Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Artırılmış Gerçeklik

Kapsül Haber Ajansı - Artırılmış Gerçeklik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Artırılmış Gerçeklik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya Büyükşehir’in KİTEM Projesine Seul’den Uluslararası Ödül Haber

Konya Büyükşehir’in KİTEM Projesine Seul’den Uluslararası Ödül

Konya Büyükşehir Belediyesi, KİTEM Projesi ile Smart Life Week kapsamında gerçekleştirilen uluslararası akıllı şehir yarışmasında ödüle layık görüldü. Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Smart Life Week kapsamında gerçekleştirilen yarışmada dünyanın farklı şehirlerinden hayata geçirilen yenilikçi projeler değerlendirildi. Konya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile İtfaiye Dairesi Başkanlığı iş birliğinde geliştirilen KİTEM Projesi, burada Tech-Innova City kategorisinde bronz ödül kazandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, KİTEM’in akıllı şehir yaklaşımının somut örneklerinden biri olduğunu belirterek, “Akıllı şehircilik anlayışımızda teknolojiyi yalnızca dijitalleşmek için değil; insanımızın güvenliğini artırmak, kaynaklarımızı daha verimli kullanmak ve hizmetlerimizi geliştirmek için kullanıyoruz. KİTEM Projemiz de bunun güzel örneklerinden biri. İtfaiyecilerimizin daha güvenli ve etkin şartlarda eğitim almalarını sağlarken önemli miktarda suyun ve diğer kaynakların tüketilmesinin önüne geçiyoruz. Konya’da geliştirdiğimiz bu projenin uluslararası bir organizasyonda ödüle layık görülmesinden memnuniyet duyuyoruz. Şehrimizde ortaya koyduğumuz yenilikçi çalışmaların uluslararası platformlarda karşılık bulması bizler için ayrıca gurur verici. Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki birikimini daha ileriye taşımak ve hemşehrilerimizin hayatına değer katmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. KİTEM PROJESİ KİTEM kapsamında, itfaiye personelinin eğitim aldığı yapının üç boyutlu modeli oluşturularak dijital ikizi çıkarıldı. Eğitimlerde kullanılan ekipmanların sensörlerle donatılması ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin sisteme entegre edilmesiyle gerçekçi eğitim senaryoları dijital ortama taşındı. Sistem sayesinde itfaiye personeli; gerçek ateş yakılmadan, tonlarca su tüketilmeden ve söndürücü kimyasallar kullanılmadan gerçeğe yakın senaryolarda eğitim alabiliyor. Böylece eğitimlerde personel güvenliği artırılırken su ve diğer kaynakların gereksiz tüketiminin de önüne geçiliyor. Dijital ikiz, artırılmış gerçeklik ve sensör teknolojilerini aynı eğitim altyapısında buluşturan KİTEM, akıllı şehir teknolojilerinin afet ve acil durum yönetimi, personel eğitimi, iş güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında birlikte kullanılmasına örnek oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Selfyfest’26 ile Üniversite Kampüslerinde Eğlence Başlıyor Haber

Türk Telekom Selfyfest’26 ile Üniversite Kampüslerinde Eğlence Başlıyor

6-23 Ekim tarihleri arasında Rize, Samsun, İzmir, Isparta, Ankara ve İstanbul’da düzenlenecek festivalde, açık hava konserlerinin yanı sıra Selfy3X3 Basketbol Turnuvası, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle (AR) oynanan yeni nesil spor dallarından HADO Turnuvası, yarışmalar, interaktif oyunlar ve birbirinden özel aktiviteler gençlerle buluşacak. Murat Dalkılıç, Simge, Mert Demir, Fatma Turgut, KÖFN ve Edis; sevilen şarkılarını binlerce üniversite öğrencisiyle birlikte seslendirerek kampüslerde Selfyfest’26 heyecanını yaşatacak. Türk Telekom’un gençlerin her anına değer katan gençlik markası Selfy, Selfyfest’26 ile yeni akademik yılın heyecanına eğlence katacak. Rize’den Samsun’a, İzmir’den Isparta’ya, Ankara’dan İstanbul’a üniversite kampüslerinde gençlerle buluşacak. Festival kapsamında Murat Dalkılıç, Simge, Mert Demir, Fatma Turgut, KÖFN ve Edis sahne alırken; DJ performansları da festival programına renk katacak. Gün boyunca devam edecek yarışmalar, interaktif oyun alanları ve spor etkinlikleriyle öğrenciler kampüslerinde festival heyecanını doyasıya yaşayacak. Konserler, yarışmalar ve birbirinden renkli aktiviteler Altı farklı şehirde binlerce üniversite öğrencisini bir araya getirecek Selfyfest’26, konserlerin yanı sıra gün boyu devam edecek etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Selfy 3X3 Basketbol Turnuvası, HADO Turnuvası sürpriz yarışmalar ve farklı aktiviteler gençlere arkadaşlarıyla keyifli vakit geçirebilecekleri renkli bir festival deneyimi sunacak. Kampüslerde gün boyunca devam edecek etkinliklerin ardından sevilen sanatçıların açık hava konserleriyle festival heyecanı devam edecek. Üniversitelerin en iyi basketbolcuları Selfy3X3’te sahne alacak Selfyfest’26 kapsamında düzenlenecek Selfy3X3 Basketbol Turnuvası ile spor heyecanı da kampüslere taşınacak. Tek pota konseptiyle gerçekleştirilecek turnuvada üniversite öğrencileri üçer kişilik takımlar halinde mücadele edecek. Kampüslerde kurulacak özel sahalarda oynanacak karşılaşmalarda öğrenciler üniversitelerinin en iyi takımı olmak için ter dökecek. Turnuva boyunca başarılı performanslarıyla öne çıkan takımlar, basketbol heyecanını festival rotası boyunca yaşatacak. Her üniversitenin birinci olan takımı, 23 Ekim’de İstanbul’da düzenlenecek olan Büyük Final’de üniversitelerini temsil edecek. Şampiyon olan takım ödül olarak A Milli Basketbol Takımı’nın İstanbul’da oynayacağı bir maçta Türk Telekom tarafından ağırlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Yenilenen Tasarım Paketiyle MINI Online Store’da Haber

Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Yenilenen Tasarım Paketiyle MINI Online Store’da

Gelişen donanım özellikleriyle premium elektrikli SUV deneyimini daha da ileri taşıyan Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in maksimum sürüş menzili, yeni nesil batarya teknolojisi sayesinde 501 kilometreye kadar ulaştı. Günlük kullanımı kolaylaştıran yeni donanımları ve sürüş konforunu artıran ileri teknolojileriyle Tamamen Elektrikli MINI Countryman Favoured Plus, artırılmış gerçeklik destekli MINI Navigasyon AR sistemini de sunuyor. MINI Countryman’in Tamamen Elektrikli versiyonu, Favoured Plus tasarım paketiyle Eylül ayına özel 3 milyon 687 bin TL’den başlayan fiyatlarla MINI Online Store’da satışa sunuldu. Sportif kullanıcılara yönelik alternatif olarak sunulan John Cooper Works paketinin Eylül ayına özel satış fiyatı ise 3 milyon 814 bin TL’den başlıyor. Türkiye’de lanse edildiği 2024 yılından bugüne kadar 21 bini aşan satış adedine ulaşan yeni jenerasyon MINI Countryman, tamamen elektrikli versiyonunda sunulan yeni Favoured Plus tasarım paketiyle donanım seviyesini daha da zenginleştirdi. Gelişmiş sürüş destek sistemlerini, dijital teknolojileri ve özgün tasarım detaylarını bir araya getiren Favoured Plus tasarım paketi, artırılan menzil değeriyle Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in günlük kullanım kolaylığını ve uzun yolculuklardaki konforunu da ileri taşıyor. Favoured Plus ile Teknoloji, Konfor ve Tasarım Bir Arada Tamamen Elektrikli MINI Countryman modelinde sunulmaya başlanan yeni Favoured Plus tasarım paketi; premium tasarım detaylarını gelişmiş teknolojiler, sürüş destek sistemleri ve günlük kullanımı kolaylaştıran donanımlarla bir araya getiriyor. Favoured Plus kapsamında sunulan Sürüş Asistanı Plus ve Park Asistanı Plus sistemleri, 360 derece kamera desteğiyle birlikte sürüş ve park manevralarında kullanıcıya kapsamlı destek sağlıyor. Artırılmış gerçeklik destekli MINI Navigasyon AR sistemi ise yönlendirmeleri gerçek zamanlı görüntülerle birleştirerek daha sezgisel ve anlaşılır bir navigasyon deneyimi sunuyor. Teknoloji ve konfor odaklı donanımları tamamlayan 19 inç Kaleido Spoke iki tonlu jantlar modele daha güçlü bir görünüm kazandırırken, güneş korumalı arka camlar hem tasarıma hem de kullanım konforuna katkı sağlıyor. Mode 3 şarj kablosu veya Mode 2 Flexible Şarj Cihazı farklı şarj ihtiyaçlarına uyum sağlayarak Tamamen Elektrikli MINI Countryman kullanıcılarına günlük kullanımda daha fazla esneklik sunuyor. Favoured Plus tasarım paketine sahip Tamamen Elektrikli MINI Countryman, Eylül ayına özel 3 milyon 687 bin TL’den başlayan fiyatlarla MINI Online Store’da yerini aldı. Elektrikli Sürüşün Konforu, Sportif Detaylarla Bir Araya Geliyor Tamamen Elektrikli MINI Countryman’de Favoured Plus tasarım paketinin yanı sıra sportif görünüm tercih eden kullanıcılar için John Cooper Works (JCW) tasarım paketi de yer alıyor. Favoured Plus’ın teknoloji ve konfor odaklı özelliklerine ek olarak JCW’ye özgü iç ve dış tasarım detaylarıyla zenginleştirilen paket, modele daha dinamik ve güçlü bir görünüm kazandırıyor. 20 inç JCW Flag Spoke iki tonlu jantlar, JCW Spor Frenleri, JCW Spor Koltukları ve JCW Spor Direksiyonu Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in sportif karakterini tamamlıyor. Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in John Cooper Works paketinin Eylül ayına özel satış fiyatı ise 3 milyon 814 bin TL’den başlıyor. 501 Kilometreye Varan Sürüş Menzili Tamamen Elektrikli MINI Countryman’in sürüş menzili, modelde gerçekleştirilen teknik güncellemeler ve yeni nesil batarya teknolojisi sayesinde WLTP verilerine göre 501 kilometreye kadar yükseldi. Artırılan menzil, şehir içinde olduğu kadar uzun yolculuklarda da daha fazla kullanım esnekliği sunarken, şarj molaları arasındaki mesafenin uzamasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor Haber

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor

Türkiye’nin teknoloji ve yapay zekâ alanındaki en kapsamlı uluslararası buluşmalarından biri olacak etkinlik; 300’ü aşkın şirket ve girişimin yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcıları, kamu temsilcilerini, alanında uzman konuşmacıları ve teknoloji dünyasının önde gelen yöneticilerini ağırlayacak. İki gün sürecek etkinlik, İstanbul’un küresel girişimcilik ekosistemindeki konumunu hızla güçlendirdiği bir dönemde gerçekleştirilecek. İstanbul, 2025 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’nda gelişmekte olan girişimcilik ekosistemleri arasında üçüncü sıraya yükselirken, son beş yılda 13 basamaklık ilerleme kaydetti. Türkiye’de bugüne kadar sekiz yerli girişim, 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak “unicorn” unvanı kazandı.2025 Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi ve Küresel Etki Raporu’na göre ise ülkede yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 1.188 aktif girişim bulunuyor. Uluslararası girişimler, farklı sektörlerdeki yenilikçi çözümlerini tanıtacak Etkinliğe katılan girişimler; sürdürülebilir tarım, yapay zekâ destekli eğitim, kurumsal teknolojiler, sağlık ve altyapı başta olmak üzere birçok alandaki sorunlara çözüm sunan teknolojilerini sergileyecek. Malezya’daki Universiti Putra Malaysia bünyesinden doğan AgroPV Integrated SB, güneş enerjisi üretimi ile tarımsal faaliyetleri aynı alanda buluşturan ticari tarım-güneş enerjisi çözümlerini tanıtacak. Pakistan merkezli Nosmai ise e-ticaret, perakende ve tüketici platformları için geliştirdiği artırılmış gerçeklik ve kamera tabanlı yapay zekâ teknolojilerini İstanbul’da sektör temsilcileriyle buluşturacak. Konu hakkında açıklama yapan Nosmai Kurucu Ortağı ve CEO’su Ismail Qasim, “Pakistan, güçlü bir mühendislik birikimine, genç ve geniş bir teknik iş gücüne ve küresel pazarlar için ürün geliştiren, giderek olgunlaşan bir şirket ekosistemine sahip. Türkiye ise tüketici ve ticaret alanlarında güçlü şirketleri, geniş iç pazarı, aktif yatırımcı topluluğu ve Avrupa, Körfez ülkeleri ile Orta Asya’ya açılan köklü ticari bağlantılarıyla öne çıkıyor. Her iki ülke de bugün küresel ölçekte sahip oldukları görünürlüğün çok ötesinde bir yetenek ve üretim kapasitesine sahip” dedi. Uluslararası katılımcılar arasında ayrıca yapay zekâ ile entegre multimedya eğitim sistemleriyle 130 binden fazla öğrenciye ulaşan Nijeryalı Zenafri; bilgi teknolojileri alanındaki sorunların çözümüne yönelik kurumsal yapay zekâ sistemleri geliştiren Polonyalı AI Tech Matrix; kurumların yeni teknolojileri prototip aşamasından uygulamaya taşımasına yardımcı olan Perulu Ourabyte ile inşaat, su ve sanitasyonun yanı sıra, yenilenebilir enerji alanlarında mühendislik çözümleri sunan Ürdünlü SOLVillion da bulunuyor. Turcorn 100 Programı küresel sahneye çıkıyor Türkiye, farklı ülkelerden teknoloji girişimlerinin yanı sıra yüksek büyüme potansiyeline sahip yerli teknoloji şirketlerini de küresel sahneye taşıyacak. Girişimlerin ve ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin uluslararası pazarlara açılmasını hızlandırmak ve unicorn olma yolculuklarını desteklemek amacıyla yürütülen Türkiye’nin bu alandaki öncü programlarından Turcorn 100’e, 30 Nisan 2026 itibarıyla 39 şirket kabul edildi. Bu şirketlerin 24’ü, GITEX Ai Türkiye’ye katılarak teknoloji ve çözümlerini sergileyecek. Katılımcılar arasında son yatırım turunda 104 milyon ABD doları yatırım alan finansal teknoloji şirketi Colendi; 15 milyon ABD doları yatırım alan perakende sektörüne yönelik görüntü tanıma teknolojileri geliştiren Vispera; 4 milyon ABD doları yatırım alan Saha Robotics; 3,1 milyon ABD doları yatırım alan yapay zekâ destekli reklam SaaS platformu WASK ve 1,7 milyon ABD doları yatırım alan dijital kimlik ve imza teknolojileri şirketi TechSign bulunuyor. Veriler Turcorn 100 raporuna dayanıyor. Turcorn 100 şirketlerinin yanı sıra, Türkiye’nin yükselen yapay zekâ girişimleri de farklı sektörlerin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdikleri çözümleri sergileyecek. İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde faaliyet gösteren Lavren, hukuk ve profesyonel hizmetler alanlarına yönelik ileri düzey yapay zekâ çözümleri geliştiriyor. Lavren Kurucu Ortağı Cem Şanap, “Bizim için asıl önemli olan, ‘Bu model neler yapabilir?’ sorusundan, ‘Bu yetenek artık elimizde olduğuna göre kurumun çalışma biçimi nasıl değişmeli?’ sorusuna geçebilmek” açıklamasında bulundu. Türkiye merkezli Syntina AI ise üretken yapay zekâyı mimarlık ve tasarım alanlarında kullanıyor. Syntina AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Halil İbrahim Can, “Sektörün ‘Yapay zekâ mimarların yerini alacak mı?’ tartışmasını geride bırakarak, daha doğru bir soruya yönelmesini umuyoruz: Mimarlık gibi belirli bir alanın ihtiyaçları için özel olarak geliştirilen bir yapay zekâ nasıl olmalı?” dedi. Yapay zekâ odaklı iş yönetimi platformu Workiom da etkinlikte uluslararası büyüme hedeflerine odaklanacak. Workiom Kurucu Ortağı ve COO’su Nurettin Şendoğan, “Hedefimiz, yapay zekâyı merkeze alan bir şirketin Türkiye’de kurulabileceğini ve küresel ölçekte rekabet edebileceğini kanıtlamak” dedi. 100 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten yatırımcılar, Türkiye’nin yeni küresel başarı hikâyelerini arayacak Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlar son beş yılda on kat artarak 2025 yılında 700 milyon ABD dolarına ulaştı. Türk girişimleri 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek bir önceki yılın aynı dönemindeki tutarın yedi katından fazlasına ulaştı. Buna karşın Ernst & Young tarafından hazırlanan rapora göre sermayeye erişim hâlâ önemli bir engel oluşturuyor ve Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 71’i finansmanı temel zorluklardan biri olarak görüyor. 20 ülkeden, yönettikleri toplam varlık büyüklüğü 100 milyar ABD dolarını aşan 100’den fazla yatırımcı; ölçeklenme potansiyeli taşıyan bir sonraki büyük yapay zekâ girişimini keşfetmek üzere GITEX Ai Türkiye’de bir araya gelecek. Katılımcılar arasında ABD’den 3 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Manhattan Ventures, Birleşik Krallık’tan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Molten Ventures, Malezya’dan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Gobi Partners, BAE’den 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Jasoor VC ve Katar’dan 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Utopia Capital bulunuyor. Uluslararası pazarlarda büyüyebilecek girişimleri değerlendirmek üzere etkinliğe katılacak yatırımcılardan biri de 3,5 milyar avro büyüklüğündeki WALTER GROUP tarafından desteklenen Avusturya merkezli erken aşama girişim sermayesi yatırımcısı WaVe-X olacak. WaVe-X, otonom karar alabilen yapay zekâ teknolojileri geliştiren HappyRobot’un 1,2 milyar ABD doları değerleme üzerinden 150 milyon ABD doları yatırım almasıyla portföyündeki ilk unicorn’u çıkardı. WaVe-X Genel Müdürü Thomas Muscher, “Küresel potansiyele sahip bir girişimi farklılaştıran unsur; sektörün gerçek bir ihtiyacına yanıt veren bir ürün geliştirmesi ve bu ürünü farklı ülkelere kolaylıkla taşıyabilecek ölçeklenebilir bir iş modeli kurmasıdır” dedi. Türkiye’nin yatırım ekosistemi de etkinlikte önemli bir rol üstlenecek. ÜNLÜ & Co., girişim sermayesi kolu ÜNLÜ Ventures aracılığıyla GITEX Ai Türkiye’ye katılacak. Bloomberg’in 2010–2026 dönemini kapsayan verilerine göre, İstanbul’da kurulan varlık yönetimi grubu, özelleştirmeler hariç, hisse senedi sermaye piyasası işlemlerinde Türkiye’deki özel finans kuruluşları arasında ikinci sırada yer aldı. Şirket, toplam değeri 3,4 milyar ABD dolarına ulaşan 37 işlemde yüzde 23 pazar payı elde etti. ÜNLÜ & Co. Direktörü Emre Dilbe, “Türkiye, küresel ölçekte başarılı teknoloji şirketleri yaratabilecek yeteneğe ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu şimdiden kanıtladı. Yeni nesil unicorn’ların ortaya çıkabilmesi için daha büyük ve kurumsal yapıya sahip girişim sermayesi fonlarına, yerli kurumsal yatırımcıların ekosisteme daha fazla katılmasına ve uluslararası sermayeyle daha güçlü bağlar kurulmasına ihtiyaç var” açıklamasında bulundu. İnovasyon farklı pazarlarla buluşuyor GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Etkinlik, GITEX organizasyonlarını dünya genelinde düzenleyen Dubai World Trade Centre ile Informa’nın ortak girişimi inD tarafından organize edilecek. Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Schneider Electric, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Trendyol, Andevos ve Halkbank gibi bölgesel liderler de etkinlikte yer alacak. Bu güçlü buluşma, girişimlere sektör liderleriyle doğrudan bağlantı kurma, yeni ticari iş birlikleri geliştirme, farklı pazarlara açılma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia Vision Meta Turismo, 2026 Red Dot Tasarım Konsepti Ödülü'nü Kazandı Haber

Kia Vision Meta Turismo, 2026 Red Dot Tasarım Konsepti Ödülü'nü Kazandı

Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyeri yapılan konsept, markanın imza niteliğindeki “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesini; yüksek performanslı elektrikli sürüş, yapay zekayla desteklenen dijital etkileşim ve insan odaklı bir kabin deneyimiyle buluşturuyor. Elektrikli Grand Tourer Anlayışına Yeni Bir Yorum Otomotiv dünyasında geleneksel olarak "Grand Tourer" (GT); uzun mesafeleri hem yüksek performansla hem de maksimum konfor ile kat etmek üzere tasarlanmış lüks spor otomobilleri ifade eder. Kia Vision Meta Turismo, bu köklü felsefeyi tamamen elektrikli ve dijital bir geleceğe taşıyor. Performansı sadece yüksek hızlardan ibaret görmeyen konsept, sürücü, yolcular ve dijital teknolojiler arasındaki bağı güçlendiren yeni bir uzun yol deneyimi sunuyor. Dinamik iç mekânı, heykelsi gövde formu ve fütüristik tasarım detaylarıyla güçlü bir duruş sergileyen konsept, performans ve ileri teknolojiyi aynı tasarım dili içinde buluşturuyor. Red Dot Jürisinden Performans, Teknoloji ve İnsan Odaklı Tasarıma Ödül Red Dot jürisi, Kia Vision Meta Turismo’yu geleceğin mobilitesinde performans, dijital etkileşim ve insan merkezli tasarımı kusursuz şekilde bir araya getirdiği için ödüle değer buldu. Konseptin dış tasarımındaki yalın geometrik yüzeyler güçlü bir duruş sergilerken, iç mekân geleneksel kabin anlayışından ayrılarak tamamen dijital bir yaşam alanı olarak şekilleniyor. Fiziksel kontrollerle entegre çalışan artırılmış dijital arayüzler, kullanıcıya çok daha sezgisel, doğal ve kişiselleştirilebilir bir deneyim sunuyor. Sürücü ve Yolcular İçin İki Farklı Deneyim Vision Meta Turismo, iç mekânda kabindeki herkes için farklılaştırılmış konsept alanlar sunuyor. Sürücü kokpiti, yola ve sürüş dinamiklerine maksimum odaklanma sağlamak üzere tamamen sürücü odaklı ve ergonomik bir düzenle kurgulanıyor. Yolcu alanı ise konfor ve eğlenceyi ön plana çıkarıyor. 3D Head-up Display sunulan artırılmış gerçeklik özellikleri ve fiziksel kontrolleri dijitalleştiren modüler "Add-Gear" arayüzü, yolculuğu interaktif ve esnek bir dijital ortama dönüştürüyor. Üç Farklı Mod, Üç Farklı Deneyim Konsept model, aracın iç atmosferini ve karakterini tamamen değiştiren üç farklı sürüş moduyla kullanıcı ile otomobil arasındaki ilişkiyi sürüşün ötesine taşıyor. Speedster modu, performans hissini artırmak üzere ışık, ses ve görsel efektleri senkronize ederek daha heyecan verici bir sürüş atmosferi yaratıyor. Dreamer modu, şehir ortamıyla uyum sağlayan dijital katmanlar aracılığıyla daha sakin ve rahatlatıcı bir yolculuk deneyimi sunuyor. Gamer modu ise araç sabit durumdayken kabini interaktif bir eğlence alanına dönüştürerek otomobil ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi sürüşün ötesine taşıyor. Bu yapı, Kia’nın geleceğin elektrikli araçlarının yalnızca ulaşım aracı değil; farklı ruh hallerine, kullanım senaryolarına ve dijital deneyimlere uyum sağlayan çok yönlü mobilite alanları olacağına yönelik bakışını ortaya koyuyor. Geleceğin Elektrikli Mobilitesine Yönelik Bir Tasarım Yaklaşımı Vision Meta Turismo, doğrudan bir seri üretim modelinin ön gösterimi olmaktan ziyade, performans, teknoloji ve insan duygusunun gelecekte nasıl bir araya gelebileceğini araştıran bir vizyon çalışması niteliği taşıyor. Lounge esintili iç mekânı, sürükleyici dijital teknolojileri ve performans odaklı mimarisiyle konsept, gelecekteki seri üretim modellere ilham verecek teknolojilerin tasarım aracılığıyla nasıl somutlaştırılabileceğini gösteriyor. Kia’nın Ödüllü Tasarım Yolculuğunda Yeni Bir Kilometre Taşı Bu ödül, Kia’nın uluslararası tasarım yarışmalarındaki liderliğini bir kez daha pekiştiriyor. Tasarım stratejisini başarıyla sürdüren Kia; yakın dönemde PV5 WKNDR, Concept PV1, Concept EV2, Concept PV5 ve Concept PV7 konseptlerinin yanı sıra seri üretimdeki EV6, EV9, EV3 ve EV4 modelleriyle de Red Dot’ta en prestijli ödülleri müzesine götürmüştü. Vision Meta Turismo’nun başarısı, markanın elektrikli mobilitenin geleceğini sadece teknik verilerle değil; duygu, tasarım ve dijital deneyim üzerinden şekillendirme kararlılığını kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor! Haber

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor!

Seminerde konuşan Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonuyla düzenlenen Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri kapsamında gerçekleştirilen “Tasarım Okumaları: Görsel İletişim Alanında Vaka Analizleriyle Farkındalık Yaratmak” başlıklı çevrimiçi seminere yoğun katılım sağlandı. Seminerde konuşan Üsküdar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül oldu. Görsel iletişimin günümüz toplumsal yaşamındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Algül, görsellerin yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda güçlü bir anlam üretim aracı olduğunu vurguladı. İletişimin Yüzde 70’i görseller üzerinden kuruluyor… Prof. Dr. Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar. Bu nedenle bireylerin yalnızca okuryazar değil, aynı zamanda görsel okuryazar olmaları gerekiyor.” dedi. Kuram ve vaka analizi birlikte ele alındı Seminerde görsel iletişimi; Roland Barthes, Marshall McLuhan ve Stuart Hall’un kuramsal yaklaşımları üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Algül, bu üç ismi seçme nedenini şöyle açıkladı: “Barthes ve Stuart Hall daha eleştirel bir perspektif sunarken, McLuhan daha geleneksel medya yaklaşımını temsil ediyor. Amacım, görsel anlam üretimini hem geleneksel hem de dijital medya açısından birlikte gösterebilmek.” Dijital medyada “görünmez reklam” Dijital platformlarda reklamların artık klasik biçimde sunulmadığını belirten Prof. Dr. Algül, “Bir sosyal medya platformunda örneğin paylaşılan bir içecek, reklam gibi görünmez. Gündelik hayatın doğal bir parçasıymış gibi sunulur.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Algül, aynı içeriğin farklı mecralarda bambaşka anlamlar üretebildiğini ifade ederek, “Aynı içecek markasını televizyonda görmekle dijital platformlarda görmek aynı şey değildir. Televizyonda pasif izleyici ve tek yönlü iletişim varken, sosyal medyada etkileşim ve yeniden üretim vardır. Bu nedenle mesaj da dönüşür.” ifadesinde bulundu. Aynı görselin herkes tarafından aynı şekilde okunmadığını da dile getiren Prof. Dr. Algül, “İzleyici, mesajı kendi kültürel ve toplumsal konumuna göre çözümler.” dedi. UNICEF ve WWF örnekleriyle toplumsal farkındalık UNICEF ve WWF kampanyalarını görsel iletişim açısından değerlendiren Prof. Dr. Algül, minimalist tasarım, görsel metafor, boşluk kullanımı ve sınırlı renk paleti gibi unsurların toplumsal mesajı güçlendirdiği vurgulandı. WWF’in panda logosu üzerinden konuşan Prof. Dr. Algül, “Düz anlamda siyah-beyaz bir panda görürüz. Yan anlamda masumiyet ve korunmaya muhtaçlık vardır. Mit düzeyinde ise doğayı korumanın insani bir sorumluluk olduğu fikri üretilir.” dedi. Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda etik ve toplumsal bir sorumluluktur. Tasarım, süslemekten çok fark ettirmek için vardır.” diye konuştu. Görsellerde kullanılan imgelerin yalnızca görünen anlamla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Algül, şu ifadeleri kullandı: “Eriyen hayvan silüetleri, insan vücuduna dönüşen doğa imgeleri, yok olan ormanlar… Bunlar sadece düz anlam taşımıyor; yan anlam ve mit de üretiyor. Düz anlamda doğa masumiyeti simgelerken, insan tahrip edici güç olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımda bu karşıtlıklar çok önemlidir. Bu zıtlıklar izleyicide suçluluk, sorumluluk ve empati duygularını tetikleyerek farkındalık yaratır.” Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitler ne anlatıyor? Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitlere dikkat çeken Prof. Dr. Algül, “Görsel mitler aracılığıyla çevresel yıkım, doğal bir süreç olmaktan çıkarılıp insan eliyle yaratılan bir kriz olarak sunuluyor. Doğa, kendi kendine yok olan bir unsur değil; insan müdahalesiyle tahrip edilen bir varlık olarak kodlanıyor.” dedi. Kodlama–kod çözümleme modeli üzerinden yapılan değerlendirmelerde ise görsel mesajların tek bir anlam üretmediği vurgulayan Prof. Dr. Algül, “Üretici tarafından ‘Orman kesilirse yaşam biter’ şeklinde kodlanan mesaj, izleyici tarafından farklı biçimlerde çözümlenebiliyor. Kimisi bunu bir tehdit, kimisi bir çağrı, kimisi ise ahlaki bir sorumluluk olarak algılıyor.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Algül, bazı izleyicilerin mesajı bireysel sorumluluk yerine kurumsal bir sorun olarak gördüğünü ya da görselleri “abartılı ve duygusal” bulabildiğini belirterek, “Farkındalık tek yönlü bir süreç değil. Anlam, izleyicinin toplumsal ve kültürel konumuna göre değişkenlik gösteriyor.” şeklinde konuştu. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor Aynı çevresel mesajın farklı mecralarda farklı etkiler ürettiğini vurgulayan Prof. Dr. And Algül, “Mesajın afiş formunda verilmesi kamu alanında doğrudan görünürlük sağlıyor. Aynı mesaj sosyal medyada paylaşıldığında ise hızlı ve küresel bir farkındalık dalgasına dönüşüyor. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor.” dedi. Earth Hour gibi küresel katılıma dayalı etkinlikleri örnek gösteren Prof. Dr. Algül, “Mesaj, medyanın doğasıyla bütünleşerek izleyicinin gündelik yaşamına doğrudan müdahale ediyor. Çevresel mesajın etkisi, içeriğin kendisinden çok iletişim aracının deneyimsel gücüyle artıyor.” diye konuştu. Görsel iletişim dönüştürücü bir güç Genel bir değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Algül, görsel iletişimin yalnızca estetik bir üretim alanı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi ve “Görsel iletişim araçları, toplumsal sorunların anlaşılmasını, görünür kılınmasını ve bu sorunlara yönelik farkındalık oluşturulmasını sağlar. Vaka analizleriyle bireylerin eleştirel düşünme becerileri gelişir, toplumsal sorumluluk bilinci güçlenir.” dedi. Gelecekte artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve dijital aktivizmin farkındalık yaratmada daha büyük rol oynayacağını ifade eden Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim tasarımı; bilinçlendiren, dönüştüren ve etki yaratan güçlü bir iletişim aracıdır.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dassault Systèmes Geleceğin Fabrikasını Hannover Messe'de İnşa Ediyor Haber

Dassault Systèmes Geleceğin Fabrikasını Hannover Messe'de İnşa Ediyor

Üretim sektöründeki karar alıcılar, 14. salondaki H74 numaralı stantta gerçek ve sanal dünyaların buluştuğu 3D UNIV+RSES ile oluşturulan yeni nesil üretim sistemlerini yakından keşfedecek. Mobil robotlar, gelişmiş modelleme ve simülasyon, gerçek zamanlı veri entegrasyonu ve yerleşik siber güvenlik özelliklerini barındıran bu ortamlar; sistemlerin henüz fiziksel olarak kurulmadan sanal ortamda tasarlanmasına, doğrulanmasına ve optimize edilmesine olanak tanıyor. Üstelik tüm bu sistemler, mevcut operasyonları hiçbir şekilde aksatmadan sürekli olarak uyum sağlayıp gelişebiliyor. Dassault Systèmes standında öne çıkacak başlıca teknolojiler ve çözümler şunlar: Fiziksel bir prototip oluşturmadan önce, bir insansı robotun gerçekçi endüstriyel senaryolarda tam entegre bir sistem olarak tasarlanması, optimize edilmesi ve doğrulanması için üretken yapay zekâ (Generative AI) darboğazları tespit etmek ve süreç verimliliğini optimize etmek amacıyla fabrika yerleşimlerinin, üretim kaynaklarının, iş akışlarının ve döngü sürelerinin tasarımı, yapılandırılması, simülasyonu ve analizi. Henüz bir fabrika kurulmadan önce; ekipmanların, süreçlerin ve programların gerçek zamanlı davranışlarını teyit etmek ve doğrulamak, iş akışlarını test etmek ve verimliliği artırmak için sanal devreye alma (virtual commissioning) Gerçekçi robot davranışlarını ve insan-robot iş birliğini deneyimlemek, eğitim vermek ve keşfetmek için endüstriyel bir ortamda kapsayıcı simülasyon. Güvenli ve dayanıklı operasyonlar için siber güvenlik gereksinimlerini sağlamak amacıyla; güvenlik açıklarının takibi, etkilenen yazılım sürümlerinin belirlenmesi ve proaktif risk haritalaması. Sürekli optimizasyon için robotlardan, taşıma bantlarından ve makinelerden gelen performans verilerini sanal ikize geri besleyen gerçek zamanlı üretim yönetimi. Fabrikadaki verimliliği artırmak ve teknisyenleri yönlendirmek için adım adım onarım talimatlarını doğrudan ekipman üzerinde gösteren artırılmış gerçeklik. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Mercedes-Benz S-Serisi Tanıtıldı: Bir Nesildeki En Büyük Güncelleme Haber

Yeni Mercedes-Benz S-Serisi Tanıtıldı: Bir Nesildeki En Büyük Güncelleme

Mercedes-Benz, amiral gemisi S-Serisi ile otomotiv dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Yeni S-Serisi, model tarihindeki en büyük makyaj operasyonunu geçirerek tanıtıldı. Araçta yer alan yaklaşık 2.700 parçanın yüzde 50’den fazlası tamamen yenilendi veya geliştirildi. Daha Güçlü Tasarım, Aydınlatmalı Yıldız Detayı Yeni S-Serisi, daha belirgin bir siluet ve yüzde 20 daha büyük, aydınlatmalı ön ızgara ile dikkat çekiyor. İlk kez kaput üzerindeki Mercedes yıldızı da aydınlatmalı olarak sunuluyor. Çift yıldız imzalı DIGITAL LIGHT farlar, modele benzersiz bir ışık karakteri kazandırıyor. MB.OS ile Tamamen Dijital Bir Deneyim Yeni modelin dijital altyapısının merkezinde Mercedes-Benz Operating System (MB.OS) yer alıyor. Sıvı soğutmalı süper bilgisayar tarafından yönetilen sistem; infotainment, sürüş destekleri ve güç aktarma organlarını tek bir dijital ekosistemde birleştiriyor. Araçta 10 kamera, 5 radar ve 12 ultrasonik sensör bulunuyor. Yapay zekâ destekli sistemler, gerçek trafik verileriyle eğitilerek çevreyi daha doğru analiz edebiliyor. Yarı Otonomdan Tam Otonoma MB.DRIVE ASSIST, artık dur tabelası ve trafik ışıklarında otomatik frenleme yapabiliyor. MB.DRIVE ASSIST PRO (yasal düzenlemeler sonrası Avrupa’da sunulacak) ile araç, yoğun şehir trafiği dahil olmak üzere başlangıçtan varış noktasına kadar kendi kendine ilerleyebilecek. Ayrıca Mercedes-Benz Intelligent Cloud sayesinde yazılım güncellemeleri uzaktan ve otomatik olarak yapılabiliyor. MBUX Superscreen ve Google Maps Destekli Navigasyon Yeni S-Serisi, standart olarak MBUX Superscreen ile geliyor. 14,4 inç merkez ekran 12,3 inç ön yolcu ekranı 12,3 inç sürücü ekranı Navigasyon sistemi Google Maps tabanlı ve yapay zekâ destekli bir asistanla sürücüyle doğal konuşma yapabiliyor. Artırılmış Gerçeklik (AR) destekli head-up display, yönlendirmeleri doğrudan yol üzerinde gösteriyor. Lükste İnce Dokunuşlar Kabinde sade ama son derece rafine bir tasarım anlayışı benimsenmiş. Isıtmalı emniyet kemerleri Otomatik yönlendirilen hava çıkışları Elektrikli ve sürekli çalışan hava filtreleme sistemi S-Serisi L, isteğe bağlı olarak dört koltuklu First Class arka oturma düzeniyle de sunuluyor. Konfor ve Güvenlikte Üst Seviye Fiziksel düğmelere geri dönen direksiyon Standart AIRMATIC hava süspansiyonu Tüm versiyonlarda arka aks yönlendirme (10 dereceye kadar) Yeni S-Serisi ayrıca VR10 seviyesinde zırhlı versiyon seçeneğiyle sunuluyor. Bu versiyon; gövde, şasi ve camlarda en yüksek balistik korumayı sağlayan tek seri üretim otomobil olma özelliğini taşıyor. Türkiye’ye Gelecek Motor Seçenekleri Türkiye pazarında üç farklı versiyon sunulacak: S 580 4MATIC V8 benzinli motor – 537 bg, 750 Nm (WLTP: 11.3–10.6 l/100 km) S 580 e 4MATIC EQ Hybrid 585 bg sistem gücü, yaklaşık 100 km elektrikli menzil (WLTP: 18.2–17.0 kWh + 3.0–2.6 l/100 km) S 450 d 4MATIC Dizel, 381 bg (WLTP: 6.9–6.3 l/100 km) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.