Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlıklı Yaşam

Kapsül Haber Ajansı - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SUDER’den “Sağlıklı Hidrasyon” Vurgusu Haber

SUDER’den “Sağlıklı Hidrasyon” Vurgusu

Sağlıklı yaşam anlayışının gün geçtikçe hayatımızda daha fazla yerleşmesiyle; dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku kadar, günlük sıvı tüketimini merkeze alan sağlıklı hidrasyon kavramı da sıkça gündeme gelmeye başladı. Bu küresel trend; yeterli su tüketimi ile beraber günlük su ihtiyacının, doğal minerallerini koruyan ve doğal yollarla elde edilen fonksiyonel içeceklerle karşılanmasını destekliyor. Güncel araştırmalar, suya günlük yaşamın her anında kolayca ulaşılabilmesinin, yeterli su tüketim alışkanlığı kazanılmasında önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. “Güvenli içme suyuna kolay erişebilmek sağlıklı hidrasyonu destekliyor” Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) güncel içme suyu kalitesi yaklaşımı da su güvenliğini yalnızca tüketim anıyla sınırlamıyor, kaynaktan tüketiciye kadar uzanan süreçte risklerin yönetilmesini, sağlık temelli hedefleri ve gözetimi birlikte ele alıyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, güvenli içme suyunun sürekliliğinin sağlanmasında tüm tedarik zincirinin kritik rol oynadığına dikkat çekerek “Günlük yaşamın yoğunluğu içerisinde tüketicilerin ihtiyaç duydukları suya güvenilir ve hijyenik koşullarda, kolayca ulaşabilmesi büyük önem taşıyor. Ambalajlı sular, kaynağından tüketiciye ulaşana kadar üretim, dolum, ambalajlama, depolama ve denetim süreçlerinden geçerek günlük yaşamın farklı alanlarında kaliteli ve güvenilir bir hidrasyon seçeneği sunuyor” dedi. Farklı ambalaj seçenekleri her ortamda tüketimi pratikleştiriyor Gün içerisinde su tüketimi evde, iş yerinde, okulda, spor yaparken, seyahat ederken veya açık havada geçirilen zamanlarda farklı ihtiyaçlara göre şekilleniyor. Bu nedenle suyun günlük yaşamda kolayca ulaşılabilir olması önem taşıyor. Sağlıklı hidrasyon konusunda yayımlanan güncel araştırmalar, su tüketiminin artırılmasında sağlıklı suya erişim, doğru alışkanlıklar, toplumsal bilinçlenme, fiyat, kolaylık ve tüketim ortamı gibi faktörlerin de etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle içme suyunun günlük yaşamda görünür, erişilebilir ve pratik bir seçenek olması, yeterli sıvı tüketiminin desteklenmesine doğrudan katkı sağlıyor. Ambalajlı sular da farklı ambalaj seçenekleri sayesinde evden iş yerine, seyahatten açık hava aktivitelerine kadar pek çok farklı kullanım alanında tüketicilerin erişimini sağlıklı suya erişimini kolaylaştırıyor. Ambalajlı sular çok sıkı denetim süreçleriyle tüketiciye ulaşıyor SUDER, sağlıklı hidrasyon yaklaşımının önemli unsurlarından biri olan kaliteli ve güvenilir suya ulaşabilmesi için çalışıyor. Türkiye’de ambalajlı suların şişelenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi ve piyasaya arzı Sağlık Bakanlığı’nın ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle gerçekleştiriliyor. Su türlerine göre farklı teknik ve kalite kriterleri uygulanırken, ambalajlı sular su kaynaklarından başlayarak, üretim tesislerine ve raflara kadar uzanan içildiği ana kadarki tüm süreçlerde Sağlık Bakanlığı’nın çok sıkı denetimlerine tabi tutuluyor. Mikrobiyolojik kontrolleri ve hijyen gerekliliklerini üretimin her aşamasında en üst düzeyde tutan ambalajlı su sektörü, kalite ve güvenliği gözeten uygulamalarla suyu en uygun koşullarda tüketiciye ulaştırılmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği ve Boehringer Ingelheim Türkiye, İnmede Erken Müdahalenin Önemine Dikkat Çekiyor Haber

Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği ve Boehringer Ingelheim Türkiye, İnmede Erken Müdahalenin Önemine Dikkat Çekiyor

Dünya genelinde ölüm ve kalıcı engellilik nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan inme, erken müdahalenin hayati önem taşıdığı ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Dünya İnme Örgütü verilerine göre, 25 yaş üzerindeki her dört kişiden biri yaşamı boyunca inme geçirme riskiyle karşı karşıya kalırken, dünyada her yıl yaklaşık 12 milyon yeni inme vakası meydana geliyor.[1] Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği, “İnmede Çare Erken Müdahale” mesajıyla, 29 Ekim Dünya İnme Günü’nde inme belirtilerinin zamanında fark edilmesi ve hızlı müdahalenin önemi konusunda toplumsal bilinci artırmayı amaçlıyor. İnmede Her Dakika Hayati Önem Taşıyor Halk arasında beyin felci olarak da bilinen inme, beyne giden kan akışının bir damar tıkanıklığı veya kanama nedeniyle bozulması sonucu meydana geliyor. Beynin yeterli oksijen ve besine ulaşamaması, kısa sürede beyin dokusunda hasara yol açabiliyor. Yüzde ani kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, konuşmada bozulma, ani görme kaybı ve denge sorunları inmenin başlıca belirtileri arasında yer alıyor. Bu belirtilerin aniden ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması, hastanın doğru tedaviye zamanında ulaşabilmesi açısından kritik önem taşıyor. İnme belirtilerini bilmenin yanı sıra bu belirtiler karşısında hızlı hareket etmenin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, “İnme söz konusu olduğunda zaman, tedavinin başarısını belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Beyne giden kan akışının bozulduğu her dakika, beyin dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelebilir. Ancak uygun hastalarda zamanında gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler sayesinde kalıcı hasar riskini azaltmak mümkün olabiliyor. Bu nedenle toplumda yalnızca inme belirtilerinin bilinmesini değil, bu belirtiler karşısında nasıl hareket edilmesi gerektiğinin de öğrenilmesini önemsiyoruz. Yüzde kayma, kol veya bacakta güç kaybı ya da konuşmada ani bozulma gibi belirtiler fark edildiğinde geçmesini beklemeden 112 aranmalı. Çünkü inmede kaybedilen zaman, sağlıklı bir geleceği de etkileyebilir” dedi. İnme Her Yaşta Görülebiliyor Toplumda sıklıkla ileri yaşlarla ilişkilendirilen inme, genç ve orta yaş grubundaki bireyleri de etkileyebiliyor. Dünya İnme Örgütü verilerine göre, her yıl meydana gelen inmelerin yaklaşık %63’ü 70 yaşın altındaki kişilerde görülüyor.[2] Türkiye'de yapılan epidemiyolojik çalışmalar da inmenin yalnızca ileri yaş gruplarıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. 2019 yılı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 125 bin yeni inme vakası meydana gelirken, inme geçiren kişilerin %17,4’ünü 50 yaşın altındaki bireyler oluşturuyor.[3] Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, kalp ritim bozuklukları, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve fiziksel hareketsizlik, inme riskini artıran başlıca faktörler arasında bulunuyor. Düzenli sağlık kontrolleri, mevcut hastalıkların kontrol altında tutulması, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları ise inme riskinin azaltılmasında önemli rol oynuyor. İnme riskinin azaltılmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Semih Giray, “İnme riskini artıran faktörlerin önemli bir bölümü, yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleriyle kontrol altına alınabilir. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve kalp ritim bozuklukları inme riskini artıran başlıca sağlık sorunları arasında yer alırken; sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve fiziksel hareketsizlik de bu riski artırabiliyor. Bu nedenle dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sigaradan uzak durmak ve mevcut hastalıkları hekim kontrolünde takip etmek büyük önem taşıyor. İnme konusunda farkındalığın yalnızca belirtileri tanımakla sınırlı kalmaması, hastalık ortaya çıkmadan önce alınabilecek önlemleri de kapsaması gerektiğine inanıyoruz. Unutmamalıyız ki inme riskini azaltmak için bugün atacağımız adımlar, gelecekte sağlığımızı korumamızda önemli bir fark yaratabilir” dedi. İnme Farkındalığını Güçlendirmek İçin Anlamlı İş Birliği İnmenin yalnızca bireylerin sağlığını değil, ailelerini ve sosyal yaşamlarını da derinden etkileyebilen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği ve Boehringer Ingelheim Türkiye, “İnmede Çare Erken Müdahale” kampanyasıyla erken müdahale bilincinin toplumun her kesimine yayılmasını hedefliyor. Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü & İnsan Sağlığı Direktörü Okan Güner, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Boehringer Ingelheim Türkiye olarak, insanların yaşamlarını olumlu yönde değiştirme hedefimiz doğrultusunda, yenilikçi tedavilerin geliştirilmesine katkı sunmanın yanı sıra toplumsal sağlık bilincinin güçlendirilmesini de önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. İnme gibi erken müdahalenin hayati önem taşıdığı sağlık sorunlarında, doğru bilginin insanlara ulaşmasının büyük bir fark yaratabileceğine inanıyoruz. Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği ile yürüttüğümüz bu değerli iş birliği kapsamında, inme belirtilerine yönelik farkındalığı artırmayı ve toplumda hızlı müdahale bilincini güçlendirmeyi amaçlıyoruz. ‘İnmede Çare Erken Müdahale’ mesajımızla, herkesin hem kendisi hem de sevdikleri için belirtileri tanımasının ve doğru zamanda harekete geçmesinin önemini vurguluyoruz. Toplum sağlığına katkı sunan farkındalık çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. İnmede Çare Erken Müdahale İnme konusunda doğru bilginin yaygınlaştırılması ve erken müdahale bilincinin güçlendirilmesi amacıyla sürdürülen “İnmede Çare Erken Müdahale” kampanyası, Dünya İnme Günü kapsamında farkındalık mesajlarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle inme belirtilerinin tanınması, risk faktörlerine yönelik bilinç oluşturulması ve erken müdahalenin öneminin anlatılması için çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SUDER’den “Sağlıklı Hidrasyon” Vurgusu Haber

SUDER’den “Sağlıklı Hidrasyon” Vurgusu

Kalebaşı; doğal mineralleri korunan, mevzuata uygun koşullarda üretilen ve ambalajlanan suların, gündelik hayatta en güvenilir hidrasyon seçeneği olduğunu vurguladı. Sağlıklı yaşam anlayışının gün geçtikçe hayatımızda daha fazla yerleşmesiyle; dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku kadar, günlük sıvı tüketimini merkeze alan sağlıklı hidrasyon kavramı da sıkça gündeme gelmeye başladı. Bu küresel trend; yeterli su tüketimi ile beraber günlük su ihtiyacının, doğal minerallerini koruyan ve doğal yollarla elde edilen fonksiyonel içeceklerle karşılanmasını destekliyor. Güncel araştırmalar, suya günlük yaşamın her anında kolayca ulaşılabilmesinin, yeterli su tüketim alışkanlığı kazanılmasında önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. “Güvenli içme suyuna kolay erişebilmek sağlıklı hidrasyonu destekliyor” Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) güncel içme suyu kalitesi yaklaşımı da su güvenliğini yalnızca tüketim anıyla sınırlamıyor, kaynaktan tüketiciye kadar uzanan süreçte risklerin yönetilmesini, sağlık temelli hedefleri ve gözetimi birlikte ele alıyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, güvenli içme suyunun sürekliliğinin sağlanmasında tüm tedarik zincirinin kritik rol oynadığına dikkat çekerek “Günlük yaşamın yoğunluğu içerisinde tüketicilerin ihtiyaç duydukları suya güvenilir ve hijyenik koşullarda, kolayca ulaşabilmesi büyük önem taşıyor. Ambalajlı sular, kaynağından tüketiciye ulaşana kadar üretim, dolum, ambalajlama, depolama ve denetim süreçlerinden geçerek günlük yaşamın farklı alanlarında kaliteli ve güvenilir bir hidrasyon seçeneği sunuyor” dedi. Farklı ambalaj seçenekleri her ortamda tüketimi pratikleştiriyor Gün içerisinde su tüketimi evde, iş yerinde, okulda, spor yaparken, seyahat ederken veya açık havada geçirilen zamanlarda farklı ihtiyaçlara göre şekilleniyor. Bu nedenle suyun günlük yaşamda kolayca ulaşılabilir olması önem taşıyor. Sağlıklı hidrasyon konusunda yayımlanan güncel araştırmalar, su tüketiminin artırılmasında sağlıklı suya erişim, doğru alışkanlıklar, toplumsal bilinçlenme, fiyat, kolaylık ve tüketim ortamı gibi faktörlerin de etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle içme suyunun günlük yaşamda görünür, erişilebilir ve pratik bir seçenek olması, yeterli sıvı tüketiminin desteklenmesine doğrudan katkı sağlıyor. Ambalajlı sular da farklı ambalaj seçenekleri sayesinde evden iş yerine, seyahatten açık hava aktivitelerine kadar pek çok farklı kullanım alanında tüketicilerin erişimini sağlıklı suya erişimini kolaylaştırıyor. Ambalajlı sular çok sıkı denetim süreçleriyle tüketiciye ulaşıyor SUDER, sağlıklı hidrasyon yaklaşımının önemli unsurlarından biri olan kaliteli ve güvenilir suya ulaşabilmesi için çalışıyor. Türkiye’de ambalajlı suların şişelenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi ve piyasaya arzı Sağlık Bakanlığı’nın ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle gerçekleştiriliyor. Su türlerine göre farklı teknik ve kalite kriterleri uygulanırken, ambalajlı sular su kaynaklarından başlayarak, üretim tesislerine ve raflara kadar uzanan içildiği ana kadarki tüm süreçlerde Sağlık Bakanlığı’nın çok sıkı denetimlerine tabi tutuluyor. Mikrobiyolojik kontrolleri ve hijyen gerekliliklerini üretimin her aşamasında en üst düzeyde tutan ambalajlı su sektörü, kalite ve güvenliği gözeten uygulamalarla suyu en uygun koşullarda tüketiciye ulaştırılmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Sağlık Teknolojileri Ankara’da Buluşuyor Haber

Uluslararası Sağlık Teknolojileri Ankara’da Buluşuyor

1992 yılında Çin'in Tianjin kentinde kurulan, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteren TIENS, sağlık teknolojilerinin geleceğini Ankara’da uluslararası bir platforma taşıyor. Dünyada sağlık alanı, bilimsel araştırmalar, beslenme yaklaşımları, dijital teknolojiler ve yapay zekanın etkisiyle kapsamlı bir dönüşümden geçerken, uzun vadeli yaşam kalitesi, koruyucu yaklaşımlar, hassas beslenme, iyi yaş alma ve kişiselleştirilmiş çözümler giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşümün farklı boyutlarını ele alacak forum; bilimsel gelişmelerden sektör standartlarına, beslenme biliminden yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerine uzanan başlıkları uluslararası uzmanların perspektifiyle gündeme taşıyacak. Geleceğin sağlık dünyası üç ana başlıkta ele alınacak Forumun programı Cilt Bilimi ve Sağlıklı Yaş Alma, Hassas Beslenme ve Bütünsel Sağlık ile Yapay Zekâ Destekli Sağlık Teknolojileri ve Akıllı Bakım olmak üzere üç ana alan etrafında şekillenecek. Cilt sağlığı ve sağlıklı yaş almadan bitki bazlı ve hassas beslenmeye; yapay zekâ, akıllı sensörler ve giyilebilir teknolojilerden kişisel sağlık yönetimine uzanan güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Uluslararası uzmanlar Ankara’da bir araya gelecek Forum kapsamında farklı ülkelerden bilim insanları, akademisyenler ve sektör temsilcileri Ankara’da bir araya gelecek. Programda Pekin Teknoloji ve İşletme Üniversitesi’nden Prof. Dr. Xinqi Liu, Sensörler ve Robotik Laboratuvarı Başkanı Peng Lyu, İspanyol Gıda Takviyeleri ve Bitkisel Ürünler Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Carla Gaya ve Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Samet Serttaş, uzmanlık alanlarındaki güncel gelişmeleri ve küresel eğilimleri katılımcılarla paylaşacak. TIENS Grup Avrupa ve Avrasya Bölge Başkanı Aijun Li ise sağlık teknolojileri alanındaki küresel gelişmeler çerçevesinde TIENS’in gelecek dönem vizyonuna ve uluslararası yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOMEK ve ASEM’de Yeni Dönem Eğitimleri Başladı Haber

KOMEK ve ASEM’de Yeni Dönem Eğitimleri Başladı

Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK) ile Aile Sanat ve Eğitim Merkezleri’nde (ASEM) yeni dönem heyecanı başladı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 78 bin kursiyerin katılımıyla başlayan yeni dönemde eğitimlerin yine alanında uzman eğitmenlerle en iyi şekilde sürdürüleceğini söyledi. KOMEK ve ASEM’lerin vatandaşlara yeni beceriler kazandıran, yeteneklerini geliştirme ve farklı alanlarda kendilerini yetiştirme imkânı sunan önemli eğitim merkezleri olduğunu ifade eden Başkan Altay, “Her dönem binlerce hemşehrimizin ilgi gösterdiği KOMEK ve ASEM’lerimizde, vatandaşlarımızın ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine, kendilerini geliştirmelerine ve yeni beceriler kazanmalarına katkı sağlıyoruz. Bu dönemde de mesleki eğitimden spora, sanattan teknolojiye kadar geniş bir alanda kursiyerlerimize farklı imkânlar sunacağız. Yeni eğitim döneminin hayırlı olmasını diliyor, tüm kursiyerlerimize başarılar temenni ediyorum. Bu süreçte emeği geçen eğitmenlerimize ve çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. ÇEŞİTLİ BAŞLIKLARDA HİZMET VERİLİYOR Mesleki eğitimden spora, sanattan teknolojiye kadar geniş bir alanda hizmet veren KOMEK’te el sanatları, yabancı dil, müzik, mutfak, teknoloji ve üretim odaklı eğitimlerle de kursiyerlere yeni beceriler kazanma ve mevcut yeteneklerini geliştirme imkânı sunuluyor. Eğitimlerin uygulamalı yapısı, kursiyerlerin çalışma hayatına daha donanımlı hazırlanmasına katkı sağlıyor. Üretim yapan kursiyerler ise girişimcilik, markalaşma ve satış süreçlerinde desteklenerek emeklerini ekonomik değere dönüştürebiliyor. SANAT VE DÜŞÜNCE TİSA’DA BULUŞUYOR KOMEK’in akademik yüzünü temsil eden Türk İslam Sanatları Akademisi (TİSA), sanat eğitimini yalnızca teknik beceriyle sınırlamayan bütüncül bir model sunuyor. Hüsn-i Hat, Tezhip, Kalemişi, Resim ve Musiki ana branşlarında eğitim alan kursiyerler; Sanat Felsefesi, Osmanlı Türkçesi, Farsça ve Divan Edebiyatı dersleriyle sanatın tarihî, kültürel ve düşünsel zeminini de öğreniyor. Tarihî mekânların ruhuyla bütünleşen bu eğitim modeli, geleneksel sanatları özünü koruyarak geleceğe taşıyacak donanımlı sanatkârların yetişmesine katkı sağlıyor. SPOR VE SAĞLIKLI YAŞAM AYNI ÇATI ALTINDA KOMEK’in spor eğitimlerine de vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gösterildi. Bu kapsamda donanımlı spor salonlarında yürütülen eğitimlerle her yaştan kursiyerin düzenli hareket etmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanması destekleniyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen programlar da yüzme öğrenmek veya tekniğini geliştirmek isteyen vatandaşlara güvenli bir eğitim ortamı sunuyor. Reformer eğitimleri de yüzlerce kursiyerle yeni döneme başladı. Bazı KOMEK merkezlerinde yer alan yüzme havuzları, hamam, sauna, spor salonları ve reformer alanları sayesinde kursiyerler eğitimle birlikte sosyal ve fiziksel gelişim imkânlarından da yararlanabiliyor. ANNELER EĞİTİMDE, ÇOCUKLAR GÜVENDE Çocuk oyun salonu bulunan KOMEK ve ASEM merkezlerinde anneler, çocuklarını güvenli bir ortama emanet ederek eğitimlerine gönül rahatlığıyla devam edebiliyor. Anneler yeni bir meslek öğrenirken veya kişisel gelişimlerine yatırım yaparken çocuklar da görevli personel eşliğinde, yaşlarına uygun eğitici oyun ve etkinliklerle nitelikli zaman geçiriyor. Ailelerin günlük hayatını kolaylaştıran bu hizmet, çocuk bakımını eğitimin önünde bir engel olmaktan çıkararak kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha güçlü katılmasını destekliyor. KUZEM İLE MESAFELER ORTADAN KALKIYOR KUZEM (KOMEK Uzaktan Eğitim Merkezi), yeni dönemde de kişisel gelişim, bilişim teknolojileri, yabancı dil ve sanat alanlarında sunulan eğitimlerle; farklı ilgi ve ihtiyaçlara sahip kursiyerleri dijital ortamda buluşturuyor. YETENEKLER GENÇ KOMEK ATÖLYE’DE GELECEĞE HAZIRLANIYOR Genç KOMEK Atölye de ise “Yetenek Avcılığı” kapsamında başvuruda bulunan 7-14 yaş grubundaki öğrenciler; ön değerlendirme sınavları, ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda uygun atölyelere yerleştiriliyor. Böylece her öğrencinin güçlü yönü erken yaşta keşfediliyor ve gelişimini destekleyecek nitelikli bir eğitim süreci başlıyor. Hafta sonları gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler; sanat, müzik, drama, kodlama, bilgisayar, robotik, dijital tasarım, yabancı dil ve zekâ oyunları gibi farklı alanlarda bilgi ve becerilerini geliştiriyor. Programda yer alan değerler eğitimiyle de sorumluluk, saygı, paylaşma, dayanışma ve takım çalışması gibi temel kazanımlar destekleniyor. Genç KOMEK Atölye, çocukları yalnızca bugünün derslerine değil; kendilerini tanıyan, özgüveni yüksek, teknolojiye hâkim ve değerlerine bağlı bireyler olarak geleceğe hazırlıyor. ALTIN DOKUNUŞLAR SERGİSİNE HAZIRLIKLAR BAŞLADI KOMEK’te yeni dönemin önemli çalışmalarından biri de 7-17 Aralık tarihleri arasında Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Altın Dokunuşlar Sergisi olacak. Eğitimlerine başlayan kursiyerler, sergide sanatseverlerin beğenisine sunulacak eserleri için çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. KOMEK atölyelerinde emekle şekillenen seçkin eserler, on gün boyunca ziyaretçilerle buluşacak. Altın Dokunuşlar Sergisi’nin yanı sıra KOMEK’in kadınların üretime ve ekonomik hayata katılımını destekleyen önemli organizasyonlarından biri olan “Üretimde Konya Modeli: KOMEK’ten Dünya’ya Uzanan Kadın Gücü Kadın Kooperatifleri Çalıştayı”nın ikincisi de gerçekleştirilecek. Konya’nın UNESCO Öğrenen Şehirler Küresel Ağı üyeliği kapsamındaki çalışmalar; Konya Valiliği himayesinde, Konya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda ve yerel paydaşların katkısıyla sürdürülüyor. GNLC üyesi uluslararası şehirlerden temsilcilerin katılacağı Öğrenen Şehirler Konya Buluşması, 17 Aralık 2026’da Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Buluşma, 7–17 Aralık tarihleri arasında “Kadim Şehir Konya” temasıyla düzenlenecek 18. Altın Dokunuşlar Sergi ve Festivali ile aynı dönemde gerçekleşecek. Etkinlikler, Konya’nın üretim ve öğrenme birikimini Şeb-i Arûs’un kültürel ve manevi atmosferiyle buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIENS Türkiye'de Üst Düzey Atama Haber

TIENS Türkiye'de Üst Düzey Atama

1991 yılında Çin'in Tianjin kentinde kurulan, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteren TIENS, Türkiye yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendirmeye devam ediyor. Pazarlama, eğitim ve etkinlik yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Esra Satıcı, Ekim 2026 itibarıyla TIENS Türkiye'nin Pazarlama, Eğitim ve Etkinlik Müdürü olarak göreve başladı. Satıcı, yeni görevinde markanın pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi, eğitim süreçlerinin yapılandırılması ve etkinlik organizasyonlarının yönetilmesinden sorumlu olacak. Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun olan Esra Satıcı, kariyerine Atos Origin bünyesinde başladı. Ardından Herbalife Türkiye, Aksoy Holding ve Vorwerk Türkiye'de görev alarak pazarlama, etkinlik yönetimi ve kurumsal iletişim alanlarında önemli sorumluluklar üstlendi. Oriflame Türkiye'de Satış Geliştirme ve Eğitim Müdürü olarak görev yapan Satıcı, bu dönemde veri odaklı stratejilerin geliştirilmesi, ürün lansmanları ve saha eğitim programlarının yönetilmesine liderlik etti. Son olarak Kapital Media Group'ta Etkinlik Pazarlama Müdürü olarak görev alan Satıcı, Brand Week Istanbul ve Digital Age Tech Summit gibi sektörün önde gelen organizasyonlarının pazarlama, dijital iletişim ve operasyonel süreçlerini yönetti. Yeni görevinde farklı sektörlerde edindiği deneyimi TIENS Türkiye'ye taşıyacak olan Esra Satıcı, markanın pazarlama ve iletişim faaliyetlerinin güçlendirilmesine, distribütörlere yönelik eğitim programlarının geliştirilmesine ve etkinlik süreçlerinin daha etkin yönetilmesine odaklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ’ın Bisiklet Dostu İşveren Projesine Sürdürülebilir İş Ödülü Haber

ASAŞ’ın Bisiklet Dostu İşveren Projesine Sürdürülebilir İş Ödülü

Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından ASAŞ, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği Bisiklet Dostu İşveren Projesi ile önemli bir başarıya daha imza attı. Proje, sürdürülebilirlik alanındaki başarılı uygulamaların değerlendirildiği Sürdürülebilir İş Ödülleri kapsamında Sosyal Etki ve Dayanıklılık – Çevre kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. ASAŞ’ın çalışanlarının günlük ulaşım ihtiyaçlarına çevre dostu çözümler sunmak, bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak ve sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği proje, sürdürülebilir ulaşım yaklaşımını çalışma hayatının bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. 320 Bisiklet ve 8 Kilometrelik Bisiklet Yolu ASAŞ, Akyazı’daki geniş üretim kampüsünde bisiklet kullanımını desteklemek amacıyla çalışanların kullanımına 320 bisiklet sunarken, kampüs içerisinde toplam 8 kilometrelik bisiklet yolu oluşturdu. Böylece çalışanların üretim tesisleri arasındaki ulaşımını bisikletle gerçekleştirmeleri için güvenli ve pratik bir alternatif sunuldu. Proje kapsamında bisiklet kullanımının yalnızca kampüs içi ulaşımda değil, çalışanların işe geliş-gidişlerinde de yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda ilgili kurumlarla iş birlikleri geliştirilerek bisiklet ulaşımının Akyazı ilçesiyle bağlantısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. ASAŞ ayrıca bisikletlerin düzenli bakım ve onarımlarının gerçekleştirilebilmesi amacıyla bir tamir atölyesi oluşturmayı planlarken, çalışanların bisiklet kullanımına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirmelerine destek olmak amacıyla ASAŞ Akademi aracılığıyla bisiklet eğitimleri de gerçekleştiriyor. Sürdürülebilir Ulaşım Kültürünü Destekliyor Bisiklet Dostu İşveren Projesi ile çevresel kazanımların yanı sıra çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesi ve sürdürülebilir ulaşım konusunda farkındalığın artırılması amaçlanıyor. ASAŞ’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olan proje, şirket içerisinde çevre dostu ulaşım kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlarken, bisiklet kullanımının çalışanlar ve toplum açısından çevresel ve sosyo-ekonomik faydalarına yönelik farkındalık oluşturmayı da hedefliyor. Daha önce CFE (Cycle Friendly Employer) Gold Seviye Bisiklet Dostu İşveren Sertifikası almaya hak kazanan ve bu sertifikayı alan ikinci Türk işveren olan ASAŞ, Bisiklet Dostu İşveren Projesi ile sürdürülebilir ulaşım alanındaki çalışmalarını güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Eker I Run’da Kurumsal Takımlar Ekip Ruhu İçin Koşacak Haber

13. Eker I Run’da Kurumsal Takımlar Ekip Ruhu İçin Koşacak

Eker Süt Ürünleri tarafından 2014 yılından bu yana düzenlenen Eker I Run, 13. yılında da farklı yaş ve seviyelerden binlerce koşucuyu Bursa’da buluşturmaya hazırlanıyor. “Koşmak Gerek” mottosuyla 3-4 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonda, bireysel katılımcıların yanı sıra kurumların oluşturduğu koşu takımları da parkurlardaki yerini alacak. Sporun birleştirici gücünü koşu, eğlence ve iyilikle buluşturan Eker I Run, çalışanların birlikte hareket ederek sağlıklı yaşam için adım atmasına olanak sağlıyor. Farklı departmanlardan çalışma arkadaşlarını aynı takımda buluşturan kurumsal koşu deneyimi, ekip ruhunu ve kurum içi iletişimi desteklerken, organizasyon parkurlarında şirketler arasında keyifli bir rekabet ortamı da oluşturuyor. Geçen yıl 93 kurumsal takım, 1.649 çalışan koştu Eker I Run’ın dikkat çeken katılım gruplarından biri olan kurumsal takımlar, her yıl organizasyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. 2025 yılında düzenlenen 12. Eker I Run’da 93 kurumsal takım, toplam 1.649 sporcuyla mücadele etti. 13. Eker I Run’da ise kayıt süreci devam ederken, kurumların ekiplerini oluşturarak organizasyona katılması bekleniyor. Kurumsal ekipler; kendilerine uygun parkurlarında mücadele ederek hem bireysel hedeflerini gerçekleştirme hem de kurumlarını takım halinde temsil etme fırsatı buluyor. Organizasyonda parkurlardaki performanslarıyla öne çıkan ilk üç kurumsal takıma ödül töreninde kupa veriliyor. Kurumsal kayıt yaptıran ekipler ayrıca indirimli kayıt avantajından faydalanabiliyor. Kurumlar ve koşu takımları, ekiplerini oluşturarak 13. Eker I Run’ın bir parçası olmak için ekerkosu.com üzerinden kayıt yaptırabiliyor. Farklı mesafeler, ortak hedef 13. Eker I Run kapsamında 42K Maratonu ve 15K ile 5K yarışlarının yanı sıra Özel Sporcular Koşusu ve 6-12 yaş arasındaki çocukların katılacağı “Minik Adımlar” Koşuları gerçekleştirilecek. 3 Ekim’de Hüdavendigar Parkı’nda düzenlenecek Shake Out Run ve “Köpeğin İle Koş” etkinlikleriyle başlayacak organizasyon, 4 Ekim’de farklı parkurlarda devam edecek. 4 Ekim’de Eker Meydan’da kurulacak festival alanında dans gösterileri, DJ performansları ve sponsor markaların aktiviteleri de katılımcılara gün boyunca keyifli anlar yaşatacak. Destekçiler Eker I Run’a güç katıyor Eker I Run, Eker Süt Ürünleri’nin ev sahipliğinde; Bursa Büyükşehir Belediyesi, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin Resmi Partnerliğiyle gerçekleştiriliyor. Adım Adım oluşumu organizasyonun Sosyal Sorumluluk Partneri olurken; She Races, World Athletics, World's Marathons ve Abbott World Marathon Major uluslararası partnerler arasında yer alıyor. Etkinliğe ayrıca Eker Meydan, Romatem, GA Endurance & Coaching, KIA Şentürk, Bosphorun Quarter Marathon, Medicana, Sultan, Mutlu Makarna, Powerapp, Oses Çiğ Köfte, Bursa Teleferik, Yonca Cimnastik, Mac Fit, Kentvizyon, Hisar Reklam, Aloft Bursa Hotel, Kayra Yemek, Mcr Racesetter, ÜÇGE, Revego ve Plus Timing katkılarıyla destek veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.