Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Nezaketimizi Kaybediyoruz

Yazının Giriş Tarihi: 13.02.2026 15:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 15:18

Eskiden insanlar birbirine “Nasılsın?” diye sorduğunda, gerçekten cevabını merak ederdi. Şimdi o soru, çoğu zaman sadece bir cümle kalıbı. Duyuyoruz ama dinlemiyoruz, görüyoruz ama fark etmiyoruz.

Gerek özel hayatımızda gerek iş hayatımızda, trafikte, okulda, siyasette, sanatta… Toplum olarak nezaketimizi kaybediyoruz. Arayana dönmüyoruz, mesaj yazsa görmüyoruz, halini sormuyoruz. Birini dinlemek artık zaman kaybı, teşekkür etmek gereksiz bir formalite, özür dilemek ise zayıflık gibi görülüyor. En sevdiklerimizin doğum günlerini artık bizden önce bankalar hatırlıyor. Kutlama mesajı bile otomatikleşti; içinde duygudan çok algoritma var. Günün sonunda, “hatırlamak” eylemini bile teknolojiye devrettik.

Oysa nezaket, uygarlığın süsü değil; temelidir. Sosyolog Norbert Elias, “Medeniyet Süreci” adlı eserinde, toplumların gelişmişlik düzeyini görgü kuralları değil, incelik kültürü belirler der.

Çünkü nezaket, dışarıya gösterilen bir maskeden ibaret değildir; içimizdeki saygının dışa yansımasıdır. Ve biz artık o yansımayı kaybediyoruz.

Modern yaşamın hızında duygular da “okunmamış mesaj”a dönüştü. Birine “geçmiş olsun” demek, “nasılsın?” diye aramak, trafikte yol vermek, sırada gülümsemek, hepsi basit ama bir o kadar güçlü insani davranışlar. Bu küçük jestler kayboldukça, toplumda görünmez bir yorgunluk büyüyor.

2023’te yapılan bir Pew Research araştırmasına göre, insanların %61’i “günlük iletişimde eskisine göre daha az saygı gördüğünü” söylüyor. Yani bu yalnızca bizim değil, küresel bir kayıp. Ama bizdeki fark şu: Türk kültüründe nezaket sadece davranış değil, değerdi. “Büyüklerin elini öpmek”, “komşuya bir tabak götürmek”, “sabah selam vermek'' Bunlar birer ritüel değil, birbirimizi hatırlamanın biçimiydi.

Bugün ise o değerlerin yerini sessizlik aldı. Birbirimize değil, ekranlara bakıyoruz. Birini anlama çabası yerine, hemen yargılıyoruz. Sormuyoruz, sorgulamıyoruz, dinlemiyoruz. Ve yavaş yavaş, adı ne olursa olsun insanlığımızı kaybediyoruz. Çünkü nezaket kaybolduğunda, sessizlik büyür; sessizlik büyüdüğünde insanlık küçülür.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.