Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Wellbeing

Kapsül Haber Ajansı - Wellbeing haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Wellbeing haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahve Dünyasında Yeni Dönem: İsveçli Teknoloji Şirketi Bluewater’dan Lezzeti ve Makine Performansını Değiştirecek Hamle Haber

Kahve Dünyasında Yeni Dönem: İsveçli Teknoloji Şirketi Bluewater’dan Lezzeti ve Makine Performansını Değiştirecek Hamle

Şirketin geliştirdiği özel mineral dengeli su formülü “Coffee Rock”, yalnızca kahvenin aromasını güçlendirmeyi değil, aynı zamanda profesyonel kahve makinelerinin ömrünü uzatmayı hedefliyor. Yeni nesil ürün, özellikle üçüncü nesil kahve akımının hızla büyüdüğü Avrupa pazarında baristalar ve kafe işletmeleri için önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor. Kahve hazırlığında çoğu zaman geri planda kalan su kalitesi, aslında fincandaki tadın belirleyici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bluewater’ın geliştirdiği yeni teknoloji de tam olarak bu noktaya odaklanıyor. Şirket, mineral yapısı bilimsel olarak optimize edilmiş özel formülü sayesinde kahve çekirdeklerinden daha dengeli ve yoğun aroma elde edilmesini sağlıyor. Kahvenin Gizli Kahramanı: Su Kalitesi Kahve sektöründe uzun yıllardır çekirdek kalitesi, kavurma profili ve demleme teknikleri konuşulurken, suyun kimyasal yapısı çoğu zaman ikinci planda kaldı. Ancak uzmanlara göre hazırlanan kahvenin yüzde 98’den fazlasını oluşturan su, tat profilini doğrudan etkiliyor. Bluewater tarafından geliştirilen Coffee Rock formülü, özellikle magnezyum ve kalsiyum oranı üzerine kurulu hassas bir mineral dengesi içeriyor. Şirketin açıkladığı verilere göre 6’ya 1 oranındaki magnezyum-kalsiyum dengesi, kahvede tatlılık hissini artırırken aromatik katmanların daha belirgin hale gelmesini sağlıyor. Böylece kahve çekirdeğinin karakteristik özellikleri çok daha net şekilde ortaya çıkıyor. Uzmanlar, doğru mineral yapısına sahip suyun; asidite, gövde, berraklık ve aromatik yoğunluk üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle nitelikli kahve tüketiminin arttığı günümüzde, suyun kimyasal dengesi artık profesyonel baristalar için vazgeçilmez kriterlerden biri haline geliyor. Kafeler İçin Sadece Lezzet Değil, Maliyet Avantajı da Sunuyor Yeni ürünün öne çıkan bir diğer yönü ise espresso makinelerinde sık karşılaşılan kireçlenme ve aşınma problemlerine çözüm sunması oldu. Geleneksel su yapılarında yüksek sıcaklık altında oluşan mineral tortuları, zamanla makinelerde performans kaybına ve ciddi bakım maliyetlerine yol açabiliyor. Bluewater, Coffee Rock’un özel termal stabiliteye sahip mineral yapısı sayesinde kireç oluşumunu önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. Bu durum yalnızca ekipman ömrünü uzatmıyor, aynı zamanda kahve makinelerinin daha istikrarlı performans göstermesine de katkı sağlıyor. Kafe işletmeleri açısından düşünüldüğünde bu teknoloji, bakım giderlerinin azalması ve operasyonel verimliliğin yükselmesi anlamına geliyor. Özellikle yoğun servis yapan işletmeler için makine arızalarının önüne geçmek büyük önem taşıyor. Londra’daki Festivalde Avrupa Tanıtımı Yapıldı Bluewater’ın yeni ürünü ilk kez mayıs ayının başında Bangkok’ta düzenlenen World of Coffee etkinliğinde uluslararası sektör temsilcileriyle buluştu. Avrupa lansmanı ise Londra’da gerçekleştirilen Bloomtown Festival kapsamında yapıldı. Islington bölgesinde düzenlenen etkinlikte kurulan özel Bluewater Café Station sistemiyle ziyaretçilere canlı kahve demleme deneyimi sunuldu. Şirket, burada Coffee Rock teknolojisinin kahve ekstraksiyonu üzerindeki etkilerini uygulamalı olarak gösterdi. Festival boyunca sektör profesyonelleri, farklı kahve çekirdekleri üzerinde gerçekleştirilen demlemelerde ürünün aroma dengesi ve tat profiline katkısını deneyimleme fırsatı buldu. İki Yıllık Ar-Ge Süreciyle Geliştirildi Coffee Rock’un geliştirme sürecinin yaklaşık iki yıl sürdüğü belirtiliyor. Projenin arkasında Bluewater Baş Bilim İnsanı Dr. Ahmed Fawzi ile ürün geliştirme lideri Maximillian Lundin yer aldı. Şirket yetkilileri, ürünün yalnızca teorik laboratuvar çalışmalarıyla değil, gerçek kafe ortamlarında yapılan testlerle de şekillendirildiğini ifade ediyor. Böylece hem bilimsel hassasiyet hem de günlük kullanım ihtiyaçları aynı noktada buluşturuldu. Lundin yaptığı değerlendirmede, kahve lezzetinin artık çok daha kontrollü şekilde yönetilebildiğini belirterek, doğru mineralizasyon sayesinde her kahve çekirdeğinin kendi karakterini daha net ortaya koyabildiğini söyledi. Dr. Fawzi ise su kimyasının kahve sektöründe halen yeterince anlaşılmadığını ancak aslında en kritik değişkenlerden biri olduğunu vurguladı. Yeni formülün bilimsel doğruluk ile operasyonel verimliliği aynı yapıda bir araya getirdiğini ifade etti. Bluewater Küresel Pazarda Büyümeyi Hedefliyor İsveçli girişimci Bengt Rittri tarafından kurulan BLUE AB çatısı altında faaliyet gösteren Bluewater, sürdürülebilir su teknolojileri alanındaki yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Rittri, daha önce dünya çapında tanınan hava temizleme markası Blueair’i kurmuş ve şirketi büyüttükten sonra Unilever’e satmıştı. Bluewater ise özellikle gelişmiş filtrasyon teknolojileriyle öne çıkıyor. Şirketin SuperiorOsmosis™ adı verilen sistemi, su içerisindeki kirleticilerin büyük bölümünü temizlerken geleneksel ters ozmoz sistemlerine kıyasla daha düşük su tüketimi sağlıyor. Coffee Rock’un ilk etapta İngiltere, İsveç, Kuzey Amerika, Asya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde satışa sunulduğu açıklandı. Uzmanlara göre ürün, yalnızca kahve zincirleri için değil, premium kahve deneyimi sunmak isteyen bağımsız kafeler için de yeni bir standart oluşturabilir. Kahve sektöründe kalite rekabetinin giderek arttığı bir dönemde, su teknolojilerine yapılan yatırımların önümüzdeki yıllarda çok daha kritik hale gelmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meditopia, Wellbeing’i Çalışandan Aileye Taşıyor Haber

Meditopia, Wellbeing’i Çalışandan Aileye Taşıyor

Meditopia’nın çalışanlara sunduğu wellbeing ekosistemi de bu ihtiyaçtan hareketle yalnızca bireyleri değil, aile yaşamını da odağına alacak şekilde tasarlanıyor. Bu yaklaşım, çalışanların yaşam kalitesini artırırken şirketlerine olan bağlılıklarını da güçlendiriyor. Aynı zamanda çalışanların iş-özel hayat dengesini daha sağlıklı kurabilmelerine destek olurken, aile bireylerinin de bu sürece dahil edilmesi sayesinde daha sürdürülebilir bir iyi oluş deneyimi sunuyor. Çocuklardan ebeveynlere kadar uzanan bu kapsayıcı yapı, çalışanların profesyonel yaşamlarının yanı sıra günlük hayatlarında da daha dengeli, verimli ve mutlu bireyler olmalarına katkı sağlıyor. Böylece kurumlar için daha yüksek motivasyon, artan verimlilik ve uzun vadeli çalışan memnuniyeti gibi somut çıktılar da beraberinde geliyor. Aileyi Kapsayan Bütüncül Wellbeing Modeli Çalışan deneyiminin daha bütüncül bir perspektifle ele alındığı günümüzde, iş ve özel yaşam dengesi özellikle ebeveynler için kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. Meditopia’nın sunduğu çözümler, bu dengeyi destekleyecek şekilde çalışanların yanı sıra aile üyelerinin de günlük yaşamına entegre olabiliyor. Örneğin ebeveynler, çocuklarıyla birlikte spor aktivitelerine katılarak fiziksel hareketi bireysel bir rutinden çıkarıp ortak bir deneyime dönüştürebiliyor. Bu sayede hareket, yalnızca bir alışkanlık değil, aile içinde paylaşılan bir deneyim haline geliyor. Meditopia’nın sunduğu ekosistem, 50’den fazla şehirde 2.000’i aşkın spor tesisi ve aylık 170’ten fazla canlı online ders ile çalışanların ve ailelerinin daha aktif bir yaşam sürmesini destekliyor. Bu yapı, iyi oluşu günlük hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. Zihinsel Sağlıkta Erişilebilir Destek Meditopia ekosistemi, fiziksel iyi oluşun yanı sıra mental sağlığı da kapsayan çok katmanlı bir yapı sunuyor. Platform üzerinden erişilebilen klinik psikologlar, ebeveyn danışmanları, diyetisyenler ve fizyoterapistler, çalışanlara ve uygun durumlarda aile üyelerine birebir destek sağlıyor. Bu kapsamda sunulan psikolojik danışmanlık hizmetlerinin çocukları da kapsayabilmesi, aile içindeki duygusal dayanıklılığı güçlendiren önemli bir rol oynuyor. Çocukların ihtiyaç duyduklarında profesyonel destek alabilmesi, onların gelişimini desteklerken ebeveynlerin üzerindeki yükün daha dengeli yönetilmesine katkı sağlıyor. Bunlara ek olarak 7/24 erişilebilen çağrı merkezi, yapay zeka destekli wellness asistanı ve 15 dilde sunulan 10 bini aşkın içerik, wellbeing’i günün her anına yayılan erişilebilir bir deneyime dönüştürüyor. Meditopia’nın bu yaklaşımı, wellbeing’i yalnızca çalışanlara sunulan bir yan hak olmaktan çıkararak, çalışanların yaşamının tümüne dokunan bütüncül bir deneyime dönüştürüyor. Bu dönüşüm, şirketlerin çalışan bağlılığını ve memnuniyetini artırırken aynı zamanda daha sürdürülebilir bir çalışan deneyimi inşa etmelerine de katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta Haber

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta

Wellbeing Konferansı 2023, 2024, 2025 yıllarında; İş, Tıp ve Akademi dünyasından müstesna isimlerin yer aldığı panelist ve katılımcılar ile gerçekleşmişti. Konferansa duyulan ilgi, toplumu oluşturan bireylerin her anlamda “Daha iyi olma, daha iyi hissetme hali” için yoğun bir arayışta olduğunun çok güçlü bir kanıtı… Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği kurulduğuğundan bu yana, çalışmalarını halk tabanına hızlı bir şekilde yayarak, üyelerine özel haftada 11, ayda 44 farklı Stres Yönetimi uygulama dersini online interaktif olarak gerçekleştirmekte. Geçtiğimiz yıllarda beklenilenden çok daha büyük bir talep olduğu için bu yıl 400 kişi kapasite ile daha çok kişiye ulaşmayı hedefleyen “IV. Wellbeing Konferansı”nda, konularında uzman ve topluma ilham veren değerli panelistler yer alıyor. Bu yıl da Wellbeing’in farklı alanlarında paneller planlanırken, “Longevity”, “İş&Yaşam Dengesi” ve "Müzik ve Wellbeing" konuları da ilk kez konferansta Wellbeing bakış açısı ile konuşulacak… Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu tarafından sunulacak konferans, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve konferansın platin ana sponsoru Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Sibel Yıldız'ın yapacağı açılış konuşmaları ile başlayacak. Konferansta 9 panelde 28 duayen isim yer alacak. “Kariyer Wellbeing Paneli”nde; IK ve Finans Danışmanı ve Wellbeing Uzmanı Ayyüce Ökten moderatörlüğünde Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Kar, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü & Wellbeing Uzmanı Ayça Turgay bulunuyor. II. Yatırım Finansman gümüş sponsorluğunda gerçekleşecek “Finansal Wellbeing Paneli” girişinde Yatırım Finasman Genel Müdürü Eralp Arslankurt’un yapacağı konuşma ardından başlayacak Finansal Wellbeing Paneli’nde; Foder Yönetim Kurulu Üyesi ve Osmanlı Yatırım YK Danışmanı Murat Sağman moderatörlüğünde, Finansal Analist- CFA Attila Köksal bulunuyor. III. “İş Dünyasında Wellbeing Paneli”nde; gazeteci ve BloombergHT TV programcısı Hande Demirel moderatörlüğünde, Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik bulunuyor. “Longevity ve Wellbeing Paneli”nde; Fizyopatoloji, Fonksiyonel Tıp, Metabolizma ve Klinik Beslenme & Wellbeing Uzmanı Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral moderatörlüğünde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy ve Nükleer Tıp Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Danışmanı Prof. Dr. Nilüfer Yıldırım bulunuyor. Carmed İlaç altın sponsorluğunda gerçekleşecek “Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli” girişinde Carmed Bilimsel Çalışmalar Direktörü Dr. Öğr. Üy. Selin Aktar Kiremitci’nin yapacağı konuşma ardından başlayacak Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli’nde; Gastroenteroloji Uzmanı ve Wellbeing Uzmanı Dr. Özdal Ersoy moderatörlüğünde, Medihit Kurucusu ve Central Hospital Yönetim Kurulu Üyesi Meri İstiroti bulunuyor. “Cilt Sağlığı ve Wellbeing Paneli”nde; Genel Cerrahi Uzmanı, Mezoterapi & Ozonterapi ve Wellbeing Uzmanı Op. Dr. Volkan Tekin moderatörlüğünde, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer bulunuyor. “İş&Yaşam Dengesi ve Wellbeing Paneli”nde; Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. İrem Ergun moderatörlüğünde, Stratejist & ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden bulunuyor. “Egzersiz ve Wellbeing Paneli”nde; İfade Tasarımcısı Arkın Çelik moderatörlüğünde, Ortopedi ve Travmatoloji Spor Cerrahi Doç. Dr. Serkan Sürücü, Uzman Fizyoterapist Gizem Bilen ile Online Fitness Koçu Fit Kültür, Online Fitness & Beslenme Hizmetleri Kurucusu Erhan Ünal bulunuyor. Müzik ve Wellbeing Paneli’nde; Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer moderatörlüğünde, Kanun Virtüözü ve Orkestra Şefi Ahmet Baran ve Karizmatik Liderlik Stratejisti, Konuşmacı ve Sanatçı Demet Tuncer sahne alıyor. Yaşamına Hareket Kat Bölümü ise Profesyonel Koç & Sağlıklı Yaşam Danışmanı AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek tarafından gerçeştirilecek. Yükselen Çağ Wellbeing Akademi kurucusu Ebru Şinik tarafından toplu bir mini meditasyon seansının da gerçekleştirileceği konferans boyunca kitap imza köşesinde Attila Köksal ve Murat Sağman tarafından son kitapları katılımcılara ücretsiz olarak imzalanacak. Konferansın ana salon branding sponsorluğunu Teknogym ve Bronz sponsorlukları Güven Hastanesi, Wellworld/ Esteworld ve Okuducu Holding tarafından üstlenildi. Wellbeing Nedir: Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, fiziksel sağlık kadar ruhsal ve zihinsel sağlığımız da büyük bir önem taşımaktadır. İşte tam da bu noktada “wellbeing” kavramı karşımıza çıkar. Wellbeing, bireylerin genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini ifade eden bir terimdir. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal bileşenlerden oluşan bir denge halini kapsar ve kişinin hayatını şekillendiren ana alanlarında nasıl hissettiği ile ilgilidir. Wellbeing ibaresi, insanın sahip olduğu üç ana beden olan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde denge sağlayıcı günlük seçimler ile GALLUP’un 2010 yılında yayınladığı ve dünya nüfusunun %98’ini temsil eden Wellbeing Araştırmasında yer alan Kariyer, Finansal, Sosyal ve Çevresel Hayatta da eş zamanlı olarak denge kurulmasını ifade eden, tüm wellness ve koruyucu tıp uygulamalarını da çatısı altında barındıran ana kapsayıcı bir terimdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalışanların %48’inin En Büyük Stres Kaynağı   Fiziksel Sağlık ve Uyku Oldu Haber

Çalışanların %48’inin En Büyük Stres Kaynağı Fiziksel Sağlık ve Uyku Oldu

Meditopia’nın veri odaklı wellbeing yaklaşımıyla hazırlanan ve iş dünyasının fiziksel ve ruhsal röntgenini çeken rapora göre, Türkiye’deki çalışanların genel esenlik skoru 100 üzerinden 54,8 ile kırılgan bir dengede kalırken, yıl boyunca çalışanların en sık hissettiği baskın duygu ‘yorgunluk’ oldu. Rapor, çalışanların %48’inin en büyük stres kaynağı olarak fiziksel sağlık ve uykuyu gördüğünü ortaya koyarken, Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi bu tablonun çalışanların fiziksel sağlık açısından daha fazla desteklenmeye ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini vurguluyor. Günümüz iş dünyasında wellness, insan kaynakları stratejilerinin merkezine yerleşirken, çalışanların dayanıklılığını korumak kurumlar için artık ertelenemez bir öncelik haline geldi. Meditopia, 2025 yılının tamamını kapsayan verilerle hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların bütüncül iyi oluş durumuna dair en güncel tabloyu ortaya koydu. Farklı sektörlerden 15 binden fazla çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre, çalışanların genel iyi oluş seviyesinin azaldığı görülüyor. Son çeyrekte genel esenlik puanı, yıl ortalaması olan 54,8’nin üstüne çıkarak 56,9 olan yüksek olduğu için ilk üç çeyrekten daha iyi geçmiş. 100 puan üzerinden yapılan analizlerde, 65,6 puanla stres ve 62,9 puanla kaygı indekslerinin yüksek seviyelerde seyrettiği, yıl boyunca çalışanların en baskın duygusunun ise %37 ile yorgunluk olduğu öne çıkıyor. Bu yorgunluğa, çalışanların günlük hayatını doğrudan etkileyen fiziksel ağrılar ve bedensel zorlanmalar da eşlik ediyor. Uyku skorunun 50,4 puan ile skalanın ortasında kalması, zihinsel yükle birlikte fiziksel toparlanmanın da yetersiz kaldığını gösteriyor. Buna karşın raporda her 10 çalışandan 6’sının 2026 yılına dair umutlu olması dikkat çekiyor. Raporun ortaya koyduğu bu tablo, çalışanların fiziksel sağlığına dair verilerin ayrıca ele alınması gerektiğini de açıkça ortaya koyuyor. Çalışanların Yarısı Hiç Egzersiz Yapmıyor Rapor, çalışanların fiziksel sağlığına dair endişe verici bir tabloyu da gözler önüne seriyor. Verilere göre çalışanların %81’i fiziksel ağrı ya da rahatsızlık hissettiğini belirtirken, %54’ü hiç egzersiz yapmadığını ifade ediyor. Hareket indeksinin 36,8 puanla tüm esenlik parametreleri arasında en düşük skora sahip olması, çalışanların motivasyon eksikliği ve zaman bulamama gibi nedenlerle fiziksel sağlıklarını geri plana attığını gösteriyor. Diğer yandan çalışanların %65’inin bireysel antrenmanlar yerine grup egzersizlerini daha motive edici bulması, spor topluluklarının ve birlikte hareket etmeyi teşvik eden yapıların fiziksel aktiviteyi artırmada kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Rapora göre hareketsizlik, orta seviyede kalan uyku kalitesini de olumsuz etkileyerek çalışanların genel esenlik dengesini daha da kırılgan hale getiriyor. Duyguların Kontrolü İş Hayatının Elinde Araştırma, iş yaşamının çalışanların duygu durumu üzerindeki belirleyici etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Çalışanların %70’i duygu durumlarını en çok iş ve eğitim hayatının etkilediğini belirtirken, bu oranın aile ve ilişkilerin dahi önüne geçtiği görülüyor. Bu tablo, iş-özel yaşam dengesinde yaşanan bozulmaların çalışanların ruh haline doğrudan yansıdığını gösteriyor. Sektörel wellbeing skorlarına bakıldığında, teknoloji sektörü 64,7 puanla Türkiye genel ortalamasının üzerinde seyrederek iyi seviyedeki tek alan olarak öne çıkıyor. E-ticaret sektörü ise 51,9 wellbeing skoru ile ortalamanın altında seyrederek, çalışan tükenmişliğinin daha yoğun hissedildiği sektörler arasında yer alıyor. “Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası” 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “2025 raporumuz, iş dünyasında çalışanların iyi oluşuna dair önemli bir tabloyu ortaya koyuyor. Yıl boyunca yorgunluk, stres ve kaygının öne çıktığını görüyoruz. Buna rağmen çalışanların %58’inin 2026 yılına umutla bakması, doğru adımlar atıldığında iyileşmenin mümkün olduğuna işaret ediyor. Bugün wellbeing, şirketler için artık ‘olsa güzel olur’ denilen bir yan hak değil, çalışan bağlılığını ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen stratejik bir öncelik haline geliyor. Çalışanların kariyer hedeflerinin yanı sıra uyku düzenini, stres seviyesini ve fiziksel sağlığını da bütüncül biçimde destekleyen kurumlar, geleceğin rekabetçi iş dünyasında fark yaratıyor. Raporumuzda yer alan veriler de bunu doğruluyor ve WellnessPass kullanan çalışanların hareket indeksi skorunun kullanmayanlara kıyasla %48 daha yüksek olması, hareketli bir yaşamı teşvik eden yan hakların çalışanların günlük hayatında somut ve olumlu etkiler yarattığını gösteriyor. Meditopia olarak vizyonumuz, teknolojinin ve verinin gücünü kullanarak kurumlara çalışanlarının ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve onlara kişiselleştirilmiş, erişilebilir iyi oluş çözümleri sunma imkanı sağlamak. Amacımız, sadece zor dönemlerde değil, her gün desteklenen ve sürdürülebilir bir iyi oluş kültürünün kurumların doğal bir parçası haline gelmesine katkı sağlamak.” açıklamasında bulundu.

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor Haber

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor

Liderler, sürdürülebilir başarının ve kârlılığın artık finansal tablolardan çok, doğrudan “insana” yapılan yatırıma bağlı olduğunu fark ediyor. Bu, kârlılığı doğrudan etkileyen, kritik bir stratejik zorunluk olarak öne çıkıyor. Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, son dönemde yapılan global araştırmaların, çalışanları için wellbeing’e odaklanan şirketlerin, finansal performanslarında gözle görülür bir artış yaşadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şirketler artık wellbeing yatırımlarına bir “maliyet” kalemi yerine, doğrudan kârlılığı besleyen bir “yatırım” gözüyle bakıyor. Yapılan analizler, wellbeing’e ayrılan bütçenin, kuruma sağladığı faydanın harcanan tutardan çok daha fazla olduğunu kanıtlıyor. Zihinsel ve fiziksel olarak desteklenen çalışanların sağlık sorunlarına bağlı işe devamsızlık oranları düşüyor. Bu durum, iş gücü kaybını ve projelerdeki gecikmeleri engelleyerek doğrudan bir maliyet avantajı yaratıyor. Aynı zamanda, kendilerini daha az stresli hisseden ve kurumları tarafından değerli görüldüklerini bilen çalışanların işlerine olan bağlılığı da yükseliyor. Bu yüksek motivasyon, doğrudan işin kalitesine yansıyor. Daha yaratıcı çözümler, daha az hata oranı ve daha proaktif bir çalışma anlayışı getiriyor. Global iş gücü araştırmaları, çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu sürekli olarak teyit ediyor. Mutlu ve bağlı çalışanlar, müşterilere çok daha iyi bir hizmet sunuyor. Artan müşteri memnuniyeti ve sadakati ise doğrudan satış rakamlarına ve şirketin pazar payına pozitif olarak yansıyor. Yetenek Kaybının Yüksek Maliyeti Kârlılığı Tehdit Ediyor Bu yatırımların kârlılığa olan kritik etkisi, yetenek kaybı maliyetlerini durdurmasında yatıyor. Global iş gücü üzerine yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri olan Gallup’un “State of the Global Workplace” Raporu, bu bağı net olarak çiziyor. Çalışan bağlılığı ve iyi oluşu yüksek olan ekipler, düşük olanlara göre %23 daha fazla kârlılık gösteriyor. Kârlılıktaki asıl fark ise bu ekiplerin işten ayrılma oranlarının %40'lara varan oranda daha düşük olmasından kaynaklanıyor. SHRM (Society for Human Resource Management) gibi kuruluşlar, bir çalışanı kaybetmenin ve yerine yenisini koymanın maliyetinin, o çalışanın yıllık maaşının 1.5 ile 2 katına ulaşabildiğini hesaplıyor. Bu durum, doğrudan kârlılığı eriten devasa bir gizli maliyet anlamına geliyor. 1.000 Kişilik Bir Şirkette Wellbeing Yatırımı 8 Katına Kadar Geri Dönebiliyor Meditopia’nın kurumlara özel geliştirdiği ROI (Return on Investment) hesaplama modeli de wellbeing yatırımlarının finansal etkisini somut biçimde ortaya koyuyor. Deloitte ve benzeri global danışmanlık şirketlerinin metodolojilerinden beslenen bu model, farklı sektörlerdeki iş gücü verimliliği, devamsızlık oranları ve çalışan bağlılığı gibi parametreleri analiz ederek şirketlere kapsamlı bir geri dönüş projeksiyonu sunuyor. Meditopia’nın hesaplama aracından elde edilen verilere göre, 1.000 çalışanı olan bir şirkette wellbeing alanına yapılan yatırımlar, 8 kata kadar geri dönüş sağlayabiliyor. Bu sonuç, çalışan iyi oluşuna yönelik programların kültürel bir tercihin ötesine geçerek güçlü bir finansal strateji niteliği taşıdığını net biçimde ortaya koyuyor. “Gerçek Başarı, İnsana Yatırım Yapmakla Mümkün Oluyor” Rakamların ve raporların tek bir gerçeği gösterdiğini dile getiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Günümüzün değişken ve zorlu iş ortamında, çalışan sağlığı İK girişimi olmanın ötesinde, şirketlerin ayakta kalma ve rekabet avantajı elde etme stratejisinin merkezine oturuyor. İnsana yatırım yapmayı bir ‘maliyet’ olarak gören, ekiplerinin zihinsel dayanıklılığını ve fiziksel sağlığını ihmal eden şirketler, kaçınılmaz olarak yetenek kaybı, düşük verimlilik ve eriyen kârlılık gibi ağır bedeller ödüyor. Biz Meditopia olarak, sağlıklı bir zihne ve bedene erişimin evrensel ve temel bir hak olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle geliştirdiğimiz kapsamlı wellbeing çözümleriyle, kurumların bu stratejik dönüşümü sağlamasına öncülük ediyoruz. Sürdürülebilir büyüme, yüksek müşteri memnuniyeti ve pazar liderliği ancak kendini değerli hisseden, desteklenmiş ve mutlu ekiplerle inşa edilebilir. Şirketlerin, kârlılığın sadece finansal tablolarda değil, çalışanlarının refah düzeyinde başladığını kabul etmesi oldukça önemli.” açıklamalarında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.