Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlıklı Yaşam

Kapsül Haber Ajansı - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp Sağlığı Masaya Yatırıldı Haber

Kalp Sağlığı Masaya Yatırıldı

Nilüfer Belediyesi, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı etkinlikleri kapsamında “Nilüfer’de Kalbiniz Bize Emanet” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe alanında uzman isimler katılarak, toplumda her geçen gün artan kalp hastalıklarına, tetikleyici risk faktörlerine ve hastalıklardan korunma yollarına dikkat çekti. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu’nun moderatörlüğünü üstlendiği etkinlikte, kalbin böbrek veya akciğer gibi diğer organların aksine bir “rezervi” olmadığı hatırlatıldı. Türkiye’de her üç kişiden birinin kalp hastası olduğunu belirten Prof. Dr. Uncu, bu kişilerin büyük bir kısmının durumun farkında olmadığını, teşhis konulanların ise tedavilerini genellikle aksattığını ifade etti. “OBEZİTE BİR PANDEMİ, ÖNLEM ÇOCUKLUKTA BAŞLAMALI” Söyleşide çocuklarda kalp sağlığına odaklanan BUÜ Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Uysal, erişkin dönemde ortaya çıkan kalp hastalıklarının temelinin aslında çocuklukta atıldığının altını çizdi. Türkiye’de her üç çocuktan birinin fazla kilolu olduğuna ve bu durumun yetişkinlikte de devam ettiğine dikkat çeken Uysal, “Obezite gerçekten bir halk sağlığı sorunu, bir pandemi. Hastalıkları önlemenin en iyi yolu çocukluk çağından geçiyor. Paketli gıdaları ve fast-food tarzı beslenmeyi hayatımızdan tamamen çıkarmak zor olsa da mutlaka minimuma indirmeliyiz. Ailede kalp hastalığı öyküsü varsa çocukta da risk vardır ancak genetik değiştirilebilir. İyi beslenme ve doğru alışkanlıklarla bu riski yönetmek bizim elimizde” dedi. KALBİ TEHDİT EDEN RİSK FAKTÖRLERİ Yetişkinlerde kalp-damar hastalıkları ile ilgili açıklamalarda bulunan BUÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alparslan Birdane ise, Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlattı. Yaş ve cinsiyetin değiştirilemez risk faktörleri olduğunu belirten Birdane; hipertansiyon, diyabet, tütün kullanımı, yüksek kolestrol, hareketsizlik, obezite ve stresin en büyük tetikleyiciler olduğunu söyledi. Birdane, diyabetin tek başına bir koroner artar hastalığı riski taşıdığını belirterek, “Bir genetik miras bizlere aktarılarak ilerliyor. Fakat bu mirasın ne zaman ortaya çıkacağını yaşam tarzımı belirliyor. Kaderimiz genetiğimiz ile yaşamdaki risk faktörleri arasındaki o yapbozda gizli. Almış olduğumuz genetik mirası, sağlıklı yaşam tercihlerimizle değiştirebilir, hastalıkların önüne geçebiliriz” diye konuştu. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşi, uzmanların vatandaşlardan gelen soruları yanıtlamasıyla sona erdi. Etkinliğin sonunda günün anısına konuklara hediye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Türkiye İstanbul Yarı Maratonu’nda Çocukların Eğitimine Destek İçin Koştu Haber

ABB Türkiye İstanbul Yarı Maratonu’nda Çocukların Eğitimine Destek İçin Koştu

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, Türkiye’de toplumsal faydayı odağına alan projelerine bir yenisini daha ekledi. ABB Türkiye Gönüllü Koşu Ekibi, 19 Nisan’da Tarihi Yarımada’nın eşsiz atmosferinde gerçekleştirilen 21’inci İstanbul Yarı Maratonu kapsamında parkura çıktı. Türkiye’nin en önde gelen yardımseverlik koşularından biri olan bu maratonda, ABB çalışanları da Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı yararına etkinliğe katılarak ilköğretim çağındaki çocukların eğitimine destek oldu. 25 kişiden oluşan ABB Türkiye Gönüllü Koşu Ekibi, 21K ve 10K parkurlarında ter döktü. Ekibin hem dayanıklılığını hem de takım ruhunu parkurda sergilediği koşular, aynı zamanda, ABB’nin çalışanlarını yalnızca profesyonel yaşamda değil, sosyal sorumluluk ve sağlıklı yaşam alanlarında da destekleyen kurum kültürünün bir yansıması olarak öne çıktı. ABB Türkiye Ülke İletişim Müdürü Selin Çınar Tunguç, etkinliğe katılımları ile ilgili yaptığı açıklamada, “ABB Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, toplumsal boyutlarıyla da ele alıyoruz. İstanbul Yarı Maratonu’nda iyiliğin gücüyle attığımız her adım, dayanışma ile neler başarabileceğimizi bir kez daha gösterdi. Bir ABB Türkiye projesi olarak başlayan ve çalışma arkadaşlarımızın gönüllü katılımıyla büyüyen bu hareket ile attığımız her adım ilköğretim çağındaki çocukların eğitimine bir destek olurken bize de mutluluk ve dayanışma ruhu kattı. Önümüzdeki dönemde yeni projeler ile çevresel ve toplumsal ‘iyilik peşinde’ adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi. ABB, teknolojideki öncü rolünü karbonsuz bir gelecek taahhüdü ve topluma değer katma vizyonuyla birleştirerek, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, toplumsal yaşamın desteklenmesi için de temel bir öncelik olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda dünyanın birçok noktasında binlerce projeye imza atan şirket, Türkiye’de de topluma ve çevreye katkı sağlayan değer üretmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

100 Bin Kadına Ulaşan Hizmet Ağı Her Geçen Gün Genişliyor Haber

100 Bin Kadına Ulaşan Hizmet Ağı Her Geçen Gün Genişliyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Anne Şehir Merkezleri” ile kadınlara fiziksel aktiviteden sağlığa, eğitimden sosyal ve kültürel etkinliklere kadar uzanan geniş yelpazede eğitim vermeye devam ediyor. Merkezlerde; step, aerobik, pilates, zumba ve ileri yaş egzersizlerinin yanı sıra obeziteyle mücadele programları uygulanıyor. Merkezde; diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog desteği de sağlanıyor. Seminerler ve söyleşilerle eğitim desteklenirken, geziler, atölyeler ve sosyal paylaşım etkinlikleriyle kadınların sosyal hayata katılımı güçlendiriliyor. Program, kentin farklı noktalarında yaşayan 100 bin kadına ulaşarak büyük bir başarı hikâyesi yazıyor. KADINLARA SOSYAL VE RUHSAL KATKI Büyükşehir, 12 Anne Şehir Merkezi aracılığıyla çok sayıda kadına ulaşarak sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırıyor. Kadınlara sağlıklı yaşam davranışları kazandırmayı amaçlayan programlarla, fiziksel aktivitelere düzenli katılım teşvik ediliyor. Programa katılan kadınlar, sürecin yalnızca fiziksel değil; sosyal ve ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını ifade ediyor. Birçok katılımcı, “Kendime zaman ayırmayı öğrendim” sözleriyle programın hayatlarında oluşturduğu değişimi dile getiriyor. ÜYE SAYISI 100 BİNE ULAŞTI Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü, güçlü kadrosuyla kadınlara ve ailelere yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2025 yılı içerisinde toplam 655 bin hizmet sunarak üye sayısını 100 bine ulaştırdı. Yürütülen bu kapsamlı çalışmalar, uluslararası alanda da takdir gördü. “Anne Şehir Sağlıklı Yaşam Programı”, Avrupa Sosyal Hizmetler Ödülleri’nde 196 proje arasından finale kalmayı başardı. Ayrıca “Yaşanabilir Topluluklar Uluslararası Ödülleri (LivCom) Çevresel Sürdürülebilirlik Projesi” kapsamında ödüle layık görüldü. Öte yandan “Ailem Kocaeli” buluşmalarında 20 bin kişiyle bir araya gelinirken; “Kadın ve Aile Şurası Çalıştayı”, “Kadın Kooperatifleri Çalıştayı” ve “Kur'an-ı Kerim'de Aile Sempozyumu” ile yaklaşık 15 bin kadına ulaşıldı. 8 BİN 405 KİŞİYE ULAŞILDI Büyükşehir Belediyesi, evlilik öncesi eğitimlerden aile danışmanlığına, bilinçli ebeveynlik atölyelerinden rehberlik hizmetlerine kadar uzanan geniş hizmet yelpazesiyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda Mutlu Şehir Okulları’nda 8 bin 405 kişiye ulaşıldı. Kadınların çalışma hayatına katılımını da önemseyen Büyükşehir, Kadın Kooperatifleri ve kadın girişimcilere yönelik eğitim programlarıyla üretime katılımı desteklemeyi sürdürüyor. ANNE ŞEHİR MERKEZİ DE HİZMETE GİRDİ Sosyal projelerine hız kesmeden devam eden Büyükşehir, Lokomotif Çocuk Köyü sayısını üçe çıkarıyor. Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde hizmete açılan 13. Anne Şehir Merkezi “Lotus” ile birlikte, “Anne Şehir Sosyal Yaşam Merkezi” kapsamında anne ve çocukların aynı anda faydalanabileceği çok amaçlı bir merkez daha Kocaeli’ye kazandırıldı. Yeni projeler ve açılışa hazırlanan merkezlerle hizmet ağını sürekli genişleten Büyükşehir, kadın odaklı sosyal belediyecilik anlayışını her geçen gün daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Santa Farma İlaç ve Türk Kalp Vakfı’ndan Kalp Sağlığı Haftası’na Özel Anlamlı Proje Haber

Santa Farma İlaç ve Türk Kalp Vakfı’ndan Kalp Sağlığı Haftası’na Özel Anlamlı Proje

: “Kalbinin Görmediğin Yüzü” Santa Farma İlaç’ın koşulsuz desteği ve Türk Kalp Vakfı’nın katkılarıyla hayata geçirilen Kalbinin Görmediğin Yüzü etkinliği, teknoloji ve farkındalığı bir araya getirdi. Kalp Sağlığı Haftası kapsamında Marmara Forum’da gerçekleştirilen etkinlikte, sağlıklı ve sağlıksız alışkanlıkların kalbi nasıl etkilediği gözler önüne serildi. Standı ziyaret eden katılımcılar, özel bir gözlük takarak izledikleri video ile kalbin iç dünyasına interaktif bir yolculuğa çıktı. İlk etapta sağlıklı bir kalbin düzenli işleyişi ve damar yapısındaki sorunsuz dolaşımı gözlemleyen katılımcılar; stres, uykusuzluk, hareketsizlik ve düzensiz beslenme gibi günlük alışkanlıkların kalp ritmi ve damar yapısı üzerindeki bozucu etkilerini görme fırsatı buldu. Deneyimin sonunda ise sağlıklı yaşam alışkanlıklarının devreye girmesiyle kalbin yeniden sağlıklı çalıştığı gösterilerek “Bu tabloyu değiştirmek senin elinde” mesajı verildi. Etkinlikte, sessizce ilerleyen kalp hastalıkları ile ilgili önemli uyarılar yapan Türk Kalp Vakfı uzmanları, kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de ülkemizde en sık görülen ölüm nedeni olmaya devam ettiğini de vurguladı. Kalp sağlığını korumanın sadece hastalıklardan kaçınmak değil, kaliteli bir yaşam sürmenin anahtarı olduğunu ifade eden Türk Kalp Vakfı Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hüseyin Deniz Kılıç, kalbin hayati önemini şu sözlerle özetledi: “Kalbimiz, vücudun tüm organlarına kan ve oksijen taşıyan temel organımız. Kalbimizde ortaya çıkan bir sorun, beyin başta olmak üzere birçok hayati sistemi doğrudan etkileyebiliyor.” Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda yaklaşık 20 milyon insanın bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç, bu ölümlerin büyük bir kısmının doğru yaşam tarzıyla önlenebilir olduğunun altını çizdi. “Türkiye’de de kalp ve damar hastalıkları, ne yazık ki en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan hastalık grubu olmaya devam ediyor. Güncel verilere baktığımızda, tüm ölümlerin yaklaşık %40’ının kardiyovasküler hastalıklara bağlı olduğunu görüyoruz. Bu da neredeyse her iki ölümden birinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle gerçekleştiğini gösteriyor” bilgisini veren Kılıç, şu uyarılarda bulundu: “Risk gruplarına baktığımızda; hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite ve sigara kullanımı en önemli belirleyiciler arasında. Bunun yanı sıra hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme ve kronik stres de riski artırıyor. Yaş ilerledikçe risk artmakla birlikte, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan bireyler, erkekler ve menopoz sonrası kadınlar daha yakından takip edilmesi gereken gruplar arasında yer alıyor.” "Sessiz" Belirtileri Göz Ardı Etmeyin Kalp hastalıklarının her zaman göğüs ağrısı gibi belirgin şikayetlerle ortaya çıkmadığını belirten Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç, “En sık karşılaştığımız bulgular arasında göğüs ağrısı veya baskı hissi, nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı ve efor kapasitesinde azalma yer alır” bilgisini verdi ve kalp hastalıklarının sessiz belirtilerine dair şu bilgileri aktardı: “Gizli diyebileceğimiz belirtiler arasında eforla gelen nefes darlığı, merdiven çıkarken eskisine göre daha çabuk yorulma, gece nefes darlığıyla uyanma, ayak bileklerinde şişlik ve zaman zaman hissedilen düzensiz kalp atımları sayılabilir. Bu tür şikâyetler çoğu zaman göz ardı edilse de altta yatan bir kalp hastalığının erken sinyalleri olabilir. Özellikle göğüste baskı hissi, kola, çeneye veya sırta yayılan ağrı, ani gelişen nefes darlığı, bayılma ya da bayılacak gibi olma hissi gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerekir. Bunun yanı sıra, herhangi bir belirti olmasa bile risk faktörlerine sahip bireylerin düzenli kardiyolojik kontrollerini ihmal etmemesi büyük önem taşır.” Diyabet, Kalbin En Sinsi Düşmanı! Diyabetin damar yapısına doğrudan zarar vererek damar sertliğini hızlandırdığını belirten Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç diyabet hastalarındaki kalp krizlerinin çoğu zaman klasik belirtiler vermediğine dikkat çekti: “Özellikle kadınlarda, yaşlı bireylerde ve diyabet hastalarında bu belirtiler daha atipik seyredebilir; mide rahatsızlığına benzer şikayetler, sırt ya da çene ağrısı, açıklanamayan halsizlik gibi daha belirsiz yakınmalar ön planda olabilir.” Diyabet hastalarının kalp sağlığı konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizen Kılıç, “kan şekerinin düzenli ve hedef aralıkta tutulması, kalp damar sağlığını korumada temel adımdır. Bunun yanı sıra tansiyon ve kolesterolün kontrol altında olması da büyük önem taşır; çünkü bu üç faktör birlikte kalp hastalığı riskini ciddi şekilde artırır” uyarısında bulundu. Kalp Dostu Bir Yaşam İçin 4 Temel Adım Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç, belirti olmasa da rutin sağlık kontrolünün önemli bir koruyucu önlem olduğunun altını çizdi ve kalp sağlığını korumak için günlük alışkanlıklarda yapılabilecek değişiklikleri şöyle sıraladı: Dengeli Beslenme: Sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı, düşük tuzlu bir diyet uygulanmalı; işlenmiş gıda ve şekerden uzak durulmalıdır. Düzenli Hareket: Haftada en az 150 dakika orta şiddette yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi aktiviteler tercih edilmelidir. Zararlı Alışkanlıklardan Uzak Durma: Sigara kullanımı bırakılmalı ve ideal kilo korunmalıdır. Stres ve Uyku Yönetimi: Kaliteli uyku ve stres kontrolü kalp dostu yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAB İlaç, 15’inci Yılında Yeni Nesil Vitamin Markası TABVITAMINS’i Tanıttı Haber

TAB İlaç, 15’inci Yılında Yeni Nesil Vitamin Markası TABVITAMINS’i Tanıttı

Günlük yaşamın hızına uyum sağlayan ürünlerden oluşan seri, bireylerin daha dengeli ve iyi hissetmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. 13 bin metrekarelik üretim tesisi ve yaklaşık 350 çalışanıyla faaliyetlerini sürdüren TAB İlaç, 15 yıllık üretim deneyimini yeni ürün grubuna taşıyor. Patentli ve yüksek kaliteli ham maddelerle geliştirilen TABVITAMINS ürünleri, şirketin ileri teknolojiyle donatılmış üretim altyapısında, el değmeden üretim ve paketleme süreçlerinden geçerek tüketiciyle buluşuyor. Etkinlikte konuşan TAB İlaç Genel Müdürü Aytekin Pahsa, iyi yaşamı destekleyen çözümler geliştirirken insanı yalnızca fiziksel değil, bütünsel olarak ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Sağlık Bakanlığı ve uluslararası otoritelerin standartlarına göre tasarlanmış, son teknolojiyle donatılmış üretim altyapımız ile 15’inci yılımıza ulaştık. Patentli ve yüksek kaliteli ham maddelerle geliştirilen güvenli ürünlere yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Bu yolda yürüyecek çok yolumuz, hevesimiz ve azmimiz var.” TABVITAMINS ile modern yaşamın temposuna uyum sağlayan ve farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunmayı hedeflediklerini belirten TAB İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Elif Pahsa, “200’den fazla üründen oluşan portföyümüzü 15. yılımızda daha da genişletiyoruz. Yakın zamanda portföyümüze katılacak yeni ürünlerle takviye edici gıda sektöründeki konumumuzu güçlendirmeyi sürdüreceğiz.” dedi. İyi Yaşamın Farklı Boyutları Ele Alındı Lansman kapsamında düzenlenen oturumlarda sağlıklı ve dengeli yaşamın temel dinamikleri konuşuldu. Alanında uzman isimlerin katıldığı panellerde, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, uzun ve kaliteli yaşamın temel unsurları ile ruhsal ve fiziksel denge arasındaki ilişki değerlendirildi. Bilimsel veriler ışığında gerçekleştirilen paylaşımlar, katılımcılara günlük yaşama kolayca adapte edilebilecek öneriler sunarken iyi yaşamın sürdürülebilirliği konusunda da ilham verdi. Etkinlik, söyleşi ve sahne performanslarıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD’de 11 Yıldır Türkiye’yi Temsil Ediyor Haber

ABD’de 11 Yıldır Türkiye’yi Temsil Ediyor

Gıda takviyeleri, vitaminler ve aromaterapi ürünleri alanında faaliyet gösteren Türk markası Talya Bitkisel, fuara katılan ilk Türk markası olarak bitkisel içeriklere dayanan ürün portföyünü uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Tüm bu çalışmalar Türkiye’nin bitkisel üretim potansiyelinin küresel pazarlarda söz sahibi olmasında önemli rol oynuyor… T.C. LOS ANGELES TİCARET ATEŞESİ TALYA İLE İSTİŞAREDE BULUNDU ABD’nin Anaheim kentinde düzenlenen Natural Products Expo West, doğal gıda, takviye edici gıda, bitkisel ürünler ve clean beauty kategorilerinde faaliyet gösteren binlerce markayı bir araya getiriyor. Doğal içeriklere dayanan ürünlere yönelik küresel ilginin artmasıyla birlikte vitaminler ve wellness ürünleri dünya genelinde hızla büyüyen bir pazar haline geldi. Türkiye’nin zengin bitki çeşitliliği ise bu alanda önemli bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Talya, Türkiye’de geliştirilen bitkisel içerikleri uluslararası pazarlara taşıyarak Türk gıda takviyeleri, vitaminler ve aromaterapi ürünlerinin küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Natural Products Expo West kapsamında Talya standını ziyaret eden T.C. Los Angeles Ticaret Ateşesi Merve Tüzer Kaya ürünler hakkında bilgi alarak, Türk markasının ABD pazarında bu denli güçlü yer almasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. TÜRKİYE’NİN BİTKİSEL ZENGİNLİĞİ KÜRESEL PAZARDA DİKKAT ÇEKİYOR Doğal ve sağlıklı yaşam ürünleri sektöründe küresel ölçekte artan ilgiye yönelik değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu ve Fitoterapi Uzmanı M. Halis Ertaş, “Natural Products Expo West, doğal ürünler ve wellness alanında faaliyet gösteren markalar için dünyanın en önemli buluşma noktalarından biri. Talya Bitkisel olarak bu organizasyona 11 yıldır aralıksız katılım sağlıyoruz ve her yıl Türkiye’nin bitkisel üretim gücünü uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturma fırsatı yakalıyoruz. ABD’de özellikle son yıllarda sağlıklı yaşam ve wellness alanına verilen önem giderek artıyor. Doğal içeriklere dayanan ürünler ve gıda takviyeleri Amerikan pazarında daha fazla ilgi görüyor. Türkiye ise bitkisel çeşitlilik açısından oldukça güçlü bir potansiyele sahip. Özellikle çörekotu yağı ve kekik yağı gibi Türkiye’ye özgü bitkisel içerikler uluslararası pazarlarda dikkat çekiyor” dedi. FUAR YENİ İHRACAT BAĞLANTILARINA ZEMİN HAZIRLIYOR Fuar kapsamında ürün portföyünü uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturan Talya, farklı ülkelerden gelen distribütörler ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek yeni iş bağlantıları ve ihracat fırsatlarına yönelik görüşmeler gerçekleştiriyor. 45 yılı aşkın geçmişe sahip organizasyon; perakende zincirleri, distribütörler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri için küresel ölçekte önemli bir buluşma noktası olarak kabul ediliyor. Her yıl dünyanın farklı bölgelerinden gelen markalar, bu platformda yeni ürünlerini tanıtma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme fırsatı buluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Sağlık Trendleri Belli Oldu Haber

2026 Sağlık Trendleri Belli Oldu

HOP Health CEO'su Eyüp Kartal, 2026 yılında sağlık turizminde teknolojik entegrasyonun, uzmanlaşmış tedavilerin, kişiselleştirilmiş tıbbın ve sağlıklı yaşam odaklı seyahatlerin ön plana çıkacağını vurguluyor. 2025 yılında, Türkiye'yi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı TUİK verilerine göre 2,5 milyona ulaşırken, Uluslararası Sağlık Hizmetleri A. Ş.'nin (USHAŞ) resmi kayıtlarına yansıyan doğrudan tedavi odaklı hasta sayısı 1,4 milyon olarak gerçekleşti ve elde edilen sağlık turizmi geliri ise 3 milyonu aştı. Bu rakamların, Türkiye'nin sağlık turizminde güçlü büyümesini ve Avrupa'nın önde gelen sağlık merkezlerinden biri olarak konumunu pekiştirdiğini gösterdiğini söyleyen HOP Health CEO'su Eyüp Kartal, "Türkiye'nin plastik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavilerinde küresel bir merkez olduğu artık dünya genelinde biliniyor. Bunun yanı sıra kardiyoloji, onkoloji ve tüp bebek tedavisi de yoğun talep gören alanlar arasında. Estetik dışındaki sağlıklı yaşam tedavileri ve ileri düzey tıbbi tedaviler de Türkiye'de sağlık turizminin sürekliliğini ve gelişim potansiyelini ortaya koyuyor" diyor. Yapay zeka, uluslararası hasta sürecini kolaylaştıracak Sağlık turizmi ekosistemine yönelik 2026 beklentilerini paylaşan Kartal, hastaların artık sadece 'tedavi' değil, gelişmiş teknoloji, uygun fiyat ve üst düzey deneyimin kusursuz bir karışımını aradıklarını söylüyor. 2026'da sınır ötesi sağlık hizmetlerinin gidişatını etkileyecek birkaç önemli trendin ortaya çıkacağını belirten ve teknolojik gelişmelerin hastaların tıbbi yolculuğunun ilk aşamalarında uzaktan uzman görüşü ve hasta takibi sağlayan sanal hastane modellerine imkan verdiğini belirten Kartal, "Yapay zeka sağlık turizmini dönüştürmeye, tanı koymayı geliştirmeye ve sınır ötesi triyaj ve randevu planlamasından laboratuvar sonuç analizine ve ameliyat sonrası bakım yönetimine kadar tüm uluslararası hasta sürecini kolaylaştırmaya, bakım kalitesini iyileştirmeye hazırlanıyor. Bu noktada HOP Health ile sağlık turizmini yenilikçi çözümler ile buluşturuyoruz ve yapay zeka entegrasyonu ile hasta yönetimini dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyoruz" diyor. Kişiselleştirilmiş tıp hizmetleri hayati önem kazanıyor Kişiselleştirilmiş tıp hizmetlerinin genel tedavi yaklaşımlarının ötesine geçtiğini vurgulayan Kartal, genetik testlerin ve kişiye özel AI analizlerinin entegrasyonu sayesinde; cerrahi veya farmakolojik müdahalelere verilecek yanıtların önceden tahmin edilebildiğini belirtiyor. Kartal, bu teknolojik yeteneğin iyileşme sürelerini hızlandıran ve yan etkileri minimize eden 'Kişisel AI Destekli' özel bakım planlarının oluşturulmasını sağladığını ifade ediyor. Kartal, bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: "Amacımız, hasta yolculuğunu şeffaf, hatasız ve tamamen kişiye özel bir standartta sunmak. Yapay zeka destekli sistemimizle hem tedavi kalitesini artırıyor hem de süreci dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyoruz." Bu yenilikçi çözüm; dünyanın dört bir yanından gelen başvuruları analiz ederek hastaları anında doğru tedavi grubuna yönlendiriyor. İletişim sürecinde sadece onaylı veri kütüphanesini kullanarak en doğru bilgi akışını sağlayan sistem, tedaviye özel ön değerlendirme soruları ve belge toplama süreçlerini de otomatiğe bağlıyor. Böylece 7/24 kesintisiz, hızlı ve tutarlı bir iletişim köprüsü kurarken, operasyonel bağımlılığı azaltıp hasta deneyimini dijitalleşen dünyanın hızına adapte ediyor. "Türkiye'nin güçlü konumunu daha da ileriye taşımak için çalışıyoruz" Dünyanın her yerinden doktorlar ile hastaları bir araya getiren yeni nesil sağlık platformu HOP Health olarak uzmanlıklarını dünya çapında kanıtlamış hekim kadrosu, ileri teknolojik altyapıya sahip hastane ve klinikleri, Türkiye'nin kültürel zenginlikleri ve danışanlara özel kişiselleştirilmiş hizmetleri ile dünyanın her köşesinden hastalara güvenle hizmet sunduklarını belirten Kartal, sözlerine şöyle devam ediyor: "HOP Health olarak amacımız, danışanlarımızın 'sağlık yolculuklarını' şeffaf, anlaşılır ve yüksek kalite standartlarında geçirmelerini sağlamak. Yalnızca yetki belgesine sahip, akredite edilmiş klinikler ve alanında uzman doktorlarla çalışıyoruz; hasta ile doktor arasındaki engellerin ortadan kalkmasına yardımcı oluyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.