İş dünyası artık eskisi gibi değil. Rekabet artık sadece teknoloji, sermaye ya da pazarlama gücüyle kazanılmıyor. Bugünün şirketleri, geleceğe çalışanlarının niteliği kadar yürüyebiliyor. İşte tam da bu nedenle, kurumsal eğitimler artık bir bir iyileşme çabası değil, doğrudan şirketlerin sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezinde duruyor.
Kurumsal eğitmen olarak sahada gördüğüm çok net bir gerçek var: Eğitimi bir maliyet kalemi olarak gören şirketler, verimlilik ve yetenek yönetiminde hızla geri düşüyor.
Aksine, eğitim kültürünü kurumsal bir refleks haline getiren işletmeler ise yalnızca çalışan bağlılığını değil, karlılıklarını da yukarı taşıyor.
Her şirket, kendi kadar güçlüdür. Bunu belirleyen ise çalışanların bakış açısı, becerileri ve problem çözme kapasitesidir.
Bugün birçok işletmede performans sorunlarının temelinde bilgi eksikliğinden çok iletişim, geri bildirim, motivasyon ve liderlik becerilerindeki boşluklar yatıyor. Bu alanlarda yapılan profesyonel eğitimler, şirketin iç ritmini tamamen değiştiriyor.
Eğitim, Değişim Yönetiminde En Stratejik Araç
Dijitalleşme, otomasyon, yeni kuşak çalışanların beklentileri…
Tüm bu değişim dalgaları, şirketleri yeniden yapılanmaya zorluyor.
Ancak unutmamak gerekir ki:
Değişim, çalışan tarafından benimsenmediği sürece kâğıt üzerinde kalır.
Kurumsal eğitimler, çalışanları dönüşüme hazırlayan en güvenli köprüdür.
Doğru eğitimle; Direnç azalır, belirsizlik kaygısı düşer, Yeni süreçlere uyum hızlanır, Değişim maliyetleri minimize olur.
Eğitim yatırımının geri dönüşü çok somut.
Eğitim alan şirketlerin verilerine baktığımızda, Hata payı azalıyor, Müşteri memnuniyeti yükseliyor, İç iletişim güçleniyor, Karlılık artıyor.
Üstelik tüm bunların şirket kültürüne yansımasının etkisi yıllar boyunca devam ediyor. Eğitim, bir kez yapılıp biten bir süreç değil; organizasyonu diri tutan bir yaşam döngüsüdür.
Şirketler İnsanlarla Büyür
İş dünyasında “en iyi yatırımlar en hızlı geri dönen yatırımlardır” denir.
Oysa gerçek çok daha basittir: En iyi yatırım, insana yapılan yatırımdır.
Geleceğini garanti altına almak isteyen her şirket, öğrenen, gelişen ve dönüşen bir kültür inşa etmek zorundadır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Aydan Sucuoğlu Kıyılmak
Şirketlerin Görünmeyen Rekabet Üstünlüğü
İş dünyası artık eskisi gibi değil. Rekabet artık sadece teknoloji, sermaye ya da pazarlama gücüyle kazanılmıyor. Bugünün şirketleri, geleceğe çalışanlarının niteliği kadar yürüyebiliyor. İşte tam da bu nedenle, kurumsal eğitimler artık bir bir iyileşme çabası değil, doğrudan şirketlerin sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezinde duruyor.
Kurumsal eğitmen olarak sahada gördüğüm çok net bir gerçek var: Eğitimi bir maliyet kalemi olarak gören şirketler, verimlilik ve yetenek yönetiminde hızla geri düşüyor.
Aksine, eğitim kültürünü kurumsal bir refleks haline getiren işletmeler ise yalnızca çalışan bağlılığını değil, karlılıklarını da yukarı taşıyor.
Her şirket, kendi kadar güçlüdür. Bunu belirleyen ise çalışanların bakış açısı, becerileri ve problem çözme kapasitesidir.
Bugün birçok işletmede performans sorunlarının temelinde bilgi eksikliğinden çok iletişim, geri bildirim, motivasyon ve liderlik becerilerindeki boşluklar yatıyor. Bu alanlarda yapılan profesyonel eğitimler, şirketin iç ritmini tamamen değiştiriyor.
Eğitim, Değişim Yönetiminde En Stratejik Araç
Dijitalleşme, otomasyon, yeni kuşak çalışanların beklentileri…
Tüm bu değişim dalgaları, şirketleri yeniden yapılanmaya zorluyor.
Ancak unutmamak gerekir ki:
Değişim, çalışan tarafından benimsenmediği sürece kâğıt üzerinde kalır.
Kurumsal eğitimler, çalışanları dönüşüme hazırlayan en güvenli köprüdür.
Doğru eğitimle; Direnç azalır, belirsizlik kaygısı düşer, Yeni süreçlere uyum hızlanır, Değişim maliyetleri minimize olur.
Eğitim yatırımının geri dönüşü çok somut.
Eğitim alan şirketlerin verilerine baktığımızda, Hata payı azalıyor, Müşteri memnuniyeti yükseliyor, İç iletişim güçleniyor, Karlılık artıyor.
Üstelik tüm bunların şirket kültürüne yansımasının etkisi yıllar boyunca devam ediyor. Eğitim, bir kez yapılıp biten bir süreç değil; organizasyonu diri tutan bir yaşam döngüsüdür.
Şirketler İnsanlarla Büyür
İş dünyasında “en iyi yatırımlar en hızlı geri dönen yatırımlardır” denir.
Oysa gerçek çok daha basittir: En iyi yatırım, insana yapılan yatırımdır.
Geleceğini garanti altına almak isteyen her şirket, öğrenen, gelişen ve dönüşen bir kültür inşa etmek zorundadır.
Kurumsal eğitim ise bu kültürün kalbidir.