Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilgi

Kapsül Haber Ajansı - Bilgi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, KTÜ’de Kâinat ve Yapay Zekâyı Konuştu Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, KTÜ’de Kâinat ve Yapay Zekâyı Konuştu

Beynin sırrını Bayesçi model üzerinden açıklayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beynin dış dünyayı pasif bir şekilde kaydetmediğini, sürekli tahminler üreten, bu tahminleri beş duyudan gelen yeni kanıtlarla anbean güncelleyen ve geçmiş deneyimlerle harmanlayan dinamik bir sistem olarak ifade etti. Konuşmasında yapay zekâ sistemlerinin belirli amaçlar doğrultusunda çalıştığını da vurgulayan Tarhan, evrenin bir amacı olduğu görüşünü dile getirerek, “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz.” Şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 1–2 Ekim 2026 tarihlerinde Trabzon’da düzenlenen 10. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi’ne davetli konuşmacı olarak katıldı. İlginin yoğun olduğu kongreye, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın yanı sıra çok sayıda isim katıldı. KTÜ Osman Turan Salonu’nda “Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam” temasıyla gerçekleştirilen kongrenin açılış panelinde konuşan Prof. Dr. Tarhan, “Kâinat ve Yapay Zekânın Farklılıkları ve Benzerlikleri” başlıklı sunum yaptı. Tarhan, konuşmasında beynin çalışma biçimini, yapay sinir ağlarını, duyguların düzenlenmesini ve insanın anlam arayışını ele aldı. “Karşı bilimsel tez bekliyorduk” 2024 yılında yayımladıkları Yaratılış Manifestosu’na değinen Prof. Dr. Tarhan, özellikle fizik, matematik ve biyoloji alanlarında çalışan bilim insanlarından eleştiri ve karşı tez beklediklerini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bilimsel eleştiri bekliyorduk. ‘Şurası şöyle değil, böyle olmalı.’ Karşı bilimsel tez bekliyorduk. Hiç gelmedi.” ifadelerini kullandı. Gençlerin sorularına bilimsel yaklaşım vurgusu Gençlerin inanç ve yaratılışa ilişkin sorularının önemsenmesi gerektiğini belirten Tarhan, bu soruların yanıtlanmasında bilimsel yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dinî referansları kabul etmeyen kişilerin sorularına yalnızca bu referanslarla karşılık vermenin yeterli olmayacağını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu zamanda bilimsel sağlamlıkla gidersek ikna ederiz.” dedi. “Devamlı kazan tüket, kazan tüket” Konuşmasında haz ile mutluluk arasındaki farklara ilişkin bir video da izleten Prof. Dr. Tarhan, ardından tüketim kültürü ve yaşam felsefesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kapitalist sistemin haz odaklı bir yaşamı teşvik ettiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Kapitalist sistem, beyni dopamin salgılatmaya yönelik bir sistem. Haz odaklı bir sistem. Hedonizmi yaşam felsefesi olarak sunuyor bize. Devamlı kazan tüket, kazan tüket. Beş gün kazan, iki gün eğlen, böyle bir sistem.” diye konuştu. “Anlam mutluluğunu hedeflememiz gerekiyor” Mutluluk arayışını haz ve anlam ekseninde değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, Aristoteles’in mutluluk anlayışına atıfta bulundu. İnsanın yaşam felsefesini oluştururken anlam arayışına yer vermesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu anlam mutluluğunu hedeflememiz gerekiyor.” dedi. Beynin karmaşık yapısını ve farklı bölgelerinin birbiriyle ilişkisini anlatan Prof. Dr. Tarhan, beynin “fabrikalar bütünü gibi” çalıştığını söyledi. Bu yapı üzerinden insanın varoluşuna ve yaşamını nasıl düzenlemesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “Bir cihazın en iyi nasıl çalışabileceğini en iyi bilecek konumdaki kişi kimdir? O cihazı üretendir.” ifadesinde bulundu. “Bu ince ayarı kim yaptı, nasıl yapıldı?” Evrenin başlangıcına ilişkin ince ayar tartışmalarını değerlendiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, fiziksel süreçlerdeki hassas dengeler üzerinden yaratılışa ilişkin görüşlerini paylaştı. “Peki, bu ince ayarı kim yaptı, nasıl yapıldı?” sorusunu yönelten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun felsefi ve metafizik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Tarhan, “Metafizik sıçrama” olarak adlandırdığı yaklaşımı, evrenin varoluşunu açıklamak için yaratıcıyı araştırma ve akıl yürütme çabası olarak tanımladı. Bilgi, matematik ve tasarım üzerinden yaratılış yorumu Dijital evren modeli üzerinden değerlendirmelerini sürdüren Tarhan, insanın çıplak gözle algılayabildiği alanın elektromanyetik spektrumun sınırlı bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekti. Evrenin oluşumuna ilişkin kendi yaklaşımını bilgi, matematik, tasarım, enerji, madde ve canlılık sıralamasıyla anlattı. Prof. Dr. Tarhan, “Önce bilgi var, ikinci aşamada matematik var, üçüncü aşamada tasarım var, geometri. Dördüncü aşamada enerji, fizik; beşinci aşama kimya, madde; altıncı aşama biyoloji, canlı.” ifadelerini kullandı. Yapay zekânın matematiği ile evrenin matematiğini karşılaştırdı Konuşmasında yapay zekâ ile evrenin matematiksel işleyişi arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ele alan Prof. Dr. Tarhan; algoritmalar, veriler ve parametrelerle fiziksel yasalar, madde, enerji, uzay ve zaman kavramlarını karşılaştırdı. Sunumundaki karşılaştırmayı ChatGPT’ye yönelttiği sorular üzerinden hazırladığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bunu ben yapay zekâdan aldım, bu soruları sorup. ChatGPT’den aldım, bunu söyleyeyim.” dedi. Yapay zekâda öğrenmenin veriye göre parametrelerin değişmesiyle gerçekleştiğini, doğadaki süreçlerin ise fizik yasaları çerçevesinde ele alındığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, başlangıç koşulları, belirsizlik ve simetri başlıkları üzerinde durdu. “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz” Yapay zekâ sistemlerinin belirli amaçlar doğrultusunda çalıştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, optimizasyon kavramı üzerinden evrendeki amaç tartışmasına geçti. “Yapay zekâ amaçsız çalışmıyor, amaç var. Ama kâinatta amaç ne?” sorusunu yönelten Prof. Dr. Tarhan, evrenin de bir amacı olduğu görüşünü dile getirdi. Bu görüşünü yaratılış inancıyla ilişkilendiren Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz.” dedi. Beyin, tahminlerini yeni kanıtlarla güncelliyor Beynin çalışma biçimini Bayesçi beyin modeli üzerinden anlatan Tarhan, bu modelde beynin dış dünyayı yalnızca kaydeden pasif bir yapı olarak ele alınmadığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, modeli, “Beynin dünyayı pasifçe kaydetmek yerine sürekli olarak tahmin yapan ve bu tahminleri yeni duyusal kanıtlarla, beş duyuyla gelen kanıtlarla güncelleyen bir sistem.” sözleriyle açıkladı. “Bu yeni kanıt, birinin girmesi hipoteziyle daha uyumluysa beyin önceki tahmini güncelliyor.” diyen Prof. Dr. Tarhan, beynin bu süreçte önceki deneyimleriyle yeni bilgileri birlikte değerlendirdiğini ifade etti. Bayesçi çıkarımda önceki beklentilerin yeni verilerle güncellenmesi üzerinde duran Prof. Dr. Tarhan, bu süreci inanç konusundaki yaklaşımıyla da ilişkilendirdi. “Kendini gerçekleştirmesi değil, kendini aşması” Maslow’un ihtiyaçlar yaklaşımına da değinen Tarhan, kendini gerçekleştirme kavramının yanı sıra “kendini aşma” ve “aşkınlık” ihtiyacının üzerinde durdu. Doğayla ve estetikle ilgili deneyimler, dinî inanç, başkalarına yardım etme ve bilimsel arayış gibi alanları bu çerçevede sıralayan Prof. Dr. Tarhan, “Psikososyal ihtiyaç, aşkınlık ihtiyacı, kendini gerçekleştirme ihtiyacından daha üstün bir ihtiyaç.” dedi. Başkalarına yardım etmenin ve manevi ihtiyaçların anlam arayışındaki önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın kendini gerçekleştirmesi değil, kendini aşması, anlam arayışında çok daha önemli hâle geldi.” ifadelerini kullandı. Süperdeterminizm ile Levh-i Mahfuz arasında benzetme Süperdeterminizm kavramına da değinen Prof. Dr. Tarhan, bu kavram ile dinî bir kavram olan Levh-i Mahfuz arasında benzetme yaptı. Evrenin bilgisinin yaratılıştan önce var olduğu yönündeki inancını aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Eğer süper determinizm varsa önce her şey var, bunun Kur'an-ı Kerim'deki karşılığı Levh-i Mahfuz, ana kitap. Ana kitap demek, Allah kâinat bilgisini yaratmış önce; ondan sonra matematik, tasarım, fizik, hepsini yaratmış.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası İçin Haber Kaynakları Seçimi Haber

İş Dünyası İçin Haber Kaynakları Seçimi

Pazartesi sabahı ilk toplantıya girmeden önce bakılan haber akışı, çoğu zaman günün tonunu belirler. Bir yatırım kararı, tedarik zinciri revizyonu, yeni pazar arayışı ya da kurumsal iletişim planı çoğu kez doğru bilgiye birkaç saat erken erişmekle şekillenir. Bu yüzden iş dünyası için haber kaynakları yalnızca gündemi takip etmek için değil, riskleri erken görmek ve fırsatları zamanında değerlendirmek için kritik bir çalışma aracıdır. Ancak burada temel sorun haberin çok olması değil, karar almaya yarayan haberin az olmasıdır. Genel gündem akışı çoğu profesyonel için yeterli değildir. Yönetici, yatırımcı, editör, kurumsal iletişim ekibi ya da sektör temsilcisi; her biri farklı yoğunlukta, farklı doğrulama seviyesinde ve farklı bağlamda bilgiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle haber kaynağı seçimi, basit bir okuma alışkanlığından çok daha stratejik bir tercihtir. İş dünyası için haber kaynakları neden stratejik bir ihtiyaçtır? İş odaklı haber tüketimi ile genel haber tüketimi arasında belirgin bir fark vardır. Genel haberler kamuoyunun dikkatini çeken başlıklara odaklanırken, iş dünyası için değerli olan içerik çoğu zaman daha teknik, daha niş ve daha erken aşamadadır. Bir regülasyon değişikliği, kapasite artışı, savunma sanayi yatırımı, enerji fiyatlaması, lojistik koridoru değişimi veya yapay zeka alanındaki kurumsal ortaklık haberi geniş kitlelerde aynı etkiyi yaratmayabilir. Oysa ilgili sektör için bu başlıklar doğrudan bilanço, büyüme ve rekabet gücü anlamına gelir. Buradaki kritik nokta şudur: Haber, yalnızca olanı anlatmaz; olacak olana dair sinyal de verir. Bu yüzden iyi bir kaynak, manşet üretmekten çok bağlam üretir. Sadece ne olduğunu değil, neden olduğunu ve bundan sonra neyin izlenmesi gerektiğini göstermelidir. Doğru haber kaynağı nasıl anlaşılır? Bir haber kaynağını değerlendirirken ilk kriter hız gibi görünür. Gerçekten de geciken bilgi, özellikle piyasa ve sektör takibinde değer kaybeder. Yine de hız tek başına yeterli değildir. Hızlı ama doğrulanmamış içerik, yanlış pozisyon almaya neden olabilir. Bu yüzden iş odaklı kaynaklarda güvenilirlik, hızla birlikte düşünülmelidir. İkinci önemli kriter editoryal uzmanlıktır. Ekonomi haberi yazmak ile enerji dönüşümünü, savunma tedarik süreçlerini, tarım politikalarını veya lojistikte bölgesel kırılmaları anlamlandırmak aynı şey değildir. Sektör diline hakim olmayan kaynaklar, teknik gelişmeleri yüzeysel aktarır. Bu da profesyonel okuyucu için haberin değerini düşürür. Üçüncü kriter ise seçiciliktir. Her açıklama haber değildir, her veri gelişme anlamına gelmez. İyi haber kaynağı, bilgi yığınının içinden gerçekten sonuç doğurabilecek başlıkları ayıklar. Özellikle kurumlar ve dijital yayıncılar için bu filtreleme işlevi ciddi zaman kazandırır. İş dünyası için haber kaynaklarında hangi içerik türleri öne çıkar? Kurumsal karar süreçlerinde tek tip haber akışı çoğu zaman yeterli olmaz. Kısa son dakika haberleri yön tayini sağlar, ancak tek başına derinlik sunmaz. Bu nedenle farklı içerik türlerinin birlikte kullanılması gerekir. Güncel gelişme haberleri, piyasadaki anlık hareketi ve kurumsal açıklamaları izlemek için gereklidir. Röportajlar ve yönetici görüşleri, sektörün niyetini ve yönelimini okumayı kolaylaştırır. Analiz ve köşe yazıları ise verinin arka planını anlamaya yardımcı olur. Fotoğraf, video ve çok dilli yayın gibi destekleyici formatlar özellikle dijital medya ve kurumsal iletişim ekipleri için ayrı bir avantaj yaratır. Çünkü mesele sadece bilgiyi almak değil, bilgiyi hızlı biçimde yayıma uygun hale getirmektir. Bu nedenle haber kaynağının yalnızca içerik üretmesi değil, içerikleri kullanılabilir bir formatta sunması da önemlidir. Özellikle internet gazeteleri ve dijital yayıncılar açısından yeniden kullanıma uygun, telif açısından net ve editoryal olarak temiz paketlenmiş haberler operasyonel değer taşır. Sektörel derinlik neden genel akıştan daha değerlidir? Birçok profesyonel gün içinde hem genel ekonomi başlıklarını hem de kendi sektörüne ait gelişmeleri izlemek ister. Fakat zaman sınırlıdır. Burada öncelik sıralaması gerekir. Çünkü sektörlerin dinamiği birbirinden ciddi biçimde ayrışır. Örneğin enerji sektöründe kapasite yatırımları, regülasyon ve emtia hareketleri ön plandayken; savunma sanayinde tedarik, teknoloji, ihracat ve kamu politikası belirleyici olabilir. Lojistik tarafında koridorlar, liman yatırımları ve maliyet baskısı öne çıkar. Tarımda ise iklim, üretim planlaması, ihracat pazarları ve destek politikaları aynı haber içinde buluşabilir. Yapay zeka cephesinde ise ürün lansmanından daha fazlası önemlidir; hangi kurumun hangi uygulamayı neden devreye aldığı ve bunun iş süreçlerine nasıl yansıdığı asıl haberdir. Bu nedenle iş dünyası için haber kaynakları arasında seçim yaparken, kapsam kadar derinliğe de bakmak gerekir. Çok konuya değinen ama hiçbirini çözümleyemeyen bir kaynak, yoğun profesyonel gündem için sınırlı fayda üretir. Daha dar ama daha nitelikli bir kaynak bazı durumlarda çok daha değerlidir. Kurumlar ve yayıncılar için haber kaynağı seçiminin farklı boyutları Bir CEO ile bir dijital gazete editörü aynı haberi okuyabilir, ancak ihtiyaçları aynı değildir. Yönetici için haberin stratejik sonucu önemlidir. Editör için ise hız, doğrulama, yayınlanabilirlik ve içerik akışının sürdürülebilirliği öne çıkar. Kurumsal iletişim ekipleri açısından haberin itibara etkisi, söylem tonu ve sektörel konumlandırma değeri ayrıca belirleyicidir. Bu ayrım haber kaynağı seçiminde kritik rol oynar. Eğer amaç karar destek ise, veri, bağlam ve sektör sinyali güçlü içerikler gerekir. Eğer amaç yayıncılık ise, düzenli akış, farklı kategori üretimi, telif netliği ve görsel destek daha önemli hale gelir. Bu noktada telifsiz ve ücretsiz içerik sağlayan yapılar, özellikle yüksek hacimli dijital yayın yapan mecralar için maliyet ve hız avantajı yaratabilir. Kapsül Haber Ajansı gibi iş odaklı, yeniden kullanıma uygun içerik sunan platformlar bu ihtiyaca doğrudan yanıt verir. Haber kaynağı seçerken en sık yapılan hatalar En yaygın hata, tek kaynağa aşırı bağımlılıktır. Güçlü bir yayın bile her alanı aynı derinlikte kapsayamaz. Tek kaynak kullanımında kör noktalar oluşur. Özellikle regülasyon, teknoloji ve uluslararası gelişmeler gibi alanlarda ek doğrulama ihtiyacı doğar. İkinci hata, yalnızca büyük manşetleri izlemektir. Oysa iş dünyasında etkisi yüksek birçok gelişme ilk anda manşet ölçeğinde görünmez. Sektörel bir yatırım, bölgesel bir üretim hamlesi ya da yönetici değişimi, birkaç ay sonra daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir. Üçüncü hata ise haber ile yorumun birbirine karıştırılmasıdır. Analiz değerlidir, fakat analizin hangi veriye dayandığı açık değilse karar sürecini yanıltabilir. Bu yüzden özellikle yüksek etkili başlıklarda, haberin kaynağı ve doğrulama zemini dikkatle okunmalıdır. İş dünyası için haber kaynakları seçerken pratik bir çerçeve Profesyonel okuyucu için ideal model, farklı amaçlara göre katmanlı bir haber takibidir. İlk katmanda hızlı ve güvenilir akış yer alır. Bu katman gündelik değişimleri kaçırmamak içindir. İkinci katmanda sektörel uzmanlık bulunur. Burada kurumun faaliyet alanına göre enerji, savunma, lojistik, tarım, teknoloji veya ekonomi başlıkları öne çıkar. Üçüncü katmanda ise yorum, röportaj ve gelecek odaklı içerik yer alır. Bu katman daha çok yön tayini sağlar. Ayrıca şu sorular seçim sürecini netleştirir: Bu kaynak haber veriyor mu, yoksa sadece içerik çoğaltıyor mu? Sektör dilini biliyor mu? Haberler yayıma uygun mu? Kurumsal kullanım veya medya yeniden kullanımı açısından operasyonel kolaylık sunuyor mu? Kısa vadeli dikkat yerine uzun vadeli güven oluşturuyor mu? Bu soruların yanıtı her kurum için aynı olmayabilir. Hızın daha kritik olduğu dönemler vardır, derinliğin daha önemli olduğu dönemler de. Piyasa oynakken anlık akış öne çıkar. Stratejik planlama yapılırken analiz ve sektörel perspektif daha kıymetli hale gelir. Kısacası doğru kaynak, her zaman en çok içerik üreten değil, ihtiyaç anında en fazla netlik sağlayan kaynaktır. İyi seçilmiş haber kaynakları, yöneticinin masaüstündeki sessiz avantajlardan biridir. Doğru bilgi çoğu zaman en yüksek sesle gelmez; doğru yerden gelir. Gündem hızlandıkça, kaynağın kalitesi daha görünür hale gelir.

TEB’den Kadın Liderliğindeki İşletmelere 50 Milyon Euro’luk Finansman Desteği Haber

TEB’den Kadın Liderliğindeki İşletmelere 50 Milyon Euro’luk Finansman Desteği

TEB, EBRD’nin kadın işletmelerin finansal ve finansal olmayan hizmetlere erişimini desteklemek için yürüttüğü Türkiye İş Dünyasında Kadınlar II (TurWIB II) Programı kapsamında sunulan 50 milyon Euro’luk finansmanı kadın girişimci ve işletme sahiplerine ulaştıracak. Finansmanın en az yüzde 70’i büyük iller dışında faaliyet gösteren işletmelere, yüzde 35’i de yeni müşterilere ayrılacak. EBRD TurWIB II Programı Türkiye’de kadın istihdamını ve girişimciliğini desteklemeyi, ekonomide cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı, finansal hizmetlerde kapsayıcılığı artırmayı ve sürdürülebilirliği güçlendirmeyi amaçlıyor. Türkiye’de kadın liderliğindeki işletmelere daha önce de bu programdan finansman sağlayan TEB, 50 milyon Euro tutarındaki yeni anlaşmayla programın Türkiye’de yaygınlaşmasına katkıda bulunurken, kendi müşteri portföyünü de genişleterek kadın girişimci ve işletme sahiplerinin finansmana erişimini güçlendirecek. Kredilerin en az yüzde 70’i büyük şehirler dışındaki işletmelere kullandırılacak TEB’in EBRD ile yaptığı anlaşma kapsamında sağlanan finansmanla kadın girişimci ve işletme sahiplerine uygun faizli ve taksitli kredi olanağı sunacaklarını belirten TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi şunları söyledi: “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmesi için kadınların ekonomiye ve istihdama daha fazla katılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda kadın girişimciler ile işletme sahiplerinin sayılarının artması ve finansmana erişimlerinin desteklenmesi gerekiyor. Biz de TEB olarak uzun süredir bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Sektörümüze öncülük ederek 2015 yılında başlattığımız Kadın Bankacılığı ile kadın girişimcilere ve işletme sahiplerine özel ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. Kadınların ekonomideki potansiyellerini ortaya çıkarmalarını destekliyor, finansmana erişimlerini kolaylaştırmak için çaba gösteriyoruz. EBRD ile yürüttüğümüz TurWIB II Programı kapsamında 2023 yılında aldığımız ilk 50 milyon Euro krediyi ihtiyaç duyan işletmelere kullandırdık. Program çerçevesinde imzaladığımız yeni anlaşmayla, 50 milyon Euro tutarındaki yeni finansman kaynağını özellikle büyük şehirler dışında kalan, krediye erişimi daha zor olan kadın işletme sahiplerine ulaştıracağız. Kredilerin en az yüzde 70’ini İstanbul, Ankara ve İzmir dışında faaliyet gösteren işletmelere, yüzde 35’ini de yeni müşterilerimize kullandırmayı hedefliyoruz.” “TEB ile ortaklığımızı derinleştiriyoruz” EBRD Türkiye Başkan Vekili Oksana Yavorskaya ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Kadınlara yönelik ekonomik fırsatları genişletmek Türkiye’nin uzun vadeli büyümesi açısından çok önemli. Bu yeni finansmanla TEB ile ortaklığımızı derinleştiriyoruz. Kadınların liderliğindeki daha fazla işletmenin, özellikle de büyük şehirler dışında kalan işletmelerin yatırım yapmak, yenilikçilik ve büyüme için ihtiyaç duydukları kaynaklara kavuşmalarını sağlıyoruz.” TEB Kadın Bankacılığı ile kadınların iş dünyasındaki varlığı güçleniyor TEB, Kadın Bankacılığı ile kadın girişimcilere ve işletme sahiplerine finansman desteği sunmanın yanı sıra kadınlara iş hayatının çeşitli alanlarında karşılaştıkları engelleri aşmaları için yol gösteriyor, yeni pazarlara ulaşmaları için iletişim ağı desteği veriyor, bilgi ve danışmanlık ihtiyaçlarını karşılıyor. Ekosistemin önde gelen paydaşlarıyla ortak çalışmalar yapan TEB, EBRD ile yaptığı anlaşmayla kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmek ve ekonomiye daha fazla dâhil olmalarına katkıda bulunmak için Kadın Bankacılığı kapsamında yaptığı çalışmaları daha da genişletmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maysan Mando Ustabaşı Programı Başarıyla Sürüyor Haber

Maysan Mando Ustabaşı Programı Başarıyla Sürüyor

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando’nun Ustabaşı Programı hız kesmeden sürüyor. Maysan Mando, sahadaki deneyimi merkeze alan Ustabaşı Programı’nı bu yıl da başarıyla gerçekleştirdi. Her başarının, yetkinliği ve emeğiyle katkı sunan güçlü bir ekibin ürünü olduğu anlayışıyla hareket eden Maysan Mando’da, başarı zincirinin en kilit halkasını sahadaki ustalar oluşturuyor. Ürünleri ilk deneyimleyen, sektörün nabzını tutan ve sanayinin kalbinde yer alan ustalarla birlikte, sunulan ürün ve hizmet kalitesi de her yıl daha ileri taşınıyor. Soru-cevap yöntemiyle interaktif olarak ilerleyen sunumlarda, katılımcıların teknik ve operasyonel bilgileri tazelenirken, karşılıklı deneyim paylaşımı da teşvik edildi. Maysan Mando ürünlerine yönelik mevcut bilgi ve beceriler tazelendi Program kapsamında ustabaşılar; günlük operasyonlarda karşılaşılan sorunlara daha sistematik yaklaşma, ekip içinde çözüm üretme kültürünü yaygınlaştırma ve kalıcı iyileştirmeler yapabilme becerilerini geliştirme imkânı buldu. Ayrıca program sayesinde ustabaşılar, Maysan Mando ürünlerine yönelik mevcut bilgi ve becerilerini tazelerken; bildikleri ancak farkında olmadıkları konularda da farkındalıklarını artırdı. Destekleyici, tamamlayıcı ve pratik bilgilerle donatılan katılımcılar, sahadaki uygulamalarına doğrudan katkı sağlayacak içeriklerle buluştu. Eğitici içeriğin yanı sıra program kapsamında katılımcılara hediye de takdim edilirken, katılımcılar keyifli vakit geçirme imkanı buldu. Maysan Mando Ustabaşı Programı hem firma hem de katılımcılar açısından son derece başarılı geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mitolojisinin 20 Efsanevi Yaratığı: Bozkır Efsanelerinin En Gizemli Varlıkları Haber

Türk Mitolojisinin 20 Efsanevi Yaratığı: Bozkır Efsanelerinin En Gizemli Varlıkları

Türk mitolojisi yalnızca tanrılar ve destanlardan ibaret değildir. Aynı zamanda doğayı, korkuları, bilinmeyeni ve insan psikolojisini temsil eden sayısız efsanevi yaratık içerir. Orta Asya bozkırlarından Anadolu’ya kadar uzanan bu mitolojik anlatılarda bazı yaratıklar insanları koruyan ruhlar olarak görülürken, bazıları ise kötülük ve tehlikeyi temsil eder. Türk mitolojisinde bu varlıkların çoğu doğayla ilişkilidir. Dağların, ormanların, nehirlerin ve hatta rüzgârın bile bir ruhu olduğuna inanılırdı. Bu ruhlar bazen insanlara yardım eder, bazen de onları cezalandırırdı. Şimdi Türk mitolojisinin en ilginç ve gizemli yaratıklarını inceleyelim. 1. Alkarısı Alkarısı, Türk mitolojisinin en korkulan varlıklarından biridir. Efsanelere göre Alkarısı: yeni doğum yapan kadınlara musallat olur lohusalara zarar verir geceleri ortaya çıkar Bu nedenle eski Türk toplumlarında lohusa kadınları korumak için çeşitli ritüeller yapılırdı. 2. Şahmeran Şahmeran, yarı insan yarı yılan olan efsanevi bir varlıktır. Özellikleri: bilge bir varlıktır yeraltında yaşar insanlara bilgi verir Anadolu’da Şahmeran efsanesi özellikle Mardin ve Tarsus bölgelerinde çok yaygındır. 3. Tepegöz Tepegöz, Dede Korkut hikâyelerinde geçen dev bir yaratıktır. Özellikleri: tek gözlüdür çok güçlüdür insanlara saldırır Bu karakter, Yunan mitolojisindeki Cyclops ile benzerlik gösterir. 4. Albız Albız, kötü ruhlardan biridir. Görevleri: insanları korkutmak kötü rüyalar göndermek geceleri ortaya çıkmak 5. Yelbegen Yelbegen, dev bir canavar olarak anlatılır. Bazı efsanelerde: çok başlıdır insanları yer kahramanlar tarafından öldürülür 6. Azmıç Azmıç, insanları yoldan çıkaran kötü bir ruhtur. Bu varlık: insanların yolunu şaşırtır onları çölde veya ormanda kaybettirir 7. Ubır Ubır, vampir benzeri bir varlıktır. Özellikleri: insan kanı içer geceleri ortaya çıkar karanlık ruhlar arasında sayılır 8. Arçura Arçura, orman ruhudur. Özellikleri: ormanları korur avcıları cezalandırır bazen insanları korkutur 9. Su İyesi Su İyesi, nehirlerin ve göllerin ruhudur. Bu ruh: su kaynaklarını korur insanlara yardım edebilir 10. Dağ İyesi Dağların koruyucu ruhudur. Dağ İyesi: dağlarda yaşayan kutsal bir varlıktır doğayı korur 11. Yutpa Yutpa, dev bir ejderha olarak anlatılır. Bazı efsanelerde: güneşi veya ayı yutar tutulmalara neden olur 12. Kara Kura Kara Kura, karanlık ruhlardan biridir. 13. Bichura Bichura, ev ruhu olarak bilinir. Evleri koruyan küçük bir ruhtur. 14. Tulpar Tulpar, kanatlı at olarak bilinir. Türk mitolojisinde: kahramanların bineği özgürlüğün sembolü 15. Simurg Simurg, dev bir kuştur. Bilgelik ve güç sembolüdür. 16. Samruk Kuşu Samruk kuşu, hayat ağacının tepesinde yaşayan kutsal bir kuştur. 17. Ak Ana’nın Ruhları Yaratılış mitlerinde geçen kutsal ruhlardır. 18. Kırk Kızlar Bazı efsanelerde doğa ruhları olarak anlatılır. 19. Yeraltı Ruhları Erlik Han’ın hizmetkarlarıdır. 20. Bozkurt Ruhu Bozkurt, Türk mitolojisinin en güçlü sembollerinden biridir. Bozkurt: yol göstericidir koruyucudur Türklerin kökeniyle ilişkilidir Türk Mitolojisinde Yaratıkların Anlamı Bu yaratıkların çoğu yalnızca korku hikâyeleri değildir. Aynı zamanda eski Türklerin doğa ile kurduğu ilişkiyi anlatır. Örneğin: orman ruhları doğayı korumayı su ruhları suyun önemini kötü ruhlar ise insanın korkularını temsil eder. Türk Mitolojisinin Popüler Kültürdeki Yeri Son yıllarda Türk mitolojisi: dizilerde romanlarda video oyunlarında yeniden popüler hale gelmiştir. Özellikle fantastik edebiyat ve oyun sektörü, Türk mitolojisinden ilham alan birçok karakter ve hikâye üretmektedir. Sonuç Türk mitolojisinin yaratıkları, yalnızca efsanevi hikâyeler değil aynı zamanda Türk kültürünün ve tarihinin önemli bir parçasıdır. Bu yaratıklar eski toplumların doğayı, korkuları ve bilinmeyeni nasıl anlamlandırdığını gösterir. Alkarısı’ndan Şahmeran’a, Tepegöz’den Tulpar’a kadar uzanan bu zengin mitolojik dünya, Türk kültürünün en ilginç anlatılarından birini oluşturur.

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Sertifikalı Online Eğitimleri ile Sektörel Gelişimi Destekliyor

Elektrik altyapısı, enerji yönetimi ve akıllı bina teknolojileri alanındaki uluslararası bilgi birikimini Türkiye’deki sektör paydaşlarıyla buluşturan Legrand Türkiye Grubu, “Geleceği yakalıyoruz” bakış açısını yansıtan eğitim odaklı yaklaşımını dijital platformlara taşıyarak sektörün gelişimine katkı sunuyor. Dijital dönüşümle birlikte değişen iş yapış modellerine uyum sağlayan online eğitimler aracılığıyla ürün, sistem ve proje bilgileri sektör paydaşlarına aktarılırken, teknik bilgi paylaşımı daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Düzenli aralıklarla planlanan bu eğitimler, sektörde faaliyet gösteren profesyonellerin teknik yetkinliklerini geliştirmeyi ve güncel uygulamalara dair bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Dijital Platformlarda Kapsamlı ve Güncel Eğitim İçeriği Legrand Türkiye Grubu’nun online eğitim programları; ürün portföyünden sistem çözümlerine, proje uygulamalarından sektörel yeniliklere kadar geniş ve güncel bir içerik yelpazesi sunuyor. Haftalık ve aylık periyotlarla planlanan eğitimler sayesinde katılımcılar, hem mevcut çözümler hakkında detaylı bilgi edinme hem de geleceğe yönelik teknolojik gelişmeleri yakından takip etme imkanı buluyor. Eğitim takvimleri ve içerik detayları, Legrand Türkiye Grubu’nun web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden düzenli olarak paylaşılıyor. Sertifikalı Eğitimlerle Yetkinlik Gelişimine Katkı Tüm online eğitimler, katılımcıların mesleki gelişimini desteklemek amacıyla sertifikalı olarak gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bilgi paylaşımının ötesine geçerek sektör profesyonellerinin teknik yetkinliklerini belgeleyebilmelerine de olanak tanıyor. Legrand Türkiye Grubu, dijital eğitim yatırımlarını yaşamları iyileştiren çözümler üretme misyonunun önemli bir parçası olarak konumlandırıyor, sektörde bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve uzun vadeli değer yaratmayı sürdürülebilir bir sorumluluk olarak konumlandırıyor.

Boreas Teknoloji ISK-SODEX 2025’te Yenilikçi Sistemleriyle Yoğun İlgi Gördü Haber

Boreas Teknoloji ISK-SODEX 2025’te Yenilikçi Sistemleriyle Yoğun İlgi Gördü

Bu yılki organizasyon, son dönemlerin en yüksek ve en verimli katılımına sahne olarak sektörün en başarılı fuarlarından biri olarak öne çıktı. ISK-SODEX 2025, geleceğin trendlerini şekillendiren ürün ve çözümlerin sergilendiği, bilgi paylaşımı ve iş birliği fırsatlarının öne çıktığı güçlü bir platforma dönüştü. Boreas Teknoloji, endüstriyel tesis ve konfor uygulamaları ile veri merkezlerine yönelik soğutma çözümleri sunarak dikkat çekti. Uzun yıllardır Samsung distribütörlüğünde yürüttüğü VRF sistem çözümleri başta olmak üzere, üç ana ürün grubunu fuarda sergileyen Boreas Teknoloji, 35.000 m²’lik üretim alanıyla Türkiye’deki en büyük tesislerden birine sahip. Yüksek üretim kapasitesi ve mühendislik gücüyle öne çıkan Boreas Teknoloji, yenilikçi ve özel tasarım ürünleriyle sektördeki konumunu pekiştirdi. Salon 4 - Stant D18’de yer alan şirket, üretim, sertifikasyon ve teknik mühendislik alanlarında fark yaratan yüksek teknolojili çözümleriyle katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Boreas Teknoloji Merkezi Sistemler Satış Müdürü Orhun Aksoy, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi “ISK-SODEX, HVAC&R sektörünün sadece bugününü değil, geleceğini de şekillendiren önemli bir buluşma noktası. Boreas Teknoloji olarak bu yıl da yüksek verimlilik, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik prensipleriyle geliştirdiğimiz çözümlerimizi tanıttık. Endüstriyel tesisler, merkezi sistem çözümleri, konfor uygulamaları, hassas iklimlendirme, veri merkezleri ve kritik tesisler için sunduğumuz soğutma odaklı sistemlerin yanı sıra, uzun yıllardır sürdürdüğümüz Samsung distribütörlüğündeki VRF sistem çözümlerimizle de geniş bir ürün yelpazesi sunduk. Projelerin türüne ve uygulama ihtiyaçlarına göre farklı senaryolara uygun, uçtan uca çözümler geliştirme hedefimizi fuar boyunca ziyaretçilerimizle paylaşma fırsatı bulduk. Böylece hem sektörün gelişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hem de müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve partnerlerimize daha fazla değer yaratmayı amaçladık.”dedi. Uluslararası hijyen standartları ve Boreas Teknoloji’nin sahip olduğu Eurovent Hijyen Sertifikası’nın sektöre kattığı değerden de bahseden Aksoy, “Eurovent Certification kapsamında gerçekleştirdiğim ‘Certification of Hygienic AHUs: Benchmark of Eurovent, VDI, and DIN’ başlıklı teknik sunumda katılımcılarla bir araya gelme fırsatı bulduk. Sunumda, hijyen standartlarının önemini ve bu alandaki sertifikasyon süreçlerinin sektöre sağladığı güveni paylaşarak katılımcıların konuyla ilgili farkındalığını artırmayı amaçladık” dedi. Fuar boyunca Boreas Teknoloji standını ziyaret eden katılımcılar, ürünlerin çalışma prensipleri ve uygulama alanları hakkında detaylı bilgi aldı. HVAC&R sektörünün geleceğini belirleyen teknolojilerin konuşulduğu ISK-SODEX 2025, Boreas Teknoloji için de sektörle bütünleşen vizyonunu ve yenilikçi yaklaşımını ortaya koyduğu bir etkinlik olarak hafızalarda kaldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.