Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurumsallaşma

Kapsül Haber Ajansı - Kurumsallaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsallaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi Haber

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi

2021 yılından bu yana Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Marka Destek Programı’nı başarıyla yürüten Seranit, kurumsal gelişim sürecindeki bu disiplinli çalışmasının sonucunda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY Programı kapsamına alındı. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir markalar yaratma vizyonunun en stratejik halkasını oluşturuyor. Sadece üretim gücüyle değil; finansal performans, kurumsal yönetişim, inovasyon kapasitesi ve marka gücü gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen markaların kabul edildiği bu platform, Seranit’in uzun vadeli stratejik planlamasının bir ürünü olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, şirketin sadece üretim gücüyle değil, aynı zamanda kurumsal altyapısı, tasarım vizyonu ve marka yönetimi süreçleriyle de dünya standartlarında olduğunu tescil ediyor. Yaklaşık beş yıl süren Marka Destek Programı döneminde ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıran ve uluslararası rekabet gücünü yükselten Seranit, TURQUALITY ile bu başarıyı sürdürülebilir bir küresel liderliğe dönüştürmeyi hedefliyor. Marka Destek Programı’ndan TURQUALITY’ye: Planlı Bir Büyüme Hikayesi Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seranit Genel Müdürü Bayram Nadir Erze, TURQUALITY Programı’na kabul edilmenin marka için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “TURQUALITY Programı’na kabul edilmemiz, Seranit için sadece bir teşvik mekanizmasına dahil olmak değil, yıllardır titizlikle sürdürdüğümüz kurumsallaşma ve markalaşma yatırımlarımızın en üst düzeyde teyit edilmesidir. 2021 yılında dahil olduğumuz Marka Destek Programı ile başlayan bu nitelikli dönüşüm süreci, bugün bizi küresel arenada çok daha rekabetçi bir noktaya taşıdı. Seranit olarak artık Türkiye’nin sınırlarını aşan, uluslararası pazarlarda tercih edilen ve Türk kalitesini temsil eden bir dünya markası olma yolunda yeni ve çok daha güçlü bir döneme giriyoruz. Bu destekle birlikte yeni pazarlardaki büyüme ivmemizi hızlandıracak ve küresel marka yatırımlarımızı stratejik bir yaklaşımla artıracağız. Türk markasının uluslararası gücünü tüm dünyaya göstermeye kararlıyız.” Uluslararası Arenada Nitelikli Temsil Seranit, yeni dönemde odağını “Türkiye’de güçlü bir marka olmanın ötesine” taşıyarak, Türk seramik sektörünü küresel arenada en yüksek kalitede temsil etmeye odaklanıyor. TURQUALITY Programı’nın sağladığı ivmeyle birlikte, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda marka bilinirliğini artırmaya ve yüksek katma değerli ürünleriyle Türk seramik sektörünün küresel temsiline katkı sunmaya devam edecek olan Seranit, bu yeni dönemde tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dünya pazarlarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu başarı, Seranit’in planlı büyüme ve sürdürülebilir küreselleşme ilkelerinin bir sonucu olarak konumlanırken, şirketin dünya genelindeki satış noktalarında, prestijli projelerde ve uluslararası fuarlarda sahip olduğu güçlü imajı bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aile Şirketlerini Ekonomik Krizlerden Çok Ortaklar Arasındaki Çatışmalar Yıkıyor Haber

Aile Şirketlerini Ekonomik Krizlerden Çok Ortaklar Arasındaki Çatışmalar Yıkıyor

Türkiye’de ticari hayatın temel yapı taşlarından biri olan aile şirketlerinin, çoğu zaman ekonomik sorunlardan değil; ortaklar arasındaki hukuki ve yönetsel krizlerden dolayı ciddi dağılma süreçleri yaşadığına dikkat çeken Adana Barosu Ticaret Hukuku Komisyon Başkanı Av. Ali Mert Karakılçık, aile şirketlerinde yaşanan sorunların temelinde kurumsallaşma eksikliğinin bulunduğunu söyledi. Karakılçık yaptığı açıklamada, yıllarca emek verilerek büyütülen şirketlerin aile içi iletişim problemleri, kontrol mücadeleleri ve miras kaynaklı uyuşmazlıklar nedeniyle ağır dava süreçleriyle karşı karşıya kalabildiğini bildirdi. Şirketler büyüse bile karar alma mekanizmalarının çoğu zaman profesyonelleşmediğini, aile ilişkilerinin şirket yönetiminin önüne geçtiğini hatırlatan Karakılçık, özellikle ikinci ve üçüncü kuşak sonrasında “şirket içinde kim söz sahibi olacak” tartışmalarının ciddi krizlere dönüştüğünü kaydetti. Yönetim kurulunun oluşumu, şirket temsil yetkisi, kar payı dağıtımı, maaş ve huzur hakkı politikaları, şirket kaynaklarının kullanımı ve şirket içerisindeki güç dengelerinin aile şirketlerinde en sık tartışma konusu olan alanlar arasında yer aldığını kaydeden Karakılçık, bu tür uyuşmazlıkların şirketin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. “Aile anayasası ve hissedarlar sözleşmesi şart” Aile şirketlerinin önemli bir kısmında yazılı ve bağlayıcı bir aile anayasası ya da hissedarlar sözleşmesi bulunmadığını belirten Karakılçık, şirketin geleceğine ilişkin temel ilkelerin önceden belirlenmemesinin, ortakların ilerleyen süreçlerde tamamen farklı pozisyonlar almasına neden olduğunu ifade etti. Özellikle kritik genel kurul toplantılarında, yıllarca birlikte hareket eden ortakların aniden karşı karşıya gelebildiğini belirten Karakılçık, bunun yönetim kurulunun değişmesine ve şirket kontrolünün kaybedilmesine kadar uzanan sonuçlar doğurabildiğini söyledi. “Üçüncü kişilerin şirkete girişi büyük krizlere yol açabiliyor” Şirket esas sözleşmelerinde, ortaklığa yabancı üçüncü kişilerin girişini engelleyen güçlü bağlam hükümlerinin çoğu zaman bulunmadığını kaydeden Karakılçık, özellikle miras intikalleri, boşanma süreçleri veya hisse satışları sonrasında şirket yapısına dışarıdan kişilerin dahil olmasının aile şirketlerinde geri dönüşü zor çatışmalar yarattığını ifade etti. Bir ortağın hissesini diğer ortakların istemediği üçüncü kişilere devretmesinin, yıllarca korunmaya çalışılan şirket dengesini tamamen bozabildiğini dile getiren Karakılçık, esas sözleşmelerinin yalnızca şekli bir metin olarak değil, şirketin geleceğini koruyan stratejik bir güvenlik mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. “Miras süreçleri şirketleri derinden sarsabiliyor” Miras süreçlerinin aile şirketlerini en fazla sarsan alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Karakılçık, şirket hisselerinin mirasçılar arasında paylaşılması, tereke temsilcisi atanması, genel kurulda oy kullanma yetkileri ve şirket yönetimine müdahale tartışmalarının çoğu zaman şirket faaliyetlerini doğrudan etkileyebildiğini belirtti. Gerekli hukuki planlama yapılmadığında, şirket ortaklarının hiç istemediği kişilerin dolaylı şekilde şirket yönetim süreçlerine dahil olabildiğini ifade eden Karakılçık, bunun aile şirketlerinde yeni krizlerin kapısını araladığını söyledi. En sık açılan davalara dikkat çekti Aile şirketlerinde ortaklar arasında açılan davalar incelendiğinde belirli dava türlerinin sürekli tekrar ettiğini vurgulayan Karakılçık, genel kurul çağrı kayyımı davaları, bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin davalar, özel denetçi atanması davaları, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davaları ile şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin davaların en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasında yer aldığını belirtti. Bu davaların yalnızca hukuki bir uyuşmazlık olmadığını ifade eden Karakılçık, aynı zamanda şirket içerisindeki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığını gösteren ciddi krizler olduğunu dile getirdi. “Uyuşmazlık çıkmadan önlem alınmalı” Aile şirketlerinde uyuşmazlık çıktıktan sonra çözüm aramak yerine, uyuşmazlık çıkmasını önleyecek hukuki altyapının önceden kurulmasının büyük önem taşıdığını belirten Karakılçık, güçlü bir esas sözleşme, dengeli bir hissedarlar sözleşmesi, miras ve pay devrine ilişkin koruyucu hükümler, profesyonel yönetim anlayışı ve kurumsallaşma adımlarının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi. Karakılçık, “Aile şirketlerinde en büyük risk çoğu zaman ekonomik krizler değil, önceden öngörülmeyen ortaklık krizleridir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi Haber

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi

Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyelerini seçti. Meclis Toplantısının Divan Başkanlığını, Meclis 1. Başkan Meclis 2. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu üstlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Divan'da Katip üye olarak görev aldı. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Toplantı, Seçer'in açılış konuşmasıyla başladı. Seçer, hem gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de Birliğin işleyişine dair bilgiler paylaştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Birlik yönetiminde yaşanan süreci anlatan Seçer, "Seçim sonrası yapılan oylamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Birlik Başkanı seçildi. 2025 yılı mart ayında yaşanan gelişmelerin ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Zeydan Karalar Meclis Başkan Vekili olarak seçildi. Daha sonra bu göreve layık görüldüm ve bugün bu sorumluluğu sürdürmeye çalışıyorum." ifadelerini kullandı. Seçer: "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz" Halkın iradesiyle görev yapan yöneticiler olarak vatandaşla doğrudan iletişim halinde olduklarını belirten Seçer, vatandaşa karşı sorumluluklarının büyük olduğunu ifade etti. Konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaparak, kamu görevinde bulunan herkesin hukuka bağlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Seçer, "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin demokrasi tarihinin zorlu süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Seçer, bu çerçevede hukukun üstünlüğünün önemine işaret ederek, "Demokrasi emek ister; emekleme, büyüme ve olgunlaşma aşamalarından geçer. Toplum olarak darbelerden siyasi krizlere kadar birçok zorluğu yaşadık. Amacımız evrensel normlara uygun bir demokrasiyi kalıcı hale getirmektir." dedi. Seçer: "Geciken adalet, adalet değildir" Seçer, yerel yönetimlere yönelik yargı süreçlerine de değindi. Hukukun temel ilkelerine dikkati çeken Seçer, "Elbette herkes yargılanabilir ancak mümkünse tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Geciken adalet, adalet değildir. Yargı süreçleri hızlı ve şeffaf şekilde tamamlanmalıdır." diye konuştu. Bazı belediye başkanlarının yargı süreçleri sonrasında görevlerine iade edilmemesinin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Seçer, hukuka olan güvenin korunmasının önemine işaret etti. Belediye başkanlığının siyasi kimliğin ötesinde bir hizmet görevi olduğunu vurgulayan Seçer, "Bizler yalnızca partimizin değil, tüm vatandaşların oyuyla seçiliyoruz. Bu nedenle herkese eşit hizmet sunmak zorundayız." dedi. Seçer: "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor" Belediyelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da ayrı bir parantez açan Seçer, "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Genel bütçeden yapılan kesintiler, SGK ve vergi borçları nedeniyle belediyeler ciddi mali zorluklarla karşı karşıya." ifadelerini kullandı. Kamu bankaları ve finansmana erişimde eşitlik çağrısı yapan Seçer, tüm belediyelere ayrım gözetilmeksizin destek verilmesi gerektiğini belirtti. Yurt dışı finansman ve yatırım süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Seçer, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yetki dengesine de dikkati çekti. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolüne değinen Seçer, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine belediyelerin daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. TBB'nin son iki yıllık çalışmalarına ilişkin bilgi veren Seçer, kurumsallaşma, şeffaflık ve sürdürülebilir yönetim anlayışını güçlendirdiklerini, belediyelere araç, ekipman ve finansal destek sağladıklarını ve eğitim faaliyetlerini artırdıklarını ifade etti. Genel Sekreter Yıldız 2025 Yılı Faaliyet Raporunu Sundu Gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam eden toplantıda, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, 2025 yılı Faaliyet Raporu'na ilişkin sunum yaptı. TBB'nin 2025 yılında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin bilgi paylaşan Yıldız, bu çalışmaların şeffaflık, adalet ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ilkeleri doğrultusunda sürdürüldüğünü vurguladı. Yıldız, belediyelere sağlanan desteklerin objektif kriterlere göre ve ayrım gözetilmeksizin dağıtıldığını belirtirken, karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve sistematik bir yapının benimsendiğini ifade etti. Yıldız ayrıca, TBB'nin yeni döneminde de yerel yönetimler arasında dayanışmayı artırarak daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığına verilen önergeler ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Seçer: "Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aday gösterildikten sonra yaptığı konuşmada belediye başkanlığının doğrudan halk iradesiyle şekillenen güçlü bir makam olduğunu vurgulayarak, "Belediye başkanlığı siyaset yapma makamı değildir ama milletin iradesinin tecelli ettiği en güçlü makamlardan biridir." ifadelerini kullandı. Siyasetin meclisler dışında farklı bir anlam taşıdığına dikkati çeken Seçer, "Varsa bir adaletsizlik, bir eşitsizlik bunu dile getirmek siyasetin ta kendisidir ve bunu yapmak zorundayız." dedi. TBB'nin faaliyetlerine değinen Seçer, Birliğin verdiği desteklerin belirli kriterlere göre dağıtıldığını belirterek, "Bir belediyenin kendi ekonomik durumu, hizmet ettiği toplumun sosyo-ekonomik durumu, nüfusu, bölgesi, özellikleri var. Biz desteği bütün bu özellikleri alarak belirli kriterler ile yapıyoruz. Bu bir hatır-gönül işi değildir." diye konuştu. Dağıtılan desteklere ilişkin rakamları da paylaşan Seçer, "826 adet aracı 688 belediyeye dağıtmış olacağız. Böylelikle yüzde 60'ı CHP'li belediyelere yani Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65'inin yaşadığı şehirleri yöneten belediyelere, yüzde 40'ı da kalan yüzde 35 nüfusu yöneten diğer belediyelere dağıtılmıştır." ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemle karşılaştırma da yapan Seçer, "2019-2024 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin aldığı destek oranı yüzde 14,55 civarındaydı." dedi. Seçer ayrıca, "Hiçbir belediye başkanını ayırmadım, talepte bulunan herkesle görüştüm ve yardımcı olmaya çalıştım." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Seçer, "Bu ülke hepimizin. Farklı düşünsek de ortak noktamız var. Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız." ifadelerini kullandı. TBB yönetimine talip olduklarını yineleyen Seçer, "Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yapabiliriz. Sizlerin desteğiyle daha güzel işler başaracağımıza inanıyoruz." dedi. Ayrıca Seçer, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e de başarı dileklerini iletti. Görgel: "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir" Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de konuşmasında TBB'nin önemine dikkati çekerek, "TBB, yerel yönetimler arasındaki istişareyi güçlendiren, dayanışmayı sürdürülebilir hale getiren ve şehirlerimizde demokrasi kültürünü kurumsallaştırmayı hedefleyen bir kurumdur. Şehirlerimizin geleceğini ortak akılla şekillendirmek zorundayız." diye konuştu. Şehirlerin sürdürülebilirliğine işaret eden Görgel, "Şehirlerimizi sadece geleneksel hizmetlerle değil, yenilikçi yaklaşımlarla yönetmek zorundayız. Sosyal uyum, çevre, dijitalleşme gibi alanları merkeze alarak daha dirençli ve yaşanabilir şehirler inşa etmeliyiz." dedi. "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir." diyen Görgel, konuşmasında "Önceliğimiz şehirlerimizde yaşayan her insana hizmet etmek olmalıdır." ifadelerine yer verdi. 6 Şubat depremlerine de değinen Görgel, "Depremde büyük acılar yaşadık. O zor günlerde tüm belediyelerimiz imkanlarını seferber etti. Dayanışma, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkmasının en güçlü delili oldu." dedi. TBB için de benzer bir anlayışın mümkün olduğunu ifade eden Görgel, "Ayrışma değil uzlaşmayı, rekabet değil iş birliğini savunmalıyız. Geleceği planlamak için güçlü iş birlikleri geliştirmeliyiz." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve ortaklık vurgusu yapan Görgel sözlerini, "Bu kürsüden bir yarışın değil, bir ortaklığın çağrısını yapıyorum. Kazananın şehirlerimizin tamamı olmasını istiyorum." şeklinde tamamladı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçiliyor TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Seçer'in yanı sıra, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçilecek. Yeni Yönetim Belli Oldu SEÇER: "HER ŞEY ŞEHİRLERİMİZ VE GÜZEL TÜRKİYE'MİZ İÇİN" Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan oylamada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer en fazla oyu alarak Birlik Başkanı seçildi. Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Encümen Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı ve İhtisas Komisyonu Üyelerini seçti. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Seçer: "TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak" Seçimlerin ardından TBB Başkanı Vahap Seçer, teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi. Yeni döneme ilişkin mesajlarını paylaşan Seçer, "Aldığımız kararlar ve seçimlerde elde ettiğimiz sonuçlar Birliğimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun." dedi. Üç yıllık görev süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seçer, "Bu görevi ben ve arkadaşlarım sizlere mahcup olmamak için adalet duygusunu ön plana alarak, hakkaniyeti ve yardımlaşmayı parti farkı gözetmeksizin esas alarak yürüteceğiz." ifadelerini kullandı. Önceki dönem çalışmalarına da değinen Seçer, "Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan, Sayın Zeydan Karalar ile devam eden ve benimle nihayetlenen süreçte değerli işler yapıldı. Eksiklerimiz varsa onları da arkadaşlarımızla birlikte tamamlayacağız." diye konuştu. Destek veren belediye başkanlarına da teşekkür eden Seçer, "Desteğiniz çok değerliydi, çok önemliydi. Sizlerden beldelerinize, şehirlerinize ve vatandaşlarımıza selamlarımızı iletmenizi istiyorum." dedi. Türkiye genelindeki belediyelere destek mesajı veren Seçer, "Merak etmesinler, TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak ve onların destekçisi olacak. Her şey şehirlerimiz için, her şey güzel Türkiye'miz için." ifadelerini kullandı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçildi TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Toplantıda, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçildi. Yapılan seçim sonucunda Meclis 1. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Meclis 2. Başkan Vekili de Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal olarak belirlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Katip üye olarak seçildi. Başkanlık Divanı seçimi sonrasında İhtisas Komisyonu Üyeleri belirlendi. Birliğin yeni Encümen Üyeleri ise şu şekilde sıralandı: "Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik." Seçimlerin ardından, TBB Encümeni Birlik Başkanı Vahap Seçer yönetiminde ilk toplantısını gerçekleştirdi. İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına Gönderdiği Mektup Okundu Toplantının "Dilek ve temenniler" bölümünde söz alan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 2024 yılında Ekrem İmamoğlu'nun TBB Başkanı seçildiğini hatırlatarak, "Sayın İmamoğlu, çeşitli sebeplerle gözaltına alınıp tutuklanınca bu süreci önce Sayın Zeydan Karalar, daha sonra da Sayın Vahap Seçer başarıyla ve adaletle sürdürdüler. Bizim anlayışımızda kime oy verdiğiniz, hangi partiden olduğunuz önemli değil; eşit ve adaletli hizmet esastır." dedi. Aslan, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına gönderdiği mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şu şekilde: "Değerli belediye başkanlarımız, Türkiye Belediyeler Birliğinin değerli emekçileri, Kıymetli meclis üyeleri, sizleri, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullar altında, milletimizin çıkarları doğrultusunda, Birliğimizin, tüm varlığı ve azmiyle, yerel yönetimleri destekleyen çalışmalarını takdirle karşılıyor, sizlere bu çalışmaları devam ettirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin olağanüstü koşullarında yapılan bu seçimin Birliğimiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Demokratik bir ülkede, halkın oyu ve güveniyle iş başına gelmiş yöneticilerin tutuklu olarak yargılanması, yalnızca o kişiler için ağır bir hukuksuzluk örneği değildir. Aynı zamanda seçmen iradesine ve demokratik hukuk düzenine karşı işlenmiş, onarılması güç, son derece ağır bir hak ihlali ve hukuksuzluk da teşkil eder. Böylesi bir hukuksuzluğa karşı çıkmak, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm yerel yöneticilerin görevi ve sorumluluğudur. Aynı sorumluluk, sadece hukuksuzluklara karşı durmakla sınırlı değildir; kamu kaynaklarının kullanımında adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tesis etmek de yerel yönetim anlayışımızın temelini oluşturmalıdır. Önceki dönemde sizlerin kıymetli oylarıyla seçildiğim Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığında "imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet" ilkesiyle hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, uzun yıllar sonra ilk kez sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir dağıtım mekanizmasını hayata geçirdik. Yaklaşım ve vizyonumuz liyakati esas alan, hiçbir ayrıcalığa yer vermeyen, hakkaniyeti merkeze koyan bir yönetim anlayışının da somut ifadesidir. Yerel yönetimlerin tamamına eşit mesafede duran bu anlayışın, vatandaşlarımızın güvenini pekiştirecek en önemli zemin olduğuna inanıyorum. Aynı anlayış ve ilkelerle bayrak yarışını üstün başarıyla yürüten başkanlarımız Sayın Zeydan Karalar ve Sayın Vahap Seçer ile tüm encümen üyesi başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Bize yönelen tüm hukuksuz girişimlere rağmen bu anlayışla milletimize hizmet etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha dile getirmek isterim. Bugün yapılacak Meclis toplantısında, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarımızın ve belediye kadrolarımızın tutuksuz yargılanmasının; demokrasi ve milli egemenlik açısından taşıdığı önemi vurgulayan kararın oy birliğiyle alınmasını umut ediyorum. Atacağınız bu tarihi adım milletimizin demokrasiye, adalete ve huzura duyduğu hasret ve inancın da açık bir ifadesi olarak tarihe geçecektir. Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nın ülkemiz adına hayırlı, verimli çalışma ve kararlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi Haber

Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi

Eti Bakır’ın Samsun’da bulunan Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5746 sayılı kanun kapsamında yapılan denetimler sonucunda 30 Ocak 2026 itibarıyla ‘Ar-Ge Merkezi’ belgesini aldı. Alınan tescil belgesi sayesinde teknik kabiliyetleri güçlendirmek için gerekli olan yüksek teknolojili cihaz ve ekipmanlara erişim kolaylığına sahip olan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, teknoloji geliştiren yapısıyla Türkiye’deki tüm madencilik sektörü için teknik bir güç olacak. Eti Bakır Ar-Ge Direktörü İbrahim Göktaş, Ar-Ge merkezi ünvanına sahip olmanın bir varış noktası değil, global ligde oynamak için alınan bir vize olduğunu belirterek, “Bu ünvan bizi 'problem çözen' yapıdan 'teknoloji geliştiren' bir yapıya taşıyacak. Bize kattığı en büyük değer kurumsallaşma ve disiplin olacak. Yer altındaki zenginliği, yer üstündeki akıl ve bilimle birleştiriyoruz. Bu tescil sayesinde nitelikli insan kaynağının yanı sıra Ar-Ge merkezlerine özel açılan fonlara ve hibe programlarına erişimimiz kolaylaşacak. Tescil belgesiyle yer aldığımız her proje yeni bir projeyi beraberinde getirecek” dedi. ÜNİVERSİTE – SANAYİ İŞ BİRLİĞİ PROJELERİ Alınan bu belge ile akademik dünya ile Eti Bakır Ar-Ge Merkezi arasındaki bağlarının resmiyet kazandığını ifade eden Göktaş, üniversite- sanayi iş birliğini bir iş modeli haline getireceklerini söyledi. Üniversitelerle kurulan bağların daha da sıkılaşarak, ortak projelerin artırılacağını ifade eden Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: “Madencilik sektörü dünyada artık sadece rezerv miktarıyla değil o rezervi ne kadar verimli ve çevreci işlediğinizle ölçülüyor. Eti Bakır, madenciliğe her zaman ‘bilimsel’ yaklaştı. Ar-Ge Merkezimizle bunu artık kanıtlamış oluyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) belgesine başvurarak yurt dışındaki güvenilir faaliyetlerimizi de artıracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Oldu  Haber

Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Oldu 

2026 yılı sonu itibarıyla 11 ülkede 22 santral ve 4200 MW’ı aşan kurulu güce ulaşacak olan Aksa Enerji, kurumsallaşma hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısının dönüşümünü sağlamak amacıyla üst yönetiminde değişiklikler yaptı. Bu kapsamda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi Cemil Kazancı tarafından yürütülürken, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanlığı ve CEO’luğu görevlerine, Naci Ağbal atandı. Naci Ağbal ayrıca Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürecek. Naci Ağbal, Aksa Enerji’nin devam eden yatırımlarının hızlı bir şekilde devreye alınmasını, global operasyonların büyümesi ve şirketin 2030 hedeflerine ulaşması için atılan adımların daha da ileri taşınmasını hedeflemektedir. Sayın Naci Ağbal yeni görevine 26 Ocak 2026 tarihinde başlayacaktır. Aynı zamanda, şirketin stratejik hedeflerine daha çevik ve etkin bir yönetim organizasyonuyla ilerlemesi amacıyla İcra Kurulu da yeniden düzenlendi. Serdar Nişli İcra Kurulu Üyesi olarak görevine devam ederken; Cevdet Yalçın (CFO), Soner Yıldız (CIO) ve Senlav Güner (COO) Aksa Enerji’deki mevcut pozisyonlarına ek olarak İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. Yeni Aksa Enerji İcra Kurulu oluşturulurken, kurumsal yönetim ilkelerine uyumun artırılması ile şirketin stratejik öncelikleri çerçevesinde operasyonel etkinliği ve hızlı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedeflendi. Tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer üretmeyi odağına alan bu yeni yönetim yapısı ile Aksa Enerji’nin global rekabet gücünü daha ileri bir seviyeye taşıması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalyon PV’den Bir İlk Daha Haber

Kalyon PV’den Bir İlk Daha

Türkiye’nin global markalar oluşturma vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY Destek Programı kapsamına alınan Kalyon PV, yüksek katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki marka potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda Kalyon PV; tanıtım, fuar katılımı, hedef pazara yönelik danışmanlık ve pazar araştırması gibi alanlarda birçok destekten yararlanabilecek. Kalyon PV; TURQUALITY kapsamına alınmasıyla birlikte küresel büyüme stratejilerini daha güçlü bir zeminde hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Programın sunduğu hedef pazar bazlı ve uzun vadeli destek mekanizmaları, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir marka olmasına katkı sağlayacak. Özellikle kurumsal altyapının güçlendirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması, bu sürecin temel odak alanları arasında yer alıyor. Gelişim Yol Haritası Desteği ile şirketin uluslararasılaşma sürecinin sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ilerlemesi hedefleniyor. Tüm dünyada ülkemizi temsil edecek Yerli ve milli üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Kalyon PV, yüksek verimliliğe sahip ingot, wafer, güneş hücresi ve panel üretimi yapması, ileri teknoloji yatırımları gerçekleştirmesi ve entegre üretim altyapısıyla Türkiye’nin yanı sıra, küresel güneş enerjisi sektörünün de iddialı oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Bu bağlamda TURQUALITY Programı, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda marka bilinirliliğini artırmasına, güvenilir ve yüksek teknolojiye sahip bir Türk markası algısını pekiştirmesine olanak sağlayacak. “Ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlayacağız.” Kalyon PV Genel Müdürü Dr. İhsan Kulalı konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kalyon PV olarak kurumsallaşma ve büyüme yolculuğumuza ivme kazandıracak her fırsatı değerlendiriyoruz. TURQUALITY Programı’na dahil olmamız, Kalyon PV’nin kurumsal altyapısının, yönetim yetkinliklerinin ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejisinin güçlü bir temele dayandığının somut bir göstergesi. Yüksek teknolojili üretim kabiliyetimiz, sürdürülebilirlik odağımız ve yerli üretim gücümüzle, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olduğumuzu uluslararası arenada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu program kapsamında sağlanan desteklerle, hedef pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmayı, yeni pazarlara giriş süreçlerimizi hızlandırmayı ve global ölçekte istikrarlı bir büyüme yakalamayı amaçlıyoruz. Kalyon PV olarak, Türkiye’yi güneş teknolojileri alanında uluslararası pazarlarda güçlü bir şekilde temsil etmeye ve TURQUALITY’nin gücü ile ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı

25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve enerji şirketlerinden Üçay Mühendislik ilk gong ile sermaye piyasalarına adım attı. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde, 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde talep toplama sürecini tamamlayan şirket, UCAYM koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Kuveyt Türk Yatırım Kurumsal Finansman Direktörü Abdülkadir Sadıkoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun “Üçay Mühendislik, enerji teknolojileri alanında katma değer üreten, mühendislik yeteneklerini sahadaki tecrübeyle birleştirmeyi başarmış olan değerli bir şirketimizdir. Geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılamakta ve yeşil dönüşümü desteklemektedir. Borsa İstanbul olarak; üretimi, mühendisliği ve teknoloji odaklı iş modellerini Borsamızda görmekten çok memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle, bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Üçay Mühendisliğe Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.” dedi. “Üçay Mühendislik’in değerini istikrarlı bir şekilde artırmak öncelikli hedefimiz olacak” Üçay Mühendislik’in 2000’de başlayan yolculuğunda Türkiye’nin enerji, iklimlendirme ve teknoloji ekosistemine değer katan güçlü bir mühendislik markasına dönüştüğünü belirten Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, “Kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, Türkiye’de daha verimli, daha çevreci ve daha sürdürülebilir bir yaşam için şekillendirdik. 2007 yılında elektrik ve mekanik taahhüt alanında attığımız ilk adım, 2019’da sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda bağlı ortaklığımız Elaris’in kuruluşu ve EPDK’dan aldığımız “Elektrikli Araç Şarj Ağı İşletmeciliği” lisansı, bu yolculuğun dönüm noktaları oldu. 2020’li yıllarla birlikte enerjinin geleceğini merkeze alan stratejik bir dönüşüm başlattık. Güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütürken, yazılım ve teknoloji kabiliyetlerimizi güçlendirdik. 2021’de dünyanın lider şirketlerinden biri olan EATON’un Türkiye’deki şirketi ile yaptığımız iş birliği sayesinde markanın elektrikli araç şarj sistemlerinin Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis bayisi olduk. Üçay Mühendislik bugün iklimlendirme, yenilenebilir enerji, elektrik & mekanik taahhüt ve e-mobilite alanlarında entegre hizmetler sunan, sektörün dönüşümünde aktif rol oynayan bir şirket haline geldi. Bugün burada Üçay Mühendislik’in kurumsal tarihinde yeni bir sayfayı açıyoruz. Halka arz, titizlikle hazırlıklarını yürüttüğümüz bir hedefti. Bu adımla şirketimizin şeffaflığını, kurumsallığını ve hesap verebilirliğini daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizi de yatırımcılarımızla birlikte inşa etmeye başlıyoruz. Yatırımcılarımızın güvenini korumak, şirketimizin değerini istikrarlı bir şekilde artırmak, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamak öncelikli hedefimiz olacak. Yeni ortaklarımızın katkısı ve güveniyle, önümüzdeki dönemde daha büyük projelere imza atacağımıza inancım tam” dedi. “Şirketimize gösterilen ilgi geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti” Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ise “Türkiye’nin 22 ilinde, 30’u aşkın lokasyonda gelişmiş ERP altyapımız ve entegre operasyon yapımız sayesinde her yıl yaklaşık 30.000 müşterimize hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin mühendislik ve enerji sektöründe erişilebilirlik ve hizmet standardı açısından önemli bir konumda olduğumuzu ortaya koyuyor. Yoğun ilgi gören halka arzımız sonrası bugün aramıza 796 bin 720 yeni ortak katıldı. Bu ilgi, faaliyetlerimize duyulan güveni ve geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağı elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme faaliyetlerinde ve dijital altyapımızın güçlendirilmesinde kullanacağız. Bu yatırımların yalnızca Üçay Mühendislik’in büyümesine değil, aynı zamanda ülkemizin enerji dönüşümüne, karbon azaltım hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınma vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy ise şöyle konuştu: “Kuveyt Türk Yatırım olarak kuruluşumuzdan bu yana temel bir hedefle hareket ediyoruz: Yatırımcılarımızın tasarruflarını, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan ve reel ekonomiye değer katan şirketleriyle buluşturmak. Bu süreçte üstlendiğimiz sorumluluk, bir aracı kurum olmanın ötesindedir. Biz kendimizi, yatırımcılarımız ve şirketlerimiz için stratejik bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bugün bir yanda, 25 yıldır mühendislik, enerji ve teknoloji alanında ülkemize değer katan Üçay Mühendislik’in kurumsallaşma yolculuğundaki en büyük adımı kutlarken diğer yanda ise, Kuveyt Türk Yatırım olarak konsorsiyum liderliğini üstlendiğimiz ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Talep toplama sürecinde yatırımcılarımızdan gördüğümüz yoğun ilgi, bizlere çok net bir mesaj verdi. Yatırımcılar; üreten, geleceğe yatırım yapan, sürdürülebilirliği söylemden öteye taşıyıp iş modelinin merkezine koyan şirketlere güveniyor. Üçay Mühendislik gerek yeşil enerjiye dayalı vizyonu gerekse mühendislikteki yetkinliğiyle bu güveni fazlasıyla hak etti. Biz de Kuveyt Türk Yatırım olarak, bu kıymetli şirketi sermaye piyasalarımızla buluşturan köprü vazifesini üstlendik. Bu süreçte şeffaflıkla, titizlikle yürütülen çalışmaların meyvesini bugün topluyoruz.”

Meysu’nun Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlanıyor Haber

Meysu’nun Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlanıyor

Türkiye’nin köklü içecek üreticilerinden Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin halka arzında talep toplama süreci 7 Ocak 2026 itibarıyla tamamlanıyor. Halka arz, Meysu’nun uzun yıllardır sürdürdüğü yatırım ve büyüme stratejisinin planlı bir adımı olarak öne çıkıyor. Şirket, büyük bölümü tamamlanan yatırımlarının operasyonel ve finansal karşılığını daha güçlü bir sermaye yapısıyla desteklemeyi hedefliyor. Meysu CEO’su Osman Güldüoğlu, halka arzın şirketin uzun vadeli büyüme yolculuğunda planlı bir adım olduğunu belirterek, “Büyüme stratejimizi sürdürülebilir yatırımlar üzerine inşa ediyoruz. Bugün bu yatırımların somut sonuçlarını üretimden finansal performansa kadar her alanda net biçimde görüyoruz.” dedi. Güldüoğlu, 2025 yılı dokuz aylık sonuçları itibarıyla, bir önceki yılın aynı dönemine göre şirketin miktarsal bazda yaklaşık %13 büyüdüğünü; brüt kârlılıkta %14, esas faaliyet kârında ise %32 artış kaydettiğini belirtti. Meysu’nun yalnızca bir meyve suyu üreticisi olmadığını vurgulayan Güldüoğlu, entegre üretim yapısı ve genişürün portföyüne dikkat çekti: “Bugün topraktan rafa uzanan entegre üretim yapımızla; meyve suyunun yanı sıra gazlı içecekler, soğuk kahve, soğuk çay, limonata ve fonksiyonel ürün gruplarında faaliyet gösteren güçlü bir içecek şirketiyiz. Halka arzdan sağlanacak gelirin %40-50’sini kapasite artışı ve verimlilik yatırımlarına, %50-60’ını ise işletme sermayesinin güçlendirilmesine ayırmayı planlıyoruz.” Yatırımların %90’ı Tamamlandı, 2026’da Kapasitede Önemli Artış Hedefleniyor Halka arzdan elde edilecek kaynağın kullanım alanlarının net olduğunu belirten Güldüoğlu, mevcut yatırım sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Güldüoğlu, “Mevcut üretim kapasitemizi 182 milyon litreden 472 milyon litreye çıkaracak yatırım sürecimizin yaklaşık %90’ını tamamladık. Kayseri İncesu’daki yeni üretim tesislerimizde deneme üretimleri başladı. Kalan kısmın da tamamlanmasıyla 2026’nın ilk yarısı itibarıyla üretim kapasitemizde belirgin bir artış sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. Güldüoğlu ayrıca, güçlü işletme sermayesinin hammadde tedariki, stok yönetimi ve operasyonel esneklik açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, bu yapının artan üretim hacmini sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde destekleyeceğini vurguladı. GES Yatırımı ile Enerjide Tam Bağımsızlık Sürdürülebilirlik ve verimlilik yaklaşımının somut örneklerinden biri olan GES yatırımının Mart 2025 itibarıyla devreye alındığını belirten Güldüoğlu, bu yatırımın enerji maliyetlerine ve çevresel hedeflere doğrudan katkı sağladığını söyledi. Güldüoğlu, “Yaz aylarında üretim tesislerimizin enerji ihtiyacının tamamını GES’ten karşılıyoruz. Bu yatırım hem maliyetlerimizi aşağı çekiyor hem de çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimizi güçlendiriyor.” İfadelerini kullandı. Halka arzın temel amaçlarından birinin kurumsallaşma olduğuna dikkat çeken Güldüoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hedefimiz; büyük bölümü tamamlanmış yatırımların ekonomik değerini en verimli şekilde ortaya çıkaran, güçlü üretim altyapısına, disiplinli bir finansal yapıya ve sürdürülebilir büyüme anlayışına sahip bir Meysu yapısını daha da ileri taşımak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.