi. Okul şiddeti ‘ani patlama’ değil, önceden gelişen bir süreç Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin tamamen ortadan kaldırılamasa da büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, “Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir. Çünkü okul şiddeti ‘ani patlama’ değil, önceden gelişen bir süreçtir bu yüzden erken fark edilirse önlenebilir. Çünkü araştırmalar şunu gösteriyor: Saldırganların yüzde 70–80’i önceden sinyal verir. Çoğunda: sosyal geri çekilme, tehdit dili,yoğun öfke ve planlama davranışı vardır şiddet görünmez değil, erken evrede fark edilebilir. Sadece güvenlik önlemleri (metal dedektör vs.), sadece disiplin cezaları veya sadece kamera sistemi sonucu azaltabilir ama nedeni çözmediği için geçici olur.” dedi. ABD’de okullarda psikolojik sağlamlık çalışmaları başladı ABD’deki verileri örnek gösteren Prof. Dr. Tarhan, “2013–2023 arasında bin 468 okul silah olayı (önceki on yıla göre yüzde 324 artış) olur. Bunun üzerine hızlı bir şekilde okullarda Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) ile empati, anlam, amaç paylaşımcılık, minnettarlık, dürtü kontrolu modülleri ile psikolojik sağlamlık çalışmalar başladı. Okullarda SEL (Sosyal ve Duygusal Beceri eğitimleri) verildi. 2024 yılında yaklaşık 336 okul silah olayı raporlanmış iken 2025 okul yılında bu sayı 254’e düştü (yaklaşık yüzde 22 azalma). Buna rağmen, bu düzey, 25 yıl öncesinin 2 katından fazladır.” diye konuştu. Birincil önleme (Her öğrenci için) Okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, birincil önlemenin tüm öğrencilere yönelik olduğunu ve okul iklimini dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi. Bu kapsamda sosyal-duygusal öğrenme (SEL), empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerilerinin kazandırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, Üsküdar Üniversitesi tarafından 5 yıllık çalışmayla hazırlanan “Mutluluk Bilimi ve Değerler” isimli yardımcı ders kitabının da rehberlik programlarında kullanılabileceğini belirtti. İkincil önleme (Riskli öğrenciler için) İkincil önlemenin riskli öğrencileri hedef aldığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, erken müdahalenin kritik olduğunu vurguladı. “Bu çocuk neden sessizleşti, neden görünmez oldu ya da neden alışılmışın dışında davranmaya başladı?” sorularının sorulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, yalnız öğrencilerin tespit edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi ve okul psikolojik danışmanlığının etkin kullanılması gerektiğini söyledi. Üçüncül önleme (Yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi) Üçüncül önlemenin ise yüksek risk durumlarında kriz müdahalesini kapsadığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, tehdit değerlendirme ekiplerinin kurulması, aile-okul-uzman iş birliğinin sağlanması ve gerektiğinde güvenlik önlemlerinin devreye alınmasının önemine dikkat çekti. Psikolojik ihtiyaçların karşılanamamasına dikkat! Araştırmaların en net bulgularından birinin, bir öğrencinin hayatında en az bir güvenilir yetişkinin bulunmasının şiddet riskini dramatik biçimde düşürdüğü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Öğretmen, rehberlik uzmanı, ebeveyn ya da akran mentörü ile güvenli ilişki kuran çocuk hayatı güvenilir bulur ve şiddete başvurmaz.” dedi. “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!” uyarısında bulunan Prof. Dr. Tarhan, okul şiddetinin çoğunlukla temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmamasıyla ilişkili olduğunu ifade etti. Bu ihtiyaçları aidiyet (bağlanma ve ait olma), değerlilik (önemli hissetme), anlam (hayat yaşamaya değer dedirten amaçlar) ve duyguları ifade edebilme olarak sıralayan Prof. Dr. Tarhan, bu alanlarda eksiklik yaşandığında yalnızlık, öfke ve umutsuzluğun ortaya çıktığını belirtti. Mafya lideri gibi bazı rol modeller şiddeti estetikleştiiyor Aşırı dijitalleşmenin de önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyona ve yüzeysel ilişkilere yol açtığını, mafya lideri gibi bazı rol modellerin şiddeti estetikleştirdiğini ifade etti ve “Bu nedenle modern önleme çalışmaları sadece okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsamalı.” diye sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Avrupa Öğrenci Ödülü’nün Kazananı Açıklandı Haber

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Avrupa Öğrenci Ödülü’nün Kazananı Açıklandı

Sony Europe ve Creo’nun fotoğrafçılık platformu olan Dünya Fotoğrafçılık Organizasyonu iş birliğiyle hayata geçirilen Avrupa Öğrenci Ödülü, Avrupa genelindeki üniversitelerde öğrenim gören fotoğrafçılık öğrencilerinin öne çıkan projelerini ödüllendiriyor. Ödül, bölgenin önde gelen üniversiteleriyle yürütülen iş birlikleri aracılığıyla öğrencilerin kariyerlerinin erken döneminde profesyonel fotoğrafçılık dünyasına adım atmalarını destekleyen güçlü bir platform sunuyor. 2026 yılında kazanan ve kısa listeye giren seriler; bağlantı, birliktelik ve kimlik temalarını ele alarak günümüz öğrenci fotoğrafçılarının ilham verici çalışmalarını ve özgün bakış açılarını ortaya koyuyor. Avrupa Öğrenci Ödülü 2026’nın kazananı, Almanya’dan Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi öğrencisi Teresa Halbreiter oldu. Halbreiter, Alman Silahlı Kuvvetleri gibi erkek egemen bir kurum içinde kadınlık ve bireysellik arayışını irdeleyen Stillgestanden (“Dikkat!”) adlı fotoğraf serisiyle ödüle layık görüldü. Proje; itaat ile kendini ortaya koyma, sertlik ile kırılganlık arasındaki gerilimi ele alırken, bir gruba ait olma ihtiyacı ile birey olarak görülme arzusunun yarattığı hassas dengeyi de görünür kılıyor. Ödül hakkında konuşan Teresa Halbreiter, şunları söyledi: “Avrupa Öğrenci Ödülü’nün kazananı olarak seçildiğimi duyduğumda gerçekten çok şaşırdım ve buna inanmakta zorlandım. Almanya’da fotoğrafçılık eğitimi alan pek çok yetenekli fotoğrafçı olduğunu biliyorum. Bu ölçekte uluslararası bir yarışmada seçilmek benim için hem çok özel hem de son derece gurur verici.” Seriye ilişkin değerlendirmede bulunan jüri üyeleri ise şu ifadeleri kullandı: “Stillgestanden (‘Dikkat!’), kadınları erkek egemen arketipler üzerine kurulu bir kurumun merkezine yerleştirerek kimlik ve aidiyet kavramlarını sorguluyor. Seri; kadınlığın daha geniş yapılar içinde nasıl varlığını sürdürebildiğini ve dönüşebildiğini incelikli bir şekilde ele alırken, daha büyük bir bütünün parçası olmak için nelerden vazgeçtiğimizi ve o yapıdan uzaklaştığımızda geriye ne kaldığını da sorguluyor.” Avrupa Öğrenci Ödülü kısa listesine giren isimler ise şu şekilde: Albert Słowiński (Polonya, Szczecin Sanat Akademisi) – Tayvan’da meydana gelen büyük bir tayfunun ardından çekilen Displaced Lands serisiyle; afet sonrası ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yürütülen kolektif çabaları belgeliyor. Albert Słowiński (Polonya, Szczecin Sanat Akademisi) – Tayvan’da meydana gelen büyük bir tayfunun ardından çektiği Displaced Lands serisiyle afet sonrası ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yürütülen kolektif çabaları belgeliyor. Bennet Böckstiegel (Almanya, Ostkreuzschule für Fotografie) – Promise That adlı serisinde İspanya’nın Sitges kentindeki queer topluluğu içinde erkekler arasındaki özgürlük, arzu ve sessiz bağları odağına alıyor. Laura Anna Rossa (Belçika, LUCA School of Arts Sint Lukas Brussels) – In the Valley, Flowers Remain serisinde, Belçika kırsalındaki uzun süreli bir psikiyatri kliniğinde yaşayan arkadaşı Patrick ile geçirdiği zamanı fotoğraflıyor. Laurie Broughton (Birleşik Krallık, University of West England) – Clwb serisiyle Güney Galler Vadileri’ndeki spor ve sosyal kulüpler üzerinden sanayi sonrası Galler’deki yaşamı inceliyor. Kazanan ve kısa listeye giren fotoğrafçılar; sektör uzmanlarıyla gerçekleştirilecek özel atölye programına katılmak üzere Londra’ya davet ediliyor. Fotoğrafçılar ayrıca ödül törenine katılma, çalışmalarını Londra’daki Somerset House’ta düzenlenen Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri sergisinde sergileme ve Sony Digital Imaging ekipmanları kazanma fırsatı elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Great Place To Work® Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırma Raporu Açıklandı Haber

Great Place To Work® Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırma Raporu Açıklandı

Türkiye'nin farklı sektörlerinden 200'e yakın İnsan ve Kültür liderinin katılımıyla yürütülen araştırma, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin bugün geldiği noktayı ve geleceğe doğru nasıl dönüştüğünü net biçimde ortaya koyuyor: İnsan ve Kültür fonksiyonu artık yalnızca operasyonel bir destek alanı değil; organizasyonel güvenin, sürdürülebilir performansın ve uzun vadeli başarının temel yapı taşlarından biri. İş dünyasında İnsan ve Kültür liderliği, yalnızca süreçleri yöneten bir fonksiyon olmaktan çıkarak kurumların güven kültürünü, sürdürülebilir performansını ve uzun vadeli başarısını şekillendiren stratejik bir role evriliyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını her zamankinden daha kritik bir konuma taşıyor. Temmuz ayında başlatılan Best People & Culture Leaders™ 2025 Listesi ve araştırması, Eylül ayında tamamlandı. Araştırmanın çıktıları, 19 Kasım 2025 tarihinde Great Place To Work® Türkiye tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte paylaşıldı. Etkinlik kapsamında yalnızca araştırma sonuçları aktarılmakla kalınmadı; aynı zamanda İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte geleceğe dönük güçlü bir diyalog ve ortak akıl alanı oluşturuldu. Bununla birlikte, Türkiye'de İnsan ve Kültür alanına ilham veren liderler onurlandırılarak süreç anlamlı bir kutlamayla tamamlandı. İnsan ve Kültür Liderliğinin Karar Masasındaki Gücü Best People & Culture Leaders™ 2025 araştırma bulguları, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de stratejik karar alma süreçlerindeki konumunun belirgin biçimde güçlendiğini ortaya koyuyor. Listede yer alan liderlerin %64'ü, şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını belirtiyor. Bu oran, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye'de hâlâ ağırlıkla operasyonel bir fonksiyon olarak konumlandığı yönündeki yerleşik algıyı açık biçimde sorgulatıyor. İnsan ve Kültür liderliği artık yalnızca kararları hayata geçiren değil; kararların şekillendiği, kurumun yönünü belirleyen masanın doğrudan bir parçası haline geliyor. Gelecek Dönem Öncelikleri Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara öncelik vereceği soruldu. Yanıtlar, %21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu, %15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi; %13 ile çalışan bağlılığı ve refahı başlıkları takip ediyor. Bu dağılım, İnsan ve Kültür liderlerinin geleceği yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak tanımlamadığını net biçimde ortaya koyuyor. Dijitalleşme, bu liderlik perspektifinde bir hedef değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Liderlerin Çalışanların Kişisel İyi Oluşuna Duyarlılığı Çalışanlara insani düzeyde duyarlılık göstermek, güçlü liderliği ayırt eden en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderlerin %93'ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde %75'te kalıyor. Ortaya çıkan 18 puanlık fark, yalnızca bir algı farklılığına işaret etmiyor. Bu sonuç, liderlik yaklaşımlarındaki insan odaklılık seviyesinin, organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattı ğını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor. Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda: Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderlik pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,Çalışanlara yalnızca rol, unvan ve çıktılar üzerinden değil; insan olarak yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,Aidiyet ve bağlılığın performansın yan ürünü değil; sürdürülebilir performansı mümkün kılan temel ön koşullardan biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Eyüp Toprak: "İnsan ve Kültür Liderliği, Bugünü Anlamak Kadar Geleceği Okumayı da Gerektiriyor" Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Best People & Culture Leaders™ 2025 Araştırması'nı, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. Bu çalışma kapsamında, İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alarak liderliğin kapsamını genişleten bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. Araştırmayla amacımız, İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak, bu pratikleri veriye dayalı ve objektif bir zeminde analiz etmek ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmaktı. Elde ettiğimiz bulgular, Türkiye'de İnsan ve Kültür liderliğinin güçlü yönlerine, gelişim alanlarına ve geleceğe dönük önceliklerine dair önemli içgörüler sunuyor. Bu sürece katkı sunan tüm liderlere teşekkür ediyor; Best People & Culture Leaders™ 2025 listesinde yer alan liderleri gönülden kutluyoruz. Great Place To Work® Türkiye olarak, İnsan ve Kültür liderleriyle birlikte etki yaratan, öğrenen ve dönüştüren bu yolculuğu kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.