Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlıklı Yaşam

Kapsül Haber Ajansı - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MultiSport Türkiye, 5 Yılda 100 Bin Çalışanı Harekete Geçirdi Haber

MultiSport Türkiye, 5 Yılda 100 Bin Çalışanı Harekete Geçirdi

Çalışanların farklı ihtiyaç ve ilgi alanlarına göre spor ve aktivitelere erişebilmesini sağlayan yapısıyla, aktif yaşamı çalışan deneyiminin bir parçası haline getiren MultiSport, dünya genelinde 2,5 milyonu aşkın kullanıcıya hizmet veriyor. Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Slovakya ve Türkiye olmak üzere 6 ülkede faaliyet gösteren marka, çalışanların aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen kurumsal wellness çözümleri sunuyor. 2021 yılında Türkiye pazarına giren Türkiye’nin lider kurumsal wellness ağı MultiSport, beşinci yılında 100 bin kullanıcıya ulaştı. Geçen beş yılda kullanıcı sayısının yanı sıra kurumsal müşteri ve spor tesisi ağını da büyüten marka, bugün İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli ve Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin her bölgesinde, 37 şehirde çalışanlara aktif yaşam fırsatları sunuyor. Türkiye genelinde 3 binin üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veren MultiSport, 5 bine yakın spor tesisinden oluşan ekosistemiyle fitness, yüzme, yoga, pilates, tenis, dans, kürek ve su sporları gibi 80’in üzerinde spor disiplini ve aktivite seçeneğini tek kartla kullanıcılarına sunuyor. “Ülkemizde aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönelik ilgi artıyor” Konuyla ilgili açıklamada bulunan MultiSport Türkiye Genel Müdürü Cenk Erol, “Türkiye pazarına girişimizin beşinci yılında 100 bin kullanıcıya ulaşmak bizim için önemli bir kilometre taşı. Bu başarıyı ülkemizde aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına yönelik ilginin ve işverenlerin çalışan deneyimine yaptığı yatırımın geldiği noktayı gösteren önemli bir gösterge olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde çalışan deneyimine yapılan yatırım ve çalışanlara sunulan yan haklar daha da önem kazanacak. Özellikle çalışanların farklı ihtiyaçlarına cevap verebilen, kişiselleştirilebilen ve aktif yaşamı destekleyen yan hak uygulamaları kurumların işveren markası rekabetinde daha belirleyici bir unsur olacak. Hedefimiz, daha fazla çalışana ulaşarak herkesin kendi yaşamına uygun bir hareket alanı yaratabilmesine katkı sağlamak ve Türkiye’de kurumsal wellness sektörünü daha da büyütmek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Kış Spor Okulları İçin Kayıt Zamanı Haber

İzmir’de Kış Spor Okulları İçin Kayıt Zamanı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin spor okullarında kış dönemi başlıyor. Uzman eğitmen ve antrenörler eşliğinde gerçekleştirilecek eğitimlerde basketbol, jimnastik, futbol, güreş, judo, kano, karate, masa tenisi, pilates, sağlıklı yaşam, satranç, step-aerobik, sutopu, taekwondo, temel hareket eğitimi, tenis, voleybol, yoga ve yüzme gibi farklı branşlarda eğitim verilecek. Kış Spor Okulları’nda devam eden kursiyerlerin kayıt yenileme işlemleri 8-14 Eylül, yeni kayıtlar ise 15-21 Eylül tarihleri arasında yapılacak. Hafta içi grupları 22 Eylül, hafta sonu grupları ise 27 Eylül itibarıyla derslere başlayacak. Eğitimler 14 Haziran 2026’ya kadar devam edecek. 13 tesiste spor eğitimi Kış Spor Okulları kapsamında eğitimler; Celal Atik Spor Salonu, Konak Pazaryeri Spor Sahası, Bornova Naim Süleymanoğlu Spor Salonu, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, Meriç Yaşayan Parkı Futbol Sahası, Bornova Havuz İzmir, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü, Karabağlar Can Çağnay Spor Salonu, Karabağlar Peker Mahallesi Futbol Sahası, Balçova İzmir Kayıkları Yelken ve Kano Tesisi, Bayraklı Çiçek Halı Saha, Bayraklı Ahmet Taner Kışlalı Parkı ve Bostanlı Rekreasyon Alanında gerçekleştirilecek. Birçok branşta eğitim. Çocuk ve gençlerin yanı sıra farklı yaş gruplarına yönelik eğitimlerin de yer aldığı programda basketbol, jimnastik, futbol, güreş, judo, kano, karate, masa tenisi, pilates, sağlıklı yaşam, satranç, step-aerobik, sutopu, taekwondo, temel hareket eğitimi, tenis, voleybol, yoga ve yüzme branşları bulunuyor. Bazı branşlarda ücretsiz eğitim olanağı da sunuluyor. Buna göre Celal Atik Spor Salonu’nda sağlıklı yaşam ve özel öğrenciler için basketbol; Bayraklı Çiçek Halı Saha, Peker Mahallesi Futbol Sahası, Naim Süleymanoğlu Spor Salonu ve Meriç Yaşayan Parkı Futbol Sahası’nda futbol; Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda sağlıklı yaşam; Can Çağnay Spor Salonu’nda güreş; Pazaryeri Spor Sahası’ndaki tüm branşlar ve Bornova Havuz İzmir’de özel gereksinimli bireylere yönelik yüzme eğitimleri ücretsiz olarak veriliyor. Kayıtlar Spor İzmir’den Kış Spor Okulları’na kayıtlar Spor İzmir mobil uygulaması üzerinden yapılabiliyor. Programlarla ilgili ayrıntılı bilgiye İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün internet sitesindeki “Spor Okulları” bölümünden veya Celal Atik Spor Salonu merkez kayıt biriminden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMS Türkiye’den Sağlık Okuryazarlığını Destekleyen Dijital Proje Haber

BMS Türkiye’den Sağlık Okuryazarlığını Destekleyen Dijital Proje

Sosyal medya üzerinden yayınlanan seri, kalp hastalıklarından kan hastalıklarına, kanserden psikososyal desteğe uzanan farklı başlıklarda bilimsel bilgiyi anlaşılır içeriklerle toplumla buluşturuyor. Ciddi hastalıklarla mücadele eden hastalar için yenilikçi tedaviler geliştirmeye odaklanan Bristol Myers Squibb (BMS), bilimsel araştırmalarının yanı sıra sağlık bilgisinin doğru ve anlaşılır biçimde toplumla buluşmasını destekliyor. Türkiye’de onkoloji, hematoloji ve immünoloji alanlarında faaliyet gösteren BMS Türkiye, sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da yürütüyor. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesine duyulan ihtiyacın boyutunu, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü’nün 81 ili kapsayan Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi ve İlişkili Faktörleri Araştırması ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de her 10 kişiden yaklaşık 2’sinin sağlık okuryazarlığı yetersiz, 3’ünün ise sorunlu-sınırlı düzeyde. Her 10 kişiden yaklaşık 6’sı sağlıkla ilgili bilgi edinmek için internet arama motorlarına, 3’ü ise sosyal medyaya başvuruyor. Bu tablo, Türkiye’de sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesini önemli bir toplumsal ihtiyaç haline getiriyor. BMS Türkiye de kendi bilimsel birikimi ve hasta odaklı yaklaşımıyla bu ihtiyaca katkı sunmak üzere “BMS ile Sağlık 101”i geliştirdi. Bu projede; kalp krizi risk sinyallerinden MDS ve Beta Talasemi gibi kan hastalıklarına, kanser sürecinde psikolojik desteğe kadar farklı konuları anlaşılır içeriklerle ele alıyor. İçerikler, koruyucu sağlık ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilinç oluşturmayı destekliyor. Olası belirtilerin erken fark edilmesinin ardından doğru zamanda uzman hekime başvurulması, erken tanı süreçlerinin desteklenmesi ve kişisel sağlık kararlarının hekim görüşü doğrultusunda alınması sürdürülebilir toplumsal sağlık açısından önem taşıyor. “BMS ile Sağlık 101, bilimsel uzmanlığımızı toplumsal faydaya dönüştüren önemli bir adım” BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı, “BMS ile Sağlık 101 ile bilimsel uzmanlığımızı sağlık okuryazarlığını artırmak için kullanıyoruz. Amacımız koruyucu sağlığı desteklemek, erken tanı süreçlerine katkı sunmak ve bireylerin kendi sağlıklarına sahip çıkmalarını sağlamak. Bu yolculukta tedaviyle ilgili kararların mutlaka bir uzman hekime danışarak alınmasını da önemli buluyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Memorial Sağlık Grubu ve Türkiye Yüzme Federasyonu Bodrum’da İkinci Kez Sağlığa Kulaç Attı Haber

Memorial Sağlık Grubu ve Türkiye Yüzme Federasyonu Bodrum’da İkinci Kez Sağlığa Kulaç Attı

Sağlıklı ve hareketli yaşam konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlikte Memorial hekimleri, yöneticileri ve çalışanları ile federasyon sporcuları 29 Ağustos’ta sağlık için kulaç attı. Memorial Sağlık Grubu ve Türkiye Yüzme Federasyonu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve düzenli fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sağlamak amacıyla yeniden Bodrum’da bir araya geldi. Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen “Sağlığa Kulaç At-2” etkinliğinin 29 Ağustos’ta gerçekleştirilen ikinci buluşması, Kumbahçe’deki Paşatarlası Plajı’ndan start aldı. Her yaştan bireyin yapabileceği spor dallarından biri olan yüzmenin sağlıklı yaşamdaki yerine dikkat çekilen organizasyona, Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert, Türkiye Yüzme Fedarasyonu Genel Sekreteri Seçkin Renklibay, Memorial hekimleri, yöneticileri ve çalışanları ile Bodrum halkı katıldı. Etkinliğe katılan erişkin ve çocuk lisanslı yüzücüler, Türkiye Yüzme Federasyonu açık deniz yüzücüleri ile birlikte kulaç attı. İkinci kez düzenlenen etkinlikte, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve yüzmenin daha fazla kişinin yaşamının bir parçası haline gelmesine katkı sağlanması amaçlandı. Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bodrum’da Sağlığa Kulaç At’ etkinliğine ikinci kez ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Doğasıyla, deniziyle güzel ilçemiz Bodrum’un spor ve sağlıklı yaşamı teşvik eden bu tür etkinliklere ihtiyacı var. Bodrum’a değer katan bu organizasyonları her zaman desteklemeye devam edeceğiz.” Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert Sağlığa Kulaç At etkinliği için şu değerlendirmede bulundu: “Bodrum’da bu yıl ikinci kez düzenlenen ‘Sağlığa Kulaç At’ etkinliğine ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sporun ve hareketli yaşamın toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken bu anlamlı buluşmanın gelenekselleşmesini diliyorum. Her geçen yıl artan katılımla devam eden organizasyonun gerçekleşmesini sağlayan Memorial Sağlık Grubu’na, Türkiye Yüzme Federasyonu’na ve sağlık için kulaç atan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.” Memorial Bodrum Hastanesi Direktörü Hasan Peksel, etkinliğe ilişkin şunları söyledi: “Sağlıklı bir toplumun temelinde, sağlığı korumayı ve hareketli yaşamı günlük hayatın bir parçası haline getirmeyi önemsiyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Sağlığa Kulaç At’ etkinliğini, Türkiye Yüzme Federasyonu’nun değerli desteğiyle bu yıl yeniden hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Memorial olarak toplumun sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamayı, koruyucu sağlık yaklaşımını desteklemeyi ve her yaştan insanı daha hareketli bir yaşama teşvik etmeyi toplumsal sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bodrum’un denizle bütünleşen yaşam kültürünü sağlık ve sporla buluşturan bu etkinliğin her yıl büyüyerek gelenekselleşmesini önemsiyoruz.” Türkiye Yüzme Federasyonu Genel Sekreteri Seçkin Renklibay ise Memorial Sağlık Grubu ile yürütülen iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Federasyon olarak yüzme sporunu yaygınlaştırmak, bir yaşam biçimine dönüştürmek ve ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil etmek için çalışıyoruz. Memorial Sağlık Grubu iş birliğiyle bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz “Sağlığa Kulaç At” etkinliği, toplumu yüzme ve hareketli yaşam etrafında buluştururken sosyal sorumluluk misyonumuza da önemli katkı sağlıyor.” Memorial Sağlık Grubu, sağlıklı yaşam bilincini destekleyen çalışmalarını farklı spor branşları ve iş birlikleriyle daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Koruyucu sağlık yaklaşımı doğrultusunda düzenli hareketi teşvik eden projelerini sürdürülebilir biçimde hayata geçiren Memorial, sporun ve fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşamın doğal bir parçası haline gelmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri Başlıyor Haber

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri Başlıyor

Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri”ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. KORUYUCU SAĞLIK VE EŞİT ERİŞİM VURGUSU Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz” dedi. ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMALARI Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. HEM ÇOCUKLARA HEM YETİŞKİNLERE YÖNELİK ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLER 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde “Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme” ile “Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıkları ele alınacak. FARKINDALIK VE DAYANIŞMA STANTLARI Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşilay Yarı Maratonu, İstanbul’un Tarihi Rotalarında Gerçekleştirildi Haber

Yeşilay Yarı Maratonu, İstanbul’un Tarihi Rotalarında Gerçekleştirildi

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’ndan başlayan organizasyonda sporcular; 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu ve 10 kilometrelik paten yarışı olmak üzere üç farklı kategoride mücadele etti. İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını sporun birleştirici gücüyle buluşturan organizasyon, Yeşilay’ın sağlıklı yaşamı bağımlılıkları önleyici yaklaşımının önemli bir parçası olarak ele alan çalışmalarına yeni bir alan kazandırdı. Maraton öncesinde açıklamalarda bulunan Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşilay Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Hasan Siret Albayrak, Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlıklı Yaşam Kültürü için Yeşilay Yarı Maratonu’nun ilk kez düzenlenmesinin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek organizasyon ve parkur güzergâhı hakkında bilgi verdi. Yeşilay’ın sporu yalnızca fiziksel sağlık açısından değerlendirmediğini belirten Albayrak, şu ifadeleri kullandı: “Bizler Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak sporu yalnızca fiziksel bir aktivite olarak görmüyoruz. Aynı zamanda psikolojik bir dönüşüm aracı ve bağımlılıklarla mücadelede en etkili önleyici unsurlardan biri olarak görüyoruz. İlk kez gerçekleştirdiğimiz Yeşilay Yarı Maratonu ile İstanbul’un tarihi dokusunu sporun enerjisiyle buluştururken, her yaştan insanı daha aktif ve sağlıklı bir yaşam konusunda düşünmeye ve harekete geçmeye davet ediyoruz.” Yarışların Başlangıç ve Bitiş Noktası Sepetçiler Kasrı Oldu Tüm yarışların başlangıç noktası olan Sepetçiler Kasrı’ndan hareket eden sporcular, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasıyla iç içe uzanan parkurlarda yarıştı. 21 kilometrelik yarı maraton parkuru; Galata Köprüsü, Tophane, Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş, Balat, Eminönü ve Cankurtaran gibi İstanbul’un simge noktalarından geçti. Tarihi Yarımada’dan Boğaz kıyılarına uzanan güzergâhta sporcular, İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde mücadele etti. Parkuru tamamlayan sporcular yeniden Sepetçiler Kasrı’na ulaşarak finiş çizgisini geçti. Böylece Yeşilay Yarı Maratonu, ilk yılında spor ile İstanbul’un tarihi mirasını aynı rotada buluşturan özgün bir organizasyon olarak gerçekleştirildi. Sağlıklı Yaşam Mesajı İstanbul’un Tarihi Rotalarından Verildi Yeşilay Yarı Maratonu ile bağımlılıklardan uzak ve sağlıklı bir yaşamın yalnızca bireysel tercihlerden değil, günlük hayatın içerisinde oluşturulan güçlü ve sürdürülebilir alışkanlıklardan geçtiğine dikkat çekildi. Yeşilay, bağımlılıklarla mücadelede koruyucu ve önleyici çalışmalarının yanı sıra spor ve hareketli yaşamı destekleyen faaliyetlerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Dereceye Giren Sporcular Ödüllendirildi Yarışların tamamlanmasının ardından Sepetçiler Kasrı’nda ödül töreni gerçekleştirildi. Organizasyon kapsamında düzenlenen 21 kilometrelik yarı maraton, 10 kilometrelik koşu ve 10 kilometrelik paten yarışında dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi. İstanbul’un tarihi rotalarında ilk kez gerçekleştirilen Yeşilay Yarı Maratonu, sporun birleştirici gücüyle sağlıklı ve bağımlılıklardan uzak bir yaşam mesajını geniş kitlelere ulaştırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Yeni Odak: Daha Uzun Değil, Daha Sağlıklı Yaş Almak Haber

Sağlıkta Yeni Odak: Daha Uzun Değil, Daha Sağlıklı Yaş Almak

Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresinin 78,5 yıla ulaşmasıyla birlikte, yalnızca daha uzun yaşamak değil, bu yılları sağlıklı, dinç ve yüksek yaşam kalitesiyle geçirmek de önem kazanıyor. 2026’da sağlık ve wellness dünyasında öne çıkan “Longevity” yaklaşımı, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra sağlıklı yaşam süresini artırmaya, yaşlanma sürecini desteklemeye ve günlük yaşam kalitesini korumaya odaklanıyor. Geleneksel sağlık anlayışında temel yaklaşım hastalıkların tedavisi üzerine kurulurken, longevity yaklaşımı koruyucu sağlık ve yaşam tarzı alışkanlıklarını daha fazla gündeme taşıyor. Beslenme, fiziksel aktivite, uyku, stres yönetimi ve metabolik sağlık gibi başlıklar, sağlıklı yaş alma hedefinin temel unsurları arasında değerlendiriliyor. “Beden üzerindeki yükleri kaldırdığımızda biyolojik yenilenme başlıyor” Küresel Türk Welness markası TheLifeCo’nun Kurucusu Ersin Pamuksüzer, bu yaklaşımı 20 yılı aşkın süredir sundukları bütünsel programlarla hayata geçirdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bilimsel araştırmaların net bir şekilde gösterdiği gibi; bedenin üzerinden sürekli sindirim, stres ve çevresel yükleri kaldırdığımızda, organizma ilk iş olarak öz enerjisini kendini iyileştirmeye ve hücrelerini tazelemeye harcıyor. Bütünsel sağlık yaklaşımının özü, bedene bu doğal alanı ve zamanı tanımaktır. Sadece yükü azaltmanın değil, sonrasında doğru adımları atmak da önemli. Bu süreç sadece bir arınma değil, bedeninize verdiğiniz en değerli moladır. Sunduğumuz programlarla sindirim sisteminize tam bir mola verdiriyor, tüm o sindirim yükünü bir kenara bırakıyoruz. Vücudun enerjisi artık yemekleri sindirmekle uğraşmak zorunda kalmıyor; doğrudan kendi içine, otofajiye ve hücresel onarıma yönleniyor. Yani vücudunuz adeta kendi içini temizliyor, yaşlanmış hücreleri geri dönüştürerek yenileniyor. Bedenimiz, doğru koşullar sağlandığında kendini yenileme konusunda inanılmaz bir potansiyele sahip.” Pamuksüzer “Bizim de TheLifeCo'da sunduğumuz programlar, tam olarak bu bilimsel gerçeği temel alıyor. Uzman diyetisyen ve sağlık ekipleri eşliğinde uygulanan detoks, beslenme ve yaşam tarzı programları, katılımcıların bedenlerini dinlemeyi, doğru zamanlarda dinlendirmeyi ve doğru şekilde yeniden beslemeyi öğrenmelerini sağlıyor” dedi. Otofaji ve mitokondri sağlığı gündemde Longevity yaklaşımının öne çıkan başlıkları arasında hücresel sağlık da yer alıyor. Vücudun doğal yenilenme ve onarım süreçlerinden biri olan “otofaji”, hücrelerin işlevini yitirmiş veya hasarlı bileşenlerini parçalayarak yeniden değerlendirmesine yardımcı olan biyolojik bir mekanizma olarak biliniyor. Otofaji; besin alımı, enerji dengesi ve açlık gibi metabolik koşullardan etkilenen karmaşık bir süreç olarak değerlendiriliyor. Aralıklı oruç ve kalori kısıtlaması gibi yaklaşımların otofaji üzerindeki etkileri ise bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor. Hücresel sağlık açısından bir diğer önemli başlık ise mitokondriler. Hücrelerin enerji üretiminde merkezi rol oynayan mitokondrilerin sağlıklı işleyişi; metabolik sağlık, fiziksel performans ve genel iyilik hali açısından önem taşıyor. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetiminin yanı sıra kırmızı ışık, infrared sauna ve soğuk maruziyeti gibi farklı wellness uygulamaları da bu alanda araştırılan ve kullanılan destekleyici yaklaşımlar arasında bulunuyor. NAD+ uygulamaları gibi yeni nesil yaklaşımların ise sağlık ve longevity alanındaki yeri üzerine çalışmalar sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bağırsak Tembelliğine Çözüm Sofrada! Haber

Bağırsak Tembelliğine Çözüm Sofrada!

Özellikle masa başı çalışanlar, yaşlı bireyler, hamileler ve yeterince lif tüketmeyen kişilerde kabızlığın daha sık görüldüğünü belirten Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, “Bağırsakları doğal yollarla desteklemek için ilk adım; yeterli su içmek, düzenli hareket etmek ve sofralarda lif açısından zengin doğal besinlere daha fazla yer vermektir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, kabızlığın nedenleri, bağırsak hareketlerini destekleyen besinler ve hangi belirtilerde hekime başvurulması gerektiği hakkında bilgi verdi. Kabızlık sanıldığından daha yaygın bir sorun Kabızlığın yalnızca tuvalete çıkamamak anlamına gelmediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, haftada üçten az dışkılama, sert dışkı, zorlanma hissi ve bağırsakların tam boşalmadığı düşüncesinin de kabızlık belirtileri arasında yer aldığını ifade etti. Özellikle masa başı çalışanlar, yaşlı bireyler, hamileler ve yeterince lif tüketmeyen kişilerde kabızlığın daha sık görüldüğünü belirten Levent, uzun süren kabızlığın yaşam kalitesini düşürdüğünü ve bazı sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini söyleyerek, "Bağırsaklarımız yalnızca sindirim sistemi için değil, genel sağlık açısından da büyük önem taşır. Düzenli çalışan bağırsaklar metabolizmayı desteklerken, yaşam kalitesini de artırır. Bağırsakları doğal yollarla desteklemek için ilk adım; yeterli su içmek, düzenli hareket etmek ve sofralarda lif açısından zengin doğal besinlere daha fazla yer vermektir." dedi. Bağırsakları çalıştırmanın ilk şartı lif tüketmek Bağırsak hareketlerini artıran en önemli besin öğesinin diyet lifi olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, liflerin sindirilemeden kalın bağırsağa ulaştığını ve burada dışkının hacmini artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırdığını söyleyerek, lif açısından zengin beslenmenin; kabızlığı önlediğini, bağırsak florasını desteklediğini, kan şekerinin dengelenmesine katkı sağladığını, tokluk hissini artırdığını, kalp ve damar sağlığını desteklediğini ifade etti. Kuru erik doğal bir bağırsak dostu Kabızlık denildiğinde akla ilk gelen besinlerden birinin kuru erik olduğunu belirten Levent, bunun bilimsel nedenleri bulunduğunu dile getirdi ve "Kuru erik hem yüksek lif içerir hem de doğal sorbitol sayesinde bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur." şeklinde konuştu. Levent, sabah kahvaltısında birkaç adet kuru erik tüketmenin veya akşamdan suda bekletilmiş kuru eriğin suyuyla birlikte yenmesinin bağırsak hareketlerini destekleyebileceğini ifade etti. İncir ve kayısı da etkili seçenekler arasında Kuru incir ve kuru kayısının da lif bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Levent, bu meyvelerin düzenli ancak kontrollü miktarlarda tüketilmesini önererek, "Özellikle kuru meyveler yüksek lif içerikleri sayesinde bağırsak hareketlerini artırırken aynı zamanda vitamin ve mineral açısından da önemli kaynaklardır." dedi. Yeşil yapraklı sebzeleri sofradan eksik etmeyin Ispanak, semizotu, pazı, marul, roka ve brokoli gibi yeşil sebzelerin bağırsak sağlığını desteklediğini söyleyen Levent, günlük öğünlerde mutlaka sebzeye yer verilmesi gerektiğini belirterek, sebzelerin içerdiği çözünür ve çözünmez liflerin bağırsak hareketlerini doğal şekilde desteklediğini ifade etti. Tam tahıllar bağırsakların düzenli çalışmasına katkı sağlar Beyaz ekmek ve rafine un ürünleri yerine tam buğday ekmeği, yulaf, çavdar ve bulgur gibi tam tahılların tercih edilmesini öneren Levent, rafine karbonhidratların lif açısından yetersiz kaldığını, tam tahılların hem bağırsak hareketlerini artırdığını hem de uzun süre tokluk sağladığını belirtti. Kurubaklagiller bağırsak bakterilerini de besliyor Nohut, mercimek, kuru fasulye ve barbunyanın yalnızca lif kaynağı olmadığını söyleyen Levent, bu besinlerin bağırsak mikrobiyotasını besleyen prebiyotik özelliklere de sahip olduğunu dile getirerek, "Düzenli baklagil tüketimi hem bağırsak hareketlerini artırır hem de yararlı bağırsak bakterilerinin çoğalmasına katkıda bulunur." ifadelerini kullandı. Meyveleri kabuğuyla tüketmek önemli Elma, armut, kivi ve erik gibi meyvelerin özellikle kabuklarının lif açısından oldukça zengin olduğunu belirten Levent, mümkün olduğunca iyi yıkandıktan sonra kabuklarıyla tüketilmelerini önererek, kivinin bağırsak hareketlerini destekleyen en etkili meyvelerden biri olduğuna dikkat çekti. Yoğurt ve kefir bağırsak florasını destekliyor Bağırsakların yalnızca lif değil, sağlıklı bakterilere de ihtiyaç duyduğunu ifade eden Levent, probiyotik içeren yoğurt ve kefirin bağırsak mikrobiyotasını güçlendirdiğini, bağırsak florasının dengeli olmasının sindirim sistemi kadar bağışıklık sistemi açısından da önem taşıdığını kaydetti. Hareketsizlik bağırsakları yavaşlatıyor Beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivitenin de bağırsak hareketleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Levent, düzenli yürüyüş yapan kişilerde kabızlığın daha az görüldüğünü ifade ederek, günde 30 dakikalık tempolu yürüyüşün bile bağırsak hareketlerini belirgin şekilde artırabileceğini söyledi. Bu belirtiler varsa mutlaka doktora başvurun Kabızlığın bazı durumlarda ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini hatırlatan Dr. Ayhan Levent, şu uyarılarda bulundu: “Dışkıda kan görülmesi, ani başlayan kabızlık, açıklanamayan kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı, demir eksikliği anemisi, ileri yaşta yeni başlayan kabızlık gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.” Bağırsak dostu beslenme uzun vadeli sağlık yatırımıdır Bağırsak sağlığının yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayhan Levent, bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi, metabolizma ve genel sağlık üzerinde önemli rol oynadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Kabızlığı yalnızca bir sindirim problemi olarak görmek doğru değildir. Liften zengin beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bağırsakların doğal ritmini korumanın en etkili yoludur. Küçük görünen günlük alışkanlıklar, uzun vadede hem bağırsak sağlığını hem de genel yaşam kalitesini belirler." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sinaptik Budama Beyni Daha Verimli Kılıyor! Haber

Sinaptik Budama Beyni Daha Verimli Kılıyor!

Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde yoğunlaşan ve bu süreçte kullanılan sinir bağlantılarının güçlendiğini, kullanılmayanların ise zayıfladığını dile getiren Dr. Şalçini, “Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, spor yapmak ve sosyal etkileşim içinde olmak beynin kullandığı sinir ağlarını güçlendirir. Beyin, yaşam boyunca deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyen dinamik bir yapıya sahiptir.” dedi. Kaliteli uykunun da öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi ve gereksiz bağlantıların ayıklanmasında önemli rol oynadığı kaydeden Dr. Şalçini, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, zihinsel aktivite ve kaliteli uykunun beyin sağlığını desteklediğini vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, sinaptik budamanın beynin gelişimi ve öğrenme süreçlerindeki rolü, çocukluk ve ergenlikteki önemi ve yaşam boyu beyin sağlığını destekleyen alışkanlıklarla ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Beyinde daha fazla bağlantı, daha yüksek zekâ anlamına gelmiyor! Sinaptik budamanın beynin gelişimi için vazgeçilmez bir mekanizma olduğunu dile getiren Dr. Celal Şalçini, “İnsan beyni doğumdan sonra çok sayıda sinaptik bağlantı oluşturur. Ancak bu bağlantıların tamamının korunması mümkün değildir. Beyin, kullanılmayan veya işlevsel olmayan bağlantıları zamanla ortadan kaldırarak daha güçlü ve daha verimli sinir ağları oluşturur. Sinaptik budama olarak adlandırılan bu süreç, sağlıklı beyin gelişiminin doğal ve gerekli bir parçasıdır.” dedi. Sinaptik budamanın yanlış anlaşılan bir konu olduğuna dikkat çeken Dr. Şalçini, “Toplumda daha fazla sinir bağlantısının daha yüksek zeka anlamına geldiği yönünde yaygın bir inanış var. Oysa önemli olan bağlantıların sayısı değil, etkinliğidir. Beyin gereksiz bağlantıları ortadan kaldırarak bilgi işlemeyi hızlandırır, dikkatin odaklanmasını kolaylaştırır ve öğrenmeyi daha verimli hale getirir.” ifadelerini kullandı. İlk yıllar ve ergenlik kritik dönemler! Sinaptik budamanın özellikle yaşamın ilk yıllarında ve ergenlik döneminde yoğunlaştığını vurgulayan Dr. Şalçini, “Bebeklik döneminde beyin çok hızlı yeni bağlantılar oluşturur. Çocuk büyüdükçe kullanılan bağlantılar güçlenirken kullanılmayanlar elenir.” dedi. Ergenlikte ise beynin özellikle planlama, dikkat ve karar verme gibi işlevlerden sorumlu ön bölgesinin yeniden şekillendiğini dile getiren Dr. Şalçini, bu nedenle çocukluk ve ergenlik dönemindeki deneyimlerin, beynin gelişiminde kalıcı izler bıraktığını aktardı. Kullanılmayan sinir ağları zamanla zayıflıyor! Öğrenmenin sinaptik bağlantılar üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Dr. Celal Şalçini, şöyle devam etti: “Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, spor yapmak ve sosyal etkileşim içinde olmak beynin kullandığı sinir ağlarını güçlendirir. Kullanılmayan bağlantılar ise zamanla zayıflar. Beyin, yaşam boyunca deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyen dinamik bir yapıya sahiptir.” Kaliteli uyku beyin için bir bakım süreci! Uyku ile sinaptik budama arasındaki ilişkiye değinen Dr. Şalçini, “Uyku yalnızca dinlenme zamanı değildir. Beyin uyku sırasında gün içinde öğrenilen bilgileri değerlendirir, önemli olanları pekiştirirken gereksiz olanları ayıklar. Özellikle çocuklar ve ergenler için yeterli ve kaliteli uyku, sağlıklı beyin gelişiminin temel unsurlarından biridir.” şeklinde konuştu. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları beyin gelişimini destekliyor! Dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin de önemli olduğuna işaret eden Dr. Şalçini, “Omega-3 açısından zengin beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve zihinsel olarak aktif kalmak, beynin sağlıklı işleyişini destekleyen yaşam alışkanlıklarıdır. Bu faktörler sinir hücrelerinin iletişimini güçlendirerek bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir.” açıklamasını yaptı. Sinaptik budamadaki farklılıklar bazı nörogelişimsel hastalıklarla ilişkili olabilir! Sinaptik budamanın bazı nörogelişimsel hastalıklarla ilişkisini inceleyen çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Dr. Celal Şalçini, “Bilimsel araştırmalar, sinaptik budama süreçlerindeki farklılıkların otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile şizofreni gibi bazı hastalıklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” dedi. Dr. Şalçini, ancak bu hastalıkların tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik ve çevresel birçok faktörün birlikte rol oynadığını hatırlattı. Beyin yaşam boyu değişmeye devam ediyor! Beynin gelişiminin çocuklukla sınırlı olmadığının altını çizen Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı: “Eskiden erişkin beyninin değişmediği düşünülüyordu. Günümüzde ise beynin yaşam boyunca yeni bağlantılar kurabildiğini ve kullanılmayan bağlantıları yeniden düzenleyebildiğini biliyoruz. Bu nedenle öğrenmenin yaşı yoktur. Yeni beceriler kazanmak, zihinsel olarak aktif kalmak ve sosyal yaşamın içinde olmak beyin sağlığını destekleyen önemli alışkanlıklardır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.