Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süreç İyileştirme

Kapsül Haber Ajansı - Süreç İyileştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süreç İyileştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama Haber

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama

Lojistik sektörünün köklü şirketlerinden Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret operasyonlarında 10 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Kaan Göksu, Horoz Lojistik'in Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı olarak göreve başladı. Göksu, yeni görevinde şirketin yurtiçi depo operasyonlarının geliştirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik edecek. "Horoz Lojistik'in Güçlü Mirasını Daha da İleriye Taşımak İçin Hazırız" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmede bulunan Horoz Lojistik Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı Kaan Göksu, şunları söyledi: “Temmuz ayının son haftası itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugüne kadar lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret alanlarında edindiğim deneyimleri, yeni görevimde Horoz Lojistik’in köklü geçmişi ve güçlü insan kaynağıyla bir araya getirerek, şirketimizin geleceğine değer katacak çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum. Horoz Lojistik’in güçlü mirasını daha da ileriye taşımak, birlikte sürdürülebilir başarılar elde etmek ve yeni başarı hikayeleri yazmak için tüm ekip arkadaşlarımla heyecanlıyız ve hazırız.” Kaan Göksu Hakkında Kariyerine DHL'de Operasyon Yönetimi Kıdemli Mühendisi olarak başlayan Kaan Göksu, ardından Boyner Grup ve Boyner Büyük Mağazacılık bünyesinde e-ticaret, depo yönetimi, taşıma operasyonları ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevleri üstlendi. Daha sonra Getir'de Yeni İş Birimleri Lideri (Head of New Business) olarak görev yapan Göksu, son olarak Ekol Lojistik'te Kontrat Lojistiği, E-Ticaret, Perakende ve Moda Direktörü olarak 1.200'ü aşkın kişilik operasyon ekibini yönetti. Yalın üretim metodolojileri ve operasyonel mükemmeliyet uygulamaları konularında uzmanlaşan Göksu, Six Sigma Green Belt sertifikasına sahip olup, kariyeri boyunca süreç iyileştirme, verimlilik artışı ve P&L yönetimi alanlarında birçok projeye liderlik etti. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde, yüksek lisansını ise İngiltere'deki University of Warwick'de Manufacturing System Engineering alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eker Süt Ürünleri İK Direktörü Emin Okan Ermetin: "İnsanlar Yönetilmek Değil, Anlaşılmak İstiyor" Haber

Eker Süt Ürünleri İK Direktörü Emin Okan Ermetin: "İnsanlar Yönetilmek Değil, Anlaşılmak İstiyor"

"İnsanlar sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor." diyen Eker Süt Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü Emin Okan Ermetin, başarıyı yalnızca rakamlarla değil, insanların hayatına bırakılan olumlu izlerle tanımlıyor. İş dünyasının deneyimli isimlerini ağırladığımız röportaj serimizin yeni konuğu, Eker Süt Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü Emin Okan Ermetin oldu. Yaklaşık 30 yıllık profesyonel kariyerini, liderlik anlayışını ve insan kaynaklarının dönüşümünü anlatan Ermetin'in ilham verecek bu özel röportajı ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Keyifli okumalar. Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Emin Okan Ermetin. Yaklaşık otuz yıldır iş hayatının içindeyim. Kariyerime proje planlama mühendisi olarak başladım. Farklı sektörlerde, farklı ülkelerde ve farklı sorumluluklarla çalıştım. Üretim planlamadan kalite sistemlerine, operasyonel mükemmellikten insan kaynaklarına uzanan oldukça renkli bir kariyer yolculuğum oldu. Bugün, Eker Süt Ürünleri'nde İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapıyorum. Kariyerinizde bugünlere gelene kadar hangi önemli dönüm noktalarını yaşadınız? Kariyerimin ilk yıllarında Kazakistan ve Türkmenistan'da büyük projelerde çalışma fırsatı buldum. Genç yaşta farklı kültürlerle çalışmak bana dünyaya daha geniş bir pencereden bakmayı öğretti. Sonrasında üretim ve kalite sistemleri tarafında görev aldım. Yalın 6 Sigma çalışmaları hayatımda önemli bir kırılma noktası oldu. O dönem süreçleri iyileştirmeyi, veriyi doğru okumayı ve sistematik düşünmeyi öğrendim. Fakat geriye dönüp baktığımda kariyerimin en büyük dönüşümü insan kaynaklarına geçişim oldu. Çünkü o noktada süreçlerden çok insanları anlamaya başladım. Bir makinenin neden durduğunu analiz etmenin görece kolay ancak bir insanın neden motivasyonunu kaybettiğini anlamanın ise görece çok daha karmaşık olduğunu öğrendim. Belki de bu yüzden insan kaynaklarını sevdim. Sizin için 'başarı'yı tanımlar mısınız? Sizi diğerlerinden farklı kılan ve başarınızı sağlayan kişisel stratejiler neler? Önceleri, doğaldır herhalde, başarıyı daha çok sonuçlarla ilişkilendirirdim. Tamamlanan projeler. Tasarruf edilen bütçeler...Yükselen performans göstergeleri. Bugün ise biraz farklı düşünüyorum. Benim için başarı dürüst kalabilmek, iç huzurunu koruyabilmek ve çevrendeki insanların hayatına olumlu dokunabilmektir. Bugün en mutlu olduğum şey, yıllar önce birlikte çalıştığım insanların hâlâ arayıp fikir sorması ya da bir kahve içmek istemesi. Demek ki geride yalnızca iş sonuçları değil, insani ilişkiler de bırakabilmişim. Benim için gerçek başarı budur. Başarıya giden yolda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız? Kariyerim boyunca karşılaştığım en büyük zorluk, insanları değişime ikna etmek oldu. Özellikle süreç iyileştirme, dönüşüm ve kültürel değişim projelerinde şunu çok net gördüm: Bir fikrin doğru olması, onun kabul edileceği anlamına gelmiyor. İnsanlar çoğu zaman değişime karşı çıkmıyor. Belirsizlikten, alıştıkları düzeni kaybetmekten ya da hata yapmaktan endişe ediyorlar. Kaygılarını anlamak, onları sürecin içine dahil etmek ve katkılarının değerli olduğunu hissettirmek gerekiyor. Bu süreç bana liderlikle ilgili çok önemli bir ders verdi: İnsanlar sadece yönetilmek istemiyor, anlaşılmak istiyor. Farklı liderlerle çalışma fırsatım oldu. Bazıları çok sonuç odaklıydı, bazıları çok güçlü karakterlere sahipti. Bu deneyimlerin sonunda şunu gördüm; insanlar kendilerini değerli, güvende ve saygı görmüş hissettiklerinde en iyi performanslarını ortaya koyuyorlar. Bu nedenle yöneticilik hayatım boyunca önce insanı anlamaya çalıştım. Empatinin, güvenin ve samimi iletişimin birçok problemi çözdüğüne defalarca tanık oldum. Bugün, sizin konumunuza ulaşmak isteyen birisi için en kritik öneriniz ne olurdu? İnsan kaynakları alanında ilerlemek isteyenlere sahadan gelen birkaç net önerim var. Öncelikle sadece İK’yı değil, işin kendisini öğrensinler. Üretim, satış, finans nasıl çalışır anlamadan iyi bir İK profesyoneli olunamaz. Mühendislik geçmişimin bana en büyük katkısı buydu. İkinci olarak veriden korkmasınlar. İK artık sadece insan ilişkileri değil, aynı zamanda veriyle konuşabilme işi. Ölçemediğinizi yönetemezsiniz. Üçüncü olarak sahaya insinler. Masadan yönetilen İK sınırlı kalır. İnsanları anlamak için onların ortamını görmek ve dinlemek gerekir. İletişim de çok kritik. Doğruyu bilmek yetmez, doğru şekilde anlatabilmek gerekir. İnsanları ikna edebilmek ve güven oluşturabilmek bu işin temelidir. Ve en önemlisi: Empatiyi kaybetmesinler. Çünkü İK, insanların hayatına dokunan bir iştir. Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız? Ekibinizi motive etmek ve yönlendirmek için hangi stratejileri benimsiyorsunuz? Liderlik benim için insanların kendilerini değerli hissettikleri ortamlar yaratabilmektir. Bir çalışan iş yerine gelirken fikirlerinin dinleneceğini, hata yaptığında aşağılanmayacağını ve insan olarak saygı göreceğini hissediyorsa orada gerçek performans ortaya çıkar. Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? İş dünyasının bu konudaki sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz?" Son yıllarda sürdürülebilirlik daha somut ve ölçülebilir hale geldi. Artık sadece çevre üzerinden konuşulmuyor. Çalışan deneyimi, adalet, kapsayıcılık ve yönetim anlayışı da birer faktör. Ben sürdürülebilirliği daha pratik bir yerden ele alıyorum. Günlük iş yapış şekline yansımıyorsa anlamlı değil. İnsan kaynakları burada kritik çünkü sosyal boyut doğrudan çalışan deneyimiyle ilgili. Çalışan performanslarına çevresel ve sosyal hedefleri de dahil edebilirsiniz örneğin. Ya da çalışanların ulaşım gibi alanlarda günlük hayatına dokunan politikalar geliştirebilirsiniz. İşe alım ve organizasyon yapısında adaleti, çeşitliliği ve fırsat eşitliğini güçlendirebilirsiniz Benim için sürdürülebilirlik aslında basit: İnsanlara adil davranmak, uzun vadeyi düşünmek ve bunu günlük iş yapışına yansıtmak. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler, iş modellerinizi nasıl dönüştürüyor? Bu değişime adapte olmak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Yapay zekâ ve dijitalleşmenin getirdiği hız gerçekten baş döndürücü. Yazılım geliştirme süreçleri eskiden aylar sürerken bugün saatlerle ölçülüyor. Bu değişime uyum sağlamak artık bir tercih değil, zorunluluk. Biz de bu nedenle sadece araçları kullanmakla kalmıyor, çalışanlarımızın bu yeni dünyayı anlayabilmesi için onları destekliyoruz. Prompt engineering gibi yeni becerileri öğrenmelerini teşvik ediyor, kariyer görüşmelerinden mülakat süreçlerine kadar yapay zekâdan aktif şekilde faydalanıyoruz. Ancak tüm bu hızın içinde insan tarafını kaybetmemek bizim için çok önemli. Çünkü güven, sağduyu ve insani temas hâlâ işin en kritik parçası. Bugünün iş dünyasında başarılı olmak isteyen gençlere, kariyerlerini sağlam temeller üzerine inşa etmeleri için hangi kritik tavsiyeleri verirsiniz? İnsan her şeyi hemen olsun istiyor. En iyi şirket, en iyi pozisyon, en yüksek maaş... Sonra yıllar geçiyor ve kariyerin uzun bir maraton olduğunu görüyorsunuz. İyi bir kariyer yapmaya çalışsınlar ama bunu iyi bir insan olmanın önüne koymasınlar. Çünkü yıllar sonra insanlar unvanları değil, onlara nasıl davrandığınızı hatırlıyor. Gençlere insanları gözlemlemelerini, farklı fikirleri dinlemelerini öneririm. Meraklarını hiç kaybetmesinler. Soru sorsunlar. Mizah duygusunu kaybetmesinler. İyi bir espri çok problemi çözer. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalite Dünyasının Zirvesinde Bir Türk: Dr. Ömer Özkan IAQ Üyeliğine Kabul Edilen İlk Türk Yönetici Oldu Haber

Kalite Dünyasının Zirvesinde Bir Türk: Dr. Ömer Özkan IAQ Üyeliğine Kabul Edilen İlk Türk Yönetici Oldu

Kalite dünyasının en üst düzey düşünce kuruluşlarından biri olarak kabul edilen IAQ üyeliği, uluslararası kalite topluluğunda erişilmesi en zor ve en prestijli kabul süreçlerinden biri olarak biliniyor. IAQ üyeliği bireysel başvuruya açık olmayıp yalnızca uluslararası düzeyde tanınan, kalite bilimine ve küresel kalite uygulamalarına önemli katkılar sağlayan liderlere davet yoluyla veriliyor. Üyelik sürecinde değerlendirme kısmı da bulunuyor. 1966 yılında kurulan International Academy for Quality (IAQ), kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik, yönetişim ve kurumsal mükemmellik alanlarında küresel düşünce liderlerini bir araya getiren seçkin bir akademidir. IAQ üyeleri arasında; ISO standartlarının hazırlanmasında görev alan uzmanlar, dünya çapında tanınan kalite profesörleri, American Society for Quality (ASQ), European Foundation for Quality Management (EFQM), Japanese Union of Scientists and Engineers (JUSE) gibi kuruluşların eski başkanları, Deming ve Juran ekolünün devamı niteliğindeki kalite düşünürleri ile dünyanın önde gelen şirketlerinin kalite liderleri yer alıyor. IAQ’nun gelişimine yön veren isimler arasında Dr. Armand V. Feigenbaum, Dr. Kaoru Ishikawa ve Walter E. Masing gibi kalite dünyasının öncü isimleri yer almakta. IAQ Genel Kurulu’nda Türkiye’yi Temsil Etti Ömer Özkan, 20–23 Mayıs 2026 tarihlerinde Orlando’da gerçekleştirilen IAQ Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği sunum ile Türkiye’yi uluslararası kalite platformunda temsil etti. Dr. Özkan ayrıca, 2025 yılında European Organization for Quality (EOQ) tarafından verilen ve Türkiye’den ilk kez bir yöneticiye layık görülen “European Quality Leader (EQL)” ödülünün de sahibi olmuştu. Dr. Özkan’ın IAQ üyeliği; SOCAR Türkiye’de kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında gerçekleştirilen öncü çalışmaların, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen yönetim sistemi uygulamalarının, Türk Standardları Enstitüsü (TSE), Türkiye Kalite Derneği (KalDer), Türkiye Kalite Birliği (KalBir), uluslararası kalite platformlarında yürütülen projelerin, sivil toplum kuruluşlarındaki aktif çalışmaların ve üniversitelerle ( Beykoz Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Bakırçay Üniversitesi) gerçekleştirilen akademik iş birliklerinin oluşturduğu uzun soluklu bir birikimin sonucu olarak değerlendiriliyor. INTERNATIONAL ACADEMY FOR QUALITY (IAQ) NEDİR? 1966 yılında kurulan IAQ, kalite yönetimi alanında küresel ölçekte düşünce liderliği yapan bağımsız ve kar amacı gütmeyen uluslararası bir akademidir. IAQ’nın temel özellikleri:Dünya çapında kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanlarında etkili liderleri bir araya getirmesi, ISO standartlarının hazırlanmasında görev alan uluslararası uzmanlar, dünya çapında tanınan kalite profesörleri, EFQM, ASQ ve JUSE gibi kuruluşların eski başkanları, Deming ve Juran ekolünün devamı niteliğindeki ve uluslararası etki oluşturmuş düşünürler, dünyanın önde gelen şirketlerinin kalite liderleri ile sürdürülebilirlik ve inovasyon yönetimi alanında küresel otoritelerden oluşması, Kalite yönetiminin geleceğine ilişkin politika ve stratejik düşünce üretmesi, Dijital dönüşüm, inovasyon yönetimi ve sürdürülebilirlik konularında küresel referans noktası olarak kabul edilmesi. Kalite dünyasının en üst düzey düşünce kuruluşlarından biri olarak kabul edilen IAQ üyeliği, uluslararası kalite topluluğunda erişilmesi en zor ve en prestijli kabul süreçlerinden biri olarak biliniyor. IAQ üyeliği bireysel başvuruya açık olmayıp yalnızca uluslararası düzeyde tanınan, kalite bilimine ve küresel kalite uygulamalarına önemli katkılar sağlayan liderlere davet yoluyla veriliyor. Üyelik sürecinde değerlendirme kısmı da bulunuyor. DR. ÖMER ÖZKAN KİMDİR? Makine Mühendisi olan Dr. Ömer Özkan, işletme alanında yüksek lisans ve doktora derecelerine sahiptir. Halen SOCAR Türkiye Kalite Yönetimi Müdürü olarak görev yapan Özkan, kalite yönetimi, inovasyon yönetimi, kurumsal mükemmellik ve süreç iyileştirme alanlarında ulusal ve uluslararası çalışmalarıyla tanınmaktadır Kariyeri boyunca enerji, otomotiv, üretim ve hizmet sektörlerinde çeşitli yönetim görevlerinde bulunan Dr. Özkan; yönetim sistemleri, yalın yönetim uygulamaları, Kaizen, EFQM Mükemmellik Modeli, inovasyon yönetimi, süreç iyileştirme ve kurumsal performans yönetimi alanlarında uzmanlaşmıştır. Akademik çalışmalarını aktif olarak sürdüren Özkan’ın doçentlik süreci devam etmektedir. 2025 yılında Avrupa Kalite Organizasyonu (EOQ) tarafından verilen European Quality Leader (EQL) ödülüne layık görülen ilk Türk yönetici olan Dr. Özkan, aynı zamanda International Academy for Quality (IAQ) üyeliğine kabul edilen ilk Türk yönetici olmuştur. Türkiye’de ISO 56001 İnovasyon Yönetim Sistemi uygulamalarının öncü isimlerinden biri olarak kabul edilen Özkan, uzun yıllardır EFQM mükemmellik ödülü süreçlerinde baş değerlendirici olarak görev yapmaktadır. Japonya’da gerçekleştirilen The Executive Program on Corporate Management programına katılan Dr. Özkan, bu süreçte özellikle yalın yönetim, Kaizen ve 5S uygulamaları üzerine incelemelerde bulunmuştur. Üniversitelerde kalite yönetimi ve inovasyon yönetimi alanlarında dersler vermekte, uluslararası hakemli yayınları, akademik kitap bölümleri ve bilimsel bildirileriyle akademik dünyaya katkı sağlamaktadır. Dr. Özkan, ayrıca Türk Standardları Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren MTC 184 Döngüsel Ekonomi Komitesi Başkanı ve MTC 139 İnovasyon Yönetimi Komitesi Üyesi olarak görev yapmakta; IRCA onaylı çoklu baş tetkikçi, UNIDO-UNDP onaylı Enerji Yöneticisi ve Lean Six Sigma Yeşil Kuşak yetkinliklerine sahiptir. Dr. Özkan’ın Türk iş dünyasının dönüşümünü ele alan “Paradigma Değiştirenler” isimli üç kitaplık araştırma serisi bulunmaktadır. Dr. Özkan, Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Ödül Yürütme Kurulu Üyesi, Türkiye Kalite Birliği (KalBir) üyesi, Makine Mühendisleri İzmir Şubesi Kaizen Ödülleri organizasyon komitesi ve jüri üyesidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanovel’de Yeni CFO Gökdeniz Gür Oldu Haber

Sanovel’de Yeni CFO Gökdeniz Gür Oldu

Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamlayan Gökdeniz Gür, kariyer yolculuğuna 1995 yılında Garanti Bankası’nda adım attı. Ardından PwC bünyesinde denetim ve danışmanlık alanlarında çeşitli görevler üstlenerek stratejik finans ve dönüşüm projelerini başarıyla yönetti. Kariyeri boyunca TUI AG iştiraki Turcotel ve Akfen GYO’da CFO, Hidromek’te Finans Stratejisi Danışmanı ve Beyçelik Holding’de Stratejik Planlama Direktörü olarak üst düzey sorumluluklar üstlenen Gökdeniz Gür, son olarak 2019-2025 yılları arasında Florence Nightingale Hastaneleri’nde Kurumsal Verimlilik ve İç Denetimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Gür, bu süreçte finansal performans, süreç iyileştirme, raporlama sistemleri ve iç denetim alanlarında pek çok önemli projeye liderlik etti. Sanovel Hakkında Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, 1983 yılında Eczacı Erol Toksöz tarafından kurulmuştur. 60’tan fazla marka ve 180’i aşkın üründen oluşan güçlü portföyü ve kilit terapötik alanlardaki ürün çeşitliliği ile Sanovel, yılda 200 milyon kutu üretim kapasitesine sahiptir. European cGMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikası ve Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) onayına sahip Sanovel; güçlü Ar-Ge’si, patent/fikri haklar alanlarındaki yetkinlikleri ve başarılarıyla da ilaç sektörü ve tüm sektörler bazında öne çıkmaktadır. Ürünlerini 5 kıtada 50’yi aşkın ülkeye ulaştıran Sanovel, ihracatıyla uluslararası pazarlardaki gücünü her geçen gün artırmaktadır. Birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket olan Sanovel, Türk ilaç endüstrisine ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve yaklaşık 2.000 çalışanı ile toplumların bir ömür sağlığı için var gücüyle çalışmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.