Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kapsayıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Kapsayıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kapsayıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan İnsan Hakları Taahhüdünü Yeni Politikasıyla Güçlendirdi Haber

Borusan İnsan Hakları Taahhüdünü Yeni Politikasıyla Güçlendirdi

"Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan” vizyonuyla geleceğe yürüyen Borusan, bu vizyonun odağındaki "Önce İnsan" yaklaşımını tüm iş süreçlerine taşıyor. Grup şirketlerinde olduğu kadar tedarik zincirinde de güvenli, adil, şeffaf ve kapsayıcı bir çalışma ekosistemi oluşturma hedefiyle çalışan Borusan, tüm değer zincirini kapsayan insan haklarını politikasını yayımladı. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Borusan’da insan haklarına saygıyı, iş yapış şeklimizin ve kurumsal kültürümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Her bireyin onuruna yakışır, güvenli, kapsayıcı ve adil koşullarda yaşama ve çalışma hakkına sahip olduğuna inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, faaliyet gösterdiğimiz her alanda ayrımcılığı önlemeyi, fırsat eşitliğini desteklemeyi ve çalışanlarımızın seslerini özgürce ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Günümüz dünyasında insan hakları sorumluluğu kendi operasyonlarımızla sınırlı değil. Teknolojiden iklim krizine kadar pek çok yeni gelişme, insan haklarına çok daha geniş bir perspektiften bakmamızı zorunlu kılıyor, tedarikçilerimizi, iş ortaklarımızı ve tüm değer zincirimizi kapsayan daha geniş bir yaklaşım gerektiriyor. Bu nedenle İnsan Hakları Politikamız ile uluslararası ilke ve standartlarla uyumlu bir çerçeve ortaya koyuyor, faaliyetlerimizden etkilenebilecek tüm paydaşlarımızın haklarını gözetmeyi taahhüt ediyoruz. Amacımız, Borusan’ın değer yarattığı her noktada insan onuruna saygıyı, adil muameleyi ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirmek, temel hak ve özgürlükleri güvence altına almak.” Borusan ekosisteminin tamamını kapsıyor Kurum kültürünün merkezine insanı koyan Borusan, yeni politika ile bu yaklaşımını stratejik ve bağlayıcı bir taahhüde dönüştürüyor. Çalışan esenliğini ve adil çalışma koşullarını sürdürülebilir başarının anahtarı olarak gören Grup, bu dokümanla kapsayıcılık, eşitlik ve sürekli gelişim ilkelerini tüm operasyonlarında kurumsallaştırıyor. Köklü kurumsal mirasını koruyarak geleceğe dönüştürme iradesini ortaya koyan Borusan; insan potansiyelinin hem kalkınmayı hem de sürdürülebilirliği yönlendirdiği, güven odaklı bir çalışma ortamı sunuyor. Borusan Holding ve tüm Grup şirketlerinde geçerli olan politika, yalnızca çalışanlar için değil; tedarikçiler, iş ortakları ve yüklenicilerden oluşan tüm değer zinciri için asgari standartları belirliyor. Borusan, ekosistemindeki tüm paydaşların bu ilkelere uyum sağlamasını bekliyor ve bu süreci risk temelli değerlendirmelerle destekliyor. Yeni politikada neler öne çıkıyor? Borusan Grubu’nun uluslararası standartları referans alarak hazırladığı İnsan Hakları Politikası, geleneksel iş gücü haklarının yanı sıra günümüz iş dünyasının gelişen ve dönüşen ihtiyaçlarına yanıt veren güncel öncelikleri de kapsıyor: Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık: İşe alım, terfi ve ücretlendirmede sadece liyakat ve performans esas alınıyor. Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) yaklaşımıyla tüm farklılıklar bir değer olarak korunuyor.Yapay zekâ ve algoritmik ayrımcılık: Teknolojik dönüşüm süreçlerinde algoritmik ayrımcılık riskleri, veri minimizasyonu, insan denetimi ve veri gizliliği gibi yeni nesil haklar güvence altına alınıyor.İklim ve adil geçiş: İklim değişikliği ve enerji dönüşümünün çalışanlar ve yerel topluluklar üzerindeki etkileri adil geçiş ilkeleri çerçevesinde ele alınıyor.Adil ücret ve çalışma saatleri: "Eşit İşe Eşit Ücret" prensibi gözetilerek adil ücretlendirme, yasal çalışma saatlerine uyum ve esnek çalışma modelleri destekleniyor.Sıfır tolerans ilkeleri: Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, insan ticareti, taciz, şiddet ve mobbinge karşı tavizsiz bir duruş sergileniyor. Borusan Grubu, politikanın kâğıt üzerinde kalmaması için sistematik bir "İnsan Hakları Durum Tespiti" süreci de işletiyor. Olası riskler düzenli olarak analiz edilerek önleyici adımlar atılıyor. Çalışanlar, iş ortakları ve tüm paydaşlar, politikaya aykırı olduğunu düşündükleri durumları güvenli, gizli ve gerektiğinde anonim olarak "Turuncu Etik" başvuru kanalları üzerinden bildirebiliyor. Bildirim süreçlerinde gizlilik ve misillemeye karşı koruma ilkeleri titizlikle uygulanıyor. Yılda en az bir kez gözden geçirilmesi hedeflenen İnsan Hakları Politikası, Borusan’ın çalışanları, değer zinciri ve toplum için pozitif etki yaratarak büyüme kararlılığını simgeliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Abdi İbrahim ilaç sektöründe bir ilke imza attı: Eşit ücret politikası belgelendirildi Haber

Abdi İbrahim ilaç sektöründe bir ilke imza attı: Eşit ücret politikası belgelendirildi

Abdi İbrahim, kadın ve erkek çalışanlara aynı veya eşit değerdeki iş karşılığında eşit ücret verilmesine yönelik uygulamalarıyla Equal Pay sertifikasını aldı. Şirket, EQUAL-SALARY Foundation tarafından verilen uluslararası sertifikaya sahip ilk Türk ilaç şirketi oldu. Abdi İbrahim, ücret eşitliğine yönelik politika ve uygulamalarını uluslararası sertifikayla belgelendirdi. İsviçre merkezli EQUAL-SALARY Foundation tarafından yürütülen bağımsız değerlendirme sürecini tamamlayan şirket, Equal Pay sertifikasını almaya hak kazandı. Şirketin açıklamasına göre bu sonuçla Abdi İbrahim, Türk ilaç sektöründe Equal Pay sertifikası alan ilk şirket oldu. Sertifika, kadın ve erkek çalışanların aynı veya eşit değerdeki işler için eşit ücret almasını sağlayan kurumlara veriliyor. Equal Pay sertifikası nedir? Equal Pay sertifikası, şirketlerde cinsiyete dayalı ücret farklılıklarını ve eşit değerdeki işlere uygulanan ücret politikalarını değerlendiren uluslararası bir sertifikasyon programı olarak uygulanıyor. Süreç kapsamında şirketlerin çalışanlarına ilişkin ücret ve yan hak verileri bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından analiz ediliyor. Yalnızca temel maaşlar değil, ücretlendirme yapısının farklı bileşenleri ve şirketin eşitlik politikalarını nasıl uyguladığı da değerlendirmeye dahil ediliyor. Yapılan incelemelerin ardından kurumun ücret politikalarının belirlenen uluslararası standartlarla uyumlu olup olmadığı tespit ediliyor. Gerekli koşulları karşılayan şirketler, kadın ve erkek çalışanlara aynı ya da eşit değerdeki işler için eşit ücret sunduğunu belgeleyen sertifikayı almaya hak kazanıyor. Ücret ve yan hak verileri bağımsız denetimden geçti Abdi İbrahim’in sertifikasyon sürecinde ücretlendirme ve yan hak uygulamaları kapsamlı bir analize tabi tutuldu. Şirketin eşit işe eşit ücret yaklaşımı, bağımsız denetim sürecinin ardından uluslararası standartlara uygun bulundu. Abdi İbrahim, ücrette adalet, fırsat eşitliği ve kapsayıcı çalışma ortamı oluşturma ilkelerini insan kaynakları politikasının temel bileşenleri arasında konumlandırıyor. Şirket, kadın ve erkek çalışanların aynı ya da eşit değerdeki görevler için eşit ücret almasını yalnızca bir insan kaynakları uygulaması olarak değil, kurum kültürü ve sürdürülebilirlik stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. “Adil çalışma anlayışı kurum kültürümüzün temel unsuru” Abdi İbrahim CEO’su Süha Taşpolatoğlu, şirketin Türkiye ilaç sektöründe bu sertifikayı alan ilk kuruluş olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye’nin büyük işverenlerinden biri olmanın önemli bir sorumluluk getirdiğini belirten Taşpolatoğlu, adil ve eşitlikçi çalışma anlayışını kurum kültürlerinin temel unsurlarından biri olarak benimsediklerini ifade etti. Kadın ve erkek çalışanların aynı veya eşit değerdeki iş karşılığında eşit ücret almasını sürdürülebilirlik yaklaşımlarının vazgeçilmez ilkeleri arasında gördüklerini vurgulayan Taşpolatoğlu, sertifikanın mevcut uygulamaların bağımsız bir değerlendirmeyle doğrulanması anlamına geldiğini kaydetti. 114 yıllık kurum kültürüne uluslararası doğrulama Abdi İbrahim’in 114 yıllık geçmişine dikkat çeken Taşpolatoğlu, şirketin bir asrı aşan başarı yolculuğunun kadın ve erkek çalışanların ortak katkısıyla şekillendiğini belirtti. Eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma anlayışlarının bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesini gelecekteki çalışmalar açısından önemli bir motivasyon kaynağı olarak değerlendiren Taşpolatoğlu, bu standardı korumayı ve geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Sertifikasyon sürecinin uygulamaları düzenli olarak ölçmenin, şeffaf biçimde değerlendirmenin ve sürekli iyileştirmenin önemini gösterdiğini ifade eden Taşpolatoğlu, şirketin sektöre örnek oluşturacak uygulamalar geliştirmeyi sürdüreceğini dile getirdi. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi ile uyumlu yaklaşım Abdi İbrahim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadeleyi kapsayan 10 ilkesini stratejisine ve iş süreçlerine entegre ediyor. Şirket; eşitlik, kapsayıcılık ve adaleti bu kurumsal yaklaşımın temel unsurları arasında değerlendiriyor. Equal Pay sertifikası da ücret politikalarının ölçülebilir, denetlenebilir ve uluslararası standartlarla karşılaştırılabilir hâle getirilmesi açısından önem taşıyor. HEAL2050 sürdürülebilirlik hedeflerine katkı Equal Pay sertifikası, Abdi İbrahim’in HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında öncelik verdiği Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Sertifikasyonun katkı sağladığı temel amaçlar şöyle sıralanıyor: Sürdürülebilir Kalkınma Amacı Abdi İbrahim’in yaklaşımı SKA 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ücretlendirmede cinsiyete dayalı eşitsizliklerin önlenmesi SKA 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme Adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir çalışma ortamı SKA 10: Eşitsizliklerin Azaltılması Eşit değerdeki işe eşit ücret uygulanması Bağımsız sertifikasyon süreci, şirketin bu alanlarda yürüttüğü uygulamaların uluslararası ölçütlerle uyumunu ortaya koyarken HEAL2050 kapsamındaki hedeflere yönelik ilerlemesini de destekliyor. Abdi İbrahim, gelecek dönemde ücret eşitliği standardını korumayı, uygulamalarını düzenli olarak ölçmeyi ve kapsayıcı çalışma kültürünü geliştirmeyi planlıyor.

Garanti BBVA’ya Euromoney’den 6 Ödül Haber

Garanti BBVA’ya Euromoney’den 6 Ödül

Garanti BBVA, dünyanın önde gelen finans yayınlarından Euromoney’nin Mükemmellik Ödülleri 2026 (Awards for Excellence) programında 6 ayrı ödülün sahibi oldu. Bankanın hem Orta ve Doğu Avrupa (CEE) bölgesinde hem de Türkiye’de kazandığı ödüller; bireysel bankacılık, tüketici finansmanı, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile kurumsal sosyal sorumluluk alanlarındaki güçlü performansını ortaya koydu. Bankacılık ve finans dünyasının en prestijli ödül programları arasında gösterilen Euromoney Mükemmellik Ödülleri, 30 yılı aşkın süredir performans, inovasyon ve müşteri etkisi alanlarında küresel ölçekte öne çıkan finansal kurumları değerlendiriyor. Karşılaştırılabilir metrikler, yapılandırılmış başvurular ve şeffaf araştırma süreciyle yürütülen programda, bankalar faaliyet gösterdikleri pazarlardaki ve bölgelerdeki rakipleriyle birlikte ele alınıyor. Mahmut Akten: Finans sektöründe değer yaratmaya, Türkiye ekonomisine ve topluma katkı sağlamaya devam ediyoruz. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, ödüllere ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Euromoney Mükemmellik Ödülleri 2026 kapsamında 6 ayrı ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Müşterimizi dinleyen, ihtiyaçlarını doğru analiz eden ve ona finansal yaşamının her anında en uygun çözümle eşlik eden bir bankacılık anlayışıyla çalışıyoruz. Türkiye’nin En İyi Bireysel Bankası seçilmemiz ve Tüketici Kredilerinde En İyi Banka olarak hem Türkiye’de hem Orta ve Doğu Avrupa’da ödüllendirilmemiz de bu hizmet modelimizin başarısını teyit ediyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılık ile kurumsal sosyal sorumluluk alanlarında aldığımız ödüller ise uzun vadede değer üretme hedeflerimizi yansıtması bakımından bizim için özel bir önem taşıyor. Müşteri odaklı bankacılık anlayışımız, dijitalleşme yatırımlarımız, sürdürülebilirlik odağımız ve toplumsal fayda yaratan çalışmalarımızla finans sektöründe değer yaratmaya, Türkiye ekonomisine ve topluma katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu ödüllerde emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma ve bize duydukları güven için müşterilerimize teşekkür ediyorum.” “Türkiye’nin En İyi Bireysel Bankası” Garanti BBVA Euromoney tarafından Türkiye’nin En İyi Bireysel Bankası seçilen Garanti BBVA’nın tüketici kredileri alanında hem Türkiye’de hem de Orta ve Doğu Avrupa’da ödüllendirilmesi, bankanın müşteri ihtiyaçlarını merkeze alan hizmet modeli ve finansmana erişimi destekleyen yaklaşımının uluslararası ölçekte takdir gördüğünü gösterdi. Garanti BBVA, radikal müşteri perspektifi yaklaşımıyla, bankacılığı yalnızca ürün ve hizmet sunmanın ötesinde; müşteriyi dinleyen, anlayan ve her temas noktasında doğru çözümü sunan bütüncül bir deneyim alanı olarak ele alıyor. Müşterilerinin yaşamlarının farklı evrelerinde değişen ihtiyaçlarını anlayarak finansal yolculuklarının her adımında yanlarında olmayı hedefleyen Garanti BBVA, 30 milyon müşterisinin her biri için hiper-kişiselleştirilmiş bir deneyim sunma hedefiyle çalışıyor. Banka, veri ve teknolojiyi etkin biçimde kullanarak gerçek zamanlı ve müşterinin bağlamına uygun tekliflerle finansal ihtiyaçlara proaktif çözümler geliştiriyor. Kredi, mevduat ve kart önerilerinden dijital asistanı Ugi'nin proaktif yönlendirmelerine kadar pek çok alanda müşterilerinin finansal yaşamına eşlik eden Garanti BBVA, müşterilerini her temas noktasında dinleyerek deneyimi sürekli geliştiriyor ve ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunuyor. Sürdürülebilirlikte uzun vadeli değer yaratma odağı Garanti BBVA’nın çeşitlilik ve kapsayıcılık ile kurumsal sosyal sorumluluk alanlarında aldığı ödüller ise bankanın sürdürülebilirlikteki öncü konumunu bir kez daha teyit etti. Sürdürülebilirliği uzun yıllardır grup stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alan Garanti BBVA, bu yaklaşımı yalnızca bir sorumluluk değil, uzun vadede değer üretmenin yolu olarak görüyor. Banka; çevresel etkiden toplumsal faydaya, kapsayıcı büyümeden fırsat eşitliğine uzanan geniş bir alanda sürdürülebilir değer yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu’na Uluslararası Arenada Çifte Platin Ödül Haber

OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu’na Uluslararası Arenada Çifte Platin Ödül

OPET’in 2022-2024 dönemini kapsayan 7. Sürdürülebilirlik Raporu, Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (LACP) tarafından düzenlenen Spotlight Awards ve Inspire Awards organizasyonlarında iki ayrı platin ödüle layık görüldü. Rapor, her iki değerlendirmede de “100 üzerinden 99 puan alarak” uluslararası ölçekte önemli bir başarı elde etti. OPET’in Sürdürülebilirlik Raporu, küresel iletişim sektörünün prestijli değerlendirme programlarından 2025/26 Inspire Awards Corporate Publishing Competition’da “Dünyanın En İyi 100 İletişim Materyali” arasında gösterildi. Rapor, 2025/26 Spotlight Awards Global Communications Competition kapsamında ise “Dünyanın En İyi 100 Kurumsal Yayını” arasına seçildi. BM KÜRESEL İLKELER SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA BİR İLERLEME BİLDİRİMİ NİTELİĞİNDE Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları ile uyumlu olarak hazırlanan ve 2022-2024 dönemini kapsayan rapor; şirketin yönetişim, sorumlu değer zinciri, Ar-Ge/inovasyon ve dijital dönüşüm, çalışma hayatı, çevre, toplumsal yatırımlar ana başlıklarındaki yönetim yaklaşımlarını, performansını, iyi uygulama örneklerini ve gelecek hedeflerini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda kamuoyuyla paylaşan OPET'in Sürdürülebilirlik Raporu, içerik kalitesi, şeffaflık, tasarım ve sürdürülebilirlik performansının etkin şekilde aktarılması kriterleriyle öne çıkıyor. Rapor, aynı zamanda Koç Holding’in imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC) kapsamında bir ilerleme bildirimi niteliği de taşıyor. Bu yönüyle insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında gerçekleştirilen çalışmaların ve elde edilen gelişmelerin uluslararası ilkeler doğrultusunda paylaşılmasına da katkı sağlıyor. “İNSANI ODAĞINA ALAN BİR YAKLAŞIMLA HAREKET EDİYORUZ” Sürdürülebilirlik raporunun iki ayrı platin ödüle birden layık görülmesinden gurur duyduklarını belirten OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, “Enerji yönetiminden atık yönetimine, çalışan haklarından müşteri memnuniyetine, toplumsal sorumluluktan etik yönetişime kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın önemli bir boyutunu da sosyal etki ve kapsayıcılık oluşturuyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tüm faaliyetlerinde insanı odağına alan bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Toplumla bağ kurmanın ve sosyal kapsayıcılığı artırmanın da sürdürülebilirliğin vazgeçilmez bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda; eğitim, sağlık, kültür ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi alanlarda uzun soluklu sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. LACP gibi saygın bir kuruluş tarafından verilen bu ödüller, sürdürülebilirlik performansımızın ve şeffaf raporlama anlayışımızın uluslararası ölçekte takdir gördüğünü ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu. Bugüne kadar 7 rapor yayınlayan ve her bir rapor özelinde LACP’den sektöründe ödül kazanan tek marka olan OPET, 2025 yılı performansını içeren yeni raporlamasını ise yıl içinde kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eker Süt Ürünleri İK Direktörü Emin Okan Ermetin: "İnsanlar Yönetilmek Değil, Anlaşılmak İstiyor" Haber

Eker Süt Ürünleri İK Direktörü Emin Okan Ermetin: "İnsanlar Yönetilmek Değil, Anlaşılmak İstiyor"

"İnsanlar sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor." diyen Eker Süt Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü Emin Okan Ermetin, başarıyı yalnızca rakamlarla değil, insanların hayatına bırakılan olumlu izlerle tanımlıyor. İş dünyasının deneyimli isimlerini ağırladığımız röportaj serimizin yeni konuğu, Eker Süt Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü Emin Okan Ermetin oldu. Yaklaşık 30 yıllık profesyonel kariyerini, liderlik anlayışını ve insan kaynaklarının dönüşümünü anlatan Ermetin'in ilham verecek bu özel röportajı ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Keyifli okumalar. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Emin Okan Ermetin. Yaklaşık otuz yıldır iş hayatının içindeyim. Kariyerime proje planlama mühendisi olarak başladım. Farklı sektörlerde, farklı ülkelerde ve farklı sorumluluklarla çalıştım. Üretim planlamadan kalite sistemlerine, operasyonel mükemmellikten insan kaynaklarına uzanan oldukça renkli bir kariyer yolculuğum oldu. Bugün, Eker Süt Ürünleri'nde İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapıyorum. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Kariyerimin ilk yıllarında Kazakistan ve Türkmenistan'da büyük projelerde çalışma fırsatı buldum. Genç yaşta farklı kültürlerle çalışmak bana dünyaya daha geniş bir pencereden bakmayı öğretti. Sonrasında üretim ve kalite sistemleri tarafında görev aldım. Yalın 6 Sigma çalışmaları hayatımda önemli bir kırılma noktası oldu. O dönem süreçleri iyileştirmeyi, veriyi doğru okumayı ve sistematik düşünmeyi öğrendim. Fakat geriye dönüp baktığımda kariyerimin en büyük dönüşümü insan kaynaklarına geçişim oldu. Çünkü o noktada süreçlerden çok insanları anlamaya başladım. Bir makinenin neden durduğunu analiz etmenin görece kolay ancak bir insanın neden motivasyonunu kaybettiğini anlamanın ise görece çok daha karmaşık olduğunu öğrendim. Belki de bu yüzden insan kaynaklarını sevdim. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Önceleri, doğaldır herhalde, başarıyı daha çok sonuçlarla ilişkilendirirdim. Tamamlanan projeler. Tasarruf edilen bütçeler...Yükselen performans göstergeleri. Bugün ise biraz farklı düşünüyorum. Benim için başarı dürüst kalabilmek, iç huzurunu koruyabilmek ve çevrendeki insanların hayatına olumlu dokunabilmektir. Bugün en mutlu olduğum şey, yıllar önce birlikte çalıştığım insanların hâlâ arayıp fikir sorması ya da bir kahve içmek istemesi. Demek ki geride yalnızca iş sonuçları değil, insani ilişkiler de bırakabilmişim. Benim için gerçek başarı budur. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Kariyerim boyunca karşılaştığım en büyük zorluk, insanları değişime ikna etmek oldu. Özellikle süreç iyileştirme, dönüşüm ve kültürel değişim projelerinde şunu çok net gördüm: Bir fikrin doğru olması, onun kabul edileceği anlamına gelmiyor. İnsanlar çoğu zaman değişime karşı çıkmıyor. Belirsizlikten, alıştıkları düzeni kaybetmekten ya da hata yapmaktan endişe ediyorlar. Kaygılarını anlamak, onları sürecin içine dahil etmek ve katkılarının değerli olduğunu hissettirmek gerekiyor. Bu süreç bana liderlikle ilgili çok önemli bir ders verdi: İnsanlar sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor. Farklı liderlerle çalışma fırsatım oldu. Bazıları çok sonuç odaklıydı, bazıları çok güçlü karakterlere sahipti. Bu deneyimlerin sonunda şunu gördüm; insanlar kendilerini değerli, güvende ve saygı görmüş hissettiklerinde en iyi performanslarını ortaya koyuyorlar. Bu nedenle yöneticilik hayatım boyunca önce insanı anlamaya çalıştım. Empatinin, güvenin ve samimi iletişimin birçok problemi çözdüğüne defalarca tanık oldum. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? İnsan kaynakları alanında ilerlemek isteyenlere sahadan gelen birkaç net önerim var. Öncelikle sadece İK’yı değil, işin kendisini öğrensinler. Üretim, satış, finans nasıl çalışır anlamadan iyi bir İK profesyoneli olunamaz. Mühendislik geçmişimin bana en büyük katkısı buydu. İkinci olarak veriden korkmasınlar. İK artık sadece insan ilişkileri değil, aynı zamanda veriyle konuşabilme işi. Ölçemediğinizi yönetemezsiniz. Üçüncü olarak sahaya insinler. Masadan yönetilen İK sınırlı kalır. İnsanları anlamak için onların ortamını görmek ve dinlemek gerekir. İletişim de çok kritik. Doğruyu bilmek yetmez, doğru şekilde anlatabilmek gerekir. İnsanları ikna edebilmek ve güven oluşturabilmek bu işin temelidir. Ve en önemlisi: Empatiyi kaybetmesinler. Çünkü İK, insanların hayatına dokunan bir iştir. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Liderlik benim için insanların kendilerini değerli hissettikleri ortamlar yaratabilmektir. Bir çalışan iş yerine gelirken fikirlerinin dinleneceğini, hata yaptığında aşağılanmayacağını ve insan olarak saygı göreceğini hissediyorsa orada gerçek performans ortaya çıkar. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz?" Son yıllarda sürdürülebilirlik daha somut ve ölçülebilir hale geldi. Artık sadece çevre üzerinden konuşulmuyor. Çalışan deneyimi, adalet, kapsayıcılık ve yönetim anlayışı da birer faktör. Ben sürdürülebilirliği daha pratik bir yerden ele alıyorum. Günlük iş yapış şekline yansımıyorsa anlamlı değil. İnsan kaynakları burada kritik çünkü sosyal boyut doğrudan çalışan deneyimiyle ilgili. Çalışan performanslarına çevresel ve sosyal hedefleri de dahil edebilirsiniz örneğin. Ya da çalışanların ulaşım gibi alanlarda günlük hayatına dokunan politikalar geliştirebilirsiniz. İşe alım ve organizasyon yapısında adaleti, çeşitliliği ve fırsat eşitliğini güçlendirebilirsiniz Benim için sürdürülebilirlik aslında basit: İnsanlara adil davranmak, uzun vadeyi düşünmek ve bunu günlük iş yapışına yansıtmak. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Yapay zekâ ve dijitalleşmenin getirdiği hız gerçekten baş döndürücü. Yazılım geliştirme süreçleri eskiden aylar sürerken bugün saatlerle ölçülüyor. Bu değişime uyum sağlamak artık bir tercih değil, zorunluluk. Biz de bu nedenle sadece araçları kullanmakla kalmıyor, çalışanlarımızın bu yeni dünyayı anlayabilmesi için onları destekliyoruz. Prompt engineering gibi yeni becerileri öğrenmelerini teşvik ediyor, kariyer görüşmelerinden mülakat süreçlerine kadar yapay zekâdan aktif şekilde faydalanıyoruz. Ancak tüm bu hızın içinde insan tarafını kaybetmemek bizim için çok önemli. Çünkü güven, sağduyu ve insani temas hâlâ işin en kritik parçası. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? İnsan her şeyi hemen olsun istiyor. En iyi şirket, en iyi pozisyon, en yüksek maaş... Sonra yıllar geçiyor ve kariyerin uzun bir maraton olduğunu görüyorsunuz. İyi bir kariyer yapmaya çalışsınlar ama bunu iyi bir insan olmanın önüne koymasınlar. Çünkü yıllar sonra insanlar unvanları değil, onlara nasıl davrandığınızı hatırlıyor. Gençlere insanları gözlemlemelerini, farklı fikirleri dinlemelerini öneririm. Meraklarını hiç kaybetmesinler. Soru sorsunlar. Mizah duygusunu kaybetmesinler. İyi bir espri çok problemi çözer. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Darüşşafaka, Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde finalde! Haber

Darüşşafaka, Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde finalde!

Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Darüşşafaka Eğitim Kurumları, eğitimde örnek uygulamaları dünya çapında görünür kılmayı amaçlayan uluslararası T4 Education platformunun düzenlediği Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde (World’s Best School Prizes 2026) tarihî bir başarıya imza attı. 163 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla çocukların hayatını değiştiren Darüşşafaka, “Zorlukların Üstesinden Gelme” (Overcoming Adversity) kategorisinde, dünyanın dört bir yanından başvuran okullar arasından sıyrılarak ilk 10 finalist okul arasında yer aldı. Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları iyi bir eğitim için yetersiz, başarılı öğrencileri tam burslu, yatılı, nitelikli eğitimle geleceğe hazırlayan Darüşşafaka’nın bu uluslararası başarısı, “Eğitimde Fırsat Eşitliği” alanında yürüttüğü çalışmaların küresel ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koydu. 2022 yılında İngiltere merkezli T4 Education tarafından kurulan ve sınıflarda ya da ötesinde hayatları dönüştüren en iyi okul uygulamalarını paylaşmayı amaçlayan bu organizasyon, günümüzde dünyanın en prestijli eğitim ödülleri arasında yer alıyor. Okulların yalnızca akademik başarılarının değil, aynı zamanda topluma sundukları sosyal etkilerin ve kapsayıcılık vizyonlarının da değerlendirildiği ödüllerde Darüşşafaka, eğitimle yaratılan toplumsal dönüşümün öncüsü olarak Türkiye’yi temsil ediyor. “Zorlukların üstesinden gelme kategorisi, asırlık varlık sebebimizle örtüşüyor” Darüşşafaka’nın dünya genelindeki binlerce okul arasından sıyrılarak Türkiye’yi temsil etmesinin gururunu yaşadıklarını ifade eden Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, "Darüşşafaka olarak, kurulduğumuz günden bu yana her bir öğrencimizin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak ve onlara küresel standartlarda bir eğitim sunmak için çalışıyoruz. Öte yandan Darüşşafaka, sadece sınıflardan ve dersliklerden oluşan bir okul değil; 163 yıldır her bir çocuğumuzun hayatına sevgiyle, şefkatle dokunduğumuz, onlara güvenli bir gelecek sunduğumuz büyük bir yuva. Finale kaldığımız 'Zorlukların Üstesinden Gelme' kategorisi, bizim asırlık varlık sebebimizle, yani her türlü imkânsızlığın karşısına eğitimi koyan o köklü kuruluş felsefemizle doğrudan örtüşüyor. Çocuklarımızın hayatındaki engelleri sevgi ve inançla aşarken, uluslararası alanda da dünyanın en iyi 10 okulu arasında gösterilmek ve Türkiye'yi finalde temsil eden okul olmak bizler için tarifsiz bir gurur. Bu başarı, her çocuğun doğru imkânlarla dünyayı değiştirebileceğine olan inancımızı da tazeliyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Esnek Ambalaj Sektöründe Bir İlk: Polinas SA 8000 Belgesi Aldı Haber

Esnek Ambalaj Sektöründe Bir İlk: Polinas SA 8000 Belgesi Aldı

Belge; şirketin çalışan hakları, etik değerler ve adil çalışma koşulları alanındaki yaklaşımını uluslararası düzeyde tescilledi. Esnek ambalaj sektörünün öncü şirketlerinden Polinas, sürdürülebilirlik vizyonunu ve insan odaklı yönetim anlayışını sektörde fark yaratan bir belge ile taçlandırdı. Şirket, dünya genelinde işyerlerindeki çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan ve bağımsız denetimler sonucunda verilen SA 8000 standardına tam uyum sağlayarak uluslararası denetim kuruluşu Intertek tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetimleri başarıyla tamamladı. Uyum sürecinin ardından Sosyal Uygunluk Belgesi’ni almaya hak kazanan şirket Türkiye esnek ambalaj sektöründe bir ilki gerçekleştirdi. Etik değerlerini kurum kültürünün temeli olarak konumlandıran Polinas, sürdürülebilirlik yaklaşımını çevresel hedeflerin yanı sıra sosyal uyumluluk anlayışıyla da güçlendiriyor. Şirketin Türkiye’deki üretim tesislerini kapsayan bu belgeyi almaya hak kazanması; iş sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, adil çalışma ve ücretlendirme gibi şirket bünyesinde uygulanan tavizsiz etik kuralların bağımsız otoritelerce de onaylanması anlamına geliyor. Küresel tedarik zincirinde şeffaflığı ve güvenilirliği temsil eden SA 8000 standardı kapsamında alınan bu belge, Polinas’ın uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine ve iş ortaklarına sunduğu güveni daha da pekiştiriyor. Faik Önaldı: "Başarımızın temelini insan odaklı yaklaşımımız oluşturuyor" Şirketin Türkiye esnek ambalaj sektöründe imza attığı başarıyla gurur duyduklarını belirten Polinas CEO’su Faik Önaldı şu değerlendirmelerde bulundu: “Polinas olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli ve güvende hissettiği, eşit fırsatlara sahip oldukları bir çalışma ortamı oluşturmayı kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği ise çevresel etkileri yönetmenin de ötesinde çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve içinde bulunduğumuz toplum için uzun vadeli değer yaratmak olarak değerlendiriyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuzla birlikte insana verdiğimiz değerin ve kapsayıcı çalışma kültürümüzün somut bir çıktısı olan SA 8000 Sosyal Uygunluk Belgesi ile bu alandaki taahhütlerimizi uluslararası standartlarda da tescillemiş olduk. Bu başarıyı sürekli gelişim yolculuğumuzun yeni bir adımı olarak görüyor, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin'de Kadın Yönetici Oranı Sektörün Yüzde Elli Üzerinde Haber

Royal Canin'de Kadın Yönetici Oranı Sektörün Yüzde Elli Üzerinde

Şirket, toplam kadın çalışan oranında %52,17 ile sektör ortalaması olan %39,40’ın üzerinde yer alıyor. Yönetim kademelerinde %66,67’lik kadın temsili ile sektör ortalaması olan %44’ün üzerinde bir oran yakalıyor. Satış yönetimi pozisyonlarında ise %50’lik kadın oranı ile %30 olan sektör ortalamasının üzerinde konumlanıyor. Bu sonuçlar, Royal Canin Türkiye’nin özellikle liderlik ve satış yönetimi alanlarında kadın temsiline güçlü şekilde öncelik verdiğini gösteriyor. Royal Canin Türkiye, Sales Network tarafından altıncısı gerçekleştirilen Satışta Cinsiyet Dengesi Araştırması’nın sonuçlarına göre kadın istihdamı ve kadın liderliği alanlarında sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. Şirket, çalışan yapısından yönetim kademelerine kadar farklı seviyelerde kadın temsiline verdiği önemle dikkat çekiyor. Araştırma sonuçlarına göre Royal Canin Türkiye’de toplam kadın çalışan oranı %52,17 seviyesine ulaşırken, bu oran sektör genelinde %39,40 olarak ölçülüyor. Böylece şirket, kadın çalışan oranında sektör ortalamasının yaklaşık 13 puan üzerinde yer alıyor. Kadın yönetici oranı sektörün yüzde elli üzerinde Yönetim kademelerinde ise kadın temsil oranı %66,67’ye yükselirken, sektör ortalaması %44 seviyesinde kalıyor. Satış yönetimi pozisyonlarında da benzer bir tablo öne çıkıyor; Royal Canin Türkiye’de bu alandaki kadın oranı %50 olurken, sektör ortalaması %30 olarak kaydediliyor. Bu veriler, Royal Canin Türkiye’nin kadın çalışanların yalnızca iş gücüne katılımını değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarında daha görünür olmasını destekleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. Şirket, fırsat eşitliğini kurum kültürünün merkezine yerleştirerek, çalışanların yetkinlikleri doğrultusunda gelişebileceği kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyor. Royal Canin Türkiye, çalışan deneyimini güçlendirmeye yönelik uygulamalarıyla kadınların kariyer gelişimini destekleyen bir yapı sunarken, özellikle liderlik pozisyonlarında daha dengeli bir temsil için çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin insan kaynakları politikaları; çeşitlilik, kapsayıcılık ve eşit fırsat ilkeleri doğrultusunda şekilleniyor. Royal Canin Avrasya Bölgesi İnsan Kaynakları Direktörü Dilek Erguz konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların iş hayatında daha güçlü temsil edilmesi, yalnızca şirketler için değil toplumun tamamı için dönüştürücü bir değer yaratıyor. Biz Royal Canin Türkiye olarak çeşitliliği bir sayıdan ibaret görmüyor, farklı bakış açılarını kurumumuzun gelişimini besleyen stratejik bir güç olarak değerlendiriyoruz. Kadın çalışanlarımızın her seviyede daha görünür olduğu bir yapı kurmak, kapsayıcı liderlik anlayışımızın en önemli göstergelerinden biri. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, eşitliği destekleyen kurum kültürümüzün ve uzun vadeli insan odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliği taşıyor.” Royal Canin Türkiye, kadınların iş hayatında her seviyede daha güçlü temsil edildiği kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmak için çeşitlilik ve fırsat eşitliği odaklı uygulamalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Royal Canin Türkiye’den Kadın Temsilinde Güçlü Başarı Haber

Royal Canin Türkiye’den Kadın Temsilinde Güçlü Başarı

Royal Canin Türkiye, Sales Network tarafından altıncısı gerçekleştirilen Satışta Cinsiyet Dengesi Araştırması’nın sonuçlarına göre kadın istihdamı ve kadın liderliği alanlarında sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiliyor. Şirket, çalışan yapısından yönetim kademelerine kadar farklı seviyelerde kadın temsiline verdiği önemle dikkat çekiyor. Araştırma sonuçlarına göre Royal Canin Türkiye’de toplam kadın çalışan oranı %52,17 seviyesine ulaşırken, bu oran sektör genelinde %39,40 olarak ölçülüyor. Böylece şirket, kadın çalışan oranında sektör ortalamasının yaklaşık 13 puan üzerinde yer alıyor. Kadın yönetici oranı sektörün yüzde elli üzerinde Yönetim kademelerinde ise kadın temsil oranı %66,67’ye yükselirken, sektör ortalaması %44 seviyesinde kalıyor. Satış yönetimi pozisyonlarında da benzer bir tablo öne çıkıyor; Royal Canin Türkiye’de bu alandaki kadın oranı %50 olurken, sektör ortalaması %30 olarak kaydediliyor. Bu veriler, Royal Canin Türkiye’nin kadın çalışanların yalnızca iş gücüne katılımını değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarında daha görünür olmasını destekleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. Şirket, fırsat eşitliğini kurum kültürünün merkezine yerleştirerek, çalışanların yetkinlikleri doğrultusunda gelişebileceği kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyor. Royal Canin Türkiye, çalışan deneyimini güçlendirmeye yönelik uygulamalarıyla kadınların kariyer gelişimini destekleyen bir yapı sunarken, özellikle liderlik pozisyonlarında daha dengeli bir temsil için çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin insan kaynakları politikaları; çeşitlilik, kapsayıcılık ve eşit fırsat ilkeleri doğrultusunda şekilleniyor. Royal Canin Avrasya Bölgesi İnsan Kaynakları Direktörü Dilek Erguz konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kadınların iş hayatında daha güçlü temsil edilmesi, yalnızca şirketler için değil toplumun tamamı için dönüştürücü bir değer yaratıyor. Biz Royal Canin Türkiye olarak çeşitliliği bir sayıdan ibaret görmüyor, farklı bakış açılarını kurumumuzun gelişimini besleyen stratejik bir güç olarak değerlendiriyoruz. Kadın çalışanlarımızın her seviyede daha görünür olduğu bir yapı kurmak, kapsayıcı liderlik anlayışımızın en önemli göstergelerinden biri. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, eşitliği destekleyen kurum kültürümüzün ve uzun vadeli insan odaklı yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliği taşıyor.” Royal Canin Türkiye, kadınların iş hayatında her seviyede daha güçlü temsil edildiği kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmak için çeşitlilik ve fırsat eşitliği odaklı uygulamalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.