Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Insana Yatırım

Kapsül Haber Ajansı - Insana Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insana Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında

Fırsat eşitliğini odağına alan çalışmalarıyla bireylerin gelişimini destekleyen vakıf, her geçen yıl etki alanını genişletiyor. Ulusal ve uluslararası programlarıyla TİKAV, toplumsal faydayı sürdürülebilir bir modele dönüştürerek geleceğe yatırım yapıyor. Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), kuruluşunun 27. yılında geride bıraktığı kapsamlı projeler ve yarattığı toplumsal etkisini sürdürülebilir projeleriyle gerçekleştirmeye devam ediyor. 1999 yılından bu yana “insana yatırım” yaklaşımıyla hareket eden TİKAV; eğitim, kişisel gelişim, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliği odağında geliştirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı sürdürüyor. GENÇLERİN HAYATINA DOKUNAN BİR MODEL: BİREYSEL GELİŞİM PROGRAMI (BGP) TİKAV’ın en köklü projelerinden biri olan Bireysel Gelişim Programı (BGP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde eğitim gören üniversite öğrencilerine fırsat eşitliği sunmayı hedefliyor. Program kapsamında gençler; kişisel gelişimden yabancı dile, gönüllülükten kültür-sanata uzanan çok boyutlu bir gelişim sürecinden geçerek iş ve sosyal hayata hazırlanıyor. Üniversite hayatlarının ilk yılından itibaren programa dahil olan bursiyerler; dört yıl boyunca eğitimler, seminerler, gönüllülük faaliyetleri, kültür-sanat programları ve mentorluk süreçleriyle desteklenerek yalnızca akademik değil, sosyal ve profesyonel anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişiyor. Programın en önemli bileşenlerinden biri olan gönüllülük yaklaşımı, bursiyerlerin topluma katkı sağlayan bireyler olarak yetişmesini destekliyor. Bu kapsamda TİKAV bursiyerleri ve Akfen Gönüllüleri, her yıl İstanbul Maratonu’nda bir araya gelerek sosyal fayda odaklı projelere destek veriyor. Akfen Gönüllüleri, TİKAV’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan ve eğitim ile kişisel gelişim olanaklarına erişimde zorluk yaşayan 64 bursiyere destek sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Geleceğin Liderleri” kampanyası için maratonda koşarak bağış topladı. Bu kapsamda elde edilen kaynaklarla bursiyerlere çeşitli eğitim programları için fon sağlanırken, teknolojik destek sunuluyor; gençlerin yurt içi ve yurt dışındaki kültür-sanat faaliyetlerine katılımları destekleniyor ve maddi burs imkânı sunuluyor. Bu yönüyle Bireysel Gelişim Programı, yalnızca bireylerin gelişimini destekleyen bir eğitim modeli olmanın ötesine geçerek; dayanışma kültürünü büyüten ve sürdürülebilir toplumsal fayda yaratan bir etki alanı oluşturuyor. Bugüne kadar toplam 411 gencin katıldığı Bireysel Gelişim Programı, gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal hayata katılım süreçlerinde uzun soluklu bir destek modeli olarak büyümeye devam ediyor. TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNE ULAŞAN ULUSAL PROJELER TİKAV, yıllar içinde hayata geçirdiği ulusal projelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan geniş bir etki alanı oluşturdu. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalar, aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik programlar, engelli bireylerin ailelerine yönelik farkındalık projeleri ve eğitim ortamlarını iyileştirmeye yönelik okul yenileme çalışmaları bu kapsamda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen projelerle farklı yaş gruplarından ve sosyal kesimlerden binlerce kişiye doğrudan ulaşılırken, bu çalışmaların etkisi aileler ve yerel topluluklar aracılığıyla daha geniş bir alana yayılıyor. TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği ulusal projeler aracılığıyla toplamda 12 binden fazla kadın ve ailelerine doğrudan ulaşıldı. AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ İŞ BİRLİĞİYLE KIRSALDA GÜÇLÜ ETKİ Akfen Yenilenebilir Enerji’nin finansörlüğünde ve TİKAV koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal projeler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve aileler üzerinde uzun soluklu ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı yıllarda hayata geçirilen bu projelerle, toplumsal farkındalık ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. 2025 yılında yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında 28 farklı lokasyonda gerçekleştirilen çalışmalarla afet bilinci oluşturulması hedeflenirken yaklaşık 3.000 kişiye ulaşıldı. Bir önceki yıl hayata geçirilen “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi ile 27 farklı bölgede kadınlara dijital güvenlik ve bilinçli internet kullanımı konusunda eğitimler verilerek yaklaşık 2.500 kişiye erişim sağlandı. Enerji ve su tasarrufu bilinci oluşturmayı amaçlayan “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi kapsamında yine Türkiye genelinde 27 lokasyonda yürütülen çalışmalarla 2.500 kişiye ulaşılırken; “Hijyen Sağlıktır” projesi ile 26 farklı bölgede yaklaşık 1.900 kişiye hijyen ve sağlıklı yaşam konularında eğitim verildi. Kadın sağlığı ve temel sağlık farkındalığını artırmayı hedefleyen “Önce Sağlık” projesi kapsamında 17 farklı lokasyonda 1.500 kişiye ulaşılırken; erken çocukluk gelişimine odaklanan “Evde Okullu Olduk” projesi ile 0–6 yaş arası çocuk sahibi annelere yönelik çalışmalarla 800 katılımcıya destek sağlandı. Bu projeler aracılığıyla yalnızca bireylerin değil, ailelerin ve dolaylı olarak toplumun genelinde bilinç düzeyinin artırılması hedeflenirken; sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımı her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. EĞİTİM VE DAYANIŞMA ODAKLI BURS PROGRAMLARI TİKAV, burs programları aracılığıyla gençlerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Farklı iş birlikleriyle hayata geçirilen burs programları sayesinde, ekonomik zorluklara rağmen eğitimine devam eden gençlere uzun vadeli destek sağlanıyor. Özellikle deprem sonrası hayata geçirilen “El Ele Birlikteyiz” burs programı kapsamında depremzede 3.000 üniversite öğrencisine eğitim hayatları boyunca destek sağlanırken, farklı burs programlarıyla da yüzlerce öğrencinin gelişimine katkıda bulunuluyor. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE BİR GELİŞİM MODELİ: ULUSLARARASI GENÇLİK ÖDÜLÜ PROGRAMI TİKAV’ın Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Uluslararası Gençlik Ödülü Programı, gençlerin bireysel ve sosyal gelişimini destekleyen, dünya çapında kabul görmüş en kapsamlı gençlik gelişim modellerinden biri olarak öne çıkıyor. 1956 yılında Birleşik Krallık’ta başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülkede 13 milyondan fazla gence ulaşan program, Türkiye’de TİKAV koordinasyonunda uygulanıyor. Program kapsamında bugüne kadar Türkiye’de 21 bini aşkın gence doğrudan ulaşılırken, 10 binin üzerinde mezun verildi. Gençlerin Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera ve Keşif Yolculuğu gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkân tanıyan program; yalnızca bir sertifika sürecinden öte, gençleri hayata hazırlayan bütüncül bir gelişim deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde 163 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri ve Supervisor ve binlerce aktif katılımcı ile sürdürülen Ödül Programı, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleştirilen ulusal ödül törenlerinde ise yüzlerce genç bu yolculuğu başarıyla tamamlayarak ödüllerine kavuştu. 26. Ulusal Gümüş Ödül Töreni ile 7. Bağımsız Katılımcılar Bronz ve Gümüş Ödül Törenleri kapsamında 250’den fazla genç Ödül alırken, 19. Altın Ödül Töreni’nde ise 59 genç Altın Ödül’e layık görüldü. HÜLYA KIRÇUVAL: “FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN 27 YILLIK YOLCULUK” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, vakfın 27 yıllık yolculuğuna ilişkin şunları söyledi: “27 yıl boyunca hayata geçirdiğimiz her projede odağımıza insanı ve fırsat eşitliğini aldık. Çünkü biliyoruz ki bir bireyin hayatına dokunmak, aslında bir toplumun geleceğine dokunmaktır. Bu anlayışla, eğitimden sağlığa, gençlerden kadınlara uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefledik.” TİKAV olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklandıklarına değinen Kırçuval, “Bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve topluma katkı sağlayabilecekleri bir zemin oluşturmak, bizim için en önemli önceliklerden biri. Bugün geldiğimiz noktada, farklı bölgelerde, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz çalışmalarla binlerce insanın hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak dokunmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle gençlerin eğitimine, kadınların güçlenmesine ve toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayan projelerimizin yarattığı etkiyi görmek, bu yolculuğun en değerli çıktılarından biri.” ifadelerine yer verdi. Kırçuval, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla; gençlerin, kadınların ve fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin yanında olmaya, onların potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatları sunmaya ve toplumsal faydayı büyütmeye devam edeceklerini belirterek sürdürülebilir bir geleceğin ancak güçlü bireyler ve bilinçli toplumlarla mümkün olduğuna inandıklarını söyledi. 27 YILDIR DEĞİŞMEYEN HEDEF: TOPLUMSAL FAYDA TİKAV, 27 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanlarında hayata geçirdiği projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşarak sürdürülebilir sosyal fayda üretmeye devam ediyor. Toplumsal ve evrensel değerlere saygılı, çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci yüksek bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı temel hedef olarak benimseyen vakıf, önümüzdeki dönemde de bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TatilBudur, Dijital Dönüşüm ve Marka Yenilenmesiyle Güçlenmeye Devam Ediyor Haber

TatilBudur, Dijital Dönüşüm ve Marka Yenilenmesiyle Güçlenmeye Devam Ediyor

Türkiye genelinde 56 ilde 500’ün üzerindeki acente ağı ve 2.500’den fazla tatil danışmanı ile hizmet veren TatilBudur, toplantıda yeni dönemin stratejik hedeflerini, yatırım planlarını, dijital dönüşüm adımlarını ve turizm pazarına yönelik öngörülerini paylaştı. Toplantıya; TatilBudur Yönetim Kurulu Başkanı ve İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. Genel Müdürü Kubilay Aykol ve TatilBudur Genel Müdürü Onur Otruş katıldı. TatilBudur Yönetim Kurulu Başkanı ve İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. Genel Müdürü Kubilay Aykol toplantıda; “İş Girişim olarak 2000 yılından bu yana aktif bir girişim sermayesi şirketiyiz. Turizmin yalnızca sektöre ve ekonomiye katkı sağlamakla kalmayıp, cari açığın azaltılmasına destek olan ve ülke ekonomisinde bir direnç noktası haline gelen kritik bir alan olduğunu hepimiz biliyoruz. TatilBudur ile yolculuğumuz 2015 yılında başladı. Bu süreçte pandemi gibi zorlu bir dönemden geçtik, ancak sonrasında birlikte büyümeye devam ettik. TatilBudur, bizim için yalnızca bir turizm markası değil; aynı zamanda güçlü bir turizm teknoloji platformu. TatilBudur’un en belirgin özelliği, insanı merkeze koyan bir şirket kültürüne sahip olması. Reklamlarında gördüğünüz gülümseyen yüzler ve hissettirdiği sıcaklık, şirketin gerçek yapısıyla birebir örtüşüyor. Çünkü burada gerçekten mutlu, işini iyi yapan ve değer üreten bir ekip var. Biz de insana yatırım yapan bu turizm teknoloji şirketinin yanında olmayı bu nedenle tercih ediyoruz. TatilBudur, 28 yıldır bu sektörde faaliyet gösteriyor ve turizm için 28 yıl uzun ve kıymetli bir süre. TatilBudur’un büyüme yolculuğunun güçlü bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Yeni yapılanma döneminin TatilBudur için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten TatilBudur Genel Müdürü Onur Otruş ise; “TatilBudur, pazarı takip eden değil pazara yön veren bir marka konumuna yükseldi. Bu başarı yalnızca büyüme rakamlarından değil; doğru strateji, doğru yatırım ve güçlü organizasyon yapısından besleniyor. Rakamsal başarı önem taşısa da markanın gerçek gücünü belirleyen unsurun, tüketicinin duyduğu güven olduğuna inanıyoruz. Sorbunu platformunun gerçekleştirdiği bağımsız araştırmaya göre TatilBudur, %97 tavsiye oranıyla sektörün en yüksek memnuniyet seviyesine ulaştı. Bu sonuç bizim için yalnızca bir skor değil; müşteri deneyimini doğru yönettiğimizin en somut göstergesi. 2026 ve sonrası için TatilBudur markasının geleceğini şekillendirecek stratejilerimizi oluşturduk ve bu doğrultuda yatırımlarımızı bir yıldır hayata geçiriyoruz. Konaklama tarafında da büyümeye devam ediyoruz; 2026 yılında otel işletme sayımızı 7’ye çıkarmayı hedefliyoruz. TatilBudur olarak yalnızca bugünün değil, sektörün geleceğinin de sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz Dijital Eğitim Platformu ile sektördeki önemli eğitim ihtiyacını karşılamaya başlayacağız. Bu platform ile mevcut işgücünün eğitimini, oteller ve diğer işverenler için erişilebilir kılmayı, turizm eğitimi alan öğrencilerin ve sektöre ilgi duyan potansiyel işgücü adayların eğitim ihtiyaçlarını desteklemeyi hedefliyoruz. Bu bizim toplumsal fayda hedefli girişim projemiz. “dedi. Ayrıca teknolojik yatırımlarından da bahseden Otruş, “Teknoloji, yaptığımız tüm yatırımların merkezinde yer alıyor. 2018’den bu yana yerinde Ar-Ge yapımız ve 65’i aşkın yazılımcıdan oluşan ekibimizle, TatilBudur’un yanı sıra konaklama ve uluslararası operasyonlarımız için teknoloji temelli projeler geliştiriyoruz. Bu kapsamda Almanya’nın önde gelen tur operatörlerinden ForYou Travel ile önemli bir iş birliğine imza attık ve şirketin Türkiye envanterinin sağlanmasına yönelik anlaşma gerçekleştirdik. 2026 yılında Almanya pazarında agresif bir büyüme hedefliyoruz. Ayrıca 2025’in son çeyreğinde Almanya’da TatilBudur adıyla bir iştirak kurduk ve B2C kanallar üzerinden Türkiye’ye misafir getirmeye hazırlanıyoruz. Aynı zamanda son bir yıldır yoğun şekilde çalıştığımız marka dönüşüm sürecini tamamladık. TatilBudur’un iletişim stratejisini, deneyim tasarımını ve marka vaadini “TatilBudur Hissi” adı altında tek bir çatı altında topladık. Bu yaklaşım, tüketiciyle kurulan ilişkiyi basit bir rezervasyon deneyiminin ötesine taşıyarak markanın insana dokunan yönünü stratejik bir yapı haline getiriyor. Bundan sonraki tüm iletişim çalışmalarımız bu çerçevede ilerleyecek.” açıklamalarında bulundu.

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor Haber

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor

Liderler, sürdürülebilir başarının ve kârlılığın artık finansal tablolardan çok, doğrudan “insana” yapılan yatırıma bağlı olduğunu fark ediyor. Bu, kârlılığı doğrudan etkileyen, kritik bir stratejik zorunluk olarak öne çıkıyor. Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, son dönemde yapılan global araştırmaların, çalışanları için wellbeing’e odaklanan şirketlerin, finansal performanslarında gözle görülür bir artış yaşadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şirketler artık wellbeing yatırımlarına bir “maliyet” kalemi yerine, doğrudan kârlılığı besleyen bir “yatırım” gözüyle bakıyor. Yapılan analizler, wellbeing’e ayrılan bütçenin, kuruma sağladığı faydanın harcanan tutardan çok daha fazla olduğunu kanıtlıyor. Zihinsel ve fiziksel olarak desteklenen çalışanların sağlık sorunlarına bağlı işe devamsızlık oranları düşüyor. Bu durum, iş gücü kaybını ve projelerdeki gecikmeleri engelleyerek doğrudan bir maliyet avantajı yaratıyor. Aynı zamanda, kendilerini daha az stresli hisseden ve kurumları tarafından değerli görüldüklerini bilen çalışanların işlerine olan bağlılığı da yükseliyor. Bu yüksek motivasyon, doğrudan işin kalitesine yansıyor. Daha yaratıcı çözümler, daha az hata oranı ve daha proaktif bir çalışma anlayışı getiriyor. Global iş gücü araştırmaları, çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu sürekli olarak teyit ediyor. Mutlu ve bağlı çalışanlar, müşterilere çok daha iyi bir hizmet sunuyor. Artan müşteri memnuniyeti ve sadakati ise doğrudan satış rakamlarına ve şirketin pazar payına pozitif olarak yansıyor. Yetenek Kaybının Yüksek Maliyeti Kârlılığı Tehdit Ediyor Bu yatırımların kârlılığa olan kritik etkisi, yetenek kaybı maliyetlerini durdurmasında yatıyor. Global iş gücü üzerine yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri olan Gallup’un “State of the Global Workplace” Raporu, bu bağı net olarak çiziyor. Çalışan bağlılığı ve iyi oluşu yüksek olan ekipler, düşük olanlara göre %23 daha fazla kârlılık gösteriyor. Kârlılıktaki asıl fark ise bu ekiplerin işten ayrılma oranlarının %40'lara varan oranda daha düşük olmasından kaynaklanıyor. SHRM (Society for Human Resource Management) gibi kuruluşlar, bir çalışanı kaybetmenin ve yerine yenisini koymanın maliyetinin, o çalışanın yıllık maaşının 1.5 ile 2 katına ulaşabildiğini hesaplıyor. Bu durum, doğrudan kârlılığı eriten devasa bir gizli maliyet anlamına geliyor. 1.000 Kişilik Bir Şirkette Wellbeing Yatırımı 8 Katına Kadar Geri Dönebiliyor Meditopia’nın kurumlara özel geliştirdiği ROI (Return on Investment) hesaplama modeli de wellbeing yatırımlarının finansal etkisini somut biçimde ortaya koyuyor. Deloitte ve benzeri global danışmanlık şirketlerinin metodolojilerinden beslenen bu model, farklı sektörlerdeki iş gücü verimliliği, devamsızlık oranları ve çalışan bağlılığı gibi parametreleri analiz ederek şirketlere kapsamlı bir geri dönüş projeksiyonu sunuyor. Meditopia’nın hesaplama aracından elde edilen verilere göre, 1.000 çalışanı olan bir şirkette wellbeing alanına yapılan yatırımlar, 8 kata kadar geri dönüş sağlayabiliyor. Bu sonuç, çalışan iyi oluşuna yönelik programların kültürel bir tercihin ötesine geçerek güçlü bir finansal strateji niteliği taşıdığını net biçimde ortaya koyuyor. “Gerçek Başarı, İnsana Yatırım Yapmakla Mümkün Oluyor” Rakamların ve raporların tek bir gerçeği gösterdiğini dile getiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Günümüzün değişken ve zorlu iş ortamında, çalışan sağlığı İK girişimi olmanın ötesinde, şirketlerin ayakta kalma ve rekabet avantajı elde etme stratejisinin merkezine oturuyor. İnsana yatırım yapmayı bir ‘maliyet’ olarak gören, ekiplerinin zihinsel dayanıklılığını ve fiziksel sağlığını ihmal eden şirketler, kaçınılmaz olarak yetenek kaybı, düşük verimlilik ve eriyen kârlılık gibi ağır bedeller ödüyor. Biz Meditopia olarak, sağlıklı bir zihne ve bedene erişimin evrensel ve temel bir hak olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle geliştirdiğimiz kapsamlı wellbeing çözümleriyle, kurumların bu stratejik dönüşümü sağlamasına öncülük ediyoruz. Sürdürülebilir büyüme, yüksek müşteri memnuniyeti ve pazar liderliği ancak kendini değerli hisseden, desteklenmiş ve mutlu ekiplerle inşa edilebilir. Şirketlerin, kârlılığın sadece finansal tablolarda değil, çalışanlarının refah düzeyinde başladığını kabul etmesi oldukça önemli.” açıklamalarında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.