Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam

Kapsül Haber Ajansı - Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kitap Kulübü Buluşmaları Devam Ediyor Haber

Kitap Kulübü Buluşmaları Devam Ediyor

Tasarım ve cam sanatındaki öncü yaklaşımıyla yaşam alanlarına ilham katan Paşabahçe Mağazaları ile köklü yayıncılık birikimiyle Türkiye’nin kültür hayatına değer katan Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Paşabahçe Erenköy deneyim mağazasında kitapseverleri bir araya getiren özel bir iş birliğine imza attı. Mağazanın yenilenen -1. katında düzenlenen Kitap Kulübü buluşmaları, Nisan ayından bu yana edebiyat tutkunlarını ağırlıyor. Geçtiğimiz Şubat ayında Paşabahçe Erenköy Deneyim Mağazası’nda “shop-in-shop” konseptiyle hizmet vermeye başlayan Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları alanı, Kitap Kulübü buluşmalarıyla birlikte kültür-sanat odağında yaşayan bir platforma dönüştü. Her ay düzenli olarak gerçekleştirilen buluşmalarda katılımcılar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın her ay farklı bir dizisinden özenle seçilen bir eser üzerine sohbet ederken Erenköy mağazasının ilham veren atmosferinde keyifli bir topluluk deneyimi yaşıyor. Kitap Kulübü’nün moderatörlüğünü edebiyat ve mekân ilişkisini estetik bir bakış açısıyla ele alan @1kitap1mekan platformunun kurucusu Duygu Özdemir üstleniyor. Nisan ayında başlayan buluşmalarda bugüne kadar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine”, Emi Yagi’nin “Boşluğun Güncesi” ve Gilbert K. Chesterton’ın “Garip Meslekler Kulübü” eserleri okurlarla buluştu. Paşabahçe Erenköy deneyim mağazasında gerçekleşen Kitap Kulübü buluşmaları önümüzdeki dönemde de farklı kitaplar ve temalarla kitapseverleri ağırlamaya devam edecek. Paşabahçe Mağazaları Hakkında 1935 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti’nin sanayi gelişimine katkı sağlamak üzere Türkiye İş Bankası tarafından kurulan Şişecam, yerel bir girişim olarak başladığı gelişim yolculuğunda yıllar içinde cam ve kimyasallar sektörlerinde küresel bir oyuncuya dönüştü. Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek global şirket olan Şişecam, sektörlerinde dünyanın en büyük beş üreticisinden biri. “Hayatı güzel yaşamak” felsefesini merkezine alan Paşabahçe, estetikle işlevselliği bir araya getiren tasarımlarıyla yaşam alanlarını güzelleştiriyor. Zarafeti günlük hayata taşıyan ürünleriyle, 5 kıtada 150'den fazla ülkede sofralara, evlere ve özel anlara değer katıyor. 10.000’i aşkın ürün çeşidini; ev, ikram ve endüstriyel kullanım alanlarına yönelik geniş bir yelpazede sunan Paşabahçe, geleneksel el işçiliğini ileri üretim teknolojileriyle birleştirerek her zevke hitap eden, zamansız ürünler üretiyor. Paşabahçe, üretim faaliyetlerini Kırklareli ve Eskişehir’in yanı sıra Bulgaristan, Rusya Federasyonu ve Mısır’daki tesislerinde sürdürüyor. Şişecam’ın perakende alanındaki öncü markası Paşabahçe Mağazaları, “Yaşam” ve “Butik” konseptleriyle sofra, mutfak ve dekorasyon alanlarında yaşam alanlarını güzelleştiren ürünler sunuyor. El işçiliğiyle üretilen özel tasarımlar ve sınırlı sayıda koleksiyonlar, “Hayat En Güzel Hediye” mottosunu yansıtan özgün hediye alternatifleriyle öne çıkıyor. Ziyaretçilerine ilham veren bir alışveriş deneyimi sunan Paşabahçe, 49 mağazası ve online alışveriş sitesi pasabahce.com üzerinden hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukların Hayallerini Filenin Sultanları Süslüyor Haber

Çocukların Hayallerini Filenin Sultanları Süslüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaz spor okullarında voleybola yoğun ilgi sürüyor. Bornova EVKA-4 Naim Süleymanoğlu Spor Salonu ile Buca EVKA-1 Sosyal Yaşam Kampüsü Spor Salonu'nda eğitim alan geleceğin yıldız adayları, kariyer hedeflerini ve ilham aldıkları Filenin Sultanları'nı anlattı. Kursiyerler, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sunduğu eğitimlerden duydukları memnuniyeti de dile getirdi. “Geleceğin voleybolcularını yetiştirmeye çalışıyoruz” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde antrenör olarak görev yapan Belinay Öztürk, “Eğitimlerimiz çok verimli geçiyor. Her yıl seçmeler yapıyor, başarılı olan çocuklarımızı takımlarımıza yönlendiriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde mini, midi, küçük, yıldız, genç ve A takımlarımız bulunuyor. Spor okullarındaki öğrencilerimizi lisanslı sporcu olmaları için hazırlıyoruz. Filenin Sultanları da özellikle kız çocukları için çok güçlü bir rol model. Ülkemize kazandırdıkları başarılar sayesinde voleybola ilgi her geçen gün artıyor. Başkanımızın desteğiyle çocuklarımıza en iyi eğitimi vermeye, geleceğin başarılı voleybolcularını yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi. “Filenin Sultanları’nı çok seviyorum” Kursa katılan Ceylin Aker ise, “Voleybol hayatımın büyük bir parçası. Seviyorum, merakla maçları izliyorum. Benim için çok büyük bir anlamı var. Filenin Sultanları’nı her gün takip ediyorum, onları çok seviyorum. Onların başarılarına şahit olmak çok büyük bir gurur. Kendimi voleybol oyuncusu olarak görmek istiyorum. Elimden geleni yapmayı istiyorum” dedi. “Kadınlar için örnek” Yaz okulunda eğitim alan Ayşegül Türker de, “Voleybol güzel gidiyor, seçmeleri bekliyorum. İki yıldır buraya geliyorum. İlk hedefim lisansımı alabilmek. Bir gün kendimi profesyonel bir voleybolcu olarak görmek istiyorum. Benim voleybola başlamamdaki en büyük sebeplerinden biri Filenin Sultanları’nın 2023’te şampiyon olduğu maç. Yerleri benim için her zaman ayrı. Anlatamayacağım bir duygu bu. Onlar Türkiye’nin kadınları için örnek” ifadelerini kullandı. Derslerden övgüyle söz eden Mira Pelvan da, “Voleybol oynamayı hayal ettim ve oynadım. Hocalarımı çok seviyorum, ilgililer. iyi yerlere gelmek istiyorum. Ben de Filenin Sultanları’ndan biri gibi olmak isterim” dedi. Kendini geliştirmek için çabaladığını aktaran Asrin Hira Şimşek, “Voleybola ilgim beşinci sınıftayken başladı. Yeteneklerimi geliştirmek için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne katıldım. Burada hem dostluğu öğreniyoruz hem de yeteneklerimizi geliştiriyoruz. Filenin Sultanları gibi olmak istiyoruz” diye konuştu. 24 branşta 8 bin 300 öğrenciye eğitim İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü antrenörleri ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki uzman eğitmenler tarafından basketbol, voleybol, jimnastik, futbol, tekvando, judo, tenis, satranç, step aerobik, pilates, zumba, sağlıklı yaşam, yüzme, su topu, su altı ragbisi, masa tenisi, temel hareket eğitimi, optimist, futsal, yoga, karate, güreş, kano, bisiklet olmak üzere 24 farklı branşta toplamda 8 bin 300 öğrenciye ders veriliyor. Ayrıca özel gereksinimli bireylere yönelik basketbol eğitimleri de program kapsamında yer alıyor. Celal Atik Yüzme Havuzu, İzmir Marina, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü ve Bornova Havuz İzmir tesislerinde çocuklara ve yetişkinlere yönelik yüzme eğitimleri her yıl olduğu gibi yoğun bir katılımla gerçekleşiyor. 18 yaş üstü vatandaşlara yönelik “Herkes İçin Spor ve Sağlıklı Yaşam” eğitimleri ise Bayraklı Ahmet Taner Kışlalı Parkı, Bornova Havuz İzmir ve Kültürpark Celal Atik Spor Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Celal Atik Spor Salonu’ndaki kadınlara özel tekvando kursları da ücretsiz olarak devam ediyor. Ücretsiz spor eğitimleriyle binlerce çocuğa ulaşılıyor İzmirli çocuklar ve gençler; Bayraklı Çiçek Halı Saha, Meriç Mahallesi Yaşayan Futbol Sahası, EVKA-4 Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi, Örnekköy Haydar İnanır Futbol Sahası ve Karabağlar Peker Mahallesi Futbol Sahası'nda düzenlenen ücretsiz futbol eğitimlerinden yararlanıyor. Pazaryeri Mahallesi Spor Sahası'nda ise sağlıklı yaşam, temel hareket eğitimi, tekvando ve judo branşlarında ücretsiz kurslar düzenleniyor. Konak Pazaryeri Mahallesi'nde kurulan portatif yüzme havuzunda çocuklar yaz boyunca hem yüzme öğreniyor hem de güvenli bir ortamda eğlenme fırsatı buluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitachi Rail, Seibu’nun “vies” Lüks Restoran Trenini Üretecek: 2028’de Hizmete Giriyor Haber

Hitachi Rail, Seibu’nun “vies” Lüks Restoran Trenini Üretecek: 2028’de Hizmete Giriyor

Hitachi Rail, Japonya’nın önde gelen demiryolu şirketlerinden Seibu Railway için geliştirilen yeni restoran treni “Fine Dining Train vies”in üretimini üstleneceğini duyurdu. Premium seyahat deneyimi sunacak trenin Mart 2028’de hizmete girmesi planlanıyor. Seibu Railway tarafından geliştirilen projede trenin isim ve logo tasarımı da netleşti. “vies” adı verilen tren, yolculuk ile üst düzey gastronomi deneyimini bir araya getiren özel bir konsept sunacak. Yeni tren, Seibu Railway’in 2016 yılından bu yana hizmet veren restoran treni “Fifty Two Seats of Happiness” konseptinin geliştirilmiş bir versiyonu olacak. Bu proje ile daha rafine, daha özel ve daha lüks bir seyahat deneyimi hedefleniyor. “vies” treninin tasarımı, Seibu’nun amiral gemisi olan ve 2019 yılında hizmete giren Laview ekspres trenine dayanacak. Hitachi Rail, Laview projesinde elde ettiği mühendislik ve tasarım deneyimini bu yeni projeye aktaracak. Trende geniş panoramik camlar, ferah iç mekan tasarımı ve doğayla uyumlu mimari anlayış ön plana çıkacak. Aynı zamanda yolcu konforunu artıran ileri teknoloji sistemler de kullanılacak. Hitachi Rail sadece tren üretimiyle sınırlı kalmayacak; güvenli, stabil ve konforlu işletimi sağlayan kontrol ve sistem teknolojileriyle de projeye katkı sunacak. Bu sayede yolculuk ve gastronomi deneyimi üst düzeyde birleştirilecek. Trenin adı olan “vies”, Fransızca “yaşam” anlamına gelen “vie” kelimesinin çoğul hali olarak seçildi. Bu isim, doğaya ve yaşama duyulan saygıyı temsil ederken, yolcuların deneyimini zenginleştirme amacını da yansıtıyor. Ayrıca kelimenin tersten okunuşunun “Seibu” olması, isim ile marka arasında özel bir bağ kuruyor. Logo tasarımında ise trenin formunu temsil eden organik çizgiler ve yaşam kavramı öne çıkarılıyor. Tasarım, hızdan çok konfor ve deneyim odaklı bir yolculuğu simgeliyor. Seibu Railway, restoran trenleri konusunda uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip. 2016 yılında hizmete giren “Fifty Two Seats of Happiness” treni, mimar Kengo Kuma tarafından tasarlanmış ve bölgenin doğal ve kültürel dokusundan ilham alınarak geliştirilmişti. Yeni “vies” treni de bu deneyimi daha ileri taşıyarak, demiryolu seyahatinde gastronomi ve lüks deneyimi bir araya getiren yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Fine Dining Train “vies”in Mart 2028’de hizmete girmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Otomotiv Plus’ta Yapay Zekaya İlham Veren Buluşma Haber

Doğuş Otomotiv Plus’ta Yapay Zekaya İlham Veren Buluşma

Galataport’taki deneyim alanında düzenlenen söyleşide Yapay Zeka Eğitmeni ve Strateji Danışmanı Defne İncekara, yapay zekanın gündelik yaşamdan iş dünyasına uzanan etkilerini katılımcılarla paylaştı. “Gündelik Yaşamda Bilim ve Yapay Zeka” başlıklı buluşma, teknolojiyi sade, anlaşılır ve ilham verici bir çerçevede ele alırken yoğun ilgi gördü. Doğuş Otomotiv’in Galataport’ta yer alan Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanı, showroom anlayışını farklı içeriklerle zenginleştirmeyi sürdürüyor. “Kültürün Artısı” çatısı altında hayata geçirilen etkinlikler; kültür, teknoloji, yaratıcılık ve gündelik yaşamı bir araya getirerek ziyaretçilere otomobillerin ötesine geçen çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Bu yaklaşım, Doğuş Otomotiv Plus’ın yalnızca araç sergilenen bir alan değil; yeni fikirlerin konuşulduğu, ilham veren isimlerin ağırlandığı ve ziyaretçiyle daha güçlü bir bağ kuran yaşayan bir buluşma noktası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Yapay zeka gündelik yaşamın içinden örneklerle ele alındı Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliğin konuğu olan Defne İncekara, 25 yılı aşkın teknoloji ve danışmanlık deneyimini katılımcılarla paylaştı. Üst düzey yöneticilerden saha ekiplerine uzanan geniş bir kitleye eğitim veren ve kurumların yapay zeka stratejilerine danışmanlık veren İncekara, söyleşide yapay zekayı gündelik hayatın içinden örneklerle ele aldı. Farklı ilgi alanlarından katılımcıların ve Doğuş Otomotiv Plus davetlilerinin yer aldığı buluşmada, yapay zekanın temel kavramları sade bir çerçevede değerlendirildi. Katılımcılar; bu teknolojinin günlük yaşamda, iş süreçlerinde ve yaratıcı alanlarda nasıl etkin, verimli ve sorumlu biçimde kullanılabileceğine dair farklı perspektifler edinme fırsatı buldu. Teorinin ötesine geçen, etkileşimli bir deneyim Söyleşi boyunca yapay zeka yalnızca teknik bir dönüşüm başlığı olarak değil; karar alma süreçlerini dönüştüren, üretkenliği destekleyen ve yaratıcılığı besleyen güçlü bir araç olarak ele alındı. Etkinlik, teorik anlatımın ötesine geçerek katılımcıların soruları ve katkılarıyla etkileşimli bir öğrenme deneyimine dönüştü. Bu sayede buluşma, yalnızca bilgi paylaşımına değil; aynı zamanda farklı fikirlerin bir araya geldiği samimi bir etkileşim alanına dönüştü. Showroom deneyimine yeni bir bakış Etkinlik aynı zamanda, yapay zekanın sunduğu imkanların showroom deneyimine nasıl yansıyabileceğine dair de ilham verici bir perspektif sundu. Ziyaretçilerle kurulan etkileşimin daha kişisel, daha akıllı ve daha sezgisel hale gelme potansiyeli yeniden değerlendirilirken, Doğuş Otomotiv Plus’ın teknolojiyle beslenen deneyim odaklı yaklaşımı bir kez daha öne çıktı. Bu bakış açısı, Doğuş Otomotiv Plus’ı yalnızca bir araç sergileme alanı değil; ziyaretçisiyle birlikte düşünen, gelişen ve yeni deneyimlere alan açan bir buluşma noktası olarak konumlandırma yaklaşımını da pekiştirdi. “Kültürün Artısı” yeni buluşmalarla devam edecek Doğuş Otomotiv Plus, “Kültürün Artısı” platformu ile önümüzdeki dönemde de ziyaretçilerini farklı konu ve konuklarla buluşturmaya devam edecek. Teknoloji, yaratıcılık, sürdürülebilirlik, yaşam ve kültür ekseninde şekillenecek yeni söyleşi ve buluşmalarla, Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanının farklı disiplinleri bir araya getiren ilham verici yapısının güçlenerek sürmesi hedefleniyor. Etkinliklere ilişkin duyurulara Doğuş Otomotiv’in sosyal medya hesapları üzerinden ulaşmak mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, 4. Geleneksel Tıp Bayramı Koşusu’na Ev Sahipliği Yaptı Haber

ABB, 4. Geleneksel Tıp Bayramı Koşusu’na Ev Sahipliği Yaptı

Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Türkiye Acil Tıp Derneği iş birliğiyle 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen 4. Geleneksel Tıp Bayramı Koşusu, Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirildi. İLK START ÖZEL SPORCULAR İÇİN VERİLDİ 5 bin metrelik parkurda düzenlenen koşu, sağlık çalışanları ve sporseverleri bir araya getirdi. Etkinlik öncesinde katılımcılar ısınma hareketleri yaparak koşuya hazırlanırken, organizasyonun ilk startı özel sporcular için verildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak spora ve sporculara destek vermeyi sürdüreceklerini ifade eden Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Serkan Yorgancılar şu ifadeleri kullandı: “Dördüncü geleneksel Tıp Bayramı Koşusu’nu gerçekleştiriyoruz. Yağışlı ve soğuk hava olmasına rağmen 400’ün üzerinde sporcumuz yarışmaya katıldı. Gün içinde çeşitli etkinliklerle Tıp Bayramı’nı kutlamış olacağız. Tüm sağlık çalışanlarımıza güzel ve iyi yaşamlar diliyorum.” “BİZİM AMACIMIZ FARKINDALIK YARATMAK” Yarışmaya ev sahipliği yaptığı için Ankara Büyükşehir Belediyesine teşekkür eden Uzman Doktor Kadir Yenal Türkiye Acil Tıp Derneği Koşu Koordinatörü yarışma ile ilgili olarak şöyle konuştu: “Bu koşuyu, hem uzmanlarımız hem asistanlarımız hem hocalarımızla sağlık için koş mottosuyla tüm Ankara’nın, belediyenin halka ve koşuculara armağanı için yaptık. Dördüncü geleneksel koşumuz, ilk üçünde Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu yanımızda oldu. Bu koşuda da onların desteğini aldık. Bizim amacımız farkındalık yaratmak. Herkesi bu yağmurlu havada dahi buraya çekerek onları sağlık için koşmaya davet etmek. Katılan herkese teşekkür ediyorum.” Koşu boyunca sporun sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekilirken, sağlık çalışanlarının birlik ve dayanışma ruhu da bir kez daha ön plana çıktı. Yarışın ardından tüm katılımcılara günün anısına madalya takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi Haber

Başkan Hüseyin Can Güner Bir Sözünü Daha Yerine Getirdi

Çankaya Belediyesi, emeklilerin sosyal yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Emekli Lokalleri’nin sayısını artırıyor. Kısa bir sürede yapımı tamamlanan İlker-Mürsel Uluç Emekli Lokali, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde düzenlenen törenle hizmete açıldı. Başkan Güner’in seçim vaatleri arasında yer alan emekli lokallerinin sayısı yeni açılan merkezle birlikte 8’e çıktı. Emekli lokalinin açılış törenine, başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere CHP Parti Meclisi Üyeleri, Ankara milletvekilleri, CHP Ankara İl Başkanı, Bala, Keçiören, Bağlar, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları, muhtarlar ve çok sayıda Çankayalı katıldı. "KIVANÇ DUYUYORUZ" Açılış töreninde konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, "Göreve geldiğimiz günden bu yana insanların hayatına dokunan yaşamı kolaylaştıran, dayanışmayı büyüten ve örgütleyen, kentte yaşayan herkesin kendini değerli hissettiği bir yaşam modelini ve kültürünü hedefleyen bir belediyecilik anlayışını benimsiyoruz" dedi. Açılışa katılan yüzlerce Çankayalı ’ya seslenen Başkan Güner şöyle devam etti: "Bugün burayı bir açılıştan ziyade adeta bir miting alanına çeviren bu güzel kalabalık için, katılımınız için değerli katkılarınız için, tüm komşularımıza, tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Böylesi güzel bir hafta sonunda sizlerle birlikte emekli lokalimizin açılışını yapıyor olmak büyük bir mutluluktur. İkinci yılımızı tamamlarken Gençlik Merkezini, kız öğrenci yurdunu, kent lokantalarını, Çankafelerimizi hep birlikte açtık. Bugün burada da en önem verdiğimiz eserlerimizden biri olan emekli lokallerinin üçüncüsünü açmak için bir aradayız. Emekli lokallerimizde ücretsiz çay, kahve ve çorba, poğaça gibi ikramların yanı sıra yaş almış büyüklerimize, eğitim programları ve seminerler gibi hizmetler sunuyoruz. Bugün emekliye yaptığımız bu hizmetler asla lütuf değildir. Çünkü yıllardır emeklerini sundukları, hizmet ettikleri, primlerini ödedikleri bu devletin onlara en temel vatandaşlık hizmetini sunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin yaşadığı koşullar ortadır. Kent lokantalarımızda, emekli lokallerimizde sunduğumuz hizmetleri, çay, çorba gibi ikramlarımızı küçümseyen, hafife alan 'bazılarına' buradan sesleniyorum. Biz emeklilerimizle çayımızı, çorbamızı, sosyal tesislerimizi paylaşmaktan kıvanç duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz. Siz de emeklimizi bir bardak çaya, bir tas çorbaya muhtaç ettiğiniz için ne kadar utanç duysanız yeridir." "ÇANKAYA'YI DAYANIŞMANIN, PAYLAŞMANIN KALBİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Çankaya'da adil ve dürüst bir yönetim anlayışı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Güner, "Bizler kim ne derse desin, hangi baskı unsurlarını kullanırsa kullansın, kaynaklarımızı hangi şekilde keserse kessin, sizin vergilerinizle oluşan bütçemizi, yine sizler için harcamaya, kullanmaya devam edeceğiz. Eşit adil, şeffaf, dürüst bir yönetim anlayışıyla Çankaya'yı dayanışmanın, paylaşmanın, sevginin ve kardeşliğin kalbi yapmaya devam edeceğiz" dedi. KENT YAŞAMINA AKTİF KATILACAKLAR Çankaya'da emekli lokallerinin önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Başkan Güner, şunları söyledi: "Sayısı sekizi bulan emekli lokallerimizde komşularımız bir araya gelecek; sohbet edecek, birlikte vakit geçirecek, yeni dostluklar kuracaklar. Büyüklerimiz kendilerini yalnız hissetmeyecekler. Kent yaşamının içinde aktif bir şekilde yer alacak ve sağlıklı bir şekilde yaşayacaklar. Bizim için en büyük mutluluk işte budur. Geçtiğimiz aylarda birlikte temelini attığımız Kırkkonaklar Mahallemizdeki Meral Gençler Alzheimer Demans Gündüz Yaşam Merkezimizi de inanıyorum ki yıl içerisinde birlikte hizmete açacağız. Bir uçtan bir uca Çankaya'nın her köşesine sizlerden aldığımız güçte, bu güzel birlikteliğimizde hizmet etmeye var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." MANSUR BAŞKAN'DAN TEŞEKKÜR Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkan'ı Mansur Yavaş da emekli lokalleri projesini Çankaya'da hayata geçiren Başkan Hüseyin Can Güner'e teşekkür etti. Emekli lokallerini Ankara genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini müjdeleyen Mansur Yavaş, "81 bin emekli yurttaşımıza her ay düzenli olarak yardımlarımızı sürdürüyoruz. Böylesine donanımlı tesisler artık emeklilerimiz için büyük ihtiyaç haline geldi ve inşallah yenilerini de birlikte açacağız. Başta bizlere bu fikri veren sayın başkanımıza ve çalışanlarına, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyorum. İlker ve Mürsel Uluç Mahallelerimize yeni lokallerinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu. YAŞAM BOYU GELİŞİM Emekli Lokalleri, dış ve iç mekân tasarımlarıyla da dikkat çekiyor. Ana salon, mutfak ve toplantı odası bulunan bu merkezler, üyelerin rahat bir şekilde bir araya gelmesini sağlıyor. Lokaller, üyelik sistemiyle hizmet veriyor ve üyelerine özel olarak tasarlanmış etkinlikler sunuyor. Zihinsel egzersizleri destekleyen, işitsel-görsel becerileri geliştiren, odaklanma ve konsantrasyonu artıran aktiviteler yer alan lokallerde, üyelere ayrıca çay, kahve ve poğaça gibi ücretsiz ikramlar da sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı Haber

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı

Kadınların, ailelerin ve çocukların sosyal, kültürel ve ekonomik refahını artırmayı hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit’te hayata geçirmeye hazırlandığı Anne Şehir Merkezi Lotus ile örnek bir yaşam kompleksini daha kente kazandıracak. Bu kapsamda Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde inşa edilen Anne Şehir Merkezi Lotus’un çalışmaları tamamlandı. Hizmete girmeye gün sayan tesis, İzmit’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek. TEK ÇATI ALTINDA KAPSAMLI HİZMET MODELİ Anne Şehir Merkezi Lotus, diğer merkezlerden farklı olarak kapsamlı bir yaşam alanı modeli sunacak. Fiziksel aktivite alanlarından danışmanlık hizmetlerine, sosyal destek programlarından üretim atölyelerine kadar pek çok hizmet aynı çatı altında toplanacak. Anne Şehir Merkezi Lotus sayesinde kadınlar hem kişisel hem de mesleki gelişimlerini destekleyecek imkânlara erişirken, aileler güvenli ve destekleyici sosyal ortamda bir araya gelme fırsatı bulacak. PSİKOLOG, DİYETİSYEN VE FİZYOTERAPİST DESTEĞİ Anne Şehir Merkezi Lotus bünyesinde yer alan spor salonundan kadınlar aktif olarak yararlanırken, çocuğu olan annelerin çocukları da merkez içerisindeki anne yanı sınıfında güvenli ve keyifli bir ortamda vakit geçirebilecek. Tesis aynı zamanda psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist hizmetleriyle de kadınların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını destekleyen bütüncül bir hizmet anlayışı sağlayacak. DİĞER SOSYAL DONATILARDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR İzmit’e yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracak proje, yalnızca bir hizmet binası değil; kadınları, aileleri ve çocukları merkeze alan çok yönlü bir yaşam kompleksi olarak tasarlandı. Merkez bünyesinde yer alan “Gönül Bahçem”, “Ana Kafe” ve “Lokomotif Çocuk Köyü” bölümlerinde ise çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı Haber

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı

Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada artış gösteren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişinin kronik böbrek hastalığıyla yaşadığı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise kronik böbrek hastalığı prevalansı yaklaşık %15,7 olarak hesaplanıyor. Bu oran, Türkiye’de yaklaşık her 6–7 yetişkinden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ortaya koyuyor. Kronik böbrek hastalığı yalnızca önemli bir sağlık sorunu oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın gelişimine de zemin hazırlayabiliyor[3]. Hastalığın ortaya çıkmasında hipertansiyon, diyabet, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sık idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşı gibi faktörler önemli rol oynarken; hipertansiyon hastalarında kan basıncının ve diyabet hastalarında kan şekerinin kontrol altında tutulmaması da hastalığın ilerlemesine neden olabiliyor.[4] Türk Nefroloji Derneği, Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı giderek artan kronik böbrek hastalığında erken teşhisin önemine ve kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. “Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al” temasıyla gerçekleştirilen basın toplantısı; Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve derneğin yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla düzenlendi. Toplantıda kronik böbrek hastalığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması, hastalığa yol açan risk faktörleri ve erken tanının böbrek fonksiyonlarını korumadaki kritik rolü hakkında bilgiler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Türk Nefroloji Derneği’nin destekleyici olduğu Boehringer Ingelheim Türkiye tarafından gerçekleştirilen KRM United projesine de start verildi. Futbolun takım ruhundan ilham alan KRM United kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye vurgu yaparak bu sistemlerden birinde ortaya çıkan sorunun diğerlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Proje kapsamında sağlık profesyonelleri, kurumlar ve toplum arasında farkındalık yaratmaya yönelik iletişim ve bilgilendirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. Kronik Böbrek Hastalığı Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek yetmezliğinin ileri evrelerinde en etkili tedavi yönteminin böbrek nakli olduğunu belirterek şunları söyledi: “İleri evre böbrek yetersizliğinde en ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek transplantasyonu diyalize kıyasla hem daha uzun yaşam süresi hem de daha iyi bir yaşam kalitesi sunar. Ancak ülkemizde her yıl 10 binden fazla hasta diyalize başlarken yılda yaklaşık 3.500–4.000 civarında böbrek nakli yapılabiliyor. Organ bağışı bilincinin artırılması hem hastalarımız hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.” Türkmen ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen böbrek nakillerinin %80’den fazlasının canlı donörlerden yapıldığını, kadavradan organ bağışının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Obezite, Diyabet ve Kalp Hastalıkları Böbrek Sağlığını Etkiliyor Türk Nefroloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Elif Arı Bakır, kronik böbrek hastalığının küresel ölçekte artışına dikkat çekerek; “Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası bulunuyor ve bu hastaların önemli bir kısmında diyabet kaynaklı kronik böbrek hastalığı görülüyor. Diyabetin giderek yaygınlaşması kronik böbrek hastalığını daha görünür bir sağlık sorunu haline getiriyor. Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi seçenekleri sayesinde böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu tedavilerin yaygınlaştırılması ve erken tanı ile kronik böbrek hastalığının hem bireyler hem de sağlık sistemi üzerindeki yükünü azaltabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik hastalıkların birbirini tetikleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Türk Nefroloji Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Savaş Öztürk ise; “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu. Obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları böbrek hastalığının en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle obezitenin artışı diyabet ve hipertansiyon sıklığını artırarak böbrek hastalıklarının görülme oranını da yükseltiyor. Böbrek hastalığı ile kalp-damar hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı. Nefroloji Alanında Uzman İhtiyacı Artıyor Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör ise nefroloji alanının sağlık sistemi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti: “Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin giderek artması böbrek hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor ve bu durum nefrolojiyi sağlık sistemi açısından kritik bir branş haline getiriyor. Ancak nefroloji uzmanı sayımız mevcut ihtiyacın oldukça altında. Ülkemizde yaklaşık 500 erişkin nefroloji uzmanı bulunuyor ve bu oran Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Artan hasta yükü ve azalan uzman sayısı önümüzdeki yıllarda ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratabilir. Bu nedenle nefroloji branşının güçlendirilmesi ve uzmanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.” Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise; “ Kronik böbrek hastalığı sinsi bir hastalıktır ve birçok kişi yıllarca herhangi bir belirti hissetmeden yaşamına devam edebilir. Oysa böbrekler yalnızca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamaz; sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından kan basıncının düzenlenmesine, kemik sağlığından kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlenir. Bu nedenle kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, kalp-damar sağlığını, kemik yapısını, yaşam kalitesini ve hatta yaşam süresini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak sevindirici olan şu ki hastalık erken dönemde basit kan ve idrar testleriyle saptanabilir. Erken tanı sayesinde tansiyon ve diyabet kontrolü, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, komplikasyonlar azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir. Biz nefrologlar sadece böbrek yetmezliğini tedavi etmek istemiyoruz; böbrek hastalığını erken fark etmek, ilerlemesini önlemek ve toplumda böbrek sağlığı bilincini güçlendirmek istiyoruz. Dünya Böbrek Günü’nün bu açıdan çok önemli bir farkındalık fırsatı olduğuna inanıyoruz. Çünkü böbrek hastalığı sessiz ilerleyebilir; ama toplumun, hekimlerin ve sağlık sisteminin bu konuda sessiz kalmaması gerekir.” Kalp, Böbrek ve Metabolizma Bir Takım Gibi Çalışıyor Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü ve İnsan Sağlığı Direktörü Okan Güner ise, dünya çapında yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası, 589 milyon diyabet hastası[5] ve 64 milyon kalp yetersizliği[6] hastasının bulunduğunu ancak FIFA verilerine göre, dünyanın en yaygın takip edilen sporu olan futbolun, yaklaşık 5 milyar kişi tarafından ilgiyle takip edildiğini söyledi. Bu içgörüden hareketle KRM United projesini başlattıklarını vurgulayan Güner şunları söyledi: “Kardiyovasküler, renal ve metabolik sistemler arasındaki ilişki, aslında bir takım oyunu gibidir. Tıpkı sahadaki bir futbol takımında olduğu gibi, diyabet, kalp yetersizliği ya da kronik böbrek hastalığı gibi sorunlar yalnızca tek bir organı değil, tüm sistemi ve dolayısıyla tüm vücudu etkileyebilir. KRM United projesiyle bu bağlantıyı odağımıza alıyor, Türk Nefroloji Derneği gibi değerli paydaşlarımızla iş birliği yaparak, bu hastalıklarda erken teşhisin önemine dair farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün yeni tedavi seçenekleri sayesinde bazı hastalarda diyalize gidişin 10–15 yıla kadar geciktirilebildiğini görüyoruz. Bu gelişme, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırırken aynı zamanda sağlık sisteminin üzerindeki yükün de ciddi oranda azalmasına katkı sağlıyor. Çünkü Boehringer Ingelheim olarak sadece ilaç geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığa katkı sunmayı da faaliyetlerimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.